İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/731 E. 2025/810 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/731
- Karar No
- 2025/810
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/731 Esas - 2025/810 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/731 Esas KARAR NO : 2025/810
DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 30/11/2021 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 YAZIM TARİH : 07/01/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında, müvekkilinin yurtdışında ürettiği .... adlı cihazların tıbbi cihaz yönetmeliği starndartlarına uygunluğunu onaylatmak, bu konuda teknik dosya hazırlamak, güvenlik testlerini yaptırmak ve sonuçlandırmak konulu 26.07.2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalının yüklendiği işi gereği gibi ifa etmediğini, bu iş için davalıya 71.250,00 € ödendiğini, yine davalının talebi doğrultusunda dava dışı ... şirketine 10.000,00 € ödendiğini, ancak test sonuçları hususunda iki şirketten de bilgi alınamadığını,.... E sayılı dosyada da davalı aleyhine dava açıldığını, ancak bunun bir tespit davası olduğunu ve reddedildiğini" iddia ederek, davalı ... şirketi ile müvekkili arasında yapılan 26.07.2019 tarihli sözleşmenin haklı nedenlerle feshine, sözleşmenin gereğini yerine getirmeyen, buna rağmen 71.250 Euro tahsil eden ayrıca ... şirketi ile kendisi sözleşme yapmasına rağmen müvekkilinin bu Şirkete 10.000 Euro ödenmesine sebebiyet veren davalı şirket hakkında doğmuş ve doğacak maddi ve manevi zarar ziyana karşılık, şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsiline" hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmenin feshi talebiyle birlikte alacak talebinde bulunduğunu, öncesinde arabulucuya gidilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının müvekkili aleyhine aynı iddialarla .... E. Sayılı dosyada dava açtığını, mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafça istinafa başvurulduğunu, işin ifası için davacıyla .... ve .... görüşüldüğünü, ayrıca zoom uygulaması üzerinden de görüşmeler yapıldığını, dolayısıyla davacının tüm süreçten haberdar olduğunu, davacının ürünlerin uygunluk belgesini alabilmek için yönetmelik kapsamında belirlenen test işlemlerinden geçememiş olması ve davacının sürecin ortasında kritik tedarikçisini yönetmeliğe aykırı olarak değiştirmiş olması nedeniyle işin ifa edilemediğini" iddia ederek davanın reddedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 24/07/2019 tarihli sözleşme, Taraflarca keşide edilen ihtarnameler ve yazışmalar, .... D.iş sayılı dosyası, .... Esas sayılı dosyası, Bilirkişi raporları. 28/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
1) Taraflar arasında imzalanan 26.07.2019 tarihli sözleşme Dosyaya sunulan örneğine göre taraflar arasında "Tıbbi Cihaz Yönergesi - Teknik Dosya Hazırlama ve Dokümantasyon Sözleşmesi" imzalanmış olup, işin konusu 1.maddede "teklif .... tarafından üretilen ve Tıbbi Cihaz Direktifi 3.maddede tanımlanan ürünler için teknik dosya hazırlama danışmanlık hizmetlerini kapsar." olarak, işin bedeli ise 9.maddede 24.000,00 + € kdv olarak belirlenmiş olup, sözleşme itiraza uğramamıştır. 2) Taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları Her iki şirket ticari defterleri de dosyaya sunulmamış, incelenmesi için bir adres de beyan edilmemiş olduğundan ödemeleri ve davacının avans niteliğinde yapılan ödemelerden, varsa bakiye alacağını taraf şirket defterlerinden teyit etme imkanı olmamıştır. (davacı şirket yurt dışı, .... merkezli bir şirkettir.) 3) Davalı ...'nin ifa ettiği iş bedelinden toplam alacağı; Yukarıda belirtildiği üzere Teknik yönden dosya kapsamında davalı (yüklenici) ... şirketi tarafından ifa edilen iş bedeli hesap edilememiştir. Bununla birlikte davalı ... tarafından davacı (iş sahibi) muhatap alınarak 17.02.2021 tarihli .... nolu ".... " açıklamalı 5.376,00 € ( = 45.319,68 TL) tutarlı e-fatura düzenlenmiş olup, faturanın ne için düzenlendiğine dair mali yönden bir tespit yapma imkanı olmamıştır. Ancak bir sonraki kısımda belirtildiği üzere, bu fatura bedelinin davalıya ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. 4) İfa edilen iş bedeli karşılığında davacıya yapılan toplam ödeme Sözleşme bedeli 24.000,00 € 4 kdv olarak belirlenmiş olmakla birlikte, davacı vekili "dava konusu iş ile ilgili davalıya 71.250,00 € ödendiğini, ayrıca davalının talebi doğrultusunda bu işle ilgili olarak dava dışı ... şirketine 10.000,00 € ödendiğini (toplam 81.250,00 €)" iddia etmiş, ancak ödemelere ait dekontları dosyaya sunmamıştır. Bununla birlikte davacı vekili .... merkezli olan müvekkili davacı şirketin davalı ... ile ilgili cari ekstre kayıtları olduğu düşünülen .... düzenlenmiş mali delili dosyaya sunmuş olup, belgenin davalıya yapılan ödemelerle ilgili olabileceği düşünülmekle birlikte, mali yönden kesin bir kanaate varmak için mali belgelerin Türkçe çevirilerinin dosyaya sunulması gerektiği düşünülmektedir. Bununla birlikte belgenin ödeme kayıtlarını gösterdiği kabul edilecekse davacı tarafından davalıya 26.07.2019 sözleşme tarihinden 08.02.2021 tarihine kadar olmak üzere; -2019 yılında toplamda 61.250,00 € -2020 yılında toplamda 24.000,00 € -08.02.2021 tarihinde 5.376,00 € olmak üzere 30.11.2021 dava tarihine kadar toplamda 90.626,00 € ödenmiştir. (08.02.2021 tarihli 5.376,00 € tutarlı son ödemenin davalı .... düzenlediği 17.02.2021 tarihli .... nolu ".... " açıklamalı 5.376,00 € (=45.319,68TL) tutarlı e-fatura karşılığında ödendiği anlaşılmaktadır.) Belirtmek gerekirse, davalı vekilinin ödeme miktarına ilişkin bir beyanı veya davacı vekilinin ödeme iddiasına ve .... belgelere karşı bir beyanı - itirazı olmamıştır. 5) Davacının avans niteliğinde yaptığı ödemelerden bakiye alacağı Teknik yönden dosya kapsamında davalı .... ifa ettiği iş bedeli hesap edilememiş olup, bu nedenle toplam ödeme miktarı düşüldüğünde davacının dava tarihi itibariyle fazla ödeme nedeniyle oluşan bakiye alacağını da hesap etme imkanı olmamıştır. 6) davacının € cinsi ödemelerinin TL karşılığı Davacı şirket alacağını TL olarak talep etmiş olup, ... döviz alış kuru esas alındığında 30.11.2021 dava tarihi itibariyle davacı vekilinin beyanına göre toplam ödeme 81.250,00 € olup, ödemenin TL karşılığı (81.250,00 € x 12,9387 TL - ) 1.051.269,38 TL yapmaktadır. Almanca belgeye göre toplam ödeme 90.626,00 € olup, ödemenin TL karşılığı (90.626,00 € x 12,9387 TL -) 1.172.582,63 TL yapmaktadır. Nihai takdiri mahkememizde olmak üzere raporunu teslim etmiştir. 18/04/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; Tarafların iddia ve taleplerine yönelik olarak; hukuki KABUL takdir ve değerlendirme yüksek mahkemeye ait olmak üzere dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenme ve değerlendirilmesinde; 1- Davacı şirket tarafından davalı yana 13 adet toplam 70.626 Euro banka aracılığı ile ödeme yapıldığı, işbu ödemelere ilişkin davalı yanın 2019 ve 2020 yıllarına ait defterleri incelemeye ibraz edilmediğinden tespit yapılamadığı; ancak, davacı yan tarafından dosyaya sunulan dekontların tetkikinde davacı yan ödemelerinin tespit edildiği dolayısıyla davacı yanın davalı yandan 70.626 Euro alacaklı olduğu, 2-Dava dosyası içerisinde 3.şahıs ... firmasının yapmış olduğu testlere ait test sonuç raporları bulunmadığından, ... firmasından, hangi cihaza, hangi testlerin, hangi ekipmanlarla, kim tarafından testlerin gerçekleştirildiği, yapılan testlerin ardından hangi sonuçların çıktığı, bu sonuçların bir amir tarafından onaylanmış olduğu raporların sunulmasının gerektiği, yine alınan ücretin karşılığında hangi işlemlerin yapıldığı hususunda detaylı açıklama yapılmasına ihtiyaç bulunduğu, bu sebeple mahkemece 3.şahıs firmadan tüm bu hususlarda bilgi, belge ve beyanların celbinin gerektiği,
3-Davacının davalıdan hangi hizmetleri aldığı hususu dava dosyası içeriğinden tam olarak anlaşılamamış olup bu hususta da açıklama yapılmasına ihtiyaç bulunduğu,
Tespitlerine ulaşılmıştır. Belirtilen eksikliklerin tamamlanması ve tarafımıza tekrar görevlendirme yapılması halinde hüküm tesisine elverişli bir rapor tanzim edilebileceği hususunu,
Takdirin Mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
24/01/2024 Tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; 1-Huzurdaki davanın;taraflar arasında aktedilen sözleşme nedeniyle davalının sözleşme ile üstlendiği işleri sözleşme hükümlerine uygun şekilde yerine getirmediği iddiasına dayalı sözleşmenin feshi ile 10.000,00TL maddi zararın davalıdan tahsili istemlerine ilişkin olduğu, 2-Raporumuz içeriğinden ayrıntıları izlenip denetlenebileceği üzere; -Taraflar arasında 26.07.2019 tarihli "Tıbbi Cihaz Yönergesi-Teknik Dosya Hazırlama ve Dökümantasyon Sözleşmesi" nin akdedilmiş olduğu,
-Dosyadaki bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan teknik tespitler ve dosya kanıtları ışığı altında; taraflar arasında imzalanan "Teknik Dosya Hazırlama ve Dokümantasyon Sözleşmesi" kapsamında davalı tarafça hazırlanacağı taahhüt edilen dosya ve dokümanlar veya bu dokümanların hazırlandığına dair belge tespit edilemediği,bu bağlamda davalının sözleşme kapsamında işleri eksiksiz ve tümüyle gerçekleştirmediğinin değerlendirildiği, -Yapılan teknik tespitler ve dosya kanıtları ışığı altında;davacının aktin feshi talebinin ve davacı yönünden sözleşmenin haklı nedenle feshi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin takdir ve değerlendirmesinin münhasıran Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, -Davacı şirket tarafından 2019 ve 2020 yıllarında davalı yana 13 adet toplam 70.626 Euro banka aracılığı ile ödeme yapıldığı, işbu ödemelere ilişkin davalı yanın incelenen ticari defterlerinde herhangi bir kayda rastlanılamadığı,
-Yapılan teknik tespitler ve dosya kanıtları ışığı altında;davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşılmakla, tespiti yapılan ödeme dekontlarına göre davacının davalıya ödediği 70.626 Euro'nun (dava tarihi itibari ile TL karşılığının 1.040.200,91 TL) davalıdan tahsilinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
Davacı yan vekilinin; davalının talebi doğrultusunda dava dışı ... şirketine 10.000 Euro önediğine (Toplam 81.250 Euro) ilişkin iddiası ile ilgili olarak davalı yanın incelenen defterlerinde kayıt bulunmadığı,
Takdirin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
GEREKÇE: Davacı tarafça Uyap sisteminden 30/11/2021 tarihinde sunulan dava dilekçesi ile 18/01/2022 tarihinde sunulan cevaba cevap konulu dilekçelerinde yazılı olduğu üzere taraflar arasında 26/09/2010 tarihli sözleşme yapıldığı, bu sözleşme gereği davalının kendisine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin feshi, maddi zararın davalıdan tahsili talep edilmiştir. Sureti dosyada mübrez sözleşmenin her ne kadar davacı tarafça 26/09/2010 tarihli olduğu yazılmış ise de 24/07/2019 tarihli olduğu ve taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı sabittir. Davalı tarafından, cevap süresinin uzatımına dair ara karar da nazara alındığında yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulduğu, cevap dilekçesinde 24/07/2019 tarihli danışmanlık sözleşmesi gereğinin yerine getirildiği, davacının ürünlerinin test işlemlerinden geçemediği, tedarikçi değişikliği yapılmasına rağmen kendilerine bildirilmediği, davanın derdestlik ve dava şartı yokluğu ile reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Tercümesi dosyaya sunulan sözleşmenin incelenmesinde vasfı itibari ile 6098 sayılı TBK'nun 502. maddesinde düzenlenmiş olan vekalet sözleşmesi mahiyetinde olduğu, kanunun 502/1 fıkrasında "Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımının yapıldığı sabittir. Vekalet sözleşmesi her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup TBK'nun 505 vd maddelerinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği, 512. maddede "Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yapılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada, her ne kadar 07/02/2022 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasının 9 numaralı ara kararında "Davadaki asıl talep sözleşmenin feshi istemine ilişkin olup yan talep ise fazladan ödendiği ileri sürülen bedelin tahsili istemine ilişkin olup asıl talep yönünden arabulucuya başvuru dava şartı olmadığı için davalı tarafın davanın bu nedenle usulden reddine ilişkin talebinin şimdilik reddine," şeklinde davaya yönelik asıl talep ve yan talep ayrımı yapılmış ise de davacının yukarıda zikredilen dilekçelerinde terditli istem bulunmadığı, sözleşmenin feshi ile tazminatın birlikte istenilmiş olduğu sabittir. Davalı vekilince yasal süresinde sunulan cevap dilekçesi ile davanın derdestlik ve dava şartı yokluğu sebebi ile reddinin istenildiği görülmektedir. Dava tarihi 30/11/2021 olmakla 6102 sayılı TTK'na 06/12/2018 tarihinde eklenen 5/A maddesinde tazminat istemlerine yönelik ticari davalarda arabuluculuk zorunlu hale getirilmiştir. Mahkememizce, davacıya 6325 sayılı kanunun 18/A maddesi gereğince arabuluculuk tutanağı sunması için süre verilmemişse de, davalının arabuluculuğa yönelik savunmasına yönelik davacı tarafça sunulan dilekçelerde arabuluculuk itirazının mesnetsiz olduğu savunulmuş, arabuluculuk son tutanağı da sunulmamıştır. Bu halde taraflar arasında dava tarihi itibari ile arabuluculuk başvurusu olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan, işbu davanın açılması öncesinde aynı sözleşmeye yönelik olarak bir dava açıldığı, davanın .... Esas sayılı dosyasında görülmekle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya Uyap sistemi üzerinden celp edilmekle yapılan incelemede öz itibari ile, sözleşmeye konu cihazların sertifikasyon dosyalarının yasaya uygun hazırlanıp hazırlanmadığının tespiti istemine yönelik olduğu ve tespit isteminde hukuki yarar bulunmadığından bahisle davanın 25/11/2021 tarihinde reddine karar verildiği, işbu kararın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek 05/06/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın mahiyeti, anılan hükümler birlikte nazara alındığında, vekalet sözleşmesi açısından sözleşmenin feshinin şekil şartına bağlı olmadığı, taraflarca keşide edilen ihtarnameler, taraflar arasında yapılan yazışmalar ve .... Esas sayılı dosyası kapsamında sarih bir fesih beyanının ortaya konulmuş olduğu, bu sebeple fesih istemine yönelik davada hukuki yarar bulunmadığı gibi işbu istemin .... Esas sayılı dosyasının kesinleşme tarihi nazara alındığında derdest de olduğu tespit edilmiştir. Tazminat istemine yönelik davanın da kısaca izah edildiği üzere 6325 sayılı kanun ve 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi gereğince arabuluculuğa başvurulmaksızın açılmış olduğu, yazılı hükümler çerçevesinde arabulucuğun dava şartı olduğu, bu halde tazminat istemine yönelik davada dava şartının da eksik olduğu anlaşıldığından istemlere yönelik olarak aşağıda yazılı olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Alacak istemine yönelik davanın TTK'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Sözleşmenin feshi istemine yönelik davanın HMK'nun 114/l,f,ı atfıyla HMK m, 115,f,2 maddeleri gereğince derdestilik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan toplam 12.245,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. .... (e duruşma) ile davalı vekili Av. .... 'ın yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip .... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.