İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/185 E. 2026/65 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/185
- Karar No
- 2026/65
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/185 Esas KARAR NO :2026/65
DAVA:Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ:17/01/2018 KARAR TARİHİ:05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... ile davalılar ... ve ... arasında lisanssız güneş enerjisi projeleri geliştirmek üzere 24.02.2016 tarihinde ortaklık anlaşması ve sözleşme imzalandığını, yapılan ortaklık anlaşması ve sözleşmeye göre ...'ın %100 hisse sahibi olduğu davacı ...'nin %20 hissesinin davalı ...'e, %20 hissesinin de davalı ...'e devredileceğini, davalıların söz konusu anlaşmaya göre lisanssız güneş enerji santralleri için gerekli uygun arazi bulma, yasal izinler, çağrı mektubu gibi yükümlülükleri üstlendiğini ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle ortaklık sözleşmesinin yerine getirilmediğini, sözleşme kapsamında anlaşmaya göre imza tarihinden 8 gün sonra 10 MW'lık proje geliştirme için 120.000 Dolar avans ödemesinin davacı ... tarafından davalı ... İnşaat'a yapıldığını, bununla birlikte davalıların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı 11.04.2017 tarihinde yapılan 120.000 Dolarlık ödemenin geri ödenmesi için ihtarname ve fesih protokolü gönderildiğini ancak olumlu geri dönüş alınamadığını, bu nedenle 01.08.2017 tarihinde.... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiğini, ancak itiraz üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, davalı borçluların haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına, davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kötü niyetli ve alacağın likit olması sebebiyle davalıların alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetlerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak "24.02.2016 tarihli ortaklık anlaşması"nın taraflarının ..., ... ve ... olduğunu, takip talebinde alacaklı olarak görünen ... Üretim San. ve Tic. A.Ş. ve borçlu olarak kaydedilen ... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bu ortaklık anlaşmasında taraf olmadıklarını, 24.02.2016 tarihli ortaklık anlaşmasının takibe dayanak edildiğini, buna rağmen davada 24.02.2016 tarihli sözleşmeye de dayanıldığını, borçlular ..., ... ve ... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. adına ... Üretim San. ve Tic. A.Ş.'nin alacaklı sıfatı olmadığından borca itiraz edildiğini, bu durum karşısında davacı-alacaklı ... Üretim San. ve Tic. A.Ş. için alacaklı sıfatı olmadığı halde haksız ve suiniyetle icra takibine geçmiş olması sebebiyle müvekkilleri lehine %20 haksız icra tazminatına hükmedilmesini, aynı zamanda borçlulardan ... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. adına da tarafı olmadığı bir ortaklık anlaşmasından dolayı kendisine bir borç yüklenemeyeceğinden borca itiraz edildiğini beyanla, davanın reddi ile davacı-alacaklı ... aleyhinde de tarafı olmadığı ve bu sebeple de kendisine borç yüklenemeyecek ... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik haksız icra takibi sebebiyle de ayrıca %20 haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. sayılı takip dosyasına, 24.02.2016 tarihinde akdedilen ortaklık anlaşmasına, avans ödemesine ilişkin banka dekontuna, 11.04.2017 tarihli 10333 yevmiye numaralı ihtarnameye, e-posta yazışmalarına, tanık beyanlarına, ticari defter ve kayıtlara, keşif ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davalı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. sayılı takip dosyasına, 24.02.2016 tarihli ortaklık anlaşmasına, 24.02.2016 tarihli sözleşmeye, ... Üretim San. ve Tic. A.Ş. hesabından ... İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. hesabına "... ..." açıklaması ile 02.03.2016 tarihinde gönderilen 120.000,00 USD bedelli havale dekontuna, T... ile başkaca firmalarla yapılan sözleşmelere, harcama dökümleri ve ödeme belgelerine, e-posta yazışmalarına, banka dökümlerine, ticari defter ve kayıtlara, keşif ve bilirkişi incelemesine, tanık beyanlarına ve her türlü yasal delile dayanmıştır. İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA Mahkememizce verilen 21.06.2021 tarih ve... K. sayılı karar ile; davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile 120.000 USD olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmak suretiyle 121.502,14 USD üzerinden takibin devamına, takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF KALDIRMA KARARI: Verilen bu karar davalı yanca istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 03.03.2022 tarih ve 2021/2259 E. - 2022/643 K. sayılı ilamı ile; tüm dosya kapsamından taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davacının eldeki davayı açmasının aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsadığı, davaya konu ortaklık amacının elde edilmesinin subjektif olarak imkânsız hale geldiği, ortaklık ilişkisinin devamının artık mümkün olmadığı dikkate alınıp adi ortaklığın haklı nedenle feshi ile birlikte tasfiyesine karar verilmesi, bu kapsamda masraflar harici yatırılan paranın tasfiye payı olarak ödenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davacının takip ve eldeki davayı açmasının ortaklığın feshi anlamına geldiği kabul edilerek taraflarca yapılan masraflar da değerlendirilerek ortaklığın feshi ve tasfiyesi hakkında hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir. İSTİNAF İLAMINDAN SONRA YAPILAN İŞLEMLER Mahkememizin 05.07.2022 tarihli ara kararı ile; tarafların tasfiye memuru hususunda anlaşamadıkları anlaşıldığından mahkememizce resen Mali Müşavir ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. TASFİYE MEMURU KÖK RAPORU (23.08.2023) Tasfiye Memuru...'ün 23.08.2023 tarihli raporunda özetle; davacı ...'nin 02.03.2016 tarihinde ... nezdindeki hesabından davalı ... İnşaat firması hesabına 120.000 USD gönderdiği, TL karşılığının 352.464,00 TL olduğu, davalıların ortaklık adına 292.057,54 TL harcama yaptığı, bu tutarın ortaklık hissesi oranından davacı ... payının 175.234,52 TL (%60), davalı ... payının 58.411,51 TL (%20), davalı ... payının 58.411,51 TL (%20) olduğu, davacının iade talep edebileceği tutarın 352.464,00 TL - 175.234,52 TL = 177.229,48 TL olduğu, bunun dava tarihindeki USD karşılığının 46.455,96 USD olduğu tespit ve rapor edilmiştir. TASFİYE MEMURU HEYETİ 1. EK RAPORU (09.07.2024) Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunması üzerine mahkememizin 30.10.2023 tarihli ara kararı ile; dosya kapsamı ile itirazların mahiyetine göre nihai tasfiye bilançosunun hazırlanması ve itirazların değerlendirilmesi için mevcut tasfiye memuruna ilave olarak Mali Müşavir Prof. Dr. ... ile nitelikli hesaplamalar uzmanı Prof. Dr. ...'in de atanmasına karar verilerek dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Tasfiye Memuru Heyeti'nin 09.07.2024 tarihli 1. Ek Raporunda özetle; mali sonuç olarak davacının iade talep edebileceği 177.229,48 TL'nin dava tarihindeki USD karşılığının 46.455,96 USD olduğu, davacıya bu tutarın tasfiye payı olarak ödenmesi gerektiği; hukuki sonuç olarak ise davalıların yaptıklarını iddia ettikleri ve belgelerini sundukları ödemelerin davacılar ve davalılar arasında hisseleri oranında paylaşılması gerekli ödemeler olarak göz önünde bulundurulmadığında davacıların davalılardan 120.000 USD karşılığı 352.464,00 TL alacağı bulunduğu şeklinde sonuca varılması gerektiği, davacıların takip tarihinde alacak tutarının USD karşılığını talep ettiklerinden ve bu taleplerinin de haklı olduğu kanaatine varıldığından davacıların takip tarihi itibariyle davalılardan 18.01.2021 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda tespit edildiği gibi 120.000 USD asıl alacakları (tasfiye payı alacakları) ve 1.434,33 USD işlemiş temerrüt faizi alacaklarının bulunduğu kanaati bildirilmiştir. TASFİYE MEMURU HEYETİ 2. EK RAPORU (13.10.2025) Rapora karşı tarafların yazılı ve sözlü beyanları doğrultusunda mahkememizin 29.11.2024 tarihli ara kararı ile; TBK m.620 hükmüne göre adi ortaklık sözleşmesinin iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu, bu bağlamda davacının avans ödemesi yaptığı, davalıların da lisanssız güneş enerji santrallerine ilişkin olarak uygun arazilerin bulunması, gerekli yasal izinlerin çıkarılması, çağrı mektuplarının alınması ve sair yükümlülükleri üstlendikleri yani ortaklığa emeklerini koydukları anlaşılmakla; davalı yan tarafından sunulan çağrı mektuplarının değerlendirilerek ilgili mevzuat ve yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadıkları, ortaklığın amacının gerçekleşmesine elverişli olup olmadıkları hususlarının tespiti ile çağrı mektuplarına harcanan emeğin bedelinin belirlenmesine, bu amaçla bilirkişi heyetine ... alanında uzman Prof. Dr. ...'in ilave edilmesine, çağrı mektubuna ilişkin emeğin değeri tespit edildikten sonra taraflarca sunulan uzman görüşleri ile önceki rapora yapılan itirazların gerekçeli olarak değerlendirilmek suretiyle adi ortaklığın nihai malvarlığı bilançosunun yapılmasına karar verilerek dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Tasfiye Memuru Heyeti'nin 13.10.2025 tarihli 2. Ek Raporunda özetle Teknik Değerlendirme Yönünden: Lisanssız ... yatırımlarında en kritik adımın trafo kapasitelerinin belirlenmesi olduğu, ... tarafından ilan edilen kapasite tablolarının incelenmesinden trafo kapasitelerinin büyük oranda dolu olduğunun anlaşıldığı, ancak davalıların bu durumu davacı tarafa bildirmediği ve ortak bir strateji belirlenmesi için herhangi bir girişimde bulunmadığı, ... ... Sayın Mahkemeye hitaben verdiği 25.06.2019 tarihli yazısında sözleşmelerin yürürlükte olduğu 24.02.2016-11.04.2017 tarihleri arasında .. veya davalılar adına herhangi bir lisanssız elektrik üretim başvurusu bulunmadığının bildirildiği, davalılar tarafından "çağrı mektubu almaya hazır 24 adet ... yatırım dosyası" olarak sunulan belgelerin incelenmesinde bunların yalnızca arazi sınıf tespit yazılarından ibaret olduğu, başvuru için gerekli diğer belgelerin (tapu/kira sözleşmesi, tek hat şeması, teknik değerlendirme formu, koordinatlı aplikasyon krokisi vb.) bulunmadığı, dolayısıyla bu dosyaların başvuru dosyası olarak nitelendirilemeyeceği tespit edilmiştir. Harcamaların Değerlendirilmesi Yönünden: Davalılar tarafından yapıldığı iddia edilen harcamalar (..., Av. ...'e yapılan ödemeler) incelenmiş, bu ödemelerin ortaklık amacına hizmet ettiğinin ispat edilemediği, somut çıktı veya rapor bulunmadığı, ödemelerin yapıldığı firmaların bir kısmının davalılarla organik bağı olduğu, fesih tarihinden sonra yapılan ödemelerin de bulunduğu belirlenmiştir. TBK m.628 uyarınca ortaklık için yapıldığı ispat edilebilen giderler olarak yalnızca ... İnşaat'ın fiili giderleri (29.377,10 TL) ile davalı ...'ün 412 günlük emek karşılığı (31.588,04 TL) olmak üzere toplam 60.965,14 TL kabul edilmiştir. Sonuç olarak; yapılan teknik değerlendirmede davalıların güneş enerjisi projelerinin geliştirilmesi maksadıyla davacılarla imzalanan anlaşma ve sözleşme kapsamında anlaşmanın geçerli olduğu 14 aylık süre içinde lisanssız güneş enerjisi projelerine çağrı mektubu alınması için herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, davalıların uygun olmayan bir planlama ve hatalı teknik değerlendirme ile ... Proje Çağrı Mektubu alma ve proje geliştirme hususunda başvuru dosyalarını hazırlayamadığı ve sözleşmeyle üstlendikleri her biri 1 megavatlık toplam 10 adet lisanssız güneş enerjisi projesi geliştirme ve çağrı mektubu alma edimini yerine getiremedikleri, davacının iade talep edebileceği 315.884,90 TL'nin dava tarihindeki USD karşılığının 82.800,76 USD olduğu, davacıya bu tutarın tasfiye payı olarak ödenmesi gerektiği kanaati bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacı ... ile davalılar ... ve ... arasında 24.02.2016 tarihinde imzalanan lisanssız güneş enerjisi projeleri geliştirme konulu ortaklık anlaşması ve aynı tarihte davacı ... Üretim San. ve Tic. A.Ş. ile davalı ... İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan çağrı mektubu alınması konulu sözleşme kapsamında, davacı şirket tarafından davalı ... İnşaat'a ödenen 120.000 USD avansın iadesi talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 03.03.2022 tarih ve 2021/2259 E. - 2022/643 K. sayılı kaldırma ilamı uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Somut olayda çekişme; taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği, ortaklık amacının gerçekleşmemesinde hangi tarafın kusurlu olduğu, davalıların sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, ödenen 120.000 USD avansın ortaklık amacına uygun harcanıp harcanmadığı, davalılarca yapıldığı iddia edilen masrafların gerçekliği ve miktarı ile tasfiye sonucunda taraflara düşecek payların hesaplanması noktalarında toplanmaktadır. Hukuki Durum İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin kesinleşmiş kaldırma ilamında da açıkça belirtildiği üzere, taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davacının eldeki davayı açmasının aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsadığı, ortaklık amacının elde edilmesinin subjektif olarak imkânsız hale geldiği ve ortaklık ilişkisinin devamının artık mümkün olmadığı tespit edilmiştir. TBK'nın 639. maddesinin 1. fıkrasına göre ortaklık, sözleşmede öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle sona erer. Somut olayda, lisanssız güneş enerjisi santrali için çağrı mektubu alınması amacıyla kurulan ortaklığın bu amaca ulaşamadan sona erdiği çekişmesizdir. TBK'nın 643. maddesi uyarınca ortaklığın tasfiyesinde izlenecek sıralama şu şekildedir: Öncelikle ortaklığın borçları ödenir, ardından ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verilir, bundan sonra bir şey artarsa bu kazanç ortaklar arasında paylaşılır; ortaklığın borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse zarar ortaklar arasında paylaşılır. Taraflar arasındaki 24.02.2016 tarihli ortaklık anlaşmasının 3.5. maddesinde "çağrı mektubu alınamaması durumunda yapılan masrafların ortaklık oranında paylaşılacağı" açıkça kararlaştırılmış olup, bu düzenleme TBK'nın 623. maddesindeki kazanç ve zarara katılma oranını belirlemektedir. Buna göre ortaklık oranları; davacı ... %60, davalı ... %20 ve davalı ... %20 olarak tespit edilmiştir. Davalı ... İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti.'nin Hukuki Durumu Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, 24.02.2016 tarihli ortaklık anlaşmasının tarafları davacı ... ile davalılar ... ve ... olup, davalı ... İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti. bu ortaklık anlaşmasının tarafı değildir. Davalı ... İnşaat, aynı tarihli ayrı bir sözleşme ile davacı ... Üretim San. ve Tic. A.Ş.'ye karşı çağrı mektubu alınması konusunda iş görme edimi üstlenmiş olup, 120.000 USD avans da bu iş görme sözleşmesi kapsamında ... İnşaat'a ödenmiştir. Adi ortaklığın tasfiyesi davası, TBK'nın 644. maddesi uyarınca yalnızca ortaklar arasında görülebilir. Davalı ... İnşaat adi ortaklığın ortağı olmadığından, tasfiye payından doğrudan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davalı ... İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan Tasfiye Memuru Heyeti'nin 13.10.2025 tarihli 2. Ek Raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Tasfiye Memuru Heyeti'nin teknik değerlendirmesinde; davalıların güneş enerjisi projelerinin geliştirilmesi maksadıyla davacılarla imzalanan anlaşma ve sözleşme kapsamında, anlaşmanın geçerli olduğu 14 aylık süre içinde lisanssız güneş enerjisi projelerine çağrı mektubu alınması için herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, davalıların uygun olmayan bir planlama ve hatalı teknik değerlendirme ile ... Proje Çağrı Mektubu alma ve proje geliştirme hususunda başvuru dosyalarını hazırlayamadıkları ve sözleşmeyle üstlendikleri her biri 1 megavatlık toplam 10 adet lisanssız güneş enerjisi projesi geliştirme ve çağrı mektubu alma edimini yerine getiremedikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, davalıların "çağrı mektubu almaya hazır 24 adet ... yatırım dosyası" olarak sundukları belgelerin incelenmesinde; bunların yalnızca arazi sınıf tespit yazılarından ibaret olduğu, EPDK tarafından belirlenen başvuru belgelerinin (tapu/kira sözleşmesi, tek hat şeması, teknik değerlendirme formu, koordinatlı aplikasyon krokisi vb.) büyük çoğunluğunun eksik olduğu, dolayısıyla bu dosyaların başvuru dosyası olarak nitelendirilemeyeceği bilirkişi heyetince tespit edilmiştir. Davalıların yaptıklarını iddia ettikleri harcamalar (... ve diğer firmalara yapılan ödemeler) yönünden ise; bu ödemelere karşılık herhangi bir çalışma raporu, teknik doküman veya somut çıktı sunulamadığı, TBK'nın 628. maddesi uyarınca ortaklık amacına hizmet ettiğinin ispat edilemediği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti, yalnızca ... İnşaat'ın fiili giderleri (29.377,10 TL) ile davalı ...'ün 412 günlük emek karşılığı (31.588,04 TL) olmak üzere toplam 60.965,14 TL'yi ortaklık tasfiye bilançosuna dahil etmiştir. Bu itibarla, davacı ... tarafından ödenen 352.464,00 TL (120.000 USD) avansdan, kabul edilen ortaklık giderlerinin (60.965,14 TL) davacının payına düşen %60'lık kısmı olan 36.579,08 TL'nin mahsubu ile kalan 315.884,92 TL'nin (dava tarihi kuru ile 82.800,76 USD) tasfiye payı olarak davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı yan bu tutarın davalılardan birlikte tahsilini talep etmiş ise de; adi ortaklığın tasfiyesinde, ortaklar arasındaki iç ilişkide zarar ve alacaklar ortaklık paylarına göre paylaşılır. Davalılar ... ve ..., TBK'nın 638/3. maddesindeki üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumluluk hükmünün iç ilişkide uygulanamayacağı ve ortaklık anlaşmasının 3.5. maddesindeki "masrafların ortaklık oranında paylaşılacağı" düzenlemesi karşısında her bir davalı kendi payı oranında sorumlu olması gerektiği sonucuna varılmış olup, buna göre; davalı ...'ün %20 ortaklık payına tekabül eden 41.400,38 USD tasfiye payından, davalı ...'ün ise %20 ortaklık payına tekabül eden 41.400,38 USD tasfiye payından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... ile davalılar ... ve ... arasında 24.02.2016 tarihinde imzalanan lisanssız güneş enerjisi projeleri geliştirme konulu adi ortaklık anlaşması kurulduğu, bu bağlamda davacının avans ödemesi yaptığı, davalıların da lisanssız güneş enerji santrallerine ilişkin olarak uygun arazilerin bulunması, gerekli yasal izinlerin çıkarılması, çağrı mektuplarının alınması ve sair yükümlülükleri üstlendikleri yani ortaklığa emeklerini koydukları, taraflar arasındaki adi ortaklığın TBK'nın 639/1. maddesi uyarınca ortaklık amacının gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi nedeniyle sona erdiği, davacı ... tarafından ödenen 352.464,00 TL (120.000 USD) avansdan, TBK'nın 643. maddesi uyarınca öncelikle kabul edilen ortaklık giderlerinin (60.965,14 TL) davacının payına düşen %60'lık kısmı olan 36.579,08 TL'nin mahsubu ile kalan 315.884,92 TL (dava tarihi kuru ile 82.800,76 USD) katılım payının davacı yana geri verilmesi gerektiği, somut olayda bu tutarın iadesi sonrasında ortaklara paylaştırılacak bir şey artmadığından TBK'nın 642-644. maddeleri çerçevesinde ortaklığın bu şekilde tasfiye edilebileceği anlaşıldığından davalı ... İnşaat Taahhüt ve Tic. LTD. Şti. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, %20 ortaklık payına tekabül eden 41.400,38 USD tasfiye payının Davalı ...'ten, %20 ortaklık payına tekabül eden 41.400,38 USD tasfiye payının Davalı ...'ten dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmek suretiyle tahsili ile davacılara verilmesine, adi ortaklığın TBK m.642-644 hükümleri çerçevesinde bu şekilde tasfiyesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davalı ... İnşaat Taahhüt ve Tic. LTD. Şti. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-%20 ortaklık payına tekabül eden 41.400,38 USD tasfiye payının Davalı ...'ten, %20 ortaklık payına tekabül eden 41.400,38 USD tasfiye payının Davalı ...'ten dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmek suretiyle tahsili ile davacı yana verilmesine, Adi ortaklığın TBK m.642-644 hükümleri çerçevesinde bu şekilde TASFİYESİNE, 3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 21.578,09-TL harçtan peşin alınan 7.729,35-TL ve tamamlama harcı 212,74-TL'nin mahsubu ile bakiye 13.636,00-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 36,90-TL başvurma harcı, 7.729,35-TL peşin harç, 212,74-TL tamamlama harcı, 5,20-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.974,19-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.863,00-TL davetiye gideri, 30.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.863,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 28.556,22-TL'sinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 50.541,59-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar ... ve ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2.md uyarınca 36.579,08-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalılara verilmesine, 8-Davalı ... İnşaat Taahhüt ve Tic. LTD. Şti. duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı yandan tahsili ile işbu davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde davacının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır