İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/392 E. 2024/1021 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/392
Karar No
2024/1021
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/392 Esas KARAR NO: 2024/1021 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/05/2022 KARAR TARİHİ: 06/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan alacak (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde, "... Müvekkil ------------Ş.; emlakçılık sektöründe faaliyet gösteren, gayrimenkul alım satımı, kiralanması gibi işlemlere aracılık eden ve gayrimenkul danışmanlarına hizmet veren bir şirkettir. Bu sektörde yer alan tüm firmalar gibi müvekkil de faaliyetlerini sürdürebilmek ve daha fazla gayrimenkul danışmanı adaylarına ulaşabilmek için sosyal medya başta olmak üzere, çeşitli mecralarda reklam ve tanıtım yapmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu kapsamda müvekkil şirket, şirketlere bu hususta profesyonel hizmet sunan davalı ... ile 25.09.2020 tarihinde "Halkla İlişkiler, PR Çalışması ve Sosyal Medya Hizmet Alım Sözleşmesi"ni akdetmiştir. (EK-1: Taraflar arasında akdedilen Halkla İlişkiler, PR Çalışması ve Sosyal Medya Hizmet Alım Sözleşmesi)İşbu sözleşme uyarınca davalı; müvekkil şirket bünyesinde faaliyet yürüten bağımsız emlak danışmanı sayısını artırmak, halkla ilişkiler konusunda eğitici ve yönetici faaliyet yürütmek, müvekkil şirket adına sosyal medyada hesaplar açarak, tanıtımlarda kullanılacak, sosyal medyada paylaşmaya elverişli reklam ve tanıtım görsellerini hazırlamak, PR/tanıtım faaliyetlerini yürütmek gibi konularda müvekkile hizmet sunmayı; müvekkil ise bu halkla ilişkiler ve sosyal medya tanıtım hizmetleri karşılığında davalıya ücret ödemeyi üstlenmiştir. Davalının müvekkile vereceği hizmetin niteliği gereği müvekkil şirketi ziyaret etmesi ve şirketin ticari sır, müşteri portföyü, sosyal medya kullanıcı adı ve şifreleri, uzmanlık bilgileri, şirket faaliyetine konu her türlü taşınmaz bilgileri, şirkete ile sözleşme yapan emlak danışmanları gibi "gizli bilgi" niteliğindeki her türlü bilgiye hakim olması gerektiğinden, aşağıda da detaylı olarak bahsedeceğimiz üzere, müvekkil şirketin zarar görmemesi adına bahsi geçen sözleşmede gizliliğe ve özellikle rekabet yasağına ilişkin hükümler düzenlenmiştir.Davalı, sözleşme gereği üstlenmiş olduğu yükümlülüklere aykırı davranarak müvekkil şirkette çalışan personel ve müvekkil şirket ile sözleşmesi bulunan emlak danışmanlarına ısrarla ----------- adlı şahsın firması bünyesinde çalışmayı teklif etmiş; sır saklama yükümlülüğü bulunan ve kendisine ait pek çok bilgi ve veriyi elinde bulunan şirket asistanı başta olmak üzere, birçok gayrimenkul danışmanı davalı tarafın telkinleri sonucu müvekkil şirketten ayrılarak dava dışı ----------- adlı şahsın firmasına geçmiştir. Tarafımızca haricen yapılan araştırmalar sonucu, ---------- müvekkil şirket gibi gayrimenkul danışmanlığı alanında faaliyet gösteren ve rakip işletme konumunda bulunan "---------" ve "-----------" adlı firmaların sahibi olduğu görülmektedir. Davacı müvekkil şirket ile imzaladığı sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmek için kullanması gereken tüm bilgi ve verileri müvekkil şirketi ekonomik anlamda zarara uğratmak ve batırmak için kullanmıştır.Davalı tarafın telkin ve teklifleri nedeniyle çalışanlarını ve iş ortağı olan emlak danışmanlarını kaybeden ve kendisine ait bilgi ve verileri, müşteri portföylerini rakip işletmelere kaptıran müvekkil şirket, bu bilgi ve verilerin davalı tarafından çalınması sonucunda maddi olarak büyük bir zarara uğramış ve şirketin ticari itibarı zedelenmiştir. Müvekkil, kendi içerisinde yaptığı araştırmalar sonucunda çalışanlarından ve emlak danışmanşlarından bu durumu öğrenmiş ve bunun üzerine, davalı ile akdetmiş olduğu sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiştir. Davalının Linkedin profili incelendiğinde, müvekkil ile arasındaki sözleşmenin sona ermesinden hemen sonra ------------ adlı şahsın sahibi olduğu "---------" firması ile çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.Müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilen Halkla İlişkiler, PR Çalışması ve Sosyal Medya Hizmet Alım Sözleşmesinin "Rekabet Yasağı" başlıklı E maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca, davalı; taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl süre ile ------------ Yakasında geçerli olmak üzere, "Kendi namına müvekkil ile rekabet edecek bir iş yapmamayı, rakip bir işyerinde çalışmamayı, rakip bir işyerine ortak olmamayı ve hatta ortak olmaktan başka bir sıfatla dahi rakip şirketle alakadar olmamayı" kabul ve taahhüt etmiştir. Aynı maddenin 3 numaralı bendinde ise; "Davalının müvekkil şirket bünyesinde bulunan bağımsız gayrimenkul danışmanlarını kendisi veya 3. şahıslar lehine menfaat sağlamak amacıyla ayartmayacağı, başka bir iş ve işyerinde çalışmaya teşvik etmemeyeceği, bu yönde telkin, teklif, yönlendirme ve vaatlerde bulunmayacağı" açıkça düzenlenmiştir. Davalının, bu hükümlere aykırı davranması halinde herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın müvekkil şirkete nakden ve defaten 25.000 USD ödeyeceği öngörülmüştür Davalının yukarıda izah ettiğimiz davranışları ile sözleşmeye ve sözleşmenin rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığı hususu, davalının teklifini kabul etmeyen ve müvekkil şirkette çalışmaya devam eden personellerin ve müvekkil şirket ile sözleşmesi olan emlak danışmanşarının düzenlediği tutanaklar ile de sabit olup; söz konusu çalışanlar tanık olarak dinlenildiğinde durum daha iyi anlaşılacaktır. (EK-4: Müvekkil şirket ile sözleşmesi bulunan emlak danışmanlarının düzenlediği tutanaklar) Üzerinde durmak istediğimiz bir diğer husus, davalının kendi nam ve hesabına çalışan, bağımsız bir uzman olması nedeniyle verdiği hizmet karşılığında müvekkil şirkete fatura kesmesi gerektiğidir. Müvekkil şirket, bu hususu davalı tarafa defaatle hatırlatarak davalıdan aldığı ödemelere ilişkin fatura kesmesini talep etmiş; buna rağmen davalı tarafından herhangi bir fatura kesilmemiştir. Davalı taraf, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 232 kapsamında yaptığı işler için fatura kesmek zorunda olup; m. 353'e göre; fatura kesme yükümlülüğüne tabi olup da bu yükümlülüğe aykırı davrananlara, her bir belge için 240 Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür. Bu nedenle, fatura hususundaki talep ve dava haklarımızı saklı tutuyoruz. Rekabet yasağı; hizmet verenin hizmet alanın gizli bilgilerine vakıf olması nedeniyle, taraflar arasındaki sözleşme sona erdikten sonra, belirli bir faaliyet alanında, belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde hizmet alanla rekabet teşkil eden davranış içerisine girmeme yükümlülüğü olarak tanımlanabilir. TBK m. 444'e göre; davalı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde müvekkil ile rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenmiş olup; aynı madde çerçevesinde davaya konu sözleşmedeki rekabet yasağı kaydının, hizmet ilişkisinin davalıya müşteri çevresi veya üretim sırları ya da müvekkilin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağladığı ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, müvekkilin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olduğundan geçerli olduğu sabittir. Bu bağlamda TBK m. 446 uyarınca davalı, rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle müvekkilin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür" demek suretiyle davanın kabulü ile rekabet yasağına ve sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle, sözleşmede kararlaştırılan 25.000 USD cezai şartın şimdilik 3200 USD'lik kısmının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Liras karşılığının faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, "... müvekkilimiz davalı ... davacı şirket bünyesindeki çalışması döneminde azami gayret, emek, çaba göstermiş ve insan üstü bir çalışmayla davacı şirketin olağanın üstünde kazanç elde etmesine sebep olmuştur. Bununla birlikte davacı şirket müvekkilimizin hak edişlerini zamanında ve tam ödemediği gibi, --------- kaydını dahi yapmamış, müvekkilimizin işçilik alacaklarını ödememeyi tercih etmiştir. Bu nedenle davacı şirket hakkında işçilik alacaklarının tahsiline dair dava açılacak olup, davacı şirket ayrıca ---------- da şikayet edilecek, hukuka aykırı delillerin elde edilerek kullanılmasından dolayı da Savcılık Sayın Makamı'na şikayette bulunulacaktır. Huzurdaki dava bağlamında ise hukuka aykırı olarak tanzim edilen "cezai şartın" geçerlilik koşulu bulunmadığından davanın reddine karar verileceği her türlü izahtan varestedir" demek suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle uğranılan zarar ile rekabet etmeme yasağına dair yükümlülüğün ihlali nedeniyle cezai tazminat istemine ilişkin alacak davasıdır.Mahkememizce ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın, taraflar arasında bağıtlanan 25/9/2020 tarihli "Halkla İlişkiler, PR Çalışması ve Sosyal Medya Hizmet Alım Sözleşmesi" adlı sözleşme hükümleri gereğince davalı yanın rekabet yasağı hükümlerine aykırı davranıp davranmadığı, iddia olunan eylemlerin rekabet yasağı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmış, aynı celsede, ---------- Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalıya ait 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin gelir bildiriminin bulunup bulunmadığı, BS formu/formlarının bulunup bulunmadığı, hangi faaliyet kolunda çalışıldığı hususlarının sorulmasına; ilgili tüm evrakın Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine ve ---------- Bankası Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ----------- Iban hesabının 25/9/2020 - 27/9/2021 tarihleri arasındaki (sadece gelen eft/havale) hesap hareketlerini gösterir evrakın Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Müteakip celsede taraf tanıkları mahkeme huzurunda dinlenilmiş, ilgili tüm kayıtlar ikmal edildikten sonra dosya, uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir.Raporun dosyaya sunulmasını müteakip taraf vekillerinin talepleri doğrultusunda sulh olunması ihtimaline binaen beklenilmiş, 7/10/2024 tarihli raporda özetle; "... Sözleşmede her ne kadar “Halkla ilişkiler sorumlusunun kendi nam ve hesabına çalışan, bağımsız bir uzman olup, ----------- işçisi, hizmetlisi veya bağlı çalışanı değildir” şeklinde düzenleme yapılsa da, sözleşmedeki diğer düzenlemelerden taraflar arasında hizmet sözleşmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin düzenlemeler kanuna uygundur. Davalı, davacı şirketten ayrıldıktan 1 ay sonra aynı alanda faaliyet gösteren ----------- şirketinde çalışmaya başlamıştır. Buna göre, davalı rekabet yasağına aykırı davranmıştır. Ancak, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin ispat edilmesi halinde, BK 447 gereği rekabet yasağı sona erecektir. IV - Sonuç: Yukarıdaki veriler ışığında; 1- Sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin geçerli olduğu, 2- Davalının rekabet yasağına aykırı davrandığı, 3- Sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilmesi halinde rekabet yasağının sona ereceği" tespitlerine yer verilmiştir. Davacı vekili 5/12/2024 tarihli dilekçesi ile; "Yukarıda esas numarası belirtilen dosyaya ilişkin olarak taraflar arasında yapılan uzlaşı gereği vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmeksizin davadan feragat ediyoruz" demek suretiyle feragat beyanında bulunmuş, dvaalı vekili de müteakiben yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına dair beyan dilekçesi sunmuştur.Tahkikat aşamasında davadan feragat edildiği, 6100 sayılı Yasanın 307 ve devamı maddelerinde davaya son veren taraf işlemlerinin düzenlendiği, Yasanın 311. maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemesine yer verildiği, feragatin ifade edildiği anda sonuç doğurduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 872,73 TL harçtan mahsubu ile artan bakiye 445,13 TL'nin davacıya karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 3-VEKALET ÜCRETİ Davalı vekili vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı vekili yargılama gideri talebi bulunmadığından davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/12/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/392, K. 2024/1021, T. 06.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-392-e-2024-1021-k-dcef353ee7fc