İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/491 E. 2026/571 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/491
Karar No
2026/571
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/491 KARAR NO : 2026/571

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 02/12/2010 KARAR TARİHİ : 10/07/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... şirketi tarafından sigortalı davacıya ait işyerinde, 15.12.2008 ve 18.12.2008 tarihlerinde meydana gelen iki ayrı hırsızlık olayı sonucunda mallarının çalınması nedeniyle müvekkilinin toplam 91.960.00- TL zarar uğradığını, davalı ... şirketinin yapılan başvurular sonucunda ... ve ... no'lu hasar dosyalarının açıldığını ve dosyaların birleştirilmesine karar verilmiş olduğunu, sigortalı işyerinde gerçekleşen hırsızlık olaylarında işyerinin ön tarafına kamyon dayatılarak hırsızlığın gerçektirilmiş olduğunu, davalı ... şirketinin poliçenin tanzimi aşamasında tüm malları görmüş ve buna göre emtiaya 170.000,00 TL kıymet takdir etmiş olduğunu, hırsızlık olayından sonra davalı şirketin poliçedeki bu tutarı kabul etmediğini ve tazmin yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, ekspertiz raporunda malların söz konusu bedelde olmadığı, davacının mallan pahalı almış olduğu ve satmadığı ve hırsıza mal biriktirdiğinin beyan edildiğini, açıkça gerçekle bağdaşmayan ekspertiz raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının yeni açmış olduğu işyerinde düşünüldüğü üzere satış yapamayacağının açık olduğunu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olan 30.10.2008 tarihli yoklama fişinde işyerinde yaklaşık olarak 120.000,00 TL civarında emtia bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, hasar bedelinin tazmini için işbu davayı açmak zorunda kalındığını iddia ederek, toplam hasar bedeli olan 91.960,00 TL 'nın fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik 9.000,00 TL'nın hasar bedeline en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının işletmekte olduğu ...adresindeki işyerinin davalı şirketince ... no.lu 07.11.2008-07.11.2009 vadeli Ticari Risk Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı sigortalı tarafından davalı şirkete yapılan İhbar ile 15.12.2008 ve 18.12.2008 tarihlerinde işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği belirterek ihbarda bulunduğunu, şirket nezdinde ihbar sonrasında hasar dosyası açıldığını ve eksper tayın edildiğini, hırsızlık olayının meydana geldiği saat ve davacı tarafından çalındığı iddia edilen malların hacmi dikkate alındığında hırsızlık olayının şaibeli olduğunu, zira çalındığı iddia edilen malların miktarı ve kaplayacakları alan düşünüldüğünde en az 10 teker olarak tabir edilen büyük kasalı çift dingilli bir kamyonla yüklenerek çalınması gerektiğini yüklenmesi konusunda da 3 kişi ile en az 2 saatlik bir zamanı gerektiğini, 83 koli malın fark edilmeden yüklenmesinin ve herhangi bir görgü tanığının olmamasının mümkün olmadığını, sigortalı işyerinin karşısında askerlik şubesinin olduğu bir bölge olduğunu, sigortalı kişinin 15.12.2008 tarihli hırsızlık olayı sonrasında davalı şirkete sunduğu beyan yazısında her nedense olaydan 2 gün sonra 17.12.2008 tarihinde polis merkezinde ifade verdiğini, çalınan malların süresi düşünüldüğünde herhangi bir görgü tanığının olmamasının düşündürücü olduğunu, sigortalı işyerinin hemen yanında saat 20.00-21.00 e kadar açık oto yedek parça satışının yapıldığı bir dükkan olduğunu, işyerinin karşısındaki asken alanda askerlerin nöbet tutuğunu, ayni işyerinde 2 gün ara ile hırsızlık olayının ve yapılan büyük boyutlu bir hırsızlık olayının akabinde aynı işyerinde yeniden gelinerek daha küçük bir boyutlu hırsızlık olayının yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işyerinde alarm takılı olmasına rağmen devreye girmemesinin dikkat çekici olduğunu, davacının, dava dışı Ağahan firmasından aldığını belirttiği malların bedelinin 45.500,00 TL'nin bankaya 64.500,00 TL'nin ise makbuz karşılığında elden ödeme yaptığını iddia ettiğini, 01.11.2008-13.12.2008 tarihleri arasında yapılan ödemelere ilişkin makbuzların incelendiğinde, makbuzlarda seri ve sıra no'larının bulunmadığının tespit edileceği, Vergi Kanunu gereğince 8.000,00 TL’lık her alışverişin banka kanalı ile ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davacının iddiasında haklı olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, tanık beyanları, beyan dilekçeleri, ıslah dilekçesi, faturalar, poliçe, eksper raporları, vergi dairesi kayıtları, ticaret sicil kayıtları, sevk irsaliye faturaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.... Dava konusu uyuşmazlık hakkında taraf delilleri toplanmış, mahallinde keşif kararı verilmek sureti ile taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hakkında hırsızlık alanında uzman bilirkişi .., Züccaciye uzmanı ..., Sigorta uzmanı ...ve SMMM uzmanı ... tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 30.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Dava konusu sigortalı işyerinde 2 gün ara ile meydana gelen 15.12.2008 ve 17.12.2008 tarihli hırsızlık olaylarının ... nolu poliçe vadesi içerisinde meydana geldiği ve davacı sigortalının, her 2 olayda da mahalli karakola müracaat ederek tutanak tutturmuş ve davalı ... şirketine de ayrı ayrı ihbarda bulunmuş olduğu, tutanakların ve tanık ifadelerinin tetkikinden her 2 hırsızlık olayının da gece vakti cereyan ettiği göz önüne alındığında; keşif sırasında çektiğimiz resimlerin tetkikin de açıkça görüleceği üzere, davalı ... şirketi vekilinin iddialarının tam aksine, askeri bölgenin dava konusu sigortalı iş yerinde vuku bulabilecek bir hırsızlığı fark edebilecek konumda ve mesafede bulunmadığı ve bir nöbetçi kulübesinin de görülemediği, dava konusu işyerinin konumu, hırsızlığın olduğu saatler, davacının ve tanıkların ifadesi , ... Olay Yeri Büro Amirliğinin ... tarih ve ... sayılı raporu ve olayın şekli bir bütün olarak değerlendirildiğinde bahse konu işyerinde hırsızlık olduğu, olayın vukuu bulduğu iddia edilen işyerinin tabanı 96 m2 , tavan yüksekliğinin takriben 2,5 metre olduğu ve hacminin yaklaşık 240 m3 olduğu, dolaysıyla da çalınan tüm malların hacmi 18.18 m3 olarak hesaplandığı ve malların bu dükkana sığabileceğinin gösterildiği, davacıya ait ticari defterler ibraz edilmediğinden, dosyadaki mali belgeler ışığında olay tarihinde çalındığı iddia edilen malların olay tarihinde olup olmadığı yönünde kesin bir tespit yapılamadığı ve dolaysıyla da talep edilen zarar miktarının tespitinin mümkün olmadığı" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. İtirazlar uyarınca söz konusu dosyada sektör bilirkişisi ...'da eklenerek ek rapor alınmasına karar verilmiş ve heyet tarafından Mahkememize ibraz edilen 17.03.2014 tarihli ek raporda özetle; "Somut olayda davacı yanın talep etiği ve poliçe teminatında bulunan tazminatın. KDV dahil olarak ödenebilmesi için poliçede belirtilen sigorta bedeli KDV dahil bedel olması şartına bağlı olup, hasara konu değerlerin, işletme tarafından satın alındığı ve işletme kayıtlarına geçtiği tarihte tahakkuk etmiş ve ödenmiş KDV tutarının, sigorta konusu hasar nedeniyle KDV kanununun 30/D maddesi kapsamında olması ve KDV indirimine konu edilememesi veya KDV indirimine konu edildiği takdirde bu hususun beyan edilerek vergi dairesinde iade edildiğinin belgeler ile doğrulanması halinde sigorta şirketi adına kesilecek bir yansıtma faturası ile indirilemeyen KDV nin yansıtılması gerekmektedir. Somut olayda davacı yan tarafından hırsızlığa konu sigortalı kıymetler ile ilgili Fatura asılları davalı ... şirketi ve/veya hasar/dava dosyasına ibraz edilmediği gibi yine davalı ... Şirketi adına bu nitelikte bir faturanın davacı sigortalı tarafından düzenlenmediği anlaşılmıştır. Maliye Bakanlığı'nın Hazine Müşteşarlığı' na ve Sigorta Reasürans Şirketleri Birliğine gönderilen ... tarih ve .... Gel,... sayılı yazısı ile — Sigorta şirketlerinin belgeye dayalı olarak KDV bedel üzerinden ödeme yapılması gerektiği hususuna işaret edildiğinden davacının KDV dahil tazminat istemi Takdir Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere yerinde görülmemiştir. Yürürlük Tarihi 1 Ağustos 1996 Olan ve Uyuşmazlık Konusu poliçeye tatbiki gereken Hırsızlık Sigortası Genel Şartları “B.4, Tazminatın Hesabı ” başlıklı. düzenlemesi uyarınca "Sigorta tazminatının hesabında sigortalı kıymetlerin rizikonun gerçekleşmesi, anındaki tazmin değeri esas tutulur. Sigorta tazmin değeri aşağıdaki şekilde hesaplanır. Ticari emtiada, rizikonun gerçekleşmesinden bir önceki iş günü piyasa alım fiyatı esas tutulur. Bilirkişi Kurulumuzca bu kapsamda yapılan değerlendirmede 10.04.2009 tarih ve 2500 sayılı ve 11.05.2009 tarih ve 2203-2008 sayılı Ekspertiz Raporları içerikleri göz önünde bulundurularak “... “ Marka 34 Adet Çelik Tencere Seti (Birim Fiyatı 327.00 TL) 42.37300TL "... ” Marka 5 Adet Emaye Tencere Seti (Birim Fiyatı 71.18 TL) 782.98 TL “...” Marka 2602 16 Adet Elektrikli Soba (Birim Fiyatı 96.53TL ) 1.544.48 TL “...” Marka 2202 3 Adet Elektrikli Soba (Birim Fiyatı 96.53TL) — 254.55TL "..." Marka 3 Adet Emaye Tencere Seti (Birim Fiyatı 71.18 TL) 213.54 TL "..." Marka 2602 72 Adet)Elektrikli Soba (Birim Fiyatı 96.53TL) 6.950.16 TL Teleskopik Soba Ayağı 8 Adet — (Birim Fiyatı 15.00TL )120.00TL olmak üzere toplam 42.238.71 TL olarak hesap edilmiştir. Sayın Mahkeme dosyasında mübrez deliller , fotoğraflar ve Ekspertiz Raporu içeriği ile Raporumuzun yukarıda yer alan bölümünde içeriğine yer verilen hesaplamalara esas aksi ve sahtelikleri davalı ... şirketince kanıtlanmayan İrsaliyeli Fatura içerikleri ve teknik açıdan yapılan inceleme sonrası riziko tarihi itibariyle sigortalı kıymetlerin birim rayiç bedel ve adetleri kadri maruf, ve hırsızlık rizikosu ile doğru orantılı olarak piyasa rayiç şartlarına göre normal bulunmuştur." şeklinde kanaatte bulunmuştur. İtirazlar uyarınca söz konusu dosyada ek rapor alınmasına karar verilmiş ve aynı heyet tarafından Mahkememize ibraz edilen 09.02.2015 tarihli 2. ek raporda özetle; Riziko tarihi itibari ile sigortalı kıymetlerin adetleri ve piyasa rayiç şartlarına göre nihai yekunun 42.238,71 TL olduğunun kanaat olarak bildirildiği anlaşılmıştır. Davacının mahkememize sunduğu 23.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile; Dava konusu alacak talebini 42.238,71 TL'ye yükselttiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hakkında 09/06/2015 tarihli kararı ile davanın kabulü ile, 42.238,71 TL'nin 11/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen kararı davalının temyiz kanun yoluna taşıdığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunması üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar ve 25/02/2021 tarihli kararı ile Mahkememiz kararın kaldırılarak dosyanın Mahkememize gönderilmesi üzerine davanın incelenmesine devam olunmuştur. Mahkememizce 11/02/2022 tarihli ara karar ile bozma ilamı uyarınca inceleme yapılması için dosyayı önceki bilirkişi heyetine tevdi etmiş ve bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından ibraz edilen 09.08.2022 tarihli 3. Ek raporda özetle;"Bilirkişi görev tanımı ve uzmanlık alanı ile sınırlı olarak yapılan ek inceleme ve değerlendirmeler ışığında; Davacı ve dava dışı şirket tarafından ticari defterlerin sunulması halinde; bozma kararında belirtilen hususlarla ilgili incelemenin yapılabileceği, hırsızlığa konu malların dava dışı ... Ltd. Şti.'nden alındığının ileri sürüldüğü, dava dışı şirketçe düzenlenmiş olan faturaların dava dışı şirket ile davacı kayıtlarına alınmış olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizce verilen 23/05/2025 tarihli celse ara kararı gereğince, bozma ilamı doğrultusunda dava konusu çalınan malların miktarı ve değerinin önceki raporlar ile karşılaştırılmalı hesaplanması bakımından konuda uzman bilirkişi ...'ndan alınan alınan 20/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosyada görülen eksper raporunda davacı asar talebine karşılık bağımsız eksper firması tarafından düzenlenen, ekspertiz tarafından piyasa araştırması yapılarak düzenlenen 2 hasar dosya raporunda, rapor tarihi itibariyle yaklaşık 16 sene geçmesi o dönemdeki rayiç piyasa fiyatları olan emsal eşyalar olabileceği kanaatiyle irsaliyeli fatura örnekleri ile desteklenen, eksper raporundaki hasar bedellerinin kadri maruf olabileceği" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. GEREKÇE : Dava; Davacıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayları sebebiyle uğranılan zararın ticari risk sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir. Davacının iddiasının meydana gelen hırsızlık olayları kapsamında hırsızlık tarihlerinde geçerli poliçesinin bulunması nedeni ile zararın davalı ... şirketi tarafından giderilmesi gerektiği şeklinde olduğu, Davalının savunmasının ise meydana gelen hırsızlık olayının şaibeli olduğu, davacının gerçek zararının belirtilen şekilde olmadığı ve gerçek manada hırsızlık olayının bulunmaması nedeni ile ödeme sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde olmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davaya konusu hırsızlık olayının ne şekilde meydana geldiği, hırsızlık olayları bakımından davalının poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının tazmine konu alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı ve davacının alacaklı olması halinde ne kadar alacaklı olduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacının 30.10.2008 tarihi itibari ile ... adresinde elektrikli ev aletleri toptan ve perakende ticaretine başladığı, işletme defteri usulüne göre defter tuttuğu ve faaliyetini 10.04.2009 tarihinde terk ettiği anlaşılmıştır. Dava dışı ... ŞTİ'nin ise 09.05.2008-30.12.2008 tarihleri arasında ... adresinde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. Davacının iş yerinde bulunan kayıtların incelenmesinde, davacının ... günü ... fatura numarası ile 12.960,00 TL bedelli mal, 3568 fatura numarası ile 21.015,00 TL bedelli mal ve 35659 fatura numarası ile 29.562,00 L bedelli malları (toplam 123.537,00 TL ) Antalya ilinden İstanbul'daki iş yerine naklederek satın aldığı ve 30.10.2008 tarihinde iş yerinde faaliyetine başladığı anlaşılmıştır. Davacının söz konusu malların bedelini ise 45.550,00 TL 'sini banka havale yolu ile 64.500,00 TL'sini ise makbuz yolu ile dava dışı ...ŞTİ'ne yaptığı anlaşılmıştır. Davacının netice olarak dava dışı ....ŞTİ'ne 13.487,00 TL borcunun kaldığı anlaşılmıştır. Dava konusu poliçe incelendiğinde ise, davacı ile davalı arasında 17.11.2008-17.11.2009 tarihleri arasını kapsamak üzere ... poliçe numarası ile ... riziko adresinde geçerli ticari risk sigorta poliçesinin akdedildiği, poliçenin 170.000,00 TL emtia ve 6.000,00 TL demirbaş bedeli üzerinden hırsızlık teminatı da dahil olmak üzere tüm rizikolara karşı iş yerinin sigorta örtüsü altına alındığı anlaşılmıştır. İlk hırsızlık olayının meydana geldiği 15.12.2008 tarihi itibari ile davacının ihbarı üzerine ekser incelesi yapılmış ve 8082500 sayılı 10.04.2009 tarihli eksper raporu uyarınca davacının... adresinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak "99 adet Faliz 23 parça çelik tencere seti, 11 adet Falez 5 parça emaye tencere seti, 16 adet Maximus 2602 elektrikli soba ve 3 adet Maximus 2002 elektrikli soba" olmak üzere toplam 79.070,00 TL bedelli ürünün çalındığının davacı tarafından ihbar edildiği anlaşılmıştır. İkinci hırsızlık olayının meydana geldiği 18.12.2008 tarihi itibari ile davacının ihbarı üzerine ekser incelesi yapılmış ve ... sayılı ... tarihli eksper raporu uyarınca davacının ...adresinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak "3 adet 5'li tencere seti, 72 adet İnfrored marka elektrikli soba ve 8 adet teleskopik soba ayağı" olmak üzere toplam 11.365,00 TL bedelli ürünün çalındığının davacı tarafından ihbar edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu hırsızlık olayları ile ilgili olarak davacının her iki olay bakımından da ihbarda bulunduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın yürütüldüğü, gerekli tahkikatın yapıldığı fakat faillerinin bulunamaması nedeni ile daimi arama kararının verildiği anlaşılmıştır. Davacının söz konusu hırsızlık olayları neticesinde davalı ... şirketine başvurduğu fakat davalı ... şirketi tarafından gerek hırsızlık olayının şaibeli olması gerekse talep edilen bedelle bakımından davacının talebinin fahiş olduğu gerekçesi ile ödeme bulunmaması üzerine davacının söz konusu alacağın tahsili amacı ile Mahkememizde dava açtığı anlaşılmakla; Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hakkında dava dışı ...ŞTİ'nin bulunduğu yer ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak şirketin ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda ilgili şirkete talimat mahkemesince tebligat çıkarıldığı fakat tebligatın bila ikmal dönmesi nedeni ile incelemenin yapılamadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hakkında davacının bulunduğu iş yerininde, yerinde inceleme yapmak üzere keşif kararı verilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından raporlar tanzim edilmiştir. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hakkında tanık dinlemiş ve dinlenen tanıklardan ..., hırsızlığın meydana geldiği binada uzun yıllar yöneticilik yaptığını ve davacıya işyerinin de kendisinin kiraladığını, hırsızlığın haber verilmesi üzerine olay yerine gittiğinde kepenkli otomotiv sisteminin kırık, içerisinin dağınık olduğunu gördüğünü, hırsızlık olayının gece yarısı meydana geldiğini kendisine de sabah namazında haber verdiğini, bu nedenle hırsızlık olayını farkedemediklerini, ayrıca 2. Hırsızlık olayının meydana geldiği gecede, aynı cadde üzerinde 2 ayrı işyerinde daha hırsızlık olayı yaşandığı belirtmiş, yine dinlenen tanık... da, benzer yönde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından dosyamız arasına alınan kök ve ek raporlar uyarınca, dava konusu iş yerinin 96 m2 taban ve 2,5 m tavan yüksekliği ile hacim olarak yaklaşık 240 m3 olduğu, ( çalındığı iddia edilen 23 parça tencere set kutu ölçüleri, 50x70x40 cm hacim olarak da 0,14 m3/set olarak hesaplanmakta ve çalındığı iddia edilen 99 set için 13,86 m3, ayrıca 5 parça emaye tencere seti kutu ölçüleri 40x60x40 cm olup, hacmin 0,096 m3/set olarak hesaplanmakla, çalındığı iddia edilen 14 setin 1,35 m3, 88 adet 2602 infrared elektrikli soba ve 3 adet 2002 model elektrikli soba, 25 adet teleskopik soba ayarı, toplam 2,97 m3 hacim oluşturduğu, ) buna göre çalınan tüm malların hacminin 18,18 m3'lük bir hacim oluşturduğu ve iş yerine sığabilecek mahiyette olduğunun anlaşıldığı, davacıya dava dışı ...ŞTİ tarafından gönderilen mallara ait, ... A.Ş. Tarafından ... tarih ve ... sayılı taşıma irsaliyesi, taşıma irsaliyesi nedeniyle de davacı adına 50 adet halı (...) 226 koli çelik tencere, 19 koli sobanın ... nakliye bedeli açıklaması ile ... tarih ve ... sayılı fatura tanzim edildiği anlaşılmıştır. Davacı adına faturanın düzenlendiği Ekim 2008 dönemine ait adı geçen ....ŞTİ KDV beyannamesine göre anılan dönemde KDV hariç 168.276,67 TL tutarında satış gerçekleştirildiği, aynı dönemde davacı adına düzenlenen faturaların KDV hariç tutarın ise 105.710,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacıya ait firmayla ilgili olarak ayrıca ; davacının 30/10/2008 tarihinde işe başlama bildiriminde bulunduğu, bunun üzerine ... Vergi Dairesi Yoklama memuru tarafından 04/11/2011 tarihinde yoklama fişi tanzim edildiği ve 04/11/2011 tarihli bu yoklama fişinde "İş yerinde boş olarak 1 adet Büro masası, 1 adet koltuk, bilgisayar ve yaklaşık olarak 120.000,00 TL civarında emtianın olduğu beyan ve tespit edilmiştir." şeklinde tespite yer verilmiştir. Davacının 2008 yılı gelir vergisi beyannamesi işletme hesap özetine göre de davacının dönem sonundaki emtia mevcudunun 98.806,14 TL olduğu, 2009 yılında emtia mevcudu olmayıp, yılı zarar ile kapattığı, ilgili dönem KDV beyannamelerine göre de davacı firmanın KDV hariç satış tutarının 108.138,28 TL olduğu saptanmıştır. Mahkememizce yapılan tüm bu tespitler uyarınca davacıya ait işyerinde 2 ayrı hırsızlık olayının gerçekleştiği ve mevcut emtianın hırsızlık öncesinde mevcut olduğu, alınan rapor ve 2 ayrı ek rapor kapsamı ile de belirlendiği üzere 15/12/2008 tarihli hırsızlık olayına konu malların rayiç değerlerinin toplam 34.955,01 TL ve 17/12/2008 tarihli hırsızlık olayına konu malların rayiç değerlerinin de 7.283,70 TL ve toplam miktarın da 42.238,71 TL olduğu belirlenerek davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiş olup söz konusu kararın davalı tarafından temyiz kanun yoluna taşındığı anlaşılmıştır. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar ve 25/02/2021 tarihli kararı ile Mahkememiz kararın ".... Hırsızlığa konu davacıya ait işyerinin geriye doğru bir aylık gelir durumu, iş yerinin hacmi gözönüne alınarak hangi ticari defterleri tutması gerektiği, tutulan defterlerin ticarethanenin iç hacmine uygun olup olmadığı ve kasa defteri ile de uyumlu olup olmadığı, eldeki verilere göre olay tarihinde çalındığı iddia edilen malların kayıtlarla uyumlu olup olmadığı, özellikle de ikinci hırsızlık olayında malların tespitinin tereddüte yer vermeyecek şekilde araştırılması gerekmektedir. Davacının çalındığını ileri sürdüğü malların alındıkları firmaların isimlerinin faturalardan tespiti ile gerekirse alış-veriş yapılan bu firmaların fatura tarihlerindeki ticari defter kayıtlarının incelenmesi, davacı tarafca çalındığı iddia edilen bu mallara ilişkin sunulan bir kısım faturalardaki mallar ile çalındığını iddia edilen malların karşılaştırmasının da yapılması, davaya dayanak yapılan faturaların gerçek bir mal alım satımını yansıtmadığının davalı vekilince savunulması karşısında, davacı ve dava dışı satıcı firmaların defter ve kayıtları ile dayanak faturaların gerçek bir mal alımını ve satımını yansıtıp yansıtmadığı karşılıklı olarak incelenmeden, gerektiğinde vergi dairesinden davacının vermiş olduğu beyannameler ile defterlerin karşılaştırılması gerekirken, bu noktada faturaların sıhhati hiç tartışılmadan mahkemece, yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye dayalıdır. TTK Mevzuatında defter ve belgelerin saklanması ve saklama süreleri 82. maddede belirtilmiştir. Söz konusu madde hükmü gereği; her tacir; ticari defterlerini, envanterlerini, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını, yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde 10 yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Bu durumda Mahkemece, özellikle ikinci hırsızlık olayına ilişkin ceza dosyasındaki beyan ve tutanaklarda gözönüne alınarak davacının yukarıda belirtilen ticari defterlerinin ve dava dışı malların satışını yapan ... Şti. firmasına ait ticari defter ve kayıtların, çalındığı iddia edilen malların miktarı konusunda tereddüte yer bırakmayacak şekilde incelenmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak ekspertiz ve önceki raporları da irdeleyen, denetime açık, gerekçeli, ayrıntılı bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve kabul ile eksik bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulması üzerine dosyanın yeniden görülmesi için Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bozma ilamı uyarınca ilgili vergi dairelerine müzekkereler yazılmış ve kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır. Alanında uzman bilirkişi heyet tarafından yapılan inceleme neticesinde dava dışı ....ŞTİ'nin 31.12.2008 tarihi itibari ile adreste bulunmaması nedeni ile terkin edildiğini, söz konusu şirkete ait ... Vergi Dairesi tarafından sunulan BA/BS formları uyarınca 2008 yılında davacıya 3 adet belge ile KDV hariç 105.709,00 TL tutarında mal ve hizmet teslim ettiği, davacının işletme usulüne göre defter tutma yükümlülüğünün bulunduğu ve bilanço usulüne uygun defter tutma yükümlülüğünün bulunmaması nedeni ile BA/BS bildirme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının dava dışı şirket dışında 2008 yıllında başkaca bir şirketten mal almadığı ve faturaların davacı ile dava dışı şirket kayıtlarında bulunduğu bildirilmekle, davacının dava konusu hırsızlığa konu edilen malları dava dışı ... LTD.ŞTİ'nden aldığı ve işletmesinde ticari faaliyete başladıktan sonra meydana gelen iki farklı hırsızlık olayı ile ilgili olarak söz konusu malların çalındığı, ilgili şirket dışında başkaca bir şirketten mal alımında bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından her ne kadar dava dışı ...ŞTİ'nin çalışanı olan ... tarafından söz konusu malların söz konusu şirkete geri iade edildiğine dair evrak sunmuş ise de, sunulan evrakın ilgili kişinin tek taraflı beyanından oluştuğu, iadeye ilişkin iade faturasının düzenlenmediği ve beyanların ispatına yönelik başkaca bir evrakın sunulmadığı anlaşıldığından davalının bu kapsamdaki itirazlarına itibar edilmemiştir. Yapılan yargılama neticesinde dava konusu 15.12.2008 ve 18.12.2008 tarihlerinde davacının poliçe ile teminat altına alınan dükkanında iki farklı hırsızlık olayının meydana geldiği, söz konusu hırsızlığa konu malların davacının dükkanına sığabilecek mahiyette bulunduğu, hırsızlık olayının çalınan malların sayısı ve niteliği göz önüne alındığında 4-5 kişi ile 40-45 dakikada çalınabileceğinin anlaşıldığı, davalının hırsızlık olayının gerçek olmadığına ilişkin iddialarının sunulan evraklar ile ispat edilemediği anlaşıldığından meydana gelen hırsızlık olayı bakımından davalının poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık hakkında verilen kısmen kabul kararın davalı tarafından temyiz edildiği ve bu kapsamda temyiz gerekçeleri ve Yargıtay kararı incelendiğinde temyiz gerekçeleri kısmındaki diğer hususlarda davacının usuli müktesep hakkının oluştuğu anlaşıldığından Mahkememizce emtiaya ilişkin malların bedeli, KDV ve faiz hususları ile diğer hususlar bakımından inceleme yapılmamıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yargıtay ilamı uyarınca yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile, 42.338,71 TL'nin 11/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın KABULÜ ile, 42.338,71 TL'nin 11/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ÖDENMESİNE, Alınması gereken 2.892,15- TL karar ve ilam harcının peşin ve ıslah ile alınan 703,65 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.188,50- TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 17,15-TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 9.621,42-TL olmak üzere toplam 9.638,57-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 42.238,71- TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde Yargıtay Hukuk Daireleri nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10.07.2026 KATİP ... e-imzalıdır

HAKİM ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/491, K. 2026/571, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-491-e-2026-571-k-eed60c03ae2c