İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/506 E. 2025/1027 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/506
Karar No
2025/1027
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/506 Esas KARAR NO : 2025/1027

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2020 KARAR TARİHİ : 27/11/2025

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ...Markalı Jeneratör grubunun/gruplarının satımı için 27.03.2015 tarihli satış sözleşmesi akdedildiğini, KDV dahil 848.420,00-EURO'nun, 03.08.2015 tarihli satış sözleşmesi ile KDV dahil 430.700,00-EURO'nun ve 04.08.2015 tarihli sözleşme ile de KDV dahil 182.900,00 EURO'nun müvekkili şirkete ödenmesi yönünde anlaşıldığını, davalı tarafça borcun bir kısmının ödendiğini, 91.764,60-EURO tutarında bakiye borcun ödemesinin yapılmadığını, müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine ... 20. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davanın kabulüyle davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında jeneratör grubu satışı konusunda anlaşma yapıldığını, davacı tarafından şirket tarafından sözleşme kapsamındaki iş ve imalatların bir kısmında eksiklik bulunduğunu, eksikliğin tüm taleplere rağmen giderilmediğini, müvekkili şirketin taahhütte bulunduğu idareler nezdinde teslim ve kabulün sağlanamadığını, davacı tarafın icra takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen 27/03/2015 tarihli satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafça davalıya satışı yapılan ürünlerin anılan sözleşmede yazılı satış bedelinin davalı tarafça davacı şirkete ödenip ödenmediğini ödenmemiş ise takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya ödemesi gereken satış bedelinin tutarının tespiti talebine ilişkindir. Mahkememizce ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ... Şirketi tarafından borçlu ...Şirketi aleyhine 91.764,60-TL asıl alacağın 22.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek %0,65 oranında kamu bankalarında euro alacağa uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsili talebi ile 22.06.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlular vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ... ili sınırları içerisinde bulunduğu anlaşılmakla ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için yazılan talimat neticesinde ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...talimat sayılı dosyası üzerinden alınan 11.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...A)-31.12.2015 tarihi itibari ile, 427,987,42.TL.davacı alacak bakiyesi mevcut olduğu, B)-Ancak,... NOLU ÇEK ...NOLU ÇEK ... NOLU ÇEK... .. B.EFT 2.000,00 Şeklinde ödemeler neticesinde, davalının, 102.582.58.TL. Alacaklı olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeni ile davacının takip tarihi itibari ile alacağının belirlenebilmesi için dayanak sözleşme, icra dosyası ve tarafların dava konusu borç dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenerek varsa tarafların dosyaya sunduğu sair kayıt ve belgeler de nazara alınarak, taraflar arasında akdedilen 27/03/2015 tarihli satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafça davalıya satışı yapılan ürünlerin anılan sözleşmede yazılı satış bedelinin davalı tarafça davacı şirkete ödenip ödenmediğinin ödenmemiş ise takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya ödemesi gereken satış bedeli tutarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir. 08.08.2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...Davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle, 91.764,60 Euro alacağı bulunduğu; alacağın takip tarihinden itibaren işletilecek döviz yasal faizi (Faiz Kanunu md.4/a) ile birlikte tahsili gerektiği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. 08/08/2022 tarihli bilirkişi raporunun denetlenebilmesi için öncelikle taraflar arasında akdedilen 3 adet sözleşmede yer alan satış bedeli ve ödeme planlarına ilişkin maddelerin incelenmesi, davalı tarafça -TL olarak yapılan ödeme tarihlerinde Euro alış kuru yazılmak sureti ile Euro karşılığının tespit edilmesi ve buna göre davalı tarafça anılan 3 adet sözleşme uyarınca davacıya yapılan tüm ödemelerin toplamının tespiti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan anılan 3 sözleşme uyarınca alacaklı olup olmadığının, alacaklı ise alacak tutarının tespiti için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 26.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Taraf kayıtlarında yer alan muhasebe hareketlerinin, mahkemenin istediği şekilde, davalı tarafça -TL olarak yapılan ödeme tarihlerinde (çekler için vade tarihinde) Euro alış kuru yazılmak sureti ile Euro karşılığının tespit edilmesi neticesinde 22.06.2020 takip tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan 70.198,68 Euro karşılığı (Eur/TL kuru 7,6739) 538.697,64 TL alacaklı olduğu, Davacı yanın takipteki talebi 21.775,92 Euro fazla hesaplanarak 91.764,60 Euro (harca esas karşılığı: 706.523,18 TL) olmakla birlikte, yukarıda yer verilen hesaplamalar neticesinde takip tutarının 70.198,68 Euro karşılığı (Eur/TL kuru 7,6739) 538.697,64 TL ile sınırlı olması gerektiği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Takip tarihi itibari ile davalı şirketin davacıya ödemesi gereken satış bedelinin tutarının tespiti için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişilerce taraflarca dosyaya sunulan tüm deliller, mahkememizce davalı tarafın defterlerinin incelenmesi yönünden talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu, davalı tarafça sunulan mütalaa ve davacı şirketin dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtlarının yeniden incelenmesi sureti ile rapor düzenlenmesine, raporun önceki bilirkişi kök ve ek raporu ile çelişkili olması halinde çelişki hususunda açıklama yapılması davalı tarafça sunulan mütalaada yer alan tespitler ile çelişki olması halinde çelişki hususunda açıklama yapılması için dosya yeni bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. 22.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Taraf şirketler arasında imzalanan Satış Sözleşmeleri konusunun; ... marka jeneratör gruplarının satın alınması, ilk çalıştırma ve devreye alma işi olduğu, Sözleşmelerin 5.maddesi ile satış bedeli ve 6.maddesi ile ödeme planının belirlendiği, Sözleşmelerin davacı şirket tarafından Satıcı sıfatı ile imzalanmış olduğu, davalı şirket tarafından Alıcı sıfatı ile imzalanmış olduğu, Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 5.maddesi ile belirlenen satış bedellerine istinaden davacı şirket tarafından tanzim edilen satış faturalarının, fatura tarihi itibarıyla uygulanan TCMB döviz alış kuru ile değerlenerek düzenlenmiş olduğu, Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 6.maddesi ile belirlenen ödeme planına istinaden davalı şirket tarafından Türk Lirası olarak nakit ve çekler ile yapılan ödemelerin, ödeme tarihi itibarıyla uygulanan TCMB döviz tutarlarının belirlendiği, alış kuru esas alınarak hesaplanan tahsilat Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ile belirlenen EUR satış bedellerine istinaden davalı şirket tarafından TL nakit ve çek olarak yapılan ödemelerin, ödeme tarihi itibarıyla uygulanan TCMB döviz alış kuru esas alınarak hesaplanan EUR tutarların mahsubu neticesinde; davalı şirketin davacıya (1.462.020,00 EUR - 1.391.821,31 EUR) 70.198,69 EUR borçlu durumda olduğunun hesaplandığı, Taraflar arasında imzalanan 3 adet sözleşmede yer alan satış bedeli ve ödeme planları ile taraf şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar ve ödeme tutarlarına ilişkin yapılan inceleme ve tespitler neticesinde ve de sözleşmenin 7.maddesi uyarınca; davalı şirketin, 22.06.2020 takip tarihi itibarıyla davacı şirkete 70.198,69 EUR borçlu durumda olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 13.11.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Sözleşmenin 8. Maddesinde de görüleceği üzere döviz borcunun TL karşılığı kurdaki artış veya azalışa e kalan döviz borcunun karşılıklı olarak kur farkı faturası ile “Duruma göre, aker veya satıcı tarafından düzenlenecek bu kur farkı faturaları ile cari besaplar karşılıklı olarak denkleştirilcektir” cari hesabın düzenleneceği yönünde anlaşılmış olduğu, ancak gerek kök ve gerekse de ek raporumuz ile cari hesap kayıtlarında yapılan tespitlerde taraflarca kur farkı faturası düzenlenmediği tespit edilmiştir. Ancak düzenlenmeyen kur farkı faturasının 70.198,68 EURO dövizli alacağı değiştirmeyeceği, söz konusu maddenin cari hesapların TL bazında tasfiye edilmesi manasında olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeni ile davacının takip tarihi itibari ile alacağının belirlenebilmesi için dayanak sözleşme, icra dosyası ve tarafların dava konusu borç dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenerek varsa tarafların dosyaya sunduğu sair kayıt ve belgeler, daha önce tanzim edilen bilirkişi raporlarına karşı sunulan taraf itirazları tek tek irdelenmek kaydıyla ve raporlar arasındaki çelişki giderilecek şekilde taraflar arasında akdedilen 27/03/2015 tarihli satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafça davalıya satışı yapılan ürünlerin anılan sözleşmede yazılı satış bedelinin davalı tarafça davacı şirkete ödenip ödenmediğinin ödenmemiş ise takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya ödemesi gereken satış bedeli tutarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir. 18.03.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Davacının 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, e-defter uygulamasında yalnız envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu için, bu bab'da HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince ve mevcut haliyle davacının 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait e-ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, Davacı Şirketin, davalı ... Şti. ile olan cari münasebetini 120.01.02000 nolu alıcılar alt hesap kodunda takip ettiği, davacı yanın sunmuş olduğu cari hesap ekstreleri incelendiğinde, taraflar arasında yapılmış 3 adet sözleşme içerisinde yer verilen ödeme tutarlarına ilişkin kayıtların cari hesap ekstresinde yer aldığı ve 22.06.2020 takip tarihi itibarıyla, davacı yanın davalı yandan, 91.974,60 Euro karşılığı 305.778,40 TL alacaklı olduğu, Davalı yana ait 2015, 2016 ve 2017 yılları ticari defterlerinin, talimat yolu ile incelendiği görülmekle, dosyaya sunulu Talimat Bilirkişi Raporunda; “...Davalı yanın davacıdan 102.582,58 TL alacaklı olduğu...” tespit edilmiş olduğundan, taraflar arasındaki cari hesap farklılıklarının Dosya içerisinde sunulan (34 nolu kısımda sunulu olan) tabloda yer alan kayıtlardan kaynaklandığı, Taraflar arasındaki cari hesap farklılığın, davalı kayıtlarında yer alan 984,33 TL tutarındaki davacı faturası ile 2.000,00 TL tutarındaki banka havalesinin davacı kayıtlarında yer almamasından, ayrıca davalı kayıtlarında, sözleşmeler gereği ödemeler yabancı para cinsinden olmasına rağmen kur değerlemesi yapılmamış olmasından kaynaklandığı, Davacı yan kayıtlarının sözleşmelere uygun olarak Euro ve TL şeklinde ayrı ayrı izlenmiş olması karşısında, davalı kayıtlarının sadece TL bazında izlenmiş olması hususunun taraflar arasınrdaki sözleşme şartarına göre yerinde görülmediği, Üç sözleşme birlikte değerlendirilerek, davalı tarafça -TL olarak yapılan ödeme tarihlerinde Euro alış kuru yazılmak sureti ile yapılan hesaplamaya göre davalı yanın davacı yana; 27.03.2015 tarihli sözleşme bedelinden 848.420,00 - 764.949,18 - 83.470,82 Euro borcu kaldığı, 03.08.2015 tarihli sözleşme bedelinden 430.700,00- 409.818,47 - 20.881,53 Euro borcu kaldığı, 04.08.2015 tarihli sözleşme bedelinden 182.900,00 - 174.585,66 - 8.314,34 Euro borcu kaldığı, Davalı şirketin, yukarıda yer verilen sözleşmelerde belirlenmiş ödemelerin haricinde davacı yana 20.06.2016 tarihli bir çek keşide ettiği ve bu çekin vade tarihindeki Eur karşılığının, davacı kayıtları ile uyumlu şekilde 42.468,00 Euro olduğu, Bu durumda davalı şirket kendi ifadesi ile aslen sözleşmelerde yer verilen tüm ödemeleri yaptığını ileri sürmekte iken sözleşme dışında davacı yana, tüm ödeme vadeleri bittikten sonraki bir döneme ilişkin olarak ilave çek keşide etmiş olmasının, davalı yanın bu tutarı kur farkı olarak ödediği anlamını taşıyacağı, Netice itibarıyla 22.06.2020 takip tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan 70.198,68 Euro karşılığı (Eur/TL kuru 7,6739) 538.697,64 TL alacaklı olduğu, 5.2 Borçlar hukukundan kaynaklanan ntı hesaplama uzmanı tarafından yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde; Taraflar arasındaki sözleşmelerin 7. maddesinde, satış bedelinin Euro/Amerikan Doları cinsinden belirlendiği ve TL ödemelerin her bir çek veya senedin ödeme günündeki TCMB Döviz Alış Kuruna göre dövizli satış bedelinden mahsup edileceği hükmü yer aldığı, bu madde gereğince TL insinden yapılan ödemelerin fiili ödeme tarihlerindeki kur esas alınarak döviz bazlı bedelden düşüldüğü ve eksik veya fazla kalan tutarın son tahsilat sonrasında netleştiği, ödemelerin TL üzerinden yapılmasının sözleşme bedelini TL endeksli hale getiremeyeceğinin sözleşmede açıkça kabul edildiği, Yine 7. maddenin son cümlesiyle tarafların, Euro cinsinden belirlenmiş satış bedelini TL ödemeleriyle kısmen ifa ederken ortaya çıkan farkın, “ayrı bir kur farkı” olarak değil, bizzat satış bedelinin tamamlanmamış (eksik) kısmı şeklinde değerlendirilmesini kabul ettikleri, faturaların fiilen düzenlenmemiş olmasının bakiye alacak miktarını ortadan kaldırmayacağı, 5.3 Ticaret Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplama Uzmanı Tarafından Yapılan İnceleme, Tespit Ve Değerlendirmeler neticesinde; Taraflar arasındaki sözleşmede elde edilen çeklerin tahsil tarihi itibariye döviz borcundan mahsup edileceğine yönelik açık düzenleme bulunması sebebiyle, yapılan hesaplamanın doğru kabul edilmesi gerektiği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Türk Lirası ve döviz cinsi üzerinden alternatifli olarak hüküm kurmaya elverişli ayrı ayrı hesaplama yapılması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. 18.08.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Davacının davalıdan ... 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibinden dolayı, takip tarihi olan 22.06.2020 itibarıyla 70.198,68 Euro alacaklı olduğu, Alternatif olarak takip tarihi itibariyle bu bedelin TL karşılığının (Euro/TL kuru 7,6739) 538.697,64 TL olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında davacı şirket tarafından üretimi yapılan Teksan markalı jeneratör satışı konusunda 27.03.2015 tarihli satış sözleşmesi yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı yan, anılan sözleşme kapsamında belirlenen bedelin tam ve eksiksiz ödenmediğini belirterek ... 20. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmıştır. Davalı yan ise cevap dilekçesinde sözleşme uyarınca davacının edimini tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, dolayısıyla muaccel bir alacağının bulunmadığını ifade etmiştir. Cevap dilekçesinden anlaşılacağı üzere, davalı tarafın sözleşme kapsamında belirlenen ücretin tamamını ödediği yönünde bir iddiada bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, sözleşmeye konu jeneratör gruplarının Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde inşa edilen kamu projeleri için sipariş edildiğini, ancak davacı yan tarafından bunların devreye alınmadığını, bu nedenle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmuştur. Davacı yan ise jeneratörün devreye alınmadığı iddiasını kabul etmekle birlikte bu hususun davalının alt taşeronu ile olan ilişkisinden kaynaklandığını, kendisinin sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini yerine getirdiğini ve dolayısıyla davalının bakiye ücretin tamamını ödeme yükümlülüğü altında olduğunu belirtmiştir. Nitekim, dosyaya cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan rapordan ... Devlet Hastanesinde yapılan kurulumla ilgili olarak davalı yanın tahliye merdiven, radyatör fanları gibi teknik alt yapıya ilişkin bir kısım fiziki eksiklikleri tamamlamadığı anlaşılmaktadır. Davacının anılan sözleşme kapsamında herhangi bir inşaat hizmeti gerçekleştirme yükümlülüğü bulunmadığına göre fiziki koşulları jeneratörün devreye alınmasına elverişli hale getirme yükümlülüğü davalıya aittir. Davalı yanın, söz konusu gecikmenin davacıdan kaynaklandığına ya da jeneratörün devreye alınmamasının ürünün ayıplı veya arızalı olmasının sebep olduğuna dair bir tespiti, bu hususta herhangi bir ihtarı ya da somut iddiası da bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkememizce davacının sözleşme kapsamında taahhüdünü yerine getirmiş olduğu kabulü üzerinden yola çıkılarak bakiye alacağı bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Taraflar arasındaki 27.03.2015 tarihli satış sözleşmesi uyarınca satış bedeli döviz cinsinden belirlenmiş; her bir çek veya senedin ödeme günündeki TCMB Döviz Alış Kuruna göre dövizli satış bedelinden mahsup edileceği ve döviz cinsinden belirlenmiş satış bedelinin TL ödemeleriyle kısmen ifa ederken ortaya çıkan farkın, “ayrı bir kur farkı” olarak değil, bizzat satış bedelinin tamamlanmamış (eksik) kısmı şeklinde değerlendirilmesini kabul etmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki bakiye borcun kur farkından değil satış bedelinin henüz tamamlanmamış olmasından kaynaklandığının kabulü gerekmiş ve bu çerçevede yapılan teknik hesaplamada davacının takip tarihi itibarıyla 70.198,68-€ bakiye alacağının bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu bedelin takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra ve inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, ... 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 70.198,68-€ üzerinden takip talebindeki koşulları ile devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si tutarında olan 107.739,53-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 42.361,91-TL nispi harçtan peşin alınan 14.041,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.320,60-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 32.500,00-TL bilirkişi ücreti, 355,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 32.855,00-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 25.133,63-TL ile 14.165,71-TL harç gideri olmak üzere toplam 39.299,34-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 43.500,00-TL bilirkişi ücreti ile 100,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 43.600,00-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.246,59-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 491.447,05-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin taraflardan (310,22-TL'den davacı, 1.009,78-TL'den davalı sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/11/2025

Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/506, K. 2025/1027, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-506-e-2025-1027-k-e12a5a67d622