İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/230 E. 2025/191 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/230
Karar No
2025/191
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/230 Esas - 2025/191 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2023/230 KARAR NO : 2025/191

DAVA : Tazminat ( TTK nun 121. ve 122. maddelerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/08/2020 KARAR TARİHİ : 28/03/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2025 Mahkememizde açılan Tazminat ( TTK nun 121. ve 122. maddelerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile Avusturya'da yerleşik davalı şirket arasında imzalanan 20.03.2015 tarihli distribütörlük sözleşmesinde kapsamında, 2015 yılından itibaren tek yetkili temsilcilik ilişkisi başladığı ve bu ilişkinin 2019 yılına kadar devam ettiğini, davalı tarafından herhangi bir bildirim yapılmadan iş bu acentelik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği ve bu sebeple müvekkilinin sözleşmenin devam ettiği inancıyla yaptığı çalışmalar ile davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra müvekkilinin oluşturduğu müşteri çevresinden haksız şekilde yararlandığı belirterek ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak şimdilik 1.000 euro denkleştirme tazminatı ile sözleşmenin haksız fesih nedeniyle ... ve BEDAŞ ihalelerinden doğan toplam 71.251 euro'luk kar kaybı zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı ...A.Ş. tarafından 20.03.2015 tarihinde imzalanan distribütörlük sözleşmesi'nin ''distribütörlük sözleşmesinin süresi (term of the distribution agreement)'' başlıklı 15. maddesi incelendiğinde; 15.1 numaralı madde ile uyuşmazlık konusu sözleşmenin tarafların karşılıklı imzaları ile yürürlüğe gireceği ve 31 aralık 2017 tarihine kadar yürürlükte olacağı belirtilmiş, devamında ise işbu sözleşmenin taraflar arasında açıkça Kararlaştırılma dıkça otomatik olarak yenilenmeyeceğinin hüküm altına alındığını, aynı maddenin 15.2 ve 15.3 alt maddelerinde ise sözleşmenin haklı nedenle fesih halleri hüküm altına alınmış olduğunu, 15.4 maddesinin fesih hali durumunda fesih bildiriminin geçerli olabilmesi için taahhütlü mektupla yazılı bir feshin yapılması gerektiğini, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi halinde ise kanunda da belirtildiği üzere herhangi bir fesih bildiriminde bulunmaksızın kendiliğinden sona ermenin gerçekleşeceğini, sözleşmede belirlenen sürenin sona ermesi ile, herhangi bir ihbar veya ek bildirim de bulunmaya gerek olmaksızın sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini, bu sözleşmenin belirli süreli sözleşme olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin otomatik olarak yenilenmeyeceğini, 31.12.2017 tarihine kadar yürürlükte kalacağını, türk borçlar kanunu madde 430 gereğince kendiliğinden sona ereceğini, davacı ile 07.12.2017 tarihinde imzalanan ''distribütörlük sözleşmesi uzatımı (extension of distribution agreement) anlaşması gereğince belirli bir süreliğine (31.12.2017 tarihine kadar) geçerli olduğunu ve süre bitiminde kendiliğinden sonra ereceğini, sözleşmede sözleşme 31/12/2018 tarihinde sona erecektir ifadesinin bulunduğunu, söz konusu uzatım sözleşmesinin, taraflarca imzalanan asıl distribütörlük sözleşmesi'nin bir devamı niteliğinde olduğunu, yine belirli bir süreliğine imzalandığını, asıl sözleşmede yer alan 15.1 maddesi ''taraflar açıkça kararlaştırmadıkça, otomatik olarak yenilenmeyecektir.'' hükmü kapsamında uzatımı kararı verilmedikçe yenilenmeyeceğini, 31.12.2018 tarihine kadar uzatma amacıyla imzalandığını, davacının TTK 121/2 maddesi gereğince süresiz hale gelmesini kabul etmediklerini, sözleşmenin sona ermesinden sonra davacı tarafça kamu ihalelerine katılma talebinde bulunulduğunu ve yalnızca belirli iki ihale için distribütörlük sözleşmesinden bağımsız şekilde yetkilendirildiklerini ...'un, ülkemiz nezdinde herhangi bir kayıtlı elektronik posta (kep) ve e-devlet kaydı bulunmadığını, bu nedenle kendilerinin doğrudan ihale süreçlerinin bir tarafı olamadığını, bu kapsamda ihaleler nezdinde müşteriyle resmi temas, ihalelerin iptal edilme sebepleri gibi doğrudan ihaleyi ilgilendiren ve kapsayan hususlarda faaliyet gösteremediklerini, ilgili oldukları kamu ihalelerini distribütör şirketler ile gerçekleştirdiklerini sözleşme veya yetki belgesi aracılığı ile katıldıklarını, davacı tarafın 18.04.2019 tarihinde verildiğini iddia ettiği temsilcilik yazısının Türkiye'de ... ürünleri için münhasır olmayan yetkili distribütör olduğunu ve ayrıca ...-ürünleri için bakım hizmeti verme hakkına sahip olduğunu, yalnızca 2019/ma85 numaralı kablo arıza belirleme ve vlf tanılama van'ı ihalesi ... Dağıtım firması için geçerli olduğunu, distribütörlük sözleşmesine göre davacı şirketin münhasır olarak yetkilendirildiğine, yetki sözleşmesinin ise yalnızca 2019/ma85 numaralı ... dağıtım firması ihalesi için geçerli olup münhasır olmayan bir yetkilendirme olduğunu, belgede belirtilen ihalenin geçerlilik süresince yani yalnızca ihale teklifi yapılmasından sonraki 60 ila 90 gün arasında geçerliliğinin olduğunu, 19.04.2019 tarihinde ... tarafından yapılan ihalenin yalnızca davacı şirketin ihaleye katılması sebebiyle iptal edilmiş olduğunu, davacı şirketin bahse konu ihale ile yetki belgesinin geçerliliğinin ortadan kalktığını, ... tarafından 08.07.2019 tarihinde 2019/ma315 numaralı ikinci bir ihale ilan edildiğini, söz konusu 2019/ma315 numaralı ikinci ihaleye davacı şirket tarafından yetkisiz bir şekilde girildiğini, bu ihalenin de tek katılımcı olması sebebiyle iptal olduğunu, bu süreçte ... Enerji San. ve Tic A.Ş. ile 15.05.2019 tarihinde münhasır distribütörlük sözleşmesi imzaladıklarını, ... tarafından 24.07.2019 tarihinde ilan edilen 2019/ma315 numaralı üçüncü ihaleye ... Enerji San. ve Tic A.Ş. ile girdiklerini, davacı yanın ... tarafından düzenlenen 3. ihalede rakip firma temsilcisi olarak katılım gösterdiklerini, ... Enerji San. ve Tic A.Ş. ile imzaladıkları 15 mayıs tarihli münhasır distribütörlük sözleşmesinin davacı tarafla sözleşme ve yetki belgesi süreçlerinin tamamen sonlanması beklendikten sonra imzalandığını, davacının mağdur edilmediğini, davacı tarafın isteği üzerine 29.04.2019 tarihinde ikinci bir yetki belgesi imzaladıklarını, konusu yetki belgesinin yine tek bir ihale için olduğunu, yalnızca 2019/mal-ytr/010 numaralı ihale için düzenlenmiş olup bahse konu ihalenin sona ermesi ile işbu yetki belgesinin de geçersiz olacağını, imzalanan distribütörlük sözleşmesinden bağımsız olduğunu, yetkinin 2019/mal-ytr-010 numaralı aras edaş tarafından 27.03.2019 tarihinde ilan edilen ihalenin sona ermesi ile geçerliliğini yitirdiğini, davacının ihaleye ilişkin olarak herhangi bir teklif talebinde bulunmadığını, kendilerinden teklif almadan 2018 yılındaki fiyatlandırmayı esas alarak katıldıklarını bedaş-2019-k. test- 01 ihalesine ilişkin ilk olarak bedaş-2019-k. test-01 numaralı ihale düzenlendiğini, yetki belgesi talebinde bulunulmadığını, davalının işbu ihale kapsamında davacı şirketi yetkilendirmediğini, davacının yetkisiz bir şekilde katılım sağladığını, ihalenin iptal olduğunu, sürecin devamında boğaziçi edaş tarafından bedas-2019-k. test.02 numaralı 12.07.2019 tarihli ikinci ihaleye 15.05.2019 ... Enerji San. ve Tic A.Ş. ile imzalanan münhasır distribütörlük sözleşmesi kapsamında katılım sağlandığını, davacı tarafın ise rakipleri ... isimli şirket adına katılım sağladığını, ... Enerji San. ve Tic A.Ş. tarafından bu ihalenin kazanıldığını, davacının bahsetmiş olduğu ihale komisyonu ziyaretinin yapılmadığı, teknik birim mühendislerinden oluşan 3 kişilik ekip ziyaretinin 2018 yılında, yani ihale tarihinden çok daha önce gerçekleştiğini ziyaret kapsamında ise herhangi bir ihale konusu ürün tanıtımı değil doğrudan genel şirket ve cihaz tanıtımları yapıldığını, davacı tarafın söz konusu süreç hakkında alenen yanlış beyanda bulunduğunu, taraflarca imza altına alınan distribütörlük sözleşmesinin 31.12.2017 ve devamında distribütörlük uzatım sözleşmesinin 31.12.2018 tarihinde belirli süreli sözleşme gereği kendiliğinden sona erdiğini söz konusu sözleşmeye ilişkin denkleştirme talebinin TTK'ya göre 31.12.2018 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde yani 31.12.2019 tarihine kadar ileri sürülebileceğini, davanın açılış tarihinin 20.08.2020 olduğunu, davacı yanın zarara uğramadığını , .......taraflar arasında imzalanan ve yenilenmediği sürece 01/01/2015-31/12/2017 tarihine kadar geçerli olacağı kararlaştırılan dağıtım sözleşmesinin 23.7. maddesindeki tahkim düzenlemesi gereğince mahkemenin yetkisiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini, aksi halde ise istemiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava, acentalık sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshi nedeniyle TTK nun 121. Maddesi 4. Bendi kapsamında uğranılan zararın tazmini ve TTK nun 122.maddesi kapsamında denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili delili olarak, 20.03.2015 tarihinde imzalanan distribütörlük sözleşmesine, 31.12.2017 tarihli distribütörlük uzatımı sözleşmesine, 18.04.2019 tarih ve 29.04.2019 tarihili ... VE Bedaşa ihalelerine katılım için verilen yetki belgelerine, ticari defter ve kayıtlar ile bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama neticesinde 13/04/2022 tarih ve 2020/367 Esas, 2022/273 Karar sayılı ilamıyla ; taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinde tahkim şartının açık ve net olarak düzenlendiği, maddede yer alan tahkim mahkemesine başvurulmadığı sürece sözleşmeden kaynaklı taleplerle ilgili olarak distribütör için yargı yetkisine sahip başka bir mahkeme önünde distribütör aleyhine iddiada bulunulabileceğine dair ifadenin tahkim şartını geçersiz kılacak ve tereddüt oluşturacak, iradeyi sakatlayacak nitelikte olmadığı, tahkim şartının geçerli olduğu gerekçesiyle süresinde ileri sürülen tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine" karar verilmiştir. İş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine , ... BAM 22. HD nin 13/03/2023 tarih ve 2022/1559E., 2023/320K. sayılı ilamıyla; "taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı ihtilafın hakem usulüyle çözüleceği kararlaştırılarak tahkim şartına yer verildiği, ancak davalı yönünden tahkime başvurulmadan önce mahkemeye başvurma hakkının da tanındığı, bu şekliyle uyuşmazlığın çözümünde tek yetkili olarak hakemin kabul edilmediği, tahkim iradesi açık ve kesin olmadığından tahkim şartının geçersiz olduğu anlaşılmakla bu durumda mahkemece tahkim şartının geçersiz olması sebebiyle tahkim ilk itirazı reddedilerek işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi için .. kaldırılmasına karar verilerek "dosya geri çevrilmiştir. İş bu dosyada, davalı vekilince cevap dilekçesiyle karşı dava olarak, 2018 yılı öncesindeki sözleşme döneminde sipariş edilen bir kısım ürün ve ekipman bedelinin ödenmediğinden bahisle fatura bedellerinin tahsili isteminde bulunmuş, ancak karşı davada TTK 5/A maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A -2 maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden tefrik edilerek kayıt edildiği mahkememizin 2023/408 E ve 2023/334 K saylı ve 08.06.2023 tarihli kararıyla usulden reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmayan ve 01/01/2015 tarihinde yürürlüğe giren distribütörlük sözleşmesinin konusunun, ... marka ürünlerin distribütör ...tarafından distribütör olarak sözleşmeye bağlı ürünleri kendi adına ve kendi hesabına alıp satacağı ve distribütörün bu sözleşme süresince ...'un bayisi olarak adlandırma hakkına sahip olduğu, sözleşme bölgesinin Türkiye toprakları olduğu ve distribütörün sözleşme bölgesinde münhasır dağıtım hakkına sahip olduğu, ürünleri anlaşmada varılan komisyon karşılığından sözleşme bölgesindeki müşterilere doğrudan satma hakkında sahip olduğu, sözleşmenin 15.1 maddesinde; sözleşme süresinin 31/12/2017 tarihine kadar geçerli olduğu, taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadıkça otomatik olarak yenilen - meyeceği, ayrıca sözleşmenin belirlenen durumlarda taraflardan her biri tarafından derhal geçerli olacak şekilde haklı nedenle feshedilebileceği, fesih bildiriminin geçerli olabilmesi için taahhütle mektup ile yazılı olarak bildirileceği, sözleşmenin 17. Maddesinde, sözleşmenin feshedilmesi üzerine distribütörün müşteri tabanının kaybı veya yapılan herhangi bir yatırım ile ilgili olarak herhangi bir tazminat talebi veya başka bir tazminat talebinde bulunma hakkında sahip olmayacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Yine taraflarca kabul edilen 07/12/2017 tarihli distribütörlük sözleşmesi uzatımı belgesinde ... ve distribütörün usulüne uygun olarak imzalanan distribütörlük sözleşmesinin 20/03/ 2015 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 31/12/2017 tarihinde kadar geçerli olduğu, belirtilen sözleşmenin işbu belge ile süresinin uzatılmasına ve sözleşmenin 31/12/2018 tarihinde sona ermesine, sözleşmenin diğer tüm şart ve koşullar ile aynı şekilde yürürlükte ve geçerli olacağının imza altına alındığı anlaşılmıştır. Davacının delil olarak dayandığı 18/04/2019 tarihli ... dağıtım firması için geçerli yetki belgesi başlıklı ... GmbH tarafından davacı ... AŞ'ye hitaplı yazıda "Türkiye'de ... ürünleri için münhasır olmayan yetkili distribütör olduğunu ve ayrıca ... ürünleri için bakım hizmeti verme hakkında sahip olduğunu tasdik ederiz, işbu yetki belgesi yalnızca 2019/MA85 numaralı kablo arıza belirleme ve VLF tanılama Van'ı ihalesi ... dağıtım firması için geçerlidir" ifadesinin yer aldığı, yine 29/04/2019 tarihli aynı şekilde hazırlanan yetki belgesi başlıklı yazıda "2019/MAL-YTR / 010 numaralı_kablo arıza belirleme ve kablo izleme/araz distribütör ihalesine katılmak için yetkilendiril - diğini tasdik ederiz" ifadelerinin yer aldığı görülmüştür. Ayrıca dosyaya davalı tarafından sunulan bir adet 19/10/2011 tarihli yetki belgesinde ... tarafından .... .... ... ... ... ... ... 'un Türkiye tek distribütörü olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce Elektrik Elektronik Mühendisi ..., Nitelikli Hesap Bilirkişisi .... .... ... ... ... ... ... 'tan oluşturulan heyete dosya tevdii edilerek davacının ticari defter kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi, yine davalının sunduğu defter örnekleri ile davalı tarafça "01/01/2011 ile 31/12/2022" tarihleri arasındaki satış gelirleri ve ticari ortak Atamer'e yapılan komisyon ödemeleri ile ilgili bağımsız denetime ilişkin rapor başlıklı türkçe tercüme apostilin incelenmesi neticesinde hazırlanan raporda; davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2015 yılı öncesinden başladığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve karşı davada dava konusu edilen 5 adet fatura da nazara alındığında 11/06/2019 tarihli fatura dışında 4 adet fatura kaydına rastlanılmadığı, sunduğu davalının kayıtlarında 29/04/2019-11/06/2019 tarihleri arasında düzenlenmiş toplam 18.253,60 Euro bedelli 5 adet fatura kaydının mevcut olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının, distribütörlük sözleşmesinin 31/12/2018 tarihinden itibaren sözleşmenin süresinin uzatılmasına veya yenilenmesine ilişkin bir sözleşme imzalanmadığı için 31/12/2018 tarihinde sona erdiği, 18/04/2019 tarihli temsilcilik yazısının sadece o işe yönelik olduğu ve genel distribütörlük yetkisini içermediği, bu nedenle sözleşmenin belirsiz süreli sözleşme haline gelmediği, davacının ise; davalı tarafından verilen 18/04/2019 tarihli temsilcilik yazısı ile sözleşmenin uygulamaya devam ettiği ve bu sebeple temsilcilik ilişkisinin TTK'nın 121/2. Maddesi gereğince süresiz hale geldiği, daha sonra davalı tarafça 20/09/2019 tarihinde feshedildiğini belirterek, TTK'nın 121/2. Ve 122.maddesi kapsamında tazminat şartlarının gerçekleştiğinden bahisle, zarar tazmini talebinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 121/1. Maddesinde; belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesinin taraflardan her birinin 3 ay önceden ihbarda bulunmak şartı ile feshedebileceği, yine haklı bir sebep olmadan veya 3 aylık ihbar süresine uyulmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın karşı tarafın başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebi ile uğradığı zararı karşı taraftan tazminini isteyebileceği, yine aynı yasanın 122. Maddesinde; sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde şartların oluşması halinde denkleştirme tazminatı isteminde bulunabileceği, belirtilmiştir. Dosya kapsamında taraflar arasında yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmayan sözleşmenin süresi başlıklı 15. Maddesi hükmünde; sözleşmenin 31/12/2017 tarihine kadar geçerli olacağı, taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadıkça otomatik olarak yenilenmeyeceğinin belirtildiği, sözleşmenin yürürlüğe girdiği ve 31/12/2017 tarihinde sona ermeden önce 07/12/2017 tarihli taraflarca imzalanan sözleşme uzatım belgesi ile sözleşmenin süresinin 31/12/2018 tarihine kadar uzatıldığı ve bu tarihte sona ereceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacının dayandığı TTK'nın 121. Maddesinde acentelik sözleşmesinin belirsiz bir süre için yapılmış olması halinde 3 ay önceden ihbarda bulunmak şartı ile feshedilebileceği, yine belirli süreli yapılmış ise haklı sebeplerden dolayı her zaman feshedilebileceği ve bu şekilde feshi halinde başlanmış işlerin tamamlanıp tamamlanmaması sebebi ile diğer tarafın uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, dosya kapsamında tarafların sözleşmenin sona ereceğinin kararlaştırıldığı 31/12/2018 tarihinden sonra uzatılmasına dair açıkça bir araya gelerek süre uzatımı yapılmadığı ve sözleşmenin 15. Maddesinin 2. Bendi açık hükmü karşısında, sözleşmenin otomatik olarak yenilenmeyeceği, yani kendiliğinden yenilenip belirsiz süreli hale gelmeyeceği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı tarafın 31/12/2018 tarihinden sonra da sözleşmenin kendiliğinden yenilendiği iddiasını dayanak yaptığı 18/04/2019 tarihli müvekkiline verilen temsilcilik yazısı ile sözleşmenin süresiz hale geldiği ve uygulamaya devam ettiği yönündeki iddiasının söz konusu yazıda davacının davalının münhasır olmayan yetkili distribütörü olduğu ve ayrıca bu ürünlerin bakım hizmeti verme hakkına sahip olduğu ve de bu yetki belgesinin yalnızca 2019/MA85 numaralı kablo arıza belirleme ... ihalesi ... dağıtım firması için geçerli olduğunun belirtildiği, yani davacının münhasır yetkili tek satıcı/acente olmadığının açıkça belirtildiği, nazara alındığında sözleşmenin yenilenmediği ve devam etmediği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar, sözleşme hükümleri, süre uzatım belgesi ile yetki belgeleri ve TTK'nın 121. Maddesi ve 122. Madde hükümleri nazara alındığında; davacının öncelikle süreli sözleşmenin süresinin sona erdiği ve sona erdikten sonra 18/04/2019 tarihinde verilen yetki belgesi ile yeniden kendiliğinden yenilendiği ve belirsiz süreli hale geldiği iddiasının yerinde olmadığı, bu nedenle sözleşmenin 31/12/2018 tarihinde kendiliğinden süre bitimi ile sona erdiği ve bu süreden sonra davacının ... ve ...ihalelerine katılması ve daha sonrasında, bu ihalelerin feshi nedeni ile kar kaybı talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Yine 122. Madde hükmüne dayalı olarak, sözleşmenin feshi nedeni ile denkleştirme tazminatı isteminin, yasanın açık hükmü gereğince sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde talep edebileceği, sözleşmenin 31/12/2018 tarihinde sona erdiği, işbu davanın 1 yıllık hak düşüm süresi olan 31/12/2019 tarihinden sonra, 20/08/2020 tarihinde açıldığından işbu talebine ilişkin davanın da hak düşümü süre içerisinde açılmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının 6102 sayılı TTK'nun 121. Maddesinin 4. Bendine dayalı haksız fesih nedeniyle tazminat istemine ilişkin davasının REDDİNE, 2-Davacının 6102 sayılı TTK'nun 122. Maddesine dayalı denkleştirme tazminatı istemli davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından REDDİNE, 3-Her iki talebi yönünden alınması gereken toplam 1.230,8TL maktu harcın, 10.709,97 TL peşin harçtan düşümü ile artan 9.479,17TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 532.634,37 TL üzerinden takdir edilen 83.895,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı 1.320,00-TL ticari arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2025

"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/230, K. 2025/191, T. 28.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-230-e-2025-191-k-37636df856e2