İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2012/11980 E. 2013/10400 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2012/11980
- Karar No
- 2013/10400
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/433 KARAR NO : 2025/522 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/12/2020 KARAR TARİHİ : 04/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ------ kiracı olarak faaliyet gösterdiği işyerinin müvekkili sigorta şirketine 27.04.2019 - 2020 arasında ----- numaralı KOBİ sigorta poliçesi ile sigorta ettirildiğini, 11.02.2020 tarihinde sigortalı işyerinde yangın çıktığını ve işyerinde bulunan tüm demirbaş, makine ve emtiaya yangın sonucu büyük hasar ve zarar gördüğünü, meydana gelen olayın ve hasarın sigortalısı tarafından ihbarı üzerine müvekkili şirket tarafından ----- sayılı hasar dosyası açıldığını, bağımsız eksper ve bilirkişi tarafından raporlar aldırıldığı, bilirkişi ------ tarafından mahallinde yapılan tespit ve incelemelere dayalı olarak düzenlenen raporda, yangının nedeninin elektrik tesisatında meydana gelen elektrik kontağından kaynaklandığı, yangının işyerinin sağ duvar orta kısmında bulunan tali sigorta panosu giriş kablolarında meydana gelen kısa devre ark sonucunda başlamış olduğu, sigortalının iş yerini kiraladığı haliyle kullandığı, herhangi bir tadilat onarım ve ilave yapmadığı, yangın binanın ayrılmaz parçası olan elektrik tesisatı ve panosunda kaynaklanmış olduğu, bunun bina ve yapı eserindeki yapı eksikliğinden kaynaklı olduğu, buna göre TBK'den kaynaklı bina malikinin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, yangın nedeniyle meydana gelen hasar sonucunda; poliçe teminatları kapsamında, sigorta şirketinin meydana gelen zararı sigortalısına ödediği tarih itibariyle, sigortalısının halefi durumuna geçmesiyle; bina malikine rücu hakkını kullanabileceği tespit ve görüşlerine yer verildiği, bağımsız sigorta ekspertiz firması tarafından 2 Nisan 2020 tarihli yangın hasar ekspertiz raporunda yangının sebep ve nedenleriyle birlikte toplam hasar miktarı 1.244.112,07 TL olarak tespit edildiği ve bu rakamdan 43.900 TL sovtaj düşülerek sigortalıya ödenmesi gereken tazminat tutarı 1.200.212,07 TL olarak hesaplandığı, bunun üzerine sigortalılarına 4 Mayıs 2020 tarihinde 1200.212,07 TL hasar tazminatı ödendiğini böylelikle müvekkilinin yasal halefiyet gereği sigortalının yerine geçerek alacaklı davacı sıfatını elde ettiğini, müvekkili tarafınca davalı bina maliyetlerinin hasarın kendi sigortalarından karşılanmasını beyan ve bildirimleri üzerine sigortacılara ---- 25 Haziran 2020 tarihinde rücu talebi gönderilmiş ise de ----- sigortanın bu talebi reddettiğini, bunun üzerine ödenen sigorta tazminatının tazmini için başta ---- olmak üzere bina malikleri aleyhlerinde ve taraflarınca ---- icra dairesinin ----- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi açıldığını borçluların itiraz ettikleri için takibin durduğunu, borçlu davalıların itirazlarının İptal edilmesi ve takibin devamına karar verilmesi amacıyla hiçbir davayı açma gereği hasıl olduğunu, gerçek kişi davalıların maliki bulundukları taşınmazdaki yangına sebebiyet veren elektrik panosu ve bağlantılarıyla olarak -----Bölgesi müdürlüğünden davalı bina malikleri ---- ve ----- en son yazılmış olan 14 Kasım 2019 tarihli ------ sayılı uyarı yazısı ve bundan önceki tutanaklar dikkate alındığında yangına binadaki bu tesisatın sebep olduğu çok açıkça anlaşılabildiğini, olaydan hemen sonra mahallinde yapılan keşif ve incelemeler sonucu düzenlenmiş olan 30 Mart 2020 tarihli bilirkişi uzman tespit raporunda yangının iş yerinin sağ duvar orta kısmında bulunan tali sigorta panosu giriş kablolarında meydana gelen kısa devre ve ark sonucunda başlamış olduğunun tespit edildiğini, inanın ve taşınmaz malikinin sadece binanın yapımından değil binadaki diğer yapı eserlerinin bozuklukları veya bakımı tamiri ve korunmasındaki eksikliklerden doğan zararı da gidermekle yükümlü olduğunu, Türk Borçlar Kanunu 69 madde hükmü uyarınca bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin yapı eserlerinin Maliki o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasında ki kusurundan dolayı meydana gelecek zararlardan sorumlu tutulduğunu, bu maddede düzenlenen sorumluluk türünün kusursuz sorumluluk olduğundan meydana gelecek zarardan dolayı malikin sorumlu tutulabilmesi için kötü niyetli veya kusurlu olmasına gerek bulunmadığını zararla bina veya imal olunan şey arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kanunda aranılan diğer koşulların gerçekleşmesinin yeterli olduğunun kabul edildiğini belirterek icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri Osb Mh. 15. Cd. No 17 Melikgazi -Kayseri riziko adresli işyeri müvekkili şirket tarafından 07-01-2020/2021 vadeli, 200200024952680 no lu Sompo Sigorta Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile poliçede yazılı riskler için müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, Poliçe ile Yangın Sorumluluk (Kiracı/Malik) teminat limiti 750.000.-TL olarak belirlendiği, yangın teminatı riziko adresinde 24 saat güvenlik görevlisi veya bekçi bulunması, profesyonel güvenlik firmasına bağlı alarm ve kamera sistemi önlemlerinden en az birinin bulunması şartıyla verildiğini; bu önlemlerin bulunmaması halinde her bir hasarda sigorta bedeli üzerinden %10, minimum 50.000.-TL tenzi-i muafiyet uygulanması kararlaştırıldığı, müvekkili Sigorta Şirketinin Yangın (Kiracı-Malik) teminatı 750.000.-TL ile sınırlı olduğu, poliçe teminat limitini aşan miktardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca poliçe özel şartı gereğince ancak riziko adresinde 24 saat güvenlik görevlisi veya bekçi bulunması, profesyonel güvenlik firmasına bağlı alarm ve kamera sistemi bulunması halinde sorumluluğu söz konusu olabileceği, öncelikle bu şartların sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiği, davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu hasar tutarı fahiş olduğu, öncelikle davacı sigorta şirketi'nin ödemesi gereken gerçek zarar tutarının araştırılması ve doğru olarak tespit edilmesi gerektiği, yangının tamamen kiracı Efem Masa ... Ltd. Şti'nin kusurundan kaynaklandığı, kiralanan yerin birçok kişinin çalışacağı, pek çok kimyevi maddenin, elektrikli aletin, sanayi tipi aletin kullanılacağı, yapılacak imalata göre pek çok riskin bulunduğu bir işyeri olduğu, imalat yapılan bir işyeri kiracısı ve basiretli bir tacir olan kiracı işyerinde yapılacak imalata uygun olarak gerekli her türlü bakım, onarım ve tadilatı yapmakla yükümlü olduğunu, işyerinde mutfak, kiler, ofis, showroom gibi bölümler oluşturulduğu, tadilatlar yapıldığı, işyeri kiracısının sadece kendince önemli ve gerekli gördüğü tadilat ve dekorasyonu yapıp "bunun dışında her şeyden bina sahibi sorumludur" diyemeyeceği, imalat yapan kiracı binanın tüm elektrik, sıhhi tesisat gibi unsurları da yapılan imalata, yangın, iş güvenliği ve diğer risklere uygun hale getirmekle yükümlü olduğu, zaman içinde meydana gelecek arıza ve eskimelere karşı da önlem almakla, bakımlarını yaptırmakla yükümlü olduğu, "İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık Ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği” ile işverenin yükümlülükleri düzenlendiği, bu yönetmeliğin 5.maddesi ile işveren'e "İşveren, işyerinde kullanılacak iş ekipmanının yapılacak işe uygun olması ve bu ekipmanın çalışanlara sağlık ve güvenlik yönünden zarar vermemesi için gerekli tüm tedbirleri" alma yükümlülüğü getirildiğini, yönetmelik ile çok açık ve net bir biçimde kiracı Efem Masa... Ltd.'ne elektrik tesisatını yılda bir kez periyodik kontrollerini yapma, eksikleri giderme yükümlülüğün getirildiği, yangın'a kiracı Efem Masa..'nın bu ağır ihmal derecesindeki kusurunun sebebiyet verdiği, mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, kiracı Efem Masa'nın yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan yangın sebebiyle bina malikinin kusurlu ya da kusursuz bir sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden müvekkili sigorta şirketinin de bir sorumluluğundan söz edilemeyeceği, müvekkili sigorta şirketi tarafından 24-02-2020 tarihinde Dr.Akil Süheyl Becan'a yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen hasar inceleme raporunda yangının sebepleri ve kusur durumu ayrıntılı olarak tespit edildiği, olay yerinde yapılan incelemeler, çekilen fotoğraflar, videolar, yangın ve olay yeri inceleme raporları bir bütün olarak teknik bilgiler ışığında detaylı olarak değerlendirildiğini, yangın mahallinde kullanılan sanayi tipi dikiş makinalarının çalışması için gerekli elektrik ihtiyacının binanın orjinal elektrik projesinde olmayan ve sonradan yapıldığı anlaşılan kablo tesisatı ile sağlanmaya çalışıldığı, ancak bu tesisatın yapımı aşamasında ortama uygun doğru kablo kesitinin kullanılmadığı, kullanılan kablonun ince ve topraklamasının yetersiz ya da yer yer hiç olmadığının sabit olduğu, bu ince kesitli kablolar zaman içerisinde kullanımla birlikte yükü taşıyamayacak duruma geldikleri ve aşırı ısınma ile topraklama eksikliği ile söz konusu yangının çıkmasına neden olduğu değerlendirilmediği bunun getirisi olarak da bu uygulamanın yangın mahallinde kirada bulunan işletmeden kaynaklı olduğu ve bu durumun ağır kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatiyle tespitinin yapıldığını; binanın orijinal tesisatında bulunmayan, sigortalı kiracı ya da önceki kiracılar tarafından yaptırılan elektrik tesisatı değişikliklerinden bina sahibinin sorumluluğundan söz edilemeyeceği, kiracı kullanıma başlamadan önce gerekli teknik kontrolleri yaptırmakla yükümlü olduğu kendi kullanımına uygun olarak tekniğine ve usulüne uygun olarak gerekli kontrol ve bakımları yapmak, elektrik tesisatını dilekçelerinde açıkladıkları ilgili mevzuat hükümlerine uygun hale getirmekle sorumlu ve yükümlü olduğu, müvekkili sigorta şirketinin 11-02-2020 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle sigortalısına 566.118,70.-TL ödediğini ve ödenen tutarı zarardan kiracının sorumlu olması nedeniyle kiracı Efem Masa'ya ve sigortacısı işbu davanın davacısı Ray Sigorta A.Ş.'ye rücu ettkiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/11980 E., 2013/10400 K. Sayılı emsal içtihadında dava konusu olaya çok benzer bir olayda bina sahibinin kusursuz sorumluluğundan söz edilemeyeceğinin kabulü ile kiracının sigortacısı tarafından bina malikine açılan davanın reddi gerektiğine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalılar Hasan Yücel, Sebahattin Yücel vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça, meydana gelen yangın olayında davalı müvekkillerin bina maliki olarak sorumluluğu bulunduğundan bahisle, sigortalısına yaptığı tazminat ödemesinin rücuen tahsili istendiği, davacı tarafın davasında eksper incelemesi dışında yangın uzmanı Turgut Cırgaoğlu tarafından hazırlanan, bilirkişinin de belirttiği üzere mütalaa niteliğinde olan 30.03.2020 tarihli raporu dayanak gösterildiği, iş bu raporun sonuç ve kanaat kısmında; yangın nedeninin elektrik tesisatında meydana gelen elektrik kontağından kaynaklandığı, yangının iş yerinin sağ duvar orta kısmında bulunan tali sigorta panosu giriş kablolarında meydana gelen kısa devre ark sonucunda başlamış olduğu, sigortalı kiracı vasfında olup, iş yerini kiraladığı haliyle kullandığı, herhangi bir tadilat onarım ve ilave yapmadığı, yangının binanın ayrılmaz parçası olan, elektrik tesisatı ve panosundan kaynaklanmış olduğu, Borçlar Kanunu'na göre binanın yapımındaki eksiklik ve noksanlıktan bina malikinin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, yangın nedeni ile meydana gelen hasar sonucunda, poliçe teminatları kapsamında, sigorta şirketinin meydana gelen zararı sigortalısına ödediği tarih itibari ile sigortalısının halefi durumuna geçmesiyle bina malikine rücu hakkını kullanabileceği "görüş ve kanaatine varıldığı, davacı tarafından, davaya esas alınan Turgut Cırgaoğlu tarafından hazırlanan mütalaa niteliğindeki, 30.03.2020 tarihli raporu kabul etmedikleri, rapor mülk sahibi olan davalı müvekkillerinin çağırılmadan yani bina sahibi olarak olaya ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmadan davacı lehine yanlı olarak, ayrıca elektrik konusunda uzman olmayan bilirkişice hazırlanmış olup, eksik, hatalı ve denetime elverişli olmadığı, mütalaa niteliğindeki iş bu raporun mahkemenizce dikkate alınmamasını talep ettiklerini, OSB Bölge Müdürlüğü'nün Elektrik tesisat raporu denildiği ve okunmayan simsiyah bir belge görüntüsü konulduğu, davacının dava dilekçesindeki ekler tarafından tebliğ edilmediği, uyaptan çıktısını aldıkları ve okunmayan bu simsiyah belgeye dair beyanda bulunma haklarının saklı tutulmasını, bu belgeyi kabul etmediklerini, Zira raporda" kiracı konumundaki Ercan Akkar'ın şifai beyanına göre; 14.11.2019 tarihli OSB tarafından Hasan Yücel -Sebahattin Yücel adına gönderilen ilgi yazının iş yerine gelmesi nedeni ile adı geçen ilgili kişilere vermek için gösterdiğinde sürekli zamanlarda aynı yazı gönderiliyor, sen boş ver önemli değil diyerek belgeyi almadıklarını belirtmiştir" denildiğini, bu hususun tamamen gerçek dışı olduğu, öncelikle müvekkillerine OSB tarafından tebliğ edilmiş bir yazı bulunmadığı, raporda belirtilen kiracı Ercan Akkar ile müvekkilleri arasında böyle bir diyalogun hiçbir zaman geçmediği, müvekkillerinin kendilerine tebliğ olmayan ve ulaşmayan bu yazıdan ve içeriğinden bilgili bulunmadıkları, ayrıca yazı içeriğini kabul etmemekle birlikte, davalı müvekkillerin aynı binada 2 kiracısı daha bulunmakta iken, bu yazının yangının çıktığı kiracıya verilmiş olmasının da gayet manidar olduğunu, bu durumun akıllara, yazının sırf bina sahibi olması nedeni ile davalı müvekkilleri adına düzenlendiğini ve yazı sadece bu kiracıya verildiğine göre sadece bu kiracının iş yerindeki, kendi kendine elektrik sisteminde ve panolarda yaptığı eklemelerle ilgili olacağı hususunu getirdiğini, bahsi geçen belgenin okunabilir bir örneğine kavuştuklarında savunma hakkımızın kısıtlanmaması adına bu belge içeriği hakkında beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, dosyasının yetkili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davanın kiracı Efem Akkar Masa Sandalye adlı işyeri sahibi Ercan Akkar a ihbarını, icra takibinde yetki itirazının kaldırılmasına ilişkin bir karar alınmaması ve dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmemesi nedeniyle, koşulları oluşmayan ve ayrıca haksız ve mesnetten yoksun olan davanın reddini, davacının asıl alacağın %40 ından aşağı olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 11.02.2020 Tarihinde davalıların maliki olduğu taşınmazda kiracı olarak bulunan davacı şirket sigortalısının iş yerinde meydana gelen yangın nedeni ile sigortalının uğradığı zarar nedeni ile davacı şirketin yapmış olduğu ödemenin rucuan tahsili istemi ile davalılar aleyhinde başlatılan icra takibine vaki davalıların itirazının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı alacaklı ise miktarı,davacı yanca yapılan ödemenin gerçek zarar ile uyumlu olup olmadığı, temerrüt varsa işlemiş temerrüt faizinin ne olması gerektiği, olayda kusurun kimde olduğu, kusur oranlarının ne olduğuna ilişkindir. Mahkememizin 23.10.2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ---- BAM ----. Hd. -----. Sayılı ilamı ile "..Dava dışı sigortalı ile davalı gerçek kişiler arasındaki temel ilişki kira ilişkisi olduğundan, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan eldeki davada, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih-----sayılı kararı ve TTK'nın 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle; mahkemenin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1.c ve 115 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken; yazılı olduğu biçimde işin esası hakkında karar vermiş olması istinaf sebebi olarak gösterilmese de görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen değerlendirilmiş ve taraf vekillerinin esasa yönelik istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin, kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 ve 355. maddeleri uyarınca kaldırılması karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesi ile verilen kararı kaldırmıştır.Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih ----- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. Dava dışı sigortalı ile davalı gerçek kişiler arasındaki temel ilişki kira ilişkisi olduğundan, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan eldeki davada sulh hukuk mahkemeleri görevli olduğundan usul ve yasaya uygun İstinaf dairesi kararı gereği mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5 maddeleri, 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince görevli mahkeme ----- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olması sebebi Davanın mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin ----- Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna, 2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin iki hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ------ Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtaratın gerekçeli karar tebliği ile yapılmasına,) 3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.