Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4666 E. 2025/5653 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4666
Karar No
2025/5653
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/452 E., 2025/570 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2024/543 E., 2024/377 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirket ile davalı arasında imzalanan iş sözleşmesi uyarınca, davacı nezdinde çalışan davalıya, mülkiyeti davacıya ait Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 325 ada, 1 parselde yer alan No:140, C blok, daire numarası 2 olan personel lojmanının tahsis edildiğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesi müvekkili tarafından 29.03.2023 tarihinde feshedildiği hâlde davalının işbu taşınmaza müvekkilinin izni ve muvafakati dışında haksız olarak el atmaya devam ettiğini, davalı ve müvekkili Şirket temsilcisi tarafından imzalanan 13.03.2020 tarihli teslim tutanağı ile lojmanın davalıya teslim edildiğini, teslim tutanağında açıkça teslim aldığı lojmanı Şirketin yazılı olarak bildiriminden itibaren 15 gün içinde tahliye ile Şirkete teslim etmeyi kabul ve taahhüt etmişse de hâlen tahliye edip müvekkiline teslim etmediğini, davalıya taşınmazın tahliyesi için noter ihtarı gönderildiğini ileri sürerek davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren haksız kullanmakta olduğu lojmana vaki müdahalesinin men’ine karar verilmesini, haksız işgal sebebiyle taşınmazın tahliyesine ve haksız işgal tazminatı (ecrimisil) ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından talep edilen haksız işgal tazminatı (ecrimisil) istemi yönünden davanın tefrik edilerek eldeki dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiş ve arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından usulden ret kararı verilmiş ise de İlk Derece Mahkemecesince söz konusu eksikliğin tamamlanması için taraflarına süre verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve buna göre iş mahkemelerinin görevi noktasında toplanmaktadır. Dairemizin 25.01.2022 tarihli ve 2022/39 Esas, 2022/998 Karar sayılı kararının ilgili kısmı şu şekildedir: "... Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartları ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114 üncü maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin birinci fıkrasının (c) bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez, H./ Özekes, M./ Akkan, M./ Korkmaz, H.T.: Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 930). Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s 190). Bu noktadan hareketle, uyuşmazlık yönünden görevli mahkeme kavramının açıklanması da gerekmektedir. Genel anlamda bir mahkemenin görevi belirli bir davaya, dava konusunun niteliği veya değerine göre o yerdeki aynı yargı koluna ait ilk derece mahkemelerinden hangisi tarafından bakılabileceğini belirtir. Bilindiği üzere, ilk derece mahkemeleri genel mahkemeler ve özel mahkemeler olarak ikiye ayrılmışlardır. Hangi davalara özel mahkemelerde, hangi davalara genel mahkemelerde bakılacağı ve genel mahkemelerde bakılacak davalardan hangilerine asliye hukuk mahkemesinde, hangilerine sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı hususuna görev, bunu düzenleyen kurallara da görev kuralları denir. Genel mahkeme ile özel mahkeme arasındaki ilişkinin bir görev ilişkisi olduğu ve görevle ilgili kuralların kamu düzenine ilişkin bulunduğu konusunda öğretide ve uygulamada duraksama yoktur. Genel mahkemelerin bakacakları davalar, belirli kişi ve iş gruplarına göre sınırlandırılmamış olup aksi belirtilmedikçe medeni yargılama hukukuna giren her türlü işe bakmakla görevlidirler. Açık kanun hükmü ile özel mahkemelerde görüleceği belirtilmemiş olan bütün davalar genel mahkemelerin görevine girer. Buna karşılık özel mahkemeler, belirli kişiler arasında çıkan veya belirli uyuşmazlıklara bakmakla görevlidir. Diğer bir ifadeyle, özel mahkemeler özel kanunlarla kurulmuş olup özel kanunlarda belirtilen davaları yürütür. Yukarıda belirtildiği üzere, göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115 inci maddesine göre ise dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Diğer taraftan görevsiz mahkeme davanın esası hakkında karar veremez. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukukî ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukukî niteleme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa davanın usulden reddine karar verilmelidir. Bu durumda kararda görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmeli ve dava dosyasının bu görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir (HMK m.20). Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 'Asliye hukuk mahkemelerinin görevi' başlıklı 2 nci maddesi de; '(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.' Şeklindedir. İş Mahkemelerinin görevi ise 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5 inci maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm ise; '(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.' Şeklindedir. Diğer taraftan 6356 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesine göre de 'Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür.' Kuralına yer verilmiştir. ..." Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesi ile; davacı Şirket ve davalı arasında imzalanan iş sözleşmesi uyarınca davacı işyerinde çalışan davalıya, mülkiyeti davacıya ait Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 325 ada, 1 parselde yer alan No:140, C blok, daire numarası 2 olan personel lojmanının tahsis edildiği, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı Şirket tarafından 29.03.2023 tarihinde feshedildiği hâlde davalının işbu taşınmaza davacı Şirketin izni ve muvafakati dışında haksız olarak el atmaya devam ettiği belirtilerek davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren haksız şekilde kullanmaya devam ettiği lojmana vaki müdahalesinin men’ine karar verilmesi, haksız işgal sebebiyle taşınmazın tahliyesine ve haksız işgal tazminatı (ecrimisil) ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından talep edilen haksız işgal tazminatı (ecrimisil) istemi yönünden davanın tefrik edilerek eldeki dosya üzerinden yürütülmesine karar verilerek yargılama sonunda arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki dava konusu haksız işgal tazminatının, iş sözleşmesi sona eren davalı tarafından iş ilişkisi sırasında davacı Şirket tarafından davalıya tahsis edilen lojmanın kullanılmaya devam edilmesinden kaynaklandığı, buna göre taraflar arasındaki ihtilafın iş sözleşmesi bittikten sonraki döneme ilişkin olduğu anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlıkta iş mahkemeleri görevli olmayıp davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekir. Belirtilen sebeple Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4666, K. 2025/5653, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-4666-e-2025-5653-k-0873990cc393