İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/18 E. 2026/99 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/18
- Karar No
- 2026/99
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/18 Esas KARAR NO:2026/99
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/01/2021 KARAR TARİHİ:18/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında polyester ürünlerin alım-satımına ilişkin bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili firma tarafından ürün bedeli olarak 339.527,70 TL'nin ... Bankası ... Şube hebasındaki ibanına gönderildiğini, paranın gönderimi sonrasında davalı tarafından müvekkili şirkete 30.03.2020 tarihli fatura ile 4.634,6 kg viskonlu polyester keçe, 04.04.2020 tarihli fatura ile 8.232,3 kg ve 1.152,7 kg viskonlu polyester keçe olmak üzere toplamda 14.019,6 kg'lık ürün gönderildiğini, bu doğrultuda davalının cari hesap kayıtları doğrultusunda müvekkili firmaya 131.875,88 TL borcu bulunduğunu, davalı tarafından ürün gönderiminin yapılmaması nedeniyle 05.11.2020 tarihinde ... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davalının ise .... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ve 12.11.2020 tarihli cevabi ihtarnamesini gönderdiğini, cevabi ihtarname ile davalının müvekkili şirkete borcunun bulunmadığının bildirildiğini, akabinde .... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin adresinin Arnavutköy ilçesi sınırları içerisinde olduğunu, davacı şirketin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, konkordato komiserinin izni olmadan davanın açıldığını, bu yüzden davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu ticari ilişkiden kaynaklanan tüm borç ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanan 10.06.2019 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin davacıdan 1.148.907,77 USD alacağının bulunduğunu, 10/06/2019 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince davacının müvekkiline olan borçlarından dolayı takas mahsup taleplerinin olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 15/06/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 17/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince taraflara ait ve mecburi olan 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, işbu defterlerden 2020 ve 2021 yılı Yevmiye ve Kebir defterlerinin noter tasdiklerinin veya Gelir İdaresi Başkanlığının 1 sıra nolu Elektronik Defter Tebliği Uyarınca Elektronik ortamda E defter olarak tutulduğu, 1 sıra nolu E defter Tebliği gereğince Ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, Aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde alındığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı ve davalı şirket lehine delil niteliğine haiz olduğu kanaatine varıldığı, (HMK 222.md TTK 64. Mdmülga TTK 85. Md.) Davalı tarafın, Davacı tarafa ihtilaf konusu olan ve toplamı 207.651,82 TL tutarlı 2 adet emtia faturası düzenlediği, buna karşılık davacı tarafın davalı tarafa 339.527,70 TL ödeme yaptığı, bu sebeple davalı tarafın davacı tarafa 131.875,88 TL borcu olduğu, Davacı tarafın, Davalı tarafa 339.527,70 TL ödeme yaptığı, bun karşılık davalı tarafın ihtilaf konusu olan ve toplamı 207.651,82 TL tutarlı 2 adet emtia faturası düzenlediği, bu sebeple davacı tarafın davalı taraftan 131.875,88 TL alacağının olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmış olup,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 08/02/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 06/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere tarafımızdan yapılan tespit ve değerlendirmeler; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... dosyasında konkordato komiseri olarak görev yapan Prof. Dr. ... tarafından hazırlanmış dilekçede komiser heyetine mahkeme tarafından verilen görevler değerlendirilmiş olup, “dava açma ve davayı takip yetkisi de konkordato talep edendedir” sonucuna ulaşıldığı, Dosyanın mevcut kapsam ve içeriğinden (gerek fiziki gerekse Uyap üzerinden yapılan inceleme çerçevesinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyası kapsamında uyuşmazlık konusu alacağın temliki sözleşmesine konu alacağın akıbetinin tespit edilemediği yönündedir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 25/06/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 04/11/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/6161 ve K. 2023/7930 sayılı kararında “alacağın temliki sözleşmesine konu edilen sigorta tazminatı borcunun, geçici mühlet kararından evvel doğduğunun kabulü ile alacağın temliki sözleşmesinin geçerli olduğu” ifadesinin yer aldığı, konuya ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemede olduğu, Davalı ... Tekstil ve Elyaf San. Tic. Ltd. Şti. tarafından takas olarak ileri sürülen alacağın hali hazırda bulunup bulunulmadığının tarafımızdan tespit edilmesi uzmanlık alanımıza girmediği için gerçekleştirilemediği, bu kapsamda dosyada yer alan mali incelemelerin değerlendirilmesinin mali bilirkişi tarafından değerlendirilebileceği, mali bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin takdirin Sayın Mahkemede olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; satış sözleşmesine istinaden davalıya ödendiği iddia olunan avanstan, davacıya teslim edilmeyen ürün bedelinin iadesi istemi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacının dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalının takas talebinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı davaya cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ve davanın Gaziosmanpaşa Adliyesi 'nde açılması gerektiğini ileri sürmüştür. Gaziosmanpaşa Adliyesinde ticaret mahkemesi bulunmadığından davanın mahkememizde açılmasının yerinde olduğu değerlendirilmiş bu nedenle davalının yetki itirazına itibar edilmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen 17/10/2022 tarihli raporda " Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: 1-6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince taraflara ait ve mecburi olan 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, işbu defterlerden 2020 ve 2021 yılı Yevmiye ve Kebir defterlerinin noter tasdiklerinin veya Gelir İdaresi Başkanlığının 1 sıra nolu Elektronik Defter Tebliği Uyarınca Elektronik ortamda E defter olarak tutulduğu, 1 sıra nolu E defter Tebliği gereğince Ocak ayı beratlarının açılış tasdiki, Aralık ayı beratlarının kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde alındığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı ve davalı şirket lehine delil niteliğine haiz olduğu kanaatine varıldığı, (HMK 222.md TTK 64. Mdmülga TTK 85. Md.) 2-Davalı tarafın, Davacı tarafa ihtilaf konusu olan ve toplamı 207.651,82 TL tutarlı 2 adet emtia faturası düzenlediği, buna karşılık davacı tarafın davalı tarafa 339.527,70 TL ödeme yaptığı, bu sebeple davalı tarafın davacı tarafa 131.875,88 TL borcu olduğu, 3-Davacı tarafın, Davalı tarafa 339.527,70 TL ödeme yaptığı, bun karşılık davalı tarafın ihtilaf konusu olan ve toplamı 207.651,82 TL tutarlı 2 adet emtia faturası düzenlediği, bu sebeple davacı tarafın davalı taraftan 131.875,88 TL alacağının olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Kök raporun dosyaya sunulması akabinde mahkememiz 8 no.lu celsesinde davalı vekili "Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, taraflar arasında temlik sözleşmesi aktedilmiştir, her iki tarafın da imzası bulunmaktadır, bilirkişi incelemesi yapılırken ticari defterler ile birlikte temlik sözleşmesinin de incelemeye esas alınması gerekmektedir, yapılan inceleme eksiktir, yalnızca ticari defterler taraflar arasındaki husumeti aydınlatmaya muktedir değildir, heyete akademisyen bir bilirkişi de dahil edilerek ek rapor alınmasını talep ederiz, " şeklinde beyanda bulunmuş bunun üzerine mahkememizce; dosyanın borçlar hukuku nitelikli hesap uzmanı bir bilirkişiye tevdii ile davalı tarafın temlik sözleşmelerine yönelik itirazlarıyla birlikte önceki rapora ilişki beyanlar ve itirazlar ile tüm dosya kapsamında değerlendirilerek davacının takip tarihi itibariyle davacıdan alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda " Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere tarafımızdan yapılan tespit ve değerlendirmeler; ✓ .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... dosyasında konkordato komiseri olarak görev yapan Prof. Dr. ... tarafından hazırlanmış dilekçede komiser heyetine mahkeme tarafından verilen görevler değerlendirilmiş olup, “dava açma ve davayı takip yetkisi de konkordato talep edendedir” sonucuna ulaşıldığı, ✓ Dosyanın mevcut kapsam ve içeriğinden (gerek fiziki gerekse Uyap üzerinden yapılan inceleme çerçevesinde) .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/... E. sayılı dosyası kapsamında uyuşmazlık konusu alacağın temliki sözleşmesine konu alacağın akıbetinin tespit edilemediği yönündedir. Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla sunulur. ' şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davalı tarafça davaya cevap dilekçesinde ve yargılama safahatinde takas mahsup talebinde bulunulmuş, davacı tarafça aşamalardaki ve mahkememiz 13 nolu celsesindeki beyanlarda davalı tarafın takas definin dinlenmesinin mümkün olmadığı, davalının beyanlarındaki temlikine konu alacağın dava dışı ... Şirketinden davalının olan alacağı olduğu, Akpınarın bu dosyadaki alacağına takas mahsup yapılamayacağı, kaldı ki sözleşmeye konu alacağın konkordato dosyasına konu edildiğini ve burada taksitlendirilerek ödendiğini beyan etmiş ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ise; 10/06/2019 tarihli temlik sözleşmesinde temlik edenin Akpınar Şirketi olduğunu, alacakalarının sabit hale geldiğini, temlik sözleşmesinin de geçerli olduğunu, açıklanan nedenlerle takas definin geçerli olduğunu ve konkordato dosyasında davalının alacağının tamamını tahsil edemediğini, davacılının alacağına ilişkin Yargılamanın .... ATM'de 2024/... esas sayılı dosyada devam ettiğini beyan etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda davalının kendi defter kayıtlarına göre davacıya takip tarihinde borçlu olduğu sabittir. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi son cümlesine göre defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı ve usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/1258 E., 2016/3155 K.) davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu bu kaydın davalı aleyhine, davacı lehine delil oluşturacağı, dosya kapsamında yapılan incelemede davacının defterlerine göre takip tutarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının da kendi defterlerine göre davacıya bu miktarda borçlu olduğu, davalı kendi defterlerine göre de davacıya borçlu göründüğünden davacının alacaklı olduğunu ispatladığı kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça her ne kadar temlik sözleşmesinin dava konusu edildiği dosyaların bekletici mesele yapılması ve takas/mahsup hakkının kullanıldığı belirtilmiş ise de; dosya arasında mevcut temlik sözleşmelerine göre davacının değil dava dışı ... Tekstili Ltd. Şti. Nin davalıdan alacaklı olduğunun taraflar arasında kararlaştırılarak temlik sözleşmesine konu edildiği, her ne kadar bu şirket davacının grup şirketi olarak yer almış ise de; burada borçlu gösterilen şirketin davacı şirket bünyesinde faaliyet gösteren ancak farklı bir tüzel kişiliğe haiz bir şirket olduğu, her iki şirketin ayrı tüzel kişilikler olduğu bu nedenle davalının dava dışı olan ancak davacı bünyesinde faaliyet gösteren dava dışı şirketten olan alacağının iş bu dosyada takas/mahsuba konu edilmesi imkanı bulunmadığının değerlendirildiği, öte yandan davalının takas iddiasına konu alacağın bu aşamada başka mahkemelerce yargılama konusu olduğu, davalı ve dava dışı şirkete arasındaki temlik sözleşmesi geçerli kabul edilse dahi .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... E. 2024/... K. Sayılı dosyasından verilen 06/11/2024 tarihli kararın gerekçe içeriğine bakıldığında davalının dava dışı şirketten alacağının konkordato komiser raporu uyarınca ödendiğinin gerekçe içeriğinde açıklandığı her ne kadar bu karar kesinleşmemiş ise de bu dosyanın tarafları ile dosyamız taralarının da birebir aynı olmadığı bu nedenle bekletici mesele yapılmadığı , dosyamız kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacının alacağının ispatlandığı kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte olduğundan ve somut olayda kabulüne karar verilen kısım yönünden davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 131.875,88 TL 'nin %20'si oranında olan 26.375,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 9.008,44 TL harçtan peşin alınan 1.592,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.415,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 1.592,74 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 144,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.400,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvuru harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 3.612,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026
Katip ...
Hakim ...