İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/651 E. 2026/643 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/651
Karar No
2026/643
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/651 Esas KARAR NO :2026/643

DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/11/2020 KARAR TARİHİ:13/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında 26.02.2018 tarihli Esnafın Çözüm Ortağı Satış Kanalı Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin ön şartı olarak 50.000,00-TL bedelli banka teminat mektubunun verildiğini, ayrıca 50.000,00-TL bedelli, sözleşmenin 23. Sayfasına yer alan kefalet senedinin verildiğini, müvekkilinin İstanbul Anadolu yakasında sözleşmenin imza tarihinden itibaren faaliyetlerine başladığını, müvekkilinin sözleşme nedeniyle tüm bilgi birikimini ve emeğini davalı işlerine yönelttiğini ve başka bir firmanın acenteliğini yapmadığını, müvekkilinin iş için 12 adet personel çalıştırdığını ve hepsine araç sağladığını, müvekkilinin hizmet için masraftan kaçınmadığını ve en çok satış yapan acenteler arasında yer aldığını, ancak davalının 30/11/2019 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini ve gerekçe bildirilmediğini, bu fesih bildiriminin toplantıda yapıldığını ve bu toplantıya davalı çalışanı ...'in de katıldığını ve çalışan personele bildirimde bulunduğunu, personele imzalatıldığını, sonraki süreçte iş akdi sonlandırılan personelin tazminat ödemelerinin de müvekkili tarafından yapıldığını, 01/12/2019 tarihinden itibaren davalının müvekkilinin sistemlerini kapattığını, müvekkilinin sözleşmenin feshedilmemesi halinde elde edeceği kardan mahrum kaldığını, ayrıca denkleştirme tazminatı taleplerinin olduğunu, eksik evrak vb kesilen ceza faturalarının iadesini talep ettiklerini, sözleşmedeki hakediş prim sistematiğine göre hesaplanarak kesilen fatura miktarlarında eksiklik bulunduğunu, bu nedenle eksik ödenen hakedişleri talep ettiklerini, son olarak davalının 50.000,00-TL bedelli teminat mektubunu nakde çevirme ihtimalinden olduğundan tedbir taleplerinin olduğunu ve iadesini talep ettiklerini beyan ve iddia ederek; davanın ve tedbir taleplerinin kabulünü, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitini, 31/11/2019 - 26/02/2023 tarihleri arasındaki süre için 1.000,00-TL yoksun kalınan karın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticarî temerrüt faizi ile tahsilini, denkleştirme tazminatı alacaklarının şimdilik 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticarî temerrüt faizi ile tahsilini, müvekkiline kesilen ceza faturalarının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile ödenen bedellerin iadesini, bu zarar kalemine ilişkin şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini, faturası kestirilmeyen alacaklarının tespitini, bu alacak kalemine ilişkin talepleri için şimdilik 1.000,00-TL'nin dava itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini, müvekkilinin alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere rekabet sınırlaması nedeniyle 1.000,00-TL tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticarî temerrüt faizi ile tahsilini, yatırım masraflarına ilişkin olarak alacak kalemine ilişkin olarak şimdilik 500,00-TL'nin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini, 50.000,00-TL teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitini ve iadesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. İhtiyati Tedbir; Davacı vekilinin dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep ettiği, mahkememizin 02/12/2020 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak; feshe ilişkin ihtarın davacının bildirdiği adrese yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin davacının yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle feshedildiğini, davacının İSG yükümlülüklerine aykırı davrandığını, sahte evrak düzenlediğini ve yanıltıcı beyanda bulunduğunu, davacının Referans Kontrol Listesi'ne alınan ... isimli personelini kayıt dışı olarak çalıştırdığını, çünkü Referans Kontrol Listesi'ne alınan personellerin ... bünyesinde çalışamayacağını, ...'un işlemlerini yaparken ... ... adına işlemlerini yaptığını, diğer yandan ...'un işlemlerini eksik yaptığından müşterilerinin hat iptali ile karşılaştıklarını, bu nedenle müşterilerin rakip firmalara gitmelerine neden olduklarını, davacının maddi zarara ilişkin taleplerinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ve zararını ispat edemediğini, davacının kar kaybı iddiasının da yasal dayanağını bulunmadığını, sözleşme gereğince davacıya münhasır satış hakkı tanınmadığından somut olayda portföy tazminatı talep etme haklarının olmadığını, son olarak davacının ceza fatura bedellerinin iadesi talebini ispatlayamadığını; hangi tarihte, hangi işleme ait olduğuna dair açıklama yapılamadığını, ceza bedellerinin sözleşmeye uygun olarak fraud nitelikteki işlemleri nedeniyle tahakkuk edildiğini iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. Mahkememizin 31/05/2021 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'in Dinlenildiği, Tanığın Beyanında; "Ben davacı şirkette 2013 Temmuz ayı ile 2020 Ağustos ayları arasında bayi müdürü olarak çalıştım daha sonra yeni bir iş bularak ayrıldım, 2019 kasım ayında davacı şirket ofisinde ... yetkilileri ile toplantı yapıldı toplantıya davalı bayi sorumlusu ... katıldı, ... firma ile çalışmayacağını kanal kapatılması yapılarak bu bayi türünün kapatılacağını söyledi, bu kararın nedeni sorduğumuzda üst yönetimden karar verildiğini beyan etti, sonra saha çalışanlarını iş akdinin feshini yaptık ben bayi müdürü olduğum için çalışmaya bir süre daha devam ettim bu süre içerisinde ...'e bu kararı tekrar sordum ve bu kararın nedenini tekrar sordum bana toplantıda olduğu gibi kanal kapatılması yapılacağını kararın üst yönetimden alındığını beyan etti biz Anadolu Yakası'ndaki bu şekilde çalışan tek bayidik davalı şirketçe kanal kapatılması beyan edildiği gibi yapılmadı ekranlarımız ise aralık başı ile kapatılmıştı, biz çalıştığımız süre boyunca davalı şirket yetkilileri tarafından çalışan sayısını arttırmamız hedeflerimiz yükseltmemiz söylenerek yatırım yapmamız konusunda beyanda bulundular ve bizimle uzun süre çalışacaklarını birden çok kez beyan ettiler bu beyanlara İnalcan Bey'e söylemekteydi, biz bu şekilde bayiler arasındaki en başarılı bayidik, Türkiye birinciliğimiz vardı, ... bayimizde çalışmak üzere başvuruda bulundu, davacı şirketçe başvurunun uygun olduğu yönünde sözlü olarak beyanda bulunda ancak daha sonra yapılan görüşmelerde İnalcan Bey davalı şirket adına beyanda bulunarak ilgili kişinin çalışmasına onay verilmediğinden biz bu kişiyle fiili olarak çalışmadık diye hatırlıyorum ancak Sgk girişi yapıldıktan sonra kısa bir süre fiili olarak çalışmışta olabilir tam olarak hatırlamıyorum, Destek Bilişim ve Telefon Hizmetleri Şirketi ile aramızda sözleşme var diye hatırlıyorum ... adı verilen ön talepleri toplayan bir şirketti ön talepleri bizim adımıza topluyordu" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 31/05/2021 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'un Dinlenildiği, Tanığın Beyanında; "Ben tam hatırlamak ile birlikte 2015-2016 kasım ayında davacı şirkette aktivasyon biriminde personel olarak çalışmaktaydım 2019-2020 yılı şubat ayında bayinin kapatılması sebebiyle ayrıldım, 2019 Kasım ayı sonunda davacı şirket bünyesi tarafından yapılan toplantıda ... tarafından gerekçesi bildirilmeksizin yönetim kararı ile bayinin kapatılacağı bildirildi, biz çalıştığımız süre boyunca genellikle ... tarafından başarımızdan memnun olduklarını daha ileri gidileceğini şu şekilde ve şu yatırımlar yapılmak suret ile büyümemizi beyan ettiğini sohbetler arasında şahitlik ettim, Anadolu Yakası'nda bu şekilde çalışkan tek bayiydik, personellerin kendi aralarında birbirlerinin kullanarak işlem yaptıklarına dahil hatırladığım bir işlem yoktur, ancak şifrelerde bir problem olduğunda bu şekilde çalışmış olabilir, benim ... vermiş olduğum her hangi bir savunmam davalı vekilinin beyan ettiği şekilde yoktur, anlık olarak açıklama istediler ise bu halde açıklama yapmış olabilir ancak 32 hattaya ilişkin eksik belge ile aktivasyon yaptığıma dair hatırladığım her hangi bir şey yoktur, ...'u hatırlamıyorum, ancak aktivasyon yapan biri olmadığını biliyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 09/07/2021 Tarihli Duruşmasında Tanık...'ın Dinlenildiği, Tanığın Beyanında; "2000 yılından beri davalı şirkette çalışırım, 2001 yılında dolandırıcılık biriminde çalışmaya başladım, son 4 yıldır da satış kanalları soruşturma ve denetim biriminde yönetici olarak çalışıyorum, davacı bizim ... bayimizdir, ... kanalı vardı, bir abonenin bilgisi dışında hattın açıldığı, taşındığı bilgisi, şikayet olarak yazılı olarak sunuldu bu halde incelemeye ben başladım inceleme sırasında ... adında bir imzanın şirket yetkilisi dışında bulunduğunu gördüm, savunma istedik, ancak savunmaya ... cevap verdi, oysa şirket yetkilisi cevap vermeliydi, ... hakkında bunun üzerine inceleme yaptık, resmi çalışan olarak görülmediğini ve daha önceki iş ve işlemleri nedeniyle kara listeye alındığını tespit ederek bayiye bu durumu bildirdik, bayi bize bu çalışanın birkaç gündür çalıştığını bildirdi, ancak bizim yapmış olduğumuz araştırmalarda yani lokasyon çalışmaları ve şirket yetkilisi ... Bey'le iletişimleri değerlendirildiğinde yaklaşık 3-4 aylık bir dönem çalıştığını tespit ettik, daha sonra davacı yöneticilerle görüşme talep etti Maslak genel merkezinde toplandığı yapıldı, bu toplantıya incelemeyi ben yaptığım için bizzat katıldım, toplantıda bayi çalışanı bahse geçen çalışanın askerde olduğunu beyan ederek kabul etmedi, sonrasında raporda bahsi geçen diğer konular konuşularak toplantı sonlandırıldı, anlatmış olduğum şikayet üzerine davacıya mail atarak savunmayı ben istedim, davacı bayiye düzeltme için ayrıca süre vermedik incelemeyi başlattık, biz tek bir abone şikayeti ile tabi ki feshetmiyoruz, ancak rapor incelendiğinde görüleceği üzere, bu şikayet son noktaydı, daha önceki aksaklıklarla beraber değerlendirilerek inceleme başlatıldı, fesih ihtarı ve ekranın kapatılması toplantı sonrasında yapılmıştır ama ben yapmadım, ancak ellerindeki son işleri yapmak üzere onlara son bir süre tanınarak ekran sonrasında kaldırıldı, herhangi bir yeni çalışan olduğunda bize bildirilmesine gerek yok zira bildirimler bölge müdürü ve bölge yöneticisine yapılır, bölge müdürünün burada ihmali var, göz yumma gibi düşünebiliriz, zaten işten ayrıldı, bölge müdürünün ise kabul etmediğine dair maili var, ... tarafından ...'ın kaşesi kullanılarak işlem yapıldığını tespit ettik, kodun kullanılmasının öneme olası bir suistimal yaşandığında kim tarafından yapıldığını tespit etmek, davalı davacıda çalışan ... eksik evraklarla işlem yapıldığı tarafımızca inceleme sırasında tespit edilmiştir, davacı bayinin bölgesi dışında işlem yaptığı tarafımızca tespit edilmiştir, abone şikayetleri, BTK kayıtları, kargo belgeleri, aktivasyon datası, abone adreslerinden ve bizde kayıtlı olmayan kartvizitle tespit ettik" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 18/10/2021 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'ın Dinlenildiği, Tanığın Beyanında; "Ben yaklaşık 21 yıldır davalı ...'da görev yapmaktayım bunun son 14 yılını satış operasyon biriminde çalışarak geçirdim aynız amanda davalı şirketin ... Komisyon üyesiyim bu komisyon usulsüz işlemlere ilişkin denetleme yapan bir komisyondur, davacıyla ilgili BTK'ya ve komisyonumuza şikayetler geldi, bu şikayetler üzerine soruşturma başlatıldı soruşturma kapsamında davacı bayinin yapmış olduğu usulsüz işlemler tespit edildi, bu tespitin üzerine bayi ile tüm ilişkimiz koparıldı, ayrıca şirketimizin referans kontrol sistemi adı altında bir listesi var bu liste daha önce bizlerle çalışmış ancak usulsüz işlemler nedeni ile yeniden çalıştırılmak istenmeyen ve yasaklanan çalışanların konu almaktadır, yapılan soruşturma sırasında müşteri sözleşmesini düzenleyen personelin adı altında başka bir personelin adı tespit edilmiştir ve bu personelin referans kontrol listesine göre çalıştırılmaması gereken ancak yasa dışı olarak çalıştırıldığı görülen ismini tam hatırlayamamakla birlikte ... olduğunu bildiğim kişinin çalıştırıldığı tespit edilmiştir, bizim bayilerimizin işlemlerine göre sözleşmeyi direkt feshettiğimiz de veya ihtar çektiğimiz de oluyor buradaki kıstas yapılan işlemlerin yoğunluğu ve büyüklüğüyle karar veriliyor, davacı gibi yasak personel çalıştırılması, BTK şikayetleri, sahte belgeler düzenlenmesi, müşteri şikayetlerinin yoğunluğu vb işlemler sonucunda sözleşmeyi direkt feshediyoruz buna ilişkin birçok örneğimiz de mevcuttur, düzenlenen soruşturma raporunun davacıya tebliğ edilip edilmediğine ilişkin bilgim yok, savunması istendi diye hatırlıyorum, davacının sözleşmesinin feshedildiği dönemde bu tarz usulsüz işlem yapan bayilerin sözleşmeleri de feshedilmekteydi ancak sayı hatırlamıyorum, bu kural şirketin kat'i bir kuralıdır, satış yöneticileri ortalama haftada 1 bayi kontrolüne gider ancak davacı bayiyi kontrole ben gitmedim, o dönem kontrole giden satış yöneticisinin ne kadar sıklıkla gittiği veya yasaklı çalışan personeli görüp görmediği hakkında herhangi bir bilgi veya görgüye sahip değilim, bayi çalışanlarının birbirinin şifre ve bilgilerini kullanması yasaklı bir işlemdir bu konuda biz de sıklıkla bayileri uyarırız, ... tarafından ihya işlemi eksik evrakla usulsüz bir şekilde yapıldığı soruşturma sırasında tespit edilmiştir, bayinin evrak asıllarını bize 60 gün içinde göndermesi gerekir bu yasal bir zorunluluktur bu süre içinde ancak kendilerindeki ekrandan hattı aktif hale getirip evrakları daha sonra da gönderebilmektedirler, bu işleme ihya işlemi denir, ... eksik evrak olmasına rağmen ihya işlemini usulsüzce gerçekleştirmiştir, bu işlem yine yasaklı işlemlerdendir, soruşturma raporunda detayları mevcut olduğu üzere davacı bayi tarafından kendi il sınırları dışında İstanbul ilinden satış yaptığı ve bu işin usulsüz olduğu yine tespit edilmiştir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Konu Uzmanı, Elektrik Mühendisi ve Mali Müşavir Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 15/09/2022 Tarihli Raporunda Özetle; "Taraflar arasında 26.02.2018 tarihli Küçük Ölçekli İşletmeler (...) Satış Kanalı Sözleşmesi akdedildiği ve ticari ilişkinin söz konusu sözleşme çerçevesinde yürütüldüğü hususunda herhangi bir ihtilafın olmadığı, davalı taraf taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 17.2 maddesine dayanarak taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi ... 10. Noterliği'nin 09.01.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide etmek suretiyle feshettiği, fesih ihtarının sözleşmede yazan davacı adresine yapıldığı, yapılan incelemede taraflar arasında akdedilen sözleşmenin fiilen 30.11.2019 tarihinde sona erdiği ve davacı tarafın 01.12.2019 tarihinden itibaren sözleşme kapsamında faaliyette bulunduğu yönünde bir tespitin yapılamadığı, davalının ise fesih ihtarını 09.01.2020 tarihinde gönderdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.1 maddesinde sözleşmenin süresinin 12 ay süreyle yürürlükte kalacağı, taraflardan her birinin ilk dönemin hitamından en az 30 gün önce noter marifeti ile feshi ihbarda bulunmadığı takdirde sözleşmenin 12 aylık süreler halinde otomatik olarak yenileneceği, sözleşmenin 3.2 maddesinde ise sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin sonunda 18.1 ve 18.3 maddesine tabi olarak münfesih olacağı, tarafların sözleşme konusu iş ilişkisinin devamı konusunda mutabık kalmaları halinde tarafların yeni bir sözleşme müzakere ederek imzalayacaklarını, somut olayda davalının sözleşmeyi sona erdirirken haklı sebebe dayandığı hususunda birçok hususu ileri sürdüğü ve dayanak belgeleri dosyaya sunduğu, bu çerçevede söz konusu fesih gerekçelerinin sözleşmenin feshini gerektirir nitelikte olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafın yasal defter kayıtlarında yapılan incelemede davacı tarafın davalıdan cari hesap bakiyesi yönünden 205.902,38-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, eğer mahkemece taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği yönünde kanaate varılması durumunda davacının yoksun kalınan kar, denkleştirme tazminatı ve menfi zarar talep edemeyeceği, davalı tarafça davacı adına kesilen ceza faturalarının itirazsız yasal defterlere kaydedildiği ve bu faturalara kanuni sürelerde itiraz edildiği hususunda belgeye rastlanılmadığı, eğer mahkeme sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmediği kanaatinde ise bu durumda davacı tarafın yoksun kalınan kar tutarı olarak talep edebileceği tutarın, eğer sayın mahkeme taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 30.11.2019 tarihinde feshedilerek 01.12.2019 tarihinde uygulanmasının fiilen imkansız hale gelmesi nedeniyle 12 aylık sözleşme hitamı olan 26.02.2020 tarihine kadar geçen süre için mahrum kalınan kar tutarını talep edebileceği kanaatinde ise bu durumda davacının talep edebileceği mahrum kalınan kar tutarı 87 gün*464,44-TL=40.406,28-TL , mahkeme taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 26.02.2023 tarihinde sonlanacağı kanaatinde ise bu durumda mahrum kalınan kar tutarı (87+365+365+365=) 1.182 gün*464,44-TL=548.968,08-TL olarak hesaplandığı , davacı tarafın denkleştirme tazminatı olarak talep edebileceği alacak tutarının 2.498.859,35-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın eksik hesaplanan ve fatura edilmeyen aktivasyon (hakkediş) bedeli alacak tutarının 207.650,80-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça davalı lehine ... Bankası'na ait 26.02.2018 tarih ve ... nolu kesin teminat mektubu verilmiş olup teminat mektubu süresinin 05.05.2021 tarihinde dolduğu ve davalı tarafça teminat mektubunun nakde dönüştürülmediği anlaşıldığından bu aşamada iade edilmesi gereken bir teminat mektubu kalmadığı, davacı tarafça talep edilen yatırım maliyeti ile ilgili olarak yapılan incelemelerde, sözleşme döneminde alınan 28.870,00-TL tutarındaki demirbaşlarla ilgili olarak bir zarar hesaplanabilmesi için demirbaşların satış değeri, amortisman süreleri ve kalan faydalı ömürleri, satılmışsa satış bedeli vb. birlikte değerlendirilerek bir hesap yapılmasının gerektiği, bu yönde bir belgenin incelemeye sunulmadığından bu aşamada hesap yapılamadığı, mahkemece taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği yönünde bir değerlendirme yapılması durumunda davacının menfi zarar talebinde bulunamayacağı, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda menfi zarar talebi yönünden bir hesaplama yapılabilmesi için emsal verilerin incelemeye sunulması ve bu aşamadan sonra bir değerlendirme yapılabileceği" görüş ve kanaatine varılmıştır. Konu Uzmanı, Elektrik Mühendisi ve Mali Müşavir Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 22/01/2024 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "... Yönünden: taraflar arasında 26.02.2018 tarihinde Küçük Ölçekli İşletmeler Satış Kanalı (Esnafın Çözüm Ortağı -... ) sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 26.02.2018-26.02.2019 tarihleri arasındaki ‘ilk dönemin’ tamamlandığı ancak, 26.02.2019-26.02.2020 tarihleri arasındaki ‘müteakip dönemde’ davalı ... tarafından tek taraflı olarak fesh edildiği; Kasım 2019 itibariyle fesih görüşmelerinin başladığı, 30.11.2019 itibariyle davacı tarafından personele hizmet akdi fesih bildirimlerinin verildiği ve ... 19. Noterliği'nin 09.01.2020 tarih ve ... nolu fesih ihtarnamesinin düzenlendiği, ... ve BTK üzerinden davacı ...’in yaptığı işlemler hakkında abone şikayetleri alındığı, bunun üzerine ... tarafından davacı ... hakkında inceleme başlatıldığı ve rapor düzenlendiği, davacı tarafından hat aktivasyonu, abonelik sözleşmesi gibi dealer kodu ve kaşe kullanımını gerekli kılan işlerde Referans Kontrol Listesinde olan personel çalıştırıldığı, personelin başkasının dealer kodu ve kaşesini kullanmak suretiyle işlem yaptığı, davalının bilgisi olmakla birlikte onayının olduğunu gösteren bir delilin olmadığı, davacının inaktiflik ve hedef gerçekleştirme raporları başarılı olmakla birlikte; abonelik işlemlerinde davalı tarafından sunulan sistem kayıtlarında eksik/hatalı/eksik+hatalı evrakların olduğu, eksik evrakların çoğunu bireysel ve kurumsal abonelik sözleşmelerinin oluşturduğu, yüklenmemiş evrak süresi 60 günü geçen işlemlerin olduğu, eksik evrak nedeniyle ... merkez tarafından hatların kısıtlanmasına ve iptal edilmesine rağmen hatların davacı tarafından ihya işlemi ile işlem süreçlerinin yeniden başlatıldığı, davalı tarafından sunulan belgelerde; davacının yaptığı bazı abonelik işlemlerinde, vergi numarası ve adresi bilgisi doğrulanamayan, imza sirküleri uymayan evraklar ile boş kimlik görsellerinin sistem yüklemesinin yapıldığı, davalı tarafından davacının İstanbul dışına satış yaptığının belirlendiği belirtilmekle birlikte; taraflar arasındaki sözleşmede bayinin/davacının satış yapacağı ya da sorumlu olduğu bölgenin belirtilmediği, evrakların yüklendiği Doküman Takip Sisteminin sorunlu çalıştığını gösteren herhangi bir delilin olmadığı, eksik ve hatalı evrak nedeniyle davacıya zarar tazmin/idari ceza tablosunda belirlenen doküman cezalarının verildiği, davacıya fraud cezası verildiği ve diğer bayiler arasında en yüksek üçüncü bayi olduğu, davacının önceden ... koblu bayi olarak ...’te faaliyet gösterdiği, bu bayinin İstanbul’da yerleşik resmi ... bayisi olmayan kişiler üzerinden fiber satışı gerçekleştirdiği, bu kişilerin diğer operatörlere ait satışları da yaptıkları, ancak bu kişilerin ... ... ile çalıştığını göstermesi açısından dosyada sunulan web order, kartvizit ve broşürlerin yeterli olmadığı, ... kodu ile, bu bayinin resmi ... kanalı olmayan çağrı merkezi üzerinden abone araması yapılarak whatsapp üzerinden kimlik bilgilerinin alındığı, veri koruma yükümlülüğü kapsamında sözleşmeye dayalı olarak ... tarafından bayiye yazılı uyarı verildiği ve yazılı uyarının ... adına ... tarafından imzalı teslim alındığı, bayinin Temmuz 2019’da kapatılmasından sonra İstanbul’da yerleşik davacı için müşteri/abone aramaları yaptığı, davacı tarafından aktivasyonu yapılan bazı hatların, illegal şekilde simbox tarzı cihazlarda kullanıldığı şüphesiyle simbox fraud gerekçesiyle kapatıldığı, buraya kadar ifade edilen hususların işbu raporun 14. ve 16. maddelerinde verilen sözleşme ve BTK hükümlerine uygun olmadığı ve ihlal kapsamında değerlendirilebileceği, davalının sözleşme kapsamındaki işlerle ilgili olarak davacıyı izleme, kontrol etme ve denetleme hakkına sahip olduğu, sözleşme kapsamında tek taraflı fesih şartlarının oluşmasında ihlal sayısı veya kusur oranı gibi herhangi bir değer belirlenmediği, davacının yaptığı iş ve işlemlerin fesih açısından davalı tarafından ihlal olarak değerlendirilerek sözleşmenin feshi için yeterli bulunduğu ve sözleşme feshinin yapılmasında bir engel olmadığı, Mali Yönden: davalı tarafça incelemeye ibraz edilen 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin yasal defterler incelendiğinde davalının e-defter mükellefi olduğu, yevmiye ve defter-i kebir defterinin e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni sürelerinde verildiği, envanter defterlerinin ise noter tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, tarafların yasal defter kayıtları karşılıklı olarak incelendiğinde ve tarafların bilirkişi kök raporumuza yönelik itirazları incelendiğinde bilirkişi kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizi koruduğumuz hususu sayın mahkemeye aittir. Hukuki yönden ek ve kök raporda yer alan hukuki görüşlerin aynen korunduğu, somut olayda sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği noktasında davacı itirazlarının yoğunlaştığı, dosya kapsamında yapılan incelemede davalı tarafından davacının sözleşmeye aykırı davranışlarıyla ilgili raporların oluşturulduğu ve bu bilgi ve belgeler neticesinde yapılan incelemelerde, bilirkişi raporunun teknik kısmında da belirtildiği üzere davacının sözleşmeye aykırı eylemlerinin bulunduğunun anlaşıldığı, bu eylemlerin taraflar arasındaki güven ilişkisini zedeleyen, objektif nitelikte haklı sebepler olduğunun kabulü varsayımında, sözleşmenin haklı nedenle sona erdirildiği, fesih hakkının yenilik doğuran bir hak olduğu bu nedenle tek taraflı hukuki bir işlemle kullanıldığı, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalının sözleşmeyi feshetme iradesinin davacıya bildirildiği, bu iradenin varlığının davacı tarafça bilindiği, her ne kadar davalının şekle uygun bir fesih ihbarında bulunmadığı/şekle uygun ihbarın geç yapıldığı sonucuna varılsa bile, fesih iradesinin mevcudiyeti konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu durumun sözleşmenin haksız feshi sonucunu doğurmayacağı, davacının bu nedenle uğradığı zararlarının tazminini sözleşmeye aykırılık kapsamında talep edebileceği" görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı Vekilinin 11/05/2026 Tarihli Islah Dilekçesinde Özetle; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; hak edişlerden kaynaklı cari hesap alacaklarını 207.650,80-TL olarak ıslah ettiklerini, rekabet yasağı taleplerini 43.170,24-TL olarak ıslah ettiklerini, denkleştirme tazminatı olarak daha önce 2.000,00-TL olarak talep ettiklerini ancak müvekkilinin maddi imkansızlığı nedeniyle işbu bedelin 850.000,00-TL olarak ıslah ettiklerini, yoksun kalınan kar tutarı yönünden daha önceden 2.000,00-TL olarak talep ettikleri bedeli 40.406,28-TL olarak ıslah ettiklerini, tüm bu bedellere fesih tarihinden itibaren işleyecek ticarî temerrüt faizi ile tahsilini talep ettiklerini, teminat mektubunun hükümsüzlüğünü talep ettiklerini beyan etmişlerdir. DELİLLER: -.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyası -.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... ve 2021/... sayılı dosyaları -... ... A.Ş'den gelen müzekkere cevabı -... Bankası A.Ş'den dava konusu 50.000,00-TL bedelli teminat mektubuna ilişkin bilgileri içerir müzekkere cevabı -... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen ... Bilgi Teknolojileri San. ve Dıs. Tic. Ltd. Şti'ye ait iş yeri ile ilgili bilgileri içerir müzekkere cevabı -Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Anonim Şirketi'nden gelen dava konusu 50.000,00-TL bedelli teminat mektubuna ilişkin bilgileri içerir müzekkere cevabı -T.C. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan gelen davalıya ait şikayetleri içerir müzekkere cevabı -... A.Ş'den gelen müşteri bilgilerini içerir müzekkere cevabı -Davacı vekili tarafından sunulan; Küçük Ölçekli İşletmeler Satış Kanalı (...) Sözleşmesi sureti, taraflar arasındaki Whatsapp ve mail yazışmaları, 30/11/2019 tarihli Fesih Bildirimi sureti, müşteri satışları listesi -Davalı vekili tarafından sunulan; ...'un savunması, abone şikayet dilekçesi, adres gösterir evrakın gerçek abonelere ait olmadığı tespit edilen 18 adet GSM numarasına ve adreslere ilişkin bilgileri içerir evrak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun 11.08.2014 tarih ve ... numaralı kararı, cari hesap dökümü, ... 19. Noterliği'nin 09.01.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname sureti, .... Noterliği'nin 10.09.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname sureti, ...'tan alınan savunma, ...'un işe alımının uygun olmadığını bildirir yazışma, abone ... tarafından verilen şikayet dilekçesi, adres gösterir evrakın gerçek abonelere ait olmadığı tespit edilen 18 adet GSM numarasına ve adreslere ilişkin bilgileri içerir belge, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun 11.08.2014 tarih ve ... numaralı kararı Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tanık beyanları -Bilirkişi raporları -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, bayilik sözleşmesinin fesh edilmesi nedeniyle portföy (denkleştirme) tazminatı, fesih nedeniyle yoksun kaldığı kar, davalı tarafından düzenlenen hakedişden kesilen ceza fatura bedellerinin iadesi, eksik ödenen hakedişten kaynaklanan alacak, rekabet yasağından kaynaklı tazminat, yatırım masraflarının tahsili, teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ile iadesi istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sona eren bayilik sözleşmesindeki davalı feshinin haklı nedene dayalı olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının denkleştirme tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, haksız fraud cezalarının bulunup bulunmadığı, zarar edip etmediği, yoksun kalınan kar ve rekabet yasağından kaynaklı tazminatın davalıdan tahsili taleplerine yöneliktir. Bayilik sözleşmesi kanunlarımızda özel olarak düzenlenmediği gibi bayilik sözleşmesinin feshi de düzenlenmiş değildir. Öğretideki tanıma göre, bayilik sözleşmesi çerçeve niteliğinde, sürekli, üretici malların tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede satmak üzere bayiye göndermeyi, buna karşılık olarak bayi de, üreticinin dağıtım ağına dâhil olarak sözleşme konusu mal veya hizmeti kendi adına ve hesabına satmak ve bu mal ile hizmetlerin sürümünü arttıracak faaliyetlerde bulunmak yükümlülüğünü üstlenir. Fesih olağan fesih ve olağanüstü fesih olarak ikiye ayrılır. Olağan fesihte sözleşme, herhangi bir sebep gösterilmesine gerek olmaksızın fesih beyanının muhataba ulaştıktan belirli bir süre geçtikten sonra sona erer. Olağan üstü fesih ise haklı sebeplerin varlığı halinde mümkün olup, fesih beyanın muhatabına ulaşmasıyla birlikte sözleşme derhal sona erer. Kanunda düzenlenmiş olan sürekli borç ilişkilerinde tarafların her birine sözleşmeden tek taraflı olarak kurtulabilme imkânı tanınmıştır. Bu imkân, sürekli borç ilişkilerinin niteliği gereği sona erme düzenlerini yapılarında taşımamalarından kaynaklanır. Bu nedenle, kanunda düzenlenmemiş bütün belirsiz süreli sürekli borç ilişkileri bakımından da bu imkânın mümkün olduğunu kabul etmek gerekir. Bayilik sözleşmesi de, belirli veya belirsiz süreli olması fark etmeksizin, haklı sebeplerin ortaya çıkması halinde ileriye etkili olarak sona erdirilebilir. Buna göre haklı bir sebebin varlığı hâlinde taraflardan her biri belirli veya belirsiz süreli bir bayilik sözleşmesini, her zaman feshedebilir. Olağanüstü fesih olarak adlandırılan haklı sebeplerden dolayı fesih, sözleşmede kararlaştırılan bir sebebe dayalı olarak ya da tarafların şahsından veya taraflar dışında bir sebebe dayanarak bayilik sözleşmesini vaktinden önce ileriye etkili olarak sona erdirmektedir. Haklı sebep, fesih hakkını kullanan taraf bakımından bayilik sözleşmesini devam ettirmesini dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenemeyecek duruma sokan ve çekilmez bir hâle getiren olgu ve olayları ifade etmektedir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, haklı sebeple fesihte, fesih sebebinin karşı tarafa bildirilmesi zorunlu değildir. Fesih beyanı zamanında objektif olarak bir sebebin varlığı yeterlidir. Davacının bir diğer talebi denkleştirme tazminatına yöneliktir. Davacınını acente konumunda olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Acentelik sözleşmesinin sona ermesi üst başlığı ve Denkleştirme istemi alt başlığı altında 122 nci maddesinde denkleştirme tazminatı düzenlenmiştir. Buna göre Kanun'un "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. (5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." hükmünü düzenlemektedir. Davacının davalı adına sözleşme kurması ve sözleşmenin niteliği itibariyle taraflar arasında 26/02/2018 tarihli sözleşme ile acente ilişkisi kurulmuştur. Sözleşme 12 aylık sürelerle 5 yıla kadar süreli olarak imzalanmıştır. Davalı tarafından 30 gün önceden yazılı bildirim yapmak kaydıyla sözleşmenin feshedilebileceği 17.4. maddede düzenlenmiştir. Davalı yan 30/11/2019 tarihinde sahte ve eksik belgeye dayalı işler, müşteri şikayetleri ve sair soruşturmaya dayalı işler nedeniyle sözleşmeyi feshetmiştir. Dava dışı abone ... fuarcılık ile ilgili hat taşıma işlemlerinin talep olmaksızın yapıldığı iddiası da feshe etken temel nedendir. Yine 18 adet gsm hattının gerçek abonelere ait olmadığı, bölge dışında satış ve işlem yapıldığı, rekabet yasağına aykırı hareket edildiği fesih nedeni olarak bildirilmiştir. Davalı ... fuarcılık adlı şirketin aboneliğine istinaden .... ATM 2021/.... sayılı dosyasından alacak talebinde bulunmuş, sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle, kesin suretle talebin reddine karar verilmiştir. BTK nezdinde yapılan müşteri şikayetleri dosyaya kazandırılmıştır. İleri sürülen fesih nedenlerinin farklı müşteri şikayetleri ve ... Fuarcılık şirketi nezdindeki rızaya dayalı olmayan hat taşıma işlemi nedeniyle haklı fesih olarak değerlendirilmesi gerektiğine kanaat edilmiştir. Nitekim sahte işlem, müşteri şikayetlerinin niteliği davalının marka değerine, ticari itibarına zarar verecek niteliktedir. Eksik evraka ilişkin sürekli fraud cezası verilmesi ve bunlara davacı yanca itiraz edilmemesi gibi hususlar da kanaatin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Bilirkişi heyet raporundan da tespit edilen sözleşmeye aykırı eylemlere dayalı haklı fesih nedeniyle davacının yoksun kalınan kar, denkleştirme tazminatı, yatırıma dayalı zarar taleplerinin reddi gerekmiştir. Davacının eksik ödenen hakediş alacağı talebinin ise tarafların defter kayıtlarının örtüşmediği, davalının fraud cezalarına konu ettiği işlemlerin tespitinin fesihten sonra da devam ettiği, davacının bakiye talep ettiği hakediş miktarını somutlaştıramadığı, dayanaklarının defterden anlaşılmadığı, bu yönüyle ilişki devam ederken yapılan bir faturalandırmanın bulunmadığı, davalının da bu alacak iddiasını teyit eden bir defter kaydının olmadığı, dolayısıyla alacak iddiası yönünden davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediği anlaşılmakla bu talebi reddedilmiştir. Davacı haksız fraud cezalarına dayalı alaca talep etmiş ise de bu ceza tutarlarına zamanında ihtirazi kayıt bildirmediği, ilişkinin defterlere kayıt suretiyle devam ettiği. Bir kısım fraud cezalarının yerinde olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, eksik ve hatalı işlemlerden kaynaklandığı anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 18.3 maddesine göre teminat mektubunun fesihten sonraki 6 ay süreyle davalıda kalacağı, sonrasında iade yükümlülüğünün bulunduğu, yargılama devam ederken teminat mektubunun süresi dolarak hükümsüz hale geldiği, davalı lehtarın bu süreçte nakde çevirme girişiminin olmadığı, davalının defterlerine göre tespit edilen alacak miktarı 57.216,81-TL itibariyle nakde çevirme şartları oluşmasına rağmen bu hakkın kullanılmadığı, dava dilekçesine ekli 04/11/2020 tarihli banka yazısına göre fesihten sonraki 05/05/2021 tarihine kadar teminat süresinin uzatıldığı, davalının dava tarihi itibariyle teminatı iade şartlarının doğmadığı, hükümsüz kalan teminat mektubunun teslimi talebinin sürenin dolmasıyla konusuz kaldığı, karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği, ancak iade etmemeye dayalı haklılığın davalı nezdinde doğduğu gözetilerek yargılama giderinin buna göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. TTK 123 maddesi uyarınca acentelik sözleşmesinde acenteye getirilen rekabet yasağının uygun bir tazminata dayalı olmasının kanunu amir hükmü olduğu, TTK 123/3 maddesine göre haklı suretle fesih yapılsa da rekabet yasağından caymanın karşı tarafa 1 aylık sürede yapılacak bildirim ile gerçekleştirilmesi gerektiği, taraflar arasında böyle bir bildirim bulunmadığı, fesihten sonra rekabet ettiğine dair bir delil ve tespit bulunmadığı, davalının bu yöndeki savunmasının soyut ve dayanaksız olduğu, dolayısıyla fesih haklı olsa dahi davacı acentenin uygun bir tazminata hak kazanacağı, sözleşmede belirli bir bedel olmadığından tarafların mali verileri ile iş hacimleri gözetilerek makul bir miktar belirlenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından tazminatın kar mahrumiyeti üzerinden belirlenmesinin hakkaniyete uygun olup tespit edilen miktarın makul ve yerinde olduğu anlaşılmakla bu miktara hükmetmek gerekmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, a) 26/02/2018 tarihli, 50.000,00-TL bedelli, ... numaralı, ... Bankası kesin teminat mektubunun süresi dolmakla hükümsüz hale geldiğinden konusu kalmayan iade talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, b) 43.170,24-TL rekabet yasağı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c) Denkleştirme tazminatı, hakediş alacağı, haksız ceza bedellerinin iadesi, kar kaybı, yatırım zararı ve sair fazlaya dair taleplerin ayrı ayrı Reddine, 2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.948,96-TL karar ve ilam harcının 947,81-TL peşin harç ve 19.800,00-TL ıslah harcı toplamı 20.747,81-TL harçtan düşümü ile artan 17.798,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL başvuru harcı, 947,81-TL peşin harç ve 19.800,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 20.802,21-TL harçtan; davacıya geri verilmesine karar verilen 17.798,85-TL harcın düşümü ile kalan 3.003,36-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 43.170,24-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 178.433,56-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 14.369,20-TL yargılama gideri kabul (%3,6194) ve ret durumuna göre takdiren oranlayarak 520,07-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan toplam 2.575,00-TL yargılama gideri kabul ve ret durumuna göre takdiren oranlayarak 2.481,72-TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan 93,28-'TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul ve ret durumuna göre takdiren oranlayarak 47,77-TL'sinin davalıdan; 1.272,23-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/651, K. 2026/643, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-651-e-2026-643-k-7389c523686b