İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/25 E. 2024/506 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/25
Karar No
2024/506
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2022/25 Esas KARAR NO : 2024/506 DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2020 KARAR TARİHİ : 17/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasında dava dilekçesinin ekinde sunulan 18.01.2018 tarihli Satış Vaadi Sözleşmesi'nİn imzalandığını» sözleşme uyarınca davalılardan ... ve ... ...'in, ...nin ... (...) - Ticaret Odası (...) hattına ait ... ... tekne plakasındaki hisselerinin tamamım müvekkiline satmayı vaat ettiğini, yine sözleşme uyarınca davalılardan ... ...'in ... ... nolu tekne plakası üzerindeki tüm hak ve hisselerim kız kardeşlerine eşit olarak devir ettiğini, annesi ... ...'den bu plaka dolayısıyla intikal edecek tüm hak ve hisselerinden şimdiden feragat ettiğini, kendisine intikal etmiş ve edecek tüm hak ve hisselerim kız kardeşlerine devir ettiğini kabul ve beyan ettiğini, böylece davalı ... ...'in davaya konu ... ... tekne plakasında hiçbir hissesi» hakkı ve alacağı kalmadığını, tüm haklarını kız kardeşlerine eşit olarak devrettiğini, davalıların babası ... ...e ait ... ... nolu tekne plakasının ekte sunulan veraset ilamı île davalılara ve diğer mirasçılara intikal ettiğini, davalılar ve diğer mirasçıların... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/... Esas, 2015/... Karar sayılı dava ile ortaklığın giderilmesi ve sulh protokolü yaptıklarını, işbu protokolün 6. maddesinde de davalı ... ...'in tekne plakasındaki tüm hak ve hissesini kız kardeşlerine devir ettiğini, satış vaadi sözleşmesinde satmayı vaad eden ... ..., ... ve ...'nın (vefatı ile mirasçüan ... ve ... ) tekne plakasındaki tüm haklarım ve hisselerini 18.06.2019 tarih ve 06494 yevmiye notu sözleşme ile müvekkiline devir ettiğini, satış vaadi sözleşmesindeki edimlerini ifa ettiklerini, 14.01.2020 tarihli ...nin yazısından da anlaşıldığı üzere müvekkilinin, satış vaadi sözleşmesindeki edimini ifa eden 3 kız kardeşten aldığı hisse ile şu anda tekne plakası üzerinde 3/8 (%37.5) hissenin maliki olduğunu, davalılardan ...ın 1/8 (%12.5), ... 'nin 1/8 (%12.5) ve ...'in de 1/8 (%12.5) hisse sahibi olarak göründüklerini, davalıların annesi ... ...'in de 2/8 pay (%25) maliki olarak gözüktüğünü, davalı ... ve ... ...'in satış vaadine konu hisselerini ve haklarını müvekkiline devretmediklerini, yine davalı ... ...'in sözleşmeye aykırı olarak plaka üzerindeki hak ve hissesini kız kardeşlerine devretmediğini, bu nedenle ... ...'in hissesinin kız kardeşlerinden devir alınamadığını, satış vaadi sözleşmesinde tekne plakasının toplam bedelinin 650.000 TL olarak, belirlendiğini, bu bedelin 275.000 TL tutarının davalılara ve müvekkiline hisselerini devreden 3 kız kardeşe ödendiğini, böylece sözleşmeye istinaden müvekkilinin, davalı ...'a 55.000 TL ve ... ...'e 55 TL peşin ödeme yaptığını, davalıların her birinin satış vaadi sözleşmesine göre alacakları bakiye bedelin 97.500 - 55.000 = 42.500 TL olduğunu, mahkeme tarafindan depo karan verildiğinde müvekkili tarafindan mahkemeye bu tutarların depo edileceğini, davalı ... ...'in, taraflar arasındaki protokolde kısıtlı olan annesi ...'in davaya konu plakadaki hissesinin satışı için ... Sulh Hukuk mahkemesine talepte bulunduğunu, ancak 08.11.2019 tarihli satış gününde satışa katılmadığından satışın düşürülmesine karar verildiğini, davalının sözleşmedeki bu taahhüdünü de ihlal ederek müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin uğradığı bu zarar dolayısıyla doğacak olan haklarını saklı tuttuğunu, ... ...'in hissesini kız kardeşlerine devretmeyi taahhüt ettiğinden ve müvekkilinin de davalılar ve diğer kız kardeşleri ile ... ...'in hissesi dahil satış vaadi sözleşmesi yaptığından. ... ... adına gözüken 1/8 (%12.5) adına kayıtlı hissesinin iptali ile müvekkili adına tescilini talep ettiklerini, davaya konu ... ... nolu tekne plakasının 1/8 (%12.5) hissesine malik olan davalı ...'ın ve 1/8 (%12.5) hissesine malik olan davalı ... ...'ın adına kayıtlı hisselerin iptali ile müvekkili adına tescilini talep ettiklerini, sözleşmenin son paragrafında, tekne plakasının ... Başkanlığı'na ve ... ne olan borçlarının, davacı müvekkilinin ödeyeceği bedelden düşüleceğinin kararlaştırıldığını, bu kuruluşlara yazı yazılarak, tekneye ait ne kadar bakiye borcu olduğunun sorutmasını ve davalılara ödenecek bedelden bu borcun davalıların hissesi oranında düşülmesini talep ettiklerini, müvekkilinin tüm hisseleri devir alamadığından, tekne plakasını ve plakanın bağlı olduğu hattı kullanamadığından ve limana tekneyi bağlayamadığından dolayı zarara uğradığını, bu husustaki dava ve talep haklarının saklı olduğunu belirterek, öncelikle dava konusu tekne plakasındaki davalıların hisselerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konusu tekne plakasındaki davalılar adına kayıtlı hisselerin iptali ile müvekkili adına tesciline; bu talep kabul olmadığı taktirde, tekne plakasındaki davalı hisselerinin müvekkilinin ödediği bedele uyarlanarak, dava tarihindeki rayiç ve reel değerinin (müvekkilinin ödediği bedelin denkleştirilmesiyle belirlenecek rakamdan az olmamak kaydıyla) yasal faizi ile birlikte belirsiz alacak olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; Davaya delil gösterilen 18.01.2018 tarihli satış vaadi sözleşmesinin davalılar tarafından boş kağıda Avukat ... ... tarafindan zorla imza attırılmak suretiyle tanzim edildiğinden, öncelikle bu satış vaadine itiraz ettiğini, bundan önce tanzim ettikleri üç sözleşmenin de zorunlu olarak yırtıldığını, davaya konu araç İçin taktir edilen 650.000 TL'nin çok düşük bir değer olup, şifahi akitlerinde bu değerin 1.500.000 TL olarak belirtildiğini, hisselerini devir edenlere ödenenler haricinde kendisine peşin olarak S5.000 TL'nin ödendiğini kabul ettiğini, dolayısıyla durum böyle olunca maddi açıdan mağduriyetinin söz konusu olduğunu, ödemelerin 1.500.000 TL üzerinden yapılması halinde davayı kabul etmelerinin söz konusu olabileceğini, itirazlarının konusunun davaya konu aracın değerinin yan yarıya düşük gösterilmesi olduğunu, itiraz ettikleri satış vaadi sözleşmesinin aslının adli tıpta incelenmesi halinde, altındaki İmzalan» yazılımdan önce (boş kağıda attınlmış imzalar olduğu) atıldığının görüleceğini, dolayısıyla Satış Vaadi Sözleşmesi sahte niteliğine haiz olduğundan, davaya dayanak gösterilmesine itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ancak ilk şifahi akit ile belirlenen değerin davacı tarafindan 1.500.000 TL olarak kabulü halinde davayı kabul edeceğini beyan etmiştir. Davalılardan ... ... cevap dilekçesinde özetle; Davaya delil gösterilen 18.01.2018 tarihli satış vaadi sözleşmesinin davalılar tarafından boş kağıda Avukat ... ... tarafından zorla imza attırılmak suretiyle tanzim edildiğinden, öncelikle bu satış vaadine itiraz ettiğini, bundan önce tanzim ettikleri (İç sözleşmenin de zorunlu olarak yırtıldığım, davaya konu araç için taktir edilen 650.000 TL'nin çok düşük bir değer olup, şifahi akitlerinde bu değerin 1.500.000 TL olarak belirtildiğini, kendisinin şahsına düşen payını her ne kadar kardeşlerine devir ettiyse de davalı gözüken kız kardeşlerinin hakkını korumak zorunda bulunduğunu, rayiç değerin tehditle düşük gösterildiğini, satış vaadi sözleşmesinin kardeşlerine boş kağıda imza arttırmak suretiyle tanzim edildiğine şahit olduğunu, bu konuda davacının oğlu Şenol ... tarafından hakarete uğradığı gibi ölümle de tehdit edildiğini, bu konuda yaptığı şikayet ile ilgili soruşturmanın devam ettiğini belirterek, itiraz ettikleri satış vaadi sözleşmesinin aslının adli tıpta incelenmesi halinde, altındaki imzaların yazılımdan önce (boş kağıda attırılmış imzalar olduğu) atıldığının görüleceğini, dolayısıyla Satış Vaadi Sözleşmesi sahte niteliğine haiz olduğundan, davaya dayanak gösterilmesine itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ancak ilk şifahî akit ile belirlenen değerin davacı tarafından 1.500.000 TL olarak kabulü halinde davayı kabul edeceğini belirtmiştir. Davalılardan ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı geçtiğinden ve hak düşürücü süreler dolduğundan, itirazda bulunduklarım, müvekkili ile davacı arasında, 18.01.2018 tarihinde, 650.000 TL saüş bedeli karşıltğtnda plaka (hat kullanım İzni/ruhsatı) satışı için Satış Vaadi Sözleşmesi yapılmadığım, davacının sunduğu sözleşmenin, müvekkiline teknenin başkaca resmi işlemleri için boş kağıda attırılan imzanın üstü sonradan davacı tarafça doldurulmuş hali olduğunu, nitekim tarihin de sonradan atıldığının belli olduğunu, keza bu kağıtta alıcı olduğunu iddia eden davacının imzasının da bulunmadığım, müvekkilinin davacıdan 55.000 TL almadığım, satış vaadi sözleşmesinin şekle aykırılık bakımından da geçersiz olduğunu, davacının imzası olmayan tek taraflı bir sözleşme olamayacağından, ortada herhangi bir sözleşme/akit bulunmadığını, mirasçı ... ... in imzası olmadığından, ortada bir sauş vaadi sözleşmesi bulunmadığını, aynca sözleşme metninde, satış vaadi değil, satışı konusunda anlaşmışlardır ifadesinin kullanıldığım, sunulan satış vaadi sözleşmesi ile mirasçılar arası hisse devri, mirastan feragat, mirasın intikali, keza doğmamış haktan feragat ve devir, aynca kısıtlı ...'nın hissesinin satışının hukuken mümkün olmadığım, aynca, dava dilekçesinde yapılan hisse miktarlarına ilişkin kabul ve hesaplamaların da hatalı olduğunu, keza davalıların borçlarının davacı tarafından ödenmesinin ve Ödediğini davalılardan direkt ya da dolaylı olarak tahsil edebilmesinin de mümkün olmadığım, davacının edimini ifa ettiğini iddia ettiğini, ancak edimini ifa etmediğini mahkemeden depo karan istemesinden belli olduğunu, davacının müvekkiline bir ödeme yapmadığım, iade edilecek bir miktar da bulunmadığım, kabul anlamına gelmemek kaydıyla İadenin ödenen kadar olacağım, bu miktarın denkleştirme, rayiç vs. metotlarla çoğaltılamayacağım, hem faiz hem rayicin de mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, ... Asliye Hukuk Mahkemesi7nin 2020/... Esas 2020/2016 Karar sayılı görevsizlik kararı sonrası dosyanın gönderildiği ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2021 tarih, 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı Görevsizlik kararı üzerine mahkememize gelerek eldeki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Dava; ... ...-... hattına ait ... ... numaralı tekne plakasının davalılar adına kayıtlı hissesinin iptali ile davacı adına kaydının yapılması, bu olmadığı takdirde satış vaadi sözleşmesi nedeni ile davalılara yapılan ödemelerin rayiç bedellerinin belirlenerek davacıya ödenmesine ilişkin terditli alacak davası olup, uyuşmazlığın, mahkememizin görevli bulunup bulunmadığı, satış vaadi sözleşmesinin gerçek olup olmadığı, imza itirazlarının yerinde olup olmadığı, davacı tarafından davaya konu tekne plakası nedeni ile ödeme yapılıp yapılmadığı ile davacının talepleri bakımından haklı olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir. TTK'nun 5.maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5.maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca Ticaret Mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. Dava dosyası incelendiğinde, uyuşmazlığın davalıların babası olan müteveffa ... ...'e ait tekne plakasının, taraflar arasında imzalandığı ileri sürülen satış vaadi sözleşmesi gereğince davacı adına tescili isteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu hali ile uyuşmazlık TTK 1001 maddesi kapsamında gemi siciline kayıtlı bir geminin mülkiyetinin tespiti ist... ilişkin değildir. Uyuşmazlığa konu bir gemi olmayıp tekne plakasına ilişkindir. TTK 954 ve devamı maddelerinde Gemi Sicili'ne ilişkin hükümler düzenlenmiş olup, TTK 956 ve 957 maddeleri gereğince davaya konu tekne plakasının gemi siciline kaydından ve buna göre davaya konu talebin sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Ayrıca TTK 935 maddesi gereğince TTK deniz ticareti ile ilgili hükümlerin ticaret gemileri hakkında uygulanacağı düzenlenmiş olup davaya konu tekne plakasının mülkiyetinin tespitine ilişkin uyuşmazlık bakımından TTK deniz ticareti hükümlerinin uygulanma yeri bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Bu nedenlerle, eldeki davaya konu alacağın gemi mülkiyetinin tespiti ... ilişkin olmaması, ...-... arası yolcu taşımacılığı yapılabilmesine ilişkin tekne plakasının mülkiyetinin tespitine ilişkin olması ve taşıma hukukunun TTK 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olması nedeni ile uyuşmazlığın TTK 4/1-a Maddesi kapsamında mutlak ticari dava olduğu bu haliyle de görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, bu doğrultuda mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi durumunda dosyanın merci tayini için ... Hukuk Dairesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin Karşı Görevsizliğine, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespiti ile mahkememiz kararının yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından HMK 21/c maddesi gereğince 5235 sayılı yasanın 36/2 maddesi uyarınca dosyanın ... BAM ... HD ye GÖNDERİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/25, K. 2024/506, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-25-e-2024-506-k-6e7db1f6f70c