İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/270 E. 2021/263 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/270
- Karar No
- 2021/263
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/270 Esas KARAR NO : 2021/263
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2020 KARAR TARİHİ : 15/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ...'den atıksu hizmeti alan davalı - borçlu otel işletmesinin ... TL borcu bulunduğunu, atıksu hizmet bedelini ödememekte ısrar eden davalı hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... (Genel İcra Müdürlüğünün .../...) esas sayılı dosyası ile faturalara dayalı olarak ilamsız takip başlattıklarını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, itirazının iptali ile takibin devamını, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, Yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin adresinin ... olduğunu, icra takibi ve dava konusu edilen faturaların müvekkili şirket tarafından açılan Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile Muarazanın Giderilmesi dava konusu olduğunu, muarazalı dönemde ... - ... tarihleri arasında davacı firma tarafından düzenlenip gönderilmiş eski faturalar olduğunu, davacının icra takibinde ve bu davada sadece atık su bedeli talep ettiğini, ancak dava konusu edilen alacak dayanağı, faturalar sadece atıksu bedelini içeren faturalar olmadığını, faturalarda su bedeli, devir faizi, dönem faizi gibi alacaklarda talep edilmekte olduğunu, davacıya iade edilen eski faturalara dayanarak icra takibi yapılması vergi- muhasebe usul ve esaslarına yasaya aykırı olduğunu, icra takibinde gecikme zammı ve faiz talep edilmesi de hakkaniyete, usul ve yasa aykırı olduğunu, o dönemdeki muarazayı bizzat kendisi yarattığını, müvekkilinin takibe itiraz etmekte tamamen haklı olduğunu, Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında "davacı ...'nin vergi numarası da belirtilmek suretiyle ... Şubesine vadeli hesap açılmasına, davalı şirketler ... Ve ... tarafından tahakkuk etmiş ve edecek faturalar arasından aynı döneme ait faturalar mukayese edilerek yüksek olan fatura bedeli esas alınmak suretiyle belirlenecek fatura bedellerinin mahkememizce tayin edilen tevdi mahalline yatırılmasına, suyun kesilmesinin durdurulmasına" dair tedbir kararı verildiğini, yüksek tutarlı faturalar üzerinden her ay tevdi mahalline ödemelerin düzenli yapıldığını, .../... E nolu muarazanın giderilmesi davasının karara çıktığını, "...... tarihli faturanın sayaç okuma tarihinden sonra tahakkuk ettirilen su ve atıksu bedellerinin tahsil ve talep yetkisinin ... de olduğunun tespiti ile, bu tarihten sonra davalılar tarafından davacı şirkete gönderilen mükerrer faturalar nedeni ile, ortaya çıkan belirsizlik ve muarazanın bu surette giderilemesine...... ... tarihinden itibaren davacı tarafından tevdi mahalli olarak tayin edilen ... ... Şubesinde açılan hesaba depo edilen fatura bedellerinin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde ...'a ödenmesine, .... " şeklinde karar verildiğini, ayrıca talebimiz üzerine, ... tarihli ara karar ile, sayın mahkeme tarafından "davacı şirketin dava konusu ve devam eden aylar için düzenlenecek su faturaları nedeniyle tedbiren icra takibine konu edilmemesine" de karar verildiğini, muarazanın giderilmesi dosyasında karar tarihi ... kesinleşe tarihi ise ... tarihi olduğunu, davacı ... Tarafından icra takibi ise ... tarihinde yani tedbir kararına aykırı olarak icra takibi açıldığını, alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, bu nedenlerle davacının inkar tazminatının reddini, usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığından yetki ve esas açısından reddini, haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığından %20'den aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... (Genel İcra Müdürlüğünün .../...) esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda, 1-Davacının ticari defterlerinin açılış/kapanış tasdiklerinin/beratlarının süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, 6100 sayılı HMK 222/2. maddesine göre 2015, 2016 ve 2019 yılı defter kayıtlarının davacı lehlerine davlarda delil vasfı taşıdığı, 2-Davalının ticari defterlerinin açılış/kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, 6100 sayılı HMK 222/2. maddesine göre 2015 yılı defter kayıtlarının davalı lehlerine davlarda delil vasfı taşıyabileceği ancak; (davalının envanter defterinin tasdik bilgilerini sunmadığından kontrolü yapılamadığı) 3-Davacının takibe konu ettiği muaraza dönemindeki fatura içeriklerinde su ve atık su bedellerini su ve atık su kalemleri şeklinde ayrı ayrı davalıdan talep ettiği, atık su bedelleri toplamının takipte kesinleşen ... TL asıl alacak ile aynı olduğu, ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle ... TL alacak kayıtlı yer aldığı, 3-Davalının ticari defter kayıtlarına göre davacı faturalarını kayıt etmediği, bağlı vergi dairesine beyan etmediği tespit edildiği ve icra takibine konu borç yönünden ödeme de yapılmadığı/ kayıt yer almadığı, 4-Davacınn talep ettiği atık su bedeli icra takip alacağı ... TL'ye hak kazanması halinde muarazanın giderilmesi davasının kesinleştiği ... tarihinden itibaren avans faizi üzerinden temerrüt talep edebileceğini bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava atıksu bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, ... - ... tarihleri arasında davacı tarafından düzenlenen atık su faturaları nedeniyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyanın tetkikinde; icra takibi ve dava konusu edilen faturaların davalı şirkett tarafından davacı şirket ve ...'a karşı açılan Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile muarazanın giderilmesi davasının konusu olduğu, Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında "davacı ...'nin vergi numarası da belirtilmek suretiyle ... Şubesine vadeli hesap açılmasına, davalı şirketler ... Ve ... tarafından tahakkuk etmiş ve edecek faturalar arasından aynı döneme ait faturalar mukayese edilerek yüksek olan fatura bedeli esas alınmak suretiyle belirlenecek fatura bedellerinin mahkememizce tayin edilen tevdi mahalline yatırılmasına, suyun kesilmesinin durdurulmasına" dair tedbir kararı verildiği, yüksek tutarlı faturalar üzerinden dosyamız davalısı tarafından her ay tevdi mahalline ödemelerin düzenli yapıldığı, muarazanın giderilmesi davasının karara çıktığı ve "... ... tarihli faturanın sayaç okuma tarihinden sonra tahakkuk ettirilen su ve atıksu bedellerinin tahsil ve talep yetkisinin ...de olduğunun tespiti ile, bu tarihten sonra davalılar tarafından davacı şirkete gönderilen mükerrer faturalar nedeni ile, ortaya çıkan belirsizlik ve muarazanın bu surette giderilemesine...... ... tarihinden itibaren davacı tarafından tevdi mahalli olarak tayin edilen ... Şubesinde açılan hesaba depo edilen fatura bedellerinin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde ...'a ödenmesine, .... " şeklinde karar verildiği ve bu kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlığın kesinleşen Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyası ile birlikte sağlıklı bir biçimde değerlendirilebilmesi için kesinleşme kavramına değinilmesi gereklidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/4-1446 E. 2021/65 K. Sayılı ilamında kesinleşme kavramı şu şekilde açıklanmıştır: " Bir nihai kararın şekli anlamda kesinliği ile, o karara karşı artık olağan kanun yollarına (temyiz, karar düzeltme) başvurulamayacağı anlaşılır. Şekli anlamda kesin hükmün amacı, bir davanın sona ermesine hizmet etmektir. Bir nihai karar şekli anlamda kesinleşince, tarafların o davada takip ettikleri amaç gerçekleşmiş olur. Fakat bu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın değil, ancak görülmekte olan davanın sona ermesi demektir. Bundan sonra da aynı taraflar arasında aynı uyuşmazlığın yeni bir dava konusu yapılmaması için, başka bir müesseseye yani maddi anlamda kesin hüküm müessesesine ihtiyaç vardır (Kuru B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.V, 6.b İstanbul 2001, s.4981). Bir mahkeme kararına karşı başvurulabilecek kanun yolunun hiç olmaması veya mevcut olan kanun yollarının tüketilmesi ya da süresinde kanun yollarına başvurulmaması hâllerinde şekli anlamda kesinlik gerçekleşir. İstisnai olarak olağanüstü kanun yoluna başvurarak ya da eski hâle getirme mümkün ise bu suretle şekli anlamda kesin hükmü sona erdirmek mümkündür. Gerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK) gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) şekli anlamda kesinliğin tanımı yapılmamış ise de, çeşitli maddelerde geçen "kesin", "kesinleşme", "kesinleşmiş" sözleriyle şekli anlamda kesin hükmün kastedildiğini söylemek mümkündür. Maddi anlamda kesin hüküm HUMK'da tanımlanmamış olmakla birlikte Kanun'un 237. maddesinde; “Kaziyei muhkeme, ancak mevzuunu teşkil eden husus hakkında muteberdir. Kaziyei muhkeme mevcuttur denilebilmek için iki tarafın ve müddeabihin ve istinat olunan sebebin müttehit olması lazımdır.” şeklinde maddi anlamda kesin hükmün şartlarına yer verilmiştir. HMK’nın 303/1. maddesinde de maddi anlamda kesin hükmün şartları; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükümden yola çıkıldığında denebilir ki, kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı kişiler olması, ikinci koşulu müddeabihin aynılığı, üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır. Kesin hükmün ikinci koşulu olan müddeabihin aynılığı, dava konusu yapılmış olan hakların aynı olmasıdır. Önceki dava ile yeni davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hâkimin, eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Eski ve yeni davanın konusu olan maddi şeyler fiziksel bakımdan aynı olsa bile bu şeyler üzerinde talep olunan haklar farklı ise müddeabihlerin aynı olduğundan bahsedilemez. Kesin hükmün üçüncü koşulu dava sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebi, hukuki sebepten farklı olarak, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Öyle ise her iki davanın da dayandığı maddi vakıalar (olaylar) aynı ise diğer iki koşulun da bulunması hâlinde kesin hükmün varlığından söz edilebilir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.2019 tarihli ve 2017/7 E., 2019/2 K. sayılı kararında da değinilmiştir." Tüm bu tespitler ve açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde,; mahkememizin iş bu dosyası ile kesinleşen Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dosyasının taraflarının dava konusunun ve maddi vakaların aynı olduğu görülmekle Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dosyasının hüküm fıkrasında ... tarihli faturanın sayaç okuma tarihinden sonra tahakkuk ettirilen su ve atıksu bedellerinin tahsil ve talep yetkisinin ...de olduğunun tespitine hükmedilmiş olup davamıza konu edilen faturalara ilişkin atık su bedellerinden dolayı ...'ın değil ...'ın alacaklı olduğuna ve muaarazalı döneme ilişkin dosyamız davalısının depo ettiği fatura bedellerinin ...'a ödenmesine karar verilmiş olması karşısında maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bu karar nedeniyle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dosyasının kesinleşmesinden sonra ihbar olunan ... ile davacı ... arasında muarazalı döneme ilişkin atık su bedellerinin ...'a ait olduğuna ilişkin ilişkin anlaşma sağlansa da bu anlaşmanın sadece bu iki şirketi bağlayacağı, mahkeme kararıyla hareket ederek muarazalı döneme ilişkin fatura bedellerini depo eden davalıyı bağlamayacağından davacının bu duruma ilişkin iddialarına ve ihbar olunan ...'ın bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle haksız görülen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile fazladan alınan ... TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır