İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/877 E. 2019/876 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/877
Karar No
2019/876

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/63 Esas KARAR NO : 2019/564 DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2019 KARAR TARİHİ : 20/09/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi Sözleşmesi imzalandığı, davalıya ait ... plakalı araç, müvekkil şirket tarafından kasko poliçesi ile ... tarihinde ... poliçe numarası ile sigorta edildiğini, davalı tarafından ödenmesi gereken prim bedeli olan ... TL'nin müvekkil şirkete ödenmediği, davalının prim borcunu yerine getirmemesinden dolayı davalıya Antalya ... Noterliği'nden ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen davalı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalıya gönderilen ödeme emri ... tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından borca, faize ve borcun fer'ilerine itiraz edildiğini, davalının itirazı sonucu ... tarihli kararla İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibin durdurulmasınm üzerine arabulucu müessesine başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, ödeme emrinin davalıya ... tarihinde tebliğ edilmesine karşın davalı tarafından itirazın ... tarihinde yapıldığını, itiraz süresinde yapılmadığını, davalı ile müvekkili şirket arasında sigorta poliçesi sözleşmesinden kaynaklanan bır borç ilişkisi bulunduğunu, davalıya ... tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalının borcu muaccel hale geldiğini, davalının itirazının hukuka aykırı olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta poliçesi sözleşmesinden kaynaklanan bir borç ilişkisi bulunduğu iddiasıyla açılan işbu itirazın iptali davasında yetkili mahkeme HMK 6 gereği davalının ikametgah mahkemesi olan ... Mahkemeleri olduğunu, yapılan icra takibi bakımından da Antalya İcra Müdürlüğü'nün yetkisiz olduğunu, davalı ile arabuluculuk görüşmesi yapılmaksızın arabuluculuk aşaması sonlandırıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalıya ait olan aracın "ticari araç" olmasına ve ilk başta bu şekilde poliçe düzenlenmesine rağmen, davacının davalının bilgisi ve istemi olmasın poliçenin "hususi" olarak değiştirildiğini, ... tarihinde davalının aracının trafik kazasına karışması ve mali değer kaybı ve aylık kazanç kaybı nedeni ile talepte bulunup talebin kabul görmemesi üzerine bu durumun ortaya çıktığını, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, usulüne uygun poliçe düzenlenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam ... TL için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığını davalı borçluya tebligatın ... tarihinde tebliğ olunduğu, borçlu vekilinin ... tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dava dilekçesinin ekinde bulunan arabulucuk son tutanağının incelenmesinde, karşı tarafa (davalıya) yazılı bildirim yapılması ve telefonla ulaşılmasının mümkün olmaması nedeni ile müzakereye son verildiği görülmüştür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16. maddesinde Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi düzenlenmiştir. Buna göre; "(1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9. maddesi şöyledir; "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Arabulucu tarafları ilk toplantıya her türlü iletişim aracıyla davet ettiğini belgelendirir. Arabulucunun düzenlediği belgeler geçerli mazeretin değerlendirilmesinde esas alınır." Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2019 tarih 2019/877E. 2019/876K. sayılı kararında; "...Davacı taraf, arabuluculuğa başvuru yapıldığını belirtip, başvuru numarasını bildirerek eldeki davayı açmıştır. Ne var ki arabuluculuğa salt başvurmak dava şartının yerine getirilmesi için yeterli olmayıp, sürecin tamamlanması da gereklidir..." denilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2019 tarih 2019/939E. 2019/1001K. sayılı kararında; "...Somut olaya bakıldığında; davacı taraf, ... tarihinde arabulucuya başvurarak süreç tamamlanmadan ... tarihinde eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacı tarafa yukarıda değinilen son tutanağın (anlaşmazlık tutanağı) sunulması için bir haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili mahkemeye anlaşma sağlanamadığına dair ... tarihli son tutanağı mahkemeye ibraz etmiştir. Dava tarihinden önce düzenlenmiş son tutanak olmaması nedeni ile dava tarihi itibari ile dava şartı gerçekleşmediğinden, mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından..." denilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2019 tarih 2019/521E. 2019/423K. sayılı kararında; "...6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."... TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır..." denilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2019 tarih 2019/724E. 2019/530K. Sayılı kararında; "...itirazın iptali davasında, mahkemece " ..arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı" gerekçesi ile " Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiş... " ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.." düzenlemesi uyarınca, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." denilmiştir. Davamıza gelince, davacı sigorta prim alacağının tahsili alacağına amacıyla ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Dava, ticari işten kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davası niteliği gereği eda hükmünü de içeren özel nitelikli tespit davası niteliğinde olması sebebiyle dava sonunda para alacağının ödenmesine de hükmedileceği, davanın ... tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, arabuluculuğa başvuru yapıldığını belirtip, başvuru numarasını bildirerek eldeki davayı açmıştır. Ne var ki arabuluculuğa salt başvurmak dava şartının yerine getirilmesi için yeterli olmayıp, sürecin tamamlanması da gereklidir. Davacı taraf arabulucuya ... tarihinde başvurmuş, son tutanak ise ... tarihinde tutulmuş, son tutanakta karşı taraf (davalıya) ise bildirim yapılamadığı belirtilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 4. maddesinde arabuluculuk faaliyetinde gizlilik, 5. maddesinde beyan veya belgelerin kullanılamaması düzenlenmektedir. Gerek ödeme emrindeki adres, gerek arabuluculuktaki adres, gerekse bu dava dosyasına bildirilen adres "... Mah. ... Cad. No:.. D:.. .../..." olup bu adres aynı zamanda davalının mernis adresidir. İcra dosyasında ve mahkememiz dosyasında bu adrese tebligat yapılmıştır. Arabulucu tarafından mernis adresine gerekirse 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesindeki düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde mernis adrese olan bir kişiye tebligat yapılmaması düşünülmez. Davalıya tebligat/bildirim yapılmaksızın son tutanağın düzenlenmiş olması, arabuluculuk sürecin tamamlanması ve dolasıyla dava şartının yerine getirilmemesi sonucu doğurduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 Sayılı HMK nun 114/2 ve 115 /2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/09/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/877, K. 2019/876, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-877-e-2019-876-k-7465f9a545dc