İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/347 E. 2021/363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/347
- Karar No
- 2021/363
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/347 Esas KARAR NO : 2021/363
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2020 KARAR TARİHİ : 21/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin inşaat malzemeleri satışı yaptığını, müvekkilinin davalı şirkete ekli fatura içeriğindeki ürünlerin satışını yaptığını ve ürünleri teslim ettiğini, ancak davalı şirketin ödeme yapmadığın, borçlu şirketin müvekkiline bu satış dolayısıyla ... TL borçlandığını, ve borcunu ödemediğini, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin söz konusu takibe ... tarihinde haksız olarak itiraz ettiği ve takibin durduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının en az %40 oranında icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafa ...TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler karşılığında da davalı tarafın davacı taraftan alacaklı olarak göründüğünü, müvekkili şirketin ve davacı tarafın kayıt ve defterlerinde de görüleceği üzere müvekkili şirketin borçlu olmasının bir kenara davacı şirketten alacaklı olduğunu, buna rağmen davacı tarafın cari ilişki içerisindeki bir faturadan kaynaklı olarak alacak iddia edildiğini ve kötü niyetli olarak icra takibine girişildiğini, müvekkili şirketin davacı firmadan almış olduğu mallar için 9 adet faturayı kabul ettiğini, (faturaların toplam bedelinin ...-TL) olduğunu, ancak bu 9 faturayı karşılar nitelikte 6 adet çek ile de ödeme yapıldığını, çeklerin toplam bedelinin ...TL olduğunu, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebine mahkum edilmesi gerektiğini beyan etmekle davanın reddini, davacının %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, arabuluculuk, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasına alım satım sözleşmesine dayalı ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, dava ve icra takibine dayanak teşkil eden fatura bedellerinin davalı tarafından ödenip ödenmediği, takip tarihi itibari ile alacak ve borç miktarı hususlarından ibarettir. Dosya içerisine; Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasının uyap sureti celp edilmiş, ilgili vergi dairesi müdürlüklerin tarafların .../... formları celp edilmiş, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri inceletilerek mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmış, davacının mahkemece belirlenen inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini sunmadığına dair tutanağın tutulduğu anlaşılmıştır. Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından, borçlu ... Aleyhinde,... tarihli ... seri nolu ... TL bedelli faturaya istinaden, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ....-TL toplam alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mali müşavir ...'ın ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava dosyası ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davacının davalı şirkete hazır beton satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişkiye istinaden davalı şirketin davacı tarafa bir borcunun olmadığının kayıtlı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalının davacı tarafa borçlu olmamasının nedeninin davacı tarafından davalı şirket adına kesilen ve dava konusu edilmeyen ... tarihli ... sıra nolu ... TL tutarındaki fatura davalı tarafından kaul edilmeyip karşılığında davalı şirket tarafından davacı adına iade faturası kesilmesinden kaynaklandığı, davacı tarafından sunulan sevk irsaliyelerinin dava dışı ... tarafından davacı ... adına düzenlenmiş sevk irsaliyeleri olduğu, bu sevk irsaliyeleri muhteviyatında toplam ... m3 hazır beton teslim edildiğinin belirtildiği, bu durumda da sevk irsaliyelerinin kabul edilmesi halinde sevk irsaliyelerinde belirtilen hazır beton miktarından daha az miktarda davacı tarafından fatura edildiği, davacı tarafından davalı şirket adına kesilen ve davalı tarafından iade edilen ... tarihli ... sıra nolu ....-TL tutarındaki fatura muhteviyatındaki malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabul edilmesi durumunda, davalı şirketin bakiye ...-...=....-TL tutarında davacı tarafa boru olduğunu kabul edileceği , bu durumda da davacının dava konusu ettiği ... tarihli ... sıra nolu ... TL bedelli faturaya istinaden ... TL tutarında davalı taraftan alacak talep etmesinin yerinde olacağı kanaat ve sonucuna varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, ... tarihli ... seri nolu ...TL bedelli faturaya istinaden, ...TL asıl alacak, ...TL işlemiş faiz, ....-TL toplam alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının cevap dilekçesinde müvekkili şirketin borçlu olmasının bir kenara davacı şirketten alacaklı olduğunu, buna rağmen davacı tarafın cari ilişki içerisindeki bir faturadan kaynaklı olarak alacak iddia edildiğini ve kötü niyetli olarak icra takibine girişildiğini beyan ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davacının davalı şirkete hazır beton satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişkiye istinaden davalı şirketin davacı tarafa bir borcunun olmadığının kayıtlı olduğu, davacının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222/3. Maddesi uyarınca davalının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davacı karşısında lehine delil teşkil edeceği, davacının alacağını ispat etmemesine rağmen davalının borcu olmadığını ispat ettiğinden davanın reddine, davacının kötü niyetle takibe girişildiği hususu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, Davalı vekilinin Şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ...-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harçtan mahsubu ile bakiye ...- TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/04/2021
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır