İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1050 E. 2024/927 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1050
- Karar No
- 2024/927
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [16382-83461-07164] UETS DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - [16749-47983-64420] UETS Av. ... - Av. ***
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay günü ... tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 51 ... plakalı aracı ile Mevlana Caddesi'ni takiben Atatürk Bulvarı istikametine seyir halinde iken Beğendik karşısında geldiğinde seyir istikametine göre sağında bulunan otopark alanına dönüş yapmak istediği esnada, aracın ön sağ kapı kısmına kendisi ile aynı istikamette ve sağında bulunan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı motosikletin ön kısımları ile çarpışması neticesi yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olaya ilişkin olarak tutulan kaza tespit tutanağında 51 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 67. maddesinde "sağa sola yanaşırken manevraları düzenleyen genel şartları" ihlal ettiği, diğer araç sürücüsünün kusuru olmadığı görüş ve kanaatine varıldığını, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ...'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ...Ş.'ne 22/12/2017 tarihinde başvurulduğnu ve ödeme yapılması için tüm evraklar davalı kuruma teslim edildiğini, başvuru dilekçelerine 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava yoluna gidileceği ihtaren bildirildiğini, işbu başvuru neticesinde davalı ... tarafından ...-1 numaralı hasar dosyası oluşturulduğnu, akabinde davalı ...Ş. tarafından teklif sunularak pilot dava açılarak davadan feragat edilmesi karşılığı tazminat teklif edildiğini, verilen maddi tazminat teklifinin yeterli olmadığını ve müvekkilinin bedeni zararlarını karşılamaya yetmediğini, bu nedenlerle işbu davayı ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası niteliğindeki işbu davada ileride artırılmak üzere şimdilik davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan toplam 1.000,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı ile 100,00-TL geçici sakatlık tazminatının davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili 03/05/2018 tarihli cevap süresinin uzatılması talepli dilekçesi ile; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup, HMK'nun 6/1. maddesi gereği müvekkili şirketin yerleşim yeri itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini, huzurdaki davanın hem yasa hem de sözleşme hükümlerinde öngörülen sürelerin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, işbu nedenle davacının zamanaşımına uğrayan tüm taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa talebi üzerine 04/05/2018 tarihli ara kararı ile, bir defaya mahsus olmak üzere ilk cevap süresinin bitiminden itibaren 2 haftalık ek cevap süresi verildiği halde davalı tarafça ayrıca cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Taraflarca trafik kaza tespit tutanağına, sigorta poliçesi ve hasar dosyasına, taraflar arasındaki başvuruya ilişkin yazışmalara, nüfus kayıtlarına, SGK kayıtlarına, tedavi evrak ve grafilerine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasına, sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davacının nüfus kayıt örneğinin uyap sisteminden çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır. Kayseri Trafik Tescil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 38 ... plakalı araçların kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle malikini gösteren trafik tescil kayıt örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize 06/07/2018 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Niğde Trafik Tescil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 51 ... plakalı araçların kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle malikini gösteren trafik tescil kayıt örnekleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize 09/07/2018 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Davacının ekonomik, sosyal ve gelir durumunun tespiti için adresi itibariyle Talas İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. Bu müzekkeremize 30/04/2018 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu'na müzekkere yazılarak davacının ... tarihi itibariyle kurumlarında futbolcu olarak kaydının olup olmadığı sorularak, varsa kayıtların birer suretinin gönderilmesi, ayrıca aylık net gelirinin de ne olduğunun bildirilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 21/05/2018 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. *** A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 51 ... plakalı aracın karıştığı bildirilen ... tarihli trafik kaza tarihini kapsar şekilde T-102585095-0-0 poliçe nolu ZMMS sigorta poliçesi ile eklerinden, bu kaza nedeniyle hasar dosyası açılmışsa hasar dosyasının tamamından, davacı ...'nin işbu kaza nedeniyle dava tarihi olan 14/04/2018 tarihinden önce sigorta şirketlerine yaptığı yazılı başvurusu olup olmadığının bildirilmesi ile varsa işbu yazılı başvuruya dair tarihini ve şeklini gösteren kayıt ve belgelerden, bu kaza ve poliçe kapsamında davacıya bir ödeme yapıp yapmadıklarını bildirmesinin ve ödeme yapmışlarsa ne zaman, ne miktarda ve hangi türde ödeme yaptıklarını gösteren kayıt, dekont ve belgelerden okunaklı ve eksiksiz birer fotokopilerinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 23/05/2018 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ve Acıbadem Kayseri Hastanesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılarak ... tarihli trafik kazasından dolayı yaralandığı bildirilen davacı ...'nin hastanelerinde tedavi görmüşse, hasta dosyasının, film, rapor, tedavi evrak ve grafilerinin asıllarının ya da tamamının birer suretinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkerelerimize 03/05/2018 ve 04/05/2018 tarihli yazılar ile cevap verilmiştir. İlgili delillerin toplanmasından sonra ... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğunun tespiti amacı ile Adli Tıp Kurumu'nda kusur incelemesi yaptırılmıştır. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 19/12/2018 tarihli raporda; 51 ... plakalı sigortalı aracın sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, 38 ... plakalı motosikletin sürücüsü ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Davacının tedavilerine ilişkin olarak celp edilen tüm tıbbi evrak, film ve grafilerinin ve dosyaya sunulmuş olan varsa raporlarının eklenmesi sureti ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim dalı Başkanlığı'na sevkine, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan yazımız ekinde gönderilen tüm tedavi evrak, film ve grafilerinin ve varsa raporların incelenmek, davacının muayenesinin yapılması, gerekli görülecek tüm tetkiklerinin yaptırılarak ... tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacının geçici işgöremezlik durumu olup olmadığı, varsa geçici işgöremezlik süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu), bu trafik kazasında yaralanması nedeni ile davacının bakıcı gideri ihtiyacı olup olmadığı varsa bakıcı gideri ihtiyacının kaç gün olduğu, 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının kalıcı işgöremezlik kaybı olup olmadığı, varsa oranının % kaç olduğu, hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli ayrıntılı rapor düzenlenmesinin istenilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 01/04/2019 tarihli raporda; "...'nin ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol trimalleolar kırık ile sol ayak bileğinde mevcut hareket kısıtlılığı ve kısalık nedeniyle iki (iki ay) süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 ay olduğu), bir (1) hafta süreyle bakıcı ihtiyacının/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %8 olduğu" bildirilmiştir. İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK’nun 267. ve 268. maddesi gereği bilirkişi isim listesinden resen seçilecek bir aktüerya uzmanı bilirkişinin resen seçilmesine, HMK’nun 273. maddesi gereği ... tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı davacının varsa zararının aktüer hesabının yapılarak, denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Aktüerya bilirkişisi ...'ün 21/06/2019 havale tarihli raporunda özetle; "Davaya konu kazanın/zararın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davacının davaya konu kaza sonrasında 2 ay süre ile geçici iş görmezlik halinde kaldığı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının (Özür oranının) %8 olduğu, davacının dava konusu kaza sonrasında: geçici iş görmezlik zararının 2.808,12-TL ve sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 68.404,54-TL olduğu, toplam zararın davalı siporta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL) kapsamında kaldığı" bildirmiştir. SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... tarihli trafik kazasından dolayı yaralandığı bildirilen davacı ...'nin bu kaza ve yaralanması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı, yapılmışsa bunların rücuya tabi olup olmadığının, rücuya tabi ise bunların peşin sermaye değerlerinin ne kadar olduğunun bildirilmesi ayrıca davacının SGK kaydı varsa bu kayıtlarının da gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize 25/09/2019 ve 04/12/2019 tarihli yazılar ile cevap verilmiştir. Tarafların önceki rapora karşı beyan ve itirazları ile rapordan sonra celbedilen SGK kayıtları ve dosya içindeki diğer tüm deliller değerlendirilmek, gerekirse yeniden hesaplama yapılmak sureti ile davacının talep ettiği maddi tazminat istemlerine ilişkin itirazları konusunda değerlendirme yapılması ve bu konuda ek rapor düzenlenmesi için dosyanın rapor veren aktüer bilirkişisine tevdiine, dosya kapsamı önceki rapordan sonra celbedilen SGK Erzurum ve Kayseri İl Müdürlüklerinin yazı cevapları ile tarafların beyan ve itirazları dikkate alınarak itirazları giderici ve varsa davacının zararının aktüer hesaplarının yapılması konusunda ek rapor düzenlemesi için bilirkişye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Aktüerya bilirkişisi ...'ün 10/12/2019 havale tarihli ek raporunda özetle; "1. Durum: Davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunun kabulü halinde; geçici iş görmezlik zararının 2.808,12-TL ve sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 68.404,54-TL, 2. Durum: Davacının gelirinin aspari ücret 1,780 katı düzeyinde olduğunun kabulü halinde; geçici iş görmezlik zararının 4.998,45-TL ve sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 112.145,43-TL olduğu, toplam zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi deminat limiti (kaza tarihi itibariyle 330,00000 TL) kapsamında kaldığı" bildirmiştir. Davacı asilin duruşmada sözlü olarak çalıştığını bildirdiği Yenidoğan Mahallesi, Ertuğrul Gazi Caddesi, Ebruli Apartmanı, Kat:5, No:9, Talas /Kayseri adresinde işveren olarak bildirilen Veyis Benli'ye müzekkere yazılarak davacının bu işyerinde çalışmalarına ilişkin 2017 yılının 10. ayından itibaren 5 aylık maaş bordro örneğinin istenilmiştir. Bu müzekkeremize 17/03/2020 tarihli yazı ile cevap verilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı'nın 01/04/2019 tarihli raporunun bir örneğinin eklenmesi suretiyle Zonguldak ve Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlıklarına ayrı ayrı müzekkere yazılarak davacının askerlik görevini yapıp yapmadığı, askerlikten muaf olup olmadığı, müzekkeremiz ekinde gönderilen sağlık raporunda yazılı %8 oranında maluliyetinin davacının askerlik görevinden muaf tutulmasını gerekip gerekmediği sorularak, varsa sorulan hususlara ilişkin kayıt belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Zonguldak Askerlik Şubesi Başkanlığı'nın 25/02/2020 tarihli cevabi yazısında müzekkeremizin ilgisi nedeniyle Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığı'na gönderildiği bildirilmiştir. Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığı'nın 20/02/2020 tarihli cevabi yazısında davacı hakkında askerlik işlemleri ile ilgili sağlık yönünden verilmiş bir karar bulunmadığı bildirilmiştir. Melikgazi Askerlik Şubesi Başkanlığı'nın 20/02/2020 tarihli cevabı yazı örneğinin ve davacı hakkında alınan 01/04/2019 tarihli Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunun bir örneğinin eklenmesi suretiyle Milli Savunma Bakanlığı'na müzekkere yazılarak, müzekkeremiz ekinde gönderilen sağlık kurulu raporunda yazılı %8 oranındaki özür oranının (maluliyetin) davacının askerlik görevinden muaf tutulmasını gerektirip gerektirmediği hususlarının sorulmuştur. Bu müzekkeremize verilen 27/11/2020 tarihli cevabi yazıda özür durumunun davacının askerlik görevinden muaf tutulmasını gerektirip gerektirmediği hususunun Sağlık Bakanlığı'nın sağlık raporu vermeye yetkilendirdiği hastanelerden birine şahsın sevk edilerek muayene edilmesi sonucunda karar verilmesinin uygun olacağı bildirilmiştir. Davacı ... tarafından mahkememize sunulan 22/01/2021 havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan e-devlet kapısı sisteminden alınan yazıda davacının er statüsünde Çorlu'da bulunan 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda askerlik görevini yapmak üzere şubat 2021 tarihinde askere sevk işlemlerinin yapılacağının, yazıda bildirilen tarihlerde sevk belgesini alması gerektiğinin yazdığı görülmüştür. Davacı vekili 25/01/2021 tarihli duruşmada "Müvekkilimiz askerliğe elverişlidir, kendisi 1 hafta içerisinde askerlik hizmetini yapmaya gidecek. ..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyanın rapor veren aktüer bilirkişiye tevdi ile Karayolları Trafik Kanunun bir kısım maddelerinin anayasa mahkemesi tarafından iptali nedeni ile PMF yaşam tablosuna göre ve Yargıtay uygulamalarına göre aktüer hesap yapılarak davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı hakkında aktüer ek rapor hazırlaması için bilirkişiye yetki ve görev verilmiştir. Aktüerya bilirkişisi ...'ün 23/02/2021 havale tarihli ek raporunda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş görmezlik zararının 3.179,20-TL ve sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 202.985,57-TL olduğu, toplam zararın (206.104,77 TL) davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 330.000,00 TL) kapsamında kaldığı" bildirmiştir. Anayasa mahkemesinin *** Esas ve karar sayılı 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu 90 ve 92. maddelerinde yer alan "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadesinin iptal etmesinden sonra çıkan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2021 tarihli, 2020/11295 Esas ve 2021/780 Karar sayılı emsal kararında bu husustaki belirsizlerin giderildiği görülmekle davalı ... şirketinin 23/02/2021 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının giderilmesi amacıyla dosyanın rapor veren aktüer bilirkişiye tevdine, yukarıda anılan emsal Yargıtay kararı doğrultusunda tüm dosya kapsamı dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosuna göre, 1,8 teknik faiz uygulanmadan hesabın diğer unsurları aynı kalmak ve Yargıtayın %10 arttırma eksiltme şeklindeki klasik hesap yöntemine göre hesaplama yapılmak suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Aktüerya bilirkişisi ...'ün 06/05/2021 havale tarihli ek raporunda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş görmezlik zararının 3.179,20-TL ve sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 222.697,36-TL olduğu, toplam zararın (225.876,56-TL) davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 330.000,00-TL) kapsamında kaldığı" bildirmiştir. Davacı asilin 04/01/2021 tarihli dilekçesi ekinde askerlik yoklaması sağlık muayene belgesi örneğini sunduğu, belgenin incelenmesinde davacının askerliği elverişli olduğunun tespit edildiği, 1111 sayılı askerlik kanunun 2. maddesinde askerlik çağının belirlendiği hususları dikkate alınarak askerlik döneminin aktüer hesaplamadan dışlanmak suretiyle hesap yapılması hususunda aktüer bilirkişisinden yeniden ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Aktüerya bilirkişisi ...'ün 16/07/2021 havale tarihli ek raporunda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş görmezlik zararının 3.179,20-TL olduğu, söz konusu zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 330.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 219.244,58-TL olduğu, söz konusu zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 330.000,00-TL) kapsamında kaldığı kanaatinde olduğu" bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılmıştır. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri 500.000,00-TL'nın altında olması nedeniyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları, mahkememizin yetkili olup olmadığı, ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusurun kimde olduğu ve kusur oranının ne olduğu, bu kaza nedeniyle davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı olup olmadığı, varsa her bir kalem zararın miktarının ne kadar olduğu ve davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davacı tarafça talep miktarları 24/05/20221 havale tarihli talep arttırım dilekçesiyle arttırılmış, harcı yatırılmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 13/09/2021 tarihli, ... Karar sayılı gerekçeli karar ile "Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 1-3.179,20-TL geçici iş göremezlik zararı ve 219.244,58-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 222.473,78-TL maddi tazminatın ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 10/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Hükmedilen tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine, 3-Davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir. Mahkememizin 13/09/2021 tarihli, ... Karar sayılı gerekçeli kararı yasal süresi içinde davalı tarafından istinaf edilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce yapılan istinaf incelemesi sonunda 11/11/2022 tarihli, ... Karar sayılı karar ilamı ile "Somut olayda; davacı yolcu olup, KTK ve yönetmelik hükümlerine göre koruyucu ekipman olarak kask, dizlik vs. takması zorunludur. Davacının, hükme esas alınan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalı Başkanlığı'nın 01/04/2019 tarihli maluliyet raporunda yaralanma sebebinin sol trimalleolar kırık ile sol ayak bileğinde mevcut hareket kısıtlılığı olduğu anlaşılmakla birlikte bu durumun maluliyete etkisi hususunda maluliyet raporu alınacak bilirkişilerinden sorulması ve tartışılması gerekmektedir. Bu durumda ilk derece mahkemesince ceza dosyası ve tüm belgeler değerlendirilerek davacının koruyucu ekipman olarak dizlik takılı olup olmadığı, takılı değil ise bu durumun davacının yaralanmasında etkili olup olmadığı araştırılarak, takılı olmadığının tespiti durumunda koruyucu ekipman olarak dizlik takılmamasının maluliyete etkisi olup olmadığı hususlarının belirlenebilmesi için Adli tıp kurumundan koruyucu ekipman takılı olması halinin davacının yaralanmasında etkili olup olmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre tazminattan indirimin yapıp yapılmayacağı tartışılarak karar verilmesi gerekirken davalının bu savunması üzerinde hiç durulmadan karar verilmesi ve hiç tartışılmaması doğru görülmemiş olup davalının buna yönelen istinafının yerinde olduğu görülmüştür.." gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6. maddesi gereğince mahkememizin 13/09/2021 tarihli, ... Karar sayılı gerekçeli kararının kaldırılmasına, davanın yukarıda belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın mahkememize iadesine karar verilmiştir. İade edilen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosyasının akıbetinin sorulmasına, dava açılmışsa mahkeme adı ve esas numarasının bildirilmesinin istenilmesine, KYOK kararı verilmişse soruşturma dosyasının fiziken ivedi olarak gönderilmesi istenilmiştir. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının tüm Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2022 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'na müzekkere yazılmasına, dava dosyası ve eklerinin müzekkere ekinde Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine, dosyamız içindeki davacıya ait tedavi evrak ve grafileri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 01/04/2019 tarihli raporu, trafik kaza tespit tutanağı, trafik kazasının oluşumuna ilişkin dosya içindeki ifade tutanakları, sigorta şirketi hasar dosyası ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2022 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı incelenerek ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sırasında 38 ... plakalı motorsiklette yolcu olarak bulunan davacı hakkında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın yukarıda anılan raporunda yaralanma sebebinin sol trimalleolar kırık ile sol ayak bileğinde mevcut hareket kısıtlılığı olduğu belirtilmekle, motorsiklet üzrinde yolcu olarak bulunan davacı ...'nin kaza sırasında dizlik ve sair koruyucu ekipman olması halinin davacının bu kazada yaralanmasına etkili olup olmadığı, koruyucu ekipman takılı olmamasının yaralanma derecesinin artmasına sebebiyet verip vermeyeceği konularında ayrıntılı, gerekçeli, hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Başkanlığı'nca düzenlenen 31/07/2023 tarihli raporda özetle; "Kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle ... tarihinde ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin DICOM formatında CD kopyaların teminen gönderilmesi" istenmiştir. İstenilen hususlar temin edilerek gönderilmiştir. 05/03/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Başkanlığı'nın raporunda özetle; "Veyis oğlu 19/12/1997 doğumlu, ...’nin ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, motosiklet kazaları ile ilgili yapılan çalışmalarda; özellikle uygun bir kaskın, çarpışma esnasında motosiklet sürücülerini koruyucu önemli bir güvenlik donanımı olduğu, kask kullanımının, kafa ve boyun yaralanmalarının ciddiyetinde ve ölüm oranında azalma sağlayabileceği, uygun standart ve malzemeden üretilen diğer koruyucu donanımların (eldiven, ceket, ayakkabı, alt/üst ekstremite aparatları, omurga koruyucuları vb.) doğru kullanımının özellikle düşük enerjili kazalarda yumuşak doku yaralanmalarının sıklığını azaltarak kaza sonrası hastane başvurularını ve hastane yatış sürelerini azalttığı, ancak toraks, spinal kord, batın, pelvis yaralanmaları ve kemik kırıklarına karşı mutlak koruma sağlamadığı bilinmekle beraber, yaralanma oluşumunun yol ve hava şartları, kazanın oluş şekli, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi birçok faktöre bağlı olduğu dikkate alındığında; kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği" belirtilmiştir. Dava dosyanın rapor veren aktüer bilirkişiye tevdi ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin karar ilamı Adli Tıp Kurumu raporu ve güncel asgari ücret rakamları dikkate alınarak maddi tazminat istemlerine ilişkin aktüer hesabının yapılarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmiştir. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/09/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş görmezlik zararının 3.179,20-TL olduğu, söz konusu zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 330.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 1.249,564,99-TL olduğu, söz konusu zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 330.000,00-TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu kanaatinde olduğu" belirtilmiştir.
Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; Davalı ...Ş. vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacıların yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Talas İlçesi'nde gerçekleşmiştir. HMK'nun 14, 15 ve 16. maddeleri uyarınca sigorta sözleşmesini düzenleyen acentenin Kayseri'de olması, kaza yerinin ve davacının ikametinin Kayseri olması nedeniyle mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ...Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı araçla davacının, dava tarihinden önce 27/12/2017 tarihinde davalı ... şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının dava açmadan önce yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Kusur durumunun değerlendirmesinde; Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan kusur raporu alınmış, alınan 19/12/2018 tarihli kusur raporunda dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki 51 ... plaka sayılı otomobil ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı motorsikletin çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde davacının yolcu olarak içerisinde bulunduğu 38 ... plaka sayılı motorsikleti sevk ve idare eden dava dışı ...'ın %25 oranında, 51 ... plaka sayılı otomobili sevk ve idare eden dava dışı ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğunun, rapor edilmiş olduğu, anlaşılmakla; sürüş kurallarına göre kusur tanzimi yapılmış olduğu, yolcu konumunda olan davacının sürüş kurallarına ilişkin herhangi bir kusuru söz konusu olmadığından kusur raporları arasında çelişki var olsa bile çelişkinin giderilmesinin bu dava dosyası açısından pratik bir önemi olmadığı, davacı yolcu haricinde kalan sürücü - işleten ve ZMMS sigortalarının müteselsil sorumluluk gereğince birbirlerine karşı açacakları rücu davalarında iç ilişkiye ilişkin sorumluluğun tayini bakımından önemli olduğu değerlendirilerek bu raporun dosya kapsamında bulunan tüm delillerle örtüşmekte olduğu, yasal dayanaklarının açıklandığı, denetime ve hüküm vermeye olduğu dikkate alınarak mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde (Borçlar Kanunu 44. madde) öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52. md.) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca sürücü ve yolcuların araçların kullanılması sırasında koruyucu tertibatları kullanması zorunludur. Araçlarla gerek sürücü gerekse de yolcu olarak seyir halinde iken zorunlu olan koruyucu ekipmanların kullanılmaması zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet veren etkenlerdendir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Davacı hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerin tetkikinde; Özel Acıbadem Hastanesi'nin ... tarihli 23.55 saatli genel adli muayene raporunda; motosiklet kazası, sol ayak bileğinde ağrı şikayeti, muayenesinde sol ayak bileğinde yaygın hassasiyet, ödem olduğu, diğer sistem muayenelerinin doğal olduğu, Özel Acıbadem Hastanesi'nin 23/10/2017 tarihli ameliyat raporunda; spinal anestezi altında sol ayak bileği trimalleoler kırığı için plak osteosentez ardından vida, K teli ve tel serklaj ile osteosentez yapıldığı, komplikasyon olmadığı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 21/11/2017 tarihli 15.40 saatli genel adli muayene raporunda; "trafik kazası, sağ ayakta ağrı, sol ayak bileği kırıklı çıkığı, pilon kırığı, kırığın hayati fonksiyonları etkileme derecesi 5’tir. Kati rapordur." şeklinde kayıtlı olduğu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 01/04/2019 tarihli raporunda; "1.Özel Acıbadem Hastanesinin ... tarih ve 526 sayılı adli muayene raporunda; Trafik kazası hikayesiyle ... tarihinde yapılan muayenesinde şuur açık, sol ayak bileğinde ödem ve hassasiyet, diğer sistem muayeneleri doğal olduğu, 2.Özel Acıbadem Hastanesinin 27356079 sayılı tıbbi evrakında; trafik kazası hikayesiyle ... tarihinde başvurduğu, yapılan muayenesinde sol ayak bileğinde ödem ve hassasiyet olduğu, direk grafisinde sol medial malleolde oblik seyirli deplase kırık hattı, sol lateral malleolde deplase horizontal seyirli kırık hattı izlendiği, sol tibiotalar eklem anteriorunda eklem mesafesi arttığı, dislokasyon ve destabilizasyon lehine değerlendirildiği, görünüm Weber B stage 4 kırık lehine değerlendirildiği, sol ayak bileği tomografisinde tibia ve fibula distalinde eklem aralığına uzanım gösteren fraktür kortikal basamaklanma ve fragmante parçalarını deplasmanı izlendiği, ortopedi değerlendirmesinde sol ayak bileği bimalleol kırık ve çıkık olduğu, çıkığın redükte edildiği, kısa bacak ateline alındığı, ortopedi servisine yatışı yapıldığı, 22/10/2017 tarihinde operasyona alındığı, sol ayak bileği trimalleolar kırık için öncelikle lateral malleol için plak osteosentez sonra medial malleol ve posterior malleol için vida, K teli ve tel serklaj kullanılarak osteosentez yapıldığı, kısa bacak ateline alındığı, direk grafisinde tibia ve fibula distalinde eklem aralığına da uzanan fraktür operasyonuna da bağlı metalik dansitede fiksatör materyaller ve postoperatif değişiklikler izlendiği, 24/10/2017 tarihinde taburcu edildiği, 30/10/2017 tarihinde ortopedi polikliniğine başvurduğu, kontrol muayenesinde yara yeri iyi, ödemde azalma olduğu, direk grafisinde tibia ve fibula distalinde eklem aralığına da uzanan fraktür operasyonuna da bağlı metalik dansitede fiksatör materyaller ve postoperatif değişiklikler izlendiği, tıbbi önerilerde bulunulduğu, 3. Özel Acıbadem Hastanesi'nin 27356079 sayılı sağlık kurulu raporunda; Adı geçenin 31/10/2017 tarihinden 07/12/2017 tarihine kadar 45 (kırkbeş) gün istirahatının, 08/12/2017 tarihinde çalışmasının uygun olduğu. 4. Özel Acıbadem Hastanesi'nin 27356079 sayılı poliklinik epikrizlerinde; 03/11/2017 tarihinde ortopedi polikliniğine başvurduğu, muayenesinde yara yeri iyi, ödemde azalma olduğu, 15/11/2017 tarihinde ortopedi polikliniğine başvurduğu, kontrol muayenesinin yapıldığı. 5. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 21/11/2017 tarih ve R170058180 sayılı adli muayene raporunda; Trafik kazası hikayesiyle yapılan ortopedi muayenesinde direk grafisinde sol ayak bileği kırıklı çıkığı, pilon kırığı olduğu, 6.Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 21/11/2017 tarih ve L2429889 sayılı hizmet dökümünde; 21/11/2017 tarihinde ortopedi polikliniğine başvurduğu, muayenesinin yapıldığı, önerilerde bulunulduğu, 7.Özel Acıbadem Hastanesi'nin 05/12/2017 tarih ve 27356079 sayılı poliklinik epikrizinde; 05/12/2017 tarihinde ortopedi polikliniğine başvurduğu, muayene ve tetkiklerinin yapıldığı, sol ayak bileğindeki atelin çıkarıldığı, direk grafisinde tibia ve fibula distalinde eklem aralığına da uzanan fraktür operasyonuna da bağlı metalik dansitede fiksatör materyaller ve postoperatif değişiklikler izlendiği, önerilerde bulunulduğu, 8. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 07/12/2017 ve L2429889 sayılı muayene raporunda; 07/12/2017 tarihinde fizik tedavi polikliniğine başvurduğu, fizik tedavi rehabilitasyon planlandığı, önerilerde bulunulduğu kayıtlıdır. M. Ali Benli, 31/01/2019 tarihinde Anabilim Dalımızda alınan hikayesinde ... tarihinde trafik kazası geçirdiğini, sol ayakta bileğinde ağrısının olduğunu ifade etmiş olup yapılan muayenesinde sol bacak distal iç yanda 10 cm'lik, distal dış yanda 7 cm'lik sütur izi belirgin nedbe, sol ayak bileği ödemli görünümde, her iki alt ekstremde uzunlukları eşit, sol uylukta 1 cm atrofi, Sol ayak bileği plantar fleksiyonu 45 derece, dorsifleksiyonu 10 derece, eversiyonu ve inversiyonu 15 derece, alt ekstremite kas kuvveti tam olduğu saptandı. Ortopedi konsültasyonu istendi. Konsültasyon Sonucu: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalının 04/02/2019 tarih ve 962/101894 sayılı heyet raporunda; Adı geçenin direk grafisinde kırık kaynaması ile uyumlu bulgu görüldüğü, yapılan muayenesinde her iki alt ekstremite uzunluk farkı 0.2 cm, sağ ayak bileği dorsifleksiyonu 30 derece, plantar fleksiyonu 50 derece, sol ayak bileği dorsifleksiyonu 10 derece, plantar fleksiyonu 30 derece olduğu kayıtlıdır. Adli Tıbbi Değerlendirme: M. Ali Benli’nin rapor konusu trafik kazası ile illiyet bağı içerisinde gelişen, sekel mahiyetinde ya da tıbben kalıcı/iyileşme olanağı beklenmeyen patolojileri ilgi yazı dolayısıyla 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Adı geçende tespit edilen sol trimalleolar kırık ile sol ayak bileğinde mevcut hareket kısıtlılığı ilgili mevzuatın "Alt Ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları / Eklem hareket açıklığı / Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı" kapsamında değerlendirilerek tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %5, alt ekstremitede mevcut kısalık/uzunluk farkı ilgili mevzuatın "Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük Oranları / Alt Ekstremite Uzunluk Farklılıkları” tanımlaması kapsamında değerlendirilerek tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %3; Bu değerler Balthazard formülü uygulanarak birleştirildiğinde tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %8 olarak bulunmuştur. Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, M. li Benli’nin ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sol trimalleolar kırık ile sol ayak bileğinde mevcut hareket kısıtlılığı ve kısalık nedeniyle; 1- İki (2) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu kanaatini bildirir rapordur." şeklinde kayıtlı olduğu olduğu görülmektedir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Başkanlığı'ndan ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle motosiklette yolcu olarak bulunan davacı hakkında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığı raporunda yaralanma sebebinin sol trimalleolar kırık ile sol ayak bileğinde mevcut hareket kısıtlılığı olduğu belirtilmekle, motosiklet üzerinde yolcu olarak bulunan davacı ...'nin kaza sırasında dizlik vs. koruyucu ekipman olması halinin davacının bu kazada yaralanmasına etkili olup olmadığı, koruyucu ekipman takılı olmamasının yaralanma derecesinin artmasına sebebiyet verip vermeyeceği konularında ayrıntılı, gerekçeli, hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Başkanlığı'nın 05/03/2024 tarihli raporunda "... Dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; ... tarihli grafi ve sol ayak bileği BT incelemelerinde sol ayak bilekte trimalleolerde kırıklı çıkık, 05/12/2017 tarihli sol ayak bilek grafisinde trimalleoler kırık ve fibula distal uç, medial ve lateral malleollerde tespit materyalleri izlendiğine göre; ... mevcut belgelere göre; Veyis oğlu 19/12/1997 doğumlu, ...’nin ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, motosiklet kazaları ile ilgili yapılan çalışmalarda; özellikle uygun bir kaskın, çarpışma esnasında motosiklet sürücülerini koruyucu önemli bir güvenlik donanımı olduğu, kask kullanımının, kafa ve boyun yaralanmalarının ciddiyetinde ve ölüm oranında azalma sağlayabileceği, uygun standart ve malzemeden üretilen diğer koruyucu donanımların (eldiven, ceket, ayakkabı, alt/üst ekstremite aparatları, omurga koruyucuları vb.) doğru kullanımının özellikle düşük enerjili kazalarda yumuşak doku yaralanmalarının sıklığını azaltarak kaza sonrası hastane başvurularını ve hastane yatış sürelerini azalttığı, ancak toraks, spinal kord, batın, pelvis yaralanmaları ve kemik kırıklarına karşı mutlak koruma sağlamadığı bilinmekle beraber, yaralanma oluşumunun yol ve hava şartları, kazanın oluş şekli, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi birçok faktöre bağlı olduğu dikkate alındığında; kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde tıbbi görüş bildirilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanma sebebinin sol trimalleolar kırık ile sol ayak bileğinde mevcut hareket kısıtlılığı olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu Başkanlığı'nın 05/03/2024 tarihli raporuna göre ise eldiven, ceket, ayakkabı, alt/üst ekstremite aparatları, omurga koruyucuları ve benzeri koruyucu ekipmanların doğru kullanımının özellikle düşük enerjili kazalarda yumuşak doku yaralanmalarının sıklığını azaltarak kaza sonrası hastane başvurularını ve hastane yatış sürelerini azalttığı, ancak toraks, spinal kord, batın, pelvis yaralanmaları ve kemik kırıklarına karşı mutlak koruma sağlamadığı bilinmekle beraber, yaralanma oluşumunun yol ve hava şartları, kazanın oluş şekli, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi birçok faktöre bağlı olduğu dikkate alındığında; kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceğine işaret edildiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, eldeki davada davacının trafik kazası sonucu ayak bileğinden yaralandığı, kask, eldiven, ceket ve dizlik gibi koruyucu ekipman kullanmış olsa bile bunların ayak bileğini korumasına imkan olmadığı, bu nedenle davacının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle de mütefarik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir. Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten veya araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin,bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 202/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nun ve 6098 sayılı TBK'nun haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesinin gerekmesi, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybının, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda bulunması, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararlarının 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını davalı ... şirketlerinden talep edebilir. Her ne kadar, davalılar tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nun sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde, geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin herhangi bir düzenlemenin de yer almaması, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemelerinin bu yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır. (Yargıtay 10. H.D.'nin 2016/10172 E. 2019/10217 K. 24/12/2019 Tarihli, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/5743-2013/4496 sayılı, 01/04/2013 tarihli ilamı vb). Yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı ... şirketlerinin geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararları yönünden sorumluluğu devam etmekte olup davalın vekilinin aksine savunmaları haklı bulunmamıştır. 01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı) Somut olayda, trafik kazası ... tarihinde gerçekleşmiş olup, 01/06/2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğundan, davacının sürekli işgöremezlik tazminatının aktüerya bilirkişisi tarafından muhtemel bakiye ömrün TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenip, davacının bilinen son gelirinin her yıl için %10 artırım %10 iskonto edilmesi yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplanmış olması ve ilk derece mahkemesince bu bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmiş olması isabetli olmuş olup, davalı ... vekilinin TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiği yönündeki davalı itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür. Davalının sorumluluğunun ilişkin değerlendirmede; Celp olunan sigorta poliçesinin incelenmesinde trafik kaza tarihi itibarıyla kazaya karışan 51 ... plaka sayılı aracın davalı ...Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmektedir. Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını, davalı ... şirketinden talep edebilmesine, her ne kadar davalı tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenlemenin de yer almamasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmış olup, davalı ...Ş. vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre davacının trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararından davalı ... şirketinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi sağlık/tedavi giderleri ve sakatlık/ölüm teminatı olarak ayrı ayrı teminat limiti olan 330.000,00'er TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Toplanan deliller yapılan yargılama sonucunda; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda davalı ...Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan 51 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu ve 38 ... plakalı motosikletin sürücüsü ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğu, davacının bu motosikletin arkasında yolcu olarak bulunduğu, davacıya atfedilecek kusurun bulunmadığı, trafik kazası sonucu davacının ayak bileğinden yaralandığı dikkate alındığında kask, dizlik eldiven gibi koruyucu ekipman kullanmasının davacının zararının önlenmesine veya azalmasına katkısı olmayacağı, koruyucu ekipman kullanmaması ile davacının zararı arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle mütefarik kusur indirimin yapılmasına gerek bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının ayak kısmından yaralandığı, davacının bu trafik kazası sonucu meydana gelen sol trimalleolar kırık ile sol ayak bileğinde mevcut hareket kısıtlılığı ve kısalık nedeniyle iki ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı, tıbbi şifa süresinin 2 ay olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %8 olduğu olduğu, önceki kararın sadece davalı tarafından istinaf edildiği dikkate alındığından usuli kazanılmış haklar gözetilerek aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/07/2021 havale tarihli ek raporda davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş görmezlik zararının 3.179,20-TL olduğu, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 219.244,58-TL olduğunun görüldüğü, davalının bu zararlardan sorumlu olduğu, dosya kapsamına göre bu tazminat miktarlarından indim yapılmasını gerektirir bir delil ve bir hukuki nedenin olmadığı, dava dilekçesi ve talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davacının KTK 99. maddesi uyarınca kazadan sonra zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile belirlenen tüm belgeleri ekleyerek davalıya başvuruda bulunduğu, davacının dava açmakta haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Hüküm tesis edilirken usuli kazanılmış haklar gözetilmiştir. Dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş ise de, davacının başvurusundan itibaren KTK uyarınca 8 iş günü geçtikten sonra temerrüt oluşacağından davalı ...Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 10/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmakla mahkememizde hasıl olan vicdani kanaate göre davanın kısmen kabulü ile 3.179,20-TL geçici iş göremezlik zararı ve 219.244,58-TL sürekli iş görememezlik zararı olmak üzere toplam 222.473,78-TL maddi tazminatın geçici iş görememezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi limiti ile ve sürekli iş görememezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminatın limiti ile sınırlı sorumlu olmak koşulu ile temerrüt tarihi olan 10/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükmedilen tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin ise bu tarihte davalının temerrütü söz konusu olmadığından dikkate alınmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 3.179,20-TL geçici iş göremezlik zararı ve 219.244,58-TL sürekli iş görememezlik zararı olmak üzere toplam 222.473,78-TL maddi tazminatın geçici iş görememezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi limiti ile ve sürekli iş görememezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminatın limiti ile sınırlı sorumlu olmak koşulu ile temerrüt tarihi olan 10/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin REDDİNE, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 15.197,18-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 35,90-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 378,00-TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 378,00-TL'nın mahsubu ile bakiye 14.405,28-TL'nın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç, 378,00-TL ıslah harcı ve 378,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 827,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça karar ilamı öncesinde yapılan 159,11-TL müzekkere gideri, 69,00-TL e-tebligat gideri, 351,90-TL ATK dosya gönderme ve fatura bedeli, 1.050,00-TL bilirkişi gideri, 4,00-TL KEP masrafı, 178,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.812,02-TL ile karar ilamı sonrasında yapılan 48,00-TL e-tebligat gideri, 174,60-TL posta masrafı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 4.470,00-TL ATK masrafı olmak üzere toplam 7.192,60-TL olmak üzere genel toplamda 9.004,62-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranı dikkate alınarak 8.734,48-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 24.023,16-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince davanın ret edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 4.080,00-T maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2024
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır