İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/163 E. 2026/657 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/163
Karar No
2026/657
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/163 Esas KARAR NO : 2026/657

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2019 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ Şirketin, Türkiye’nin en büyük medya kuruluşu olan ...’ya bağlı olarak faaliyet gösteren başta ...olmak üzere birçok yazılı ve görsel basın kuruluşunu bünyesinde barındıran ... 'na bağlı ...'nin yayın hakkı sahibi olan şirket olduğunu, Müvekkil ..., Müvekkil Şirket'in Yönetim Kurulu Başkan Vekili olduğunu, 5 Nisan 2019 tarihinde "..." başlığıyla, davalının imtiyaz hakkı sahibi olduğu ... internet sitesinde yayınlanan haberin, Müvekkillerinin haklarını ve itibarlarını zedeleyen, açıkça hakaret, iftira içeren, Müvekkiller'i bir örgüte üye olmakla suçlayan ifadeler barındırdığını, dava konusu yayında belirtilen bu ifadelerin tamamen gerçek dışı olmasının yanı sıra, yayının tek amacının Müvekkillerine iftira atmak ve kasten kamuoyunda Müvekkilleri aleyhine olumsuz algı yaratmak olduğunu, davalının kasten kamuoyunu yanıltarak yalan ve yanlış ifadelerle kamuoyunda Müvekkilleri aleyhine bir intiba ve sansasyon yaratmayı amaçladığını, davalının Müvekkillerinin haklarını ağır surette ihlal ettiğinin çok açık olduğunu, açıkça hukuka aykırı olduğunu, Müvekkillerinin haklarına tecavüz teşkil eden ve ticari itibarlarını zedeleyen söz konusu ifadeler nedeni ile; davaya konu haksız yayın sebebi İle Müvekkili ... İçin 100.000 TL Manevi Tazminatın, Yayın Tarihi olan 05.04.2019 Tarihinden İtibaren İşleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu haksız yayın sebebi ile müvekkili ... A.Ş. İçin 100.000 TL Manevi Tazminatın, yayın tarihi olan 05.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu ifadelerin hukuka aykırılığının tespiti ve masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın, tirajı en yüksek ulusal iki gazetede yayınlanmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'ın, ... internet sitesinin “İmtiyaz Sahibi” olduğunu, dava konusu haber/yazının yazarı ... değildir. Dolayısıyla kendi yazmadığı bir yazıdan dolayı sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, Yargıtay 4.H.D. E.... K....sayılı ve 22.06.2009 tarihli kararında; İnternet ortamında yayınlanan yazılarla ilgili “sorumlu” nun tespitinde mutlaka 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerinin esas alınması gerektiğini belirtmiştir. Anılan yasada; internet ortamında yapılan yayınlarda sorumluluğun İçerik Sağlayıcı, Erişim Sağlayıcı ve Yer Sağlayıcı’ya ait olduğunun açıkça belirtildiğini, İnternet üzerinden yapılan yayınlarda sorumluluğu düzenleyen 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da “İmtiyaz Sahibi” nin sorumlu olduğunu belirten hiçbir hüküm bulunmadığı gibi, anılan yasada “İmtiyaz Sahibi” kavramının dahi yer almadığını, bu nedenle bir kişinin (müvekkilin) kendi yazmış olmadığı bir yazıdan dolayı (yani 3.şahsın eyleminden dolayı) sorumluluğuna gitmenin yasal ve hukuki dayanağı bulunmadığını, bilindiği ve kabul edildiği üzere; Basının görevinin kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu, basının sonuçta bir soruşturma makamı olmadığını, ancak siyasi arenada ve kamuoyunda sürekli olarak gündeme gelen ... ilgili haberlerin medyada yer almasının, bu konuda görüş ve eleştiriler ileri sürülmesi demokratik toplum ve devlet açısından tamamen doğal bir hadise olduğunu, Nitekim bu iddiaların ilk kez ...'de yer almadığını, ...'nin kendi içerisinde de sürekli tartışma ve eleştiri konusu olan iddialar olduğunu, dava konusu haber/yazının da tamamen bu saiklerle kaleme alındığını, Yazının amacının, davacıların kişilik haklarını ihlal etmek olmadığını, ülkede süren bir tartışmada fikir özgürlüğü çerçevesinde görüş bildirmekten ibaret olduğunu, Somut olayda, dava konusu yazının hukuka uygunluk şartlarını taşıdığı, yazıldığı dönem için güncel ve kamu yararı bulunan iddialara ilişkin olduğunun görülmekte olduğunu, ne davalının ne de ...'nin amacının davacıyı küçük düşürmek, kişilik haklarına saldırmak olmadığını, bu yazıların tamamen demokratik anlayışın bir gereği olarak değerlendirilmeli ve tazminat sorumluluğu doğurduğu düşünülmemeli görüşünde olduklarını, diğer yandan, talep edilen tazminat miktarının da fahiş miktarda olduğunu, manevi tazminatın amaç ve işlevini de fazlasıyla aşan bir talep olduğunu, öncelikle husumet itirazlarının kabulü ile davanın husumet yönünden reddini, davanın reddini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : www.odatv.com internet sitesinde yayınlanan haber çıktıları, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasının kesinleşmiş kararı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, Manevi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf; Basın yoluyla hakaret nedeniyle davacının davalıdan manevi tazminat talep edip edemeyeceği hususlarındadır. ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... E sayılı dosyasının incelenmesinde davacılar tarafından davalı aleyhine Basın yoluyla Kişilik Haklarına Saldırıdan Kaynaklanan Tazminat davası açıldığı, mahkemece "1-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... şirketinden alınarak davacı ...'a ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı ... yönünden dosya tefrik edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Yayın talebinin olay tarihinden itibaren geçen süre dikkate alınarak hukuki yarar kalmadığı anlaşılmakla reddine.." dair karar verildiği, kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 'nin ... E - ... K sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür. Davacı tarafça müvekkili aleyhine 5 Nisan 2019 tarihinde "..." başlığıyla, davalının imtiyaz hakkı sahibi olduğu ... internet sitesinde yayınlanan haberin, Müvekkillerinin haklarını ve itibarlarını zedeleyen, açıkça hakaret, iftira içeren, Müvekkiller'i bir örgüte üye olmakla suçlayan ifadeler barındırdığını, dava konusu yayında belirtilen bu ifadelerin tamamen gerçek dışı olmasının yanı sıra, yayının tek amacının Müvekkillerine iftira atmak ve kasten kamuoyunda Müvekkilleri aleyhine olumsuz algı yaratmak olduğunu, davalının kasten kamuoyunu yanıltarak yalan ve yanlış ifadelerle kamuoyunda Müvekkilleri aleyhine bir intiba ve sansasyon yaratmayı amaçladığını, davalının Müvekkillerinin haklarını ağır surette ihlal ettiğinin çok açık olduğunu, açıkça hukuka aykırı olduğunu, Müvekkillerinin haklarına tecavüz teşkil eden ve ticari itibarlarını zedeleyen söz konusu ifadeler nedeni ile manevi tazminat talebinde bulunulduğu, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10/03/2020 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile davacı ... yönünden görevsizlik kararı verilmiş olup; mahkememiz esasını aldığı görülmüştür. ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/07/2020 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile diğer davacı ... yönünden yargılamaya devam edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup iş bu dava mahkememizce bekletici mesele yapılmıştır. Bekletici mesele yapılan ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/07/2020 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 'nin 24/04/2025 tarih,... E - ... K sayılı ilamı ile "...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu yayında davacıdan pelikan grubu olarak adlandırdıkları yapılanmanın başındaki kişi olarak bahsedildiği ve haberde bu yapılanmanın "paralel" olarak nitelendirildiğinin, gerçekliğine ilişkin hiçbir somut bilgi bulunmayan yayında davacının yasa dışı bir yapılanmanın lideri olarak tanımlandığının ve bu suretle davacıya somut olgu isnadında bulunulduğunun, kesin yargı içeren şekilde beyanda bulunularak özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunun, doğrulanmamış ve/veya yanlış bilgilerin yayılmasında kamunun haber alma hakkı bulunduğunun kabul edilemeyeceğinin (AYM; Enver Kaya (3), B. No:... 06.09.2023, § …), haberde kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunmadığının, kullanılan söz ve ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığının, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının ve güncelliğini yitirmesi nedeniyle yayın talebinin reddedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre,.." gerekçesiyle onanmasına karar verilmiştir. Anayasa'nın 26 ncı maddesi şöyledir: "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. ... Bu hürriyetlerin kullanılması, ... başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının ... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir...." AİHS'nin 10 uncu maddesi şöyledir: "1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. ... 2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ... başkalarının şöhret ve haklarının korunması ... için gerekli olan bazı ...sınırlamalara ... tabi tutulabilir." TMK'nın "Kişiliğin korunması" kısım başlıklı 24 üncü maddesi şöyledir: “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.” TBK’nın “Kişilik hakkının zedelenmesi” başlıklı 58 inci maddesi şöyledir: “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.” Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler ile Anayasa'nın 90 ıncı maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesine göre ulusal hukukun bir parçası hâline gelmiş bulunan AİHS'nin 10 uncu maddesi uyarınca kişilik hakları zarara uğrayanların manevi tazminat isteme hakları vardır. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin karşılığı manevi zarar olarak kabul edilerek keder ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için kanunlarımız manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir. TMK'nın 24 ve TBK'nın 58 inci maddelerinde yer verilen kişilik haklarının korunması da bunlardan biridir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Uyuşmazlık kapsamında, www. ... .com.tr isimli internet sitesinde 05/04/2019 tarihinde "kim bu "yeni paralel" pelikancılar" başlığı ile yayınlanan haber nedeniyle davacının kişilik haklarınına saldırıya uğradığı bu kapsamda manevi tazminat isteminin anılan düzenlenmeler gereğince yerinde olduğu görülmekle ve kesinleşen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 'nin 24/04/2025 tarih,...E - ...K sayılı ilamı dikkate alınarak; davacı ... A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı: ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yayın talebinin olay tarihinden itibaren geçen süre dikkate alınarak hukuki yarar kalmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile; 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Yayın talebinin olay tarihinden itibaren geçen süre dikkate alınarak hukuki yarar kalmadığı anlaşılmakla reddine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 683,10 TL ilam harcının ve 732,00 TL başvuru harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 68,50 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden davanın kabulü oranında 6,85 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/163, K. 2026/657, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-163-e-2026-657-k-6cede8187b1a