İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/670 E. 2025/850 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/670
Karar No
2025/850
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/670 Esas KARAR NO : 2025/850

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/10/2022 KARAR TARİHİ : 19/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş.’nin, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca yetkilendirilmiş bir aracı kurum olarak ... ... piyasasında yalnızca müşteri emirlerini ileten ve bu işlemlerden komisyon geliri elde eden bir yatırım kuruluşu olduğu, davalı ile taraflar arasında 27.09.2021 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi’nin imzalandığı, davalının sözleşme kapsamında ...’ta yaptığı işlemler sonucunda teminatlarının fiyat hareketleri nedeniyle eridiği ve hesabında 139.155,91 TL tutarında eksi bakiye oluştuğu, kendisine yapılan teminat tamamlama çağrılarına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği, sözleşmenin 28. maddesi gereği aracı kurumun pozisyonları kapattığı ve ... nezdindeki takas merkezine karşı sorumlu olması nedeniyle davalı adına eksik kalan teminatı tamamlayarak ödemede bulunduğu, tüm bu nedenlerle davalıya karşı başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiği, davacının yalnızca aracılık faaliyeti kapsamında hareket ettiği ve tüm edimlerini gereği gibi ifa ettiği halde davalının sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmeyerek ticari teamüllere aykırı davrandığı, bu nedenle davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan aracılık sözleşmesi kapsamında müvekkilinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmediğini, bu nedenle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun anlamında “tüketici” sıfatını haiz olduğunu, bu sıfata bağlı olarak uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığını ve davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunarak görevsizlik talebinde bulunmuştur. Esasa ilişkin olarak, Sermaye Piyasası mevzuatının aracı kurumlara yüklediği özen ve sadakat borcu, risk açıklaması, uygunluk testi ve yatırımcıyı yanıltmama yükümlülüklerinin davacı kurum tarafından sözleşme öncesi ve sonrası aşamalarda yerine getirilmediğini; müvekkilinin finansal tecrübesi ve bilgi düzeyi bulunmadığı halde agresif pazarlama yöntemleriyle ... piyasasında kaldıraçlı işlemlere yönlendirildiğini, yalnızca kazanç vaadiyle ikna edildiğini, teminatı aşan zarar ihtimalinin gizlendiğini, risk bildirimlerinin usulüne uygun yapılmadığını, belgelerin müvekkile incelenme fırsatı tanınmadan onaylatıldığını, uygunluk testinin göstermelik şekilde düzenlendiğini, sözleşmenin de genel işlem şartları, kamu düzeni ve ahlak kurallarına aykırı hükümler içerdiğini ileri sürmüştür. Davacı kurumun müvekkilin risk profilini bilmesine rağmen yüksek riskli işlemlere yönlendirdiği, komisyon gelirini artırma saikiyle hareket ettiği, piyasa dalgalanmalarının yaşandığı gün gerekli uyarıları yapmadığı gibi online işlem sisteminin çalışmaması nedeniyle müvekkilin zararının büyüdüğü, hatta yetkisi olmadığı halde müvekkil adına işlem yaparak zararı azaltma görüntüsü altında usulsüz işlem tesis ettiği iddia edilmiş; tüm bu hususların davacının ağır kusurunu oluşturduğu ve oluşan zarardan davacının sorumlu olduğu, ayrıca SPK Tebliği’nin 19. maddesi uyarınca teminatı aşan zararın yatırımcıdan talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu çerçevede davalı vekili, dava konusu eksi bakiyenin hukuken talep edilemeyeceği, davanın dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddi gerektiği, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davacının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi yönünde savunmada bulunmuştur. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; sermaye piyasası araçların alım satımını aracılık çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan ve ... 32. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. DELİLLER; ... 32. İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 07/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalının iradesinin sakatlandığına ve davalının davacı tarafından eksik bilgilendirildiğine ve yanlış yönlendirildiğine dair iddialarının dosyada ses kayıtlarının mevcut olmaması sebebiyle tespit ve doğrulamasının yapılmasının mümkün olmadığı, davalının davacı ile imzaladığı sözleşmeler bakımından bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, davalı ile yapılan uyumluluk testi sonucuna dosyada rastlanmadığı, bu testin yapılmamış olması halinde idari uygulama bakımından davacının SPK’ca yaptırıma tabi tutulabileceği, bu şekilsel aykırılığın huzurdaki dava bakımından takdirinin Mahkemeye ait olduğu, davalının hesabında zarar yol açan işlemlerin elektronik araçlar ile davacı aracı kurumun sistemine girilerek verilen emirlere dayandığı, bu emirlere ve işlemlere dair LOG kayıtlarını davacı tarafın SPK’ca belirlenen Tebliğ hükümlerine uygun şekilde dosyaya sunduğu, davacının alacağının Mahkemece kabulü halinde Mahkemece dikkate alınmak üzere; 22.11.2021 günü vade başlangıç tarihi ve 09.02.2022 (icra takip talebi) günü vade sonu kabul edilerek TCMB'nın Avans İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranı olarak yıllık %15,75 esas alınarak 79 gün için davacının icra takibinde talep ettiği 139.155,89 TL anapara alacağı üzerinden hesaplanan 4.809,58 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam alacağının icra takip tarihi itibariyle 143.965,47 TL olarak hesaplandığı; davalının son hesap bakiye tarihi olan 04.01.2022 günü vade başlangıç tarihi ve 09.02.2022 (icra takip talebi) günü vade sonu kabul edilerek TCMB'nın Avans İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranı olarak yıllık %15,75 esas alınarak 36 gün için icra takip talebindeki 139.155,89 TL anapara alacağı üzerinden hesaplanan işlemiş faiz 2.191,71 TL ile birlikte icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan toplam alacağının 141.347,60 TL olarak hesaplandığı; davacının ... 32. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasında 09.02.2022 tarihinde 139.155,89 TL anapara alacağı, 2.997,57 TL diğer faiz olmak üzere 142.153,46 TL toplam alacak üzerinden takip başlattığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 10/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "davalı tarafından bir delil sunulamamış olduğu, kök rapordan farklı olarak davacı vekilinin dosyaya 24.10.2023 tarihinde sunduğu dilekçe ekinde ... nolu ...'in adının çıktığı uygunluk testinin elektronik olarak alındığı ve dosyada bulunduğu görülmüştür. Kök raporda belirtilen davacı şirketin alacak tutarı, temerrüt faizinin başladığı tarihlere ve oranına aynen katılmaktayız. Tarafların her ikisi de ticari işletme olmadığından TTK m. 1530 f. 7 göre ek 8 puanlık faizin bu ihtilafta uygulanması mümkün değildir. Bunun yerine, 3095 sayılı Kanun gereğince m. 2/1 düzenlenmiş olan kısa vadeli borçlar için düzenlenmiş olan avans faiz oranının %15,75 olarak uygulanması gerektiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava taraflar arasındaki çerçeve ve aracılık sözleşmesi kapsamında Viop'ta yapılan vadeli işlemlerden dolayı teminat yükümlülüğünün yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak oluştuğu belirtilen cari hesap alacağının tahsili talebidir. Somut olayda; taraflar arasında 27/09/2021 tarihinde Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiği, davalının, ... A.Ş. (“...”) nezdinde bulunan ... (“...”) alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini, davalının ... nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatının tamamını kaybettiği ve kayıpların yatırdığı teminatı aşarak eksi bakiye miktarının 139.155,91 TL olduğu, davalı tarafın eksi bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine, davacı tarafça davalının davacı nezdindeki hesabından ... A. Ş. nezdinde bulunan ... (...) gerçekleştirilen vadeli işlem alım satımları sonucunda hesapta oluşan teminat açığı-zararının taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince tahsili talep edilmiştir. Davacı alacağının olup olmadığı, varsa miktarı ile birlikte diğer eklerinin hesaplanması teknik incelemeyi gerektirdiği için sorun tespit bölümünde belirtilen konuları değerlendirmek üzere SPK uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bu bilirkişi raporlarında da asıl alacak ve eklerinden oluşan davacı alacağının belirlenmesine çalışılmıştır. Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre; Davalının ... ....'nda (...) işlem yaptığı, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan teminatın tümünün kaybedebileceği gibi, kayıpların toplam teminatı dahi aşabileceği bilgisinin kendi sözleşmeler ve risk formları vasıtasıyla verildiği, bu çerçevede davacı kurum tarafından hazırlanması ve davalıya imzalatılması sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde zorunlu olan sözleşme ve formların davalıya imzalatıldığı, bildirim ve teminat tamamlama çağrılarının hukuka ve mevzuata uygun olarak yerine getirildiği, bu meyanda davacı kuruma atf-ı kabil bir kusurdan bahsedilemeyeceği, dava konusu icra takibinin dayanağı eksi bakiyenin 2021 yılında yapılan ... işlemleri ile sahip olunan alım satım pozisyonlarından kaynaklandığı, davacı kurumun husule geldiği iddia olunan zararın oluşmasında bir kusuru olmadığı, dosyaya sunulan kök ve ek bilirkişi raporlarında da yapılan hesaplama çerçevesinde icra takibinde talep edilen ... temerrüt alacağı ve işlemiş faizi tutarında davacı kurumun davalıdan alacaklı olduğu, davacının talebinin borsa ve SPK mevzuatı ile Takasbank yönetmeliğinde yer alan takas kuralları, merkezi karşı taraf uygulamaları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, bu meyanda davalının borca ve icra takibine itirazının haksız olduğu, SPK tarafından davacı kurum hakkında uygulanan idari para cezası yaptırımının sistemsel kesinti nedeniyle tesis edildiği, ancak davalının hesapları incelendiğinde ve dosyaya sunulan log kayıtlarına bakıldığında, sistemsel kesinti nedeniyle SPK tarafından davacı kurum hakkında tesis edilen idari yaptırım ile huzurdaki dava konusu işlemler nedeniyle ortaya çıkan teminat açığından mütevellit borç arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulamadığı, davalının sistemsel kesinti nedeniyle işlem yapamadığına ilişkin bir hususa log kayıtları çerçevesinde ulaşılamadığı, sermaye piyasası mevzuatına aykırılık nedeniyle düzenleyici otorite tarafından aracı kurumlar hakkında tesis edilen idari yaptırımların, doğrudan ve otomatik olarak husule gelen zarardan ve ortaya çıkan borçtan davacı kurumun sorumlu olacağı şeklinde yorumlanamayacağı, idari yaptırım ile dava konusu arasında doğrudan bir illiyet bağının kurulabildiği durumda bir sorumluluktan bahsedilebileceği, somut olayda husule gelen teminat açığı nedeniyle oluşan borç ile davacı aracı kurum hakkında sistemsel kesinti sebebiyle tesis edilen idari yaptırım arasında bir irtibatın bulunmadığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama toplanan deliller ve tespit olunan hususların dosya kapsamında alınan bilimsel veri ve içeriğe sahip, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi raporuyla da desteklendiği anlaşıldığından, bilirkişi raporunda tespit edilen hesaplamaya itibar edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin ...esas,...karar sayılı dosyasında mahkememiz dosyası ile benzer nitelikte ... hesabında oluşan eksi bakiyenin tahsili amacıyla açılan davada " Diğer taraftan, davacı tarafça, alacağın tahsili amacıyla davalı tarafa takip öncesinde 04.09.2018 tarihinde Beyoğlu 44. Noterliğinde düzenlenen ihtarname örneği dosyaya ibraz edilmiş ise de söz konusu ihtarnamenin davalı tarafa tebliğine dair dosya içerisinde bilgi ve belgelere rastlanılmamıştır. HMK'nın 117. maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüte düşer. İhtarın tebliğine dair belge sunulmadığından, takip öncesi dönemde davacının temerrüt faizi talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasında da takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı her ne kadar icra takibinde %17,25 oranı üzerinden temerrüt faizi talep etmiş ise de davalının ticari işletme ya da tacir olmadığı buna göre TTK 1530/7 maddesinin dava konusu olayda uygulanamayacağı, 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesinde düzenlenen %15,75 oranında faiz talep edebileceği kabul edilerek bu faiz oranı üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Hüküm kurmaya elverişli nitelikteki 16/06/2023 tarihli bilirkişi kök ve 10/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yöneltiği itirazın kısmen iptali ile 139.155,89 TL asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %15.75 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olup itiraz haksız bulunduğundan, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince takdiren %20 oranında hesaplanan 27.831,17 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı borçlunun ... 32. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı ilamsız icra takibine yöneltiği itirazın kısmen iptali ile 139.155,89 TL asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %15.75 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi bakımından itirazın iptali talebinin reddine, 3-Alacak likit olup itiraz haksız bulunduğundan, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince takdiren %20 oranında hesaplanan 27.831,17 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 9.505,74 TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.716,86 TL harcın mahsubu ile geri kalan 7.788,88 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 2.997,57 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.809,06 TL (80,70 TL BHV, 11,50TL VSH, 1.716,86 .TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 9- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.177,25 TL (777,25 TL tebliğler ve posta, 6.400,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 7.025,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.625,00 TL (2.625,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 55,35 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına, 11-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 32,90 TL'sının davacıdan, 1.527,10 .TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren kabul edilen kısım yönünden 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak, reddedilen kısım yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/670, K. 2025/850, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-670-e-2025-850-k-0af2dc330ce8