İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/314 E. 2025/1033 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/314
- Karar No
- 2025/1033
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/314 Esas KARAR NO : 2025/1033
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2022 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, davacıların miras bırakanı ... tarafından tanzim edildiği iddia edilen, tanzim tarihinden 5 sene sonra, ödeme tarihinden ise 3 sene sonra ve müteveffanın ahirete irtihalinden de 3 sene sonra ortaya çıkan bir senede dayanarak Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyadan davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak bono incelendiğinde tanzim tarihi 09.02.2017, vade tarihi 30.11.2018, düzenleme yeri Bakırköy, keşidecisi müvekkillerin babası Müteveffa ..., lehdarı davalı alacaklı ..., miktarı 1.195.000-TL olduğu görüldüğünü, alacaklı davalı tarafından, Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden görevsizlikle dosya Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmişken ve işbu dosya derdest durumdayken, 03.11.2021 tarihinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş. ... Karar sayılı ihtiyati haciz kararı alındığını, dolayısıyla, ihtiyati haczin derdestlik yönünden reddi ile işbu ihtiyati hacizle haczedilen meblağ ve malların hacizleri usul ve yasaya aykırı bir şekilde tesis edildiğini, Müteveffa keşideci ... 28.02.2019 tarihinde 1-1,5 ay yoğun bakımda bitkisel hayatta kaldıktan sonra vefat ettiğini, yasal mirasçıların davaya dayanak bonoyu icra takip dosyasıyla öğrendiklerini, icra dosyasına dayanak senette keşideci ... olduğunu, ...'ın, 28.02.2019 tarihinde vefat ettiğini, alacaklı davalı taraf icra müdürlüğünden ve terekeden ihtiyati haciz dosyasında taraf teşkilini sağlayacak bir yetki alıp mirasçılık belgesiyle müvekkillerine davayı veya icra takibini yöneltmediğini bunun yerine doğrudan müvekkillere dava ve icra takibi yönelttiğini, dolayısıyla işbu durum dahi davaya konu ihtiyati haciz ve icra dosyalarının usulsüz olduğunun tespiti için yeterli bir sebep olduğunu, keşideci müteveffa ...'ın ekte sunulan tediye makbuzlarıyla sabit olduğu üzere vade tarihinden önce borcu ödediğini, alacaklı davalı ... imzasıyla ekte sunulan makbuzları aldığını, bu durumun açıkça bahse konu bono bedelinin yüksek meblağda vade farkı ile birlikte ödenmiş olduğundan davaya konu bononun haksız ve kötü niyetli icra takibine konu edildiğini gösterdiğini, gerektiğinde inceleme için yargılamanın her aşamasında mahkemeye ibraz edebilecekleri, aslı müvekkillerinde olan makbuzların dosyaya sunulduğunu, sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere tediye makbuzları Üzerindeki imza ile alacaklı ...'in vekiline verdiği vekaletnamedeki imzanın tıpatıp benzer olduğunu, Ayrıca belirtmek gerekir ki vade tarihi olan 30.11.2018 tarihinden | ay gibi kısa bir süre sonra yoğun bakıma yatırıldığını, ardından da müteveffanın vefat ettiğini, bu sebeple iadesi ...'a yapılmayan itfa edilmiş bu bono nedeniyle takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müteveffa tarafından borcu itfa edilmiş işbu bononun iadesinin yoğun bakıma yatırlmadan önce davalıdan istendiğinin şahitler vasıtasıyla öğrenildiğini, sabit olacağı üzere davalının, vade tarihi olan 30.11.2018 tarihinden önce bulabildikleri dekontlarla 1.383.512 Türk Lirası parayı müteveffadan aldığını, ayrıca davalının imzaladığı ve imzasını da kabul ettiği makbuzlara vade farkı aldığını dahi beyan ettiğini, böylece bütün borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini, bononun ödendiğini, borcun itfa edildiğini, faiz oranı ve alacak kalemleri hatalı olduğunu, kambiyo senetlerinde (bono) faiz oranı ile ilgili hükümler ise Türk Ticaret Kanunu'nun 810. maddesinde düzenlendiğini, anılan hükme göre “Hamil, başvurma yolu ile; a) Çekin ödenmemiş olan bedelini, b) İbraz gününden itibaren bu tutarın faizini, c) Protestonun veya buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer giderleri ve d) Çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini, isteyebilir." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise kambiyo senedi düzenleme işinin ticari iş niteliğinde olduğunu ve bu sebeple talep edilmesi durumunda ve protestodan sonra 3095 sayılı kanun madde 2'de öngörülen oranda faiz istenebileceğini kabul ettiğini, bu durumda temerrüt faizi uygulanması gerekirken reeskont faizi uygulandığını, bu nedenle icra takibine bu yönden faize ve fer'lerine itiraz etme zorunluluğunun doğduğunu fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, tahsil edilen meblağlar yönünden tarafımızca teminatın yatırıldığı tarihten itibaren temerrüt faizi ile istirdat kararı verilmesine, Yüzde 20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Senette asıl borçlunun senedi düzenleyen olduğunu, asıl borçluların mirasçılarının asil borçlu sayıldığını, bunların dışında senedi düzenleyene aval verenlerin de asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olacaklarını, Usulüne uygun ibrazı gerçekleştirilmiş bir senette hamil asıl borçlulara karşı protesto çekmeden doğrudan müracaat edebileceğini ve icra takibi yapabileceğini, bu halde protesto şartı aranmayacağını, somut olayda 09.02.2017 düzenleme ve 28.12.2018 vade tarihli senedin düzenleyicisi yani keşide eden asıl borçlu ... olup ...'ın vefat etmesi nedeniyle 3 yıllık zamanaşımı içerisinde 03.11.2021 tarihinde asıl borçlu sayılan mirasçılar hakkında Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası Üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, cirantalara ve onların mirasçılarına başvuru için protesto şartı aranmakta iken keşideci ve onun mirasçılarına başvuru ve takip yapmak için protesto şartı aranmamakta olup davacı vekilinin itiraz niteliğinde olan ve takip talebinin tebliğinden itibaren 5 günlük yasal süre içerisinde icra mahkemesine yapılması gereken itirazı haksız olduğu kadar usule de uygun olmadığını, davacının sunduğu tediye makbuzları dava konusu senetlerden kaynaklı düzenlenmemiş olmakla birlikte tediye makbuzlarında tahrifat yapıldığını, borçlu tarafından dosyaya ibraz edilen 35.000TL lik kısmın önüne ve arkalarına eklemeler yapmak suretiyle belgede tahrifat yapıldığını, belgelerin asılları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde 35.000-TL olan tediye makbuzların eklemeler sonucunda 135.000 TL ve 135.000 Euro'ya çevrildiklerinin görüleceğini, aynı miktarların yazılı kısmına bakıldığında bariz şekilde "yüz" yazısının sonradan eklendiği ve bu nedenle öne doğru taşıdığının görüleceğini, makbuzların tamamında yazı, rakam ve imza kısmında inceleme yapılması gerektiğini, bilirkişilerce tediye makbuzları incelendiğinde başkaca da sahteliklerin yapıldığının tespit edileceğini, bu sebeplerle davacının davasının reddine, mahkemece tedbir niteliğinde verilen icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen ara kararın ... dışındaki borçlular açısından hüküm ve sonuç doğurmadığının icra dairesine bildirilmesine, haksız iddia ve itirazlar üzerine Mahkemece tedbir kararı verilmiş olması nedeniyle alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalı müvekkile ödenmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar, murisleri ...'ın borcunun bulunmadığını, takibe konu bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, bono bedelinin ödenerek bononun bedelsiz kaldığını iddiasıyla menfi tespit ve fazladan yapılan tahsilatların istirdadını istemişlerdir. Davalı ise, yapılan takibin usule uygun olduğunu, takibe dayanak olan bononun yasal şartları taşıdığını, senedin sebepten mücerret olması nedeniyle ihdas nedeninin belirtilmesi zorunluluğunun bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının sunduğu ödeme makbuzlarının dava konusu senetlerden kaynaklı olmayıp ayrıca makbuzlarda tahrifat yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler uyarınca dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece resen grafoloji uzmanı bilirkişinin seçildiği görülmüştür. Dosyaya sunulan 07/07/2023 tarihli grafoloji raporunda özetle; İnceleme konusu, alacaklı “...”, ödeyecek “...” adlarına düzenlenmiş, “09/02/2017” düzenleme ve “30.11.2018” vade tarihli,“1195.000/ Birmilyonyüzdoksanbeş TL” meblağlı senede ilk olarak bir kalemle borçlu imzalarının atıldığı (birinci kalem), bilahare -borçlu imzalarının atıldığı kalemden- farklı bir kalem kullanılarak rakamla ve yazıyla değer gösteren bölümlerdeki “1195.000/bir milyon yüz doksanbeş”, alacaklı adı olarak “...”, ödeyecek kısmındaki “...” yazılarının yazıldığı (ikinci kalem), son olarak -yukarıda belirtilen iki kalemden farklı bir kalem kullanılarak- rakamla ve yazıyla vade tarihleri yazılan kısımlara “30.11.2018”, ödeme yeri olarak “Büyükçekmece / İST”, düzenleme tarihi olarak “09/02/2017”, düzenleme yeri olarak “Bakırköy” yazılarının ilave edildiği (üçüncü kalem), dolayısıyla senedin düzenlenmesinde üç farklı kalem kullanıldığı sonucuna varıldığı, ödeyecek kısmının “V.D.No.su / T.C. Kimlik No” satırında yazılı “...” rakamlarından son beş adedinin birbirlerine olan mesafesinin önceki rakamlara kıyasla daha dar olması; imzadan kaçınmak, imzayı çiğnememek amacıyla sıkıştırılmış izlenimi vermeleri, buradaki “kullanılan kalem sıralamasında” etkili olduğu,13.02.2018 tarihli makbuzun değerlendirilmesinde; Mürekkebinin, makbuzdaki diğer yazıların mürekkebinden farklı tepkime vermesi, keza diğer yazılardan daha zayıf fulaj izini haiz olduğu tespitlerime istinaden 13.02.2018 tarihli makbuzun son satırında yazılı “ve senet bedeline mahsuben” içerikli yazıların, makbuzdaki diğer yazıların yazıldığı kalem ve zeminden farklı bir kalemle ve zeminde yazıldığı,26.06.2018 tarihli makbuzun değerlendirilmesinde; Fulaj izlerinin, makbuzdaki diğer yazıların fulaj izlerinden daha zayıf olduğu tespitime istinaden 26.06.2018 tarihli makbuzun son satırında yazılı “ve sener bedeline mahsuben” içerikli yazıların, makbuzdaki diğer yazıların yazıldığı zeminden farklı bir zeminde yazıldığı, 27.08.2018 tarihli makbuzun değerlendirilmesinde; Fulaj izlerinin, makbuzdaki diğer yazıların fulaj izlerinden daha zayıf olduğu tespitime istinaden “NAKİT ÖDEME” ve “TOPLAM ÖDENEN” satırlarındaki “€” sembolleri, “YAZI İLE” satırının sonundaki “EURO” sözcüğü ve son iki satırında yazılı “1.795.000 TL'lik ... senedine istinaden yapılan ödemedir” içerikli yazıların, 27.08.2018 tarihli makbuzdaki diğer yazıların yazıldığı zeminden farklı bir zeminde yazıldığı, 13.02.2018 tarihli makbuzda mürekkep ve fulaj izi farklılığı, 26.06.2018 ve 27.08.2018 tarihli makbuzlarda ise fulaj izi farklılığı bulunması; mürekkep ve fulaj izi farkı olan yazıların, makbuzlardaki diğer yazılarla aynı anda yazılmadıklarına dolayısıyla makbuzlara -imzalar atıldıktan sonra- ilave edildiklerine dair görüş ve kanaatini bildirmiştir. Grafoloji raporu aldırılması üzerine mahkemece resen icra takibi dosyasına ilişkin SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 09/02/2024 tarihli kök raporda özetle; ilgili tediye makbuzları ile yapıldığı iddia edilen ödeme tutarlarının 1.195.000,00-TL'lik senede mukabil yapılan ödemeler kapsamında hesaplamaya dahil edilmeyeceği, bono borçlusu ile alacaklı arasındaki ilişkinin ticari ilişki olmadığı, bu sebeple 3095 sayılı kanunun 2.maddesi hükmü gereği temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, senedin vadesi olan 30/11/2018 tarihinden, icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanması yapılmasının gerektiği, ancak bu hesaplamalar yapılırken davacılar tarafından toplam 2.575.210,85-TL ödemelerin dikkate alınması gerektiği, buna göre işlemiş faiz miktarının 555.593,67-TL olacağı, 25/11/2021 tarihinde yapılan 403.000,00-TL ve 06/04/2022 tarihi itibariyle yapılan toplam 2.172.210,85-TL ödeme ile davacılar tarafından toplam 2.575.210,85-TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin senet tutarı asıl alacağa karşılık, 1.380.210,85-TL fazla olduğu, icra takibi konusunu oluşturan senet asıl alacağı 1.195.000,00-TL ile işlemiş faiz 555.593,67-TL'nin toplamının 1.750.593,67-TL olduğu, senet komisyon bedelinin 2.390,00-TL olduğu, buna göre davacıların bakiye 822.227,18-TL fazla ödeme yaptığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. Dosyaya gelen yazı cevabı uyarınca aynı bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, 29/07/2024 tarihli ek raporda bilirkişi özetle; Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... no'lu icra takip dosyasında yapılan 07/03/2024 tarihli kapak hesabında; 2.264.302,67-TL tutarında yekün alacak, 1.419.589,73-TL yatan para 844.712,94-TL bakiye borç miktarı hesaplandığı, aynı kapak hesabında ödeme bilgileri olarak 25/11/2021 tarihli 403.000,00-TL ve 06/04/2022 tarihli 1.016.589,73-TL ödeme / yatan para miktarına yer verildiği, oysa, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... no'lu icra dosyası kapsamında düzenlenen ve icra dairesince dava dosyasına sunulan tahsilat dekontlarının incelenmesinde; 25/11/2021 tarih ve ... sıra no'lu tahsilat makbuzu ile 403.000,00-TL, 06/04/2022 tarih ve ... sıra no'lu tahsilat makbuzu ile 1.016.589,73 TL, 06/04/2022 tarih ve .... sıra no'lu tahsilat makbuzu ile 1.155.621,12 TL, olmak üzere toplam 2.575.210,85-TL tahsilat yapıldığı tespiti dikkate alındığında, icra dairesi'nin 07/03/2024 tarihli kapak hesabında, yatan paraya ilişkin toplam tutarın 1.155.621,12-TL eksik görülen tutarın icra dairesi'nin ... no'lu dosyasında teminat olarak tutulduğunun, 07/03/2024 sayılı yazı ile Sayın Mahkemeye bildirildiği, 07/03/2024 tarihli kapak hesabında ödeme bilgileri olarak, teminatta tutulan 1.155.621,12-TL hariç, 25/11/2021 tarihli 403.000,00-TL ve 06/04/2022 tarihli 1.016.589,73-TL olmak üzere toplam 1.419.589,73-TL yatan paranın, TOPLAM alacak miktarı 2.264.302,67- TL'den mahsubu ile 07/03/2024 tarihli kapak hesabına göre kalan alacak miktarının 844.712,94-TL olduğu, icra dosyası kapak hesabı tarihi olan 07/03/2024 itibariyle 1.155.621,12-TL'nin teminat olarak dosya hesabında tutulduğu, dikkate alındığında, teminat olarak tutulan bu tutarın, kapak hesabı alacağı olarak kalan 844.712,94-TL'den kapak hesabı tarihi 07/03/2024 itibariyle 310.908,18-TL fazla olduğu, başka bir deyişle icra dosyası borçlusu davacının icra dosyasına fazladan yatırlan para nedeni ile 310.908,18-T7L alacaklı olduğu hesaben tespit edildiği, 07/03/2024 kapak hesabı tarihi itibariyle davacılar tarafından eksik ödeme yapılmamış olduğu, aksine 07/03/2024 itibariyle fazladan yatırılmış olan tutar nedeniyle 310.908,18-TL davacıların alacaklı olduğu, bu tutar karar tarihi ve/veya icradosyasının kapanış tarihi itibariyle yapılacak hesap güncellemesi ile değişeceği görüş ve kanaatin bildirmiştir. Mahkemenin 20/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile kök ve ek raporu hazırlayan SMMM bilirkişisi'nin görevlendirmesine ek olarak hukukçu bilirkişinin eklenmesine ve oluşturulan bu heyetten nihai rapor aldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Dosyaya sunulan 17/07/2025 tarihli nihai rapor niteliğindeki ek bilirkişi heyeti raporunda özetle; takibe konu edilen 1.195.000 TL tutar esas alındığında, takip toplamı 1.760.876,70 TL hesaplandığı 25.11.2021 tarihli icra dosyasına yapılan ödeme sebebiyle davacıların, 05.04.2022 Dava tarihi itibariyle dosyada kalan borcunun 1.556.793,34 TL olduğu , istirdata konu tutar bulunmadığı, davadan 1 gün sonra, icra dosyasına 06.04.2022 tarihinde 2 adet ödeme mevcut olduğu, Ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle hesap yapıldığında, davalı alacaklıya ödenen davacı ...'nın icra dosyasına yapmış olduğu ödemesi 1.016.589,73-TL sebebiyle kalan borcun 633.229,78-TL hesaplandığı, istirdata konu tutar bulunmadığı, Davalı alacaklıya ödenmemiş ve davacı ...'ın icra dosyasına yapmış olduğu ödemesinin 1.155.621,12-TL olduğu, bu ödemenin icra dosyasına yapıldığı ödeme tarihi itibariyle fazla ödemenin 491.334,23-TL hesaplandığı, ancak icra dosyasında söz konusu ödeme sebebiyle davalı alacaklıya reddiyat yapılmadığı, istirdat konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, takibe konu edilen bono sebebiyle 1.000.195-TL tutar esas alındığında, takip toplamı 1.493.469,20-TL hesaplandığı 25.11.2021 tarihli icra dosyasına yapılan ödeme sebebiyle davacıların, 05.04.2022 dava tarihi itibariyle davacıların 1.000.198-TL asıl alacak , 267.267,21-TL ferileriyle toplam 1.267.462,21-TL davalıya borçlu kaldığı , istirdata konu tutar bulunmadığı, davadan 1 gün sonra, icra dosyasına 06.04.2022 tarihinde 2 adet ödeme mevcut olduğu, ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle hesap yapıldığında, davalı alacaklıya ödenen davacı ...'nın icra dosyasına yapmış olduğu ödemesi 1.016.589,713-TL sebebiyle kalan borcun 343.814,50-TL olarak hesaplandığı, istirdata konu tutar bulunmadığı, davalı alacaklıya ödenmemiş ve davacı ...'ın icra dosyasına yapmış olduğu ödemesi 1.155.621,12-TL olduğu, bu ödemenin icra dosyasına yapıldığı ödeme tarihi itibariyle fazla ödemenin 805.083,59-TL hesaplandığı, ancak icra dosyasında söz konusu ödeme sebebiyle davalı alacaklıya reddiyat yapılmadığı, istirdat konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacıların takibe konu bonodaki borçlu imzasına itirazları bulunmamaktadır. Mahkememizce yaptırılan ve yukarıda özetlenen grafoloji raporunda; "Senedin düzenlenmesinde üç farklı kalem kullanıldığı" tespiti yapılmış ise de, bu durumun bononun geçerliliğine etkisi olmadığı saptanmıştır. Davacıların ayrıca "Murisleri ...'ın borcunun bulunmadığı ve bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu" yönünde de iddiaları var ise de; davacıların iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığından davacıların bu iddiaları yerinde görülmemiştir. Davacıların yapılan ödemeler nedeniyle borçlu bulunmadıkları yönündeki iddiaları yönünden yapılan incelemede; mahkememizce aldırılan 07/02/2023 tarihli grafoloji raporu ile davacıların takipten önce yaptıklarını ileri sürdüğü ödemeler yönünden dosyaya sundukları tediye makbuzları üzerinde eklemeler yapıldığı tespit edildiğinden, işbu ödemelerin miktarlarının ve takibe konu bonoya ilişkin oldukları sabit olmadığından makbuzlara ilişkin tutarların ödeme olarak kabulü mümkün olmamıştır. Takipten sonra yapılan ödemeler yönünden ise; davaya konu icra takip tarihinin 08/11/2021 olduğu, 05/04/2022 tarihinde işbu davanın açıldığı, davacıların icra dosyasına 25/11/2021 tarihinde 403.000,00-TL (tahsil harcının mahsubu ile net 384.663,50-TL), 06/04/2022 tarihinde 1.016.589,73-TL (tahsil harcının mahsubu ile net 924.080,06-TL) ödeme yapıldığı, yine aynı tarihte 1.115.621,12-TL ödeme yapıldığı, ancak belirtilen son ödemenin mahkememizin ihtiyati tedbir kararı nedeniyle reddiyatının yapılamadığı, sonuç olarak davacıların takipteki borcu karşılayacak ve fazladan 805.083,59-TL ödeme yapmış oldukları anlaşılmıştır. İcra takibinden sonra yapılan ödemeler nedeniyle menfi tespit hükmü kurulamaz. Çünkü bu durumda borç dava açıldığı tarihte zaten mevcut değildir. Menfi tespit davasının konusu dava tarihindeki borç durumudur. Takipten sonra yapılan ödemeler yönünden "Davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" kararı verilmesi gerektiğinden, yukarıda yapılan tespitler uyarınca bu yönde karar verilmiştir. Davacıların fazladan yapmış oldukları 805.083,59-TL'nin istirdadı istenmiş ise de; davacıların açtıkları işbu menfi tespit davasında mahkememizin İİK 72/3 maddesi uyarınca "İcra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine" yönündeki ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davalıya reddiyatının yapılamadığı, icra dosyasında bloke edildiği anlaşıldığından fazla yapılan bu ödemenin davacı tarafa iadesine, davacıların istirdat ve fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -Davacıların takipten sonra ödemelerle takip konusu borcu ödedikleri anlaşıldığından; Davanın konusuz kalmış olması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -Davacıların icra dosyasına 805.083,59-TL fazla ödeme yaptıkları görülmüş ise de; ödemenin mahkememizin ihtiyati tedbir kararı nedeniyle icra dosyasında bloke edildiği ve davalıya ödenmediği anlaşıldığından fazla yapılan bu ödemenin davacı tarafa iadesine, davacıların istirdat ve fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, -Şartları oluşmadığından davacıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, -Şartları oluşmadığından reddedilen kısım için davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcı'nın davacılar tarafından daha önce yatırılan 30.071,38-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 29.455,98-TL harcın yatırana iadesine, 3-Yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 253.696,44-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı vekili tarafından mahkememiz veznesine depo edilen teminatın karar kesinleştikten 1 ay sonra tazminat davası açılmaması halinde talep halinde İADESİNE, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana İADESİNE, Dair, davacılar ..., ..., ... vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır