İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/248 E. 2025/1107 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/248
Karar No
2025/1107
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/248 Esas KARAR NO : 2025/1107

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/03/2022 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 24/06/2019 tarihinde, sürücü ..... 'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile Atatürk Bulvarı üzerinde seyir halinde iken .... karşısına geldiği esnada karşıdan karşıya geçen müvekkili ......'ya aracının sağ ön kısımları ve ön cam sağ kısımları ile çarpması sonucu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kazadan yaklaşık yarım saat sonra sürücüye yapılan alkol ölçümlerinde sürücünün 0,89 promil alkollü olduğunun tespit edilmiş olduğunu, Ülkemizdeki yasalara göre hususi araçlar için trafikteki alkol sınırının 0,50 promil olduğunu, ancak dava dışı sürücünün bu kuralları hiçe sayarak alkol sınırının üzerinde alkol kullanımına rağmen trafiğe çıkmakta bir beis görmemiş olduğunu, kaldı ki hayatın olağan akışında memurların direkt olay yerine intikal etmediği ve kaza süresi ile ölçüm saati arasındaki sürede kandaki alkol oranı düşeceği ve ölçüm neticesinde çıkacak promil değerinin gerçek değerden düşük çıkacağı da dikkate alındığında sürücünün kaza anındaki alkol oranın 1,00 promile yakın olduğunun ortada olduğunu, zira sürücünün kolluk ifadesinde de kazadan 2 saat öncesinde alkol tükettiğine ilişkin ikrarı bulunduğunu, ayrıca olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ..... plaka sayılı araç sürücüsü ......'ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar. hükmünü de ihlal etmiş olduğunu, bu sebeple sürücünün söz konusu kazada kusurlu olduğunu, davacı müvekkili .....'nın söz konusu kaza dolayısıyla ağır şekilde yaralanmış olduğunu, olay sonrasında; durumu son derece ağır olan müvekkilinin, ambulansla Beylikdüzünde bulunan ..... Hastanesi'ne götürülmüş olduğunu, ilk tetkikler yapıldıktan sonra Dr......'ın, 24/06/2019 tarihinde düzenlediği Geçici Adli Rapor Formunda "hastanın hayati tehlikesi mevcuttur" demek suretiyle müvekkilinin durumunu belirtmiş olduğunu, 25/06/2019 tarihinde ..... Hastanesine sevk edilerek hastaneye yatışı yapılan müvekkilinin 08/07/2019 tarihine kadar hastanede yatarak tedavisine devam edilen müvekkilinin sonrasında da evden tedavisine devam etmiş olduğunu, Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 16/12/2019 tarihinde alınan raporda "Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun, BTM ile giderilebilecek bir durum olmadığının ve vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını Ağır (6/6) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun" belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin hala daha iyileşmiş durumda olmadığını, 21.08.2020 tarihinde İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kurulu raporu için muayene olan müvekkili hakkında %33 oranında maluliyet durumu tespit edilmiş olduğunu, söz konusu heyet raporunun geçerliliğinin 21.08.2022 tarihine kadar devam etmekte olduğunu, söz konusu trafik kazası nedeniyle Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... esas ve ..... karar numaralı ceza dosyasında yapılan yargılama neticesinde 5 ay 18 gün cezalandırılmasına karar verilen dava dışı sürücünün cezası hakkında CMK m.231/5 uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilmiş olduğunu, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren ..... plakalı aracın, davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi'nden Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı .....Sigorta Anonim Şirketi'ne 03.01.2020 tarihinde yazılı başvuruda bulunulmuş olduğunu, mail yoluyla yapılan görüşmelerde sigorta şirketi tarafından ödeme yapılabilmesi için tüm evrakların davalı şirkete teslim edilmiş olduğunu, aradan bir yılı aşkın bir süre geçmesine karşın süreç hakkında bir ilerleme kaydedilememiş, davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya sigorta şirketi tarafından taleplerini karşılayacak cevap verilmemiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca davacı müvekkili ..... adına Büyükçekmece Arabuluculuk Merkezi'ne başvuru yapılmış olduğunu, ancak görüşmelerde sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, davacı müvekkili ...... 'nın 03.10.1966 doğumlu olup kazanın meydana geldiği tarihte 53 yaşında olduğunu, kaza tarihinde kendisinin işçi emeklisi olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle tensip ile birlikte, müvekkilinin tedavi olduğu ...... Hastanesine, İstinye Devlet Hastanesine ve İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine müzekkere yazılarak müvekkiline ait tedavi evraklarının celbinin istenilmesine, ..... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak .... plakalı araca ait hasar dosyasının istenilmesine, Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... esas ve ..... karar numaralı ceza dosyasının ve ilgili soruşturma dosyasının istenilmesine, akabinde; davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan (fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 5.000,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesi gereken geçici işgücü kaybından doğan (fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 2.500,00-TL geçici maluliyet (sakatlık) tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tedavi giderinin davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ..... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi (Trafik ) ile sigortalı olduğundan bahisle maluliyet tazminatı, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı talep etmekte olduğunu, davacının davasını Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğunu, hâlbuki davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İSTANBUL ANADOLU MAHKEMELERİNİN yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, davacı vekili dava dilekçesine davacının taleplerini açıkça beyan etmediğinden, dava dilekçesindeki maddi tazminat taleplerine açıklık getirilmesi yani hangi tazminat kalemi için tazminat talebini hasrettiğinin açıklatılması gerektiğini, bu hususa ilişkin cevap haklarını saklı tutuyor olduklarını, huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlık taraf sıfatından ötürü ticari uyuşmazlık niteliğinde olup, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 7155 sayılı kanun gereği; ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmanın dava şartı haline getirilmiş olduğunu, ancak davacı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce herhangi bir arabuluculuk başvurusunda bulunmamış olduğunu, işbu nedenle huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, 6704 Sayılı Torba Kanunu uyarınca davadan önce başvuru yapmanın ve gerekli belgeleri ibraz etmenin zorunlu hale getirilmiş olduğunu, ancak davacı tarafından gerekli belge ibraz edilmeden işbu davanın açılmış olduğunu, bu nedenle esas hakkında inceleme yapılmasına gerek olmadan, davanın usulden reddi gerektiğini, 25.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Torba Kanunu’nun 5. Ve 6. Maddesi’ne göre; zarar görenin dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuruda bulunmasının ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca gerekli belgeleri ibraz etmesinin gerektiğini, davacı tarafın davadan önce başvuruda bulunmuş ve şirketleri nezdinde ...... numaralı hasar dosyası oluşturulmuş olduğunu, ancak davacı tarafından hasar dosyasına ibraz edilen sakatlık raporunda 2 yıl sonra kontrol şartı bulunduğundan, sürekli ibaresi bulunan sakatlık raporunun ibraz edilmesinin istenmiş olduğunu, hasar başvurusunda, sakatlık raporu gibi elzem bir evrakın mevcut bulunmaması durumunda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, dava dosyası yeni genel şartlar kapsamında olup, yeni genel şartlara göre hasar başvurusunda sürekli sakatlık raporunun ibraz edilmesinin zorunlu hale getirilmiş olduğunu, sürekli sakatlık raporunun sunulmadığı durumlarda, mesnetsiz olarak açılan davaların usulden reddi gerektiğini, bu yöndeki kararları dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, bu sebeple, işbu dava anılan maddeye ve KTK’ nın değiştirilen 97. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden reddi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan, müvekkili şirkete sigortalı ...... plakalı aracın maliki/işleteni ...... olmakla, müvekkili şirketin zarar gören davacıya ödeme yapması ihtimaline karşı, mükerrer ödemelerden kaçınmak adına ve sigortalı araç sürücüsünün ALKOLLÜ olması hasebiyle rücu hakları bulunduğundan müvekkili şirkete sigortalı aracın işletenini ve sürücüsü ......'a davanın ihbar edilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ..... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 11/05/2019 - 27/07/2019 tarihleri arasında ..... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ve Zeyilnameleri ile ..... adına sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında kaza tarihi itibariyle bedeni zararlar için kişi azami teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamakla, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebep olan tarafın kusurlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde sorumluluğun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, nitekim bu hususun Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, dolayısı ile tüm dosyanın ve savcılık/ceza dosyası evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınmasını talep ediyor olduklarını, trafik kurallarının yalnızca araç sahipleri için değil yayalar için de geçerli olduğunu, davacı yayanın kusurlarında ihlalde bulunduğu takdirde, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olacağını, hal böyle olunca, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu tarafından kusur raporu alınması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, ceza dosyasının mutlaka celbedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının iddia ettiği sürekli sakatlık halinin Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, davacının iddia ettiği maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, tek hekimle hazırlanacak ya da yetersiz ve geçersiz hastane raporlarına itibar edilmemesini talep ediyor olduklarını, Yargıtay tarafından tek hekimle hazırlanan maluliyet raporlarının kabul edilmemekte olduğunu, yaralanan ve/veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkememzce tespiti gerektiğini, mağdur şahsın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, dolayısı ile davacının kazada olmasa bile maluliyette kusurunun bulunup bulunmadığının anlaşılması ve tespit edilen kusur oranın da da eğer bir tazminat hesaplanırsa bu kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı tazminatı ve tedavi gideri zararına ilişkin talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışı olduğunu, 6111 Sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun” 25.02.2011 tarihli ve 27857 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş olduğunu, 2918 sayılı KTK ‘nun 98. Maddesinin, 6111 Sayılı Kanun’un 59. ve Geçici 1. maddesi ile değiştirilmiş olduğunu, buna göre; 25.02.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm trafik kazaları ile ilgili tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak olduğunu, Trafik Sigortası Yeni Genel Şartları uyarınca davacının bakıcı gideri tazminatı talep edebilmesi için öncelikle dava konusu kaza nedeniyle sürekli olarak malul kalıp kalmadığının ve maluliyet oranının ispatlanması gerektiğini, davacının maluliyet oranının %70 ve üzeri olduğu durumda bakıcı gideri hesaplaması yapılacağını, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti %70’ in altında ise bakıcı gideri zararı bulunmadığını, maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, mahkememizce müvekkiline, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilecek kusurun varlığı halinde, zarar hesabının ancak Başbakanlık Hazine Müşteşarlığınca tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı, aktüer sıfatına haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana yaptırılmasını talep ediyor olduklarını, trafik sigortası ve maluliyet teminatının mevcut olduğu motorlu taşıtlara ilişkin Sorumluluk Sigortalarında teminat kapsamında gerçekleştirilecek tazminat ödemelerinde münhasıran 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğin” esas alınması gerektiğini, "maluliyet tazminatı” belirlenirken; bilinen ücretin, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılmasını talep ediyor olduklarını, söz konusu ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca sigortalının kaza sebebiyle kusurunun tespit edilmesi, ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, kusur ve davacının zararı konularında bilirkişi tetkikatı yapılmasını talep ediyor olduklarını, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumu tespit edilerek, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için kurum tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulması gerektiğini, zira dava mahiyeti itibarıyla öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumlarınca karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olduğunu, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, özel yasaları gereği SSK, BAĞKUR ve EMEKLİ SANDIĞI kurumunun yaptıkları ödemeler sebebiyle rücu hakkı bulunduğunu, bu sebeple, bu kurumlara re’sen yazı yazılarak; davacılara peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığının, eğer ödeme yapılmışsa tazminattan düşülmesini talep ediyor olduklarını, kurum tarafından davacıya gelir bağlanmamış ise bu durum davacının hakkını doğrudan etkileyeceğinden davacı tarafa S.G.K.(veya ilgili kuruma) karşı dava açması için önel verilmesini talep ediyor olduklarını, bu davanın sonuna kadar, işbu davanın da bekletici mesele yapılması gerektiğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, trafik kazası nedeni ile uğranılan zararda; Sosyal Güvenlik Kurumunun bağladığı geçici ve kalıcı iş göremezlik ödeneğinin, peşin değeri üstündeki ve dışındaki zarar olarak, doğrudan hak sahibinin kişisel zararı, zarar gören şahıs için bağladığı geçici ve kalıcı iş göremezlik ödeneğinin, peşin değeri olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun zararı olmak üzere 2 ayrı zarar gören bulunduğunu, ancak her iki zarar için poliçede tek bir “bedeni kişi başına’’ teminat bulunduğunu, dava konusu talep karşısında müvekkili şirketin bedeni kişi başı teminatı ile sınırlı olduğunu, bu durumda Karayolları Trafik Kanunu’nun 96.maddesi uyarınca “bir teminat için birden fazla zarar görenin olması durumunda, teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerekir’’, hükmü uyarınca “proporsiyon’’ yapılarak teminatın paylaştırılmasının gerekli olduğunu, teminatları tek olduğundan bu hususa özel dikkat edilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminatlarının -360.000-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, dava öncesinde davacının müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına sebebiyet de vermemiş olduğunu, davacının, dava konusu olayla ilgili olarak dava öncesinde müvekkili sigorta şirketine USULÜNE UYGUN müracaatı bulunmadığından müvekkili şirketin, temerrüde düşmediği gibi, davanın açılmasına da sebebiyet vermemiş olduğunu, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ediyor olduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, ayrıca, hiçbir şekilde davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan müvekkili şirketten olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, sigortacı olan müvekkili şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, yeterli ve gerekli tüm belgeler ile birlikte yapılan müracaattan 8 iş günü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebilecek olduğunu, dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun herhangi bir müracaat bulunmadığından davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, bir an için sorumluluklarına hükmedilse dahi, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden; davacıların ticari faiz talep hakkı bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ediyor olduklarını beyanla; davacı tarafından müracaat şartı yerine getirilmediğinden davanın usul yönünden reddine, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddine, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğine, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitine, kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden bilirkişi incelemesi yapılmasına, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatı sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, müvekkili şirketin manevi tazminat talebinden sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasına, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle açılan maddi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; kazanın oluşumunda kusur oranları, davacı tarafın geçici ve kalıcı maluliyetinin bulunup bulunmadığı, tedavi gideri talep edebilip edemeyeceği, edebilecek miktarı ile davalı tarafın sorumluğunun tespiti hususlarına ilişkindir. Dosyanın kazanın oluşumuna ilişkin belgeleri ve ceza dosyası ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların olay nedeniyle kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi 27/09/2023 tarih ve ..... sayılı raporda özetle; 24.06.2019 günü saat 22.15 sıralarında sürücü .....'ın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı otomobil ile E.5 istikametinden Anadolu Caddesi yönüne Atatürk Bulvarı üzerinde seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde aracının ön kısmıyla; gidiş istikametine göre kaplamaya soldan girip karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ..... 'ya çarpması neticesinde davaya konu trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı ve dosya içerisindeki veriler incelendiğinde; olay mahallinin, meskun mahal içi, iki şeritli, 7 m genişliğinde, azami hız sınırının 50 km/h, bölünmüş yol, asfalt kaplamalı, cadde sınıfında, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, kaza saatinde gün durumunun gece, yaya kıyafetlerinin açık renkte, yol zemininin kuru ve havanın açık olduğunun anlaşılmakta olduğunu, sürücü ..... 'ın ifadesinde; " 24.06.2019 günü saat 22:00 sıralarında tescilde adıma kayıtlı olan ..... plaka sayılı araç ile Atatürk Bulvarı üzerinde 40-50 km hızla ilerliyordum. Aracımda sağ ön koltukta ...... ve sağ arka koltukta ..... isimli arkadaşlarım yolcu olarak bulunuyordu. Sol tarafımda yolun karşısında ........ künefe isimli işyeri vardı. İsmini olay nedeni ile öğrendiğim ....... şahıs kaldırımdan yola atlamıştı. Benim kullanmış olduğum aracı görünce duaraksadı. Bende firene bastım.Fakat bu şahıs hızla koşarak aracımın sağ tarafına çarptı, kaputun üstünden ön cama vurdu ve savruldu bende hemen durdum. Aracımdan inerek yanına gittim. 112 ve 155'i aradım. Kaza sonrası orada bulunanlar koşarak aracıma çarpan ....... şahsın alkollü olduğunu ve birkaç kez karşıdan karşıya geçtiğin, söylediler künefe isimli işyerinin yanında bulunan kebapçının çalışanı bana ....... şahsın orada yemek yediğini ve alkollü olduğunu söyledi. Bir süre sonra 112 geldi ....... şahsı alarak hastaneye götürdü. Beni trafik ekibi alarak karakola teslim etti. Kazada kusurumun olmadığını düşünüyorum. Ben kazadan yaklaşık iki saat önce alkol tüketmiştim. Ben normal seyrimde gidiyordum. ....... şahıs benim aracıma çarptı ve yaralandı... " şeklinde beyanda bulunmuş olduğunu, davacı yaya .....'nın ifadesinde; " Karşıdan karşıya geçerken plakasını sonradan öğrendiğim ..... plakalı ..... marka ve sürücüsü olan ..... 'ın kullandığı araç bana çarptı. " şeklinde beyanda bulunmuş olduğunu, 09.06.2023 tarihli keşifte mahkeme gözlemi kısmında; kazanın olduğu yerin Atatürk bulvarı üzerinde e-5 çevre yolu Anadolu caddesi yönüne giden istikamette yaklaşık mesafe uzaklığı 70 metre olan iki yaya geçidi arasında meydana geldiğinin, aracın seyir yönüne göre anadolu caddesi yönünde bulunan trafik ışıklı yaya geçidi kavşağına yaklaşık 20 metre kalan mesafede, araçların geçişi için kavşak ve geçit bulunmayan yerde meydana geldiğinin, yaya geçitlerinden birinde trafik ışıklarının bulunduğunun, trafik ışığı bulanan yaya geçidinin anadolu caddesi istikametinde olduğu, yayanın yola giriş yaptığı yerin trafik ışıklarından itibaren 20 metre anadolu caddesi yönüne doğru olduğunun, yolun 3 şeritli olduğu düz ve eğimsiz biçimde olduğunun, yol üzerinde aydınlatmaların bulunduğunun görüldüğünün belirtilmiş olduğunu, 09.06.2023 tarihli keşfe binaen hazırlanmış dosyada mevcut 07.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü .....'ın %25 oranında tali kusurlu olduğunun, davacı yaya .....'nın %75 oranında asli kusurlu olduğunun görüşü belirtilmiş olduğunu, tüm dosya kapsamı, dilekçeler, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve keşifli bilirkişi raporu incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiğinin anlaşılmış olduğunu, olayda; yayanın yol içerisinde çapraz şekilde hareket ettiği, yayanın 30 m (aracın istikametine göre) ilerde bulunan ışık kontrollü yaya geçidini veya 50 m geride bulunan yaya geçidini kullanmadığının anlaşılmış olduğunu, mevcut verilere göre; sürücü .....'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yaya geçitlerinin bulunduğu mahalde müteyakkız şekilde seyretmesinin, yola giren ve geçişini tamamlamak üzere olan yayaya karşı zamanında etkin ve uygun tedbir alması gerekirken bu hususlara uymadığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurlu olduğu, davacı yaya .....'nın karşıdan karşıya geçişini 30 m mesafedeki ışık kontrollü yaya geçidinden gerçekleştirmesi, kaplama içerisindeki araçların hız ve mesafe durumlarını kontrol altında bulundurması, yola dair yeterli kontrolleri sağladıktan sonra dikkatli şekilde kaplamaya girmesi, geçişini en kısa doğrultudan gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara uymayarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yola girdiği ve ilk geçiş hakkını araca vermediği anlaşılmakla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu SONUÇ OLARAK: dava olayda; sürücü ......’ın % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya .....'nın % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Sağlık kuruluşlarına yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiğinde davacının ATK ..... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu olay nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK ..... İhtisas Kurulu 08/01/2025-352 Karar ve ..... A.T.Nolu raporda özetle; ..... Hastanesi’nin 24.06.2019 tarihli Adli Vaka Tutanak Formunda; 112 ile getirildiği, ilk müdahalesi yapıldığı, ..... Hastanesi’nin 24.06.2019 tarihli Geçici Adli Rapor Formunda; araç dışı trafik kazası, 112 tarafından getirildiği, TA:90/60, GKS:14, nb:96, yüz bölgesinde ve saçlı deride multipl dermabrazyonlar, nörolojik lateralizan bulgu olmadığı, muayenesinde alkollü olduğu düşünüldüğü, toraks ve batın muayenesinde yapılabildiği kadarıyla kotlarda hassasiyet+, solunum sesleri bilateral eşit, batın rahat olduğu, sol humerus proksimalde deformite ve krepitasyon, sağ humerusta deforme görünüm, her iki üst ekstremitede multipl dermabrazyon, sol alt ekstremite kruris 1/3 proksimalde deformite, 1 cm’lik açık yara, radyolojik değerlendirmede her iki humerusta kırık, sol klavikula kırığı, sol glenoid boyun kırığı, sol tibia-fibula parçalı kırık, bilateral kotlarda kırıklar, sağ akciğer alt lob üst segmentte kontüzyon alanı, sol maksiller sinüs ve sağ orbita duvarında lineer kırık hattı saptandığı, Genel Cerrahi konsültasyonunda acil cerrahi müdahale düşünülmediği, takip önerildiği, Ortopedi konsültasyonunda; ilk müdahalesi yapıldığı, yoğun bakım takibi önerildiği, sol tibia-fibula açık kırık, hayati tehlikesi olduğu, ..... Hastanesi Acil Kliniği’nin 24.06.2019 tarihli ve ..... protokol nolu muayene formunda; araç dışı trafik kazası, 112 tarafından getirildiği, bilinç açık, koopere, oryante olduğu, konsültasyonlar istendiği, ..... Hastanesi’nin 24.06.2019 tarihli görüntüleme incelemelerinde; sol kruris grafisinde tibia ve fibula proksimal diyafizinde parçalı deplase multipl fraktür imajları izlendiği, dorsal vertebra BT’de travmatik bulgu olmadığı, servikal vertebra BT’de servikal lordoz düzleştiği, vertebra korpus köşelerinde sivrileşmeler ve osteofitler izlendiği, C6-7 intervertebral diski içerisindde vakum fenomenine ait imaj mevcut olduğu, C6 alt, C7 üst end platosunda skleroz olduğu, C6-7 diskinde bulging zemininde eşlik eden dorsal osteofit ile beraber anterior epidural mesafe ve nöral foramenleri daralttığı, sağ 2 ve sol 1.kotta fraktür olduğu, lomber vertebra BT’de travmatik bulgu olmadığı, abdomen BT’de sağ sürrenal gland çevresinde silik dansite artışları izlendiği, mezenterik yağlı planlarda kontüzyon olarak değerlendirilen yer yer silik dansite artışları görüldüğü, toraks BT’de sol apikal zonda milimetrik kalınlıkta pnömotoraks olduğu, sağ akciğer alt lob anterobazal segmentte büyüğü 11 mm çapında iki adet santralinde hava izlenen nodüler dansite ve alt lob posterobazal segmentte buzlu cam dansiteleri olduğu, kontüzyon ile uyumlu, sağ akciğer üst lobda amfizem görüldüğü, sol .kot posteriorunda, 2-3.kot anterior ve posterior bölümlerinde, 4-5-6.kot posterior bölümlerinde, sağ 2.kot posterior bölümünde, 4-5 anterior bölümde fraktür imajları izlendiği, sağ 9.kot posterior bölümünde eski fraktüre ait görünüm izlendiği, sol klavikula orta bölümünde fraktür olduğu, sol skapulada parçalı deplase fraktür hatları izlendiği, sol humerus proksimal bölümünde distal parçanın anteromedial, süperiora belirgin deplase olduğu fraktür imajları izlendiği, kraniyal BT’de patolojik bulgu saptanmadığı, sol dirsek grafisi normal olduğu, sağ humerus grafisinde humerus orta diyafizinde belirgin deplase ve yaklaşık 2 cm kısalığa neden olan fraktür olduğu, İstinye Devlet Hastanesi’nin 03.07.2019 tarihli bilateral alt ekstremite venöz renkli doppler US incelemede; “İnceleme solda femoral düzeyde yapılabilmiştir. Solda femoral düzeyde damar lümeni açıktır. Akım paterni normaldir. Sağ tarafta ana, yüzeyel femoral venler, derin femoral venin proksimali, popliteal ven, vena safena magna açıktır. Sağda kompresyon ve augmentasyona cevap tamdır. Sağda akım hız ve paterni solunum ile değişim göstermektedir. Sağda alsalva ile geri akım saptanmamıştır. Sağ uyluk posterolateralinde telenjektatik süperfisyal variköz venler dikkati çekmiştir.”şeklinde kayıtlı olduğu, İstinye Devlet Hastanesi’nin 03.07.2019 tarihli bilateral alt ekstremite arteryel sistem renkli doppler US incelemede; “İnceleme solda femoral düzeyde yapılabilmiştir. Bu seviyede damar lümeni açık olup akım paterní normaldir. Sağ tarafta ana femoral arterden başlanarak dorsalis pedis arteri dahil arteriyel ağaç segmental olarak değerlendirilmiştir. Sağ arteriyel yapıların kalibrasyonları normal sınırlar içerisinde yer almaktadır. Anevrizmatik dilatasyon yoktur. Sağda aterosklerotik plak saptanmamıştır. Sağ alt ekstremite arteriyel yapılarında akım hızları normal sınırlar içerisinde seyretmektedir. Sağda karakteristik trifazik akım deseni korunmuştur. Sağ arteriyel obstrüksiyonu ya da stenoz bulgusu saptanmamıştır.”şeklinde kayıtlı olduğu, Adli Tıp Kurumu Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 16.12.2019 tarih ve ...... sayılı raporunda; “SONUÇ: Kişide tanımlanan yaralanmasının: 1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU, 2) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafit nitelikte OLMADIĞI 3) Vücuttaki kemik kırıklarının yayam fonksiyonlarına etkisi: HAFİF (1), ORTA (2-3) ve AĞIR (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; birden fazla kemik kırığı olması nedeniyle skorlama yapılarak kişide saptanan kırıkların yaşam fonksiyonlarını AĞIR(6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu. 4) İleride raporun içeriğini değiştirecek nitelikte ek tıbbi belge sunulması halinde yeniden değerlendirilebileceği kanaatini bildirir rapordur.”şeklinde kayıtlı olduğu, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 09.07.2020 tarihli bilateral humerus grafisinde; “Sağ humerusta metalik internal fiksatür görülmektedir. Sol humerus proksimal kesimde metalik internal fiksatür görülmektedir. Sol humerus boynunda fraktüre ait heterojen görünüm ve kortikal düzensizlik izlenmektedir. Sol klavikula orta kesimde metalik internal fiksatür mevucttur.”şeklinde kayıtlı olduğu, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 21.07.2020 tarihli kraniyal MR incelemesinde; “Bilateral serebral hemisferlerde kortikal sulkus ve fissürlerin derinlik ve genişlikleri doğaldır. 3. ve lateral ventrikül genişlikleri tabiidir. Bilateral serebral hemisferlerde beyin parankimi, sentrum semiovale ve korona radiatanın sinyal intensite dağılımı tabiidir. Bilateral kapsula interna - eksterna, bazal ganglionlar ve talamus normal form ve sinyal intensitede izlenmiştir. Korpus kallozumun morfoloji ve sinyal intensite dağılımı tabiidir. Mezensefalon, pons, medulla oblangata, serebellovermian oluşumlar normal form ve intensitede izlenmiştir 4. Ventrikül ve bazal sisternaların genişlik ve konfigürasyonları doğaldır. Bilateral internal akustik kanal genişliği doğaldır. Her iki 7-8.sinir kompleksinin trase, kontur ve sinyal intensite dağılımları tabiidir. Sellar ve parasellar oluşumlar doğaldır. Suprasellar sistern açıktır. Her iki Meckel cave ve kavernöz sinüsler serbesttir. Her iki bulbus okuli, optik sinir, optik traktus tabiidir. Anterior ve posterior serebral sirkülasyon arterleri içerisinde normal akım fenomeni ile uyumlu sinyaller izlenmiştir. Dural venöz sinüsler tabiidir. Posterior fossa boyutu doğaldır. Kranioservikal bileşke anomalisi saptanmamıştır. Kraniofasial kemiklerin kortikomedüller sinyal intensite dağılımları tabiidir. Paranazal sinüslerin havalanmaları doğaldır. Septum nazi sola deviyedir. Sağ alt konka hipertrofiktir. Sağ vertebral arter distali hafif ince kalibrelidir.”şeklinde kayıtlı olduğu, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 21.08.2020 tarih ve ..... rapor nolu Erişkinler İçin Terör Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda; Kulak Burun Boğaz Hastalıkları: odyo istendi. sağ 108/57 sol 25/19 sağ kulakta çok ileri derecede mikst tip ik. sol kulakta işitme normal ancak yüksek frekanslarda düşüş izlendi, %12, İç Hastalıkları: heyete esas teşkil edecek dahili patoloji saptanmadı. Ortopedi ve Travmatoloji: Araç dışı trafik kazası nedeni ile her iki humerus ve sol tibia da kırıklar nedeni ile opere edilmiş. Hasta tek koltuk değneği ile yürüyor. Solda düşük ayak mevcut. Kırıkları kaynamış. Tablo 3.4 %12, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları: Kişiden alınan öyküsünde daha önce psikiyatrik tedavi almadığı, yaklaşık bir yıl önce trafik kazası geçirdiği, mevcut durumda hafif iç sıkıntısı dışında psikiyatrik şikayeti olmadığı öğrenildi. Mevcut durumda yapılan psikiyatrik muayene ve tıbbi kayıtlarının incelenmesi sonucunda kişide işlevselliğini bozacak düzeyde aktif bir psikiyatrik bozukluk saptanmadı. Göz Hastalıkları: sağlam. Genel Cerrahi: sağlam, Nöroloji: EMG: diz seviyesinde sol peroneal sinir ağır aksonal hasar ortopedi - fizik tedavi görüşü uygundur, Haziran 2019'da araç dışı trafik kazası geçirmesi sonrasında vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar olmuş. Nörolojik muayenesinde sol üst ve alt ekstremitesinde derin tendon refleksleri artmış, solda aşil klonusu mevcut. Sol ayak dorsifleksiyonu 1/5, inversiyonu 1/5, eversiyonu 1/5, plantar fleksiyonu -4/5 kuvvetinde. Üst ekstremite kuvveti tam. Emg ve beyin MR istendi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon: Haziran 2019’da trafik kazası geçirmiş. Sol ayak omuzlarda kırık olmuş. Sol bacaktan opere edilmiş. Alt ekstremite romlar açık. Motor kuvvet alıyor. Ortopedi görüşü uygundur, kişinin engel oranı %33 (otuzüç) olduğu, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 02.05.2023 tarihli görüntüleme incelemelerinde; Hastanızın İki Yönlü Her İki Humerus Grafisinde: Sağ humerus proksimal metafizer bölgede distal diafize uzanım gösteren intramedüller cerrahi metalik fiksatör materyali ve proksimal humerusda fiksatör materyalleri izlendi. Sağ humerus orta diafizer bölgede geçirilmiş fraktüre bağlı kortikal düzensizlikler ve hipertrofik görünüm izlendi. Sol humerus proksimal metafizer bölgeden orta diafize uzanım gösteren cerrahi metalik fiksatör materyali ve vida görünümleri izlendi. Sol humerus boynunda geçirilmiş fraktüre bağlı kortikal düzensizlikler izlendi. Hastanın İki Yönlü Sol Tibia Grafisinde Sol tibia proksimal metafizo diafizer bölgeden distal metafize uzanan intramedüller cerrahi metalik fiksatör materyali izlendi. Sol fibula proksimal diafizer bölgeden orta kesime uzanan cerrahi fiksatör materyali izlendi. Sol tibia ve fibula orta diafizer bölgede geçirilmiş fraktüre bağlı kortikal düzensizlikler ve hipertrofik görünüm izlendi, Hastanın Sol Omuz A-P Grafisinde: Sol klavikula orta distal diafizer bölgede cerrahi fiksatör materyali izlendi. Diğer kemik ve yumuşak dokular tabii izlenmektedir. Toraks Radyografik incelemesinde; Kalp toraks indeksi fizyolojik sınırlardadır. Mediasten tabiidir. Aorta ve diğer vasküler yapılar normaldir. Diafragma konturları muntazam, sinüsler açıktır. Akciğer alanlarında aktif parankimal lezyon izlenmemiştir. Sol klavikula distal diafizer bölgede cerrahi metalik materyal izlendi.”şeklinde kayıtlı olduğu, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği’nin 08.05.2023 tarihli raporunda; toraks radyolojik incelemesinde; kalp toraks indeksi fizyolojik sınırlardadır, mediasten tabiidir, aorta ve diğer vasküler yapılar normaldir, diyafragma kontruları muntazam, sinüsler açıktır, akciğer alanlarında aktif parankimal lezyon izlenmemiştir, sol klavikula distal diyafizer bölgede cerrahi metalik materyal izlendiği, SFT FEV1/FVC %90, FEV1:3,14 %101, ss doğal, klinik muayene, sft normal olarak değerlendirildiği, röntgen raporu ile normal olarak düşünüldüğü, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği’nin 12.03.2024 tarih ve 1953 rapor nolu Sağlık Raporunda; güncel akciğer muayenesinde; bilateral solunum sesleri azalmış, saO2 %97, FVC:%70, fev1:%87, FEV1/FVC:%124, uzun süreli sigara kullanımı ile ilişkili olarak klinik ve radyolojik KOAH uyumlu bulgular olup, bahse konu trafik kazası ile ilişkili akciğer patolojisi saptanmadığı, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 12.03.2024 tarihli her iki omuz ve humerus grafilerinde; “Kemik yapılarda dejeneratif değişikler izlemektedir. Sağ humerus baş kısmında distal diafizer bölgeye kadar uzanan metalik internal fiksatör ve orta diafizer bölgede hafif kortikal kalınlık artışı izlenmektedir. Sol klavikula orta kesiminde ve sol humerus proksimal yarısı boyunca uzanan metalik internal fiksatör izlenmektedir. Sol humerus proksimal diafizer bölgede eski fraktür hattı izlenmektedir. Sağ glenohumeral eklem aralığı daralmıştır. Her iki hemitoraksta multipl kot fraktürleri izlenmektedir.”şeklinde kayıtlı olduğu, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 12.03.2024 tarihli her iki diz, tibia ve ayak bileği grafilerinde; “Her iki diz eklem aralıkları daralmıştır. Sol fibula proksimal yarımında ve sol tibia boyunca uzanan metalik internal fiksatörler izlenmektedir. Sol fibula proksimal diyafizer ve sol tibia orta diafizer bölgede eski fraktür hatları ve bu düzeylerde kortikal düzensizlik ve kalınlık artışı izlendi.”şeklinde kayıtlı olduğu, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 12.03.2024 tarihli akciğer grafisinde; “Toraksta sola konkav hafif skolyoz izlenmiştir. Grafi alanına giren her iki humerus başı ve sol klavikulada metalik fiksasyonlar mevcuttur. Sağ klavikula, sağda 4, 6,7,8, solda 5,6 ve 7. kotlarda ise fraktür sekeli deformasyonları görüldü. Aort belirgindir. Kalp normal büyüklüktedir. Konturları düzenlidir. Mediastinal genişlik ve kontur doğal izlenmektedir. Her iki akciğerde parankimal infiltrasyon veya kitle dansitesi saptanmamıştır. Bronkovasküler yapıların dağılımı normaldir. Diafragma yükseklikleri, konturları normal olup bilateral kostodiafragmatik sinüsler açıktır.”şeklinde kayıtlı olduğu, kişinin 30.10.2024 tarihinde Kurullarında yapılan muayenesinde; 3-4 sene önce karşıdan karşıya geçerken araç çarptığını, 112 ile ..... Hastanesi’ne gittiğini, .....’dan İstinye Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü, olay anında bilincinin kapandığını, 15-20 gün yoğun bakımda kaldığını, sonra 1 ay kadar serviste kaldığını, sol ayak, 2 kol kırığı olduğunu, olaydan sonra Psikiyatri başvurusu olmadığını, ilaç kullanmadığını, yürümekte zorluk çektiğini, kollarında ağrı olduğunu, ağır kaldıramadığını, yakını görmede kayıp, işitme kaybı olduğunu, diş-çene ile ilgili şikayeti olmadığını ifade ettiği, fizik muayenede her iki akciğer solunuma eşit katıldığı, ral-ronküs olmadığı, defans rebound olmadığı, konuşma problemi olmadığı, yüz sınırları içerisinde olayla illiyetli lezyon tarif ve tespit edilmediği, alın orta hatta 3x0,5 cm boyutlarında ciltten çökük, cilt ile aynı renkte yara nedbesi (olayla illiyetsiz, 1,5 ay önce düşme sonrası olduğu), sağ omuz orta hattan başlayıp humerus boyunca devam eden 13x0,5 cm boyutlarında ciltten açık renkli, ciltten hafif kabarık ameliyat skarı ile uyumlu yara nedbesi, sol omuz orta hattan başlayıp humerus boyunca devam eden 16x0,5 cm boyutlarında ciltten açık renkli, ciltten hafif kabarık ameliyat skarı ile uyumlu yara nedbesi, sağ kol lateralinde birbiri ile kesişen çizgi şeklinde vertikal seyirli 7x0,5 cm, transvers seyirli 8x0,5 cm boyutlarında ciltten hafif açık renkli, ciltten hafif çökük yara nedbesi, sağ ön kol lateralde çok sayıda en büyüğü 3 cm, çizgisel, ciltten açık renkli, ciltten hafif kabarık yara nedbeleri (kazada cam kırıklarına bağlı olduğunu beyan ettiği), sol ayak bileği ekleminin 10 cm yukarısından başlayıp diz ortasına kadar uzanan 25 cm lineer ciltten açık renkli, ciltten hafif kabarık ameliyat skarı ile uyumlu yara nedbesi, Göz muayenesi; göz op.yok, yüz frk.op.yok, ORM: SAĞ: +1,25 (20 derece-0,75), SOL: +1,25 (99 derece-0,50), KA: Sağ: 10 mm, Sol: 11 mm, Sağ görme 10/10, Sol görme 10/10, sağ göz soldakinden yaklaşık 2 mm aşağıya deplase, GH:N, her iki göz kapağı tam kapanıyor, Bio: R+L: hafif AS dans.artmış, R=L, senil, F-R+L=doğal, Ortopedi muayenesi; Alt ekstremite uzunlukları sağ 83 cm, sol 82 cm olduğu, Sağ diz fleksiyon: 125 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sol diz fleksiyon: 125 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sağ ayak bileği dorsifleksiyon: 15 derece, plantar fleksiyon: 50 derece, inversiyon 25 derece, eversiyon 15 derece, Sol ayak bileği dorsifleksiyon: 10 derece, plantar fleksiyon: 20 derece, inversiyon 25 derece, eversiyon 15 derece, Uyluk çevresi sağda 43 cm, solda 39 cm kruris çevresi sağda 35 cm, solda 34 cm ölçüldüğü, sağ el dominant, sağ omuz fleksiyon 150 derece, ekstansiyon 60 derece, abduksiyon 150 derece, adduksiyon 60 derece, iç rotasyon 80 derece, dış rotasyon 60 derece olduğu, Sol omuz fleksiyon 100 derece, ekstansiyon 60 derece, abduksiyon 100 derece, adduksiyon 60 derece, iç rotasyon 80 derece, dış rotasyon 60 derece olduğu, Sağ dirsek fleksiyon 140 derece, ekstansiyon 0 derece, Sol dirsek fleksiyon 140 derece, ekstansiyon 0 derece, Nörolojik muayenesi: yürümekte zorluk, sol ayakta yanma, yürürken aksama, arasıra majezik vb.ağrı kesicileri kullandığı, orta 2’den terk, emekli, bilinç: açık, oryante, koopere, Kranial sinirler: intakt, Kas gücü: Sağ üst 5/5, Sol üst 5/5, Sağ alt 5/5, Sol alt 5/5, sol dorsifleksiyon 2/5, Kas tonusu: Normotonik, Derin tendon refleksleri: Sağ üst ++, Sol üst ++, Sağ alt ++, Sol alt ++, Patolojik refleks: yok, Serebellar Sistem muayenesi: Becerikli, Denge ve yürüyüş: yardım ve desteksiz yürüyor, yürürken solda hafif stepaj gözlendiği, solda topuğuna basarak yürüyemediği, Konuşma: Normal, Trofik bozukluk: Yok, Duyu kusuru: sol alt ekstremitede dizden aşağıda uyuşma ifadesi, Nöbet öyküsü: Tariflemiyor, İlaç kullanımı: Yok, Sfinkter kusuru: Yok, Periferik sinir değerlendirilmesi: solda peroneal sinirde orta-ağır düzeyde (kas gücü 2/5) etkilenme bulguları saptandığı, sol dizden aşağıda duysal yakınmalar, EMG 14.10.2024, Bağcılar EAH: diz seviyesinden itibaren sol peroneal sinirde ağır düzeyde aksonal hasar, Odyogram tetkikinde; Saf ses ortalaması solda 12 dB, sağda 96 dB, konuşmayı algılama eşiği solda 10 dB, sağda 85 dB, konuşmayı ayırt etme yüzdesi solda %100 sağda %0, yapılan odyolojik tetkikte sol kulak normal işitme sınırları içerisinde, sağ kulakta 96 db çok ileri derece işitme kaybı bulguları olduğu, sağ kulakta kazadan önce de işitme kaybı bulguları olduğu, kişiye ait dosyaya ekli görüntülemelerin Kurullarınca incelenmesinde; 24.06.2019 tarihli görüntülemelerde; sağ humerus orta diyafiz ayrıklı kırığı, sol maksillada kırık, sol klavikulada kırık, 1.kot kırığı, sol skapula kırığı, sağ 1-2.kot kırığı, sağ 3-4-5.kot kırığı, 25.06.2019 tarihli grafilerde; sağ medial malleol kırığı, sol humerus boyun kırığı, sol tibia-fibula orta diyafizer parçalı kırığı, 12.03.2024 tarihli grafilerde; sol klavikula ve humerus boynu kırık sekelleri, plak-vidalar ile tespit, sağda kot kırık sekelleri, sağ diyafram yüksek yerleşimli, sağ humerus diyafizde kırık sekeli, IMÇ ile tespit, 02.05.2023 tarihli grafide sol tibia-fibula orta diyafizde kırık sekelleri, tespit materyalleri, 21.07.2020 tarihli kraniyal MR’da sekel parankimal lezyon saptanmadığı SONUÇ OLARAK: mevcut tıbbi belgelere göre; davacı ..... ’nın 24/06/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; sol alt ekstremiteye ait sorunlar, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Periferik Sinir zedelenmesi (peroneal sinir-motor), Tablo 3.35’e ve kuvvet testine göre yapılan değerlendirmede alt ekstremite engellilik oranı (%42x3/5) %25,2, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Periferik Sinir zedelenmesi, peroneal duyusal, Tablo 3.35’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Alt ekstremitenin uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite engellilik oranı %7, %7, Balthazard formülüne göre; %41,45 olup Tablo 3.2’ye göre; %21, Sağ taraf için; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.10’a göre %2, Şekil 2.11’e göre %1, toplam üst ekstremite özürlülük oranı %3, Tablo 2.3’e göre %2, Sol taraf için Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, Şekil 2.10’a göre %5, Şekil 2.11’e göre %4, toplam üst ekstremite özürlülük oranı %9, Tablo 2.3’e göre %5, Balthazard formülüne göre %26,45 kişinin tüm vücut engellilik oranının %26 (yüzdeyirmialtı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir aktüerya ve bir doktor bilirkişisine tevdii ile; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının (kalıcı-geçici iş göremezlik- maluliyet, belgelendirilmiş ve belgelendirilmemiş tedavi giderleri) hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ...... ve doktor bilirkişi .... 14/06/2025 tarihli raporlarında özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 12.12.2022 tarih ve ..... sayılı yazısında; davacı .... ile ilgili herhangi bir başvuru ve ödeme bilgisine rastlanılmamış olduğunun, yine merkezlerince mahkememiz müzekkeresine istinaden ..... Hastane sistemi üzerinde 01/01/2019 tarihi itibari ile inceleme yapılmış olup; ..... adına Kurumlarında Sözleşmeli/Protokollü Sağlık Hizmet Sunucuları tarafından Kurumlarına fatura edilen ve Kurumları tarafından karşılanan tedavileri gösterir .... Hastane dökümlerinin yazı ekinde mahkememize sunulduğunun, Kurumlarınca .....'ya rücuya tabi ödeme yapılmadığının bildirilmiş olduğunu, davacı .....’nın 24.06.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak 112 ambulansı tarafından ..... Hastanesi’ne götürüldüğü, TA:90/60, GKS:14, nb:96, yüz bölgesinde ve saçlı deride multipl dermabrazyonlar, nörolojik lateralizan bulgu olmadığının, muayenesinde alkollü olduğu düşünüldüğünün, toraks ve batın muayenesinde yapılabildiği kadarıyla kotlarda hassasiyet +, solunum sesleri bilateral eşit, batın rahat olduğu, sol humerus proksimalde deformite ve krepitasyon, sağ humerusta deforme görünüm, her iki üst ekstremitede multipl dermabrazyon, sol alt ekstremite kruris 1/3 proksimalde deformite, 1 cm’lik açık yara, radyolojik değerlendirmede her iki humerusta kırık, sol klavikula kırığı, sol glenoid boyun kırığı, sol tibia-fibula parçalı kırık, bilateral kotlarda kırıklar, sağ akciğer alt lob üst segmentte kontüzyon alanı, sol maksiller sinüs ve sağ orbita duvarında lineer kırık hattı saptandığının, Genel Cerrahi konsültasyonunda acil cerrahi müdahale düşünülmediğinin, takip önerildiğinin, Ortopedi konsültasyonunda; ilk müdahalesi yapıldığının, yoğun bakım takibi önerildiğinin, İstinye Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğinin, operasyonlarının ve bundan sonraki tedavilerinin bu hastanede sürdürüldüğünün, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulunun 08/01/2025-352 sayılı mütalaasında kişinin tüm vücut engellilik oranının E cetveline göre % 26 (-YüzdeYirmiAltı-) olduğunun, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (-OnSekiz-) aya kadar uzayabileceğinin, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının oy birliği ile mütalaa olunduğunun görülmüş olduğunu, davacının ilk götürüldüğü ..... Hastanesine ödeme yaptığına dair beyanı bulunmadığının, Başbakanlık genelgeleri, SUT ve SGK ile imzalamış olduğu sözleşmeler uyarınca bu hastanenin davacıdan ilave ücret almasının yasaklanmış olduğunun, İstinye Devlet Hastanesinin zaten Sağlık Bakanlığı’na ait olduğunun, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 12.12.2022 tarihli yazısı ekinde yer alan ..... Hastane dökümünün incelenmesinde bu hastanelerin tedavi bedellerini SGK’ya fatura ederek GSS kapsamında tahsil etmiş olduklarının anlaşıldığının, dosyada mübrez hastane hizmet detay dökümlerinden davacının herhangi bir ödeme belgesi sunmadığının, BELGELİ TEDAVİ GİDERİ’nin bulunmadığının görülmüş olduğunu, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca belgelenmeyen tedavi giderlerinin de hesaplanması gerektiğini, davacının yaralanmalarının niteliği göz önünde bulundurulduğunda, evinde pansumanları için 2.000,00-TL, çift taraflı canadien tipte koltuk değneğine ve kol / omuz askısına ihtiyaç duyacağının tıbbi gerçeklik olduğu ve 2019 yılında iki adet canadien tipte koltuk değneğinin 1.200,00 -TL’ye ve kol/omuz askısının 450,00 –TL’ye temin edilebildiğinin, tedavisini sürdürdüğü hastanelere giderken takdiren 4.500,00 –TL YOL GİDERİ’ne katlanmak zorunda kaldığının, davacının dava konusu yaralanmaları nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan BELGESİZ TEDAVİ GİDERLERİ’nin toplamının 8.150,00–TL olduğunun hesaplanmış olduğunu, 03.10.1966 doğumlu olan davacı ..... 'nın 24.06.2019 kaza tarihi itibariyle (52) yıl (8) ay (21) günlük olup, (53) yaşında kabul edilerek, TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün (23) yıl ve muhtemelen (76) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre kural olarak aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, bununla birlikte; SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 06.12.2022 tarihli müzekkere cevabında davacının 01.11.2016 yılında emekli olduğunun ve yaşlılık aylığı aldığının belirtilmekte olduğunu, Yargıtay kararı dikkate alınarak davacının bakiye ömrünün tamamında pasif dönemde olduğunun kabulü gerekeceğini, buna göre; pasif dönemde olan davacının (53-76) yaşları arasındaki zarar gördüğü bakiye pasif dönemi (23) yıl olduğunu, Yargıtay 4.,9.,10.,17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere, maddi tazminatların, kazalı davacının kaza tarihinden itibaren günümüze ve bilinen dönem sonuna kadar gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretler dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının (18) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançları 18 ay = 36.166,88 TL olduğunu, davacının (4,5) yıllık işlemiş aktif devredeki net kazançlar toplamı 54 ay = 541.321,63 TL olduğunu, 24.06.2025-den itibaren işleyecek bakiye aktif devre sonuna kadar geçecek süre için Yargıtay 9.,10.,17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, işleyecek aktif devre başındaki yıllık kazanç = 22.104,67 TL x 12 Ay = 265.256,04 TL olduğunu, davacının (17) yıllık işleyecek aktif devrede peşin değer tutarı = 4.509.352,68 TL olduğunu, davacının (18) aylık geçici iş göremezlik maddi zararı = 36.166,88 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamı = 1.313.175,32 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı %75 kusurlu ve davalı sürücü %25 kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarının davalının % 25 kusuruna isabet eden tutarı davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacak olduğunu, SGK Esenyurt SGM’nin 09.12.2022 tarihli müzekkere cevabında davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığının ve rücuya tabi gelir bağlanmadığının belirtilmekte olduğunu, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığını, davacıya davalı tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının; = 36.166,88 -TL x % 25 kusur = 9.041,72 -TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının; = 1.313.175,32 -TL x % 25 kusur = 328.293,83 -TL, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının; = 8.150,00 -TL x % 25 kusur = 2.037,50 -TL olduğu kanaatine varılmış olduğunu, 06 DL 0320 plakalı aracın 15.10.2020-15.10.2021 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketince sigortalanmış olduğunu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 360.000,00 TL olduğunu, tedavi gideri yönünden ise teminat limitinin ayrıca 360.000,00 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 9.041,72 TL ve tedavi gideri maddi zararı 2.037,50 -TL olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamı 11.079,22 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limiti dahilinde olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 328.293,83 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limitinin dahilinde olduğunu, davalı sigorta şirketine dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte ihtarın gerekli belgelerle birlikte hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiş olduğunu, bu durumda; dava tarihinin temerrüt başlangıcı teşkil edeceği kanaatine varılmış olduğunu, sigortalı aracın sigorta poliçesinde kullanım amacının özel otomobil olduğunun belirtilmiş olması ve ayrıca dava dilekçesinde yasal faiz nev’inden faiz talep edilmiş olması hasebiyle talep ile bağlı kalınarak faiz nev’inin yasal faiz olduğu kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 9.041,72 TL olduğunu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 328.293,83 TL olduğunu, davacını talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 2.037,50 -TL olduğunu, temerrüt başlangıcının dava tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmişlerdir. Davacı vekili 23/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda alacak kalemlerini 5.000,00TL olan sürekli işgörememezlik alacağını 328.290,00 TL olarak, 2.500,00TL olan geçici işgöremezlik alacağını 9.000,00 TL olarak, 1.000TL olan tedavi giderleri alacağını 2.000,00TL olarak ıslah ediyor olduklarını beyanla; toplam 339.290 TL tutarındaki alacağın 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. 24.06.2019 tarihinde dava dışı ......'ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç ile Atatürk Bulvarı üzerinde seyir halinde iken ..... Künefe karşına geldiği esnada karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı ve belirtilen trafik kazası nedeni ile alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi 27/09/2023 tarih ve ..... sayılı raporu uyarınca sürücü ...... ’ın % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...... 'nın % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve yapılan tespitler Mahkememizce dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bulunmuştur. Davacı yönünden düzenlen ATK ...... İhtisas Kurulu 08/01/2025-352 Karar ve ..... Nolu raporda; davacı .....’nın 24/06/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; kişinin tüm vücut engellilik oranının %26 (yüzdeyirmialtı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacılar hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK ödemeleri dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış olup buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 328.293,83 TL, geçici iş göremezlik maddi zararının 9.041,72 TL olduğu, talep edebileceği tedavi giderinin 2.037,50 TL olduğu, olduğu tespit edilmiştir. Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ..... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve kazanın aracın sigortalı olduğu tarihler arasında gerçekleştiği anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin teminat kapsamında olan davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış ıslah dilekçesi uyarınca, davalı sigorta şirketine dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte davalı sigorta şirketine hangi tarihte ihtarın tebliğ edildiğine dair belge sunulmadığından dava tarihi itibari ile davalı sigorta şirketinin mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak açılan davanın kabulü ile; davacının geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin kabulü ile 328.290,00 sürekli iş göremezlik, 9.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 2.000,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 339.290,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 10.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davacının geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin KABULÜ İLE 328.290,00 sürekli iş göremezlik, 9.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 2.000,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 339.290,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 10.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 23.176,90 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile 1.160,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.240,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.936,20 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 161,40 TL, ıslah harcı 1.160,00 TL ile keşif harcı, bilirkişi, tebligat, ATK fatura ücreti ve posta masrafı 34.822,80 TL olmak üzere toplam 36.144,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 54.286,40 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/11/2025

Katip ..... Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/248, K. 2025/1107, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-248-e-2025-1107-k-b98653b44577