İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/810 E. 2024/235 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/810
- Karar No
- 2024/235
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/810 Esas KARAR NO: 2024/235 DAVA: Tazminat ( Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26/10/2022 KARAR TARİHİ: 28/03/2024
----maddesine göre ---- adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız---- Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (( Trafik Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ----- sebep olduğu 29/03/2022 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, ----kayıtlarına göre davacıya ait aracın kazada %0, ----------plakalı aracın %100 kusurlu olduğu bildirilmiştir. Müvekkil Sigorta Şirketine 28.09.2022 Tarihinde yazılı başvuru yapılmış ise de sigorta şirketi süresi içerisinde herhangi bir dönüş yapmadığını, kaza sonucu davacı araçta meydana gelen hasar bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak belirlenemediğini, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere hasar bedeli tazminini talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu 29/03/2022 tarihli trafik kazası neticesinde davacıya ait -----------plakalı araçtaki hasar bedeli tazminatının belirlenmesinin mümkün olmadığını ve kendisinden böyle bir kalem belirlemesi beklenemeyeceğini, kusur oranına göre Hasar bedelinin hesaplanmasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hesaplanan aracın hasar miktarı belirlenerek hesaplanması gerektiğini, davacının uğradığı zarar miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, sunulan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere 29/03/2022 tarihinde saat 12.49 sularında ---- plakalı aracın davacıya ait ------plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirtildiğini, bu kazanın oluşumunda --------plakalı araç sürücüsü dikkatsiz davranarak müvekkil araca vurmuş olup, davalı araç sürücüsünün %100 kusuru söz konusu olduğunu, dosyanın sürüncemede kalmaması adına tensip zaptı uyarınca dosyanın bilirkişiye gönderilmesini, arz ve izahına çalışan nedenlere istinaden; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davacıya ait araçta meydana gelen 100,00 TL hasar tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların uyguladığı en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, işbu dava sonuçlanıncaya kadar davalı araç üzerine tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının işbu davayı kısmi/belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, zira başvurucu yan tarafından konu araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, bu nedenle başvurucunun hasar bedelini belirleyemediğinin kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, davacının dava dilekçesinin ekinde sunulan şirkete başvuru dilekçesinde görüldüğü üzere hasar miktarı net olarak belirlendiğini, davalı şirket nezdinde ------ tarihleri arasında ----- plaka sayılı aracın 29.03.2022 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada hasarlanan ----- plaka sayılı aracın hasarının karşılanması amacıyla, davacı yanca işbu davanın açıldığı anlaşıldığını, davalı şirket başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak ---------- tutarında rücu ödemesi, 04.10.2022 tarihinde 3.916 TL tutarında bakiye hasar tazminatı ödeme yaptığını, davacının şirkete başvuru dilekçesinde talep edilen tutar 3.916 TL olup talep karşılanmış olduğundan bakiye herhangi bir zararının kabulü mümkün olmamakla birlikte sayın mahkemeniz aksi kanaate ise de davalı şirketin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişice takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzili gerektiğini, davacı taraf kendi kasko sigortacısından hasar tazminatı ile zararının tamamını karşılamış, müvekkil şirket de kasko sigortacısı konumundaki sigorta şirketine rücu ödemesi yaptığını, davacı taraf kötüniyetle mükerrer ödeme talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, izah olunan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; öncelikle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, tüm haksız istemler ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----Trafik Tescil kayıtları, ------ Kayıtları, Hasar dosyası ve Poliçe, ------Dekontları, Faturalar, Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Diğer Bilgi Ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacı şirkekin maliki/işleteni ve sürücüsü olduğu aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedelinin 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile1483. maddeleri gereğince düzenlenen -------kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları, sıfat, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine, davalı sigorta şirketi vekilinin davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına yönelik itirazının da değerlendirilmesine müteaikp tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere,------- motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden;Yargıtay uygulaması gereği davacının gerçek zararının tespiti için trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu, faturalar, fotoğraflar, varsa ekspertiz raporu ile kazaya konu aracın hasarlı haldeki fotoğrafları ile birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise (pert) kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilerek belirlenen rayiç değerden de aracın hurda(Sovtaj) bedeli indirilmek suretiyle zararın tespit edilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ------- ilçesinde davacının malik/işleteni ve sürücü olduğu ------ plakalı araç ile dava dışı ----- maliki/işleteni ve sürücüsü olduğu------------ plakalı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada kusurun manevraları düzenleyen genel kuralları ihlal ettiği için davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı yanca sürücüsünün haksız fiil niteliğindeki kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu iddia edilen -------- plaka sayılı otomobilin kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketine------------- başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 43.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından, 2918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ,ödeme dekontları ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetinin belirlenmesi ve varsa yapılan ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf ve taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış ve işin niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge ve deliler de celbedilmiştir. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden kusur ve hasar yönünden delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında öncelikle kusur durum ve oranı ile oluşan hasar onarım bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya mahkememizin yargı çevresine göre------------ Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. Makine Mühendisi bilirkişi ------- tarafından düzenlenen 03/08/2023 tarihli raporda özetle ; 1-------plaka sayılı araç sürücüsü ---------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan sürücü asli kusurlarından Madde 84/L ve aynı kanunun Madde 67/B kurallarını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve %100 oranında kusurlu olduğu, 2- ----- plaka sayılı araç maliki ----------Söz konusu trafik kazası ve hasarı oluşmasında kusurunun bulunmadığı 3- Davacı tarafın sunduğu eksper raporunun kaza tarihi itibariyle değişen parça nitelik ve parça maliyetleri ile işçilik giderlerinin makul ölçülerde ve kaza tarihi itibarıyla kadri maruf olduğu, 4---------aracın meydana gelen trafik kazası sonrası hasarı nedeniyle, kaza tarihi itibarıyla III/D bölümünde izah edildiği üzere tespit edilen kdv dahil 15.024,60 TL araç hasar bedelinin sürücü kusurları oranında davacı tarafından sigorta mevzuatları kapsamında talep edilebileceği, davacının -------- plakalı araç hasarı ile ilgili olarak 17.06.2022 tarihinde ------- tutarında rücu ödemesi ve 04.10.2022 tarihinde 3.916 TL tutarında bakiye hasar tazminatı ödemesi yaptığı,15.024,60 - 11.861,24 - 3.916,00 = 752,64TL bakiyenin sürücü kusurları oranında davacı tarafından davalı taraftan sigorta mevzuatları kapsamında talep edilebileceği, 5- Davacı tarafından talep edilen 440,78TL ekspertiz bedelinin kaza tarihi itibarıyla kadri maruf olduğu, sürücü kusurları oranında davacı tarafından davalı taraftan sigorta mevzuatları kapsamında talep edilebileceği,6- Davacı tarafından talep edilen; 1.030,00 TL (KDV HARİÇ) Dilekçe yazım bedeli, 304,17 TL Noter Ücreti, 11,50 TL Vekâlet Suret Harcı ve 18,15 TL ---------- olmak üzere toplam 1.363,82TL tutarında ki taleplerin Mahkemenin takdirinde kaldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine ve tebliğ edilerek davalı vekilinin itirazları değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından ise rapora itiraz edilmemiş; dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırım dilekçesi verilerek harç tamamlanmıştır. Mahkememizce öncelikle taraflarca tutulan kaza tutanağı ve bilirkişi raporu ve davalının kısmi ödemelerine göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 84/l maddesindeki asil kusurlardan sayılan park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpmak ve aynı yasanın 67/B maddesindeki manevralara ilişkin genel kurullara aykırı hareketle kazaya sebep olduğundan yüzde yüz kusurlu olduğu ve böylece kusurun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için aynen benimsenen işbu raporla ispat edildiği kabul ve takdir edilmiştir.---------- Bilirkişi tarafından yapılan hasar onarım bedeline ilişkin hesaba gelince, hasarın durumuna göre onarımın ekonomik olduğu, onarım için tespit edilen bedelinin kadri maruf olarak hesaplandığı, yapılan ödemelerin tenzil edildiği ancak hesap hatası yapıldığı tespit edilmiştir. Zira toplam hasar onarım bedeli 15.024,60 TL miktardan yapılan 11.861,24 TL ödeme çıkarıldığında bulunan rakam 3.163,36 TL olup bu miktar hüküm altına alınmalıdır. Ne var ki davacı vekili tarafından yersiz bir şekilde sigortaya başvuru dilekçesinde yer verilen dilekçe yazım bedeli, eksper raporu ücreti ve noter ücreti olmak üzere toplam 1774,00 TL'de eklenmek ve harçlandırılmak suretiyle toplam 4.568.64 TL üzerinden talepte bulunulmuştur. Mahkememizce anılan taleplerin davanın esasının konusu olamayacağı anlaşıldığından bu kısma ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Filhakika, bu tür taleplerin esastan değerlendirilmesine ilişkin yasal bir dayanak bulunmadığının, sadece olası yargılama giderleri içinde ele alınabileceğinin vekil tarafından mesleki olarak bilinmesi ve gözetilmesi gerektiği vazıhtır. Hal böyleyken vaki talebin açıkça mahkemeyi yanıltmaya matuf kabul edilmesi halinde; ilgili işlemin Avukatlık Kanunun 2/1,2 maddelerine aykırılık oluşturacağı tespit edilmelidir. Hülasa, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporu ve işbu rapor içeriğini toplam miktar yönünden doğrulayan mevcut bilirkişi raporu ve davacının başvurusuna esas ekspertiz raporunda onarım için bulunan rakamın davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen hasar dosyası içeriğinde gösterilen ödeme miktarından kalan değerle doğrudan doğruya uyumlu olması birlikte değerlendirildiğinde davacının bakiye 3.163,36 TL hasar tazminatı alacağı bulunduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Böylece somut olayda haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle belirlenen bakiye zararının, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan kısmen ispat ettiği ve davasında kısmen haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemi ve taleple bağlılık ilkesine göre, sigortalı aracın kullanım şeklinin yük nakli- hususi olmasına göre yasal faiz uygulanmasının gerekmesi, davalı sigorta şirketi yönünden 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi ve poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile; 3.163,36 TL bakiye hasar onarım tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 22/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ------ davanın/talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. -------Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan ( 323 (1) ç bendi gereğince faturaya göre ekspertiz ücreti ile bu işe özgü olarak düzenlentildiği anlaşıldığından vekaletlemeye göre noterlik makbuzu gereğince vekaletname ücreti dahil) yargılama giderlerinden sorumluluk ise aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu (kabul-ret oranı) esas alınarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ----------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de kabul ve ret oranına göre karşılıklı olarak taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kısmen kabulü ile; 3.163,36 TL bakiye hasar onarım tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 22/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 43.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ( 1.774,00 TL ) davanın/talebin reddine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın ve 78,03 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 268,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,64) üzerinden hesaplanan 999,49 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,36) üzerinden hesaplanan 560,51 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 78,03 TL tamamlama harcı ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 250,93 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davacı tarafından yapılan 440,78 ekspertiz ücreti , 276,18 TL vekaletleme ücreti, 69,25 TL posta ücreti ve 2.000,00 TL Bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.786,21 TL yargılama giderinden davanın kabul (%0,64) ve ret (%0,36) oranına göre 2.066,21 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.163,36 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.774,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-)Davalı tarafından vekille temsil dışında (HMK.323/1/ğ) yapılmış başkaca yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar itibarıyla ( 3.163,36 TL K. / 1,774,00 TL R. < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2024