İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/601 E. 2026/368 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/601
- Karar No
- 2026/368
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/601 Esas KARAR NO : 2026/368
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/09/2022 KARAR TARİHİ:02/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'a 17/12/2016 tarihinde davalılardan ... ... adına tescilli ve ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı özel halk otobüsünün şoförü ...'ın kontrolündeyken çarptığını ve müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, aracın işleteni ve tescil maliki ... ... ile fiili işleten konumundaki İBB'nin 2918 sayılı KTK m.85/1 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, .... Asliye Ceza Mahkemesi 2019/... E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda şoförün KTK m.47/c-d ihlali nedeniyle asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve sanığın ceza aldığını, 03.07.2019 tarihli ATK raporunda müvekkilinde kaza tarihinde yaşamını tehlikeye sokan pariyetal alanda kontüzyon tespit edildiğini ve raporun basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ağırlıkta olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası uzun süre baş ağrıları, psikolojik çöküntü, ani bayılmalar yaşadığını ve halen devam eden psikolojik tedavi gördüğünü, annesinin bakıcısı olmak zorunda kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin öğrenci olup gelirinin bulunmadığını belirterek, adli yardım talebinin kabulünü, ... plakalı aracın trafik kaydına tedbir konulmasını, sürekli iş gücü kaybı tazminatının tespitini, geçici iş gücü kaybı, bakıcı ve tedavi giderlerinin ATK ve bilirkişi marifetiyle belirlenmesini, şimdilik 100 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, sigorta firması dışındaki davalılardan 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın açtığı maddi ve manevi tazminat davasını kabul etmediklerini ve davanın reddini talep ettiklerini, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, kazaya karışan aracın Özel Halk Otobüsü olduğunu ve davanın Özel Halk Otobüsü malik ve işletenine yönlendirilmesi gerekirken müvekkili ... Genel Müdürlüğü'ne de husumet yöneltildiğini, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve UKOME kararları ile Özel Halk Otobüsleri Çalışma Yönergesi'nin 5. maddesinde araç personelinin her türlü fiilinden ve taşımacılıktan doğan mali, hukuki ve cezai sorumluluğun taşımacılara ait olduğunun ve ... ile taşımacı arasında bu konuda hiçbir akdi ilişki kurulmayacağının açıkça düzenlendiğini, KTK m.3'teki işleten tanımına göre ... işleten sıfatını taşımadığını, Özel Halk Otobüslerinin malikleri tarafından kendi nam ve hesaplarına kâr ve tehlikeleri kendilerine ait olmak üzere işletildiğini, bu nedenle müvekkili kurum yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak kazanın varlığı, oluşumu, illiyet bağı ve tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, Ceza Mahkemesi dosyasındaki bilirkişi raporunun hukuk hakimini bağlamayacağını ve Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının uğradığı zarara ilişkin SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ve reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ihtiyati tedbir kararının yasal şartlarının oluşmadığını ve kamu hizmetine tahsis edilmiş mallar üzerinde tedbir kararı verilemeyeceğini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun müvekkili kurum yönünden yapılmadığını, davanın müvekkili kurum yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle müvekkili kurum yönünden husumet yönünden reddine, davacının hukuka aykırı ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 17.12.2016 tarihli trafik kazasında müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı Özel Halk Otobüsü şoförü ...'ın asli kusurlu olduğu iddiasının somut gerçeğe aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağının polis memurları tarafından salt davacı beyanları esas alınarak düzenlendiğini ve bu tutanağı kabul etmediklerini, kusur tespitinin mahallinde keşif yapılarak ve somut olay canlandırılarak belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2007/945 E. 2007/1048 K. sayılı kararına atıfla mahallinde keşif yapılmadan hükme yeterli bulunmayan bilirkişi raporuna göre karar verilemeyeceğini, davacının talep ettiği manevi tazminat bedelinin açıkça fahiş olduğunu ve davacıların zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte bulunduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/6107 E. 2018/7206 K. sayılı kararına atıfla manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın ağırlığı gibi objektif kriterlere göre belirlenmesi gerektiğini, davanın olayın öğrenildiği 17.12.2016 tarihinden itibaren 2 yıl içinde açılması gerekirken çok daha sonra açıldığını, bu nedenle zamanaşımı itirazıyla davanın reddi gerektiğini belirterek, zamanaşımı itirazı göz önüne alınarak davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin itirazları doğrultusunda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın maddi tazminat talepli davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin ... plakalı aracı 04.11.2016-04.11.2017 tarihleri arasında 886129 numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortaladığını ve sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve bedeni zararlarda kişi başına azami 310.000 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, 2918 sayılı KTK m.97 gereği zarar görenin dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunluluğu bulunduğunu, ancak başvurunun mevzuata uygun alınmış bir maluliyet raporu sunulmaksızın yapıldığını, ZMMS Genel Şartları'nda belirtilen özürlü sağlık kurulu raporu, kaza raporu ve ücret belgesi gibi evrakların eksiksiz iletilmediğini, yalnızca hastane tedavi raporları ile başvuru yapıldığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak yetkili sağlık kurulu tarafından usulüne uygun düzenlenmiş bir maluliyet raporu bulunmadığını, bu nedenle yapılan başvurunun geçerli olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin manevi tazminat taleplerini karşılamasıyla ilgili poliçede bir şart bulunmadığından davacının manevi tazminat talebinin sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamına girmediğini ve reddi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Trafik Sigortası Genel Şartları A.5/b maddesi uyarınca sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu ve sigorta şirketlerinin geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderleri bakımından sorumluluğunun kalmadığını, bu konuda ... BAM 3. HD 2018/4184-2019/1965 ve ... BAM 4. HD 2018/2018-2019/698 sayılı kararlarına atıfla geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin poliçe teminatı dışında kaldığını, müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini ve dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, haksız fiil kaynaklı olayda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu belirterek, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen başvurunun reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; 07.12.2016 tarihinde meydana geldiği belirtilen kazadan kaynaklı maddi manevi tazminat davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın Madde 320 (4) maddesi "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. İş bu dosyada davacı tarafça 20/01/2026 tarihli 11 nolu celsenin takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 20/01/2026 tarihli dilekçe ile davacı tarafından yenileme dilekçesi sunulduğu ve mahkememiz tarafından yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, taraflara tebliğ edildiği, yenilenerek kaldığı yerden devamına karar verilen davanın 02/06/2026 tarihli 12 nolu celsesinde; davacının/vekilinin duruşma salonunda hazır bulunmadığı, duruşma salonu dışında mübaşir vasıtasıyla yapılan seslenmede de hazır bulunmadığı, davacı vekilinin e-duruşma talebinde bulunduğu, talebin kabul edildiği, ancak duruşmaya katılım sağlanmadığı, o gün mahkememizce yapılan farklı duruşmalarda e-duruşma sisteminin kullanıldığı, avukatların e duruşma ile duruşmaya katılım sağladığı, dolayısıyla sistemsel bir sıkıntı da bulunmadığı, davacı/vekilinin herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı, duruşmaya katılan taraf vekillerinin de davayı takip etmediklerinin beyan ettikleri, dava basit yargılama usulune tabi olduğundan 2. kez davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HMK 320/4. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-)İş bu dava 20.01.2026 tarihli oturumda tarafların davayı takip etmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, davacının iş bu celse de duruşmaya katılım sağlamadığı, tarafların davayı takip etmediği anlaşılmakla davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu da gözetilerek, H.M.K 320. maddesinin 4. bendi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, 40.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ... Sigorta A.Ş., ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 100-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 6-)Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor sonrası mahkememize gönderilen toplam 4.550,00-TL fatura bedelinin davacıdan tahsili ile ATK ya ödenmesine, 5-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, davacının / vekilinin ve diğer tarafların yokluğunda; tarafların gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan incelene sonucu karar verildi.02/06/2026
Katip ... (E-imzalı)
Hakim ... (E-imzalı)