Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/202 E. 2025/216 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/202
- Karar No
- 2025/216
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1131 Esas KARAR NO: 2025/1218 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/162 Esas- 2025/216 Karar TARİH: 24/03/2025 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/07/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı... A.Ş tarafından, kripto varlık alım satımı yapılan ...'nın kurulduğunu, ... platformuna www...com.tr adresi üzerinden kayıt yapılmakta ve bu sayede kişisel ... hesapları üzerinden kripto varlık alım satımları yapılabilmekte olduğunu, ... kullanıcı sözleşmesinin 2.1 maddesinde : "...: ... Anonim Şirketi’ni belirtir" 2.3 maddesinde: "Kullanıcı: ...com.tr sayfasındaki Kullanıcı Sözleşmesi’ni onaylayan gerçek kişiler anlamına gelir " 2.5 maddesinde: "Platform: ...com.tr internet sitesini ve ...’ya ait ... ile ... işletim sistemi temelli hizmet veren mobil uygulamalar anlamına gelir." tanımlamaları yapıldığını, işbu sözleşmede de açıkça belirtildiği üzere, ...com.tr (...) ile ... Teknoloji A.Ş'nin aynı kişiyi ifade ettiğini, müvekkilinin, ...'sında kullanıcı hesabına sahip olup aktif şekilde hesabını kullandığını, davalı tarafından ...sında yayımlanan ve satışa çıkartılan ürünlerden birinin de ... (...) ürünü olduğunu müvekkili tarafından bu ürünün satın alındığını, daha sonra davalı şirket tarafından yeni bir taraftar tokeni olan ... (...) ürününün piyasaya sürüldüğünü, ...'in, bir taraftar tokeni olduğunu, davalı tarafından, bu token sahiplerine "... sahipleri, aşağıdaki avantajlardan yararlanma imkanına sahip olacaklar: Lig maçları için biletler. Özel loca ve izleme alanları, Ana Sayfa Litepaper Ön Satış, Formalar ve imzalı ürünler. Yurtdışı maçlar için konaklama, seyahat ve biletler. Özel Buluşmalar." şeklinde vaatler sunulduğunu, görüldüğü üzere söz konusu ... ürününün gerçek hayatta da maddi menfaat sağlayan bir kripto para birimi olduğunu, söz konusu .. ürününün piyasaya sürülmeden evvel şirket tarafından proje, web sitesi, twitter ve sair sosyal medya platformları üzerinden tanıtılarak, ...'da yer alan bazı tokenler ile bahsi geçen ...nin swap edilebileceğinin (değiş tokuş) belirtildiğini, ayrıca söz konusu değiş tokuş işlemlerinin, ... ile değişimi yapılacak ürünün (swap yapıldığı andaki) kıymeti üzerinden hesaplanacak değer ile yapılacağı ve bu değere karşılık gelen ... adedi ile değişim yapılacağının belirtildiğini, ayrıca ... ürününün, 0,001 TL'den, sınırsız olarak arz edileceğinin, ...com.tr üzerinden kullanıcılara bildirildiğini, yukarıda da belirtildiği üzere, davalı şirket tarafından, ... ürünü ile kullanıcılarında bulunan bazı fan tokenlerin swap edilebileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin de, şirket tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda elinde bulunan ... ürünü ile ... ürününü swap ederek iki fan token arasında değiş tokuş işlemi gerçekleştirdiğini (Örnek: Elinde 1.000 adet ... bulundurulduğu ve ürünün anlık değerinin 5 TL olduğu varsayımında, elde bulunan ... ürününün değeri 5.000 TL olacaktır. ... ürününü, ... kullanarak satın almak isteyen kişi de bu anda alım yapmak istediğinde 5.000 TL değerinde ... ürününü tanesi 0,001 TL'den satın alabilecektir. ... ürününü fiyatındaki anlık değişimler sebebiyle swap anında tanesinin 6 TL olması halinde ise 6.000 TL'lik ... ürünü alınabilecektir.), müvekkili tarafından anılan işlemin gerçekleştirilmesini müteakip, davalı şirket tarafından müvekkilinin hesabının hukuka aykırı şekilde askıya alındığını ve daha sonra yapılan swap işleminin iptal edildiğini, müvekkili tarafından yapılan işlemin, davalı şirketin, kullanıcılarını yönlendirmesi ile yapılmış bir işlem olduğu halde, davalı şirket tarafından, swap işleminin, makul hiçbir açıklama yapılmadan iptal edildiğini, davalı şirket tarafından öncelikle müvekkilinin hesabının (hukuka aykırı şekilde) askıya alındığını ve akabinde müvekkilinin işleminin iptal edildiğini, anılan swap işleminin birçok kullanıcı tarafından tesis edildiği halde, bu kullanıcıların bir kısmının işlemlerinin iptal edildiğini, bir kısmının ise iptal edilmediğini, müvekkiline ait işlemin iptal edilmesi neticesinde, satın aldığı ... ürünlerinin elinden alındığını ve ... ürünlerinin iade edildiğini, yapılan iade işlemi sebebiyle, müvekkilinin, ön satıştan almış olduğu ... ürünlerinden beklediği kârı elde etmekten mahrum kaldığını, ayrıca, davalı şirket tarafından, bazı işlemlerin iade edilmiş bazılarının ise iade edilmemiş olması sebebiyle elde bulunan ... ürününe talebin de oldukça azaldığını (kullanıcıların ... ürününü talep etmiş olduğundan ... ürünlerinin atıl durumda kaldığını), bu sebeple de ürünün fiyatının bir anda düştüğünü, ayrıca ürüne talebin oldukça azalmış olması sebebiyle de ... ürününü satmak isteyen müvekkilinin bu ürünü yine satamadığını, bu hususun da müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, görüldüğü üzere, davalı şirketin, hem müvekkili tarafından satın alınmış ... ürünlerine el koyduğunu hem de ... ürününün talep edilmemesine sebebiyet vererek ciddi fiyat düşüşüne sebebiyet verdiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını belirterek; yukarıda izah edilen ve mahkemece resen nazara alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin talep, dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile müvekkili tarafından satın alınmış olan 351.295.000 adet ... ürününün ihtarnamenin ulaştığı tarihteki parasal değerinin şimdilik 5.000,00-TL'sinin, ihtarnamenin ulaştığı 29.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile beraber müvekkiline ödenmesine, 351.295.000 adet ... ürününün ihtarnamenin ulaştığı tarihteki parasal değerinin temerrüt faizi ile beraber müvekkiline ödenmesi gerektiğinin tespitine (HMK m. 106 ve 107/3), yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık çözümünde özel yetkili mahkemenin "tahkim" tayin edilmiş olduğu ve açıkça kullanıcı tarafından kabul edildiği anlaşılmakla, davanın bu sebeple yetki yönünden reddi gerektiğini, somut olay bazında değerlendirmek gerekirse; zorunlu arabuluculuk davaları içerisinde bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki davaların arabuluculuk hükümlerine tabi olduğunu, işbu davada dava şartı yerine getirilmeden ikame edildiğinden 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A, HMK 115/2 uyarınca usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ... Teknoloji'nin, 2018 yılında kurulmuş, kripto varlıkların alım satımı ve muhafaza edilmesi için Platform sağlayan, alanında saygın, ülkemizin en başarılı ve kurumsal kripto varlık hizmet sağlayıcılarından olduğunu, platforma kaydolan müşterilerin kendisine ait banka hesabından müvekkili şirkete ait bir banka hesabına Türk Lirası gönderdikten sonra, istediği kripto varlıkları Bitci.com Platformu üzerinden alış emri vererek edinmesini sağladığını, itibari para birimi ile alış yapmak isteyen kullanıcının, kripto varlık birimini itibari para birimi ile takas etmek isteyen başka bir kullanıcıdan aldığını, platformda alım satım işlemlerinin alıcı satıcı eşleşmesine tabi olduğunu, satış emirlerinin talep edilen fiyattan gerçekleşebilmesinin, satışa sunulan fiyattan alıcı olmasına bağlı olduğunu, merkeziyetsiz blokzincir teknolojisinin kullanılması sebebiyle müvekkili şirketin, kripto varlık fiyatlarını belirleyemediğini, zira marketteki fiyatların, tamamen işlem gerçekleştiren kullanıcıların ilgili kripto varlığa yönelik arz talep ilişkisine göre oluştuğunu, davacı/karşı davalı ve içinde bulunduğu organizasyonun müvekkili tarafından gerçekleştirilen ... stake arzında haksız kazanç sağladığını, davacı/karşı davalının organizasyon ile birlikte, normal şartlar altında 100 adet ... ile 50.000 adet ... alınması gerekirken, hesaba ... marketlerindeki manipülatif işlemler sebebiyle marketleri manipüle etmiş, sistemde yazılımsal açık oluşturarak veya mevcut yazılımın açıklarından haksız şekilde yararlanarak müvekkili ve platformunu haksız şekilde kar elde etme aracı olarak gördüğünü, müvekkilinin ... arzı uygulamasından haksız ve ölçüsüz gelirler elde ettiği saptanan, davacı/karşı davalı ve organizasyon halindeki bu kişilerin hesabı kapatılarak incelemeye alındığını, akabinde ilgili işlemlerin iptal edildiğini, organizasyonun planlı hareketleri ile piyasa bozucu eylemlere sebebiyet verdiği tespit edilmiş olmakla bu kapsamda her türlü önlem ile birlikte gerekli hukuki ve cezai işlemlerin başlatılacağını, organizasyonun manipülatif olarak; müvekkili, platformunu ve kullanıcılarını zarara sokan eylemleri karşısında, organizasyon halindeki kişilerin ve müvekkilinin açtığı davaların dosya numaraları belirlenince bildirileceğini, davacı/karşı davalının müvekkili şirketin sisteminde yapmış olduğu müdahale veya henüz tespit edilmeyen yöntemlerle elde ettiği haksız kazancın tazmin edilmesi amacıyla işbu karşı davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davacı/karşı davalı yapmış olduğu işlemlerle müvekkilinin miktarı hesaplanamayan ölçüde, zarara uğramasına sebep olduğunu ve bu suretle sebepsiz zenginleştiğini belirterek; yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemece resen tespit edilen sebepler muvacehesinde; fazlaya dair ve karşı dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının davasının usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline, HMK madde 107 uyarınca; şimdilik 5.000,00-TL olmak suretiyle belirsiz alacak olarak açılan karşı davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/03/2025 tarih ve 2025/162 Esas- 2025/216 Karar sayılı kararında; "Dosya mahkememize İstanbul 20.Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/26 Esas 2025/21 Karar sayılı Görevsizlik Kararı ile mahkememiz 2025/162 Esasına kaydı yapılmıştır. Dava, alacak talebine ilişkindir. Dosyanın İstanbul 20. ASHM'nin 2023/202 Esas sayılı dosyasında verilen tefrik kararı ile 2024/26 Esas kaydı yapıldığı ve iş bu dosyanın görevsizlik kararıyla mahkememize gönderildiği anlaşılmışsa da dosyanın görevsizlik kararıyla Mahkememize gönderilmiş olması davanın açılış tarihine etkili olmayıp görevsizlik kararıyla dosya kendisine gelen Mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam edeceğinden, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi esas olduğundan ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2.fıkrasında yer alan "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucuk tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereği arabuluculuğa başvuru tamamlanabilir dava şartı olmadığından (emsal Trabzon BAM 5.HD 2022/2369 esas, 2022/1769 karar, Konya BAM 8.HD'nin 2022/2140 esas, 2023/135 karar sayılı ilamları) görevsiz Mahkemede davanın açıldığı tarihte arabulucuğun yürürlükte olmasına rağmen dava tarihi itibariyle ve en azından görevsizlik kararından sonra dosya Mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.'' gerekçesi ile ''Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının huzurdaki davayı öncelikle asliye hukuk mahkemesinde ikame etmiş olup kendilerine yöneltilen haksız ve hukuka aykırı işbu davaya karşı dava açıldığını, Davalı, davacı şirket Platformunda gerçekleştirdiği kripto varlık alım-satım ve ticaret işlemlerine ilişkin, müvekkil aleyhine İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/202 E. numaralı dosyası üzerinden dava ikame ettiğini, Asıl dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası şeklinde ikame edilmiş olup, asliye hukuk mahkemesinde görüldüğünü, dava tarihinde asliye hukuk mahkemelerinde ikame edilecek olan davalar yönünden arabuluculuk şartı aranmadığından, davalı tarafından da arabuluculuk mekanizması işletilmediğini, Öte yandan, davalının davacı aleyhine, İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame ettiği haksız ve hukuka aykırı davasına karşı, davalının davacı şirketten haksız kazanç sağladığının tespit edilmesi üzerine kendileri tarafından karşı dava açıldığını, Yargılama sürecinde haksız asıl dava, taraflar arasında akdedilmiş olan dosyada mübrez Kullanıcı Sözleşmesinde belirlenen tahkim şartı nedeniyle, usulden reddolunduğunu; karşı davanın ise tefrik edilerek mahkeme esasına kayıt olunduğunu, İlk derece mahkemesi Gerekçeli Kararında ise davalı tarafından ikame edilen asıl davanın tarihi olan 06.07.2023 esas alınarak; davacının açtığı karşı dava hakkında, dava tarihinde yürürlükte dahi olmayan bir hüküm sebebiyle, kanunların ileriye veya geriye yürümezliği ilkesini aşarak karar tesis ettiğini,Dava tarihinde dava konusu ticari bir uyuşmazlık olarak kabul edilmediğinden, dava tarihine dönük olarak arabuluculuk dava şartı olduğunun öne sürülemeyeceğini, Kripto varlıklar ve bunlardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin düzenlemelerin hukuki altyapısının henüz tam olarak oturmadığını, bu sebeple davalı tarafından davacı aleyhine ikame edilen davaya karşı cevap dilekçesinde görevli mahkemelerin ticaret mahkemesi olduğuna ilişkin detaylı olarak itirazlarının sunulduğunu, 06.07.2023 tarihinde ikame edilen davanın süregelen yargılamasında; 2 Temmuz 2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda ("SPK") değişiklik yapılarak kripto varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edildiğini, TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca; "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir." şeklinde hüküm mevcut olduğunu, Bu noktada kripto varlıklarla ilgili uyuşmazlıkların ticari dava sayılıp sayılmayacağı, davanın niteliğine ve tarafların statüsüne bağlı olup uyuşmazlığın, SPK kapsamındaki düzenleme uyarınca, bu tür davaların ticari dava olarak kabul edilebileceğine ilişkin, düzenlemelerin dava tarihinden sonra getirildiğini, Fakat açıkça görüldüğü gibi dava tarihinde, uyuşmazlıkta görevli mahkeme hususu ihtilaflı iken; dava tarihinden sonra yasal regülasyonlar ile kripto varlıklar ticari dava olarak kabul edildiğini, bu sebeple ilk derece mahkemesinin Gerekçeli Kararda belirttiği, her halde dava tarihinde arabuluculuk işleminin gerçekleştirmiş olması gerektiği şeklindeki kanaati hukuka aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesi kararının kanunun geriye ve ileriye yürümezlik ilkesine aykırılık oluşturduğunu, Somut olay özelinde değerlendirildiğinde, arabuluculuk dava şartının sonradan yerine getirebilir nitelikte olduğunu, kendilerine makul bir süre verilmediğini, Somut olayda, ilk derece mahkemesi hiçbir araştırma yapmaksızın, taraf beyanları ve dosya kapsamı yeterince değerlendirilmeden hüküm kurduğunu, somut olayın hal ve koşulları usul hukuku yönünden hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, tam aksine dosya görevli mahkemeye gönderilir gönderilmez bu şekilde bir hüküm kurulduğunu, bu durumun, hem adil yargılanma hakkını hem de hukuki dinlenilme ilkesini zedelediğini, verilen kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunun göstergesi olduğunu, Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi tarafından öncelikle davanın açıldığı tarihte geçerli olan içtihat ve uygulamalar uyarınca dava şartının aranmadığı, muhtıraya konu arabuluculuk şartına ilişkin eksikliğin giderilmesi için kendilerine makul bir süre dahi tanınmaksızın, eksik inceleme neticesinde, davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulünü, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/162 E., 2025/216 K. ve 24/03/2025 tarihli usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki kripto varlık alım-satım işlemlerine ilişkin kullanım sözleşmesi kapsamında davalının ... (...) stake arzında haksız kazanç sağladığı iddiası uğradığı zararın tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta davalı olan tarafça İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/202 esas sayılı dosyasında davacı aleyhine davacı tarafından davalının hesabının hukuka aykırı şekilde askıya alınması ve swap işleminin iptal edilmesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini talepli davada davacı tarafından iş bu karşı davanın açıldığı, Mahkemece karşı dava yönünden tefrik kararı verilerek ayrı esasa kaydedildiği ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da yukarıda belirtilen esasa kaydedilmek suretiyle davacının arabuluculuk dava şartına başvurmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği gereği davanın TTK 4-f maddesi uyarınca mutlak ticari dava olduğu ve bir miktar paranın ödenmesi talep edildiğinden TTK 5/A maddesine göre zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu anlaşılmaktadır.Davanın arabuluculuğa tabi olduğu, davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olup, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi karşısında, genel nitelikteki HMK madde 115/2-2. cümle ve 115/3 maddelerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, İstinaf dilekçesinde zikredilen HMK'nın 115. maddesi, dava şartlarının incelenme sırasını ve tamamlanabilir dava şartları yönünden uygulanacak kuralları gösterdiği, davacı vekili tarafından karşı davada sunulan cevap dilekçesinde kendisi tarafından uyuşmazlıkta ticaret mahkemesi'nin görevli olduğu ve arabuluculuk dava şartına tabi olduğunun ileri sürülmesine rağmen arabuluculuk dava şartına tabi olan iş bu davada söz konusu şart yerine getirilmeden dava açıldığı ve arabuluculuk dava şartı, sonradan tamamlanması mümkün olan dava şartlarından olmadığından Mahkemece süre verilmeksizin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.