İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/215 E. 2025/706 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/215
- Karar No
- 2025/706
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/215 Esas KARAR NO : 2025/706
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/06/2020 KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, ... ... ilçesinde, ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı motosiklete çarpması şeklinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde vücudunun belirli bölgelerinde hasarların oluştuğunu, olay nedeniyle ... Hastanesinde tedavi gördüğünü beyanla; kaza nedeniyle davalı ...'ın kazada kusurlu olduğunu, hız sınırını ayarlayamadığını, Antalya CBS .../... sayılı soruşturma dosyası ile davalı hakkında şikayette bulunduklarını, kazadan dolayı oluşan hak yoksunluklarını gidermek için maddi ve manevi tazminat talepleri için davalı sigorta şirketine ... tarihinde başvuru yapıldığını, sigortaya başvurularının olumsuz sonuçlandığını belirterek davanın kabulü ile öncelikle davalı ...'a ait kazaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, müşterek ve müteselsil sorumlu olmak kaydıyla davalılarda şimdilik ... TL maddi tazminatın ve ... TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketince sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kazadaki kusur oranında ve maddi zararının varlığı ispat edildiği takdirde maddi zarardan sorumluluğunun, poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak, sorumlu olabileceğini, öncelikle kusur tespitinin yapılması gerektiğini, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, kaza tarihindeki faiz talebinin de haksız olduğunu, kaldı ki müvekkili şirkete sigortalı olan aracın ticari de olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. SGK'ye, ... ... Hastanesine, ... Hastanesine yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dosyamız arasına alınmıştır. Mahallinde keşif yapılmıştır. ATK ve konusunda uzman bilirkişilerden raporlar aldırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, trafik kayıtları, SGK kayıtları celbedilmiştir. Kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısı olması hasebiyle davanın sigorta şirketine yöneltildiği, dava açılmadan önce başvuru koşulunun yerine getirildiği ve sigorta şirketine ... tarihli başvurusunun mevcut olduğu görülmüştür. Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle kusura ilişkin rapor aldırılmak üzere keşif icra edilmiş ve adli trafik bilirklişisine sevk edilmiş; ... tarihli raporunda; davacının ve davalının bir kısım kuralları ihlal ettikleri tespit olunmuş ve rapor dosyaya sunulmuştur. Kaza tespit tutanağının kusura dair değerlendirme kısmında, davalının kusuru bulunmadığı davacının kural ihlalinde bulunduğu tespit olunmuştur. Savcılık dosyasının incelenmesinde; davacının kusurlu, davalının ise kusursuz olduğu değerlendirmesi ile KYOK verildiği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı ve savcılık dosyasında alının raporun kusura dair değerlendirme kısmı arasında çelişki meydana gelmesi nedeniyle çelişkinin giderilmesi amacıyla bu kez İTÜ Trafik Kürsüsü'nde görev yapan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda; gerçekleşen kazada davacı sürücünün %75 oranında kusuru olduğu, davalı sürücünün %25 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce çelişkileri giderir mahiyette olan ve dosya kapsamı ile uyumlu işbu rapor hükme esas alınmıştır. Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin rapor aldırılmak üzere Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmiş, Davacı yönünden, Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... karar sayılı raporunda; davacının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; Tüm Vücut Özürlülük Oranının %42 (yüzdekırkiki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 36 (otuzaltı) aya kadar uzayabileceği mütalaasına varıldığını içerir rapor dosyaya sunulmuştur. Mahkememizce dosya davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle tazminat hesabına ilişkin rapor aldırılmak üzere aktüerya bilirkişine teslim edilmiş, aktüer bilirkişinin ... tarihli raporunda; davacının net gelirinin tespit edilemediğini, sed araştırmasına göre davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde kabul edildiği, TRH-2010 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi (%10 artırım iskonto) uygulanarak hesaplama yapıldığı, %75 kusur indirimi sonrasında geçici iş göremezlik zararının ... TL olduğu, Sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, ZMMS limitini geçici iş göremezlik tazminatının aşmadığı, sürekli iş göremezlik tazminatının ... TL limiti aştığı tespit edilmiş ve bu hesaplamalara dair rapor dosyaya ibraz edilmiştir. Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan raporlar mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. Davacı vekili kısmi dava olarak açılan davada ıslah için verilen kesin sürede, talep sonucunu ... tarihli dilekçesi ile taleplerini; davacı yönünden geçici iş göremezlik tazminatı yönüyle ... TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden ... TL olarak ıslah etmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ile alınan maluliyet, kusur ve aktüer raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesinde; Davacının ... tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, davacının motosiklette sürücü olarak bulunduğu, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, hasar dosyası açıldığı, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu nedenle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı, 111. maddesinde; bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği düzenlenmiştir. Dava dosyasına ilişkin olarak tanzim edilen maluliyet raporu ile kusur ve aktüerya yönünden alınan raporların denetlenmesinden kazaya ve yaralanmaya uygun, teknik, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılmış, raporlar hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu kapsamda ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında davacının ... tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu uğradığı bedensel zararları, kazaya tam kusurlu olarak sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortacısının davalı sigorta şirketinden ve davalı sürücüden talep etmekte haklı oldukları, yaralanmanın bölgesi gözetildiğinde müterafik kusur indirimi uygulanma şartlarının oluşmadığı, davacının geçici iş göremezlik zararının ... TL olduğu, Sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi itibariyle belirlenen ZMSS poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik tazminatının teminat limitini aştığı ve sigorta şirketinin limitle sorumlu olması gerektiği ve davalıların zararlarından müşterek ve müteselsil olarak (sigorta şirketi teminat limiti ile sınırlı) sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Neticeten davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli raporda belirtilen tutarlar ile mahkememizce yapılan ve yukarıda açıklanan müterafik kusur indirimi uygulanmadan; davacı yönünden talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi sigorta şirketi yönünden; başvuru tarihini takip eden 8 işgünü sonrası tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihi olarak belirlenerek karar verilmiştir. Ayrıca davalıya ait aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise; davaya konu haksız fiil neticesinde, davacı yaralanmış olup, manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Sadece gerçek kişi davalı yönünden manevi tazminat istenmiştir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Anayasamız 5, 12, 17 ve 26 maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu, manevi tazminat davası açılacak halleri ayrı ayrı düzenlemiştir. 6098 sayılı BK. 56. Maddesi ise özel nitelikte bir hüküm olup, fizik (maddi) kişilik değerlerinin, yani yaşama hakkı ile vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan hallerde manevi zararların tazminini düzenlemiştir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi ve hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır. Bu tazminat türü, kişinin haksız eylem sonucu duyduğu acı ve elemin giderilmesini amaçladığı için, zarar gören kişi, öngördüğü miktarı belirleyerek istemde bulunabilir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek manasında bir tazminattır. Ceza değildir, çünkü davacının menfaati düşünülmeksizin, sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği için de, gerçek manasında bir tazminat, mağdurda veya zarara uğrayanda bir huzur hissi, bir tatmin duygusu tevlit etmelidir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için miktarı, somut olayın özelliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. Maddesi uyarınca Hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmektedir. Çünkü Kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda Hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu'nun 4. Maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonsiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 T. ve 1966/7 E.- 1966/7 K., Yargıtay HGK 01/03/2006 T. ve 2006/2-14 E.- 2006/26 K., Yargıtay HGK 06/02/2013 T. ve 2012/4-722 E.-2013/201 K., Yargıtay HGK 09/04/2014 T. ve 2013/21-2036 E.-2014/491 K.) Somut olayda; Davacının haksız fiil neticesinde yaralandığı, iddianameye ve dosya kapsamındaki belgeler ve özellikle kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre davacının yaralanması nedeniyle davacının vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, dosyamız arasına davacıya ait yapılan tedavi belgelerinin alındığı, ATK'dan rapor alındığı, taraflar hakkında SED araştırmalarının yapıldığı, bu kapsamda davacının yaralanması nedeniyle, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi kişilerin mahvına da yol açmaması gerektiği, davacıların ve davalıların sosyal ve ekonomik durumları ve mal varlığı durumları, özellikle yaralanmanın niteliği ve ağırlığı, iyileşme süresinin 36 ay olması ve olayın üzerinden geçen zaman aralığı gibi tüm bu hususlar nazara alınarak ... TL manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının ... TL geçici iş göremezlik tazminatının; davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Davacının ... TL sürekli iş göremezlik tazminatının; davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan ... TL ile sınırlı olmak kaydı ile) birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile; ... TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ve sonradan tamamlanan ... TL harcın mahsubu ile kalan ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden ... TL ile sınırlı olmak kaydı ile) alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-Dava açılışta yatırılan ve sonradan tamamlanan ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava nedeniyle yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin; kabul ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Manevi tazminat talebi yönünden ayrıca yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden ... TL ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) alınarak davacıya VERİLMESİNE, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 9-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin; kabul ret oranı gözetilerek hesaplanan ... TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, bakiye ... TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025
Katip ... E-imzalı
Hakim ... E-imzalı