İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/1600 E. 2021/1469 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/1600
Karar No
2021/1469

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/752 Esas KARAR NO : 2025/776 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 12/01/2025 KARAR TARİHİ : 03/11/2025 Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas, .../... Karar sayılı ... tarihli görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dosya yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılan Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili görevsiz mahkemeye vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarında yaptıkları iş nedeni ile alacak belgesi hazırladıklarını, ancak işin olmaması nedeni ile davalının ... ve ... na ait hesapları başta olmak üzere davalının birçok hesabına kendi çalışanları ve arkadaşları tarafından kısmi ödemeler yapıldığını, yapılan ödemelerin havale açıklamasında "...'ın ...'a olan ... dolarlık senet borcu ödemesi" şeklinde açıklamalar yapıldığını, ayrıca elden de ödemeler yaptığını, Ancak davalının ... tarihinde yapılan darbe girişimi öncesinde Fetö terör örgülü lehine ve çıkarlarına hizmet edecek şekilde sosyal medya üzerinden mesajlar atarak paylaşımlar yaptığını, darbenin önlenmesinden sonraki süreçte davalı ile iletişimini tamamen kapattığını, devam eden süreçte davalının kendisi hakkında dolandırıcılıktan şikayetçi olduğunu, yargılama sonunda beraat kararı verildiğini, davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin kabul edilmemesi nedeni ile yaptığı ödemeler düşülmeksizin hakkında icra takibi başlatıldığını, kendisinin engelli olup herhangi bir işte çalışmadığını, üzerine kayıtlı araç ve taşınmaz bulunmadığı gibi herhangi bir gelirinin de bulunmadığını belirterek, davalıya kalan borcunun ... dolar olduğunun tespitini, yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili görevsiz mahkemeye vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesindeki beyanlarını kabul etmediklerini, her ne kadar durumunun iyi olmadığını belirtmiş ise de murisinden kalan üç adet taşınmazı ve bir adet aracının bulunduğunu, davacı her ne kadar borcunu ödemek istediğini belirtmiş ise de bu beyanının asılsız olduğunu, kendisine ödeme kolaylığı sağlayacaklarını belirtmelerine rağmen davacının oralı olmadığını, davacının kötü niyetli olup şimdiye kadar da hiçbir ödeme de bulunmadığını, müvekkilinin alacağını almasının önüne geçerek asılsız ve mesnetsiz davalar açtığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi " İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâli "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın ... tarihinde açılmış olması nedeniyle olayda uygulanması gereken hüküm budur. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan değerlendirmede; 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca çek istirdadı talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu ve konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istisna belirtilmeden istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, somut olayda parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Öte yandan, 6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır." denilmiştir. (Benzer olaylara ilişkin olarak aynı yönce Antalya BAM 11. H.D'nin 2021/1600 E. 2021/1469 K. Sayılı içtihatı bulunmaktadır. ) Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle gelen iş bu davada; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce düzenlenmiş bir arabuluculuk tutanağı bulunmamaktadır, Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Antalya BAM 11.HD 2021/1758 E-2021/1435 K sayılı, Antalya BAM 2020/811 E-2021/1348 K sayılı emsal kararları) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürülükte olan A.A.Ü.T uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/11/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/1600, K. 2021/1469, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-1600-e-2021-1469-k-32a7cf87e6d5