İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/382 E. 2024/531 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/382
Karar No
2024/531
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/382 Esas - 2024/531 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/382 KARAR NO : 2024/531

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 05/10/2022 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı, dava ve replik dilekçelerinde özetle; “Davacı ... A.Ş.‘nin üretim ve satış amacıyla 1986 yılında kurulduğu, 30 yıldan fazla süredir yaptığı maddi manevi yatırımları ile sektörünün öncüsü konumuna gelmiş basiretli bir tacir olduğu; ... çekirdek unsurlu ticari unvanı ile 1986 yılından bu yana gerçekleştirdiği ticari faaliyetlerini hali hazırda; 1200 Eğitimli Personeli ile; 1227 adet son teknoloji makine ile; 10.000 Farklı desen üzerinden; 50.000 Metrekare Üretim Alanında; 8.000.000 Çift çorap aylık – 100.000.000 Çift çorap yıllık üretim kapasitesi ile sürdürdüğü; davacı firmanın arz edilen ticari faaliyetlerini sektörün öncülerinden olan; ... gibi çok sayıda markaya hizmet sağladığı; davacı firmanın ... nezdinde tescilli “...” esas unsurlu marka ve sair seri markaların sahibi olduğu; davalı ... nezdinde, diğer davalı adına tescil müracaatına konu edilmek ile davalı ... nezdinde ... başvuru numarası ile işlem gören “...” ibareli marka tescil müracaatı davalılardan ... tarafından 13.09.2021 tarihli ... sayılı bültende yayınlanmış olmak ile birlikte; ilgili yayına karşı davacı firma tarafından yapılan itirazların kısmen reddedildiği; davacı firmanın işbu karar üzerine yeniden müracaatı davalı ... ... tarafından ... sayılı kararı ile “… yapılan incelemede, markalar arasındaki farklılıklar, itiraza konu mallar ile itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan/incelemeye esas teşkil eden mal/hizmetler arasındaki farklılıkların yanı sıra başvuru sahibi adına ... sayı ile 2013 yılından bu yana tescilli bulunan ve halen hüküm ifade etmekte olan "..." ibareli markanın varlığı ve bu markanın eşya kapsamında bulunan mallar birlikte göz önüne alındığında, itiraza konu mallar bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış, aynı yönde ... verilen karar isabetli görülmüş ve fazlaya dair itirazın reddi gerekmiştir” şeklinde açıklanan gerekçelerle reddedilmiş olduğunu; tescilli markalara yalnızca bir harf eklemek ya da markadan tek harf çıkartmak sureti ile markaya ayırt edicilik kazandırılamayacağı sabit olup, mevcut durumda müracaatı gerçekleştirilen marka ile davacı adına 20 yıldan fazla süredir tescilli markanın ortalama tüketici kitlesinin büyük bir kısmının algısında karıştırılma riskine maruz kalacağı aşikar olduğu; davalı yan markası olan “...” ibareli marka bütünsel olarak değerlendirildiğinde davacı firmanın tescilli ... esas unsurlu markaları ile görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzer olduğu; davacı firmaya ait ... Şirketi ticaret unvanlı firma 30.01.2002 tarihinde tescil edilmiş olup, ticaret siciline kayıt edildiği; “...” ibaresi yalnızca davacının seri marklarının hakim ve ayırt edici unsuru değil aynı zamanda tescilli ticaret unvanın hakim unsuru olduğu; Kanunda belirtilen hükümler uyarınca davacı firmaya ait ticaret unvanının en belirgin kısmı olan “...” ibaresini ayırt edilemeyecek şekilde kullanması kanun maddesine aykırılık teşkil etmekte olup, bir ticaret unvanının marka olarak kullanılması her iki hakkın içeriğine de tecavüz teşkil etmekte ve aksi yönde ittihaz edilen davalı ... kararının tarafımızca anlaşılması ve kabulü mümkün olmadığı; davacı firmanın 20 yıldan uzun süredir kullandığı ticaret unvanı ve yine 20 yıldan fazla süredir kullanmakta olduğu tescilli markalarının varlığına rağmen, davalı yan tarafından davacı firma tarafından kullanılan emtialar/hizmetler kapsamında tescil müracaatına konu edildiği; davacı firmanın tescilli markası ile iltibas teşkil eden marka tescil müracaatının; davacı firmanın markasının tescilli olduğu emtia ve hizmetlerde gerçekleştirmiş olmasının kötü niyetli olduğunu” denilerek “Davalı yana ait ... kod numarasını havi marka bakımından yapılacak yargılama süresince ilgili markanın dava dışı 3. kişilere devrinin engellenmesi içerikli ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve markanın dava dışı 3. kişilere yargılama devam ettiği müddetçe devredilmesinin yasaklandığına karar verildiğinin ... müzekkere ile bildirilmesine” ve ... sayılı kararının aleyhe hususlar bakımından iptaline ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına; ... başvuru numaralı markanın yargılama sırasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin 27.03.2009 Kuruluş tarihinden itibaren iştigal konusunun “Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler için bezler. Bebek bezi, ıslak mendil, ıslak havlu, hasta bezi, hijyenik kadın bağı gibi mamul yarı mamul veya üretimini sağlamak için tüm hammaddelerini her nevi kimyevi madde ve kimyasal kağıtların yardımcı tüm malzemeleri ambalaj malzemelerinin yurt içi ve yurt dışından alımını ve satımını imalat ithalat ve ihracatını yapabilir....ve 15.8.2011 tarihinde tescil edilen tadil metninde yazılı olan diğer işler” 17.22.04 NACE KODU Başlığı altında “Hijyenik havlu ve tamponlar, kadın bağı, pedler, bebek bezleri vb. hijyenik ürünler ile giyim eşyası ve giysi aksesuarlarının imalatı (kağıt hamurundan, kağıttan, selüloz vatkadan, veya selüloz lifli ağlardan yapılmış” olduğu, davacının üretim konusu ile herhangi bir rakip ürün bulunmadığı; kaldı ki 2010 yılından itibaren markalaşan davalı firmanın 03/05/16/35. sınıflarda kendi faaliyet alanında Şirket ünvanı’na sadık kalarak Türkçe ... ve türevlerinden marka ürettiği; hiçbir şekilde üretim sınıfları dışında marka başvurusu olmadığı; davacı tarafın kötüniyet iddiasının da asılsız ve yersiz olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... sayılı kararının aleyhe hususlar bakımından iptaline ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına; ... başvuru numaralı markanın yargılama sırasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... nezdinde ... başvuru numarası ile işlem gören “...” ibareli marka tescil başvurusunun davalılardan ... tarafından 13.09.2021 tarihli 380 sayılı bültende yayınladığı, yayına karşı davacı firma tarafından yapılan itirazların kısmen reddedildiği; davacı firmanın işbu karar üzerine itirazının ... ... tarafından incelendiği ve Kurulun ... sayılı kararı ile; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "...", "..." ibareli markalarla karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle başvurunun 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yayına itiraz hakkındaki ... kararı sonrasında halen başvuru kapsamında kalan, diğer bir ifadeyle Kurulun önündeki işbu itirazın konusunu oluşturan mallar şunlardır: SINIF 3: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. SINIF 5: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. SINIF 16: Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. Öncelikle, başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi ... sayılı markalar hakkında "Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. bebek bezi, islak mendil, islak havlu, hasta bezi, hijyenik kadin bağı" malları yönünden SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 12.05.2021 tarihinde anılan markaların beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu tespit edilmiş olup, bu kapsamda yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ...'nın aşağıdaki tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmektedir: "... Ancak, ... tescil numaralı gerekçe markalar bakımından kullanımının ispatlanması talep edilen malların, tescil kapsamlarında yer almadığı tespit edildiğinden söz konusu markalar hakkındaki kullanım ispatı talebi dikkate alınmamıştır. Ayrıca, itiraz sahibi tarafından ... tescil numaralı markaların kullanımının ispatına ilişkin sunulan delillerin ispatı talep edilen mallar bakımından yeterli olmadığı tespit edildiğinden söz konusu mallar 6/1 incelemesinde dikkate alınmamıştır. ..." Yayına itiraz sahibinin, ...'nin bu kararına karşı Kurul nezdinde yapmış olduğu ve işbu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, kullanım ispatına ilişkin ... değerlendirmesine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediği tespit edilmiş olmakla birlikte, kullanım ispatı konusunun daha önceki aşamada (... nezdindeki yayına itiraz sürecinde) tartışılmış olması, kullanım ispatı konusunun ana uyuşmazlığa (SMK m. 6(1)) bağlı ve aynı uyuşmazlık içinde çözülmesi gereken bir mesele olması nedeniyle ve Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede ...'nin ... sayılı markalar bakımından yapılan kullanım ispatı talebinin geçerli olmadığı; ... sayılı markaların kullanımının ise yeterli delillerle ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, ... sayılı markaların kullanımı ispatlanamadığından SMK m. 19/2 uyarınca bu markalara dayalı olarak SMK m. 6/1 kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiş; ... sayılı markalar hakkındaki kullanım ispatı talebi geçerli olmadığından bu markalar ise kullanım ispatı talebine konu olmayan/kullanım ispatı yükümü altında bulunmayan diğer itiraz gerekçesi markalarla birlikte, tescil kapsamlarında bulunan tüm mal/hizmetler bakımından SMK m. 6/1 incelemesine esas alınmıştır. Bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde SMK m. 6/1 kapsamındaki itirazın incelenmesine geçilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" kenar başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yapılan incelemede, markalar arasındaki farklılıklar, itiraza konu mallar ile itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan/incelemeye esas teşkil eden mal/hizmetler arasındaki farklılıkların yanı sıra başvuru sahibi adına ... sayı ile 2013 yılından bu yana tescilli bulunan ve halen hüküm ifade etmekte olan "..." ibareli markanın varlığı ve bu markanın eşya kapsamında bulunan mallar birlikte göz önüne alındığında, itiraza konu mallar bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış, aynı yönde ... verilen karar isabetli görülmüş ve fazlaya dair itirazın reddi gerekmiştir.” gerekçesiyle ''İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın İKİ AYLIK yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 1)Davalı firmanın dava konusu ... sayılı markası ile, davacı firma mesnet markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında; a. Davalı firma mal/hizmet listesinde benzerlik bulunmadığı, b. Markalar arasında işaret benzerliği bulunduğu, 2)Davalı firmanın dava konusu ... sayılı markası ile, davacı firma mesnet markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, 3)Taraf beyanları ve dosyaya sunulan deliller ışığında; a. Davalının ... tescil sayılı markasının tescili açısından kötü niyetli olup olmadığının tespiti ile, b. ... sayılı ... karar iptali ve hükümsüzlük konusun da hukuki niteliği yüksek bir değerlendirme olduğundan bu konuda takdirin Mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Tekstil Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: - Davalı firmanın ... sayı ile 2013 yılından bu yana tescilli bulunan ve halen hüküm ifade etmekte olan "..." ibareli markasında 03, 05 ve 16. Sınıfların bulunduğu, - Davalı firmanın dava konusu ... sayılı markası kapsamındaki mal ve hizmetlerin, davacı yana ait ... sayılı, ... sayılı markaları kapsamında aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile aynı tür olduğu, - Taraf markalarının işaret benzerliği bakımından veya, marka işaretlerinin bütünsel algıları itibariyle davalı başvurusu işaretinin karıştırılabilecek düzeyde bir benzerlik ilişkisi içerisinde olmadıkları/işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, - ... sayılı ... karar iptali ve hükümsüzlük konusunun ve davalının tescil talebinde kötü niyet olup olmadığının değerlendirilmesi hukuki nitelikte olduğundan ve takdirinin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen EK raporda özetle:1) Davalı firmanın dava konusu ... sayılı markası ile, davacı firma mesnet markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında; a.davalı firma mal/hizmet listesinde benzerlik bulunmadığı, b.markalar arasında işaret benzerliği bulunduğu, 2) Davalı firmanın dava konusu ... sayılı markası ile, davacı firma mesnet markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, a. davacı yana ait ... sayılı ve ... sayılı markaları kapsamında aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler yani ortak 3 ve 16.sınıf emtialarına sahip olsalar dahi davacı tarafın bu sınıflarda mesnet tuttuğu 2016 ve 2021 başvuru tarihli markalarının münhasıran tescilli ... ibaresini içermediği, ...&... ve ...&... olarak geçtiği, halbuki davalı tarafın hem 2010 başvuru tarihli önceki marka hakkı olması hem de münhasıran ... ibaresine yer verilmesi nedenleriyle benzerlikten söz edilemeyeceği, 3) Taraf beyanları ve dosyaya sunulan deliller ışığında; a.davalının ... tescil sayılı markasının tescili açısından kötü niyetli olup olmadığının tespiti ile, b.... sayılı ... karar iptali ve hükümsüzlük konusun da hukuki niteliği yüksek bir değerlendirme olduğundan bu konuda takdirin Mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Tekstil Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen EK raporda özetle: 08.01.2024 ve 05.02.2024 tarihli bilirkişi kök raporlarında aynı sonuca varılmasına rağmen çelişki olarak görülen ve davacı taraf vekilince itiraz edilen hususlar açıklanmıştır. Dolayısıyla Ek rapor görevlendirmesinde ifade biçimlerindeki farklılıklara tekraren sebebiyet vermemek ve sonuç hususunda bilirkişi heyeti olarak aynı görüşte olduğumuzu ifade etmek üzere 08.07.2024 tarihli EK rapor sonuç bölümünü yinelemek gerekirse; 1)Davalı firmanın dava konusu ... sayılı markası ile, davacı firma mesnet markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında; a.Davalı firma mal/hizmet listesinde benzerlik bulunmadığı, b.Markalar arasında işaret benzerliği bulunduğu, 2)Davalı firmanın dava konusu ... sayılı markası ile, davacı firma mesnet markaları arasında SMK m.6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacı yana ait ... sayılı ve ... sayılı markaları kapsamında aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler yani ortak 3 ve 16.sınıf emtialarına sahip olsalar dahi davacı tarafın bu sınıflarda mesnet tuttuğu 2016 ve 2021 başvuru tarihli markalarının münhasıran tescilli ... ibaresini içermediği, ...&... ve ...&... olarak geçtiği, halbuki davalı tarafın hem 2010 başvuru tarihli önceki marka hakkı olması hem de münhasıran ... ibaresine yer verilmesi nedenleriyle benzerlikten söz edilemeyeceği, 3)Taraf beyanları ve dosyaya sunulan deliller ışığında; a.Davalının ... tescil sayılı markasının tescili açısından kötü niyetli olup olmadığının tespiti ile, b.... sayılı ... karar iptali ve hükümsüzlük konusun da hukuki niteliği yüksek bir değerlendirme olduğundan bu konuda takdirin Mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, raporlar arasında çatışan görüşler bulunmakta ise de hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: -Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır. - Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Kullanımın İspatı: Mevzuatın 19/2. Maddesi; “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise; “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmü düzenlenmiştir. Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır. Davalı şirketin (başvuru sahibi) itiraz gerekçesi ... sayılı markalar hakkında "Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. bebek bezi, islak mendil, islak havlu, hasta bezi, hijyenik kadin bağı" malları yönünden SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu, ... tescil numaralı gerekçe markalar bakımından kullanımının ispatlanması talep edilen malların, tescil kapsamlarında yer almadığı tespit edildiğinden söz konusu markalar hakkındaki kullanım ispatı talebinin dikkate alınamayacağı, itiraz sahibi tarafından ... tescil numaralı markaların kullanımının ispatına ilişkin sunulan delillerin ispatı talep edilen mallar bakımından yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

...

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalının ... sayı ile 2013 yılından bu yana tescilli bulunan ve halen hüküm ifade etmekte olan "..." ibareli markasında 03, 05 ve 16. Sınıfların bulunduğu, davalı firmanın dava konusu ... sayılı markası kapsamındaki mal ve hizmetlerin, davacı yana ait ... sayılı, ... sayılı markaları kapsamında aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile aynı tür olduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ... şeklinde koyu mavi tonların hakim olduğu bir sözcük markası olduğu, markanın el yazısı karakterinde “...” olarak yazıldığı, ... kelimesinin Türkçe karşılığı olmamakla birlikte lady kelimesinin kadın/hanım karşılıklarının olduğu bununla birlikte dil bilgisi kurallarına uygun yazımları doğrultusunda telaffuzlarının “...” ve “...” şeklinde olacağı, her iki kelimenin de bütün içerisinde bağımsız karakterlerini korumakla birlikte tamlama/söz öbeği olarak algılanarak bütün olarak markanın esas unsurunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yana ait önceki tarihli markalar ise genel anlamda “...” sözcük unsurunu esas unsur olarak ihtiva eden, ... sayılı veya ... sayılı markalar oldukları, “...&...” veya “...&...”davacı markalarının genel anlamda esas unsuru olan “...” veya “...” kelimesinin de dilimizde bir anlamı olmamakla birlikte ortalama tüketiciler tarafından yabancı bir sözcük markası olarak algılanacağı, yazımına en uygun şekildeki telaffuzunun “...” ve “...” veya “...” ve “...” şeklinde olacağı anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "...&.../ ...&..." ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, SMK 6/1 maddesi anlamında çifte benzerlik şartının oluşmadığından taraf markaları arasında 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, Davalı başvuru sahibi adına ... sayı ile 2013 yılından bu yana tescilli bulunan ve halen hüküm ifade etmekte olan "..." ibareli markanın varlığı ve bu markanın eşya kapsamında bulunan mallar birlikte göz önüne alındığında, öncelikli hakkının bulunduğu, Salt taraf markaları arasındaki benzerlik iddialarının kötü niyete delalet olarak kabul edilmesinin mümkün olamayacağı, dosyada kötü niyete ilişkin yeterli delile rastlanmadığı; SMK 6/9 koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/382, K. 2024/531, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-382-e-2024-531-k-d2033a2139f8