İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/817 E. 2026/701 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/817
Karar No
2026/701
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/817 KARAR NO : 2026/701

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 16/11/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ün herhangi bir dahli, onayı ve vekaleti bulunmaksızın, üçüncü şahıslar tarafından düzenlenen sahte evraklar vasıtasıyla ...'ın üzerinde bulunan ... LTD. ŞTİ'ye ait hisselerin ... 5. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemiyle, ... (...)'a ait .... LTD. ŞTİ. hisselerinin ise vekili ... tarafından ... 5. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemiyle usulsüzce müvekkili üzerine devredildiğini beyan etmiştir. Söz konusu işlemlerin, müvekkili adına sahte kimlikle hareket eden dava dışı Şahin Barbaros tarafından gerçekleştirildiğini, bu durumun ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve...Karar sayılı mahkûmiyet ilamı ile sabit olduğunu, adı geçen şahsın ceza dosyasında suçunu ikrar ettiğini, müvekkilinin iradesi dışındaki bu dolandırıcılık eylemleri nedeniyle haksız gözaltı işlemlerine maruz kalarak ağır derecede mağdur olduğunu dile getirmiştir. Neticede, sahte belgelere dayanan devirlerin hukuken yok hükmünde olduğunu savunarak, müvekkilinin bahse konu şirketlerde ortak olmadığının ve şirket hisselerinin devreden eski ortaklar adına olduğunun tespitini, usulsüz ticaret sicil kayıtlarının hükümsüzlük nedeniyle terkin edilerek sicilin eski hale getirilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına sahte kimlik kullanılarak 2 farklı şirkete ortak yapıldığını, hisse devir işlemlerinin davalı noterler vasıtasıyla yapıldığını, hisse devri yapılan şirketlerden birinin ....Ltd.Şti.olup şirket hissesini devreden şahsın ... olduğunu, hisse tevdinin ... 5.Noteri ... tarafından ... tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Hisse Devri Senedi Sözleşmesi ile yapıldığını, sahte kimlik belgesi ile işlemi yapan ... olduğunun yapılan ceza davası dosyalarında açığa çıktığını, şahsın ifadelerinde sahte kimlik kullandığını açıkça kabul ettiğini, hisse devri yapılan diğer şirketin ise ...Tic.Ltd.Şti.olup hisse devrini ... (...) adına vekaleten ...'ın yaptığını, devir işleminin ... 5.Noteri ... tarafından ... tarih ve ... yevmiye no ile davacı adına yapıldığını, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas nolu dosyasında 24/11/2022 tarihli tensip tutanağında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı emsal ilam gereğince davaya konu limited şirket hisse devir sözleşmlerinin düzenlendiği noterler hakkında 2022/817 esas nolu dava ile birleştirme talepli olarak ayrı bir dava açılması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, bu nedenlerle sahte evraklarla davacı adına yapılan Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin yokluğunun tespitine, davacının şirket ortağı olmadığının, şirket hisselerinin devreden ortaklar adına olduğunun tespitine, davacının şirket hissedarlığının iptaline, bu hususun ticaret sicile kayıt ve tesciline, davanın ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... sicili müdürlüğünün cevap dilekçesinde özetle; ticaret sicil müdürlüğünün yapılan tescil işlemlerinde herhangi bir kusur, ihmal veya sorumluluğunun bulunmadığını, noter kanalıyla usulüne uygun şekilde sunulan evrakları inceleyerek yasal mevzuat çerçevesinde tescil işlemini gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Müdürlüğün imza inceleme (grafolog) yetkisinin ve tescil edilmiş olguları resen değiştirme hakkının bulunmadığını, tescillerin iptali için alınacak kesinleşmiş mahkeme ilamının infaz aşamasında müdürlüğe ibraz edilmesinin yeterli olduğunu ve bu nedenle huzurdaki davada müvekkil kuruma husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunmuştur. Açıklanan bu nedenlerle, dava konusu işlemler yönünden müvekkili kuruma herhangi bir sorumluluk izafe edilemeyeceğini iddia ederek, açılan davanın müvekkili kurum yönünden öncelikle husumet ve usul yokluğundan, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, sahte belge ve kimlik kullanımı suretiyle gerçekleştirilen limited şirket hisse devir sözleşmelerinin yokluğunun/geçersizliğinin tespiti, davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ve bu işlemlere dayalı ticaret sicil tescil kayıtlarının hükümsüzlük nedeniyle terkini ile sicilin eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizce dosya kapsamında bulunan tüm ceza mahkemesi ilamları, noter senetleri ve ticaret sicil kayıtları ve uyuşmazlığın davacının bilgisi dahilinde olmaksızın kendisine devredilen şirket hisselerinin devrinin iptali, birleşen dava, davacı adına sahte evraklarla noter aracılığı ile yapıldığı iddia edilen Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin yokluğunun tespiti, davacının şirket ortağı olmadığının, şirket hisselerinin devreden ortaklar adına olduğunun tespiti üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 10/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; dava dışı ... isimli şahsın, davacı ...'ün kimlik bilgilerini kopyalamak suretiyle oluşturduğu sahte kimlik belgesini birçok iş ve işlemde yasa dışı olarak kullandığının ceza mahkemesi ilamları ve sanık ikrarları ile sabit olduğunun bildirildiğini beyan etmiştir. Raporun devamında, bu sahtecilik eylemlerine konu olan işlemlerden ilkinin ... 5. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile gerçekleştirilen ve davalı ...'ın üzerinde bulunan ...Tic.Ltd.Şti. hisselerinin usulsüzce davacı üzerine geçirilmesi işlemi olduğunun, ikincisinin ise ... 5. Noterliği’nes düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlem ile davalı ...'a ait ... hisselerinin sahte kimlik kullanılarak davacıya devredilmesi işlemi olduğunun tespit edildiğini rapor etmiştir. Bilirkişi kurulunca, hileli ve sahte belgelere dayanan söz konusu imza onaylama işlemlerinin baştan itibaren hükümsüz ve geçersiz olduğu, ceza mahkemelerinin maddi vakıaya ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimini bağlayacağı mütalaa edilerek; esas dava bakımından sahte hisse devirlerinin geçersizliği ile davacı ...'ün her iki şirkette de ortak olmadığının, davalılar ... ve ...'ın ise şirketlerdeki ortaklık sıfatlarının devam ettiğinin tespitinin, birleşen dava bakımından ise ilgili noterlik işlemlerinin devralanın sahte kimlik kullanması sebebiyle sahteliğinin ve yokluğunun tespitine karar verilmesinin mahkememiz takdirinde olarak hukuka uygun bulunacağının mütalaa edildiğini beyan etmiştir. Mahkememizce yapılan açık yargılama, toplanan tüm deliller, celp edilen ceza mahkemesi dosyaları ve hükme esas alınmaya elverişli bulunan 10/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu birlikte değerlendirilerek asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından ve kesinleşmiş ceza mahkemesi ilamlarından, dava dışı Şahin Barbaros isimli şahsın davacı ... adına sahte kimlik belgesi düzenleyerek yetkisiz bir şekilde hareket ettiğinin, bu suretle davacıdan habersiz olarak asıl davaya konu limited şirket hisse devir işlemlerini gerçekleştirdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise, söz konusu usulsüz işlemlerin davalı noterlikler vasıtasıyla tamamlandığı, ... 5. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile .... 5. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi üzerinden sahte kimlik kullanılmak suretiyle limited şirket hisse devir sözleşmelerinin tanzim ettirildiğinin sübuta erdiği görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca ceza hâkiminin maddi vakıaya ve mahkûmiyete ilişkin kesinleşmiş kararlarının hukuk hâkimini bağlayacağı esası karşısında, davacının iradesi sakatlanarak ve sahte belgelerle tesis edilen bu noter işlemlerinin ve devirlerin baştan itibaren yok hükmünde ve geçersiz olduğu, iyiniyet kuralları çerçevesinde korunmasının hukuken mümkün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda, sahteliği ortaya çıkan noter hisse devir sözleşmelerinin geçersizliğinin tespitine, davacının unvanları belirtilen şirketlerde hiçbir zaman ortaklık sıfatını kazanmadığının sübut ermesi nedeniyle ortak olmadığının tespitine ve bu usulsüz işlemler neticesinde oluşan ticaret sicil tescil kayıtlarının hükümsüzlük nedeniyle terkin edilerek sicilin eski hale getirilmesi koşullarının hem asıl hem de birleşen dava yönünden tam olarak oluştuğu subuta ermiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve fiili gerekçeler doğrultusunda, davacının sübut bulan asıl ve birleşen davasının kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davanın kabulüne, ... 5. Noterliğince düzenlenen ... tarihli ve... yevmiye numaralı "Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi"nin ve ... 5. Noterliğince düzenlenen ...tarihli ve ... yevmiye numaralı "Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" işleminin GEÇERSİZLİĞİNİN TESPİTİNE, 2-...'ün ilgili şirketlerin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün.... sicil numarasında kayıtlı, ... vergi numaralı ... Ltd. Şti ile ... vergi numaralı ... Şti.'nin ORTAĞI OLMADIĞININ TESPİTİNE, bu hususun TİCARET SİCİLİNE KAYIT VE TESCİLİNE, 3-Asıl dava yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL karar harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Asıl davada harcanan 80,70 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcının davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Asıl davada davacı tarafından harcanan 5.919,90 TL posta ve tebligat giderinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Asıl davada mahkememizce 06/02/2026 tarihinde kabul edilen adli yardım talebi sonrası suç üstünden karşılanan 15.000,00 TL bilirkişi ücretinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Asıl dava yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Asıl davada davanın niteliği ve davalı ... sicili müdürlüğü yasal hasım olması nedeniyle dosya masrafı ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Birleşen dava yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Birleşen davada harcanan 80,70 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11-Birleşen davada vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair; davacı-birleşen davanın davacı vekilinin yüzüne karşı davalı-birleşen davada davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/817, K. 2026/701, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-817-e-2026-701-k-4a425de1fa79