İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/238 E. 2020/587 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/238
Karar No
2020/587
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/885 Esas - 2025/169 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/885 Esas KARAR NO : 2025/169 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo senedinden kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2024 KARAR TARİHİ : 12/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025 Sakarya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19/11/2024 Tarihli, 2024/265 Esas - 2024/55 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilen Menfi Tespit (Kambiyo senedinden kaynaklanan) dava dosyası incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından korkutma hali ile düzenlenen 12/04/2024 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senedin geçersizliğinin tespiti ile senede dayanak başlatılan Sakarya 4. İcra Dairesi 2024/4924 Esas sayılı icra takibi dosyasındaki takibin durdurulmasına, % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkememizce davacı vekiline arabuluculuk son oturum tutanağının sunması için 02.01.2025 tarihinde muhtıra çıkartılmış, muhtıranın davacı vekiline 08.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ve davacı vekilinin 1 haftalık kesin süre içerisinde 11/12/2024 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağını mahkememize sunduğu anlaşılmıştır. Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olduğundan ticari dava olduğu tartışmasızdır. Davacı taraf bu davasının görevsiz mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesine açmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurmamış, bu eksikliği görevsizlik kararı sonrasında dosya mahkememize gönderilmeden önce fakat dava açılmasından sonra zorunlu arabuluculuğa başvurarak 11/12/2024 tarihli son tutanağı ibraz ederek gidermek istemiştir. 6102 sayılı TTK’nın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesine göre; “ Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmündedir. Yine 6325 sayılı HUAK’ın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesine göre; “ İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmündedir. HMK nun 118 maddesinde Davanın, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Dava görevsiz mahkemede açılmış ise de dava açılma tarihi dava dilekçesinin görevsiz mahkemeye kaydedilme tarihidir. (Emsal Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/5133 Esas 2022/5708 Karar) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.09.2020 tarih 2017/10-2695 esas, 2020/587 karar sayılı ilamında; “... arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda soru işareti bulunmamaktadır. Çünkü kanun koyucu "Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde açık düzenleme yaparak bireysel iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur.” denilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın dava şartlarını düzenleyen 114/2.maddesinde, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115/2.maddesi 1.cümlesi düzenlemesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Arabuluculuk dava şartı tamamlanabilir dava şartlarından değildir. Bu konudaki yasal düzenleme yorum yapılamayacak derecede çok açıktır. Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Davacı dava açtıktan sonra arabuluculuk dava şartını tamamlama imkanına sahip değildir. Mevcut yasal düzenlemenin usul ekonomisi açısından doğurabileceği sakıncalar mahkemenin konusu olmayıp bu yönde bir ihtiyaç halinde kanun koyucunun yeniden bir düzenleme yapmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca davayı açan taraf açıkça ticari dava olan kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasını dava şartı olan arabuluculuğu tamamlamadan görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesine açmayı tercih etmiştir. Açık yasal düzenlemeye rağmen yapılan bu usul eksikliği ve neticeleri davayı açan tarafın sorumluluğundadır. Yasanın açık düzenlemesi karşısında mahkemenin aksine bir yorum yapması mümkün değildir. Dava 22/04/2024 tarihinde görevsiz mahkemede açılmış, arabuluculuk son tutanağı ise 11/12/2024 tarihinde düzenlenmiştir. HMK 118 maddesine göre davanın açılma tarihi dava dilekçesinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilme tarihidir. Görevsizlik kararı sonrasında dosyanın mahkememize gönderilmesi yeni bir dava açılması olarak değerlendirilemez. Mahkememizdeki dava görevsiz mahkemede açılan davanın devamı olup dava açılma tarihi 22/04/2024 dür. Bu tarih itibariyle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olup sonradan giderilmesi mümkün olmayan bu dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddi gereklidir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2022/116 Esas 2022/176 Karar sayılı kararında resen değerlendirme yaparak " Dosya kapsamından ve davacının istinaf dilekçesi içeriğinden dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olduğu anlaşılmaktadır. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Ticaret Mahkemesine dosyanın gönderilmesi suretiyle Ticaret Mahkemesinde görülecek olan eldeki alacak davasında arabuluculuk, "dava şartı" niteliğindedir. Zira, buradaki arabuluculuk dava şartı, uyuşmazlığın görüldüğü mahkemeye göre belirlenen bir husus olmayıp, uyuşmazlığın "ticari dava" olmasından kaynaklanmaktadır. Bilindiği üzere, görevli mahkemeye dosya gönderildiğinde de davanın açıldığı tarih görevsiz mahkemede dava açılış tarihidir. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olması karşısında bu tarih itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı (bu yönde bknz. Yargıtay HGK 2017/10-2695 E.-2020/587 K.) ve usul ekonomisi gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine" karar vermiş, bu karar Yargıtay 11 HD nin 2022/2611 Esas 2023/4942 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3201 Esas 2024/4336 Karar sayılı kararı ile; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin "dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan eldeki davanın 18.07.2022 tarihinde tarihinde açıldığı, Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.07.2022 tarih 2022/238 E., 2022/258 K. sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın iş bu mahkemede 09.11.2022 tarihinde esas aldığı, davacı vekili tarafından sunulan 16.08.2022 tarihli dilekçe ekindeki arabuluculuk anlaşmama tutanağında arabuluculuğa başvuru tarihinin 31.07.2022 olduğunun görüldüğü, dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının bu aşamadan sonra tamamlanmasının da mümkün olmadığı" gerekçesiyle 6100 Sayılı Kanun'un 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanun'un 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddeden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesinin 2023/1831 Esas 2024/821 Karar sayılı kararını onamıştır. 6100 sayılı Kanun’un 114/2- ve 115. maddeleri gereği dava açıldığı esnada arabulculuk görüşmesinin yapılmaması, arabuluculuk son oturum tutanağının sunulmaması, sonradan giderilebilecek bir dava şartı olmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.418,44-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi gereğince talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 6-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 7-Teminatın HMK 392/2 maddesi gereği dosya kesinleştikten bir ay sonra talep halinde iadesine, Dair, davacı yetkili vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/03/2025 Katip ... e-imzalı Başkan ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/238, K. 2020/587, T. 31.07.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-238-e-2020-587-k-34d3933e5ef3