İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/670 E. 2026/675 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/670
- Karar No
- 2026/675
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/670 Esas KARAR NO:2026/675
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/11/2020 KARAR TARİHİ:23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davaya konu çekin müvekkili şirketin iradesi dışında davalı tarafından ele geçirildiğini, ... ... seri numaralı, 14.06.2017 keşide tarihli ve 450.000 TL bedelli bu çekin müvekkili tarafından keşide edilmediğini, imzalı ve boş bir evrak iken çalınarak kötü niyetle doldurulduğunu, 14.06.2017 tarihinde davalının müvekkili şirket yetkilisinin kardeşi ...’ın işyerine rızası dışında girerek pasaport, televizyon, ticari defter ve belgeler ile birlikte söz konusu imzalı boş çekleri de çaldığını, davalının dava konusu çeke ilişkin bugüne kadar herhangi bir icra takibi başlatmadığını, yalnızca kötü niyetle karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını ve davalının müvekkili şirket yetkilisi ile aralarındaki husumet nedeniyle müvekkiline zarar verme kastıyla hareket ettiğini beyan ederek; müvekkili şirketin bu çeke istinaden borçlu olmadığının tespitine, söz konusu çekin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacının davalıya borçlu olmadığının ancak yazılı bir belge ile ispat edilebileceğini, davacı tarafın müvekkiline aslında borçlu olduğunu ve söz konusu borcunu ödememek için karşılıksız çıkan çekin cezai müeyyidesinden kurtulmak amacıyla eldeki davayı ikame ettiğini, davacı taraf her ne kadar çekin icraya konu edilmemesini borçlu olmadıklarına bir karine olarak göstermişse de davacı şirketin borca batık olduğunu, üzerinde hiçbir mal varlığının bulunmadığını, yapılacak olası bir icra takibinde müvekkilinin yaptığı masraflarla ortada kalacağını ve bu tahsil kabiliyetsizliğini davacı tarafın da gayet iyi bildiğini, ayrıca ekte sunulan faturalar incelendiğinde davacı tarafın müvekkiline borçlu olduğunun netçe anlaşılacağını, yıllarca müvekkili ile ticaret yapıp müvekkiline borçlandıktan sonra şirketin tüm varlığını başkasına devrederek borçlu olmadığının tespitini talep etmesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini ileri sürerek, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 16.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıya ait ticari defterlerin incelenmesi amacıyla 15.06.2026 tarihinde saat 10:50'de ... 3. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyası için bizzat kaleme gidildiği, ancak dosyada ticari defterlerin bulunmadığına dair yazının ... ATM'nin 2020/... Esas sayılı dosyasına bildirildiği ve bu yazının bir örneğinin bilirkişiye ibraz edildiği, dolayısıyla davalı defterleri mevcut olmadığından gerekli incelemenin yapılamadığı belirtilerek, davalı vekilinin "defter ve belgelerin ... 3. İcra Ceza Mahkemesi dosyasında bulunduğu" yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığı bildirilmiştir. Raporda ayrıca, dava konusu çekin keşide tarihinin 14.06.2017 olması karşısında, davalı tarafından davacıya düzenlenmiş 2017 yılına ait herhangi bir faturanın ibraz edilmediği; .. İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosya yazısına göre, davacı ... Ltd. Şti. hakkında dava konusu çek düzenlenmeden çok önce, 2016 yılında iflas istemli dava açıldığı ve 11.03.2021 tarihi itibarıyla iflasın açılmasına karar verildiği, hem davalı hem de davacı şirkete ait 2017 yılı BA-BS formları incelendiğinde, tarafların 2017 yılında birbirleriyle hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığı, bu sebeple davalının davacıdan alacaklı olduğu için dava konusu çeki aldığı yönündeki beyanının BA-BS bildirimleriyle örtüşmediği ve gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiştir. 24.06.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davalıya ait 2016 ve 2017 yılları işletme defterinin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı ...' e ait 2016 yılı işletme defterinde davacı ... Elektrik Ltd Şti adına düzenlenmiş 2 adet faturanın kayıtlı olduğu, bu iki faturanın toplam tutarının 40.403,20 TL olduğunun görüldüğü, 01.01.2017 tarihinden dava konusu 450.000 TL çekin keşide tarihi olan 14.06.2017 tarihleri arasında davalı tarafından davacıya herhangi bir fatura düzenlenmediği, dolayısıyla ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... seri nolu 14.06.2017 keşide tarihli 450.000 TL tutarlı dava konusu çekle ilgili yasal defter ve kayıtlara göre davacının davalıya borçlu olmadığının değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE: Dava, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... seri numaralı, 14.06.2017 keşide tarihli, 450.000,00.-TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı taraf, çekin imzalı ancak boş iken çalındığını, davalı tarafından kötü niyetle doldurulduğunu, çekin keşide tarihi olan 14.06.2017 tarihinde davalının, davacı şirket yetkilisinin kardeşi ...’ın işyerine rızası dışında girerek çeki aldığını, ... 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında yargılanmakta olduğunu, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını iddia etmiş; davalı yan ise, davacının borçlu olduğunu, borcunu ödememek için karşılıksız çıkan çekin cezai müeyyidesinden kurtulmak amacıyla eldeki davayı ikame ettiğini savunmuştur. Uyumazlığa konu çek incelendiğinde; ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 14.06.2017 keşide tarihli ve 450.000 TL bedelli, keşidecinin davacı, lehtarın davalı ... Elektrik-... olduğu görülmüştür. Somut olayda davacı yan, bedelsizlik defini lehtar davalıya karşı ileri sürmüş olup; borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ayrıca düzenleyen, senet lehtarına karşı senedin bedelsizliğini ispat ettikten sonra, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir (İstanbul BAM.44.HD.2022/1076E,2025/110K). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı bedelsizlik iddiasını lehtara karşı ileri sürdüğünden, iddiasını genel hükümlere göre ispat edebilecektir, davacı yan delil olarak ticari defter ve belgelere, ... 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasına, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/... Soruşturma sayılı dosyasına dayanmış olup; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/... Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği tespit edilmiştir. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında ise, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan davalının beraatine karar verilmiş, bu karar İstanbul BAM 17. CD. 2022/1659E, 2023/2657K. Sayılı ilamı ile kesinleşmiştir. Davacı şirket yetkilisi uyuşmazlığa konu çek ile birlikte davacı şirketin ticari defterlerinin de çalındığını beyan etmiş olup, davalı ticari defterleri incelenmiş, davalıya ait 2016 ve 2017 yılları işletme defterinin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı ...' e ait 2016 yılı işletme defterinde davacı ... Elektrik Ltd Şti adına düzenlenmiş 2 adet faturanın kayıtlı olduğu, bu iki faturanın toplam tutarının 40.403,20 TL olduğu, 01.01.2017 tarihinden dava konusu 450.000 TL çekin keşide tarihi olan 14.06.2017 tarihleri arasında davalı tarafından, davacıya herhangi bir fatura düzenlenmediğinin tespit edildiği, davalının cevap dilekçesinde belirtiği 11.09.2015 tarih ... nolu 569,94 TL tutarlı faturanın davacı şirket tarafından davalı adına düzenlendiği, 30.10.2015 tarih ... nolu 1.200,06 TL tutarlı iade faturasının davalı tarafından davacı şirkete düzenlendiği, tarihi ve genel toplamı okunmayan ... nolu faturanın davalı tarafından davacı adına düzenlendiği, 27.06.2016 tarih ... nolu 10.729,74 TL tutarlı faturanın davalı tarafından davacıya düzenlendiği, 13.12.2016 tarihli 040271 nolu 29.673,46 TL tutarlı faturanın davalı tarafından davacıya düzenlendiği, fakat çekin keşide tarihi 14.06.2017 olması nedeniyle davalı tarafından davacıya düzenlenmiş 2017 yılına ait fatura ibraz edilmediği, davacı şirketin ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında11.03.2021 günü saat:16:14' den itibaren iflasına karar verildiği, dava konusu 14.06.2017 keşide tarihli çek düzenlenmeden önce davacı şirket hakkında 2016 yılında iflas istemli dava açıldığı, tarafların celp edilen 2017 yılı BA-BS formlarında her iki tarafın 2017 yılında birbirleriyle ticari ilişkisinin olmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davalının, davacıdan alacaklı olduğundan dolayı dava konusu çeki aldığına dair beyanının 2017 yılı BA-BS bildirimlerine göre doğru ve gerçeği yansıtmadığının tespit edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığa konu çekin bedelsiz olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, çekin iptalini de talep etmiş olup, çekin üçüncü kişilere ciro edilip edilmediğinin tespit edilemediği, üçüncü kişilerin haklarını etkileyecek şekilde çekin iptaline karar verilemeyeceği anlaşılmakla, bu talebin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri nolu 14.06.2017 keşide tarihli 450.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-İptal isteminin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 30.739,50-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 7.684,88-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 23.054,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 72.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.739,28-TL ilk gider, 1.123,35-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 8.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.862,63-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan iflas masası vekili, davacı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır