İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/684 E. 2024/95 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/684
Karar No
2024/95
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/684 Esas - 2024/95 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/684 Esas KARAR NO : 2024/95 Karar

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 2- ...

VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 22/09/2022 KARAR TARİHİ : 13/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/03/2016 tarihinde soğuk tel çekme ve çivi imalatı yapımı için iş yeri açtığını, ... sözleşme numaralı aboneliği 2016 yılı Mart ayında aldığını, iş yerine 100 KW güç akımının yetmeyeceğinin düşünülerek akımın yükseltilmesi için 2016 yılı Ekim ayında davalılara başvuru yapıldığını, davalılar tarafından 2016 yılı Mart ayından itibaren 200 KW elektrik kullanılıyormuş gibi işlemler yapıldığını, müvekkiline 17/10/2016 tarih ve seri ... numaralı 52.522,40 TL bedelli ek tüketim faturası düzenlendiğini, 2016 yılı Aralık ayında müvekkile ait iş yerinin elektriğinin kesildiğini, 05/05/2017 tarihinde sözleşmesinin sonlandırıldığını, müvekkili tarafından Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, 19/09/2019 tarih ve ... karar sayılı ilamı ile davalı ... Şirketi yönünden davalının kabulüne ve ek tüketim faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 08/02/2022 tarih ve 2019/... esas - 2022/... kararı ile her iki davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğunu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararın kaldırılmasına ve her iki davalı yönünden davanın kabulüne kesin olarak karar verildiğini, müvekkilinin daha önce aldığı siparişleri yetiştirmek adına jeneratör çalıştırdığını, çok masraflı olduğunu, bankadan krediler çektiğini, etrafındaki kişilere borçlandığını, evliliğinin maddi zorluklar nedeniyle geciktiğini, 2018 yılında ticari işletmesini kapatmak zorunda kaldığını, ticari itibarının zedelendiğini, davalıların haksız ve hukuka aykırı işlemleri nedeniyle davacı müvekkilinin oluşan maddi ve manevi zararının kısmen giderilmesi için davayı açtığını, miktarı tam olarak belirlendiğinde harcı tamamlanmak üzere 15.000,00 TL belirsiz ticari kazanç kaybının 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinin, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL yakıt giderinin 01/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davacı müvekkilinin yaşadığı acı ve üzüntü ile ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi'nin vekilinin cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirket aleyhine açılmış olanan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davanın öncelikle görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının gerçek kişi olduğunu tacir olmadığını, belirsiz alacak/kısmi alacak davacı açılmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, davacının kullandığı yakıtın giderinin belli olduğunu, ticari anlamda ne kadar zarara uğradığını belirleyebilecek durumda olduğunu, davacının talep konusu alacağını net bir şekilde belirleyebileceğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının eksik harcı ikmal etmesini, davacının tazminat talep hakkı zamanaşımına uğradığının bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu fatura ve elektrik kesme işlemlerinin 2017 yılında gerçekleştiğini, 2018 yılında iş yerini kapattığını, davacının Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... esasını 27/07/2017 yılında açtığını, bu davada tazminat talep etmediğini, tazminata ilişkin taleplerini saklı tutmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, zenginleşme amacı taşıdığını, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında 31/07/2017 tarihinde elektrik arzının sağlanması ile ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve davacıya elektrik arzı sağlandığını, davacının beyanına geri elektrik arzının 01/08/2017 tarihinde sağlanmasına rağmen 2018 yılında iş yerini kapatması olayının elektrik kesintisi ve bu dönemde jeneratör kullanmasına bağlaması arasında illiyet bağının olmadığını, davacının maddi tazminat talep etmesinin şartların gerçekleşmediğini, manevi zararını ispat edemediğini, davanın görev ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi'nin vekilinin cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin fatura borcunun ödenmemesi halinde ilgili perakende şirketi bildirimi ile elektrik enerjisini kesmesi yasal bir yükümlülük olduğunu, tazminat davasında yönetmelik emrini yerine getiren müvekkil şirket yönünden kusur ve illiyet bağı unsurları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının iddia ettiği zararların maddi gerçeğe uygun olmadığını, medeni kanunun 2 ve 3 maddelerine aykırı olduğunu, davacının 27/07/2017 tarihinde açmış olduğu Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dava dosyasında 31/07/2017 tarihinde elektrik arzının sağlanması ile ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, elektrik sağlandığını, davacının beyanında elektrik arzının 01/08/2017 tarihinde sağlanmasına rağmen 2018 yılında iş yerini kapatmasının dava konusu işlemlerle illiyet bağını ispatlayamadığını, haksız davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, ... Şirketi, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğini, 5 Ocak Vergi Dairesi, ... Şirketin'den istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuk ilişkinin niteliği, davalının iş yerinde elektrik aboneliğine bağlı elektrik enerjisinin haksız olarak kesilip kesilmediği, davacının ticari kazanç kaybı ve yakıt gideri zararı olup olmadığı ve zararın miktarı, manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı ile tazminatın tutarı, tazminata uygulanması gerekli faizin türü ve başlangıç tarihi hususlarında olduğu görülmüştür. Dosyamız arasına getirtilen Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dosyanın incelemesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin işyeri ile ilgili tesisat adresinin Sarıhamzalı Mah Kemal ... sk no 1 SeyhanAdana adresi olan ... sözleşme numaralı elektrik aboneliği müvekkili arafından 2016 Mart ayında alındığını, işyerine 100 kw güç olarak belirlenenelektrik güç akımının yetmeyeceği düşünülerek akımın yükseltilmesi amcıyla müvekkili davalılara başvuruda bulunduğunu, davalıların müvekkiline belge göndererek bu işlemin bazı şartlaryerine getirildiğinde 6 ay içerisinde yapılabileceğinin bildirildiği, müvekkilinin 9 ayda işlemleri yerine getirmeye başladığını, bütün işlemler bittikten sonra davalıların elemanları gelip bir sıkıntı olmadığını enerjiyi kullanabileceğini belirttiklerini ve panoya mühür vurduklarını beyan etmiş, iki gün sonra davalı elemanları geldiklerinde panonun az çarpanlı olduğunu söyleyerek müvekkili uyardıklarını, müvekkili bunu 100 kw dan 200 kw a çevirdiğini, davalı elemanları kontrol için geldiklerini ve herhangi bir problem olmadığını söylediklerini, ... tarafından 15 gün sonra müvekkile 17/10/2017 tarih ve seri ... nolu 52.522,40 TL'lik bir fatura gönderildiğini bu fatura müvekkilinin sözleşmeyi adına aldığı 2016 yılı 3. Ayından itibaren 200 kw elektrik kullanıyormuş gibi düzenlendiği fatura ek tüketim bedeli olarak düzenlendiğini oysa müvekkilinin belirtilen dönemlerde 200 kw elektrik kullandığını beyan etmiştir, müvekkilinin bu yanlışığı düzeltmek amacı ile davalılara başvurduğunu, ancak olumsuz yanıt alındığını bildirmiştir. Davalılar tarafından haksız şekilde düzenlenen endeks bilgileri ve tutulan tutanak ve fatura ile müvekkilinden kullanmadığı elektrik giderinin parası talep edildiğini, müvekkili faturaya itiraz etmiş ise de, bu itirazın kabul edilmediğini, bu fatura nedeni ile müvekkilinin elektriğinin kesildiğini, sözlemenin sonlandırıldığının bildirildiği, bu nedenlerle müvekkilinin işyeri ile ilgili davalılar tarafından düzenlenen endeks bilgileri ve fatura ile ilgili muarazanın giderilmesi ve müvekkilin söz konusu fatura nedeniyle davalılara borcu olmadığının tespiti ile müvekkili adına yeniden elektrik aboneliği tesisine karar verilmesini talep ettiği, davanın davalılardan ... A.ş.'nin davada davalı sfatının bulunmaması nedeni ile bu davalı yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, davalı ... A.ş tarafından düzenlenen ek tüketim faturasının dayanağının bulunmaması nedeni ile ... A.ş'ye karşı açılan davanın kabulü ile, davacının davalılardan ... AŞ tarafından davacıya düzenlenen 17/10/2016 tarih ve ... seri nolu 52.522,40 TL'lik fatura nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, yönelik karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce dosyanın elektrik mühendisi bilirkişisi, mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi olunduğu, elektrik mühendisi ... , mali müşavir ... ile Ç.Ü Hukuk Fak.Öğretim Üyesi Doç.Dr. ... imzalı 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin 2013 sayılı VUK'nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yapıldığını, TTK'nın 64.maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işlemenin de yaptırılmış olduğunu, defterlerin VUK'nun 215 ve 219 maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davacı tarafın yasal kayıtlarının incelenmesinde, normal alım satım ile ilgili faturaların düzenlenmiş olduğunu, imalat ve üretim ile ilgili bir bilgi olmadığını, 2017 yılı zararının somut olarak elektrik kesintisine dayalı olduğunun kesin olarak belirlenemediğini, davacı tarafın davalı şirketlerin elektriğini kestiği için jeneratör aldığını ileri sürdüğünü, 2016, 2017 yılında defterinde demirbaş alışının görünmediğini, faturalarının incelenmesinden jeneratör alışına rastlanılmadığını, jeneratör yakıtı ile herhangi bir yakıt faturasına rastlanmadığını, 2016-2017 yılında sigortalı 4 işçisinin olduğunu, davacının kullandığı tesisatta 26/01/2017-05/05/2017 tarihleri arasında elektriğinin kesik olduğunun tespit edildiğini, bu dönemde jeneratör satın aldığı veya kiraladığı tespit edilemediğini, jeneratör için aldığı yakıt miktarının hesabı için bilgi ve belge ibraz edilmediğini, davacının 2016 yılında net 14.000,87 TL kazanç beyan ettiğini, 2017 yılı gelir vergisi beyannamesinde 67.699,82 TL zarar beyan ettiğini, bu zararın 26/01/2017-05/05/2017 tarihleri arasında jeneratör ile üretim yapmasından kaynaklandığını gösterir bilgi ve belge tespit edilemediğine dair görüş ve kanat bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava; davacıya ait iş yerinde davalının haksız elektrik kesintisi yaptığı iddiası sonucu uğramış olduğu zararların giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; davacı tarafından 01/03/2016 tarihinde soğuk tel çekme ve çivi imalatı yapımı için iş yerinin bulunduğu, 2016 yılı mart ayında ... sözleşme numaralı aboneliğinin başladığı, iş yerine 100 KW güç akımının yetmeyeceğinin düşünülerek akımın yükseltilmesi için 2016 yılı Ekim ayında davalılara başvuru yapıldığı, davalılar tarafından 2016 yılı Mart ayından itibaren 200 KW elektrik kullanılıyormuş gibi işlemler yapıldığı, buna binaen 17/10/2016 tarih ve seri ... numaralı 52.522,40 TL bedelli ek tüketim faturası düzenlendiğini, bu faturaya ilişkin davacı tarafından borçlu olmadığının tespiti amacıyla Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, 19/09/2019 tarih ve ... karar sayılı ilamı ile davalı ... Şirketi yönünden davalının kabulüne ve ek tüketim faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 08/02/2022 tarih ve 2019/... esas - 2022/... kararı ile esastan red kararı verilerek kesinleştiği, davacı adına kayıtlı olan abonelikte, dava konusu olan düzenleme tarihli 52.522,40 TL bedelli ek tüketim faturasının son ödeme tarihinin 04.11.2016 olduğu ve bu fatura sonrasında abonelikte, endeks okunmasına devam edilerek muhtelif faturaların tahakkuk ettirildiği, örneğin 24.10.2016 düzenleme tarihli 03, I I -2016 son ödeme tarihli faturanın tutarının 6-989,00 TL Olduğu ve eski borç bakiye kısmında eski borcun 53.651,80 TL olarak görüldüğü, müteakibinde 23.11.2016, 26.12.2016 ve 23.01.2017 düzenleme tarihli faturalarında tüketim miktarlarının karşılığı olarak normal faturalar oldukları ve tutarlarının 9.327,80 TL, 6.093,70 TL ve 3.439,10 TL olarak tahakkuk ettirildiği görülmüş olup, en son olarak 23.012017 tarihinde okunan endekse göre tahakkuk eden 3.439,10 TL bedelli Ocak 2017 dönem faturasında ise eski borç bakiyesinin dava konusu olan 52.522,40 TL ile birlikte diğer ödenmeyen faturaların toplamı olan 58.616,10 TL olarak gösterildiği görülmüştür. Ödenmeyen dava konusu 52.522,40 TL ile birlikte normal endekse dayalı diğer borçların toplamı Olan 58.616,10 TL'nin ödenilmemesi üzerine de mevcut belgelere göre, 26.01.2017 tarihinde aboneliğin elektriğinin kesildiği anlaşılmış ve ödenmeyen bu borçlardan dolayı davacının aboneliğinin 05.05.2017 tarihinde fesh edilerek, aboneliği sonlandırılmıştır. Aboneliğin 05.05.2017 tarihinde fesh edilmesinden sonra, 26.07,2021 tarihinde aboneliği üzerine alan dava dışı ... Plastik şirketinin kullanımından sonra elektrik tüketimi yapılmaya başlanılmıştır. Bu bağlamda; davacının iddiası üzerine tesisatta 26.01.2017 - 05.05.2017 tarihleri arasında ödenmeyen normal elektrik tüketim borçları ile birlikte dava konusu ek tüketim bedelin ödenilmemesi üzerine elektriğin kesik olması nedeni ile jeneratör kullanılmış olabileceği değerlendirilmiş ise de, jeneratör kullanımına ve alımına ilişkin, jeneratör için alındığı iddia olunan yakıtlara ilişkin faturalar dosyaya ibraz edilmemiştir. Davacının kazan kaybına ilişkin talebi yönünden ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış; davacı defterlerinin 2013 sayılı VUK'nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yapıldığını, TTK'nın 64.maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işlemenin de yaptırılmış olduğu, defterlerin VUK'nun 215 ve 219 maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın yasal kayıtlarının incelenmesinde, normal alım satım ile ilgili faturaların düzenlenmiş olduğu, imalat ve üretim ile ilgili bir bilgi olmadığı, 2017 yılı zararının somut olarak elektrik kesintisine dayalı olduğunun kesin olarak belirlenemediği, jeneratör yakıtı ile herhangi bir yakıt faturasına rastlanmadığı, 2016-2017 yılında sigortalı 4 işçisinin olduğu, davacının 2016 yılında net 14.000,87 TL kazanç beyan ettiği, 2017 yılı gelir vergisi beyannamesinde 67.699,82 TL zarar beyan ettiğin, bu zararın 26/01/2017-05/05/2017 tarihleri arasında jeneratör ile üretim yapmasından kaynaklandığını gösterir tevsik edici bilgi ve belgeye rastlanmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı bu hususlarda tanık dinletmek istemiş ise de mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlığın tanıkla ispat sınırlarının üzerinde olduğu ve davalı tarafların davacının tanıkla ispat talebine muvafakat etmedikleri ve tanıkla ispatlanmak istenilen hususların niteliği gözetilerek davacı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Bu bağlamda; davacının 26/01/2017-05/05/2017 tarihleri arasında elektrik kesintisinin tek dayanağı 17/10/2016 tarih ve seri ... numaralı 52.522,40 TL bedelli ek tüketim faturası olmayıp, başkaca ödenmemiş faturaların bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen Yüksek Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesinin 5/d maddesinde; “ Müşteri, tahakkuk ettirilen fatura bedelini fatura veya ödeme bildiriminde belirtilen ödeme merkezlerine süresi içerisinde ödemekle yükümlüdür. Müşteriye tahakkuk ettirilen fatura bedeli, belirtilen son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde, son ödeme tarihini izleyen beş iş günü(dahil) içerisinde müşteriye bir kez daha bildirimde bulunulur. Bu bildirime rağmen fatura bedeli bildirimini takip eden beş iş günü (dahil) içerisinde ödenmediği takdirde müşterinin elektriği kesilir” hükmü dikkate alındığında davalı tarafça bildirim yapılması üzerine aleyhine menfi tespit davası açılan fatura ve ödenmeyen diğer faturalar sonucu davacının elektriği kesilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 16. maddesinin 1.fıkrasına göre tacir sıfatına haiz olduğu ve yine aynı kanunun 18. maddesinin 2.fıkrası uyarınca ise, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, bu çerçevede de işlettiği 6102 sayılı TTK'nun 16. maddesinin 1.fıkrasına göre tacir sıfatına haiz olduğu ve yine aynı kanunun 18. maddesinin 2.fıkrası uyarınca ise, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, işletmenin devamlılığını sağlayacak tedbir ve önemleri almakla yükümlü olduğu, davalı tarafından hatalı tüketim faturası düzenlenmesi, fatura bedelinin yüksek ve ödemede sıkıntı yaratacak boyutunda olması davacının elektrik kesintisi yaşamasında kusurlu sebepler arasında olsa da bu fatura ile birlikte başkaca ödenmemiş faturaların bulunması sebebiyle kesintinin olmasında davacının kendi kusurunun da bulunduğu, davacı her ne kadar yakıt gideri ve kazanç kaybına ilişkin zararını talep etmiş ise de bu zararlarını somut, net ve yazılı delille ispatlayamadığı, olayda manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının tüm talepleri yönünden davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının tüm talepleri yönünden davasının REDDİNE, 3-Peşin alınan 2.049,30 harçtan alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının mahsubundan sonra bakiye 1.621,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024 Katip ... ¸

Hakim ...¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/684, K. 2024/95, T. 13.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-684-e-2024-95-k-3731611981d6