İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/174 E. 2021/396 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/174
- Karar No
- 2021/396
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/174 KARAR NO : 2021/396
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2020 KARAR TARİHİ : 16/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; Davalının, çeşitli tarihlerde müvekkilden mal almış aldığını, borcu için ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL bedelli ve ... tanzim ve ... vade tarihli ...TL bedelli senet tanzim edildiğini, senedi ödemediğini, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu; senetteki imzaya ve senedin varlığına itiraz etmediğini, borcun tamamına ve ferilerine itiraz etmesinin mesnetsiz olduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını, itirazının ... TL yönünden iptali ile birlikte %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini dava etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. Her ne kadar icra dosyasında davalının vekil aracılığı ile takibe itiraz ettiği görülmekte ise de davada mahkememizce tebligat davalı asile yapılmıştır. Çünkü, vekilin umumî vekâletname ile yetkilendirilmiş olması, müvekkilin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve zorunluluğunu ona yüklemez. Örneğin, hakkında icra takibi yapılan borçlu, vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş olsa dahi, alacaklının açtığı “itirazın iptali davası” bakımından, borçlunun takibe itiraz aşamasında tayin ettiği vekilin, bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması sırasında belirli olmadığından, dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmış olmaz. Bu itibarla bir davada vekilin temsil yetkisinin olup olmadığı mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır (Yargıtay 15. HD., 02.11.2004 T., 2004/2041-5550 sayılı kararı; Yargıtay 9. HD., 18.09.2013 T., 2011/25392 E., 2013/23002 K.; Yargıtay 22. HD, 23.06.2020 T, 2017/29927 E., 2020/7453 K.; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. HD., 2019/794 E., 2019/888 K; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 29/12/2017 T, 2017/1262 E., 2017/1552 K.) C.CEVAP: 4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 7.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır. Takip dosyasının incelenmesinde özetle; Davacı vekilinin ... İcra Müdürlüğünün ... tarihli ilamsız takipte ödeme emrine istinaden takip başlattığı, davalı vekilinin yetkiye itirazı ile Antalya icra dairesine gönderildiği, Antalya ... İcra Dairesi'nin .../... sayılı icra takip dosyasında; ... tarihinde ilamsız takiplerde ödeme emri örnek no:7 ile ... ve ... vadeli ...'er TL'lik senet asıl alacağına, toplam ... TL asıl alacağa % faiz icra harç ve giderleri vb. İle öncelikle ferilerinden düşümü ile davalı aleyhine takip başlattığı, davalı vekilinin ... tarihinde; müvekkilinin alacaklı şirkete takip dayanağında belirtilen iki tane senet'ten dolayı da borcu bulunmadığını, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, İcra dairesince İİK'nın 66. Maddesi uyarınca ... tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 8.Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 9.Davacının ticari defterlerine bakıldığında bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında .../... ilişkisine dayalı ‘Zirai Ürün Malzemeleri' alındığı/satıldığı, davacının ticari defterlerinin tasdiklerini süresinde yapıldığı, TTK 64/3. Maddesine göre ve HMK. 222/2. maddesine göre 2014-15 yılı ticari defterlerinin lehine delil vasfı taşıdığı, davalının ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, 2014-15 yıllarında bilanço usulüne göre defter tuttuğu, davacının ticari defter kayıtlarında icra takibine konu 2 adet senedin kayıtlı olarak yer almadığı, 2015 yılı kapanış itibariyle davalıdan ... TL bakiye alacağının bulunduğu, icra takibinin ise 2 adet senede istinaden ... TL olduğu belirtilmiştir. 10. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 11.Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için yazılan talimat gereği davalıya tebligat çıkarılmış ancak ticari defterler davalı tarafça sunulmamıştır. 12.HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir. 13.Davalı ticari defterlerini sunmadığı için davacının ticari defterleri kendi lehine delil olma vasfına sahiptir. Davacının ticari defter kayıtlarına göre, 2015 yılı kapanış itibariyle davalıdan ... TL bakiye alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu da raporda belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda kıymetli evrakların davacı defterlerinde olmadığı belirtilmiş ise de, Yargıtay 19. HD'nin 2016/17145 E, 2018/1865 K sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; taraflar tacir dahi olsa kambiyo senetlerinin deftere kayıt zorunluluğu bulunmamaktadır. 14.Taraflar arasındaki ticari ilişki, bonoların da bu ticari ilişki çerçevesinde verildiğinin dava dilekçesinde beyan edilmesi, davalının defterlerini sunmaması, davacı defterlerinde ise davalının borçlu olduğunun görülmesi karşısında, davacının davasını ispatladığı kanaatiyle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. 15.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 16.İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 17.Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. 18.Yukarıdaki kanuni şartların dosyada mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır