İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/1189 E. 2025/115 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1189
- Karar No
- 2025/115
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1189 Esas KARAR NO : 2025/115
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2016 Şubat tarihinde franchise sözleşmesinin tanzim edildiğini, sözleşmeye göre lokasyonu, kira bedeli ve şartları davalı şirketçe belirlenen, ..... AVM'de yer alan B Blok 5 nolu bağımsız bölümde kaim dükkanın, franchise alan müvekkili adına davalı tarafça kiralandığını ve müvekkilinin kira bedellerini düzenli bir şekilde ödeyerek bu adreste franchise alan sıfatıyla davalı franchise veren şirketin "......" markalı ürünlerinin satış mağazasını işlettiğini, 5 yılı aşan süre devam eden sözleşmede müvekkilinin kanundan ve sözleşmeden doğan tüm edimlerini basiretli bir tacir olarak yerine getirdiğini, 2021 yılı Mayıs ayında davalı şirketçe müvekkiline mağazanın kapatılacağını içeren adi bir toplantı tutanağı tanzim edilerek müvekkiline imzalatılmaya çalışıldığını, müvekkilinin bu tutanağı imzalamadığını, müvekkilini yıpratma politikasının izlediğini, müvekkili mağazasını 01.03.2016 tarihinde açtığını, dolayısıyla fesihte dikkate alınacak sözleşme bitim tarihi 01.03.2021 olduğunu ve 6 aylık sürenin de buna göre belirleneceğini, taraflar 5 yıllık sürenin dolmasından sonra yani 6. yılın içinde 20.05.2021 tarihinde bir araya gelindiğini, bu durumda yeni bir frinchising sözleşme döneminin başlamış olduğu göz ardı edilemeyeceğini, hakkaniyet kuralları ve Yatgıtay içtihatları uyarınca taraflar arasında 01.03.2026 tarihine kadar devam edecek yeni bir sözleşme döneminin başlamış olduğunu, davalı şirket yetkililerince müvekkilinin mağazasının cadde puanının düşük olduğundan, metrekaresinin yetersiz kaldığından bahisle hukuka aykırı fesih sebepleriyle müvekkilinin sözleşmesinin haksız olarak feshettiğini, davalı şirketçe gösterilen fesih sebeplerinin müvekkili aleyhinde yorumlanamayacağı gibi aslında davalının basiretsiz ve özensiz iş yaptığını gösterdiğini, müvekkilinin davalı şirketle franchise sözleşmesi imzalamak, franchise alan olabilmek için ..... ve Ticaret Odasının müşterek sunduğu eğitim ve kurslara katılarak genç girişimci olduğunu ve bunun için harcamaları olduğunu, ..... projesi hazırlatarak harcamalar yaptığını, mağazada kullanılması zorunlu araç-gereç listesi müvekkiline imzalatıldığını ve ..... marka bilgisayarlı yazar kasanın ve eklentilerinin, .... marka arka ofis bilgisayarının ve eklentilerinin, güvenli bilgisayar ağı ve eklentilerinin, ..... marka kesintisiz güç kaynağının, yazılım lisansının alınması şart koşulmuş ve bunların bedelleri müvekkili tarafından ödenerek satın alındığını, Kabinet ve Senet Programı isteğe bağlı tutulmuşsa da müvekkilinin bunların da bedelini ödeyerek satın aldığını, mağazanın tahliyesi sırasında bu sayılan tüm araç gereçleri aldığı gibi mobilya - dekorasyon- stand ve rafları da söküp götürüldüğünü, bunlardan sadece 15.03.2016 tarihli ...... nolu fatura ile "mobilya ve dekorasyon yansıtma bedeli" adı altında müvekkiline ödenen 123.900 TL'nin 50.000 TL'si müvekkiline iade edildiğini, bakiyesinin iadesi yapılmayınca Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketçe yapılan haksız itiraz sebebiyle taraflarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında derdest itirazın iptali davası açıldığını ayrıca bahsi geçen sözleşmeye güvenerek sözleşmenin devamlılığını sağlamak ve franchise verenine karşı mahcup olmamak adına ..... Bankası A.Ş. ..... Şubesinden geri ödemesi 290.000 TL civarında olan 250.000 TL'lik ticari kredi çektiğini, davalı şirketin İstanbul'daki toplantılarına daha rahat katılım sağlayabilmek adına aracını yenilediğini ve bunun için de .....'tan 70.000 TL'lik kredi çekmek zorunda kaldığını, davalı şirketçe yapılan haksız fesihten dolayı müvekkilinin maddi zarara uğradığını, haksız ve mesnetsiz fesih sebebiyle müvekkilinin mağazasında çalışan personelleri de işyeri kapanışı sebebiyle işten çıkarmak zorunda kaldığını, bundan dolayı gündemde dahi olmayan işçilik tazminatları ödemek zorunda bırakılarak da maddi zarara uğratıldığını, manevi çöküntü içine girdiğini, ticari itibarının zedelendiğini ve prestijinin de bozulduğunu beyanla davalı şirketçe yapılan feshin haksız olduğunun tespitini, HMK Md.107/1-2 hükmü gereğince şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında Şubat 2016 tarihinde 5 yıl süreli .... İş Birliği Sözleşmesi (".... Sözleşmesi") akdedildiğini, sözleşme doğrultusunda davacı şirket ..... AVM'de yer alan B Blok 5 nolu bağımsız bölümde 2016 Nisan ayının başından itibaren faaliyet göstermeye başladığını ve 5 yıllık sözleşme süresi sonunda taraflarca sözleşmenin devamı hususunda bir anlaşmaya varılamadığını, davacı tarafa 5 yıllık sürenin dolduğu ve .... ticari iş birliği sözleşmesinin yenilenmeyeceği 2020 ikinci yarısından itibaren bildirildiğini ve F.... Sözleşmesinin "Sözleşme Süresi" başlıklı 25. Maddesi gereği sözleşme feshedildiğini, davacı tarafa yapılan fesih bildirimi doğrultusunda fesih şartlarını düzenleyen protokol imzalanmak için müvekkili şirket merkezinde 20.05.2021 tarihinde bir araya gelinmişse de davacı taraf protokolü imzalamaktan imtina ettiğini, sözleşmenin feshi üzerine davacının müvekkilinden herhangi bir tazminat talebinde bulunmayacağı taraflar arasındaki sözleşmede açıkça düzenlendiğini ve davacının ilgili icra takibi ve işbu davadaki taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında yapılan delil anlaşması uyarınca sözleşmeden doğan her türlü anlaşmazlık ve hesap uyuşmazlıklarında müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının tek taraflı kesin delil olarak kabul edileceği düzenlendiğini, davacının haksız fesih iddiası ile talep ettiği raf, mobilya, stand, ibm kasa, işçilik alacakları ve diğer giderlerin ..... sözleşmesi kapsamında davacı tarafından ödeneceği kabul edildiği ve davacının sözleşmede düzenlenen 5 yıllık süre için bu yatırımların yaptığı ve bu süreden haberdar olduğunu, aynı şekilde dava konusu ..... ticari iş birliği sözleşmesinin feshi ile davacının borcunu ödemek ve arabasını yenilemek için aldığı kredinin hiçbir ilgisi bulunmazken, müvekkili şirketin bu şekilde de sorumlu tutulmaya çalışması kötü niyetli ve mesnetsiz olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, franchise sözleşmesinin feshi nedeniyle maddi manevi tazminat talebine ilişkindir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından alınan 11/01/2024 havale tarihli raporunda; taraflar arasında 01.03.2016 tarihinde başlayan “ ...... Franchisee Ticari İş Birliği Sözleşmesi” sözleşme süresinin 01.03.2021 tarihinde bittiği, Sözleşmenin 30. Maddesine uygun sürelerde sözleşme süresinin uzatılmasına dair taraflar arasında görüşmelerin mevcut olmadığıni, buna rağmen sözleşme süresi sonunda taraflar arasında iş ortaklığının 20.05.2021 tarihinde yapılan toplantı ve devamında 22.06.2021 tarihinde davalının iş ortaklığını devam ettirmeme yönünde kesin irade beyanına kadar iş ortaklığının devam ettiğini, 01.03.2021 tarihinden sonraki dönem için devam eden iş ortaklığının belirsiz süreli sözleşme olarak kabulü halinde sözleşmenin sona ermesi yönünde davacıya atfedilen bir akde aykırılık isnadının olmadığını, davacının benzer iş için 3. Kişi veya şirketlerle yeni bir sözleşme akdedebilmesi için 6 aylık makul süreye ihtiyacı olabileceğini ancak sözleşmenin devamı konusunda davacının da, davalı tarafın iş geliştirme yönünde beklentileri için yeterli çaba harcamadığının taktirinin Mahkemeye ait olduğunu, davaya konu bilgisayar, elektrik ve elektronik donanımın taraflar arasında 5 yıllık süre için akdedilen sözleşme başlangıcında alınan ve yapılan işler olduğunu, davaya konu edilen ve bilirkişi inceleme aşamasında dosyaya ibraz olunan faturalarda yazılı malların 5 yıllık süre içinde ekonomik değerini yitirdiğini, hurda fiyatı ile yapılan hesaplamalara göre söz konusu eşyaların davalı tarafta kaldığının kabulü halinde 10.455,99 TL olduğunu, davacının davalı taraf ile akdettiği ilk 5 yıllık sözleşme süresi içinde işini geliştirmek için kullandığı banka kredisi, şahsına ait arabanın yenilenmesi, çalıştırdığı işçilerin çalışma süreleri içinde kıdem tazminatı ve diğer özlük haklarının işveren tarafından ayrılması ve planlanmasının davacı tarafa ait olması sebebi ile davacı lehine tazminat hesaplaması yapılmadığını, davalının iş ortaklığını sona erdirmesi sebebi ile, davacının, elindeki malzemeyi maliyetinin altında satarak zarar ettiğine dair iddiasının; satış ve davacıya geliş faturalarının ibrazı halinde hesaplama yapılabileceğini, dosya kapsamında davalının, davacının ticari itibarını zedelemek yönünde eylemine rastlanmadığı aksine iş ortaklığının devamına açık olduğunu, iş ortaklığının devam etmemesi sebebi ile davacının içine düştüğü hissiyatın davalı tarafa tazminat yüklenmesi için yeterli olup olmadığının taktirinin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir. Uşak ...... Asliye Hukuk (Talimat) Mahkemesince alınan 09/09/2024 havale tarihli raporunda; franchıse sözleşmenin süresi madde 30’da belirtildiğini, sözleşme tarihi 01.03.2016 tarihi değerlendirmelere esas kabul edildiğini, bu durumda taraflar arasında frachısee sözleşmesinin bitiş tarihi 01.03.2021 tarihi olduğunu, sözleşmenin bitiş tarihinden 6 ay öncesinde ise 01.03.2021 tarihinden başlayacak yeni dönem sözleşmesinin görüşmelerinin 01.09.2020 tarihinde ikame etmeleri ve mutabık kalmaları gerekirken bu gerçekleşmediği raporlandığını, taraflar arasında 01.02.2021 tarihinde sona eren sözleşme sonrasında yeni bir sözleşme tesis edilmediği için bu durumda taraflar arasında frachısee sözleşmesinin bitiş tarihi 22.06.2021 tarihi olarak kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme süresinden önce fesih edildiğini, davacının fesih tarihinden başlayarak 5 yıllık hasılatı 7.611.132.69 TL olarak hesaplandığını/ süre 61 ay, 124.772.66 TL aylık geliri hesaplandığını, 6 aylık süre için muhtemel geliri 748.636.00 TL olarak hesaplanıldığını, davacının muhtemel geliri 748.636.00 TL olarak hesaplandığında buna bağlı olarak 2020 yılı karlılık oranı maliyet bedeli üzerinden bürüt % 22 olduğunu, 748.636.00 TL*%22 = 164.699.92 TL brüt satış karı olarak hesaplandığını, davacının muhtemel geliri 748.636.00. TL olarak hesaplandığında buna bağlı olarak 2020 yılı karlılık oranı maliyet bedeli üzerinden net % 2,8 olduğunu, 748.636.00 TL *%2,8 = 20.961.80 TL olarak hesapladığını, 2021 Yılı Gelir beyannamesinden alınan bürüt satış zararı 24.684.91 TL olduğu maliyet bedeli üzerinden satış zararın oranı%2,8 olduğu, 2021 yılı haksız fesih sebebiyle satış maliyet zarar 24.684.91 TL olarak hesaplandığını, 2021 Yılı Gelir beyannamesinden alınan bürüt satışları 833.408.50 TL olarak gerçekleştiğini, vergi yükümlülükleri karşılığı ayrılması zorunlu olduğundan 4.250.38 TL gelir vergisi karşılığı ayrılması gerekeceğini, bu bağlamda fesih sebebi olmasa idi firma 24.874.74 TL net kar elde edebileceğini, 2021 yılı haksız fesih sebebiyle yapacağı tüm harcama ve giderlerinin mahsubu sonucunda davacının 191.775.41 TL%23 faaliyet zararı oluştuğunu, 748.636.00TL*%22 = 164.699.92 TL brüt satış karı, mahrum kalınan kar = 20.961.80 TL olduğunu, 2021 yılı haksız fesih sebebiyle satış maliyet zarar 24.684.91TL olduğunu, haksız fesih sebebi olmasa idi firma 24.874.74 TL net kar elde edebileceğini, davacı .....'in 191.775.41 TL%23 faaliyet zararı oluştuğunu bildirmiştir. Davacı vekili 15/11/2024 tarihli artırım dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminat bedelini 69.521,45 TL arttırarak toplam 70.521,45 TL talep etmiş ve noksan harcı yatırmıştır. Taraflar arasında 01/03/2016 tarihinde imzalanmış olan franchise sözleşmesinde; sürenin mağaza açılışından itibaren beş yıl olarak kararlaştırıldığı, tarafların herhangi bir tarihte 12 ay öncesinden yazılı olarak bildirilmesi şartıyla sözleşmenin feshedilebileceğinin düzenlendiği, beş yıllık süre bitmeden önce tarafların sözleşmenin yenilenme olasılığına yönelik görüşmeye başlayacakları ve sözleşme süresinin bitiminden en az 6 ay önce sözleşmenin devam edip etmeyeceğinin sonuçlandırılacağının yazılı olduğu görülmüştür. 01/03/2021 tarihinde sona ermesi gereken sözleşmeye ilişkin olarak tarafların devam etme iradesine yönelik yazılı bir anlaşma yapmadıkları, görüşmelerin 20/05/2021 tarihli toplantı ile sona erdiği, bu süreçte taraflar arasındaki sözleşmenin belirsiz süreli sözleşme haline geldiği, sözleşmenin sona ermesinde davacının kusuru olmadığı, davacının benzer iş için üçüncü kişilerle yeni sözleşme yapabilmesi için 6 aylık makul süreye ihtiyacı olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği anlaşılmıştır. Kar kaybı talep edilebilmesi için; karşı tarafın borca aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshi veya karşı tarafça haksız olarak feshedilmiş olması gerekmektedir. Dayanak sözleşme davalı tarafça haksız olarak feshedilmiş olmakla, davacı taraf, ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdünü düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 126. maddesine dayalı olarak, haksız fesih tarihinden itibaren tazminat talep edebilecektir. Söz konusu maddede; ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklının, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı ticari defterlerinin yargı çevresi dışında olması sebebiyle, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen 6 aylık süre dikkate alınarak sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının uğradığı zarar miktarının belirlenmesi için Talimat mahkemesi aracılığıyla rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda 6 aylık süre için mahrum kalınan karın 20.961,80 TL olduğu, haksız fesih nedeniyle zararına satış yapan davacının satış maliyet zararının 24.684,91 TL olduğu, eğer haksız fesih olmasaydı elindeki ürünlerin satışından 24.874,74 TL net kar elde edebileceğinin tespit edildiği, bilirkişi raporunun teknik incelemeyi içerdiği ve denetime elverişli olduğu, davacının haksız fesih sebebiyle toplam 70.521,45 TL talep edebileceği, davalının noter ihtarnamesi ile 27/07/2021 tarihinde temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla artırım yapılan miktar üzerinden maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; TBK Madde 114/2 hükmünün TBK Madde 58/1 hükmüne atfı dolayısıyla davacı manevi zararın tanzimi talebinde bulunabilecektir. TBK Madde 58/1 hükmü gereğince manevi tazminat koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği irdelendiğinde kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz olmalı, bu tecavüz yani borca aykırı davranış arasında uygun illiyet bağı kurulmalıdır. Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere üzüntünün manevi tazminat gerektirebilmesi için kişilik hakkının ihlali sonucu oluşması aranacaktır. Yargıtay ....... Hukuk Dairesi ...... Esas, ..... Karar 19/02/2018 tarihli kararında; "sözleşmeye aykırılık halinde 6098 Sayılı Kanunun 114-2 Maddesi uyarınca, haksız fiil sorumluluğuna ait hükümler kıyas yoluyla uygulanıp manevi tazminat istenebilirse de, TBK'nun 58 Maddesi hükmünce, sözleşmeye aykırılığın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması zorunda olup, somut olayda bu unsurun gerçekleşmediği anlaşıldığından, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi gerekir." şeklinde görüşünü açıklamıştır. Somut olayda üzüntü, acı, ızdırap, kişilik hakkının ihlali sonucu değil, davacının malvarlığı hakkının ihlali sonucu talep edilmektedir. Malvarlığındaki azalma, Yargıtay kararlarında açıklandığı üzere maddi tazminat ödenmesi ile karşılanabilecektir. Bu nedenle davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; 70.521,45 TL maddi tazminatın 27/07/2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin reddine, Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 4.817,32 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 870,96TL peşin harç, 1.187,26 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 2.759,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Maddi tazminat yönünden davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 870,96 TL peşin harç, 1.187,26 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.138,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafça posta/tebligat/bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) toplam 14.927,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 8.734,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT 10. maddesi gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 772,00 TL'sinin davalıdan, 548,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/02/2025
Katip ...... e-imzalıdır
Hakim ...... e-imzalıdır