İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/1170 E. 2020/1325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/1170
- Karar No
- 2020/1325
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/140 Esas KARAR NO : 2023/812 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2023 GER. KARAR TARİHİ : 17/10/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili firma ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında, davalı şirket müvekkili şirkete saya üretimi gerçekleştirdiğini, bu ticari ilişkiye ve sektör uygulamasına bağlı olarak sipariş öncesi peşin ödeme yapılmak suretiyle cari ilişki oluşturulduğunu, yani müvekkili şirketin davalıya sipariş vermeden önce sipariş verilen ürünlerin malzeme temini, üretim vb. giderlerinin davalı tarafça karşılanabilmesi adına peşin ödeme yapmakta olup bu kapsamda sipariş aralığına bağlı olarak peşin ödeme yapmak suretiyle cari ilişkisini sürdürmekte sonrasında siparişlerin tamamlanmasıyla davalı tarafça düzenlenen faturalar müvekkili şirkete iletilmekte olduğunu, bu süreç içerisinde müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişkinin müvekkili şirketçe üretimi talep edilen ürüne ihtiyacının kalmamasına bağlı olarak sonlanacak olması sebebiyle peşin ödeme uygulaması sebebiyle davalı uhdesinde bulunan 69.996,63.TL cari hesap alacağını talep ettiğini, ancak olumlu bir dönüş alınamaması üzerine taraflarınca davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı ilamsız dosyası ile icra takibine geçilerek asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte alacağının talep edildiğini, ancak kendisine ödeme emri tebliğ edilen davalı/borçlu, borcunu ödemediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına itiraz ettiğini, borcunu ifa etmeyerek borca aykırı davanan davalı, takibe kötü niyetle itiraz ettiğini, ilgili uyuşmazlık hakkında zorunlu ticari uyuşmazlık kapsamında Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna da başvurulduğunu, ancak yapılan arabuluculuk görüşmesi sonunda anlaşmaya varılamadığını, neticede fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptali ile takibin 71.974,03.tl üzerinden devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin müseccel adresinin ... Mah. ... Cad. ... Sok. No:13/1 Bayrampaşa/İstanbul olup bu husus dosyaya celp edilen Ticaret Sicil kayıtlarıyla da sabit olduğunu, (icra dosyasında yer alan borca itirazlarında da yer aldığı gibi) huzurdaki dava ve davaya konu icra dosyası yetkisiz mercilerde görülmekte olduğunu, davanın öncelikle bu nedenle usulden reddini ve dosyanın yetkili mahkeme olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, davacı ... taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın bu nedenle de usulden reddinin gerektiğini, davacı ... talepleri ve taleplerine konu edilen hukuki vakıalar her ne kadar dava dilekçesinden açıkça anlaşılamasa da müvekkili şirketin hak kaybına uğramaması adına davacı yan taleplerinin zamanaşımına uğradığına ilişkin defiyi ileri sürmekte olduklarını, bu kapsamda davacı yan taleplerinin zamanaşımı nedeniyle de reddi gerekmekte olduğunu, davanın bu nedenle de usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ... dava dilekçesi hukuk muhakemeleri kanunu'nun amir hükümlerine aykırı olup somut ve açık olmadığını, bu nedenle davacı ... öncelikle taleplerini ve taleplerine dayanak olan maddi vakıaları açıklaması için kesin süre verilmesini, müvekkili şirketin davacı ... herhangi bir borcu olmadığı gibi karşılığında hizmet vermediği veya fazladan tahsil edilen herhangi bir miktarın da mevcut olmadığını, müvekkili şirketin davacı ... herhangi bir borcu olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı ... saya hizmeti verilmiş olduğunu, verilen hizmetin karşılığında da ödemelerin alındığını, alınan ödemelerin müvekkili şirket tarafından verilen hizmetin eş söyleyişle sözleşme konusuna ilişkin müvekkili şirketin üstlendiği edimlerin tam karşılığı olup müvekkili şirketin davacı ... herhangi bir borcu olmadığı gibi müvekkili şirketin karşılığında hizmet vermediği veya fazladan tahsil edilen herhangi bir miktarın da mevcut olmadığını, davacı ... icra takibi ve huzurdaki davada kötü niyeti aşikar olup alacağın yüzde 20'sinden az olmamak kaydıyla davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, neticede davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, mahkeme tarafından esasa ilişkin inceleme yapılacak olması halinde haksız ve mesnetsiz davanın tümüyle reddine, kötü niyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31/07/2023 tarihli raporda; "Davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, 2021 yılı: Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 31.05.2021 tarihli 15.000,00 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2021 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 163.753,69 TL alacaklı olduğu, 2022 yılı: 01.01.2022 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 163.753,69 TL alacaklı olduğu, 07.07.2022-31.12.2022 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 69.996,63 TL alacaklı olduğu, Netice itibariyle Davalı tarafın cevap dilekçesinde ek olarak sevk irsaliyeleri, fatura görüntüleri, saya fason teslim fişleri sunduğunu, dosya muhteviyatına ticari defter kayıtlarını sunmadığı, borcu olmadığını ticari defter kayıtlarıyla birlikte ispat etmesi gerektiği, Davacı tarafın ticari defterlerinde, kendi lehine 1.282.130,00 TL tutarlı ödeme kaydı ve 116.346,88 TL iade faturası kaydı olmak üzere toplam 1.398.476,88 TL tutarlı kaydın olduğu, davalı lehine toplam 1.328.480,25 TL tutarlı fatura kaydının olduğu, aradaki 69.996,63 TL farkın davacı tarafın alacak talebi olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan tüm işlemlerin belgelerinin sunulduğu, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 69.996,63 TL asıl alacağı talep edebileceği, Davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne/düşürüldüğüne dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı ancak davacı tarafın takip tarihine kadar 1.977,40 TL tutarında işlemiş faiz talebinin olduğu, İşlemiş faizin 69.996,63 TL asıl alacak üzerinden, 14.07.2022-04.11.2022 tarihleri arasında, 360 gün ve %9 yasal faiz oranları ile 1.977,40 TL olarak hesaplandığı ve takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır1. Davacı tarafın 2021-2022 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2. Davalı tarafın 12.06.2023 ve 03.07.2023 defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki takdir sayın mahkemenize bırakılmıştır. HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. 3. Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 69.996,63 TL asıl, 1.977,40 TL işlemiş faiz olmak üzere 71.974,03 TL toplam alacağın, takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yasal faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden 07.11.2022 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 22.11.2022 tarihinde itiraz ettiği, Davalı Tarafın Düzenlediği Faturaların Kayıtları, Davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı, 2021 yılına ait 15 adet ve KDV dahil 1.148.723,19 TL tutarlı fatura kayıt işleminin, 2022 yılına ait 2 adet ve KDV dahil 179.757,06 TL tutarlı fatura kayıt işleminin, 2021-2022 yılına ait toplam 17 adet ve KDV dahil 1.328.480,25 TL tutarlı davalı tarafın düzenlediği fatura kayıt işleminin olduğu, Faturaların açıklama kısmına mal ve hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilmediği, Davacı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı görülmüştür. “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Dosya muhteviyatına sunulan 2022 yılı BS-BA FORMU bilgilerinde, 2022 yılında, davalı tarafın BS FORMU ile davacı tarafa ait 3 adet ve KDV hariç 369.544,00 TL tutarlı faturayı beyan ettiği, 2022 yılında, davacı tarafın BA FORMU ile davalı tarafa ait 2 adet ve KDV hariç 175.544,00 TL tutarlı faturayı beyan ettiği, 2022 yılında, taraflar arasında 1 adet ve KDV hariç 194.000,00 TL fatura beyan farkı olduğu, iş bu farkın davalı tarafın düzenlediği 2022 yılına ait 1 adet ve KDV hariç 194.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, iş bu faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, Davacı Tarafın Düzenlediği İade Faturası Ve Ödeme Kayıtları, Davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı, 2021 yılına ait 1 adet ve KDV dahil 116.346,88 TL tutarlı iade faturası kayıt işleminin, 2021-2022 yılına ait 22 adet ve 1.282.130,00 TL tutarlı ödeme kayıt işleminin, 2021-2022 yılına ait toplam 23 adet ve 1.398.476,88 TL tutarlı iade faturası ve ödeme kayıt işleminin olduğu, İade faturasına ilişkin dosya muhteviyatına sunulan 17.09.2021 tarihli, .... numaralı, KDV dahil 116.346,88 TL tutarlı 1 adet faturanın, açıklama kısmına “FASON SAYA DİKİM İŞÇİLİĞİ”, dip not kısmına “25.08.2021 ... NL FT İSTİNADEN DÜZENLENMİŞTİR.” Diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, Faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturanın davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilmediği, Davalı tarafın iş bu faturaya itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı görülmüştür. “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Ödeme kayıtlarına ilişkin dosya muhteviyatına sunulan 22 adet ve 1.282.130,00 TL tutarlı dekontun, gönderen kısmında davacı tarafın, alıcı kısmında davalı tarafın yer aldığı, açıklama olarak “Anatomik Ayakkabı C/h, Anatomik Ayakkabı Saya İşçiliği Ödemesi, Anatomik Ayakkabı Saya İşçiliği, Anatomik Ayakkabı Saya Dikim Ödemesi, Anatomik Ayakkabı Fatura Ödemesi” diye yazıldığı, İş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Ticari Defter Ve Kayıtların İncelenmesi Ve Değerlendirme, Davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, 2021 yılı: Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 31.05.2021 tarihli 15.000,00 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2021 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 163.753,69 TL alacaklı olduğu, 2022 yılı: 01.01.2022 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 163.753,69 TL alacaklı olduğu, 07.07.2022-31.12.2022 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 69.996,63 TL alacaklı olduğu, Netice itibariyle, Davalı tarafın cevap dilekçesinde ek olarak sevk irsaliyeleri, fatura görüntüleri, saya fason teslim fişleri sunduğunu, dosya muhteviyatına ticari defter kayıtlarını sunmadığı, borcu olmadığını ticari defter kayıtlarıyla birlikte ispat etmesi gerektiği, Davacı tarafın ticari defterlerinde, kendi lehine 1.282.130,00 TL tutarlı ödeme kaydı ve 116.346,88 TL iade faturası kaydı olmak üzere toplam 1.398.476,88 TL tutarlı kaydın olduğu, davalı lehine toplam 1.328.480,25 TL tutarlı fatura kaydının olduğu, aradaki 69.996,63 TL farkın davacı tarafın alacak talebi olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan tüm işlemlerin belgelerinin sunulduğuDavacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 69.996,63 TL asıl alacağı talep edebileceği, Davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne/düşürüldüğüne dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı ancak davacı tarafın takip tarihine kadar 1.977,40 TL tutarında işlemiş faiz talebinin olduğu, İşlemiş faizin 69.996,63 TL asıl alacak üzerinden, 14.07.2022-04.11.2022 tarihleri arasında, 360 gün ve %9 yasal faiz oranları ile 1.977,40 TL olarak hesaplandığı ve takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği, 4. Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak cari hesap alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 69.996,63-TL cari hesap alacağı, 1.977,40-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.974,03-TL alacağının faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 71.974,03-TL 'dir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır. Davalı taraf ticari defterlerini dosya içerisine sunmamıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura ve ticari defter ve ticari kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında mal ve hizmet alımına ilişkin yazılı olmayan bir sözleşmenin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterler ve kayıtları ile Bilirkişi ...' ın hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde; - Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı ve davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya 2021 ve 2022 yıllarına ait 17 adet ve KDV dahil toplam 1.328.480,25 TL' lik faturaların düzenlendiği, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın defter ve belge sunmaması sebebiyle yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davalı tarafın iş bu faturaya itiraz ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir tevsik edici belgenin bulunmadığı, - Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, 2021 ve 2022 yıllarına ait toplam 22 adet ve 1.282.130,00 TL tutarlı ödeme kayıtlarının olduğu; iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın defter ve belge sunmaması sebebiyle yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, - Davacı tarafça düzenlenen faturaların ve malların, davalıya teslim edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belgenin bulunmadığı, - Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 69.996,63 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Kural olarak, faturaların tebliğ edildiğinin ve malın teslim edildiğinin ispat yükü davacı üzerindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, davacı tarafça bu aşamada fatura, mal teslim - hizmet olgusunu ispatının artık gerekmeyeceği, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 Tarih ve 2020/1170 E. - 2020/1325 K. Sayılı ilamı.), davalının ticari defter ve kayıtları sunmayarak ispat yükünü kendi üzerine aldığı kabul edilmiş ve yine davalının aksini gösterir başka yazılı kesin kayıtta sunmadığı, dava ve takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu sebeple davalının davacıya 69.996,63 TL borçlu olduğu kabul edilmiş ve açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belge sunulmadığından, faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden ve icra takibinin kötüniyetli yapıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak 69.996,63-TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Alacağın %20 si olan 13.999,32-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, -Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.781,47-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.229,14-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.552,33-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %97,25'i olan 3.034,20-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 85,80-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.434,64-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan ( Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 3.042,25-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren %97,25'i olan 2.958,59-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 11.199,46-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.977,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır