İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/174 E. 2026/241 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/174
- Karar No
- 2026/241
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/174 Esas KARAR NO:2026/241
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/03/2021 KARAR TARİHİ:21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalılar arasında 2015 yılında imzalanan bayilik sözleşmeleri ile ... adresinde davalı şirketlerin bayisi olarak faaliyete başladığını, sözleşme ilişkisi devam ederken önceden bildirim yapılmaksızın davacının sistemlerinin kapatılması suretiyle davalılar tarafından davacı şirketin bayiliği fiilen sonlandırıldığını, şifahi olarak davalı tarafla görüşülmüş olsa da sistemin kapatıldığı ve davacı şirketin bayiliğinin sona erdirildiğini, davacı şirkete ifade edilmiş akabinde .... Noterliğinden 28.01.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bayilik sözleşmesi fesih edildiğini, daha sonra ise davalılarca davacı şirketin davalılardan olan alacaklarının önüne geçilmek için davacı şirkete haksız faturalar gönderilerek davacı şirkete borç çıkartılmaya çalışıldığını, gönderilen faturalara bir çok kez itiraz edilerek davalılara iade edilmesine rağmen davalılarca bu faturalar düzenlenmeye devam edildiğini, düzenlenen bu faturalar son olarak davacı şirket tarafından ... 2. Noterliğinden 12 Kasım 2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalılara iade edildiğini, süreçte davacı şirketçe var olan bayilik sözleşmenin teminatı olarak sözleşme gereğince davalı şirketlere verilen ... Bankası ... Mah. Şubesi'nden alınan ... numaralı 110.000,00 TL tutarlı teminat mektubu davacının sözleşmeye aykırı bir davranışı olmadığını, yine davalılara bir borcu olmadığı halde davalılarca haksız ve hukuka aykırı olarak nakde çevrildiğini, açıklanan nedenlerle davacı ile davalılar arasındaki sözleşmenin süresinden önce davalılarca haksız ve hukuka aykırı feshedilmiş olması nedeniyle davacının doğan müspet maddi zararları karşılığı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’sini, davacının davalılardan olan alacakları karşılığı şimdilik 296.665,00 TL’sini, davacının şirketçe davalılara sözleşmenin teminatı olarak verilen teminat mektubunun davalılarca haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilmiş olması nedeniyle teminat mektubu tutarı 110.000,00 TL’sini, davacı şirketin ceza sistematiğine ve sözleşmeye aykırı herhangi bir eylemi olmadığı halde davalılarca davacı şirketten tahsil edilen 71.185,00 TL‘ nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalılar vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 27.10.2015 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesinin, davacı bayinin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve BTK düzenlemelerine aykırı şekilde müşteri ve abonelere ait kişisel bilgi ve belgeleri arşivlemesi, kişisel veri güvenliğini sağlayamaması, müşterilerden aldığı nakit ödemeleri sistemlere aynı kredi kartlarından yapılan ödemeler olarak yansıtması, sözleşmenin 9.1. ve 9.2. maddelerine aykırı şekilde faaliyet göstermesi ve hakkında birden fazla icra takibi başlatılması sebepleriyle 28.01.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile haklı nedenle feshedildiğini, fesih tarihinde sözleşmenin 2 yıllık süresinin dolduğunu ve azami 5 yıllık sürenin sözleşmenin devam etmesi halinde uygulanacak bir süre olduğunu, uygulanılan cezaların sözleşme ve eklerine uygun olduğunu ve sözleşme ilişkisi devam ederken itiraz edilmediğini, teminat mektubunun ise davacının müvekkil şirketlere olan borçları nedeniyle haklı olarak nakde çevrildiği belirtilerek, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER: Davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları, bayilik sözleşmesi, ... Bankası ... Şubesi, 24/10/20217 tarih, ... seri numaralı ve 110.000-Tl bedelli teminat mektup sureti, arabuluculuk son tutanağı, ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra dosyası, ... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra dosyası, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın, davalılar tarafından bayilik sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı, davacının sözleşmenin feshinden kaynaklı müspet zararının olup olmadığı, davacının davalıdan faturaya dayalı cari hesap alacağının olup olmadığı, davalı tarafça nakde çevrilen teminat mektubunun bedelinin iadesi koşullları oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan hakedişten kesilen alacağının olup olmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanmış olan 27/10/2015 tarihli bayilik sözleşmelerinin davalılar tarafından haksız yere feshedildiğini, davalılar tarafından haksız yere faturalar gönderildiğini, faturaların iade edildiğini, bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verilen ... Bankası ... Mah. Şubesi'nden alınan ... numaralı 110.000-TL tutarlı teminat mektubu haksız ve hukuka aykırı olarak nakde çevrildiğini, davalılarca bayilik sözleşmesinin süresinden önce sonlandırılmış olması nedeniyle davacının kazanç kaybına uğradığını, davalılar tarafından davacı tarafça gönderilen faturalara karşılık ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacının davalılardan 296.665,00 TL cari hesap alacağının oluştuğunu, davacının sözleşmeye aykırı bir eylemi olmamasına rağmen davalılar tarafından sözleşmeye aykırı yersiz kesinti yapıldığını ve bu tutarın davacının hakedişinden hukuka aykırı olarak kesildiğini, bu nedenle sözleşmenin davalılar tarafından haksız yere feshedilmesi nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL' nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, şimdilik 296.665,00 TL cari hesap alacağının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, teminat mektubunun davalılarca haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevrilmiş olması nedeniyle teminat mektubu tutarı 110.000,00 TL‘nin teminat mektubunun paraya çevrilmiş olduğu tarihten itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalılarca haksız yere tahsil edilen ve hakedişinden kesilen 71.185,00 TL‘ nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili beyan dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin süresinden önce davalılarca haksız ve hukuka aykırı feshedilmiş olması nedeniyle müspet maddi zararların karşılığı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç ve kar, sözleşmenin devam edeceğine olan güven nedeniyle ödenen kiralar, yapılan dekorasyon, çalışan maaşları ve tazminatları 10.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğunu beyan etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanmış olan 27/10/2015 tarihli bayilik sözleşmelerinin davalılar tarafından haklı nedenle feshedildiğini, fesih ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 30.01.2019 tarihi itibariyle taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona erdirildiğini, davacının haksız fesihten kaynaklı zarar taleplerinin reddi gerektiğini, davacı bayinin kişisel veri güvenliğinin sağlanması noktasında yükümlülüklerinin bulunduğunu ve müşterilere ait kişisel veri niteliğindeki belgeleri saklamaması ve sistemlerinde bulundurmaması gerektiğini ancak davacı tarafın bu yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacı bayi tarafından fatura ödeme işlemi için kendisine başvuru yapan aboneler/müşterilerden fatura bedellerini nakit şekilde almasına rağmen, nakit almış olduğu ücretleri, fatura ödemelerini, aynı kredi kartından gerçekleştirerek tahsilat usulsüzlüğü yaptığını, bu konuda davacıdan savunma istendiği, davacı tarafından söz konusu durumun ikrar edildiğini, davacı bayinin kendisine gösterilen hedefleri gerçekleştiremediğini, sözleşme ilişkisi boyunca davacı taraf aleyhine birden fazla icra takibi başlatıldığını, davacı tarafa uygulanan cezaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu ve davacının cezalara bir itirazının bulunmadığını, davacı tarafından verilen teminat mektubunun davacının davalılara borcunun bulunması sebebiyle nakde çevrildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 05/02/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... Noterliğinin 28/01/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılar tarafından davacı tarafa yönelik olarak keşide edildiği ve ihtarname içeriğinde taraflar arasında düzenlenen 27/10/2015 tarihli bayilik sözleşmesinin 9.1, 9.2, 26.2.3 ve 26.2,6 maddeleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğinin davacı tarafa ihtar edildiği, .... Noterliğinin 08/02/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından fesih ihtarnamesine karşı cevap ve itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat Sayılı dosyasından davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan mali müşavir bilirkişinin 05/08/2021 tarihli raporunda özetle; "Davacının 2015-2016-2017-2018-2019 yılında ticari defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinim zamanında ve usulüne uygun yapılmış olduğu, davalı tarafından sözleşmenin fesih edildiği tarih 28/01/2019 olup, (2019) yılına ait davacı yevmiye defteri kapanış kaydına göre, davalılardan alacaklı olarak devir eden bakiyelerinin ... İletişim AŞ. 76.917,36 TL, ... Aş. 104.615,09 TL. (9.252,00 TL), ... AŞ. 18.613,81 TL olmak üzere toplam 200.146,26 TL alacağı olduğu, ... AŞ.ne 9.252,00 TL. borcu olduğu, toplam alacaktan borç düşürüldüğünde ise (200.146,26 - 9.252,00 ) 190.894,26 TL. alacağı olduğu, davacı ticari defterlerinde banka teminat mektubu ile ilgili her hangi bir kayda rastlanmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Dosyanın celse arasında resen seçilecek 1 Mali Müşavir, 1 İletişim, 1 Sözleşme konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi ihtarnameler, davacı ticari defterlerine ilişkin düzenlenen talimat bilirkişi raporu ile dosya kapsamında bulunan tüm deliller değerlendirilerek; davacı ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı rapor düzenlenerek; tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalılar tarafından bayilik sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının fatura alacağı ve müspet zarara ilişkin alacağının olup olmadığı, hakedişten sözleşmeye aykırı kesilen alacağın olup olmadığı ve varsa miktarı hususunda rapor düzenlemesinin istenilmesine karar verildiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... ..., İletişim Uzmanı Bilirkişi ... ... ... ve Sözleşme Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 23/02/2022 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; Davalılar ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı ... A.Ş.’nin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde göre Davacı şirkete 5.798,44 TL borçlu olduğu, davalı ... A.Ş.’nin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde göre Davacı şirketten 51.525,75 TL alacaklı olduğu, davalı ... A.Ş.’nin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde göre Davacı şirkete 6.249,99 TL borçlu olduğu, davacı şirket ile Davalılar arasında 2 yıl süreli olarak “Bayilik Sözleşmesi” akdedildiği, bu sözleşmenin 28.01.2019 tarihli ihtarname ile feshedildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden Davacı şirket tarafından ... numara 24.10.2017 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 110.000,00 TL tutarında teminat mektubu verildiği ve 110.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun nakde çevrilerek, ... A.Ş.’nin ... iban numaralı hesabına alacak kaydedileceği, taraflar arasındaki alacağa konu ilk faturanın 31.12.2018 tarih ... numaralı 156.335,01 TL tutarındaki faturanın “Taeh Kesintisi” açıklaması ile düzenlendiği, açıklamaya istinaden sözleşmede bir maddenin görülmediği, faturanın e-fatura olduğu, temel fatura olarak düzenlendiği, 31.12.2018 tarih ... numara 156.335,01 TL tutarındaki faturaya istinaden düzenlenen 16.01.2019 tarih ve ... nolu iade faturasının yasal süre içerisinde düzenlenmediği, Yapılan mali tespitler neticesinde, taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının mali tespitler bölümünde 17 ve 18. Maddede detaylandırılan evrakların ibrazı neticesinde, sektör bilirkişisinin değerlendirmesiyle cari hesap ilişkisi çerçevesinde bu kayıtların usulüne uygun tanzim edilip edilmediği tespit edilebilecek olup, şu aşamada cari hesap uyuşmazlığının mali açıdan değerlendirilmesi mümkün değildir. Talimatla incelenen Davacı ... Şti.’nin ticari defterleri ile Davalı şirketlerin ticari defterleri karşılaştırılmış olup, taraflar arasında cari hesap farklılığı bulunduğu, bu farklılığın Davalı şirketlerin defterlerinde bulunan fazla kayıtlardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ihlal sebepleri yukarıda açıklanmış olup, dosya kapsamında sektörel değerlendirmede belirtilen eksikliklerin sunulması durumunda mali ve sektörel değerlendirmelerdeki eksiklikler giderilebilecek ve borç alacak ilişkisine ilişkin tespit yapılabilecek olup hukuki değerlendirme sayın mahkemeye aittir." şeklinde düzenlenmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarının ve itiraz dilekçesi ekinde sundukları belgelerin ayrıntılı olarak irdelenip değerlendirilmesi ve davacının talep ettiği alacak kalemleri bakımından değerlendirme yapılması için ek rapor tanziminin istenilmesine karar verildiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ..., İletişim Uzmanı Bilirkişi ... ve Sözleşme Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 26/09/2022 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Maddi deliller ışığında kök raporda belirtilen görüşlerimizi ayni şekilde tekrarladığımızı, sözleşmenin hukuki niteliği gereği öncelikle sayın mahkemenin takdirinde olduğu, ayrıca sayın mahkemenin takdir etmesi durumunda sözleşme hukuku alanında uzman bir bilirkişi tarafından tespit ettiğimiz maddi deliller ışığında görüş alınmasının yerinde olabileceği" şeklinde düzenlenmiştir. Düzenlenen bilirkişi ek raporunun taraf itirazlarını karşılamadığı, denetime ve karar vermeye elverişli olmadığı anlaşılmakla; Dosyanın celse arasında resen seçilecek 1 Mali Müşavir, 1 İletişim, 1 Sözleşme, 1 İşletme konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi ihtarnameler, davacı ticari defterlerine ilişkin düzenlenen talimat bilirkişi raporu ile dosya kapsamında bulunan tüm deliller değerlendirilerek; davacı ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı rapor düzenlenerek; tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalılar tarafından bayilik sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının fatura alacağı ve müspet zarara ilişkin alacağının olup olmadığı, hakedişten sözleşmeye aykırı kesilen alacağın olup olmadığı ve varsa miktarı hususunda rapor düzenlemesinin istenilmesine karar verildiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ..., İletişim Uzmanı Bilirkişi ..., İşletme Alanında Uzman Bilirkişi ... ve Sözleşme Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 16/03/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; heyetimizce yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; mali inceleme bölümündeki “b”, “c” ve “d” bentlerinde dökülmüş olup, davalı kayıtlarında mevcut olup davacının kayıtlarında olmayan işlemler neticesinde: davacının, davalı ... A.Ş. firmasına 51.525,75 TL borçlu olduğu, yani bir alacağının bulunmadığı, davacının, davalı ... A.Ş. firmasından 5.798,44 TL alacaklı olduğu, davacının, davalı ... A.Ş. firmasından 6.249,99 TL alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmesi ve bilirkişi raporunda sadece cari hesap alacağı bakımından değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla dava konusu edilen teminat mektubunun davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde işlendiği ve hangi borca istinaden mahsup edildiği, teminat mektubu nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı ve diğer alacak kalemleri olan davacının fatura alacağı ve müspet zarara ilişkin alacağının olup olmadığı, hakedişten sözleşmeye aykırı kesilen alacağın olup olmadığı ve varsa miktarı, cezai şart yönünden davalı tarafça kesilen faturalar yönünden sözleşme kapsamı değerlendirilerek rapor düzenlenmesi hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ..., İletişim Uzmanı Bilirkişi ..., İşletme Alanında Uzman Bilirkişi ... ve Sözleşme Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 29/09/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Davalılardan ... Anonim Şirketi firmasının kayıtlarına göre 25.01.2019 tarihinde Teminat Mektubu tanzim bedeli hesaplardan düşüldüğü, dosyaya sunulan ... Bankası ... Şubesi dekontuna göre 25.01.2019 tarihinde ... Grup Teknoloji İl. Tel. İnş. Hesabından ... A.Ş. hesabına 110.000,00 TL ödeme yapıldığı, ... firması muavin defter dökümünde 21.06.2016 tarihinden bu tarafa 27.046,59 TL, ... firması muavin defter dökümünde 31.12.2015 tarihinden bu tarafa 17.691,34 TL, ... firması muavin defter dökümünde 29.02.2016 tarihinden bu tarafa 586,20 TL prim ve ceza kesintisi yapıldığı, bayilik sözleşmesi ve hükümleri ayrıntılı olarak değerlendirildiği ve davacı bayinin sözleşmeye aykırı faaliyetleri ve Sözleşme’nin 9.1. 9.2., 26.2.3. ve 26.2.6. maddelerinin ihlal edilmesi sebepleriyle haklı şekilde feshedildiğinin tespit edildiği, söz konusu tespitlerin mali, sektörel ve sözleşme yönüyle de teyit edildiği, dosyaya sunulan önceki bilirkişi ek ve kök raporları ile de sözleşme hükümlerinin ihlali ile ilgili benzer sonuçlara ulaşıldığının görüldüğü, teminat mektubunun ticari defterlerde kayıtlı olduğunun tespit edildiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmenin haklı nedenle fesih edilip edilmediğinin değerlendirilmesi Mahkememizin hukuki değerlendirme alanında olmakla düzenlenen bilirkişi ek raporunda davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarındaki alacak ve borç kayıt durumunun yer aldığı, ticari defter ve kayıtlarındaki farklılığın hangi husustan kaynaklı olduğu ve davalı tarafça hakediş ve ceza bedeli adı altında yapılan kesintilerin haklı olup olmadığı konusunda dosyadaki deliller değerlendirilerek bilirkişi ek raporunda değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla; belirtilen hususlarda değerlendirme yapılması ve taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, düzenlenen ek raporun önceki ek raporla aynı mahiyette olduğu ara karar doğrultusunda değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ile taraf itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmakla; dosyanın celse arasında resen seçilecek 1 Mali Müşavir, 1 İletişim/İşletme, 1 Sözleşme konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi ihtarnameler, davacı ticari defterlerine ilişkin düzenlenen talimat bilirkişi raporu ile dosya kapsamında bulunan tüm deliller değerlendirilerek; davacı ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı rapor düzenlenerek; tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalılar tarafından bayilik sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak müspet zararının olup olmadığı, davacının ödenmeyen fatura alacağının olup olmadığının taraf ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırılmak suretiyle süresinde iade edilip edilmediği, taraf defterleri arasındaki farklılığın neyden kaynaklı olduğu, dava konusu edilen teminat mektubunun davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde işlendiği ve hangi borca istinaden mahsup edildiği, davacının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih itibarı ile davalı ... a.ş. firmasına borçlu olup olmadığı, borçlu ise borcun kaynağının ne olduğu, borçlandırma veya mahsup işleminin gerçek bir işleme yada belgeye dayanıp dayanmadığı, davalılar tarafça davacının hakedişinden kesilen prim ve ceza faturalarının tarafların defterlerinde kayıtlı ve uyumlu olup, olmadığı, düzenlenen ceza faturalarına dayanak eylemlerin taraflar arasındaki sözleşme ve eki ceza sistematiğine aykırı olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ..., İletişim Uzmanı Bilirkişi ..., Sözleşme Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 17/12/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Mahkemece yazılan talimat sonucunda davacı şirketin ticari defter incelemesi için aldırılan rapordaki tespitler ile davalı şirketlerin ticari defterleri karşılaştırılmalı olarak incelendiğinde, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının 230.371,58 TL olduğu, görülmektedir. Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan cari hesap ekstreleri ile davalı şirketlere ait ticari defter ve kayıtlar karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu incelemede, davacı kayıtlarında yer alan ancak davalı şirketlerin ticari defterlerinde yer almayan bazı fatura, virman işlemleri, bakiye düzeltme ve benzeri muhasebe kayıtlarının bulunduğu tespit edilmiştir. Söz konusu farklar tablo halinde düzenlenmiştir ve bu durum, mali anlamda taraflar arasında kayıt uyuşmazlığı olduğunu göstermektedir. Ancak davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında doğrudan bir inceleme yapılmamış olması, davacı kayıtlarında görünen ancak davalı kayıtlarında bulunmayan işlemlerle ilgili detayların belirlenmesini zorlaştırmıştır. Davalı şirketlerin ticari defter, kayıtları ve cari hesap dökümlerinin detaylı incelenmesi neticesinde, davacı şirket adına genel toplamda (27.046,59 TL + 17.691,34 TL + 30.555,64 TL =) 75.293,57 TL tutarında ceza kesintisi tahakkuk ettirildiği, davacı yan dava dilekçesinde yansıtılan ceza miktarlarının haksız yere olduğunu iddia etmekte olup bu hususun irdelenmesi mali açıdan yapılamayacak olup Nihai Takdiri Mahkemenize aittir. Davalı ... A.Ş.’nin ticari defterleri incelendiğinde, 23.01.2019 tarihinde davacı şirkete 114,09 TL cari hesap bakiye borçlu durumda iken 25.01.2019 tarihinde “teminat mektubu tanzim bedeli” açıklamasıyla 110.000,00 TL tutarında borç kaydı girdiği ve böylelikle davacıya 110.114,09 TL borçlu hale geldiği görülmekte olup ilgili teminat mektubunun haksız olarak nakde çevirilip çevrilmediği hususunda Takdir Mahkemenize ait olduğu, Dosyaya mübrez belgelerden davalının sözleşmeyi olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak feshettiğinin anlaşıldığı, teknik değerlendirmeler ile birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ifade edilebileceği, Davalı feshinde haklı olduğu değerlendirildiğinden, davacının kusur sebebiyle zarar talebinde bulunamayacağı ve fakat alacak talebi için feshin haklı olmamasının bir önemi olmadığından alacağını talep edebileceğinin düşünüldüğü, İlgili hususta incelemenin raporumuzun mali inceleme başlığı altında yapıldığı, Davacının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih itibarı ile davalıya aralarındaki sözleşmeden kaynaklı borçlu olduğu tespiti halinde ilgili protokolden kaynaklanan davacı borçlarından dolayı teminat mektubunun nakde çevrilebileceğinin düşünüldüğü ve bu kapsamda borç ilişkisine yönelik incelemenin heyetimiz mali üyesi tarafından yapıldığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre cari hesap farklılığının bulunduğu ve cari hesap farklılığına konu işlemler davacı ticari defter ve kayıtlarında olup davalılar ticari defter ve kayıtlarında bulunmayan işlemlerden kaynaklı olduğunda HMK'nın 222/1 maddesi gereğince, davacı vekiline 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait davaya ilişkili dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurması için kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmemesi halinde belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3 maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların, usulüne uygun olarak tutulan ve açılış ve kapanış tasdikleri yapılan davalılar ticari defterlerindeki kayıtlar ve diğer deliller takdir edilerek davalılar ticari defterlerindeki kayıtların uygunluğunun kabul edilebileceği hususunun ihtarına karar verildiği, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ..., İletişim Uzmanı Bilirkişi ..., Sözleşme Alanında Uzman Bilirkişi ... tarafından 02/07/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Önceki kök raporumuzda da ifade edildiği üzere, mahkemece alınan talimat doğrultusunda yalnızca davalı şirketlerin ticari defterleri üzerinde yapılan karşılaştırmalı incelemelerde cari hesap farklılığının 230.371,58 TL olduğu tespit edilmiş; bu farkın, esasen davacı kayıtlarında yer alıp davalı kayıtlarında bulunmayan fatura, virman ve bakiye düzeltme işlemlerinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Ancak aynı raporda da açıkça ifade edildiği gibi, davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde doğrudan bir inceleme yapılmadığı, bu kapsamda, davacı tarafça tarafımıza kapsamlı şekilde sunulan ticari defterler ve muhasebe kayıtları yüzlerce sayfa hacminde olup, binlerce kaleme ulaşan işlem içerdiği görülmektedir. Bu hacim ve yoğunlukta bir veri seti üzerinden, yalnızca defter içeriklerine bakılarak cari hesap farklılığının teknik anlamda tespit edilmesi ve bu farklılığın kökeninin belirlenmesi mümkün değildir. Zira söz konusu kayıtlar, işlem bazlı detaylar, fatura belgeleri, mutabakat yazışmaları, virman dayanakları ve bakiye düzeltme gerekçeleri gibi destekleyici belgeler olmadan tek başına anlamlandırılamaz nitelikte olduğu, dolayısıyla bu tür bir tespitin yapılabilmesi, basit bir bilirkişi incelemesinin çok ötesinde, belge bazlı, uzun soluklu ve uzmanlık gerektiren kapsamlı bir mali analiz süreci gerektirir. Özellikle kayıtların içeriği ile işlemlerin hukuki ve fiili dayanakları arasında bağ kurulması, bu belgelerin doğruluk ve geçerlilik denetiminin yapılması, her bir kaydın tarihsel ve muhasebesel bağlamda izlenmesi gibi işlemler, klasik muhasebe defteri incelemesinin sınırlarını aşmakta olmakla derinlemesine analizleri zorunlu kıldığı, bu itibarla, mevcut durumda, sadece sunulan ticari defterler üzerinden cari hesap farklılığının net olarak ortaya konulabilmesi ve taraflar arası uyuşmazlığın çözülmesi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle, söz konusu uyuşmazlıkların çözümlenebilmesi adına, davacıya ait kayıtların dayanak belgeleriyle birlikte detaylı bir mali incelemeye tabi tutulması ve bu sürecin yalnızca defter incelemesi ile değil, çok daha kapsamlı yöntemlerle ele alınması gerektiği değerlendirildiği, nihai değerlendirme ve takdir yetkisi elbette Sayın Mahkemenize ait olup, kök rapordaki mali açıdan görüş ve kanaat korunduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekiline 29/11/2024 tarihli bilirkişi kök raporunun 18,19 ve 20. Sayfalarında belirtilen davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalılar ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler bakımından söz konusu kayıtlara dayanak faturalar, teslim belgeleri, virman kaydı işlemleri ve işlemlerin dayanağı olan sözleşme ve belgeler ve bakiye düzeltme işlemlerini dosyaya sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun ihtarına karar verildiği, 1 no lu ara karar yerine geldiğinde davacının ödenmeyen cari hesap alacağının olup olmadığının taraf ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırılmak suretiyle süresinde iade edilip edilmediği, taraf defterleri arasındaki farklılığın neyden kaynaklı olduğunun dayanak belgeler incelenmek suretiyle değerlendirilmesi, davacının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih itibarı ile davalı ... a.ş. firmasına borçlu olup olmadığı, borçlu ise borcun kaynağının ne olduğu, borçlandırma veya mahsup işleminin gerçek bir işleme yada belgeye dayanıp dayanmadığı hususunda mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verildiği, mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalılardan toplam da 190.89,26 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, bu kapsamda cari hesap farklılığına konu kayıtlar incelendiğinde, yalnızca dayanağı dosya kapsamına sunulan ve belgelendirilebilir nitelikte olan (tablolarda yeşil işaretli) kayıtların esas alınması halinde; dayanağı sunulan toplam 53.813,43 TL tutarlı bu kayıtların tamamının davacı ticari defterlerinde borç (davacı lehine alacak doğuracak şekilde) yer aldığı, ... yönünden 128.443,11 TL tutarlı cari hesap farklılığının davacı kayıtlarında yer alıp davalı kayıtlarında yer almayan işlemlerden kaynaklandığı, yapılan incelemede bu tutarın 54.486,96 TL’lik kısmının davacı tarafından dayanak belgelerle desteklendiği, bakiye kısmın ise belgelendirilemediği, davalı kayıtlarında ise 51.525,75 TL tutarında davalı lehine bakiye bulunduğu, bu kapsamda; her iki tarafın kayıtlarının dayanakları ile birlikte kabul edilmesi halinde davacının 2.961,21 TL tutarında alacaklı olabileceği, yalnızca davacı kayıtlarının dayanaklarının kabul edilmesi halinde ise davacının 54.486,96 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği, ... A.Ş. yönünden taraf kayıtları karşılaştırıldığında, davacı kayıtlarında 95.363,09 TL tutarında alacak bakiyesi bulunduğu, davalı kayıtlarında ise -5.798,44 TL tutarında bakiye yer aldığı, bu kapsamda taraflar arasında 89.564,65 TL tutarında cari hesap uyuşmazlığı bulunduğu, davacı kayıtlarında yer almakla birlikte ihtilaf konusu olan işlemlere ilişkin yapılan incelemede, söz konusu uyuşmazlığa konu kayıtların yalnızca 41.016,87 TL’lik kısmına ilişkin dayanak belgelerin dosya kapsamında ibraz edildiği, bakiye kısmın ise mevcut haliyle belgelendirilemediği, bu itibarla, yalnızca dayanağı ibraz edilen kayıtlar esas alındığında davacının ... A.Ş. yönünden 41.016,87 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği, ... A.Ş. yönünden taraf kayıtları karşılaştırıldığında, davacı kayıtlarında 18.613,81 TL tutarında alacak bakiyesi bulunduğu, davalı kayıtlarında ise -6.249,99 TL tutarında bakiye yer aldığı, bu kapsamda taraflar arasında 12.363,82 TL tutarında cari hesap uyuşmazlığı bulunduğu, yapılan incelemede davacı tarafından söz konusu alacak iddiasına ilişkin herhangi bir dayanak belgenin dosya kapsamında ibraz edilmediği, bu nedenle davacı kayıtlarında yer alan alacak bakiyesinin mevcut haliyle belgelendirilmediği, bu itibarla, bu kalem yönünden davacının alacak talebinde bulunabileceğinin söylenemeyeceği, mevcut durumda davalı kayıtlarına göre davacının davalı ... A.Ş.’den 6.249,99 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.4 maddesine göre; davacı bayinin davalılar grup şirketi olsa da her birinin tüzel kişiliğinin, faaliyet konusunun ve elektronik haberleşme alanındaki yetkilendirmelerinin farklı olduğunu he her birinin iş bu sözleşme yetkileri ve uygulamasında aksi belirtilmediği sürece ayrı ayrı taraf ve söz sahibi olduğunu birbirlerinin nam veya hesabına işlem yapamayacaklarını bildiklerini kabul ettiğini, buna göre her bir şirketin tabi olduğu mevzuat, kurum düzenlemeleri farklılık arz ettiğinden bayi ile şirketler arasındaki ticari ve hukuki ilişki ayrı olduğundan her bir şirket için ayrı bir cari hesap kaydı tutulduğundan, ürün ve hizmetlerin satışı ve tahsilat işlemlerinin, faturalaşma ve resmi işlemlerin tamamen ayrı olduğu taraflarca kararlaştırıldığından davalılar arasında müşterek ve müteselsilen sorumluluğunun bulunmadığı her bir davalının sorumluluğunun ayrı olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davalılar tarafından .... Noterliğinin ... yevmiye, 28.01.2019 tarihli ihtarname kapsamında sözleşmenin 9.1, 9.2, 26.2.3 ve 26.2.6 maddelerine aykırılık sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin davalılar tarafından feshedildiği anlaşılmıştır. Davalılar tarafından davacı bayinin kişisel veri güvenliğinin sağlanması noktasında yükümlülüklerinin bulunduğunu ve müşterilere ait kişisel veri niteliğindeki belgeleri saklamaması ve sistemlerinde bulundurmaması gerektiğini ancak davacı tarafın bu yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğinin belirtildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 26.2.6 maddesinde bayinin, müşterilerin kişisel verilerine ve gizlilikle ilgili olarak sözleşme hükümlerini ihlal etmesinin fesih nedeni olarak düzenlendiği, davalılar cevap dilekçesi ekinde kimlik fotokopileri, bilgisayar ekran çıktıları, fatura bilgileri, el yazısıyla tc kimlik bilgileri bulunduğu, iddia edilen denetimler sonucu tutanakların mevcut olmadığı, cevap dilekçesi ekinde sunulan kimlik fotokopileri, bilgisayar ekran çıktıları, fatura bilgileri, el yazısıyla tc kimlik bilgilerinin davacının işyerinde yapılan denetim sonucu elde edilen veriler olup olmadığının ispat edilemediği anlaşılmakla söz konusu fesih gerekçesinin yerinde olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Davalılar tarafından, davacı bayi tarafından fatura ödeme işlemi için kendisine başvuru yapan aboneler/müşterilerden fatura bedellerini nakit şekilde almasına rağmen, nakit almış olduğu ücretleri, fatura ödemelerini, aynı kredi kartından gerçekleştirerek tahsilat usulsüzlüğü yaptığı gerekçesiyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin belirtildiği, davalılar tarafından dosyaya sunulan e-posta yazışmalarında davalıların davacı şirketin aynı kredi kartı ile farklı mobil abonelerinin faturalarının tahsil edilerek usulsüz işlem yaptığına dair mailine karşılık davacı şirketin bu durumu “Merhaba mağazamız maddi sıkıntılar yaşadığı için ödeme sistemlerimizde kredi bulunduramıyoruz, müşterileri geri çevirmemek adına kendi bünyemize ait kredi kartı ile tahsilat yapıyoruz, ya fatura ödemesi alamayacağız müşteriyi geri göndereceğiz ya da bu şekilde bir çözüm üretmek zorunda kaldık, yapılan bu işlemlerde hiçbir şekilde kar gözetmeksizin yapılmıştır. Ülke genelinde yaşanmakta olan maddi kriz bizi de ciddi anlamda etkilemiştir hatta mağazayı ayakta tutmakta zorlanmaktayız. Buna örnek olarak cihaz taksitlerinin 6 aya düşmesi ve fiyat artışları bizim en fazla kar elde ettiğimiz cihaz satış kanalımız nerdeyse tamamen kapanmıştır. Bu işlemden hiçbir şekilde kar elde edilmemiş hatta zarar edilmiştir, Bu konu ile alakalı gereğini arz ederim.” şeklinde açıkladığı görülmüştür. Davacı tarafından sözleşme ve eklerine aykırı olarak tahsilatların gerçekleştirilmiş olması nedeniyle feshin gerçekleştirildiği, mail yazışmalarında davacı tarafından bünyelerinde bulunan kredi kartıyla nakit tahsilatları yaptığını kabul ettiği ve bu fiili birden fazla kez tekrarlanmış olması sebebiyle sözleşmenin bu ihlal sebebiyle feshin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Söz konusu fesih nedeninin sözleşmede haklı nedenle, derhal ve tazminatsız fesih nedeni olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Davalılar tarafından gösterilen hedeflerin davacı tarafından gerçekleştirilememesinin fesih nedeni yapıldığı, ancak davalılar tarafından hedeflerin neler olduğu yapılan prim ödemelerin ne olduğu ispat edilemediğinden bu fesih gerekçesinin yerinde olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi 26.2.3. maddesi kapsamında “Bayinin malvarlığının tamamının / önemli bir kısmının, bayinin borçları nedeniyle ihtiyaten/kesin olarak haczedilmesi veya bayinin borçlarını ödemede aciz haline düşmüş olması, aleyhinde açılmış birden fazla icra takibi bulunması veya borçlarını ödemekte acze düşmüş olması, (aleyhine açılan icra takibi semeresiz kalması gibi)” fesih nedeni olarak düzenlendiği, ... İcra Dairesi’nin 2018/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı taraf aleyhine 69.832,00-TL tutarlı icra takibi başlatıldığı ve davacı bayinin borcu ile ilgili olarak davalılara birinci haciz ihbarnamesi gönderildiği, ... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı bayi aleyhine icra takibi başlatıldığı ve ... İcra Dairesi’nin 2018/... Talimat dosyası üzerinden davacı bayinin işyerine hacze gelindiği ve haciz tutanağı düzenlendiği anlaşılmakla sözleşmenin bu ihlal sebebiyle feshin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Söz konusu fesih nedeninin sözleşmede haklı nedenle, derhal ve tazminatsız fesih nedeni olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı ile davalılar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından haklı nedenle feshi nedeniyle davacının koşulları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından davalılar lehine taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi kapsamında ... Bankası ... Mah. Şubesi'nden alınan ... numaralı 110.000-TL tutarlı teminat mektubunun verildiği, teminat mektubunun ... A.Ş tarafından 25/01/2019 tarihinde nakde çevrildiği, davacının teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih itibarı ile davalıyla aralarındaki sözleşmeden kaynaklı borçlu olduğu tespiti halinde ilgili protokolden kaynaklanan davacı borçlarından dolayı teminat mektubunun nakde çevrilebileceği, davalı ... A.Ş.’nin ticari defterleri incelendiğinde, 23.01.2019 tarihinde davacı şirkete 114,09 TL cari hesap bakiye borçlu durumda iken 25.01.2019 tarihinde “teminat mektubu tanzim bedeli” açıklamasıyla 110.000,00 TL tutarında borç kaydı girdiği ve böylelikle davacıya 110.114,09 TL borçlu hale geldiği görülmekte olup teminat mektubunun nakde çevrildiği tarih itibariyle davacının davalı ... A.Ş'ye borcunun bulunmadığı, aksine alacaklı durumunda olduğu, bu nedenle teminat mektubunun nakde çevrilmesi haksız olduğundan teminat mektubu tutarı 110.000,00 TL‘nin nakde çevrildiği tarih olan 25/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ile; davacının davalı ... A.Ş'ye 04.02.2016 – 03.04.2019 tarihleri arasında toplam 568.693,00 TL. fatura düzenlenmiş olmasına rağmen davalı tarafından sadece 386.306,00 TL. ödeme yapıldığını, arada oluşan 182.387,00 TL. lik farkın ödenmediğini, davacı tarafından davalı ...‘e 20.01.2016 – 03.04.2019 tarihleri arasında toplam 591.532,00 TL. fatura düzenlenmiş olmasına rağmen davalı tarafından davacıya sadece 493.965,00 TL ödeme yapıldığını, arada oluşan 97.567,00 TL. lik farkın ödenmediğini, davacı tarafından davalı ...‘a 27.01.2016 – 03.04.2019 tarihleri arasında toplam 30.282,00 TL. fatura düzenlenmiş olmasına rağmen davalı tarafından davacı tarafa sadece 13.572,00 TL. ödeme yapıldığını, arada oluşan 16.711,00 TL. lik farkın ödenmediğini ve toplam 296.665,00 TL cari hesap alacağının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, cari hesap alacağı sözleşmenin feshinden bağımsız olarak alacak istemine dayandığı ve sözleşmenin feshinden ayrı olarak tarafların alacak-borç durumuna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının ticari defterlerinde davalılardan, ... A.Ş'den 76.917,36 TL., ... AŞ'den (104.615,09 - 9.252,00) 95.363,09 TL. Türk Telekomünasyon A.Ş.`den 18.613,81 TL. olmak üzere, toplam 190.894,26 TL alacağı olduğu tespit edildiği, davalı ... A.Ş.’nin incelenen ticari defterlerine göre, davalı yan tarafından davacı adına düzenlene cari hesaba konu tüm faturalar ve ödemeler davalı ticari defterlerinde 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olup, bu faturalardan kaynaklanan alacaklar nedeniyle, davalının davacıdan dava tarihi (17.03.2021) itibariyle toplam 51.525,75 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı ... A.Ş. incelenen ticari defterlerine göre, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen cari hesaba konu tüm faturalar ve ödemeler davalı ticari defterlerinde 320 hesap kodu altında kaydedilmiş olup, bu faturalardan kaynaklanan alacaklar nedeniyle, davalının davacıya dava tarihi (17.03.2021) itibariyle toplam 5.798,44 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, davalı ... A.Ş. incelenen ticari defterlerine göre, davalı yan tarafından davacı adına düzenlenen cari hesaba konu tüm faturalar ve ödemeler davalı ticari defterlerinde 320 hesap kodu altında kaydedilmiş olup, bu faturalardan kaynaklanan alacaklar nedeniyle, davalının davacıya dava tarihi (17.03.2021) itibariyle toplam 6.249,99 TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, davacı şirketin ticari defter incelemesi için aldırılan rapordaki tespitler ile davalı şirketlerin ticari defterleri karşılaştırılmalı olarak incelendiğinde, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının 230.371,58 TL olduğu anlaşılmıştır. Cari hesap alacağı istemi yönünden ispat yükünün davacıda olduğu, bu nedenle davacının cari hesaba konu alacağını ispata elverişli deliller ile ispat etmesi gerektiği, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalılar ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler bakımından söz konusu kayıtlara dayanak faturalar, teslim belgeleri, virman kaydı işlemleri ve işlemlerin dayanağı olan sözleşme ve belgeler ve bakiye düzeltme işlemlerini dosyaya sunmak üzere davacı tarafa kesin süre verildiği, mali müşavir bilirkişinin 25/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere davalı ... yönünden 128.443,11 TL tutarlı cari hesap farklılığının davacı kayıtlarında yer alıp davalı kayıtlarında yer almayan işlemlerden kaynaklandığı, yapılan incelemede bu tutarın 54.486,96 TL’lik kısmının davacı tarafından dayanak belgelerle desteklendiği, bakiye kısmın ise belgelendirilemediği, davalı kayıtlarında ise 51.525,75 TL tutarında davalı lehine bakiye bulunduğu, davacının 54.486,96 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği, davalı ... A.Ş yönünden davacı kayıtlarında yer almakla birlikte ihtilaf konusu olan işlemlere ilişkin yapılan incelemede, söz konusu uyuşmazlığa konu kayıtların yalnızca 41.016,87 TL’lik kısmına ilişkin dayanak belgelerin dosya kapsamında ibraz edildiği, bakiye kısmın ise mevcut haliyle belgelendirilemediği, yalnızca dayanağı ibraz edilen kayıtlar esas alındığında davacının ... A.Ş. yönünden 41.016,87 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceği, davacının davalı ... A.Ş.’den 6.249,99 TL tutarında alacak talebinde bulunabileceğinin tespit edildiği, düzenlenen bilirkişi ek raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış olup dava açılmadan önce davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden dava tarihi faiz başlangıç tarihi olarak esas alınarak davacının 54.486,96 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının 41.016,87 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının 6.249,99 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ile Davalı ... A.Ş tarafından 25.03.2016 - 29.01.2019 tarihleri arasında toplam 55.615,00 TL. ceza kesintisi ile sözleşmeye aykırı yersiz kesinti yapıldığını ve bu tutarın davacının hak edişlerinden hukuka aykırı olarak kesildiğini, davalı ... A.Ş tarafından 26.07.2016 - 29.01.2019 tarihleri arasında toplam 15.370 TL. ceza kesintisi ile sözleşmeye aykırı yersiz kesinti yapıldığını ve bu tutarın davacının hak edişlerinden hukuka aykırı olarak kesildiğini, davalı ... tarafından 29.02.2016 - 17.12.2016 tarihleri arasında toplam 200,00 TL. ceza kesintisi ile sözleşmeye aykırı yersiz kesinti yapıldığını ve bu tutarın davacının hak edişlerinden hukuka aykırı olarak kesildiğini, davalılarca haksız yere tahsil edilen ve hakedişinden kesilen 71.185,00 TL‘ nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalılar tarafça yapılan ceza kesintilerinin sözleşmeye ve ekinde yer alan ceza sistematiğine uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunda ispata elverişli delillerle ispatlaması gerektiği, dayanak belgelerin dosyaya sunulmadığı, davacı tarafın hangi sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle ceza kesintisinin yapıldığı ve hakedişinden kesildiği hususları davalılar tarafından ispat edilemediğinden davacının hakedişinden kesilen ceza kesintilerinin davacı tarafa ödenmesi gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş olup davalıların ticari defter ve kayıtlarına göre davalı ... A.Ş tarafından 27.046,59 TL tutarında, davalı ... A.Ş tarafından 17.691,34 TL tutarında, davalı ... A.Ş tarafından 30.555,64 TL tutarında ceza kesintisi tahakkuk ettirildiği, davacının dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak ve dava açılmadan önce davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden dava tarihi faiz başlangıç tarihi olarak esas alınarak davalı ... A.Ş tarafından davacı tarafa kesilen 27.046,59 TL ceza kesinti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... A.Ş tarafından davacı tarafa kesilen 15.370,00 TL ceza kesinti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davalı ... A.Ş tarafından davacı tarafa kesilen 200,00 TL ceza kesinti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 1-Davacı ile davalılar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından haklı nedenle feshi nedeniyle davacının koşulları oluşmayan maddi tazminat talebinin REDDİNE, 2-Davacı tarafından verilen teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrilmiş olması nedeniyle teminat mektubu tutarı 110.000,00 TL‘nin 25/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 3-Davalı ... A.Ş tarafından davacı tarafa kesilen 27.046,59 TL ceza kesinti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davalı ... A.Ş tarafından davacı tarafa kesilen 15.370,00 TL ceza kesinti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı ... A.Ş tarafından davacı tarafa kesilen 200,00 TL ceza kesinti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacının 54.486,96 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 7-Davacının 41.016,87 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 8-Davacının 6.249,99 TL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.376,04-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 8.331,26-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 9.044,78 harcın 2.899,13 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den, 5.916,30 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den, 229,35 TL'sinin davalı ... A.Ş'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre 220,61 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den, 450,19 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den, 17,45 TL'sinin davalı ... A.Ş'den tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 631,75-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 11-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 12-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 6.449,99-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 13-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 14-Davalı ... A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 51.434,10-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş'ye verilmesine, 15-Davalı ... A.Ş lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 77.024,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş'ye verilmesine, 16-Davalı ... A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 65.010,63-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 17-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvuru harcı ve 8.331,26-TL peşin harç olmak üzere toplam 8.390,56-TL harcın 2.689,43 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den, 5.488,37 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den, 212,76 TL'sinin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 18-Davacı tarafından yatırılan 24.800,00-TL Bilirkişi ücreti ve 396,20-TL posta giderinden ibaret toplam 25.196,20-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 4.210,91 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den, 8.593,27 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den, 333,12 TL'sinin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 19-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/04/2026
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*