İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/8526 E. 2022/5865 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/8526
- Karar No
- 2022/5865
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/731 Esas - 2025/565 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/731 Esas KARAR NO : 2025/565 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/11/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan "Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının" yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen 06/11/2024 tarihli dava dilekçesi ile özetle; davacı, karşı taraf lehdar ... firmasından süt ürünleri temin ettiğini, temin edilen süt ürünleri karşılığında davaya konu çekin verildiğini, süt ürünleri bozuk olarak olarak müvekkili şirkete teslim edildiği için müvekkili ürünleri kullanamadığını ve hepsini ekli iade faturaları ile birlikte ... firmasına iade ettiğini, ... , iade edilen ürünlere ve faturalara karşı bir itiraz ileri sürmediği gibi bozuk ürünlerin yerine yenilerini de müvekkili şirkete teslim etmediğini; Ürünlerin bozuk çıkması, ... firmasına iade edilmesi, iade edilen ürünlerin yerine yeni ürünlerin teslim edilmemesi üzerine yapılan görüşmelere rağmen davalılardan lehdar ... verilen çekin müvekkili şirkete iadesi de gerçekleştirilmediğini, Davalı ... tarafından çek ciro edildiğini ve 30/09/2024 vade tarihli çek, ... davalıardan hamil ... tarafından ibraz edilerek yazdırıldığını belirterek davacının davalılara borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilen 13/12/2024 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından açılan iş bu dava, davalı ... açısından dinlenemeyeceğini, zira davalı müvekkili iyi niyetli olarak davaya konu çeki, ciro yolu ile aldığını, davalı müvekkili iyiniyetli yetkili hamil konumunda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilen 26/12/2024 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacı şirket ile diğer davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden müvekkili davalı ... hiçbir ilgisi ve bilgisi bulunmadığını, bilgi sahibi olabilmesi de mümkün olmadığını, dava konusu çek ile ilgili müvekkili davalı ... tarafından davacı şirkete karşı başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gibi, tahsili yönünden bir dava da açılmadığını, bu nedenle davanın müvekkili davalı ... yönünden husumet yönünden reddini; Kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olmayacağını, asıl borç ilişkisinin bulunmaması, gerçekleşmemesi yahut butlanla malûl olması, borçlu ile ilişkide bulunan senet lehtarına ve senedi bilerek borçlunun zararına iktisap eden hamile karşı ileri sürülebilen bir def'i olduğunu, bu sebeple, bu def'i senet borçlusu ile bir ilişkisi olmayan diğer senet alacaklılarına karşı ileri sürülemeyeceğini; Keşideci bedelsizlik iddiasını ancak lehtara karşı ileri sürebileceğini, bedelsizlik iddiasının hamile yöneltilebilmesi için hamilin senedi kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanması gerektiğini; müvekkili davalının davacı keşideci ile ticari ilişkisi bulunmadığını ve tanımadığını, dava konusu olayla da hiçbir ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... tebligata rağmen suresinde cevap vermediğinden, tüm vakıaları inkar etmiş sayılmışlardır. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; davacı keşideci ile davalı lehtar arasındaki satım sözleşmesi gereğince davalıya verilen çekin, malın ayıplı çıkması nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı, çek nedeniyle davacı keşideci tarafından icra takibinden önce davalılar lehtar, ciranta ve hamile borçlu olunmadığının tespiti nedeni ile açılan menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık, davacı keşidecinin, davaya konu çek nedeniyle, davalılar lehtar, ciranta ve hamile borçlu olup olmadığına ve çekin iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Dava dilekçesi ve ekleri ile Mahkememizin 2024/314 D. İş sayılı dosyası incelenmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "... Davacı ... davalı yana kesmiş olduğu | adet 404,00TL Satış faturası (Fiyat farkı) S adet 121.861,00TL İade faturası olmak üzere 6 adet toplamda 122.265,00TL faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olduğu tespit edilmiştir. Davacı canın davalıya vermiş olduğu 30.09.2024 vadeli HI-0763127 numaralı 300.000,00TL çeki ticari defterlerine kaydetmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalının kesmiş olduğu faturaların toplamı 122.287,50 Davacın kesmiş olduğu faturaların toplamı : 122.265,00 Davacının vermiş olduğu çek : 300.000,00 Toplam — : 422.265,00 - 122.287,50 — 299.977,40 TL Davacının alacaklı olduğu, Davacının 299.977,40TL olarak hesaplanan alacağının kaynağının davalıya vermiş olduğu 30.09.2024 vadeli ... numaralı 300.000,00TL tutarlı çeke ile yaklaşık olarak örtüştüğü görülmüştür. (Çek 300.000,00 — Davacının alacak bakiyesi 299.977,40 — 22,60TL fark). Davacı ... ticari defter kayıtlarında ve dosyada mevcut belgeler doğrultusunda davalı ... 299.977,40TL alacağının 30.09.2024 vadeli ... numaralı 300.000,00TL tutarlı davacı tarafından davalıya vermiş olduğu Çek'ten kaynaklandığı, Davacı ... davalı ... 299.977,40TL alacak bakiyesinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır..." şeklinde sunulmuştur. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar İİK'nın 72/1. Maddesi, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." hükmünü, İİK'nın 72/4. Maddesi, "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmünü, TBK'nın 207/1. Maddesi, "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir." hükmünü, TBK'nın 207/2. Maddesi, "Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü 6102 sayılı Kanun'un 687/1. maddesi, "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmünü içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/8526 E. 2022/5865 K. Sayılı ilamında "...TTK'nın 687. maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması şartına bağlandığı, bu yönde bir delil bulunmadığı..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2013/17593 E. 2014/2284 K. Sayılı ilamında "...davaya konu çekin, ayıplı keçe karşılığı verildiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine..." denilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Davacı tarafın, davalıdan almış olduğu ürünler karşılığında 09/05/2024 tarihli, 15/05/2024 tarihli, 22/05/2024 tarihli, 27/05/2024 tarihli ve 27/06/2024 tarihli toplam tutarı 122.287,50,TL olan faturaları alıp ticari defterlerine kaydetmiş olduğu, anılı faturalara karşılık 1 adet 31/07/2024 tarihli 404,00TL Satış faturası (Fiyat farkı) ve 5 adet 31/07/2024 tarihli, 31/07/2024 tarihli, 31/07/2024 tarihli,20/08/2024 tarihli ve 09/09/2024 tarihli toplam 121.861,00TL iade faturası olmak üzere 6 adet toplamda 122.265,00TL fatura kesmiş olduğu, davaya konu 30.09.2024 vadeli ... numaralı 300.000,00TL tutarlı çekin ise 30/06/2024 tarihinde ticari defterlere kaydedildiği ve anılı çekin veriliş sebebine ilişkin bir kaydın yer almadığı görülmüştür. Somut olayda; davacı keşideci, davasını lehtar, ciranta ve son halime karşı ikame ettiği, davaya çekteki imza ve çekin sıhhatini etkileyecek bir def'i ileri sürmediği, temel ilişkiye konu malın ayıplı olması sebebi ile malın iade edildiğini ileri sürerek eldeki davayı ikame ettiği dosya kapsamıyla anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, kambiyo senetleri arkasındaki temel ilişkiden ve haktan bağımsız olarak borç içerirler. Kambiyo senetlerine özgü soyutluk ilkesi gereği senet metninden anlaşılamayan ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran sahtecilik vb. mutlak def'iler dışındaki şahsi def'iler sadece senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Bedelsizlik iddiası, mutlak def'ilerden olmayıp şahsi def'idir. İş bu nedenle de davacının iddialarını, davalı lehtar yönünden ayrı, davalılar ciranta ile son ciranta ve hamil yönünden ayrı değerlendirmek gerekmektedir. Davalı Lehtar Yönünden: Kural olarak çek ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ifası için verildiği kabul edilir. Bunun aksini iddia edenin yazılı delillerle iddiasını ispat etmesi gerekir. Kambiyo vasfını haiz çek mücerretlik ilkesi gereği taraflar arasındaki temel ilişkiden bağımsız olduğundan kural olarak aksinin HMK'nın 201. maddesi hükmü uyarınca yazılı delille ispatı gerekmektedir. TBK.’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; davacının dava konusu çeki keşide edip davalıya mal karşılığında teslim ettiği karine olarak kabul edilir. Ancak davacının ticari defterlerine göre, davacıya teslim edilen mallar ile davaya konu çekin davalıya teslim tarihi örtüşmemektedir. Ayrıca dava konusu çekin aradaki ticari ilişki sebebiyle davalıya verildiğine dair bir belge de davacı tarafça sunulmadığı gibi, bu husus davacının ticari defterlerinde de kayıtlı değildir. Bu sebeple, dava konusu çekin davaya konu mallar için verildiğini iddia eden davacının, bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda "Davalının kesmiş olduğu faturaların toplamı 122.287,50 Davacın kesmiş olduğu faturaların toplamı : 122.265,00 Davacının vermiş olduğu çek : 300.000,00 Toplam — : 422.265,00 - 122.287,50 — 299.977,40 TL Davacının alacaklı olduğu, Davacının 299.977,40TL olarak hesaplanan alacağının kaynağının davalıya vermiş olduğu 30.09.2024 vadeli ... numaralı 300.000,00TL tutarlı çeke ile yaklaşık olarak örtüştüğü görülmüştür." şeklinde bir tespit yapılmış ise de davacıya kesilen fatura toplamının miktarı 122.287,50 TL olduğu, davacı tarafından düzenlenen iade faturalarının da sanki davalı tarafından davacıya verilen mal nedeni ile düzenlenmiş gibi değerlendirilerek, davacının 299.977,40 TL mal teslim aldığını ve davaya konu çekin bu nedenle alındığını varsayarak bir sonuca ulaşmıştır. Oysa ki davacı tarafından alınan mal bedeli 122.287,50 olduğu davacı tarafın da kabulündedir ve davacı taraf, anılı çekin neden davalı tarafa verdiğini defterlerine işlememiştir. HMK.nun 282. maddesi hükmü uyarınca hâkim bilirkişi raporlarıyla bağlı değildir. Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Ancak, olayların özelliğine uyduğu, dayanaklarını gösterdiği, inandırıcı olduğu takdirde bilirkişi raporuyla bağlıdır. Bunun dışında istisnalar hariç hangi mercii ve makam tarafından verilirse verilsin anılan niteliklere haiz olmayan bilirkişi raporları bağlayıcı sayılmaz. Bu nedenle de anılı rapora itibar edilmemiştir. Davalı Ciranta Ve Hamil Yönünden: 6102 sayılı TTK'nun 687. maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalıya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, (Yargıtay 19. HD.nin 01/06/2015 tarih ve 2014/10394 esas, 2015/8019 karar), (Yargıtay 19. HD.nin 01/06/2015 tarih ve 2014/10394 esas, 2015/8019 karar), davalı gerçek kişilerin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil bildirmediği, davalı gerçek kişilerin iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığının kabul edilmesi gerektiği, davalı gerçek kişiler yönünden iddiaların ispat edilemediği anlaşılmakla gerçek kişiler yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 07/10/2024 tarihli ara kararı ile çek üzerine ödeme yasağı konulduğu, yapılması muhtemel bulunan bir takibin borçlunun alacağı ihtiyati tedbir kararıyla yapılamamış olması durumunda da İİK'nun 72/4. maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilebileceği, (... , İtirazın İptali Borçtan Kurtulma Menfi Tespit ve İstirdat Davaları Ankara 2007, sayfa: 798 ve devamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20/11/2002 gün, 2002/4-914 Esas, 2002/999 Karar sayılı ilamı) gözetilerek ihtiyati tedbir nedeniyle davalı hamilin alacağa kavuşması geciktirildiğinden davalı hamil ... lehine tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-Davacının her bir davalı yönünden açtığı davanın ayrı ayrı REDDİNE, 2-İİK 'nun 72/4 maddesi uyarınca 300.000,00 TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden tazminatın davacıdan alınarak davalı ... VERİLMESİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.507,85-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 48.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalılar ... ve ... verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 7-Hazineden karşılanan 3.800,00-.TL arabuluculuk masrafının davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına, 8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/09/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza