İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/141 E. 2021/102 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/141
- Karar No
- 2021/102
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/141 Esas KARAR NO : 2021/102 DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2019 KARAR TARİHİ : 28/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkillerinin çiftçilik yaptığını, davalı banka tarafından çiftçilere özel tüketici kredileri paketleri hazırlanarak krediler verildiğini, bölgedeki çiftçilerin küçük ölçekli çiftçi olmaları, arazilerinin çok küçük ve değersiz olması sebebiyle ortalama beşli gruplara ayırarak hepsini birbirine kefil yaparak tamamına tüketici kredisi verildiğini, davacıların 2017 veya 2009 yıllarında davalı bankanın ...isimli kişiye verdiği tüketici kredisine kefil olduklarını, davacılara kefil oldukları bu kredi ile yapılan Kefalet Sözleşmesinde hiçbir belge ve suret verilmediği için hangi tarihte hangi süreyle hangi miktarda krediye kefil olduklarını bilmediklerini, asıl borçlunun ... olduğunu, Kefalet Sözleşmesi ile davacılardan boş teminat senedi alındığını, gününde kredinin ödendiğini, asıl borcun ödenmiş olması sebebiyle kefillerin kefilliği ve sorumluluğunun bittiğini, başka alacaklardan ve daha sonra verilen kredilerden davacılardan sorumlu tutulmaması gerektiğini, kefalet sözleşmesinin imzalanmasından 10 yıldan fazla zaman geçmesiyle Kefalet Sözleşmesinin sona erdiğini, açıklanan nedenle İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında icra takibine konu yapılan 08/12/2009 keşide tarihli 10/09/2019 ödeme tarihli 100.000-TL bedelli bono ile ilgili borçlu olmadıklarının tespitine ve bu senedin iptaline, davalı banka kötü niyetli olduğundan %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı taraf dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada davanın reddini savunmuştur. DELİLLER Bilirkişi raporu, ...Genel Kredi Sözleşmesi ve ilgili evraklar, İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası, bono ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkillerinin...n çiftçilik yaptığını, davalı ...Bankası tarafından çiftçilere özel tüketici kredisi paketleri hazırlanarak krediler verildiğini, bölgedeki çiftçilerin küçük ölçekli çiftçi olmaları, arazilerinin küçük ve değersiz olması sebebiyle ortalama beşli gruplara ayırarak hepsini birbirlerine kefil yaparak tamamına tüketici kredisi verdiğini, müvekkillerinin 2007 ve 2009 yıllarında davalı bankanın...isimli kişiye verdiği tüketici kredilerine kefil olduklarını, bu tarihte asıl borçlu ve kefillerin imzası bulunan boş bono senedinin banka tarafından teminata alındığını müvekkillerine fotokopisi veya herhangi bir belge verilmediğini, aradan 10 yıldan fazla zaman geçtikten sonra davacılara davalı banka tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 20/07/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, bir süre sonra kendilerine 100.000,00 TL bedelli bir senetle ilgili ödememe protestosu geldiğini, müvekkillerinin yıllar önce küçük bir meblağ için kefil oldukları ve bu borcun ödendiğini, ancak davalı bankanın müvekkillerine sormadan uzun yıllardan beri asıl borçluya kredi vermeye devam ettiğini, müvekkillerinin kefil oldukları kredilerin ödenmiş olması sebebiyle kefaletin de son bulduğunu iddia ederek İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu yapılan 08/12/2019 tanzim tarihli 10/09/2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile takibe konu senedin iptaline ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili. Davanın reddini savunmuştur. Dava, bono ve bonoya dayanılarak girişilen icra takibi nedeniyle menfi tespit ve kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, davalı... AŞ tarafından davacılar hakkında İzmir ....İcra Müdürlüğünün ...osyası üzerinden kambiyo takibi başlatıldığı, söz konusu takibin dayanağının 08/12/2009 tanzim, 10/09/2019 ödeme tarihli 100.000 TL bedelli bono olduğu, söz konusu bonoda dava dışı ...in lehdar, davacı ...'ın borçlu, diğer davacı ...n ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, söz konusu bononun lehdar ... tarafından davalı bankaya ciro edildiği, yine dosya arasında davalı banka tarafından gönderilen 05/11/2009 tarihli 100.000 TL tutarında bir adet genel kredi sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmenin dava dışı ... ile davalı banka arasında akdedildiği, dosya davacıları... ve...ın ise kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteseslsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, söz konusu kredi sözleşmesi dosyası ekinde bir adet bono fotokopisi bulunduğu, davacıların borçlu olarak gözüktüğü, tanzim tarihi ve tanzim yerinin, ödeme tarihi, ödeme yeri, lehdar ve meblağ kısımlarının boş olduğu, görülmektedir. Bu şekilde davalı tarafça dosyaya sunulan kredi sözleşmesi ekindeki bu senedin, davalı tarafça İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası başlatılan kambiyo takibine dayanak yapılan senedin aynı olduğu, başka bir söyleyişle fotokopisi davalı tarafça sunulan ödeme yeri, keşide yeri, meblağ, keşide ve ödeme tarihi ve lehdar kısımları boş olan senedin doldurularak takibe konulduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamamından ve dosyadaki belgelerden davalı banka tarafından, söz konusu imza dışındaki kısımları boş olan senedin dava dışı ...n kullandığı kredinin teminatı veya bu krediye davacıların kefaleti nedeniyle alındığı anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamından ve bilirkişi raporundaki tespitlerden dava dışı ...'in ve davacıkların söz konusu kredi ilişkisi nedeniyle davalı bankaya bir borçlarının bulunmadığı, ancak daha sonra 2017 yılında dava dışı ...'in kredi hesaplarının davalı bankaca kat edilerek ...e Beyoğlu...Noterliği kanalı ile ihtar keşide edildiği anlaşılmaktadır. Daha sonra ise davacılar tarafından imzalanan ve 2009yılındaki kredi sözleşmesine istinaden verildiği anlaşılan davaya konu senedin boş kısımları düzenlenmek suretiyle kambiyo takibine konu edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar kambiyo hukukunun temel prensiplerinden birisi kıymetli evrakın bağlı olduğu haktan mücerret veya illetten mücerret olması ilkesi olsa da bu husus mutlak bir durum arz etmemektedir. Özellikle Türk Medeni Kanununun ve özel hukuka ilişkin tüm metin ve kavramların uygulama alanına konu edilmesi kaçınılmaz olan iyiniyet prensibi kıymetli evrakın illetten mücerretliğinin de bir istisnasını oluşturacaktır. Söz konusu bu ilkeler somut olaya uygulandığında, ortada imzaları davacılara ait olduğunda ihtilaf bulunmayan bir senet ve bu senedi dava dışı şahsın kredi sözleşmesinin teminatı veya kefalet için aldığında ihtilaf bulunmayan davalı banka ve bu kredi ilişkisi bittikten sonra dava dışı kredi borçlusuna yeniden kredi verilmesi ve kredi borcunun ödenmemesi üzerine senedin yaklaşık 10 yıl sonra boş kısımları doldurulmak suretiyle dava dışı kredi borçlusu ve davacılar aleyhine takip başlatılması söz konusudur. Şu halde senedin illetten mücerretliği elbette ileri sürülebilir, ancak bu hakkın iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı çok açıktır. Diğer yandan davalı banka alelade bir gerçek ya da hükmi şahıs veya bir tacir değildir. Her şeyden önce bir güven kurumu olan davalı bankanın kişi ya da kurumlarla kurabileceği ilişkiler kanunlar ve diğer düzenleyici metinlerle düzenlenmiştir. Bu şekilde sıkı kural ve denetimlere tabi bankanın bir kişiden herhangi bir senet alıp daha sonra bu senetle ilgili uyuşmazlıkta senedin sebepten mücerretliği ilkesine dayanması hukuken tasvip edilebilir olarak kabul edilemeyecektir. Kaldı ki somut olayda senedin kredi ilişkisinden kaynaklı olarak ve borçlu imzaları dışında boş olarak verildiğinde şüphe bulunmamaktadır. Böyle bir senedin bankanın uhdesinde tutularak dava dışı kişinin ilerideki kredi ilişkilerinde kullanılmasında ve giderek takibe konulmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Sonuç olarak, davacılar tarafından dava dışı şahsın kredi sözleşmesine kefalet/teminat olarak verilen senetten kaynaklanan borç ilişkisi dava dışı şahsın kredi borcunun ödenmesi ile son bulmuştur ve senedin iade edilmeyerek dava dışı şahsın yıllar sonra kullandığı ve geri ödemesini yapmadığı başka bir kredi ilişkisine teminat yapılması hukuken kabul edilebilir değildir. Senedin mücerretliği ilkesi dahi bu durumu değiştirmeyecektir. Diğer yandan davalı bankanın bu şekilde bir senet dayanak yapılarak takip başlatması mahkememizce kötü niyetli olarak kabul edilmiş ve davanın kabulü yanında davacılar yararına kötü niyet tazminatına da hükmedilmiştir. Zira basiretli hareket etme yükümlülüğü altında olan ve bir güven kurumu olan davalı bankanın kredi ve borç ilişkisi biten ve bedelsiz kalan bir senedi takibe koyması kabul ve izah edilebilir bir durum değildir. Diğer yandan mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 02/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı...çlu, davacılar...enlenen 100.000,00 TL tutarında bir adet genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davacı ... son olarak 24/07/2012 tarihinde borcunu ödediği ve bu tarihten sonra hiçbir kredi kullanımı olmadığı, davacı ... ise son olarak 16/07/2019 tarihinde borcunu ödediği ve bu tarihten sonra kredi kullanımı olmadığı, Beyoğlu...Noterliği'nin 30/07/2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava dışı ...n kullanmış olduğu kredilerle ilgili taahhütlerini yerine getirmemiş olması sebebiyle hesaplarının kat edildiği, işlemiş faizlerle birlikte toplam 146.003,21 TL'nin 1 (bir) gün içinde ödenmesi asıl borçlu ile birlikte davacılar ve dava dışı kefiller...e ihtaren bildirildiği, Kiraz Noterliği'nin 12/09/2019 tarih ... yevmiye numaralı Ödememe Protestosu'nda takibe konu olan 100.000,00 TL tutarındaki emre muharrer senedin borçluları...'a ödememe protestosunun gönderildiği, senedin lehdarı ve ciro ile davalı bankaya devreden ...e ödememe protestosu gönderilmediği, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında bulunan takip dayanağı 100.000,00 TL tutarındaki senet ile davalı ... Genel Müdürlüğü'nün 23/12/2019 tarih,...No'lu yazısı ekinde dosyaya sunulan belgeler içinde yer alan senet fotokopisinin mukayesesi sonucunda davacıların borçlusu olduğu bir adet tanzim tarihi ve tanzim yeri yazılı olmayan ödeme tarihi, lehdar ve senet bedeli kısımları boş olan senedin davacılar tarafından davalı bankaya verildiği, söz konusu senet fotokopisi ile takibe konu senette yer alan borçlu Mehmet Tamkan ve Süleyman Bozdağ'ın isimleri ile adres ve imzalarının milimetrik olarak takibe konu senetle aynı olduğu, bu nedenle takibe konu senedin esasen evvelce tanzim tarihi ve yeri, lehdar, ödeme tarihi ve senet bedeli boş olarak düzenlendiği ve davalı bankaya verildiği, bu kısımların daha sonra davalı banka tarafından daha sonra doldurulduğu, icra dosyasında bulunan senette borçlu...'ın adres kısmında senedin ilk halinde yalnızca "... " ibaresi var iken daha sonra " no:2 Kiraz/İzmir" ibaresinin eklendiği, aynı şekilde borçlu...'ın adres kısmında senedin ilk halinde yalnızca "... ibaresi var iken daha sonra " no:... Kiraz/İzmir" ibaresinin eklendiği, her iki eklemede de yazı karakterlerinin aynı olduğu ve borçlulara ait olmadığının ilk bakışta anlaşılabilecek kadar belirgin olduğu, icra takibine konu kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla ve sıhhati konusunda ihtilaf bulunan emre muharrer senede dayalı olarak yapılması sebebiyle, davacıların dava dışı ...lehine 05/11/2019 tarihte düzenlenen 100.000,00 TL tutarındaki genel kredi sözleşmesindeki kefalet sorumluluğunun dava konusu icra dosyası kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığı kanaatine varılmış, oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan rapor mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. Tüm bu nedenlerle mahkememizde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünde tam bir vicdani kanı oluşmuş ve ayrıca az yukarıda bahsi geçen gerekçelerle davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu vicdani kanısıyla davacılar yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere Davanın KABULÜ ile, Davacıların İzmir...icra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası ve bu dosyanın dayanağı 08/12/2019 keşide tarihli, 10/09/2019 ödeme tarihli 100.000 TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının TESPİTİNE, Asıl alacak miktarı olan 100.000 TL'nin %20 'si oranında 20.000 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacı taraf duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunun AAÜT tarifesine göre hesap ve takdir edilen 13.450 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Harçlar yasası gereğince alınması gereken 6.831,00 TL harç olmak üzere 1.708,00 TL harçtan mahsubuna, 5.123,00 TL eksik harç ile 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14 maddesi gereğince ilerde haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320.00 TL zorunlu Arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.708,00 TL tamamlama harcı, 19,20 TL posta masrafı, 60,50 TL elektronik tebligat ve 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 2.447,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2021
Katip... e-imza
Hakim... e-imza