İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/898 E. 2025/800 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/898
Karar No
2025/800
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/898 Esas KARAR NO : 2025/800

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 23/12/2022 KARAR TARİHİ : 19/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle: Davalı tarafın ... seri numaralı çeke istinaden ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı numara ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, açılan icra takibinin iptalinin gerektiğini, icra takibine konu çeklerdeki imzaların müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olmadığını, icra takibine konu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığına ilişkin yapılacak imza incelemesi için, yargılamanın uzamaması adına tensiple birlikte müvekkilinin imza örneklerinin alınması adına ikametgahının bulunduğu ... Adliyesine talimat yazılmasını müvekkili şirket yetkilisinin imza örneklerinin bulunduğu kurumlara müzekkere yazılmasını, imza örneklerinin kriminale gönderilmesini, takibin iptalini, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere davalının tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar taraftan herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı tarafın 6100 S. HMK m. 128 kapsamında süresinde cevap vermemenin sonucu olarak iddia olunan vakıaları tamamen inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER Davacı vekilinin belirttiği, ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası, dava konusu çek ve imza örnekleri delil olarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, icra takibine konu çek nedeniyle davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığı, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava icra takibine konu çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığı istemli menfi tespit davasıdır. Davacı taraf dava dilekçesi ile, ... İcra 24.Müdürlüğünün... Esas Sayılı numara ile icra takibine konu ... Bankası TAO ... şubesine ait ... seri numaralı çekte keşideci olan ...Tic AŞ adına atılı imzanın şirket yetkilisi ...'a ait olmadığı, bu sebeple icra takibi sebebiyle davalıya borçlu olmadığını iddia ettiği, davalının cevap dilekçesi ile Faktornig Sözleşmesi usulüne uygun olduğundan müvekkilinin TTK'nın 790. maddesi uyarınca çekin yasal hamili olduğunu, davacının borçsuzluk defi'ni müvekkiline karşı ileri süremeyeceği gibi, müvekkilinin çeki iktisap ederken bile bile davacı aleyhine hareket ettiğine dair somut bir delil de ileri süremediğini, davanın reddine karar verilmesine yönelik cevabi beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. ...İcra 24.Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesi ile takip alacaklısının davalı temlik eden ... Faktoring şirketi ,borçlularının ise davacı ... AŞ ve ...Ltd Şti olduğu, 21.10.2019 tarihli ödeme emrinin 22.000 TL çek bedeli alacağı, 70,52 TL takip öncesi faiz, 2.200 TL çek tazminatı, 66,00 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 24.336,52 TL olduğu, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ödeme emrinin düzenlendiği görülmüştür. TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ... Karar ... Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... K sayılı kararı) Sahtecilik def’i mutlak def’ilerden olup kambiyo senedinde imza inkarında bulunandan sonra gelen herkese karşı ileri sürülebilir. HMK 211 uyarınca sahtecilik incelemesinin yapılması için çekin ibrazının zorunlu olduğu, davaya konu çekin hamilinin temlik eden ... Şirketi olduğu, davalının çeki ibraz etmesi gerektiği yahut çekin bulunduğu yeri mahkemeye bildirmesi gerektiği, davalı vekillerince çekin icra dosyasında bulunduğu, icra dosyasından çekin celbedilmesini talep ettiği, mahkememizce ... İcra 24.Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında çekin gönderilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce 20.01.2025 tarihli müzekkere cevabında çek aslının icra dosyasında bulunmadığının bildirildiği, mahkememizce temlik eden... A.Ş. Temlik alan...vekiline dava konusu çek aslını dosyaya sunması için HMK'nun 220/1. Maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde bu çek aslını sunmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve HMK'nun 220/3. Maddesi uyarınca belgenin içeriği konusunda davacı tarafın beyanının kabul edileceğinin ihtar edildiği, ... vekiline 28.10.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafların çek aslını mahkememize sunmadığından HMK 220/3 gereğince davacının beyanına üstünlük tanınmış ve davaya konu çek üzerinde davacı şirket adına atılı imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, İİK'nın 72/5. maddesi gereğince verilmiş tedbir kararı bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Koşulları oluşmaması sebebiyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 1.662,42 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 540,88 TL peşin ve tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 1.121,54 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 540,88 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 621,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 667,25-TL tebligat ve posta masrafı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T hükümlerine göre belirlenen 24.336,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair davacı ve davalı ... varlık vekilinin yüzene karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okundu usulen anlatıldı. 19/11/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/898, K. 2025/800, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-898-e-2025-800-k-ea4ab1e7c5a8