Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2020/914 E. 2025/1026 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/914
Karar No
2025/1026
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2020/914 KARAR NO : 2025/1026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 03/03/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/463E., 2020/166K.

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, 26.01.2005 tarihinde meydana gelen doğalgaz patlaması nedeniyle dava dışı ...'ya tazminat ödendiğini, davalı nezdinde üçüncü şahıs mali sorumluluk poliçesi düzenlendiğini, davacı aleyhine açılan Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/535 e 2013/137 k sayılı davanın davalı ... şirketine ihbar edildiğini, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2013/9169 e sayılı dosyasından dava dışı ...'ya 85.333,68.-TL ödendiğini, ödenen bedelin 13.05.2014 tarihinde rücu talebi ile davalı ... şirketinden talep edildiğini, yanıt verilmemesi üzerine Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2014/4931 e sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiklerini, davalı ... şirketinin süresi içerisinde takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, itiraz üzerine takibin 17.07.2014 tarihinde durdurulduğunu, davacı tarafından davanın 4 yıl sonra açılmasının mümkün olmadığını İİK 67/1 maddesinde yer alan sürenin dolduğunu, davanın 4 yıl sonra açılmasının makul sayılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "... 20.11.2019 tarihli raporunda özetle; davacının dava dışı ...'ya Eskişehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2010/535 E 2013/137 K sayılı davadan kaynaklı olarak Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2013/9169 sayılı dosyasından 18.04.2014 tarihinde yapmış olduğu ödemeye ilişkin olarak davalı ... şirketinden manevi tazminat ve manevi tazminata karşılık gelen işlemiş faiz ,vekalet ücreti ve harç farklarını talep edemeyeceğini,toplam ödeme tutarından manevi tazminat ve fer'ilerine karşılık gelen tutarların mahsubu ile sigorta sözleşmesi kapsamında uygulanması gereken %10 muafiyet tenzili neticesinde 61.716,78.-TL asıl alacak ile 18.04.2014 tarihinden takip tarihi olan 18.06.2014 tarihine kadar işlemiş reeskont avans faizi olmak üzere 1.211,93.-TL işlemiş faiz talep edebileceğini, netice itibarıyla davacının davalıdan 62.928,71.-TL talepte bulunabileceğini, bu tutarda davalının itirazında haksız olduğu yönünde görüş bildirmiş, davalı vekilince rapora itiraz edilmişse de, rapor dosya kapsamı ve sigorta poliçe hükümleri ile yasal mevzuata uygun biçimde düzenlendiğinden davalı vekilinin rapora itirazlarının reddine karar verilerek hükümde esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamının değerlendirmesi sonucu; taraflar arasında 3. Şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, bu poliçe kapsamında gerçekleşen riziko sonucu oluşan 3.kişinin zararının davacı tarafından karşılandığı, yukarıda ayrıntılı belirtilen bilirkişi raporu gereğince davacı sigortalının davalı sigortacıdan icra takip tarihi itibarıyla 61.716,78.-TL'si asıl alacak, 1.211,93.-TL'si işlemiş faizden oluşan toplam 62.928,71.-TL'lik rücu alacağının doğduğu anlaşıldığından, bu bedeller üzerinden davanın aşağıdaki biçimde kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekilince icra inkar tazminat isteminde bulunulmuş ise de, dava ve takibe konu alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının ise icra inkar tazminat talebinin reddi ..." yönünde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dosyaya sunulan itirazları ve savunmaları dikkate alınmadan eksik incelemeler neticesinde fahiş hesaplamalarla hüküm kurulduğunu, davanın yasal süreler içerisinde açılmadığını, icra takibine 07.07.2014 tarihinde itiraz edildiğini, itirazın üzerinden yaklaşık 4 yıl gibi makul sayılamayacak bir süre geçtikten sonra davanın açıldığını, itirazın tebliğ edilmemesi nedeniyle 1 yıllık sürenin işlemeye başlamayacağı şeklindeki bir yorumun yasal mevzuata aykırı olduğu gibi iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağını, kaldı ki sigortalının ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde sigortacıya başvurmakla yükümlü olduğunu, 2 yıllık yasal üsre geçtikten sonra icra takibi yapıldığını ve icra takibinin üzerinden kanunda belirtilen süreler geçtikten sonra huzurdaki davanın açıldığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, TTK m 1472 uyarınca, mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle cevap dilekçesi ile ileri sürülen savunma kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/463E., 2020/166K. sayılı dava dosyasında verdiği 03/03/2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.298,66 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 1.075,00 TL'nin mahsubu ile kalan 3.223,66 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 20/11/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/914, K. 2025/1026, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-23-hukuk-dairesi-2020-914-e-2025-1026-k-b29dff99beb6