İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/415 E. 2025/805 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/415
- Karar No
- 2025/805
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/415 Esas KARAR NO : 2025/805
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/08/2020 KARAR TARİHİ : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.04.2019 tarihinde sürücüsü ..., maliki ... olan ... plakalı araç ile sürücüsü ve maliki ... olan ... plakalı araçların çarpışması ile dava konusu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kaza esnasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğunu, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere dava konusu trafik kazasında kanaatlerince ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, tarafların kusurlarının bilirkişi incelemesi yapılarak tespitinin gerektiğini, ... plakalı aracın sahibinin davalı ... olduğunu ve dava konusu trafik kazasının meydana geldiği tarihte bu aracın sigortasız olduğunu, ... plakalı aracın ise dava konusu trafik kazasının meydana geldiği tarihte ... Anonim Şirketi tarafından ... poliçe numarası ile sigortanlandığını, araç sürücüsü ve sahibinin diğer davalı ... olduğunu, müvekkili tarafından maddi zararlarının karşılanması için hem ... A.Ş.'ne hem de ... hesabına başvuru yapıldığını, işbu başvurular üzerine müvekkiline kısmi ödemeler yapıldığını ve sigorta şirketi ve ... Hesabı tarafından yapılan ödemelerin müvekkilinin zararını tam olarak karşılamaması sebebiyle işbu dava ikame edildiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin malül kaldığını beyanla ıslah ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500,00-TL maddi tazminatın ... ve ...'dan, 500,00-TL maddi tazminatın ... Hesabı ve ...'dan, 10.000,00-TL manevi tazminatın ...'dan (... A. Ş., ... Hesabı ve ... sorumlu değil), 10.000,00-TL manevi tazminatın ...'dan (... A.Ş., ... Ve ... Hesabı sorumlu değil) müştereken ve müteselsilen sorumlu tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17/09/2021 tarihli dilekçesi ile; taraflarınca ... ve ...'dan talep edilen 500,00-TL maddi tazminat taleplerinin 250,00-TL'si müvekkilinin sürekli işgücü kaybından kaynaklı, 250,00-TL'sinin geçici işgücü kaybından kaynaklı maddi tazminat talebi olduğunu belirtmiştir. SAVUNMA / Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, davacı tarafın müvekkili yönünden arabuluculuk başvurusu yapmadığını, bu nedenle davanın usulden reddini, işbu davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmadığını, müvekkilinin ikamet adresinin ..., diğer davalı ...'ın adresinin ise ... olduğunu, kazanın meydana geldiği yerin ise ... olduğunu, hatta davacı ...'ın adresinin de ... olduğunu, bu nedenle davanın ... veya ...'ta açılması gerektiğinden Mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, davacının HMK. md.114 gereği dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacıların dava dilekçesinde, davalılardan ... A.Ş. ve ... Hesabı'na başvurduklarını ve ödeme aldıklarını beyan ettiklerini, bu nedenle davacının varsa mevcut zararının ... A.Ş. ve ... Hesabı tarafından karşılandığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, mahkemenizce yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu tarafların kusur oranlarının ortaya çıkacağını, üstelik kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın sürücünün de kusur oranının da davayı etkileyecek mahiyette olduğunu, kazanın meydana gelmesinde birinci derecede asli kusurlu olan tarafın ... plakalı aracın sürücü olan ... olduğunu, davacının beyanlarına göre, dava dışı ... davacının amcasının oğlu olduğu ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre hatır taşımacılığının mevcut olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatları gereği hatır taşımalarında kusur mevcutsa tazminattan indirim gerekeceğini, davacının binmiş olduğu araçta emniyet kemeri kullanmamış olduğundan kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında bu hususun değerlendirilmediğini, davacının gelirini ispat etmesi gerektiğini, manevi tazminat talepleri bakımından kusur durumları, nedensellik bağı ve tarafların ekonomik gücü dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını beyanla dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesine, davanın ...'a İhbarına, usul ve esas yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar talep etmiştir. Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Arabuluculuk Bürosu'na ... numaralı başvuru davacı asil adına vekili ... tarafından yapıldığını, 08.11.2019 tarihli son tutanak ile müvekkili kurum ile davacı yana 14.867,00-TL tazminat ödemesi ve fer'ileri hakkında anlaşmaya varıldığını, huzurdaki davaya konu edilen olay ile ilgili olarak müvekkili kurumun üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla 6325 sayılı Kanunun 18.madde 5. Fıkra düzenlemesine istinaden Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmış olduğundan açılan davanın reddine, avukatlık ücreti dâhil her türlü yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. ve davalı ...'a yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi, yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacının, davalılar ... ve ...'ın nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı, davalılar ... ve ... hakkında SED araştırması yapılmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, ... ve ... plakalı araçların malik bilgileri celp edilmiş, hasar dosyası, SGK kayıtları, davacının hastane kayıtları ve tedavi evrakları celp edilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 16/09/2021 tarihli duruşmasında; ''Davalı ...'ın yetki itirazının, eldeki davanın tüm davalılara karşı müteselsil sorumluluk esasına göre ileri sürülen haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat davası istemine ilişkin olduğu ve dava tarihi itibariyle davalılardan ... Hesabının yerleşim yeri itibariyle mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla reddine'' karar verilmiştir. ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında dinlenen davalı tanığı ...; '' Kardeşim davalı ... bana kaza olunca hemen telefon etti. Bende yakınlarda oturmaktayım. Kazadan yaklaşık 5 dakika sonra kaza mahalline gittim. 50 metre lastik izini gördüm. Bu araç kardeşimin aracına çarpan aracın izidir. 3 şeritten herhangi birine kaçamayıp doğrudan üzerine sürmüş gibiydi. Tahminime göre çok süratliydi. Bence 130 -140 km/s hızla geliyordu. Biz kazadan sonra yardımcı olmaya çalıştık. 2 sene sonra dava açtı. İstanbul'daki abisinin davayı devam ettirdiğini söyledi. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık yaptığım için ücret talebim yoktur'' şeklinde beyanda bulunmuştur. ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin... Talimat sayılı dosyasında dinlenen davacı tanığı ...; ''Bana isimlerini saymış olduğunuz kişilerden ...benim eşim olur, diğer kişileri tanımam, davaya dayanak olan kazayı görmedim. Ancak öğrendiğim kadarıyla eşim, amca oğlu olan ... ile birlikte ... ilinden ... iline doğru otoyoldan hareket ettikleri sırada kazaya karışan diğer araç yolun sağından yola girmeye çalıştığında, sağ taraftan eşimin de bulunduğu araca çarpmış, çarpmanın şiddetiyle eşimin yüzünün sağ tarafı cama çarpmış, yüzünden yaralanmış yine çarpmanın şiddetiyle sağ ayağı kırılmıştır. Eşimin yüzünde yanmış hatırlamıyor isem 45 dikişlik yara oluşmuş, bacağına 8 ayrı platin takılmıştır. Ben ev hanımıyım, evimizin geçimini kocam sağlar, kocam mobilyacı olarak çalışırdı. Kaza nedeniyle artık işini yapamıyor. Mobilyacılık işini şöyle yapar, sipariş geldiğinde ilgili atölyelerden bu ürünü sağlar ve yine aracılar vasıtasıyla montajını tamamlar. Kazadan sonra eşim 6 ay boyunca çalışamadı. Evde ona ben baktım. Halen daha yürüme zorluğu yaşamakta, sağ bacağının 2 cm kadar kısa olması nedeniyle aksamaktadır. Bedensel olarak çalışma imkanı bulunmamaktadır. Evimiz kiradır, bu süreçte ailelerimizin ve eş dostun yardımı ile geçindik, Bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ücret talebim vardır. Diğer tanık ... yurt dışında yaşamaktadır. Bu nedenle talimat duruşmasına iştirak edememiştir'' şeklinde beyeanda bulunmuştur. İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'nun 08/06/2023 tarih ve 1904 sayılı raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1981 doğumlu ...’ın 25.04.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle; A) 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; I-Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.33b’ye göre plato kırığı %5, Tablo 3.2’ye göre %3 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, B) İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaati bildilmiştir. Mahkememizin 18/07/2024 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; ''..davacının iddiası, davalıların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu kazada tarafların kusur durumlarının tespiti için dosya üzerinde GÜNSÜZ OLARAK mahkememizce re'sen seçilecek bir kusur bilirkişisine tevdii ile bilirkişi incelemesi yapılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda kusur bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 06/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; KUSUR DURUMU DEĞERLENDİRİLMESİ NETİCESİNDE; - ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın mağdur davacı yolcu ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %80 (yüzde seksen) oranında asli derecede kusurlu, - ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın mağdur davacı yolcu ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %20 (yüzde yirmi) oranında tali derecede kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 19/12/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davacı vekilinin ve davalı ...'ın bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda kusur bilirkişisi ...tarafından tanzim edilen 05/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kök raporda tespit ettiği kusur oranlarının olayın oluşumunda aynen geçerli olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 17/04/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''..davacının iddiası, davalıların savunmaları, davacı vekilinin 10/09/2020, 25/04/2021 ve 17/09/2021 tarihli dilekçeleri, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 08/06/2023 tarih ve 1904 Karar sayılı raporu, 06/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için dosya üzerinde GÜNSÜZ OLARAK mahkememizce re'sen seçilecek bir aktüerya bilirkişisine tevdii ile bilirkişi incelemesi yapılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Aktüerya bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 20/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Davalı ... Hesabı tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada, kaza tarihinin 21.04.2019 yani Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden SONRA ve ödemenin de 08.11.2019'da Anayasa Mahkemesi'nin 01.06.2015 yürürlük tarihi ''ZMMS Genel Şartlarını İPTAL kararından ÖNCE gerçekleştiği yani ödemenin yapıldığı tarihte 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartlarının ilgili maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından henüz iptal edilmemiş olduğu dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak %1,8 Teknik Faizli Aktüeryal Yönteme göre hesaplama yapıldığı, -Günümüz Rapor/Hesap tarihi itibariyle yapılan hesaplamada; Karayolları Trafik Kanunu'nun bazı Maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar”ın 14.02.2023'de Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167 K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncelyüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 'nin... E.,...K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, -Davalı ... Hesabı tarafından dosyaya sunulan evraktan 08.11.2019'de davacıya yapılan ödeme tutarının 14.867,00 TL olarak görünmekte olup, davalı ... Hesabı tarafından davacıya 08.11.2019 'de yapılan ödemenin hangi zarar kalemine (Geçici - Sürekli İş Göremezlik, Geçici Bakıcı Gideri) yapıldığına dair herhangi bir belge tespit edilemediğinden, ödemenin Geçici İş Göremezlik Dönemi içerisinde yapıldığı da göz önünde bulundurularak; ödemenin Sürekli İş Göremezlik Zararına istinaden yapıldığı varsayılarak, yapılan ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararı ile karşılaştırıldığı, -Dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, yukarıda bir örneği sunulan yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik Zararından bu açıdan bir tenzil yapılmadığı, -... Hesabının Ödeme Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada: Yapılan ödemenin yerindeliğinin takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 13.829,79 TL olduğu, davalı ... Hesabı tarafından yapılan 14.867,00 TL ödeme ile davacının toplam sürekli İş Göremezlik zararının %107,5 oranında aşarak karşılandığı, Geçici İş Göremezlik zararı yönünden yapılan ödeme olmadığı, ... Hesabı yönünden davacının hesaplanan karşılanmamış Geçici İş Göremezlik zararının 9.700,32 TL olduğu, -... Yönünden Günümüz Rapor/Hesap Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada: Davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 2.425,08 TL, Kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Kişi Başı Sağlık ve Tedavi Giderleri Teminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 48.729,64 TL olduğu, Kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Kişi Başı Sakatlık ve Ölüm Teminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava; trafik kazası nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 vd. maddeleri ile 97 maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminat talepli eda davasıdır. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; dava konusu kazada tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının yaralanması nedeniyle maddi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davalılarca yapılan ödemeler de göz önünde bulundurulduğunda bakiye maddi tazminat tutarının ne olduğu, bu zararın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davacının manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, manevi tazminatın koşullarının olup oluşmadığı noktalarında toplandığının tespit edilmiştir. 6098 Sayılı Kanun'un 49.maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkalarına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluğun hukuki niteliği kusur sorumluluğu olup haksız fiil failinin sorumluluğu bu madde kapsamında değerlendirilir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 maddesinde düzenlenen motorlu araç işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun hukuki niteliği ise kural olarak tehlike sorumluluğudur. Mezkur Kanunun 85/1 maddesi uyarınca "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Yine aynı kanunun 58/son maddesi uyarınca "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Bu düzenlemeler kapsamında motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan sorumluluğu kusur(haksız fiil) sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu niteliğinde de değildir. Tehlike sorumluluğu niteliğindeki bu sorumluluğun doğması için, motorlu aracın işletilmesine özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi yeterli olup motorlu araç işletenin veya teşebbüs sahibinin kusuru yahut objektif özen yükümlüğünü ihlali aranmaz. Motorlu taşıt işletenin olağan sebep sorumluluğu istisna olup 2918 Sayılı Kanun'un 85/3 fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre işletme haline olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. Somut olayda meydana gelen trafik kazası aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğinden, işletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunda şüphe yoktur. Bu sebeple işleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi ile motorlu araç işleten veya teşebbüs sahibine zorunlu mali sorumluluk sigortası yapma mecburiyeti getirilmiştir. Bu düzenleme ile sigortacının, motorlu taşıt işletenin veya teşebbüs sahibinin motorlu taşıtın işletilmesinden doğan sorumluluğunu teminat ile sınırlı olmak üzere karşılaması amaçlanmıştır. Aynı kanunun 92 maddesinde ise zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı tahdidi biçimde sayılmıştır. Maddeye göre; aşağıdaki hususlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu dışındadır: "a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." Davadan feragat HMK'nın 307.maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK'nın 309.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu da tespit olunmuştur.Bu yasal nedenlerle Mahkememizce davanın feragat sebebiyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili 17/10/2025 tarihli dilekçesi ile; sadece maddi tazminat yönünden feragatleri doğrultusunda gereğinin yapılmasını, manevi tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Anılan düzenlemeler, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın %80 (yüzde seksen) oranında asli derecede kusurlu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın %20 (yüzde yirmi) oranında tali derecede kusurlu olduğu, davaya konu kaza nedeniyle davacının tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacının maddi tazminat talebi yönünden Mahkememizin 16/09/2021 tarihli duruşmanın (10) numaralı ara kararı ile davacı vekilinin 17/10/2025 tarihli dilekçesi nazara alınarak davalılar ... Hesabı ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının 17/12/2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına, davalılar ... A.Ş. Ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların kazadaki kusur durumları, davacının kaza nedeniyle uğradığı maluliyet, davacının manevi tazminat olarak talep ettiği miktar, davanın geçirmiş olduğu safahat, paranın alım gücündeki azalma ve enflasyonist ortam ile manevi tazminatın bir ceza ve zenginleşme aracı olamayacağı ilkeleri de göz önünde bulundurularak TBK'nun 49 maddesi kapsamında, Mahkememizce; davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulüne, 10.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜNE, 10.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davalılar ... Hesabı ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının 17/12/2021 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davalılar ... A.Ş. Ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 3-Davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜNE, 10.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜNE, 10.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.366,20-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 71,73-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.294,47-TL'nin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile hazine irad kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hesabına verilmesine, 9-Davalılar ... ve ... kendilerini yargılamada bir vekil ile temsil ettirmediklerinden, davalı ... A.Ş.'nin ise 16/10/2025 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti talebinde bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 10-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı 71,73-TL peşin harç, 11.500,00-TL bilirkişi ücreti, 4.438,00-TL adli tıp faturası ve 3.013,50-TL posta masrafları olmak üzere toplam 19.077,63-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre (%95) 18.123,74-TL'nin davalılar ... ve ... alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı ... tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre (%5) 2,50-TL'sinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 12-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan delil avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2025
Katip ¸
Hakim ¸