İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/674 E. 2024/1198 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/674
- Karar No
- 2024/1198
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : *** KATİP : ***
DAVACILAR : 1- *** 2- *** 3- *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALILAR : 2- *** 3- *** VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklanan Sürekli ve Geçici İş Göremezlik Zararı- SGK tarafından Karşılanmayan Tedavi Gideri- Bakıcı Gideri ve Manevi Tazminat) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sürücü ... 'in sevk ve idaresindeki 71 ... plakalı aracı ile 11/11/2019 tarihinde saat 14:00 sıralarında Skoda marka otomobili ile Selçuklu Mahallesi Ünlü Sokak üzerinden Selçuklu Mahallesi Muhtarlık istikametine seyir halinde iken Katık Sokak girişine geldiğinde müvekkil ... sevk ve idaresindeki bisiklete otomo bilin sol ön kısmıyla çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, Kayseri 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyasında alınan Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporuna göre;davalı sürücü ...'in yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşaktan hız azaltıp tedbirli geçmesi gerekirken buna riayet etmemesi sebebiyle 2918 Sayılı K.T.K.'da yer alan sürücü kusurlarından 52/1-a ( Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak ) kuralını ihlal ettiğin- den kendisine kusur izafe edildiğini, her ne kadar müvekkillerden ...'e de " Dur " işaret levhası gereği,durup trafiği kontrol etmemesinden bahisle kusur izafesi yapılmışsa da davalı sürücü şehir içi hız limitlerini aşmak suretiyle bu kazanın oluşumuna tamamen kendisi sebebiyet verdiğini bu sebeple bilirkişi raporunda müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmediklerini, meydana gelen bu kazada müvekkillerinden ...'in hiçbir kusuru bulunmadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkillerinden ... ağır şekilde yaralanmış olup diş kırıkları oluşmuş ve hala tedavisi de devam ettiğini, ...'te bu kaza sebebiyle kalıcı hasarlar meydana gelmiş,iyileşmeyecek maluliyetler oluşmuş ve yemek dahi yiyemeyecek seviyeye geldiğini, beslenmesini yalnızca sıvı gıdalarla yapan müvekkilinin arkadaşları tarafından da dalga konusu edilmesi sebebiyle psikolojik bunalıma girdiğini, müvekkilinin Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde yapılan tedavisinde yaş küçüklüğü nedeniyle ilerleme kaydedilememiş ve 18 yaşına kadar sürekli olarak en az yılda bir diş değişikliği yapılmak suretiyle tedavi edilmesi gerektiğinden dolayı müvekkillerine büyük maddi külfetler yüklendiğini, müvekkili ...'in aşamalarda Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek bu tedavilerin 18 yaşına kadar ne şekilde yapılması gerektiği ve bu tedavilerin müvekkiline maliyetinin hesap edilmesini talep ettiklerini, bu tedaviler devlet tarafından karşılanan tedaviler olmayıp özel olduğundan tedavi giderleri kapsamında hesap edilmesi gerektiğini, ayrıca bu kazayla ilgili Kayseri 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyasında davalı sürücüye kusuru sebebiyle ceza verildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla bu kaza sebebiyle oluşan maluliyeti ile geçici iş göremezlik tazminatı olarak 50,00 TL,sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL,bakıcı gideri olarak 100,00 TL,tedavi masrafı olarak 100,00 TL,meslekte kazanma gücü kaybı tazminatı olarak 50,00 TL için müvekkillerden ... için şimdilik toplam 400,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, müvekkillerinden ... için 25.000,00 TL,annesi ... için 10.000,00 TL,babası ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, davalı ... adına kayıtlı araç davalı sigorta şirketine 15496648 poliçe numarasıyla sigortalı olup alacağın imkansızlaşmaması bakımından 71 ... plakalı aracın trafik kaydı üzerine İhtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine 17/01/2022 tarihli dilekçeyle başvuruda bulunulduğunu, başvuru belgesi teslim edilmesine rağmen davalı sigorta şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalılar ile 11/02/2022 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, düzenlemelere göre; zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, eksiklikler giderilmeden huzurdaki dava ikame edildiğini, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacı, huzurdaki davadan önce ve sonra Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen başvuranın talebi; dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, her halükarda “maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının zmm sigortası genel şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, maluliyet tazminatı zararının, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, aksi bir hesaplamanın kanuna ve genel şartlara aykırı olacağını, davacının geçici iş görmezlik tazminatı, bakıcı gideri ve buna bağlı talepler zmms poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının talebine konu geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı gideri Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla; davacının talebi olan geçici iş göremezlik tazminatı trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının güncel sgk hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, dosyada başvuranın güncel SGK Hizmet Dökümü bulunmadığını, güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca kesintisiz maaş alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş görmez olduğu süre zarfı boyunca kesintisiz maaş aldığının tespit edilmesi durumunda geçici iş görmezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, sürekli sakatlık raporu alıncaya kadar zarar görenin çalışma gücündeki kayba bağlı giderler, sağlık gideri olarak kabul edilerek SGK’ nın sorumluluğuna dahil edildiğini, bu kapsamda sigorta şirketlerinin ve Güvence hesabının sorumluluğuna son verildiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin reddini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin, geçici iş göremezlik bakımından, vaki prim devirleri sebebiyle sorumluluğu kapsamında bulunmadığı SGK’nın sorumlu tutulacağını, öte yandan dosya kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında, ilgili kuruma tazminat ve giderlerin ödenmesi için başvuru yapılıp yapılmadığı veya kurumun başvuruyu ret edip, etmediği dahi ispatlanmadığını, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, başvuranın tedavi gideri kapsamındaki taleplerin teminat kapsamında olmadığını, taleplerin reddini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranındadır. KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranındadır. Haksız fiil sonucu Kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerekir. Tüm bu nedenlerle; huzurda görülen davanın esastan reddi gerektiğini, her durumda sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını arz ve talep ettiklerini, ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza sonucunda savcılık tarafından başlatılan ceza soruşturma dosyasının celp edilmesi ve savcılık tarafından tespit edilen hususlarda değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini, davacının faizi ilişkin taleplerinin reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın ikame edilmesine müvekkili sigorta şirketi sebebiyet vermediğinden müvekkili sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davacının değer kaybı bedeli müvekkili sigorta şirketi tarafından layıkıyla karşılandığını, bu sebeple iş bu davanın açılmasına müvekkili sigorta şirketi sebebiyet vermediğini, dolayısıyla huzurdaki davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep ettiklerini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, davacı tarafın talep sonucunun şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açıklamasını, maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMM sigortası Genel Şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, poliçe teminatı dışında kalan geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin reddini, ceza dosyasının celbini, her durumda müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, fazlaya ilişkin taleplerin reddini yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza, bisiklet sürücüsü olan ...' in trafik levhasındaki 'dur' ikazına uymadığından karşı ya durmadan geçmesi sonucu meydana gelmesi nedeni ile kaynaklanmış olup, müvekkillerinin kusursuz olduğunu, müvekkillerinden ...'in 11.11.2019 tarihinde 14:20 sularında 71 ... plakalı araç seyir halinde iken ünlü sokakta kavşaktan geçişi sırasında seyrine göre solundaki katık sokaktan kavşağa giren bisiklet sürücüsünün dur levhası ihtarına uymadan müvekkili ...'in aracına çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini, her ne kadar müvekkili ...'in aracının hızlı olduğu söyleniyor olsa da trafiğin akışına uygun hız limitini aşmadan hareket ettiğini hem kaza anındaki tanıklar hemde keşif yoluyla ispat edileceğini, kazaya sebebiyet verenin ... olduğunu, müvekkili ...'in hız kurallarına riayet ettiği ve aracın kontrolünü kaybetmediği belli olup kendi şeridinde ilerlediğini, kaza tespit tutanağı ile müvekkiline atfedilen kusurlar hatalı değerlendirilmiş olup, kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağında müvekkiline kusur atfedildiğini, davacını müvekkilinden tazminat talep edebilmesi için kaza ile zarar arasında illiyet bağı olması gerektiğini, ortada bir kaza ve bu kaza nedeniyle davacının zararı olsa dahi müvekkilinin bu kazada kusursuz oluşu aralarında ki illiyet bağını kestiğini, davacı tazminat talep edecekse de bu talebin muhataplarının müvekkilleri olmayacağını, zira kazanın olmaması adına müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, kazanın tamamen kendisi dışında meydana geldiğini, müvekkilinin de bu kaza nedeniyle mağdur olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi 6100 s. HMK 119. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığını, talep sonucunu açık bir şekilde belirtilmediğini, davacı taraf maddi tazminat taleplerinin neye ilişkin olduğunu, açık bir şekilde belirtmediğini, davacının maddi tazminat taleplerini kesinlikle kabul etmemekle beraber öncelikle, mahkemece davacı tarafa maddi tazminat taleplerinin hangi kalemler için istendiğinin tek tek açıklattırılmasını talep ettiklerini, kaza nedeni ile davacının ne gibi bir maddi ve manevi zararları olduğu hususunda ispat yükü zaten davacıda olup, ancak HMK İlgili madde gereğince dava dilekçesi usulüne uygun hazırlanmadığını, davacının maddi durumlarının tespiti, çalışıp çalışmadıklarının belirlenmesi için kolluk araştırması ile birlikte sgk 'ya ve ilgili birimlere müzekkere yazılması talep ettiklerini, davaya konu kaza sebebiyle davacıya müvekkililerinin sigortası aracılığıyla veya sosyal güvenlik kurumunca ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun da araştırılması ve tazminat tutarlarından düşürülmesi gerektiğini, dava konusu yapılan tazminat miktarlarını kabul etmemekle birlikte; davacılar lehine tazminata hükmedilecek olması halinde müvekkillerinin sigortasının , sgk ve 3. kişiler tarafından yapılan ödeme ve yardımların tazminat miktarlarından mahsup edilmesi gerektiğini, bu bağlamda; peşin değer indirimi yapılmasını da talep ettiklerini, müvekkillerinin sigorta teminatını ortadan kaldıracak poliçeye aykırı bir harekette bulunulmadığından aksi bir durumda sigorta poliçe teminatı ile sorumlu olacağını, bu sebeple müvekkillerine kusur atfedilmediğinden tazminattan da sorumu tutulamayacağını, müvekkillerine kusur atfedilmediğinden ayrıca kusur atfedilse dahi sigorta poliçesi teminatı zararı karşılayabildiğinden müvekkilleri adına kayıtlı araç hakkı onda istenen ihtiyati haciz ve tedbirinde haksız olması sebebiyle kabul edilmemesini, müvekkillerine yöneltilen davanın husumet yönünden reddine mümkün olmaması durumunda neticeten, haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı sanık hakkında HAGB kararı verildiği görülmüştür. ... hakkında kolluk kuvvetlerince yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında işçi olduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür. ... hakkında kolluk kuvvetlerince yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında işçi olduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Türkiye Noterler Birliğine yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür. Ankara Adli Tıp Raporuna göre;-Davalı sürücü ...’in %15 (Yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu,-2010 doğumlu sürücü ...’in davranışlarının %85 (Yüzde seksenbeş) oranında etken olduğu, kanaatini bildirir müşterek rapor düzenlenmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporuna göre:Mevcut belgelere göre;... ve ... oğlu, 20/04/2010 doğumlu, ...’in 11/11/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;1) 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde;Kulak Burun Boğaz, G. Çiğneme ve Yutma, %10x1/2=%5 olduğuna göre;a. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5(YÜZDEBEŞ) olduğu, 2) Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı,3) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği,4) Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı,5) Tedavi giderleri hususunun adli tıbbi bir konu olmadığı ve Kurumumuz görev kapsamına girmediği oy birliği ile mütalaa edildiği görülmüştür. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna göre; Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde, ...'in 11.11.2019 tarihli trafık kazası sonucu meydana gelen kemik (maksilla, mandibula alveol) kırıklarına ve diş kayıplarına neden olan yaralanmasının; 1-Bir (1) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 1 (bir) ay olduğu), 2-Bir (1) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, 3-Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında rakamsal olarak ifade edilebilen bir maluliyet ya da engel oranı tespit edilmesinin mümkün olamadığı, 4-Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında mevcut haliyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının % 10 (yüzdeon) olduğu, bununla birlikte tedavi (tıbbi işlemler/müdahaleler) yapılması durumunda tedavi süreci tamamlandıktan sonraki tıbbi durumuna bağlı olarak bu oranın değişebileceğinin de (artabileceği ya da azalabileceği) tıbben bilindiği, 5-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişiler Uzm. Dr. ... ve Nitelikli Hesap bilirkişisi ...'den alınan 01/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının dava konusu kaza sonrasında;- Geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 50,00 TL)- Bakıcı gideri zararının bulunmadığı (Talep 100,00 TL)- SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının 1.050,00 TL (Talep 100,00TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle390.000,00 TL) kapsamında kaldığı,- Sürekli iş göremezlik / Meslekte kazanma gücü kaybı zararının 92.921,82 TL (Talep150,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/öl teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 390.000,00 TL) kapsamında kaldığının tespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, ıslah dilekçesinden birer suret davalı taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacılar davalı ... sevk ve idaresindeki 71 ... 11/11/2019 tarihinde davacı bisikletliye çarptığından bahisle, 50,00 TL geçici iş göremezlik 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi gideri, 50,00 TL meslekte kazanma gücü kaybı, Davacı ... için 25.000,00 TL manevi annesi ... için 10,000,00 TL manevi ve babası ... için 10,000,00 TL manevi tazminat talep ettiği görülmüştür. Sigorta poliçesinin ve dosyadaki Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkeme'sinin ... esas sayılı dosyası incelenmesinde; kazaya karışan 71 ... plakalı araç sürücüsünün ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin ... olduğu ve davalı sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. -Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; Davalı sigorta vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Melikgazi İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... A.Ş.'nin yetki ilk itirazı 30/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir. -Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde, Mahkememiz soruşturma dosyasını dosyamız arasına almış, kaza tespit tutanağını incelenmiş olup, ceza dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Ceza dosyasının incelenmesinde ... hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Ceza dosyasındaki kusur raporlarında Bisiklet sürücüsünün ''DUR'' levhasına uymadığından dolayı aslı davalı ...'in ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamasından kaynaklı tali kusurlu olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Mahkememizce ATK'dan rapor almıştır. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yolda seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşağa daha tedbirli ve kontrollü şekilde yaklaşması gerekirken buna riayet etmediği, geçiş hakkını kendisine bırakmayan çocuk sürücünün kullandığı bisiklet ile çarpıştığı olayda alınan tüm raporlar uyarınca %15 oranında kusurlu olduğu, trafiğe çıkabilmek için gerekli olan "11 yaşını tamamlama" şartını yerine getirmeden trafiğe çıkan 2010 doğumlu sürücü ... idaresindeki bisiklet ile seyri sırasında DUR levhasının bulunduğu olay mahalli kavşağa geldiğinde durması, geçiş için güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda ana yola giriş yapması gerekirken buna riayet etmeyip sağından gelen araçların hız ve mesafesini dikkate almadan, dikkatsiz ve hatalı biçimde kavşağa girmesiyle, sağından ana yolu takiben gelen ve ilk geçiş hakkını vermediği davalı sürücünün yönetimindeki otomobil ile çarpıştığı olaydaki davranışları, kazanın oluşu üzerinde %85 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde; Mahkememiz Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı bünyesinde Kaza tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik yükümlerine göre rapor alınması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3153 E,2021/2473 sayılı ilamı doğrultusunda) Mahkememiz öncelikli olarak ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nda rapor almıştır. Anılan rapor kaza sırasında yürürlükte olmayan bir yönetmelik kapsamında düzenlendiğinden mahkememizce esas alınmamıştır. Daha sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmıştır. Anılan raporun incelenmesinde 3 ay geçici iş göremez olduğu, %5 oranında sürekli iş göremez olduğu, bakıcıya muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi uygun görüldüğünden rapor mahkememizce esas alınmıştır. -Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede; HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması ve Adli Tıp Uzmanından SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin belirlenmesi hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporların değerlendirilmesinde; davacının 18 yaşından küçük olamsı sebebi ile geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının 1.050,00 TL, bakıcı gideri zararının bulunmadığı, ve sürekli iş göremezlik zararının ise 92.921,82 TL olduğu tespit edilmiş olup alınan rapor yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas alınmıştır. - Mahkememizin bakıcı gideri, tedavi giderinin ve geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde; 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Bu halde bakıcı gideri, tedavi giderlerinin ve geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir. Anılan gerekçeler uyarınca davacıların ıslah istemleri dikkate alınarak sürekli iş göremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri kabul edilmiştir. -Davalı Metin ve ...'in sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı Metin haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar. - Manevi tazminata dair değerlendirmede; TBK madde 56 "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü içermektedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda davacı ...'in %5 oranında malul olması, anılan maluliyetin ağır bedensel zarar mahiyetinde olması ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı tarafın kusuru, çekilen ızdırap, davacının maluliyet durumu ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı yaralanan Erol için 25.000,00 TL, anne ve babası için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir. -Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine gerekli belgeler ile başvuruda bulunulmadığı ve usule uygun başvuru sayılamayacağından temerrüt tarihi sigorta şirketi yönünden arabulucuk başvuru tarihi kabul edilmiş, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. -Nihai olarak yapılan değerlendirmede; Mahkememiz yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde, 92.921,82-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1050,00 TL SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 93.971,82 -TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatından SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri zararının karşılanması, sakatlık/ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararının karşılanması ve zorunlu arabuluculuk başvuru tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ... yönünden ise ise trafik kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararının talebinin reddine, davacının sürekli iş göremezlik zararına ve kaçınılmaz tedavi giderine sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile 25.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine şeklinde hüküm tesis etmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 92.921,82-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1050,00 TL SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 93.971,82 -TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatından SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri zararının karşılanması, sakatlık/ölüm teminatından sürekli iş göremezlik zararının karşılanması ve zorunlu arabuluculuk başvuru tarihi olan 11/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ve ... yönünden ise ise trafik kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararının talebinin REDDİNE, 3-Davacının sürekli iş göremezlik zararına ve kaçınılmaz tedavi giderine sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, 4-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KABULÜ ile 25.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 5-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KABULÜ ile 10.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 6-Davacı ...'in manevi tazminat talebinin KABULÜ ile 10.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 7-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 6.419,21-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 155,07-TL peşin harç ve 500,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 655,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.764,14-TL harçtan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 8-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.073,95-TL karar ve ilam harcının davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 10-Davacı tarafından peşin yatırılan 440,50-TL başvurma harç, 155,07-TL peşin harç ve 500,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.095,57-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 11-Davacı tarafından yapılan; Atk masrafı, bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 10.906,95-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 10.895,19-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı ... tarafından yapılan posta masrafı ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 250,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 0,26-TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın bu davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 13-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 14-Davacı maddi tazminat davasının kabul yönünden kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 15-Davacı ... manevi tazminat davasının kabul yönünden davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 16-Davacı ... manevi tazminat davasının kabul yönünden davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine, 17-Davacı ... manevi tazminat davasının kabul yönünden davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 18-Maddi tazminat davasının red yönünden davalılar ... A.Ş. ve ..., ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 150,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara ödenmesine, 19-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 20-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı karşı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2024
Katip *** e-imzalıdır
Hakim *** e-imzalıdır