İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/200 E. 2021/241 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/200
Karar No
2021/241
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/200 Esas KARAR NO : 2021/241

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/06/2020 KARAR TARİHİ : 13/04/2021

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkilim, fatura alacağının tahsili amacıyla, davalı şirket aleyhine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas numaralı dosyasında icra takibi başlattığını, itirazı üzerine Antalya Arabuluculuk Bürosu'na başvuru müracaat edildiğini, yapılan müzakereler sonucunda davalı şirket ile anlaşmaya varılamadığını, Müvekkilinin çamaşır yıkama hizmeti veren, ... isimli işletmesi bulunduğunu, Taraflar, davalı şirkete ait oteldeki çamaşırların temizlenmesi ve bedelinin ödenmesi hususlarında tam bir anlaşmaya vardıklarını, müvekkilim vermiş olduğu hizmetler karşılığında,- ... tarih, ... ..., ... sıra numaralı ... TL (...) bedelli; -... tarih, ..., ... sıra numaralı ... TL(...) bedelli,- ... tarih, ..., ... sıra numaralı ... TL ( ... ) bedelli, ... tarih, ..., ... sıra numaralı ... TL (...) bedelli, -... tarih, ...,... sıra numaralı, ... TL (...) bedelli olmak üzere toplam 5 adet fatura tanzim ettiğini, Faturada , temizlenen çamaşırların miktarları, birim fiyatları ve tutarları açıkça düzenlendiğini, Müvekkilim tarafından edim ifa edilmiş olmasına rağmen davalı şirket, fatura tarihinde ödemeyi yapmadığını müvekkilimiz tarafından davalı taraf aleyhine, ... tarihinde, Antalya Genel İcra Müdürlüğü 'nün .../... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı taraf, açılmış olan takibe, borca, ödeme emrine, borcun nedenine, borcun miktarına, faiz oranına, işlemiş faize ve fer'ilerine itiraz ettiğini, davalı şirket aleyhine açılmış olan icra takibi durdurulduğunu; davalı taraf, icra takibine itiraz ederken, müvekkilime hiç borcu olmadığı, aralarında hiç bir hukuki ilişki olmadığını gerekçe gösterdiğini, itiraz edilen icra takibi, borçluya kesilen faturalara dayanmakta olup ,ödenmeyen faturalar, müvekkil şirketin ticari defter kayıtlarında sabittir.Alacağın varlığı ve ulaştığı meblağ ticari defter ve kayıtlarımız üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit olacağını, , borçlunun, dava değerinin yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve ayrıca kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini davalı şirketin açılmış olan takibe haksız olarak itiraz etmesi, müvekkilimin alacağının varlığını, takibe konulan faturalar, irsaliyeler, teslim tutanakları ve ticari defterler vasıtasıyla ispat etmesi, borçlunun piyasada çok fazla borcunun olması gibi durumlar da gözetildiğinde, ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olması ihtimali de göz önüne alınarak davalı şirketin adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etiklerini, takibe konu olan fatura, ticari ilişki çerçevesinde verilen hizmete ilişkin olduğunu, bu nedenle, takibe konu ticari faturalara ticari faiz oranının uygulanmasını talep ettiklerini, borçlu şirketin ,Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasındaki takibe haksız olarak itiraz ettiğini, borçlu şirketin malvarlığı hakkındaki ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile; haksız itirazın kaldırılması; takibin devamına karar verilmesi, borçlunun dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi; borçlu şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi; borçlu şirketin malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması ve borç miktarına ticari faizin işletilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı tarafa Tebligat Kanunu 35. Maddesi uyarınca dava dilekçesi, ekleri ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafın davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatmış olduğu ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları dosya arasına alınmış, tarafların ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam ... asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... TL bedelli ... sıra nolu fatura, ... TL bedelli ... sıra nolu fatura, ... TL bedelli ... sıra nolu fatura, ... TL bedelli ... sıra nolu fatura, ... TL bedelli ... sıra nolu fatura olduğu, ödeme emrine davalı borçlu tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiasının, davacı tarafın çamaşır yıkama hizmeti veren işletmesinde davalı şirkete ait oteldeki çamaşırların temizlenmesi ve bedelinin ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıkları, davalı şirkete anlaşma doğrultusunda hizmet verildikten sonra takibe konu faturaların düzenlendiği, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediği hususlarına dayandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikli olarak davacı tarafın yerine getirdiği işlerin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret, bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır. Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin istemi üzerine kural olarak bir şey meydana getirmeyi ve bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Sözleşmede beceriye dayalı sonuç unsuru yerine emek verilmesi üstün ise eser sözleşmesi değil, hizmet alımına dair sözleşme söz konusu olacaktır. Buna göre davalıya ait işletmedeki oteldeki çamaşırların temizlenmesi ile davacı tarafın edindiği edimlerin eser sözleşmesinin konusu olduğu kuşkusuzdur. Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası taraf defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli kök raporda özetle; davacı tarafından fatura alacaklarına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının itiraz edilen 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğini, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre davacının ... takip tarihi itibari ile davalıdan ...-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu, davacının ödemeleri düşmeden ...-TL toplam fatura tutarları üzerinden takip başlattığını, Gelir İdaresi başkanlığından gelen müzekkere cevaplarına göre davacının düzenlediği Ekim 2019 faturası hariç diğer faturaların davacı tarafından BS formunda davalı tarafından da BA formunda vergi dairesinine bildiriminin yapıldığını, ekim 2019 tarihli faturanın ise BA-BS bildirim sınırı olan ...-TL altında kalmasından ötürü bildirilmediği, davacı yanın 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi isteyebileceği maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi isteyebileceği kanaat ve sonucuna varıldığını bildirdiği görülmüştür. Davalının defterlerinin incelenmesi için davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı davetiye çıkartılmış, davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği ... tarihli kök rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından rapora itiraz edilmediği görülmüş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, takibe konu faturalardan kaynaklı olarak ... TL alacağının davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafın dava konusu faturadan kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları, Ba-Bs formları ile yapılan bildirimler, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması hususları nazara alınarak ... TL bedel yönünden ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafından takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da, davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takipteki faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiz üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20' si oranında ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücret, ... TL posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranı ( %63,92 ) 'na göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kabul edilen miktar yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 7-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davanın kabul red oranına göre ( %63,92 ) ... TL'sinin davalı taraftan, ... TL'sinin davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2021

Katip ... E imzalı

Hakim ... E imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/200, K. 2021/241, T. 13.04.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-200-e-2021-241-k-27f79d0be671