İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/317 E. 2024/938 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/317
- Karar No
- 2024/938
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/317 Esas - 2024/938 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/317 Esas KARAR NO : 2024/938
BAŞKAN : ..... ÜYE : ..... ÜYE : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... Av. ..... DAVALILAR : 1- ..... VEKİLİ : Av. ..... Av. ..... : 2- ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/09/2021 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili .....Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalıların .....Mahallesinde, .....’na bağlı olarak yapılan cezaevi inşaatının inşası hususunda müteahhit olarak adi ortaklık kurduğunu ve işbu inşaatın yapımı işini üstlendiğini, davacı firma ise davalıların kurduğu adi ortaklık ile 05.01.2018 tarihinde yapılan taşeronluk sözleşmesi ile sözleşme kapsamında iş bu cezaevi inşaatının bir kısım işlerinin taşeronluğunu yapmaya başladığını, davacı firmanın sözleşme gereği, taşeron firma olarak karşı tarafın üstlendiği ..... inşaatının demir, kalıp, ve beton işlerinin imalat ve işçiliğini yapmayı, beton ve demir temini müteahhide ait olmak üzere, diğer tüm malzemeleri ile üslenmediğini, sözleşme ile kalıp, kalıp iskelesi, kalıp direkleri, kalıp yağı, pas payı, bağ teli, vibratör, kule vinç, mobil vinç, tamir harcı, hazır sıva, ile sahada çalışan işçilerin yiyecek, ... primleri, barınma, şantiye işi, yatay ve düşey taşıma işleri davacı tarafından yüklenildiğini, bunların yanında baret, yelek, ayakkabı ve eldiven ile benzeri malzemelerinde davacı tarafından temin edileceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yaklaşık 1-1,5 yıl sürduğunu, davacı şirketin üstlendiği işleri tamamlamasına rağmen müteahhit firma tarafından eksik hak edişler yapıldığını, zamanında demir ve beton temin etmediğini, sözleşmeye aykırı şekilde hak edişleri ödememeye de başladığını, davacı firma tarafından karşı tarafa bırakılan teminatlar dahi iade edilmeyince sözleşmenin tek taraflı olarak sona erdirildiğini, davacı firma tarafından yapılan işlerin bedellerinin .....D.İş sayılı dosyası kapsamında tespitinin yaptırıldığını, malzemelerin dosya kapsamında sunulacak delillerle de tespit edileceği üzere yaklaşık 750.000 TL değerinde olduğunu, davacı firmanın yaptığı imalatlar karşısında bir kısım hak edişlerini almış ise de delil tespiti dosyasında belirtili işler ve imalatlar karşılığı hak edişlerini alamadığını, bu sebeple de büyük bir mali krizle karşılaştığını ve .....Esas sayılı dosyası ile Konkordato talebinde bulunduğunu, bu dosya kapsamında davacı firmanın davalılardan alacakları hem bilirkişi hem de komiser heyeti raporları ile de ortaya konulduğunu belirterek davacı ile davalılar arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi kapsamında tamamlanan iş ve işçililik bedellerinin, sözleşme dışında yapılan ve delil tespit dosyası kapsamında tespit edilen iş ve işçilik bedellerinin, yine davacıya ait malzeme bedellerinin yapılacak bilirkişi incelemesi ile piyasa rayiç bedellerine göre hesaplanarak davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise tespit tarihi esas alınarak ticari temerrüt faizi uygulanması ile davalılardan tahsili ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 12/01/2024 tarihli dilekçesi ile davasını 5.805.460 TL'ye ıslah etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının da dayandığı taraflar arasındaki 05.01.2018 tarihli taşeronluk sözleşmesinin Uyuşmazlıkların Çözümü başlıklı 36. maddesinde açıkça, bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların çözümünde sadece ..... Mahkemelerini yetkili kıldığını, ayrıca davalıların adresinin ..... olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın kesin yetkiye tabi işlerden olmadığı ve tarafların tacir sıfatı da dikkate alındığında HMK madde 17 uyarınca bu yetki sözleşmesi, tarafalar arasında bağlayıcı olup, iş bu davanın yetkili yer mahkemesinde açılmadığı itiraz edilerek dosyanın yetkisizlik kararı verilerek ..... Mahkemelerine gönderilmesini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği hakediş bedeli+ sözleşme dışı iş bedeli + malzeme bedeli olarak harca esas dava değerini 50.000 TL olduğunu, oysaki HMK 119/1-ğ uyarınca, dava dilekçesinde her bir talebi hakkında ne kadar alacak talep ettiğini ayrı ayrı belirtmek zorunda olduğunu, bu itibarla davacı yana HMK 119/2 uyarınca davacı yana 2 haftalık kesin süre verilerek 50.000 TL’nin, talep sonucunun ne kadarının eksik iş bedeli, ne kadarının sözleşme dışı iş bedeli ve ne kadarının da malzeme tazminatı olduğunu açıkça belirtmesinin istenmesine dair ihtarlı muhtıra gönderilmesini, sözleşmenin sona ermesinde bu usule riayet edilmemesi gerektiği, toplam 16.507.705,28 TL, davacı taşeronun sözleşmeye aykırılık ve temerrüdünün yol açtığı zarar miktarı olduğunu, davacı bu zararları ödemeksizin, kendisine yapılan fazla ödemeyi iade etmeksizin hiçbir hak ve alacak talebinde bulunamayacağını, davacının öncelikle borcunu ödemek ve davalıların uğradığı zararları gidermek ile yükümlü olduğunu, bu anlamda davacının tüm iddia ve talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. .....sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı verilerek dava mahkememize tevzi olunmuş ve mahkememizin .....Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir. Somut olayda; davacı vekilinin yargılama safahatında 26/09/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu 01/12/2020 tarihli arabuluculuk son tutanağı suretinde davacı vekilinin ve davalı vekilinin katıldığının belirtildiği, buna karşın ıslak imzanın yer almadığı, UYAP ortamında yapılan sorgulamada arabuluculuk müzakeresine katılan davalı tarafın e-imzasının arabuluculuk son tutanağında yer almadığı, yine aynı dilekçe ekinde sunulan tutanağın da suret olduğu, arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylanmış suretinin kanunun amir hükmü gereği, usulüne uygun kesin süreye rağmen dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle mahkememiz 19/09/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekiline dava şartı arabuluculuk son tutanağı aslını yahut arabulucu tarafından onaylanmış suretini sunması için kanunun amir hükmü gereği verilen kesin süreye rağmen ıslak imzalı arabuluculuk tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış tutanak suretinin yahut son oturuma katılanlarca imzalanan e-imzalı tutanak aslının elektronik ortamda sunulmadığı anlaşılmakla davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 maddesi yollaması ile Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 853,88 TL peşin harç ve 98.300 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 99.153,88 TL harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 98.726,28 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2. ve 7/2. maddeleri uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .....bütçesinden karşılanacak olan 3.120 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2024
Başkan ..... e-imza Üye ..... e-imza Üye ..... e-imza Katip ..... e-imza