İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/152 E. 2025/237 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/152
Karar No
2025/237
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/152 Esas KARAR NO : 2025/237

DAVA : Tazminat ve Alacak DAVA TARİHİ : 02/03/2020 KARAR TARİHİ : 16/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan davaların yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Asıl davada Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 16.5.2015 tarihinde bayilik sözleşmesi akdedildiğini ve 12.1.2016 tarihinde de ek şube açıldığını, sSözleşme hükümlerinin yerine getirilmesen rağmen ... 6.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ... kodlu bayi, ve ... kodlu bayi içinde ...6 noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ... tarihi itibariyle sona erdirileceği bildirilmek suretiyle, sözleşmenin 4.2 maddesine dayandırmak suretiyle fesih ettiğini, ... kodlu bayi için 5 yılın dolmasına 1 yıl kala, ... kodlu bayi şubesi içinde 5 yılın dolmasına 2 yıl kala sözleşmeleri fesih ettiğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre de fesih için haklı bir sebebin bulunması ve sözleşme ile taraflara tanınan bu hakkın da yasaya ve iyi niyet kullarına uygun bir şekilde kullanılması gerekmekte olduğunu, şirket ile akdedilen sözleşmenin esas süresi (2 yıl) dolduktan sonra, davalı şirketlerin sözleşmeye aynen devam etmesi ve başka bir şube açtırmaları müvekkilde tam bir güven yarattığını ve yatırımlarını 5 yıl sözleşmenin devam edeceğine olan inançla yaptığını, sözleşmenin emredici kuralları gereği hem de etik çalışmaya gözen gösterildiği için her türlü yatırımlarını işyeri kiralama, araç ve personel alımı şirketlerin onayı ile yapıldığını, yatırımların devam etmemesi yönünde herhangi bir bildirimde bulunmamakta olduğunu, bu durumda müvekkili nezdinde enaz 5 yıl sözleşmenin devam edeceği yönünde haklı bir güven oluşturduğunu, müvekkili davalı şirketler ile çalıştığı süre içerisinde başka bir firmanın işlerini yapmadığı için zaman içerisinde tüm belgi birikimini ve odaklanmasını davalı lehine kullandığını, davalı tarafça yapılan fesih bildirim süresi yapılan işin niteliği gereği de makul olmadığını, bu kadar kısa sürede işin tasfiye edilmesi mümkün olmadığını, fesihte TKK da verilen asgari süre dahil 3 ay olduğunu, buna rağmen bir ay önceden yazılı bildirimde bulunularak sözleşme hukuka aykırı fesih edildiğini, yoksun kalınan kar talebi : ... kodlu bayi çin 5 yılın dolmasına 1 yıl kala, ... kodlu bayi şubesi için de 5 yılın dolmasına 2 yıl kala sözleşmesinin fesih edilmesi nedeniyle, tazminata ilişkin taleplerinin kesin miktarının belirlenmesinde artırmak kaydıyla 2.500.00 Tl. ... kodlu bayi için, 2.500.00 Tl. ... kodlu bayi için yoksun kalınan kar tazminatına, başlanmış işlerin tamamlanmaması açısandan tazminat: fesih tarihi olan 10.1.2019 ve 16.5.2019 tarihinden 3 ay geriye dönük yapılan satışlardan prim kriterlerine uymadığı gerekçesi ile ödenmeyen primlerin hepsi (baz prim, operasyon destek primleri, personel destek primleri, kira yardımı primler vb.) başlamış işlerin tamamlanmaması sonucu oluşan zararlar olduğunu, sistemleri kapanmasa idi, prim hak ediş şartları oluşacağını, müvekkili bayiye ait Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos 2019 dönemlerine ait prim ödeme koşullarının oluşmadığı nedeni ile ödenmeyen prim tutarlarının tespit edilerek tahsini kadar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.00 Tl. denkletşirme tazminatı : davalılara kazandırdığı müşteri porftöyü sayesinde yapılacak yeni abonelik sözleşmeleri ve yenilenecek abonelikler dolayısıyla, sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret ve gelirlerden davalıların sözleşmeyi haksız feshi yüzünden mahrum kaldığını, bu özellik ve şartlar değerlendirildiğinde, hakkaniyet, TTK m. 122 uyarınca davalılarca denkleştirme tazminatı olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.00 Tl. Sözleşme ilişkisinin bitmesinden sonra kurulan işlemler için tazminat: müşterilerin ziyaretler sonrasında teklifleri karar vermeleri için belirli sürelerin geçmesi gayet doğal bir durum olduğunu, teklif verilen müşterilerin müvekkilin acentelik ilişkisinin bittiği zamandan sonra, davalı şirketlerin yeni atadığı bayi ile çalışıyor olması olağan olduğunu, bunlardan ötürü, bölgede(esenler) satış yapılan müşterilerin tespit edilerek hakkaniyetli bir oran belirlenip ilgili satışlara ait primlerin müvekkile ödenmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.00 Tl. teminat mektubunun hükümsüz olduğunun tespit suretiyle müvekkili iadesine karar verilmesini, taraflar arasındaki sözleşme gereği ...Bankası'nın 27.2.2015 tarihli ... sayılı 90.000.00 Tl bedelli teminat mektubu davalı şirkete verilmiş ve herhangi bir borcu olmamasına ve sözleşmenin davalı şirketçe feshedilmesine rağmen dava tarihine kadar teminat mektubu iade edilmediğini, cari hesap mutabakatı yapılmadığı gerekçesiyle ve hakkediş alacağın hem de teminat mektubu bünyesinde tutmakta olduğunu, herhangi bir mutabakat yapılması mümkün olmadığından teminat mektubunun iadesinin gerektiğini, hükümsüz olduğunun tespiti suretiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmayıp, hukuki yarar yokluğu nedeniyle usul yönünden davanın reddi kararı verilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirketler arasında imzalanan 16.05.2015 ve 12.01.2016 tarihli sözleşmeye ilişkin olarak mevzuat ve sözleşmeye uygun bir şekilde müvekkili tarafından davacıya sözleşme süresinin uzamayacağı bildirilmiş ve sözleşme ilgili maddelerdeki bildirim riayetine uygun bir şekilde sonlandırıldığını, taraflar arasındaki belirli süreli sözleşme hukuka uygun olarak sonlandırıldığından davacının herhangi bir talepte bulunması mümkün olmadığını, şube için yapılan fesih bildirimi geçerlidir.müvekkil şirketler ile davacı arasındaki sözleşme tekel hakkı veren bir sözleşme olmadığından denkleştirme tazminatına ilişkin hükümler uygulanamaz olduğunu, buna ilave olarak hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydı ile şube bakımından ilgili tazminata yönelik 1 yıllık zamanaşımı süresi de dolduğunu, bu nedenle taleplerin reddinin gerektiğini, davacı tarafın yoksun kalınan kar talebinde bulunduğunu, yoksun kalınan karın talep edilebilmesi için sözleşmenin haksız feshinin söz konusu olması gerekmekte olduğunu, sözleşme süresinin, bildirimlerine uygun olarak sona erdiğini, sözleşmede belirtilen sürelere uygun olarak sona eren sözleşmeye istinaden haksız ve hukuka aykırı olarak yoksun kalınan kar talebi kabul edilemez olduğunu, davacı tarafın şartları oluşmadığından TTK 121/4 maddesi uyarınca başlanmış işlerin tamamlanması açısından oluşan zararları tazmin etmesi mümkün olmadığını, ilgili hükmün uygulaması belirsiz süreli sözleşmelerde 3 aylık ihbar süresine uyulmadan ve haklı bir sebep olmadan yapılan fesihlerde söz konusu olup, dava konusu sözleşmeler 4.2. maddede belirtilen sürelere riayet edilerek olağan şekilde sonlandırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin ayrılmaz bir parçası niteliğindeki prim sistematiğinde yer alan koşulları gerçekleştirmiş olan işlemler haricinde davacı tarafça sözleşme ilişkisinin bitmesinden sonra ttk 113/3 maddesi çerçevesinde değerlendirilebilecek herhangi bir işlem bulunmamakta olup, aksi davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, teminat mektubu sözleşmenin 23.2. maddesi gereği karşılıklı hesap mutabakatının yapılması veya müvekkillerin davacıdan herhangi bir alacağının kalmaması halinde iade edileceğini, davacı ile sözleşmeye uygun olarak hesap mutabakatı yapılmadığından mektubun hükümsüz olduğunun tespiti ile iadesine ilişkin talebin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 18. ATM'nin davasında davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı ... A.Ş. ve dava dışı ... A.Ş ile ... A.Ş arasında 16.05.2015 tarihinde bayilik sözleşmesi akdedildiğini ve aynı bayilik sözleşmesi hükümleri geçerli olmak üzere 12.01.2016 tarihinde ek şube açıldığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini basiretli bir tacir olarak gereği gibi yerine getirmesine rağmen, davalı şirketler tarafından taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğini, müvekkili şirketin davalı şirket adına hizmet verdiğini, bu hizmetin karşılığı olarak hakediş bedelleri her ay davalı şirkete fatura edilip davalı şirketten tahsil etmekte iken davalı şirketin fesih bildiriminden önce çalışılan döneme ait faturaları ödemediğini, bu nedenle davalı şirket hakkında ... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin bu nedenle durdurulduğunu, bu sebeple icra dosyasına yapılan itirazın iptal edilerek, davalının % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının ... 8.İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 18. ATM'nin davasında davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile; davacı ile akdedilen bayilik sözleşmesi yapıldığını, 12.01.2016 tarihinde ise bu bayiliğe bağlı şubenin faaliyete geçtiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin ... 6. Noterliği' nin ... tarih ve ... yevmiye numarasında kayıtlı bulunan ihtarname ve yine ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numarasında kayıtlı bulunan ihtarnamesi ile merkez bayiliğe ilişkin sözleşmenin feshedildiğini ve bayilik ilişkisinin sonlandırıldığını, davacı şirketin ise bayilik sözleşmesi taraflarından ...A.Ş. Adına düzenlediği, 09.04.2019, 14.06.2019 ve 10.10.2019 tarihli faturalar ile alacak iddiasında bulunduğunu, ancak davacı taraf ile akdedilen bayilik sözleşmesinin diğer tarafları da gözetildiğinde, ...A.Ş. 'den herhangi bir alacağı bulunmadığını, bu nedenle de işbu davaya konu ettiği taleplerinin haksız olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından müvekkili şirkete karşı yine aynı fatura alacağı için açılan ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir. Birleşen 19. ATM'nin davasında davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında dava dışı ... A.Ş. İle ... A.Ş. Arasında 16/05/2015 tarihinde bayilik sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme hükümleri geçerli olmak üzere 12/01/2016 tarihinde ek şube açıldığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak ... 6. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ... kodlu bayi için taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, ... kodlu bayi içinse ... 6. Noterliğinin... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmenin 12/05/2019 tarihi itibariyle sona ereceğinin bildirilerek taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin davalı şirket adına hizmet verdiğini, bu hizmetin karşılığı olarak hakediş bedelleri her ay davalı şirkete fatura edildiğini, müvekkili şirketin her ay hakediş bedeli olarak kesmiş olduğu faturayı davalı şirketten tahsil etmekte iken davalı şirketin fesih bildiriminden önce haketmiş olduğu ve çalışılan döneme ait faturaları ödememiş ve aleyhine başlattıkları ... 8. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyaya itiraz ettiklerini beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 19. ATM'nin davasında davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile; davacı tarafından Bayilik Sözleşmesi taraflarından ... A.Ş. Adına düzenlediği 14/06/2019 ve 10/10/2019 tarihli faturalara konu toplam 14.551,43 TL tutarındaki bedele ilişkin olarak başlatılan icra takibinde asıl alacaklı tarafın sözleşme uyarınca müvekkili olması gerektiğini, davacının işbu davaya konu ettiği taleplerinin haksız olduğunu, birleştirme talepleri olduğunu, ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında tarafların aynı ve dava konusunun aynı sözleşmeye dayandığını beyanla öncelikle davaların birleştirilmesini, aksi halde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere Müvekkili şirket lehine kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki asıl dava bayilik sözleşmesinin haksız feshine dayanan maddi tazminat ve alacak, birleşen davalar ise itirazın iptali davalarıdır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/06/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre; tanık beyanlarına göre taraflar arasındaki ilişkinin yazılı sözleşme aksine beş yıl olarak kararlaştırıldığının kabulü halinde feshin haksız olduğunu, haksız fesih sebebiyle davacının kar mahrumiyetinin davacı tarafından sunulan defter kayıtlarından tespit edilemediğini, fesih öncesi davacının başladığı işlemlerden fesih sonrası tamamlanan işlemler sebebiyle alacağının belirlenmesi bakımından, bu yönde işlemlere dair bilgi ve belgenin davacı kayıtlarından tespit edilemediğini, davacının denkleştirme tazminatı talebi bakımından ilişkinin tekel hakkı tanıyan bir ilişki olması gerektiğini, taraflar arasında tekel hakkının yokluğuna ilişkin sözleşme bulunmasına rağmen 4 yıllık süre içerisinde fiilen tekel hakkı tanındığı belirlenirse, davacının 13.859,22 TL olmak üzere denkleştirme tazminatı talebinin değerlendirmesinin Mahkemeye ait olması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği... Bankası ının 27.2.2015 tarihli ... sayılı 90.000.00 Tl bedelli teminat mektubunun taraflar arasındaki, cari hesap mutabakatından sonra, takas mahsup sistemi sonucu, borç bakiye durumu, var ise alacak yine bakiye durumu dikkate alınarak, ilave veya tenzili olarak iadesi gerekmekte olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; gerek yeni şube açılmasına izin verilmesi, gerek tanık beyanlarına göre taraflar arasındaki ilişkinin yazılı sözleşme aksine beş yıl olarak kararlaştırıldığının kabulü halinde feshin haksız olduğunu, haksız fesih sebebiyle davacının kar mahrumiyetinin davacı tarafından sunulan defter kayıtlarından tespit edilemediğini, fesih öncesi davacının başladığı işlemlerden fesih sonrası tamamlanan işlemler sebebiyle alacağının belirlenmesi bakımından, bu yönde işlemlere dair bilgi ve belgenin davacı kayıtlarından tespit edilemediğini, davacının denkleştirme tazminatı talebi bakımından taraflar arasında acentelik sözleşmesine benzer ancak bazı konularda farklı unsurlar içeren bayilik sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkinin tekel hakkı tanıyan bir ilişki olması gerektiğini, taraflar arasında tekel hakkının yokluğuna ilişkin sözleşme bulunmasına rağmen 4 yıllık süre içerisinde fiilen tekel hakkı tanındığı belirlenirse, davacının, TTK.M. 122/5 Çerçevesinde davacı şirkete kendi bölgesinde tekel hakkı tanımadığından, denkleştirme tazminatı istenemeyeceği, bununla birlikte mahkemece davacının TTK 122 bağlamında denkleştirme tazminatı alabileceği benimsenirse davacının son beş yıldaki net hakkedişleri esas alınmak suretiyle azami 501.759.32 Tl. denkleştirme tazminatı isteyebileceğini, söz konusu mahkemece sektörün durumuna göre %50 indirim yapılabileceğini, bu durumda talep edilebilecek miktarın 250.879,66 TL olabileceği heyetlerince benimsenmiş olup, mahkemenin takdirinde olduğunu, talebin 1.000.00 TL olduğunu, sözleşmenin süreye ilişkin bulunmasına rağmen yeni şube açılması sebebiyle ve tanık anlatımlarına bağlı olarak sözleşmenin uzun süreceğine inancıyla hareket edildiğinin anlaşılması nedeniyle davacının kar mahrumiyeti talep edebileceğinin benimsenmesi durumunda davacının flash bellek olarak dosyaya sunulu ticari defter kayıtları ve duruşma salonunda incelenen Belgelerle birlikte değerlendirildiğin, mahrum kalınan sürede 137,693,54 Tl. Kar mahrumiyeti hesaplandığı, Talep 5.000.00 Tl. Taraflar arasındaki sözleşme gereğ... Bankasının ...tarihli ... sayılı 90.000.00 Tl bedelli teminat mektubunun taraflar arasındaki, cari hesap mutabakatından sonra, takas mahsup sistemi sonucu, borç bakiye durumu, var ise alacak yine bakiye durumu dikkate alınarak, ilave veya tenzili olarak iadesi gerekmekte olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; tarafların usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahipleri lehine delil kudretine haiz olduğunu, davacının, davalılarla ticari ilişkisinin devam ettiği dönemde ne faaliyet kârı ne de net kâr elde etmediğinden herhangi bir kâr mahrumiyetinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki 16.05.2015 tarihli sözleşmenin hukuki niteliği itibarıyla bir acentelik sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığa TTK’nun acentelik hükümlerinin uygulanması gerektiği ve tekel olmanın acenteliğin bir unsuru olmadığını, ... nolu sözleşmesinin yürürlükte olduğu döneme ilişkin prim tutarının ... için 318.708,31 TL, ... için 464.325,28 TL ve ... için 31.116,57 TL olmak üzere toplam 814.150,16 TL olduğu; bayiye ilişkin sözleşmenin 4 yıl sürdüğü dikkate alındığında bir yıllık tazminat tutarının, ... için 79.077,08 TL (318.708,31 / 48 * 12), ...için 116.081,32 TL (464.325,28 / 48 *12) ve ...için 7.779,14 TL (31.116,57/ 48 * 12) olmak üzere toplam 203.537,54 TL hesaplandığı; ... nolu şubenin sözleşmesinin yürürlükte olduğu döneme ilişkin prim tutarının ... için 17.715,01 TL,...için 366.309,62 TL ve ... için 421.074,97 TL olmak üzere toplam 805.099,60 olduğu; şubeye ilişkin sözleşmenin 3 yıl sürdüğü dikkate alındığında bir yıllık tazminat tutarının, ... için 4.428,75 TL (17.715,01 / 36 * 12), ... için 91.577,41 TL (366.309,62 / 36 *12) ve ... için 105.268,74 TL (421.074,97 / 36 * 12) olmak üzere toplam 201.274,90 TL hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığını belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davacının yoksun kalınan kar talebi ile ilgili olarak; bayi ve bayi şubesine ait sözleşmelerin davalılar tarafından feshedilmeyip 5 yıl süre ile devam edeceği varsayımının sayın mahkemece kabul edilmesi halinde, bayi ve bayi şubesi için faydalanılamayan süreye ait mahrum kalınan kar hesabı yapılarak; ... nolu bayiden, 16.05.2019 fesih tarihinden sözleşmenin normal devam süresi olarak varsayılan 16.05.2020 tarihine kadar 12 aylık sürede mahrum kalınan kar tutarı 13.569,17 TL x 12 = 162.830,04 TL olup, davacının belli bir zaman içinde elde edilecek kardan mahrum kalındığı dikkate alınarak paranın zaman değeri göz önüne alınmalıdır. Bu nedenle “bugünkü değer” iskontosu’nun hesaplanması gerekir. hesaplanan tutardan faiz indirimi yapılmakta olduğunu, davacının kar kaybı iskonto edilirken kayıp tutarı ile faiz oranı çarpılmaktadır. (bu faiz oranı bizim hesaplamamızda %9 kanuni faiz oranı olarak alınmıştır.) buna göre hesaplanan tutar: 149.380,28 TL, ... nolu bayi şubesinden, 12.01.2019 fesih tarihinden sözleşmenin normal devam süresi olarak varsayılan 12.01.2021 tarihine kadar 24 aylık sürede mahrum kalınan kar tutarı 17.891,10 TL x 24 = 429.386,40 TL olup, davacının belli bir zaman içinde elde edilecek kardan mahrum kalındığı dikkate alınarak paranın zaman değeri göz önüne alınmalıdır. Bu nedenle “bugünkü değer” iskontosu’nun hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tutardan faiz indirimi yapılmakta olduğunu, davacının kar kaybı iskonto edilirken kayıp tutarı ile faiz oranı çarpılmakta olduğunu, (bu faiz oranı bizim hesaplamamızda %9 kanuni faiz oranı olarak alınmıştır.) buna göre hesaplanan tutar: 362.740,39 TL, olmak üzere davacının mahrum kalınan kar tutarının toplamda (149.380,28 TL + 362.740,39 TL) = 512.120,67 TL olarak hesaplandığını, davacının başlanmış işlerin tamamlanmaması açısından tazminat talebi ile ilgili olarak; bu konuda müşteri listesi vs. dosya kapsamında sunulan herhangi bir bilgi ve veri bulunamadığından değerlendirme yapılamadığını, davacının denkleştirme tazminatı talebi ile ilgili olarak; davacının denkleştirme tazminatı talebinin kabul edilmesi halinde; Yeni TTK’nun 122. Maddesi gereği “Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.” Maddesi esas alınarak davacının, bayi ve bayi şubesine ilişkin sözleşmelerin yürürlükte kaldığı süre içindeki hak edişleri, önceki raporumuzda tespit edildiği üzere yukarıdaki tabloda da yer alarak, ... nolu bayi için 4 yıllık sürede 814.150,16 TL, ... kodlu bayi şubesi için 3 yıllık sürede 805.099,60 TL’sidir. ... nolu bayi ile ilgili, sözleşme ilişkisinin devam ettiği 48 aylık süre içindeki prim ve hakediş ortalaması olan 814.150,16 TL’den ortalama faaliyet gideri tutarı düşülerek portföy tazminatında talep edilecek tavan tutar [814.150,16 TL – (814.150,16 x 0,20)] = 651.320,13 TL/4 = 162.830,03 TL, ... nolu bayi ile ilgili, sözleşme ilişkisinin devam ettiği 36 aylık süre içindeki prim ve hakediş ortalaması olan 805.099,60 TL’den ortalama faaliyet gideri tutarı düşülerek portföy tazminatında talep edilecek tavan tutar [805.099,60 TL – (805.099,60 x 0,20)] = 644.079,68/ 3 = 214.693,23 TL, olmak üzere toplamda (162.830,04 TL + 214.693,23 TL) = 377.523,26 TL olarak hesaplanan tavan ile sınırlı olduğunu, davacı firmanın kazanmış olduğu portföyün, sözleşmenin feshinden sonra aynı bölgede davalı ve yeni bayisi kanalı ile kullanılmaya devam ettiği düşünüldüğünde, yukarıdaki bahsi geçen makalede görüldüğü üzere, beş yıl boyunca her yıl %20 azalarak etkin kaldığı varsayımı altında, ancak paranın zaman değeri dikkate alınarak, bugünkü değerinin hesaplanması gerektiğinin açık olduğunu, buna göre hakkaniyete uygun olarak davacının prim ve hakkedişleri üzerinden, portföy tazminatının aşağıdaki gibi hesaplanmasının uygun olacağı değerlendirilmekle birlikte takdirin tamamen mahkemenin olduğunu, yukarıda davacının tavan sınır olarak talep edebileceği portföy (denkleştirme) tazminatı tutarının 377.523,26 TL olduğunu, ... No’lu bayinin son bir yılda gerçekleştirdiği 2018 yılında hesaplanan faaliyet karı; 184.099,46 TL, ... no’lu bayinin son 1 yılda gerçekleştirdiği 2018 yılında hesaplanan faaliyet karı; 234.631,89 TL, Olmak üzere toplam (184.099,46 + 234.631,89) = 418.731,35 TL tutarındaki acente kaybı tutarının her yıl %20 azaltılarak %9 faiz oranı baz alınarak bugünkü değer formülü ile yapılan hesaplamanın raporda tabloda yer aldığını, yukarıda TTK 122. maddesi ve literatürde yer verilen detaylar üzerinden hesaplanan portföy (denkleştirme) tazminatı hesabına göre, portföy (denkleştirme) tazminat tutarı 909.115,41 TL olarak hesaplandığını, ancak hesaplanan tutar, yukarıda hesaplamış olduğumuz davacının talep edebileceği üst sınır olan 377.523,26 TL’yi geçtiğinden, davacının talep edebileceği portföy (denkleştirme) tazminatının 377.523,26 TL tutarında tavan ile sınırlı olacağı değerlendirildiğini, davacının sözleşme ilişkisinin bitmesinden sonra kurulan işlemler için tazminat talebi ile ilgili olarak; bu hususta dosya kapsamında yaptığımız incelemelerde, müşterilerden yapılan teklifin varlığı ve satışın gerçekleşeceğine ilişkin somut bir delil bulunmadığından, herhangi bir değerlendirme yapılamadığını, davacının teminat mektubunun hükümsüz olduğunun tespiti suretiyle müvekkile iadesine karar verilmesi talebi ile ilgili olarak; aşağıda ayrıntılı olarak yer aldığı üzere; cari hesap bakiyelerine göre davacının davalıdan 13.180,61 TL+3.245,15 TL+964,27 TL 17.390,03 TL alacaklı, ancak sözleşme feshi nedeniyle davacıya yansıtılan kesintiler mahsup edilerek davacının davalıya 38.668,65 -17.390,03 = 21.278,62 TL borçlu olduğunin görülmekte olduğunu, bu denklemde davacı alacağını oluşturan 17.390,03 TL’nin defter gerekçesine ulaşılmasına rağmen 38.668,65 TL .... cezalarının detayına ulaşmak mümkün olamamıştır. Şöyle ki;her ne kadar davalı taraf ... Cezalarının açıklamasını yukarıdaki tablo ile yapsa da bu tabloda yer alan kalemlerin içeriğine ilişkin bir belge bilgi ya da doküman sunulu olmadığı gibi bilirkişi tarafından fiziki kontrolünün de yapılması fiilen mümkün olamamaktadır. Bu durumda davalının ... cezalarına ilişkin iddiası ispata muhtaç kalmış dolayısı ile davacının teminat mektuplarını paraya çevirme iradesi de gerekçelendirilerek somut halde sunulamamıştır. Yukarıda etraflıca açıklanan nedenlerle, davalı tarafından ... cezaları somut belge ve deliller ile gerekçelendirilmediği takdirde, hesaplamaya esas alınması ve teminat mektubunun paraya çevrilmesine gerekçe gösterilmesi dayanaksız kaldığını, birleşen dosyaların incelenmesi ile ilgili olarak; birleşen dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, davacının davalıdan 13.180,61 TL+3.245,15 TL+964,27 TL 17.390,03 TL alacaklı, ancak sözleşme feshi nedeniyle davacıya yansıtılan kesintiler mahsup edilerek davacının davalıya 38.668,65 -17.390,03 = 21.278,62 TL borçlu olduğunu, davalı tarafından davacıya yansıtılan bayi capex, cihaz mutabakatı ve modem mutabakatları tenzil edilerek davacının davalıdan alacaklı olmadığı, aksine borçlu olduğunun tespit edildiğinin görüldüğünü, ... Cezalarının gerekçesi ispata muhtaç kaldığını belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; önceki raporlarında yer alan denkleştirme ve yoksun kalınan kar talebi ile ilgili olarak yapılan itirazlar incelenmiş olup, mali yönden herhangi bir değişiklik gerektirici bir husus görülmediğini, hukuki yönden ise yeniden yapılan incelemelerimiz sonucunda herhangi bir değişikliğe gidecek somut bilgi ve belgeye rastlanmadığını, birleşen dosya ile ilgili tarafımıza verilen ek görev çerçevesinde davacı şirketin 2019 ve 2020 yılları ticari kayıtları incelenmiş olup, davacı şirketin incelenen 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinden yevmiye kebir ve envanter defterlerinin noter açılış tasdikleri ile yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin süreleri içinde yaptırıldığı tespit edildiğini, davacı şirketin 2019 ve 2020 yılı ticari kayıtlarına göre davalı şirketler ile olan cari ilişkisini gösteren muavin kayıtlarına göre; 120.T08 ... A.Ş.’den 11.929,93 TL tutarında alacaklı olduğunu, 120.T15... A.Ş.’den ise 8.641,59 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiğini, böylelikle davacının davalı şirketlerden toplamda (11.929,93 TL + 8.641,59 TL) 20.571,52 TL tutarında alacaklı olduğu görüldüğünü, davalı bakımından yapılan incelemelerde; birleşen dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davalı şirketin ticari defterlerinde davacıya 17.390,03 TL tutarında borçlu olduğu tespit edilmiş ve davalı şirketler tarafından davacıya düzenlenen 38.668,65 TL tutarındaki (capex vb.) faturaların mahsubu ile davalı şirketlerin davacıdan 21.278,62 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiş olduğunu, taraflarınca verilen ek görev çerçevesinde, davalı şirketler tarafından davacıya düzenlenen ... vb. tutarlarının somut olarak belgelendirilmesi hususunda davalı tarafından sunulan Flash bellekte söz konusu ceza vb. bedellerinin fatura görüntüleri ibraz edildiğini, davalı şirketler tarafından davacıya düzenlenen (..., mobilya, ... yansıtma vb.) faturaların toplam tutarının 29.593,26 TL olduğu tespit edilmiştir. İşbu faturaların 4.150,35 TL’lik kısmının icra takip tarihinden önce, kalan 25.442,91 TL tutarındaki faturanın ise icra takip tarihinden sonra düzenlendiğinin görüldüğünü, bu giderlere ilişkin belgelere ise dosyada rastlanmadığını, ayrıca davalıların, Bayinin 90.000,- TL tutarlı teminat mektubunun vadesinde uzatılmadığı için 19.326,76 TL borcuna istinaden kısmi tazmin edildiğini beyan ettiğini, 3 şirket toplamında bayinin 19.326,76 TL borcunun bulunduğu ifade edildiğini, dilekçe ekinde söz konusu teminatın 19.326,76 TL’sinin bozdurularak dekontunun sunulduğu görülmüş olup, kök raporlarında ise davacının davalıya verdiği teminat mektubu nedeniyle ödemek zorunda kaldığı komisyonlar ve ceza indirimlerini talep edebileceği değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; yoksun kalınan kâr talep edilebileceğine kanaat getirilmesi durumunda, ... nolu bayiden, hesaplanan tutar: 149.380,28 TL, 4010273 nolu bayi şubesinden, hesaplanan tutar: 362.740,39 TL, olmak üzere davacının mahrum kalınan kar tutarı, toplamda (149.380,28 TL + 362.740,39 TL) = 512.120,67 TL olarak hesaplandığını, Denkleştirme Tazminatı olarak hesaplanan tutar, TTK.md.122’ye göre, davacının talep edebileceği üst sınır olan 377.523,26 TL’yi aştığından, davacının talep edebileceği portföy (denkleştirme) tazminatının 377.523,26 TL tutarında olacağını, 03.03.2020 takip tarihi itibarıyla davacı alacağı, davacı şirket ticari defterlerindeki kayıtlara göre 20.571,52 TL iken, davalı şirketlerin ticari defter kayıtlarına göre 17.390,03 TL göründüğü; taraflar arasındaki işlemlerin yoğunluğu ve davacı ile davalı taraftaki üç farklı şirket arasındaki ticari ilişki gözetildiğinde aradaki farkın kaynağı bulunamamakla birlikte davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı 17.390,03 TL tutarında davacı alacağı bulunduğunun değerlendirilebileceğini, ... cezalarına ilişkin tutarlar hariç tutulduğunda, her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının davalı taraftan alacaklı olduğunu, ... cezalarının gerekçesi davalı tarafça ispat edilemediğinden 19.326,76 TL tutarındaki kısmi tazminin haksız olduğunu, bu nedenlerle teminat mektubunun 19.326,76 TL tutarındaki kısmının paraya çevrilmesinin haksız olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 30/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; ... Esas sayılı birleşen dava yönünden; toplam 13.667,73 TL tutarındaki 19 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakta olup faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu; toplam 883,70 TL tutarındaki 8 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, faturalara ilişkin herhangi bir ödemediği yapılmadığı anlaşılmakta olup 03.03.2020 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 13.667,73 TL alacaklı olduğunu, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 883,70 TL tutarındaki 8 adet fatura karşılığında da davacının alacaklı olduğunun Mahkemece değerlendirilmesi durumunda 03.03.2020 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 14.551,43 TL alacaklı olduğunu,...Esas sayılı birleşen dava yönünden; toplam 13.254,12 TL tutarındaki 9 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakta olup faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu; toplam 325,20 TL tutarındaki 2 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, faturalara ilişkin herhangi bir ödemediği yapılmadığı anlaşılmakta olup 03.03.2020 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 13.254,12 TL alacaklı olduğunu, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 325,20 TL tutarındaki 2 adet fatura karşılığında da davacının alacaklı olduğunun Mahkemece değerlendirilmesi durumunda 03.03.2020 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 13.579,32 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını belirtmiştir. İstanbul Bam 14.Hukuk Dairesinin... E.,...K.,16/05/2019 tarihli kararında "Taraflar arasındaki ilişki ister acentelik isterse bayilik olarak kabul edilsin, TTK'nın 122. maddesi uyarınca denkleştirme (portföy) tazminatı talep edebilmek için davacıya sözleşmede tekel hakkı verilmiş olması şarttır. Oysa, taraflar arasındaki sözleşmede davacıya tekel hakkı verilmediği anlaşılmaktadır. Yine, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere, davacını sözleşmeyi süresinden önce feshetmesinin haklı bir sebebinin bulunduğu kanıtlanmadığından, portföy tazminatı talep koşulu bu açıdan da gerçekleşmemiştir. Portföy tazminatının reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı yerinde olduğundan, davacının istinaf başvurusunun esastan reddi gerekir." gerekçesi ile portföy tazminatının talep edilebilmesi için sözleşmede tekel hakkının verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı ile davalılar arasında 16/05/2015 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiği ve bu bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından 12/01/2016 tarihinde ek şube açıldığı, bayilik sözleşmesinin davalılar tarafından davacıya çekilen ihtarnamelerle sona erdirildiği, davacının asıl davada bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespiti, maddi tazminat ve alacağın tahsiline karar verilmesini, birleşen davalarda ise hakedişten kaynaklı kesilen faturalar nedeniyle yapılan icra takiplerine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalıların sözleşmeyi bayilik sözleşmesinin 4/2 maddesine dayanarak 1 ay önceden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle feshettiği, davacı davalıların sözleşmenin 5 yıl devam edeceği yönünde kendisinde güven oluşturduğunu ve hakkın kötüye kullanılamayacağını ileri sürmüş ise de, davacının tacir olup; basiretli tacir olmanın gereği olarak sözleşmeye devam edilmeme ihtimalini öngörmesi gerektiği, davalıların sözleşmeyi sözleşmeye uygun olarak sona erdirdiği ve feshin haksız olmadığı gözetilerek feshin haksız olması halinde istenebilecek yoksun kalınan kar talebinin reddine karar verilmiş, davacının başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle oluşan zararı ise davacının bu zararını ispatlayacak herhangi bir ispat vasıtası sunmadığından reddedilmiş, davacı ayrıca denkleştirme tazminatı talebinde de bulunmuş, TTK 122/4 maddesine göre denkleştirme tazminatının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, ... nolu bayi(şube) için bayilik sözleşmesi 12/01/2019 tarihinde sona ermesine rağmen davanın 1 yıllık süre dolduktan sonra açıldığı bu nedenle ... nolu bayi(şube) için denkleştirme tazminatı talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bayilik sözleşmesinin 5/1.maddesinde davacı tarafın tek yetkili olmadığı ve kendisine tekel hakkının tanınmadığı belirtildiğinden ... nolu bayi için de denkleştirme tazminatı talebinin esastan reddine karar verilmiş, TTK 113/3.maddesine dayalı sözleşme ilişkisinin bitmesinden sonra kurulan işlemler için istenen tazminat ise davacının bu zararına ilişkin ispat vasıtası sunmaması nedeniyle reddedilmiş, alınan bilirkişi raporları ile capex cezalarına ilişkin tutarlar hariç tutulduğunda her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalılardan alacaklı olduğunun anlaşıldığı, capex cezalarının gerekçesi ispat edilmediğinden davalıların teminat mektubunu kısmi olarak tazmin etmekte haksız olduğu, davacının 90.000 TL'lik kesin teminat mektubunun iptali ve davacıya iadesine ilişkin talebinin kısmi tazmin nedeniyle konusuz kaldığı, ancak kısmi tazmin haksız olduğundan kısmi olarak tazmini yapılan 19.326,76 TL'nin davacıya iadesine karar verilmiş, birleşen ... 18.ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya kestiği faturalar nedeniyle ... 8.İcra Müdürlüğünün ..E. Sayılı dosyası ile yaptığı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesinin, ... 19.ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya kestiği faturalar nedeniyle ... 8.İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile yaptığı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, alınan 30/01/2025 tarihli mali bilirkişi raporunda ... 8.İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına dayanak 13.667,73 TL tutarındaki 19 adet faturanın ve ... 8.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına dayanak 13.254,12 TL tutarındaki 9 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde davacının bu faturalar nedeniyle ispat yükünü yerine getirmiş olduğu, davalının ticari defterlerine kayıtlı olmayan faturalar için ise mal ve hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün yerine getirilmediği kanaatiyle; davacı vekilinin sunduğu 14/02/2025 tarihli dilekçede ... 8.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında 11.929,93 TL yönünden, ... 8.İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası için 8.641,59 TL yönünden takibin devamına karar verilmesine ilişkin talebi doğrultusunda birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, alacakların likit olması nedeniyle birleşen dosyalar için kabul edilen tutarlar üzerinden icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiş, reddedilen tutarlar yönünden davacının icra takiplerinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada; A)90.000 TL’lik kesin teminat mektubunun iptali ve davacıya iadesine ilişkin davacı talebi, teminat mektubunun kısmi tazmini sebebiyle konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafça teminat mektubundan kısmi olarak tazmini yapılan 19.326,76 TL’nin 25/02/2021 tazmin tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, B)... kodlu bayi (şube için) denkleştirme tazminatı talebinin zamanaşımı nedeniyle, 501620 nolu bayi için denkleştirme tazminatı talebinin esastan reddine, C)Diğer tüm taleplerin reddine, 2-Birleşen ... 18. ATM’nin ... Esas,...Karar sayılı dosyasında; A)Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 8. İcra müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.641,59 TL asıl alacak ve takipteki diğer şartlar ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, B)Kabul edilen alacağın %20’si oranında 1.728,31 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C)Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3- Birleşen ... 19. ATM’nin ...Esas, ... Karar sayılı dosyasında; A)Davanın kısmen kabulü ile davalının ... 8. İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 11.929,93 TL asıl alacak ve takipteki diğer şartlar ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, B)Kabul edilen alacağın %20’si oranında 2.385,98 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C)Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 4-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; a-Alınması gereken 1.320,21 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile artan 421,70 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 1.320,21 TL alınması gereken harcın toplamı olan 1.374,61 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 12.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan 19.657,05 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 17.344,45 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalılar tarafından yapılan 10.150 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.194,11 TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, g-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.200 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 160 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-BİRLEŞEN 18. ATM'NİN ...ESAS, ... KARAR SAYILI DAVA YÖNÜNDEN; a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 451,39 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 164,01 TL peşin harcın toplamı olan 218,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.641,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.937,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 840,01 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 479,99 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, f-Davacı tarafından yapılan 1.150 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 731,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-Davalı tarafından yapılan 100 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 36,36 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-BİRLEŞEN 19. ATM'NİN ...ESAS, ...KARAR SAYILI DAVA YÖNÜNDEN; a-Alınması gereken 814,93 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 640,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 174,04 TL peşin harcın toplamı olan 228,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 11.929,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.621,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan 67 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 54,92 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalı tarafından yapılan 24,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4,41 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/152, K. 2025/237, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-152-e-2025-237-k-c79f2d9f35a4