İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/635 E. 2026/115 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/635
Karar No
2026/115
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/635 Esas KARAR NO:2026/115

DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/12/2019

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...KARAR SAYILI DOSYASINDA;

DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:30/12/2019 KARAR TARİHİ:19/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan), Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Ticaret Siciline kayıtlı olup, davalılardan ...'in müvekkili davacı şirketin %40 oranında hissesi bulunan azınlık ortağı olduğunu, 2016 yılından 02.06.2019 tarihli olağanüstü genel kurul tarihine kadar müvekkili şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, müvekkili şirketi temsilen davalılardan ... ile diğer davalı şirket arasında 20.04.2016 tarihli alt istisna sözleşmesi imzalandığını, anılan bu sözleşmede müvekkilinin alt müteahhit sıfatını haiz olup, sözleşme hükümleri irdelendiğinde içerdiği hükümler başta sabit birim fiyat esası olmak üzere müvekkili şirket aleyhine olduğunun anlaşıldığını, 21.06.2019 tarihli genel kurulda müvekkili şirket kayıtlarına ancak ulaşılmakla davalıların müvekkili şirketin ekonomik yönden ortak iradeleri, el ve iş birliği içerisinde ve hileleri ile ekonomik yönden mahvına neden olduklarının tespit edildiğini, müvekkili şirket kayıtları üzerinde yapılacak bir inceleme ile bu hususun bilimsel olarak da kanıtlanacağını, ayrıca davalı ...'in yapmış olduğu diğer usulsüzlükler ile ilgili ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... E sayılı dosyası ile şirketi uğratmış olduğu zararlardan kaynaklanan tazminat davası açılmış olup, davanın derdest olduğunu, öte yandan, davalı ...'in davacı müvekkilini münferiden temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı dönemde aynı zamanda müvekkilinin akdi ilişki içinde olduğu rakip diğer davalı şirkette eylemli olarak çalıştığının ve davalı şirketten menfaat sağladığının anlaşıldığını, bu hususun çeşitli e-postalardan anlaşıldığı gibi esasen yargılama aşamasında haksız fiil teşkil eden bu hususun tanık beyanlarıyla da kanıtlanacağını, davalı ...'ın eylemlerinin müvekkiline yönelik sadakat yükümlülüğünün açık ihlali olduğu gibi davalı ...'ın, 21.06.2019 tarihli müvekkili şirket olağanüstü genel kurulunda ibra edilmemesinden ve yönetim kurulu başkanlığına son verilmesinden hemen sonra bu sefer sigortalı olarak 01.07.2019 tarihinden itibaren yine davalı ......A.Ş.'nin ... Mekanik Sistemler İşletme Müdürü olarak görevlendirildiğini ve adeta davalı şirkete yapmış olduğu hizmetler karşılığı ödüllendirildiğini, Havalimanı Mekanik Sistemler İşletme Müdürü olarak çalıştığının görüldüğünü, özetle çok daha önceleri de davalı ... Tesisat A.Ş.'de farklı görevlerde çalıştığı tespit edilen aynı zamanda davalının menfaat ortağı diğer davalı ...' in davalı ... Tesisat ile iş birliği içerisinde kendilerine menfaat sağlarken müvekkili davacı ... A.Ş.'ye büyük zararlar verdiğini, davalıların şirketin mahvına sebep olduklarını, ... bünyesinde çalışan şirketin belkemiği kadrosunu oluşturan nitelikli işçilerin sorunsuz, iş hukuku bağlamında müvekkili işveren şirketin herhangi bir yükümlülüğünü ihlali söz konusu olmamasına rağmen ... eski YK başkanı ... tarafından iradeleri fesada uğratılarak davalıların el ve iş birliği içerisinde rakip davalı ... Tesisat bünyesine geçirildiğini, TTK. m.54/2 düzenlemesinde, haksız rekabete ilişkin genel bir perspektif sunulmuş olup, bu hükme göre, “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” hükmünün bulunduğunu, sözleşmenin 2 sene başta belirlenen iş süresi boyunca sabit birim fiyat bazında imzalanması başta olmak üzere, davalı ...'ın sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek sözleşme süresi boyunca ve halen davalı şirkette çalışmasının, müvekkili şirketin çalışanlarının el ve işbirliği içerisinde ayartılmasının davalılarca birlikte gerçekleştirildiğini, müvekkilinin davalıların haksız rekabet eylemleri sonucu ticari itibarının zedelenmesi karşısında manevi zarara uğramış olduğunu, 6098 sayılı TBK.'nun 58. nci maddesindeki manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin yasal koşulların tümüyle müvekkili lehine oluştuğunu, zira müvekkilinin davalıların haksız rekabete ilişkin eylemleri sonucu tümüyle iş yapamaz, teknik anlamda iflas ve borca batık duruma düşürülmüş atıl bir şirket haline dönüştürüldüğünü, davalıların fiillerinin haksız olduklarının tespitini, haksız rekabetleri sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı maddi zararlardan şimdilik 10.000- TL.'nin 31.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 500.000-TL manevi tazminatın 31.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, gideri davalılardan alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra hükmün ilanını, davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tüm alacaklarını karşılayacak miktarın tensiple ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... Endüstri Mekanik Elektrik Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin 11.05.2015 tarihinde müvekkili ... tarafından tek ortaklı olarak kurulduğunu, 29.05.2015 tarihli ... sıra nolu kararla 50.000-TL ödenmiş şirket sermayesi karşılığında her biri 10.000-TL'lik hamiline yazılı küpürler halinde 5 adet pay senedi bastırılması kararlaştırıldığını ve ... Noterliği'nin 08.06.2015 tarih ... nolu yevmiyesi ile onaylanan hamiline yazılı pay senedi bastırılmasına ilişkin iş bu kararın 15.06.2015 tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığını ve bastırılan pay senetlerinden 2 tanesinin müvekkili uhdesinde bırakılıp her biri 10.000 hisse olmak üzere toplam 30.000 hisseyi oluşturan 3 adet hamiline yazılı şirket pay senedinin Temmuz 2015' de ...'ya teslim edildiğini, müvekkili ...'in, şirketin %40 hissesine, davacının ise %60 hissesine sahip olup 2015 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının yapıldığı 02.06.2016 tarihinde müvekkili ...'in münferit olarak atacağı imzası ile 3 yıl süre ile 02.06.2019 tarihine kadar şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmasına oy birliği ile karar verildiğini, daha sonra tarafların 20.12.2017 tarihinde bir araya gelerek ortaklar arasında, ...’nın elinde bulunan %60 payın ...’e devri ile ilgili "Anonim Şirket, Borç Ödeme ve Hisse Devir Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkilinin davacı ... tarafından sahip olunan (%60) 30.000 TL itibari değerli hisselerin devrine karşılık keşide edip verdiği yaklaşık 2.000.000 TL tutarındaki senetlerin ve gayrimenkullerin tamamını ve davacının şirket demirbaşlarına karşılık gelen %60 payı olan 92.294,81 TL yi tamamen ödediğini ve bu ödemelere ilişkin tüm senetleri müvekkiline iade ve teslim edildiğini, 29.12.2018 tarihi itibariyle davacının elinde bulundurduğu hamiline yazılı %60 hissenin tamamını blok olarak müvekkili ...’e devretmesi gerekirken bundan imtina ettiğini, bu nedenle müvekkilinin, ... aleyhine 19.03.2019 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nde 2019/... esas sayılı dosya numarası ile dava açtığını, hukuksuz şekilde ortaklığını koruyan ...’nın yönlendirmesi ile hileli ve asılsız talepler ile ... Tesisat A.Ş. ve müvekkili ...’e iş bu tazminat davası açıldığını, ... Endüstri tarafından açılmış olan bu davanın, aslında müvekkili ... tarafından ... aleyhine açılmış olan 10. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2019/... E dosya numaralı dava için sahte delil oluşturma çabasından ibaret olduğunu, İstanbul Havalimanının büyük açılışının 6 Nisan 2019 tarihinde yapıldığını, bu tarihten çok kısa bir süre önce Terminal Binasının tüm Mekanik Tesisat işlerini üstlenen ve şirket ... Endüstrinin de işvereni olan ... Tesisat A.Ş., Yatırımcı ... tarafından Havalimanının Mekanik Sistemlerinin Bakımı ve işletilmesi ile ilgili görevlendiridiğini, kısa bir süre içerisinde işletme teşkilatını oluşturmak isteyen ... Tesisat A.Ş.' nin proje genelini tanıyan ve güvendiği alt yüklenicisi olan ... Endüstri A.Ş. nezdinde müvekkili ...’e de işletme ekibinin ve organizasyonun kurulması konusunda danışmanlık yapmasını teklif ettiğini, danışmanlık kapsamında müvekkili ...'in Mart 2019 sonu itibari ile ... Tesisat adına organizasyon şemalarının hazırlanması, ekip sayılarının belirlenmesi ve resmi kurumlardan gerekli belge, izin, sertifikaların alınması, eğitimlerin ve çalışma izinlerinin oluşturulması ile ilgili yazışmalara başladığını, müvekkili ...'in ... Endüstri A.Ş. nin kuruluşu ile göreve başladığı 2015 yılından itibaren basiretli ve dürüst bir yönetici olarak davrandığını, görevde bulunduğu sürece sıfırdan başlayan şirketi, üst seviyelere taşıyarak 3 yıl gibi bir süre içerisinde şirkete 52.632.000 TL ciro yaptığını, sadakat yükümlülüğünün ihlali ve haksız rekabet teşkil eden eylemler ile ilgili iddiaların hayatın doğal akışına ters düştüğünü, müvekkili ...’in, ... Endüstri A.Ş. adına canla başla çalışarak yeni sözleşmeler yapması, ilave işler alması ve tüm bu işler ile ilgili tahsilatları eksiksiz tamamlayarak şirkete gelir sağlamış olması hususlarının, davacının iddia ettiği haksız rekabet teşkil eden eylem ve sadakat yükümlülüğü ihlalleri ile hiçbir şekilde bağdaşmadığını, davacı tarafın iddialarının tamamen asılsız ve gerçek dışı olduğunu, somut olayda 6098 sayılı TBK'nun 58.maddesindeki manevi tazminat koşullarının oluştuğundan da söz edilemeyeceğini, müvekkilinin davacı şirketin kişilik haklarının ve bu çerçevede itibarının zedelenmesine yol açacak herhangi bir davranışta bulunmadığını beyanlarla öncelikle koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile bu yönden davanın reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ... Isıt. San. ve Tic. A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı ... Endüstri A.Ş. 20.04.2016 tarihinde İstanbul ... İnşaatı kapsamında, Terminal Binası içerisinde bir kısım mekanik tesisat işlerinin yapılması ile ilgili alt istisna sözleşmesi imzaladıklarını, iş bu istisna akdinin imzalandığı tarihte, davacı şirketin iki kişiden kurulu olup, diğer davalı ... ... Endüstri A.Ş.'de %40 hisseye, ... isimli ortağın ise %60 hisseye sahip olduğunu, davacının, dava dilekçesinde haksız fiil tarihinde temerrüdün gerçekleştiğinden söz ettiğini, temerrüt tarihi olarak ise 31.07.2018 tarihini gösterdiğini, davacının bu durumu bildiğine göre TTK md.60 uyarınca aynı kanunun 56.maddesine dayalı iş bu dava zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin 20.04.2016 tarihinde imzalanmış olup öncelikle davacının bir yıllık zamanaşımı sürecinde dava açmadığı için davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddialarının sadakat yükümlülüğü ile rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlal edildiği ve haksız rekabette bulunulduğu yönünde olduğunu, sadakat borcu ile rekabet etmeme yükümlülüğü işçinin işverene karşı asli borcu olduğunu, müvekkili şirketin ... işini üstlenen 5'li konsorsiyumun içinde yer alan ... (...) Holding - ... şirketler grubu içinde yer aldığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında işçi - işveren ilişkisinin olmasının mümkün olmadığı gibi kanun düzenlenmesi ve ilke Yargıtay kararları incelendiğinde de görüleceği üzere sadakat yükümlülüğü ile rekabet etme yasağının işçinin yükümlülükleri arasında olup iş ve elbirliğiyle sadakat yükümlülüğünün ihlali şeklinde herhangi bir hukuki kurumun da bulunmadığını, haksız rekabetten söz edilmesinin dahi abesle iştigal, açıkça kötüniyetli bir iddia olduğunu, sadakat borcu, rekabet yasağı ve haksız rekabetin müvekkili aleyhine ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yanın sabit birim fiyat itirazının kötüniyetli olduğunu ve kabulünün mümkün olmadığını, sabit birim/TL/EURO olarak aynı projede diğer alt yüklenicilerle akdedilen sözleşmelerde ve hatta ... ile yapılan tüm sözleşmelerde yer almakta olup, aynı esasların havi olduğunu ve tüm emsal sözleşmeleri sunduklarını, ... tesisat ile ... arasındaki alt istisna sözleşmesinin ...'in ilk işi olduğunu ve bu iş bitene kadar ...'in başkaca işi olmadığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 17.06.2016 tarihli sayısında ilan edildiği üzere diğer davalı ...'in 02.06.2019 tarihine kadar ...'i münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınmış olup, iş bu hususun ... genel kurulunda oybirliği ile karara bağlandığını, davacının, ... ile müvekkili şirket arasında akdedilen danışmanlık sözleşmesi ve bu sözleşmede danışman olarak adı zikredilen diğer davalının 2 ay süreli olarak ifa ettiği ''danışmanlık'' görevini, ... Tesisat'ta eylemli çalışma olarak kabul ettirme algısı içinde olduğunu, ...'in diğer davalı ...'in şirketteki görevine 21.06.2019 tarihinde genel kurul kararı ile son verdiğini, bu hususun 17/07/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde de yayınlandığını, diğer davalının 21.06.2019 tarihinde işsiz kaldığını, davalının işsiz kaldığı için müvekkili şirkete başvurduğunu, müvekkili şirketin de sahayı ve işi iyi bildiğinden Temmuz ayında diğer davalıyı istihdam ettiğini, zaten bu hususun SGK kayıtlarından da ortaya çıkacağını, davacının geçici kabul tutanağı bağlamında yapılan çalışmayı ve esaslarını da çok iyi bildiği halde bu dönem yapılan çalışma için de algı yaratmaya çalıştığını, davacı yanın iddia ettiğinin aksine Ocak, Şubat ve Mart 2019 aylarında ... A.Ş.'de çalışan personelin geçici kabul eksiklerinin tamamlanması ve yapılan ilave işler için çalıştığını, davacının, sözleşmelerin sürdüğü, iş akitlerinin devam ettiği gibi bir durumun varlığını kabul ettirme çabasında olduğunu, yani mevcut durumu farklı gösterme çabasında olduğunu, oysa istisna akdi ile belirlenen işin bittiğini, iş akitlerinin doğrudan davacı ... tarafından feshedildiğini, davacı yanın manevi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin davacı şirketin kişilik haklarının ve bu çerçevede itibarının zedelenmesine yol açacak herhangi bir davranışta bulunmadığını, dava konusu olan dosyada İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde hükme bağlanan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediğini beyanlarla koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddini, zamanaşımı yönünden davanın reddini, davanın külliyen reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Karar Sayılı Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 11/05/2015 tarihinden beri ... Ticaret Siciline kayıtlı olup, davalılardan ...'in halen müvekkili davacı şirkette %40 oranında hissesi bulunduğunu, davalı ...'in 2016-2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak müvekkilinin mahkeme kararına bağlı olarak kayyım nezaretinde yapılmak zorunda kalınan 21/06/2019 tarihli olağanüstü genel kurul tarihine kadar müvekkili şirketin münferiden temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, davalı şirket ile müvekkili şirketi temsilen davalı ... arasında 20/04/2016 tarihli alt istisna sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre asıl müteahhit konumunda ... Havalimanları, müvekkili ... ve davalı şirket ... tesisat Alt Müteahhit olarak tanımlandığını, akdedilen sözleşmenin konusu anılan sözleşmenin 2nci maddesinde "...'nın iş sahibi ve "asıl müteahhit" sıfatlarına sahip olduğu "İstanbul 3.Havalimanı Yapım İşi" kapsamında yer alan ve "... Tesisat" tarafından "alt müteahhit" sıfatıyla üstlenilen iş kısımlarından belirtilen mekanik işlerinin ekli teknik şartname, mahal listesi ve projelere tamamıyla uygun olarak "alt müteahhit" sıfatına haiz "..." tarafından "sabit birim fiyat bazında" birim fiyatlarla inşa ve teslim edilmesine ilişkin esas ve usuller ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4.nci maddesinde taraflarca açıkça "söz konusu sabit birim fiyatlar, tüm iş süresince sabit kalacak, ancak iş bitiş süresinin 30 Temmuz 2018 tarihini aşması durumunda sözleşmenin TL bazındaki kalan işlerin birim fiyatları işçilik ve Genel-Gider-Kâr Kısımları 12 Aylık Tefe+tüfe/2 endeksine göre revize edileceği" açıkça kararlaştırılmasına ve sözleşme hükmü haline getirilmesine rağmen davalıların el ve işbirliği ve hile ile düzenlenen ve esasen gerçeği yansıtmayan geçici kabullere ve tutanağa rağmen sözleşme konusu işin 6 Nisan 2019 tarihine kadar devam ettiğini, "iş bitiş süresinin 30 Temmuz 2018 tarihini aşmasına rağmen sözleşmenin TL bazındaki kalan işlerin birim fiyatları işçilik ve Genel-Gider-Kar Kısımları 12 Aylık tefe+tüfe/2 endeksine göre revize edilip 30 temmuz 2018 tarihinden sonra yapılan 28-29-30-31-32 nolu hakedişlere ve hakedişlerden ayrı yapılan faturalardan tespit edilen imalatlarında fiyat farklarının müvekkiline ödenmediğini, davalıların el ve işbirliği ve hilesi ile müvekkilinin ciddi anlamda ekonomik kayba uğratıldığını, müvekkili şirketin eski yönetim kurulu başkanı olan ...'in kişisel menfaatleri doğrultusunda yasal olarak sadakat yükümlüğü bulunduğu müvekkili şirketin menfaatleri yerine sanki diğer davalının çalışanıymışçasına davalı şirketin menfaatleri için çaba sarf ettiğini, davalı ...'in müvekkili şirketin 21.06.2019 tarihli genel kurulunda ibra edilmeyerek yönetim kurulu başkanlığı görevi sona erdirilmesini müteakip derhal 01.07.2019 tarihinde davalı şirkette yüksek ücretle bu sefer SSK girişi de yapılarak resmi olarak çalışmaya başladığını, davalı şirket tarafından davalının çalışmalarının bir nevi ödüllendirildiğini, akdi ilişkinin devamı süresince de müvekkiline karşı 6102 sayılı TTK 'nundan kaynaklanan sadakat yükümlüğünü ihlal ederek gerçeği yansıtmayan Geçici Kabul Tutanakları ve İş Bitirme Belgeleri ile eylemli çalışmayla da davalı "... Tesisat şirketi ile el ve işbirliği içerisinde müvekkili şirket "..." aleyhine kendi lehlerine sözleşmenin aleyhe hükümleri başta olmak üzere ekonomik anlamda avantaj sağladıklarını, bu hususta davalı ... ile diğer davalı şirket yetkileri hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na müvekkili şirketçe suç duyurunda bulunulduğunu, ayrıca davalı ...'in yapmış olduğu diğer usulsüzlükler ile ilgili ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... E sayılı dosyası ile şirketi uğratmış olduğu zararlardan kaynaklanan tazminat davası açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL'nin 31.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tüm alacaklarını karşılayacak miktarın tensiple ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Karar Sayılı Dosyasında Davalı ... .... A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı ... Endüstri A.Ş. 20.04.2016 tarihinde ... Havalimanı İnşaatı kapsamında, Terminal Binası içerisinde mekanik tesisat yapım ve inşaat işlerinin yapılması ile ilgili alt istisna sözleşmesi imzaladıklarını, işbu istisna akdinin imzalandığı tarihte, davacı şirket iki kişiden kurulu olup, diğer davalı ...' in ... Endüstri A.Ş.'de %40 hisseye, ... isimli ortak ise %60 hisseye sahip olduğunu, ek davanın da aynı akdi ilişki kaynaklı olduğundan zamanaşımı itirazlarını ve husumet itirazlarını tekrar ettiklerini, sadakat borcu ile rekabet etmeme yükümlülüğü işçinin işverene karşı asli borcu olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında işçi - işveren ilişkisinin olması mümkün olmadığı gibi, kanun düzenlenmesi ve ilke yargıtay kararları incelendiğinde de görüleceği üzere sadakat yükümlülüğü ile rekabet etme yasağı işçinin yükümlülükleri arasında olup iş ve elbirliğiyle sadakat yükümlülüğünün ihlali şeklinde herhangi bir hukuki kurum da bulunmadığını, müvekkili şirketin ... gibi büyük çaplı bir yapım işinde, alt istisna sözleşmesi imzalayarak, davacının yüksek kazanç sağlamasına vesile olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ekonomik rekabetin varlığının söz konusu olmadığını, kaldı ki değil zarar ya da zarar tehlikesi bilakis davacı şirketin müvekkili şirketten en büyük ve bu büyüklükte tek işini almakla kalmadığı, iş bu sözleşme ile dünyanın en büyük havalimanı işinde bu büyüklükte iş almak suretiyle itibar performansını, karnesini iş alabilirliğini yükselttiğini, maddi manevi her türlü kazanç sağladığını, haksız rekabetten söz edilmesinin dahi abesle iştigal, açıkça kötüniyetli bir iddia olduğunu, sadakat borcu, rekabet yasağı ve haksız rekabetin müvekkili aleyhine ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, sözleşmede yazılı olan "12 aylık tefe+tüfe/2" formülünün sarih ve basitliğine rağmen anlamlandıramadıkları hesap yöntemlerine girişildiğini ve davacının kendi lehine alacak hesapladığını, duraksama gösterilmeyecek kadar net bir hesaplama yönteminin/çok yaygın bir hesaplama yöntemi olan formülün çok farklı şekilde/kötüniyetli olarak uygulanmasının hayretle karşılandığını, adeta hukuka karşı hile olarak değerlendirilebilecek hesap yöntemi ile davanın temellendirilmeye çalışıldığını, davacının fiyat farkı alacağı olduğu iddiasının tamamen zorlama bir alacak kalemi yaratma talebinden ibaret olduğunu, davacıya sözleşmeden kaynaklı hak ediş ödemelerinin sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen sürelerden çok önce ve eksiksiz yapıldığı ek-4 ve ek-5 'te sundukları aylık hak ediş raporları ile hak ediş ödeme dekontlarının incelendiğinde görüleceğini, davacının iddia ettiği gibi bir fiyat farkı alacağı olmayıp, aksine davacıya yaklaşık 8.000,00.-TL fazladan ödeme yapıldığını, davacının haksız rekabete uğradığını iddia ettiği dönemin yani 2018 temmuz sonrası fiyat farkının 1.804.915,71 TL olduğunu, davacının iddialarının temelinin sözleşmenin süresinde bitmemesi sonrası fiyat farkı alacağına ilişkin olduğunu, davacının müvekkili şirket aleyhine alacağının bulunmasının aksine müvekkili şirketin hak ediş ödemelerini sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen sürelerden çok önce ödediğini, bu nedenle hak ediş ödemelerinden kaynaklı hiçbir zaman borçlu olunmadığını, davacının müvekkili şirket yöneticilerinin banka hesap hareketlerinin incelenmesini talep ettiğini, tarafların şirket olan iş bu davada, kişilerin şahsi hesaplarının talep edilmesinin hukuki, yasal hiç bir gerekçesi olamayacağından iş bu talep fazla söze gerek olmadan tek cümle ile açıkça kötüniyetin işareti olduğunu, dava konusu olan dosyada İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde hükme bağlanan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediğini, davacı yanın ihtiyati haciz talebinin gerekliliğini delillerle ispatlayamadığını, bu yüzden koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddini talep ettiklerini beyanlarla koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddini, zaman aşımı yönünden davanın reddini, davanın külliyen reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri ile cevap dilekçesi, celp edilen deliller, alınan bilirkişi raporları, dinlenen tanık beyanları, sunulan beyan dilekçeleri ile duruşmalarda alınan beyanlar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde; Ticaret Sicil Gazetesi, davacı şirketin 2016 yılı Olağan Genel Kurul Tutanağı, 20.04.2016 Tarihli Alt İstisna Sözleşmesi, davacı şirketin 21.06.2019 tarihli genel kurul tutanağı, davacı şirketin çalışanların listesi ve uzlaşma tutanakları ve ibraname (Klasör), 25 Mart 2019 Tarihli ... İşletme Müdürü ... Maili ve b eki, 14 Mart 2019 Tarihli ...'in Sevk Ettiği E-Posta ve Personel Listesinin bulunduğu Excel dosyası ile Uzlaşmazlık Tutanağının sunulduğu görülmüştür. Davalılar vekilince sunulan cevap dilekçeleri ekinde, 02.06.2016 Tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı, 20.12.2017 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi, 31.07.2019 Tarihli Yönetim Kurulu Kararı, Havalimanı Terminal Binası Mekanik İşler Sözleşmesi, 01.04.2019 Tarihli ... – ... Danışmanlık Sözleşmesi, Terminal Binası Kesin Hakediş Kapağı, Atıksu Terfi İstasyonu Sözleşmesi, 30.12.2018 Tarihli ... Geçici Kabul Tutanağı, ... Şantiye Kapanış Onayı, ... 30. Noterliği 27.06.2019 Tarih ve .... Nolu İcra İhtarnamesinin sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 03/01/2020 tarihli ara karar ile;"HMK.nun 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK.nun 390. maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacının haciz talebi yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delil ve belgeleri sunmadığı anlaşıldığından haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, HMK.nun 389. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir. Arnavutköy Sosyal Güvenlik Merkezi'nden davalı ...'e ait hizmet cetveli celp edilerek dosya arasına alınmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ... Tesisat Klima Havalandırma Isıtma San Tic. A.Ş'nin tüm sicil dosyaları celp edilmiş, CD içerisinde mahkememize gönderilmiştir. Yine ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ... Endüstri Mekanik Elektrik Taahüt Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin tüm sicil dosyası celp edilerek, CD içerisinde dosya arasına gönderilmiştir. Mahkememizce Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü vasıtasıyla davalı ...'in sosyo-ekonomik durum araştrması yapılmıştır. ... Havalimanı İşletmesi Anonim Şirketi'nden davalı ... ile ... Havalimanı İşletmetsi Anonim Şirketi ("...") arasındaki tüm sözleşmelerin, hakediş raporlarının ve ödeme belgelerinin suretinin gönderilmesi talep edilmiş, müzekkereye; ... ile ... arasında 01.04.2019 tarihli Mekanik Tesisat ve ... Sistemleri Bakım ve Onarım Sözleşmesi ("Sözleşme") ile Sözleşme'nin tadiline ilişkin protokoller bulunduğunu, ilgili Sözleşme ile tadil protokolleri ve ... tarafından ...'ye yapılan ödemelere ilişkin dekontların mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. ... Bankası'na yazılan yazıya yanıt verildiği CD içerisinde Davalı ...'e ait 2016-2017-2018 ve 2019 yıllarına ait tüm banka hesap hareketlerinin gönderildiği anlaşılmıştır. ... .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde; sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan davada mahkemece yapılan yargılama neticesinde; her ne kadar sanık hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de; müsnet suçun sanık tarafından işlendiğine dair, mücerret iddia dışında, her türlü şüpheden ari, somut kati, mahkumiyete yeter ve elverişli başkaca bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatına dair karar verildiği, işbu kararın İstinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/758 esas sayılı dosyasında bilirkişi heyetinden alınan raporun netice kısmında; Dava dosyası içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Sanık ...'in müşteki ile ortağı olduğu ... Endüstri Mekanik Elektrik Taah. San. Ve Tic. A.Ş firmasının suç dönemlerinde Yönetim Kurulu Başkanı olarak temsile yetkili olduğu esnada hizmet nedeniyle güveni kötüye kuliandığı iddia edilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerden sanığın yönetiminde olan şirketin mal varlığını kendisinin veya başkasının yararına olarak kendisine devrediliş amacı dışında tasarrufta bulunduğuna veya devir olgusunu inkar ettiğine dair somut delil bulunmaması, şirketin ciroları dikkate alındığında sanıkça şirketin sürekli büyüyen bir yapıya kavuşturulduğunun görülmesi (Örneğin; 2017 yılında 2.461.016,25 TL olan brüt satışların 2018 yılında yaklaşık 18 kat artırarak 44.445,981,57 TL tutarına çıkarmış olması vb.), suç dönemlerinde sanığın özel harcaması olduğu iddia edilen KDV Hariç 33.285,00 TL tutarındaki harcamalara konu belgelerin tevsik zorunluluğu limiti olan 7.000 TL'nin altında olması ve bu yönüyle banka vb. yollarla ödenme mecburiyeti bulunmadığı gibi bu harcamaların sanığın kişisel harcamaları olduğuna dair kesin bir tespit yapılmamış bulunması, şirketin büyüklüğü vb. dikkate alındığında düşük tutarlı bir kısım harcamaların sanığın şahsi harcaması dahi olsa gider olarak şirkete yansıtılmış olmasının güveni kötüye kullanma eylemiyle hareket edildiğinin tek başına göstergesi olmaması, şirket defter ve belgelerinin 213 sayılı VUK' na aykırı şekilde tutulmuş olmasının veya sanığın iş avansını haksız yere üzerinde uzun süre tutmuş olmasının veya vergilerin zamanında ödenmeyerek şirketin ceza ile karşılaşmasına sebebiyet verilmesinin sanığın hukuki sorumluluğunu doğuran yönü bulunmakta ise de, bu durumların sanıkça şirket varlıklarını uhdesine geçirilme amacı taşıdığının iddia edilme imkanının olmaması nedenleriyle, sanık ...'in dosyadaki bilgilerden güveni kötüye kullanma eyleminin maddi unsuruna vücut verecek bir eylemde bulunduğu kanaatine varılmasına sebebiyet verecek her türlü şüpheden uzak somut delilin bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. ... 49. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasının bir örneğinin celp edilerek yapılan incelenmesinde; müştekinin ... ..., sanığın ... olduğu Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçuyla açılan kamu davasında; 01/10/2020 tarihinde "Her ne kadar sanık hakkında üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, somut, inandırıcı delil elde edilemediğinde, CMK 223/2-e maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatine..." şeklinde karar verildiği ve kararın istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği görülmüştür. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... soruşturma, 2024/... karar sayılı sayılı dosyası örneğinin celp edilerek yapılan incelenmesinde; Müştekinin ... Endüstri Mekanik Elektrik Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, şüphelilerin ... ve ... İle ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Yetkilileri olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet suçundan yürütülen soruşturma dosyasında verilen karar incelendiğinde, " müştekinin şikayeti kapsamında ... CBS'nin 2020/... sor. Dosyası kapsamında şüpheli ... hakkında Bilişim sistemlerindeki verileri yok etme bozma suçundan soruşturma yürütüldüğü, şüpheli hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle takipsizlik kararı verildiği, Yine müştekinin şikayeti üzerine şüpheli hakkında ... .... Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu bakımından kamu davası sonucunda şüpheli ...'ın şirketin Server'larını teslim tam olarak teslim ettiğinden bu nedenle şüphelinin beraatine karar verildiği, Yine müşteki şikayeti üzerine ... .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası kapsamında açılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu bakımından kamu davası sonucunda şüphelinin beraatine karar verildiği, söz konusu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda özetle şüphelinin şirketin mal varlığını kendi şahsi kullanımına devrettiğine dair somut bir tespit olmadığı, şüphelinin şirketin ciroları dikkate alındığında şirketi sürekli büyüyen bir yapıya kavuşturduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı şüpheli savunmaları, müşteki şikayeti, dosya kapsamına alınan soruşturma ve kovuşturma dosyaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; şüphelinin aynı iş koluna ait olan başka bir şirkette çalışmasına engel akdi yada yasal bir sözlşeme yada düzenleme bulunmadığı veya müşteki atarfından dosya kapsamına sunulmadığı, şüpheli ...'ın müşteki şirketin sorumlusu olduğu dönemde şirketin borca batık olmasına neden olacak bir işlem yada yönetim sergilediğine dair bir delil bulunmadığı, yine şüphelinin müşteki şirketin verilerini aldığına yada bunu ... şirketinin lehine kullandığına dair somut bir tespit yapılamadığı, bu haliyle şüphelilerin haksız rekabet suçunu işlediğine dair somut, kamu davası açmaya yeter delil elde edilemediğinden şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına..." yönünde karar verildiği görülmüştür. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından ... aleyhine şirket zararları nedeniyle 10,000 TL'nin tahsili istemli sorumluluk (tazminat) davası açıldığı ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür. ... Bankası A.Ş. ve ... ... A.Ş.'ye yazılan yazılara bila ikmal cevap verildiği görülmüştür. 17/12/2020 tarihli celsede davacı tanığı ... beyanında; "Ben 2016 Temmuz ayında ... endüstride makine mühendisi olarak çalışmaya başladım. Davacı taraf ... 'nin alt taşeronu olarak hava alanının mekanik işlerini yapıyordu. Bu işler 2,5 yıla kadar bir zaman aldı sözleşmeye göre işlerimizi bitirdik ve bu mekanik cihazların işletilmesini ... aldı ancak bu sırada biz ... in elemanları olarak işimiz bittiği için benim gibi birkaç arkadaş ... 'ye geçtik ... 'ye girişim 21/03/2019 tarihidir. Halen orada çalışıyorum taraflar arasındaki sözleşmeye göre borç alacak verece meselesi var mı bilmiyorum ben 1 gün sonra Solidden ... 'ye geçtiğimi hatırlıyorum hava alanında çalışmamız için özel bir kart gerekiyor bunu önce ... den almıştım sonra ... değiştirdi. Ben ... çalışırken hava alanında çalışmak için özel bir eğitim aldım son gün alıp almadığını hatırlamıyorum. Ben ... 4.500 TL ücret alıyordum ... 'ye geçtiğimde 6.500 TL olduğu net olup olmadığını tam olarak hatırlamıyorum iş aktim ... çıkarken iş bitimi nedeniyle işveren tarafından çıkarıldım herkes benim gibi işveren tarafından çıkarıldı tazminatımızı aldık şuan duruşma salonunda bulunan ... Solitin genel müdürü idi bizim eğitimden bahsettiğimiz olay bize gümrüklü sahaya girebilmemiz için Devlet Hava Meydanları tarafından verilen bir eğitimdir ben bunu aldım." şeklinde, Davacı tanığı ... beyanında; " Ben 03/01/2018 tarihinde ... 'de kıdemli makine mühendisi olarak işe başladım. 19/03/2019 tarihinde de iş bitimi nedeniyle işten ayrıldım. Ben ... şirketini de biliyorum. Bu şirket mekanik tesisat işini yapıyordu. Huzurda bulunan davalı ... Bey'i tanıyorum ... yöneticisi idi. Benim görevim dediğim gibi ... gelen malzeme taleplerini keşif yaparak kontrol yapmaktı idi. Depoya gelen ve ... talep ettiği malzemeleri tutanak ile belirleyip bildiriyorduk. Malzemenin depodan alınması olayı bu konuda bir talep formu vardı bu formu ben ... yetkilisi ve Solidin malzemeyi alan kişinin isim ve imzaları bulunuyordu satın alma tarafından alınan mallar depoya geldiğinde kontrolleri yapılır irsaliyesi oradaki görevli tarafından imzalanıyordu." şeklinde, Davalı ... tanığı ... beyanında; " Ben 19/04/2016 yılında ... End. İdari İşler müdürü olarak işe başladım. Huzurda bulunan davalı ... Bey şirketin sahibidir. Ben işe başladığımda ... ile bizim şirket arasında mekanik tesisat işi sözleşmesi imzalanmıştır . İşi organize ediyorduk. İş bitti teslim edildi. Ben normal olarak ... alacağı var mı yok mu bilmiyorum. Ancak işin teslim edildiğini biliyorum. 31/05/2019 tarihinde ... ayrıldım. Bir sene işsiz kaldım 270 e yakın ... işçimiz vardı. İş bittiği için iş akitleri feshedildi. Tazminatlar ödendi ben 1 yıl işsiz kaldım hatta ben ...'ye geçmek için başvuruda bulundum. Ancak orada idari işler müdürü olduğu için talebim kabul görmedi. Ayrıca ... Bey'in faydası olsa işe girmiş olurdum sözleşmeler işveren tarafından işin bitimi nedeniyle feshedildi tazminatlarımızı aldık ben davalının şirketin tek sahibi olduğunu biliyorum ... ... tanımam." şeklinde, Davalı ... tanığı ... beyanında; " Ben Solite 28/03/2017 de tesisat ustası olarak göreve başladım. Huzurda bulunan davalı ... ... bizim patronumuzdu. 02 Marta ihbarları imzaladık. 23 Martta işten ayrıldım. 24 Martta ... 'nin ihtiyacı vardı . Bende orada işe başladım. Ben iş güvenliği eğitimini ... alıyordum. Ben kartlı geçiş ile ilgili eğitimimi ... de aldım gerek ... gerek ise ... de maaşların hemen hemen aynı idi ben normal başvurdum ...'ye kabul edildim ... 'ye girmesen başka işe girerdim.... şirketi beni oraya geçmek için ayartmış değildir ." şeklinde, Davalı ... tanığı ... beyanında; "Ben 19/04/2016 tarihinde ... şantiye şefi olarak göreve başladım. 19/03/2019 da patron iş akitlerimizi feshedince işten ayrıldım. Huzurdaki ... şirketin ortaklarından olup birebir bizimle ilgilenen kişidir. Ben 2 gün sonra ... ye geçtim ... 'ye geçmem için beni kimse ayartmadı ben kendim geçtim ben davada bahsedilen konularda ... Bey düzgün işine bakan ... ile işbirliği yapacak bir şahıs değildir. Ben bizzat hem kendim için hem de bizde çalışan işçilerden bir kısmı işleri bittiği için işletmeyi kim alacak onu henüz bilmiyorduk işletmeyi alan firmaya geçmek isteyenler bana geldiler ben de kendim olmak üzere bir liste yaptım ... 'nin işi aldığını öğrendim ve liste ile başvuran arkadaşların isimlerini ... 'ye bildirdim ... ayrılırken söz konusu akıllı cihazları resetleyip teslim etmedim, ... işler biteceği için bizim işçilerin de işten çıkmaları söz konusu olduğu için gerek ... gerekse işletmeyi alacak firmada kimlerin çalışacağı konusunda mail yazışmalarım olmuştur. Ben ... iken ya Aralık ya Ocak ayı olacak daimi geçiş kartının eğitimini aldım . Çalıştığım son gün eğitim almadım, İşçi çıkarmaları 2018 Kasım ayında başladı işçi sayısını tam hatırlamamak ile birlikte 50-100 yada 200 kişi olabilir. ... çıkan her personel ... de işe alınmadı. Şu an ... de yaklaşık 300 'ün üzerinde işçi çalışmaktadır. Benim bulunduğum devrettiğim zaman 400-440 civarı işçi bulunmaktaydı. Bunun yaklaşık % 10 'u ... geçmiştir. Bu personeller kendi arzuları ile yeni iş bulmak için can atıyorlardı kendi başvuruları olmuştur." şeklinde, Davalı ... tanığı ... beyanında; " Ben 1985 yılında ... şirketinde işe başladım. Şu anda Genel Müdürüm. Davalı ... ... firmasının sahibidir. ... ile yapılan alt istisna sözleşmesine göre ... kendisini sözleşmeye göre yapması gereken işi yaptı bende paralarını sürelerinden önce ödedim. ... işçilerini çıkarmıştır yine bunun yanında daha 5 alt işverenim vardı. Onlarda işlerini bitirdiler . Benim firmam hava alanı mekanik işletmesinin işlerini aldı 400 kişi kadar işçinin bir kısmının sanırım 30 kişi kadar ... çıkışı verilenleri aldım. Bunun için ... Bey bana 1-2 kişinin ismini vermiş olabilir. Diğerleri kendi başvuruları ve nitelikleri göz önüne alınarak alınmıştır 2017 yılında bir e posta alt işveren şirketlerine gönderdim burada şirketlerin kendi arasında işçi transferinin yasak olduğunu , benim firmama da alınmayacağını bizzat bildirdim ve ... işçiler çıktıktan sonra görüşmem oldu. Ondan önce söz konusu değildir . Ben ... dan hava alanı mekanik işletme ihalesini alınca Solitin genel müdürü ve ortağı olan ...'e bize danışmanlık yapar mısınız? sizin bizimle olan alt sözleşmesi sona erdi geçici ve kesin kabul yapıldı. Çünkü Solitin işletmenin ne şekilde yürütüleceği konusunda yardımı gerekiyordu 2 aylık danışmanlık sözleşmesini imzaladım ücretini de banka hesabına ödedim 2 aylık süre içerisinde ... 'nın istemiş olduğu hususlara ... Bey'in cevaplaması için kendisine yetki verdik ... Bey'in uzmanlık alanı olduğu için bu şekilde ... ile bizim adımıza sorunların çözümüne yardımcı olduk bizim uygulamamızda ben ... 'dan malzemeli ve işçilikli olarak aldım. Ancak alt işverenlerime tam işçilik kısmi malzeme sözleşmesi ile işi yaptırdım bazen alt işverenlerin malzemeyi bulamıyorlar bizi alır mısın diyorlar veya piyasada pahalı buluyorlar bize alır mısın diyorlar bende piyasadan uygun fiyata bulduğumda 9 liraya aldıysam aynı bedelle teslim ediyorum bazen de ben bu malı bulamayınca onlara siz bulunca alın siz karınızı da koyun bana fatura edin diyordum onlarda o şekilde fatura ile bana malı imzalı sevk irsaliyesi ile birlikte teslim alıyorum gönderiyorlar bende depoma koyuyorum. Şu an davacı vekili tarafından bana gösterilen 28/08/2018 tarihli faturadaki malı alıp almadığımı hazırlayamam ben 200.000.000 Euro 'luk mal aldım ... ile alt istina sözleşmesi yapılmadan önce taslak sözleşmeyi ... Bey'e verdim oda ortağı ... Bey'e götürmüş ... Bey de ... Bey'in kendisinin düzelttiği el yazılı belgeleri bana gösterip bu şekilde düzenleyin dedi. Şu anda sözleşme elimdedir ortak ... Bey'in benim bu sözleşmeden haberim yok ifadesine katılmıyorum çünkü ben 30.000.0000 TL ile 2.000.000 EURO para şirketinin hesabına geçiyor sözleşmeden haberim yok inandırıcı gelmiyor ... kartı olayı bizim ... tesisat işletmeyi alıp hava alanı faaliyete geçtikten sonra çalışan 400 elemanıma 4 saat eğitim verdikten sonra kartları aldık. Hava alanının hava tarafına geçmek için eğitimler alındı burada hava alanı işletmeye alındıktan sonra bu kartlar dan ... geçici kabulden 2 ay sonra çalışmaya devam ettiği için onlarda bu kartlardan aldı geçici kabul yapılana kadar 2 ay geçici kabul yapıldıktan sonra da 3 ay daha Solitin çalışanlarına Apron kartı eğitimi alındı sözleşmeyi heralde ... Bey imzalamıştır." şeklinde, Davalı ... tanığı ... beyanında;" 2015 Ocak ayından işe girdim. 2020 Ağustos ayından ... de idari ve personel süreçleri sorumlusu olarak çalışırken ayrıldım. Ben alt işverenler ile ilgili personelin kamp , yeri giyinme barınma yerleri ile ilgili işlemlerinde görevliydim ... bize bunları fatura ediyordu. Bende alt işverenlere fatura ediyordum davalı ... Bey'in şirketin başı olduğunu biliyorum başka ortağı olup olmadığını bilmiyorum ... tarafından işin zamanında teslim edilip edilmediğini , hak edişlerin Solite ödendiğini düşünüyorum böyle bir itiraz gelmedi ... ile ... Bey'in işbirliği iddiası konusunda herhangi bir bilgim yoktur. Ben şu anda bana okunan maili inceliyorum bu maile göre tüm alt teşeronlarımıza göndermiş olduğum bilgi içerisinde hava limanı açıldıktan sonra havayolu bölümüne geçebilmek için tüm çalışanların eğitim alması zorunluluğunu bildirdim ben ... gelen 31 kişinin eğitimi bize geçtikten sonra mı aldılar yoksa sonra mı aldılar bilemem." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Davacı tanığı ... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat dosyasında alınan beyanında; "Ben 2017-2019 yılları arasında ... firmasında lojistik firmasında çalıştım aynı dönemde ...de şirketin genel müdürü ve patronuydu ...'in çalıştığım dönemde davalı ... tesisat ile yaptığı sözleşmeden bilgim yoktur, ben ...'in genel müdürlüğü görevini ne zaman bıraktığını bilmediğim için genel müdürlük yaparken mı yoksa genel müdürlüğü bıraktıktan sonra mı ... tesisatta çalışıp çalışmadığını tam olarak bilemiyorum ama ... tesisatta çalıştığını biliyorum, ...'in biz alt taşerönuyduk ancak yapılan sözleşmenin yapıldığı dönemde içeriği ile bilgim yoktu fakat ... şirkketten ayrıldıktan sonra ben yönetici olarak 3 ay çalıştım, sözleşme piyasa koşullarına göre ağır değildi, normal bir sözleşme idi , Bana göstermiş olduğunuz faturaları ve sevk irsaliyelerini inceledim, öncelikle bu fatura ve sevk irsaliyesinde gözüken ...'ye teslim edilip edilmediği hususunda bilgim yoktur ancak yöneticilik yaptığım dönemde bu faturalar ve sevk irsaliyeler üzerinde inceleme yaptırıldı ve bunların usulsüz olduğu teslimlerinde şüphe olduğu üzerinde bize rapor sunulmuştur. Bilgim bundan ibarettir., bu malları muhafaza edecek yeteri kadar büyük bir depomuz yoktur zaten işin akışından dolayı bu kadar muhafaza etmeye gerek yoktur. ... açısından irsaliyelerde imza kontrolü olup olmadığı konusunda bilgim yoktur, ... bana ben ... ayrıldıktan sonra ...'de çalışmak istermesin diye iş teklifinde bana yardımcı olmak amacıyla bulundu bu teklif ettiği zaman ... genel müdür olarak görev yapıp yapmadığını, genel müdürlükten ayrılıp ayrılmadığını bilemiyorum , ...'in ... nezdinde eğitim alıp almadığını bilemiyorum, ... ile ...'nin depoları iç içeydi yan yanaydı, iki depo arasındaki malzemeyi taşımak için herhangi bir araca tıra ihtiyaç yoktu, çelik konsüsyon malzemeler direk sahaya indirilir depoya indirilmez, ... ...'ye geçenler oldu ancak bir ayartma olduğunu düşünmüyorum ... zaten işi tamamlanmış idi, ... kademe kademe 200 küsur kişi işten çıktı bunların ancak 30-40 kişisi ...'ye geçmiştir, işten çıkartılanlara kıdem ve ihbar tazminatları arabuluculuk vasıtasıyla ödenmiştir, banada arabuluculuğa dahil olup kıdem ve ihbar tazminatım ödenmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... Talimat dosyası ile ...'nın imza örneklerinin alınmasına karar verilerek, ...'nın usulüne uygun imza ve yazı örnekleri alınmış, (Kasa 580) mahkememize imza örneklerinin gönderildiği görülmüştür. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... Talimat sayılı dosyası ile ... 2. Noterliğinin 06/05/2014 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname aslı, ... 2. Noterliğinin 09/01/2015 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname aslı, ... 2. Noterliğinin 28/06/2016 tarih ... yevmiye numaralı imza sirküsü aslı, ... 2. Noterliğinin 28/06/2016 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname aslı, ... 2. Noterliğinin 12/07/2016 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname aslı, ... 2. Noterliğinin 24/04/2018 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname aslı (Kasa ...) celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Mahkememiz Kasa ... nosuna; ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... arasında düzenlenen Alt İstisna sözleşmesinin kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 23/09/2021 tarihli celsede Mahkememizin 17/12/2020 ve 25/03/2021 tarihli duruşmaları uyarınca ...'nın celp edilen yazı ve imzaları ile sözleşme taslağı üzerinde yazı ve imza incelemesi yoluna gidilmesine karar verilmiş, Adli Tıp Uzmanı Uz. Dr. ... 'dan (Grafolog) alınan imza raporunda; 1-İnceleme konusu sözleşme taslağında açık mavi kalemle el yazısı ile yazılmış yazıların tamamının kendi bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunduğu tespit edilmiş olup; İnceleme konusu sözleşme taslağında açık mavi-yeşil renk tonuna sahip kalemle yazılmış yazıların tamamının aynı el ürünü olduğu, 2-İnceleme konusu sözleşme taslağında açık mavi-yeşil mürekkep renk tonuna sahip el yazısı ile yazılmış yazılar ile koyu mavi mürekkep renk tonuna sahip bir kalem ile yazılmış yazılar arasında grafolojik tanı unsurları bakımından farklılıklar tespit edilmiş olduğu, dolayısıyla; İnceleme konusu sözleşme taslağında koyu mavi mürekkep renk tonuna sahip kalem ile yazılmış el yazılarının, açık mavi-yeşil mürekkep renk tonuna sahip kalem ile yazılmış yazıları yazan kişiden farklı bir kişinin eli ürünü olduğu, 3-.... Asliye Ticaret Mahkemesince,...'dan huzurda alınmış yazı örneklerinin incelemesinde; kişinin yazısını değiştirme gayreti içerisinde olduğunun gözlendiği, kişi adına ... 2. Noterliğince düzenlenmiş 09.01.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname aslında bulunan “okudum” yazısı ile sözleşme taslağında açık mavi-yeşil mürekkep renk tonuna sahip kalem ile el yazısı şeklinde yazılmış yazılar arasında grafolojik tanı unsurları bakımından teşhise götürecek nitelikte karakteristik uygunluk ve benzerlikler tespit edildiği, dolayısıyla; İnceleme konusu sözleşme taslağında mavi-yeşil mürekkep renk tonuna sahip kalem ile el yazısı şeklinde yazılmış yazıların ...'nın eli ürünü olduğu, 4-İnceleme konusu sözleşme taslağında koyu mavi mürekkep renk tonuna sahip kalem ile yazılmış el yazılarının, açık mavi-yeşil mürekkep renk tonuna sahip kalem ile yazılmış yazıları yazan kişiden farklı bir elin ürünü olduğu, dolayısıyla; İnceleme konusu sözleşme taslağında koyu mavi mürekkep renk tonuna sahip kalem ile yazılmış el yazılarının ...'nın eli ürünü olmadığı..." yönünde inceleme yapılarak rapor ibraz edilmiştir. İmzaya ilişkin bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Yine 23/09/2021 tarihli celsede Davacının ticari defterlerinin incelenmesi konusunda ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; VI-SONUÇ Davacı ... Endüstri .... A.Ş'i 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında Davalı ... Tesisat .... A.Ş” nin ... alt yüklenici olarak yapmış olduğu imalat neticesinde 32 adet hakkediş gerçekleştirmiştir. Bu hakkedişlerin 27 Adedi 31.08.2018 tarihine kadar sözleşme süresinde yapılmış, 5 adet hakkedişte 01.09.2018 tarihinden sonra sözleşme süresi bittikten sonra gerçekleşmiştir. A-1 Raporumun Tespitler bölümünde de Muhasebe kayıtları ile geniş bir şekilde açıklandığı şekliyle yapılan çalışma neticesinde; 120-Alıcılar Hesabı, (10.222.724,22 TL Borç Kalanı), 159-Verilen Sipariş Avansları Hesabının (2.800.000,03 TL Borç Kalanı) Borç kalanları ile 320-Satıcılar Hesabı (3.873.728,73 TL Alacak Kalanı), 336-Diğer Çeşitli Borçlar Hesabı (6.493.708,14 TL Alacak Kalanı), 340-Alınan Sipariş Avansları Hesaplarının (2.800.000,00 TL Alacak Kalanı) Alacak kalanları arasındaki mukayesesi neticesinde (12.722.724,25 TL- 13.167.436,87 TL— 444.712,62 TL sı Alacak kalanı oluştuğu tespit edilmiştir. Bu alacağın dolayısıyla Davalı ... Tesisat... A.ş” nin , Davacı ... Endüstri..A.Ş den 444.712,62 TL alacaklı olduğu, 2- Alt İstisna Sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılan 5 adet hakkediş bedellerinin “ Alt İstisna Sözleşmenin 4. Maddesi” hükmü gereği verilmesi gereken Fiyat farklarının hesaplanmadığı, aynı zamanda ... Endüstri...A.Ş” nin resmi defter kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin sona ermesinden sonra yapılan Hakkedişler için fiyat farkı hesaplaması ise; 30 Temmuz 2018 tarihli 12 aylık TÜİK verilerine göre; TEFE : % 25, TÜFE : 55% 15,85 şeklinde gerçekleşmiş olduğu, sözleşmede bahsedilen TEFE+TÜFE/2 şeklindeki oran hesaplanmasında matematiksel kural olarak işlem önceliği bakımından düşünüldüğünde; Tüfe/2=4 15,85/2=%7,925 Tefe + Tüfe/2 =% 25 +% 7,925 (%15,85/2)= % 32,925 olacağı; Yapılan 28, 29, 30, 31, 32 Nolu Hakkedişlerin KDV hariç toplamlarının 11.390.504,81 TL hesaplandığı, Bu Sonuca göre 11.390.504,81 TL X 4 32,925- 3.750.323,71 TL olacağı tespit edilmiş. 3- Fiyat farkı hesaplaması neticesinde Davacı ... Endüstri ...A.ş” nin, Davalı ... Tesisat... A.ş” ne borcu düşülerek bu sonuç elde edilmiştir; 3.750.323,71 TL - 444.712,26 TL- 3.305.611,09 TL ... A.Ş” nin lehine olduğu, dolayısıyla ... Endüstri ...A.Ş” nin Davalı ... Tesisat...A.Ş den 3.305.611,09 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. B-1- Davacı ... Endüstri ...A.ş” in de Yönetim Kurulu Üyesi olarak 3 yıl görev yapan ...' in bu süre içerisinde; 195-Personele Verilen İş Avansları, 331-Ortaklara Borçlar ile 335-Personele Borçlar- Maaş hesabının 2019 Yılında son durumu ise devreden biçimiyle Şirketten 20.000,00 TL Maaş Alacağı, ile 331-Ortaklara Borçlar Hesabının alacak kalanından kaynaklanan 374.989,35 TL alacağı ile birlikte Toplam 394.989,36 TL Alacağı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirerek hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi talimat rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. 28/07/2023 tarihli ara karar ile Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi için talimat mahkemesi bilirkişisinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınan Mali Müşavir bilirkişi ek raporunda; "SONUÇ Davacı ... .... A.Ş' nin 2016, 2017, 2018 ve 2013 yıllarında Davalı ... Tesisat.. A.Ş'nin ... alt yüklenici olarak yapmış olduğu imalat neticesinde 32 adet hakediş gerçekleştirmiştir. Bu hakedişlerin 27 adedi 31.08.2018 tarihine kadar sözleşme süresinde yapılmış, 5 adeti ise 01.09.2018 tarihinden sözleşme süresi bittikten sonra gerçekleşmiştir. A-1 Davalı müdafilerince Kök raporun bazı bölümlerine itirazda bulunmuşlar, bu defa yapmış olduğum tespitlerde raporda sonuç hesaplarını etkilemeyen sehven yazım hatalarının bulunduğu kayıtlar düzeltilmiş, sonucu etkileyen iki hesaplama hatası da düzeltilmiştir. Bu düzeltme neticesinde; 102- Bankalar hesabına borcuna yazılan 300.000,00.-TL nin 120 Satıcılar(... Tesisat A.Ş) Hesabın Borcuna ilave edilmiş rakam 120-Alıcılar Hesabının borcu 9.922.724,22 .-TL den 10.222.724,22.-TU sına yükselmiş genel mizanın borç kısmının 300.000,00.-TL artmıştır. Bu düzeltme neticesinde; Borç ve Alacak kalanları arasındaki mukayesesi sonucu (13.022.724,25.TL -13.167.436,87.-TL= 144.712,62.-TL si alacak kalanı oluştuğu tespit edilmiştir. Dolayısyla Davalı ... Tesisat... A.'nin, Davacı ... Endüstri...A.Ş 'den 144.712,62 TL alacaklı olduğu, A.2- Alt İstisna Sözleşmenin sona ermesinden sonra yapılan Hakkedişler için fiyat farkı matrahında düzeltme yaptığımı fark rakamının 11.390,504,81.-1TL değil 8.836.796,64.-TL olduğu sonucuna varılmıştır. 30 Temmuz 2018 tarihli 12 aylık TÜİK verilerine göre; TEFE : % 25, TÜFE :%15,85 şeklinde gerçekleşmiş olduğu, sözleşmede bahsedilen TEFE*TÜFE/2 şeklindeki oran hesaplanmasında matematiksel kural olarak işlem önceliği bakımından düşünüldüğünde; Tüfe/2- % 15,85/2-% 7,925 Tefe+ Tüfe/2 =% 25 + % 7,925 (%15,85/2)- % 32,925 olacağı; Yapılan 28, 29, 30, 31, 32 Nolu Hakedişlerin KDV hariç toplamlarının 8.836.796,64.-TL hesaplandığı, Bu Sonuca göre 8.836.796,64.-TL X % 32,925- 2.909.515,29.-TL olacağı tespit edilmiş. A.3- Fiyat farkı hesaplaması neticesinde Davacı ... Endüstri ...A.Ş' nin, Davalı ... Tesisat A.Ş'ne borcu düşülerek bu sonuç elde edilmiştir; 2.909.515,29.-TL - 144.712,26.-TL- 2.764.803,03.-TL ... A.Ş” nin lehine olduğu, dolayısıyla ... Endüstri ...A.Ş” nin Davalı ... Tesisat...A.Ş den 2.764.803,03.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. B-1- Davacı ... Endüstri ...A.ş' in de Yönetim Kurulu Üyesi olarak 3 yıl görev yapan ...'in bu süre içerisinde; 195-Personele Verilen İş Avansları, 331-Ortaklara Borçlar ile 335-Personele Borçlar- Maaş hesabının 2019 Yılında son durumu ise devreden biçimiyle şirketten 20.000,00 TL Maaş Alacağı, ile 331-Ortaklara Borçlar Hesabının alacak kalanından kaynaklanan 374.989,35.-TL alacağı ile birlikte Toplam 394.989,35.-TL Alacağı olduğu tespit edilmiştir. B.2- Mahkemenin “ Davacı ... Endüstri ...A.$Ş' nin ticari defter ve belgeleri incelenmesi neticesinde gerek asıl dosya gerekse de birleşen dava açısından 2016 tarih istisna sözleşmesinin 4. Maddesinden kaynaklanan davacı alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarı ile davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmesi durumunda talep edilecek maddi tazminat noktasında,” şeklindeki görevlendirilmem neticesinde ve bu raporda da yaptığım inceleme neticesinde fiyat farkının 2.909.515,29.-TL olduğu, bu rakamın faturasının kesilmediği, ... Endüstri ...A.Ş' in ticari defter ve belgeleri incelenmesi neticesinde; ... Tesisat A.Ş' nin 144.712,26.-TL davacıdan alacaklı bulunduğu, fiyat farkı rakamından bu rakamın düşülmesi neticesinde Davacı ... Endüstri A.Ş” nin 2.764.803,03.-TL alacaklı olacağı, ...'in davaya konu olan dönemlerde şirketi temsil ettiği, bu temsil dönemlerinde şirketin sorumluluklarını taşıması gerektiği, yapılan maddi ve manevi hataları da düşünüldüğünde bu dönemlerde yönetici olarak sorumluluk taşıması gerektiği sonucu çıkmaktadır. Yöneticilerin sorumluluğu ile ilgili TTK 369 Maddesinde tanımlandığında hatırlatarak davacı ... Endüstri ....A.Ş' nin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yönetim kurulu üyesi olarak görevli olduğu ve haksız rekabet konusu da dahil nihai taktir ve kararın Yüce Mahkemeye ait olmak üzere..." denmek suretiyle raporu dosyaya ibraz etmiştir. Talimat kanalıyla alınan bilirkişi ek raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. 21/12/2023 tarihli celsede gerek ana davamız gerekse birleşen dosya açısından dava, cevap, celp olunan deliller ve dosya örnekleri ile mahkememizce tespit edilen hukuki uyuşmazlıklar ile talimat vasıtasıyla aldırılan Mali Müşavir bilirkişi raporuna karşı itirazlar da değerlendirilmek üzere bilirkişilerden rapor aldırılmasına karar verilmiş, MM ..., Nitelikli Hesap Uzmanı ... Kaya, Prof Dr. ..., İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda neticeten; " SONUÇ ve KANAAT 1- Asıl dava yönünden haksız rekabet hükümlerinin ihlal edilmediği tespit edilmiştir. 2- Birleşen dava yönünden TBK m. 19/1 çerçevesinde taraflar arasında sözleşmenin 4. maddesinde tarafların gerçek iradesinin 30 Temmuz 2018 tarihinden sonra yapılacak hakediş ödemelerinin 12 Aylık Tefe*Tüfe toplamının 2'ye bölünmesine göre hesaplanması biçiminde oluştuğu düşünüldüğünden davacının davalılardan bir alacağı olmadığı sonucuna ulaşıldığı, Sözleşme maddesinin lafzi yoruma göre değerlendirilmesi gerektiği Sayın Mahkemece takdir edildiğinde ise, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince davacının davalılardan ...'den 30, 31, 32 Nolu Hakedişlerden yapılmayan kamp ve yemek bedelleri olan 382.557,29 TL nin yukarıdaki alacak tutarından düşülmesi ile 3.491.418, 34 TL - 382.557,29.TL - 3.108.861,05 TL tutar alacağı olduğu ve davalı ...'den bir alacağı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır." şeklinde hesaplama yapılarak görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulmuştur. Davacı vekilince 26/12/2023 tarihli dilekçe ile asıl ve birleşen dava yönünden dava dilekçelerinin ıslah edildiği, harçlandırıldığı ve ıslah dilekçesinden bir suretin davalı yana tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 27/02/2025 tarihli celsede taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmek üzere bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ek raporunda; "SONUÇ Kök rapordaki görüşlerimiz muhafaza edildiği 1- Asıl dava yönünden haksız rekabet hükümlerinin ihlal edilmediği tespit edilmiştir. 2-Birleşen dava yönünden TBK m. 19/1 çerçevesinde taraflar arasında sözleşmenin 4. maddesinde tarafların gercek iradesinin 30 Temmuz 2018 tarihinden sonra yapılacak hak ediş ödemelerinin 12 Aylık Tefe*Tüfe toplamının 2'ye bölünmesine göre hesaplanması biçiminde oluştuğu düşünüldüğünden davacının davalılardan bir alacağı olmadığı sonucuna ulaşıldığı, 3- Sözleşme maddesinin lafzi yoruma göre değerlendirilmesi gerektiği Sayın Mahkemece takdir edildiğinde ise, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince davacının davalılardan ...'den 30, 31, 32 Nolu Hakedişlerden yapılmayan kamp ve yemek bedelleri olan 382.557,29 TL nin yukarıdaki alacak tutarından düşülmesi ile 3.491.418, 34 TL - 382.557,29TL - 3.108.861,05 TL tutar alacağı olduğu ve davalı ...'den bir alacağı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır." yönünde kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Davacı vekilinin 27.08.2021 tarihli dilekçe ile ana davayı 1.000.000 TL olarak, 26.12.2023 tarihli dilekçesi ile birleşen ....ATM' nin ... sayılı dosyada yer alan sözleşmeden doğan 10.000,00 TL'lik alacak iddiasının müddeabihini 3.922.165,48 TL arttırarak 3.932.165,48 (3.332.343,63+ (%18*3.332.343,63KDV) TL olarak ıslah ettiğini bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, sunulan deliller, celp edilen dosya örnekleri, alınan bilirkişi heyeti ek ve kök raporları ile tüm dosya içeriğine göre; Ana dava; davalılardan ...'in davacı şirketin tek yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde diğer davalı ile birlikte haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden ötürü oluşan zararın 6102 Sayılı TTK 396 maddesine dayalı olarak tazmini istemine ilişkin olup birleşen davadaki talep ise; 20.04.2016 tarihli Alt İstisna Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirket 11.05.2015 tarihinde davalı ... tarafından kurulmuştur. 14.05.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde tescil edilmiştir. Davalı ...'in 17.06.2016 tarihinde 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde 02.06.2016 tarihinde münferit olarak atacağı imzası ile 3 yıl süre ile 02.06.2019 tarihine kadar şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmıştır. Davalının görevi 21.06.2019 tarihli sayılı Genel Kurul Kararı , 24.06.2019 tarihli 2019/01 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile sona ermiş, dava dışı ... 21.06.2022 tarihine kadar Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçilmiştir. Asıl davada davacı, davalılardan ...'in davacı şirketin tek yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde diğer davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'de ... Mekanik sistemler İşletme Müdürü olarak çalıştığını ve davacı şirketin 21.06.2019 tarihli olağanüstü genel kurulunda davalı ...'in ibra edilmemesi üzerine 01.07.2019 tarihinde bu kez sigortalı olarak diğer davalı şirkette ... Mekanik Sistemler İşletme Müdürü olarak çalıştığı iddiasıyla davalıların işbirliği içerisinde hem kendilerine menfaat sağladıklarını hem de davacı şirketi büyük zararlara uğratarak şirketin mahvına sebep olduklarını, davalılardan ...'in sadakat yükümlülüklerini ihlal ettiğini ve davacı şirketin menfaatlerini değil, kendi şahsi menfaatleriyle diğer davalı ...'nin menfaatlerine hizmet ettiğinden bahisle haksız rekabet hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, ayrıca davalıların davacı şirketin en önemli çalışanlarının davacı şirketle iş sözleşmelerini ihlale ve sonlandırmaya yönlendirdiklerini ifade ederek TTK m. 55/1-b-2 çerçevesinde haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğini belirtmiştir. TTK'nın 396. Maddesi; "(1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir. (2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir. (3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar. (4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır." hükmünü içermektedir. Öncelikle belirtilmelidir ki, yönetim kurulu üyeleri, genel kurulun iznini alarak bu tür iş ve işlemleri gerçekleştirebilmektedir. Dolayısıyla bu yasak, mutlak bir yasak niteliğinde olmadığından aksinin kararlaştırılabilmesi mümkündür. Ancak genel kurul tarafından yönetim kurulu üyelerine verilen izin, haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasını engellemez. Şirket verilen iznin kötüye kullanıldığı durumlarda şartları varsa haksız rekabete ilişkin haklarını kullanabileceği gibi (Domaniç, s. 634; Çamoğlu (Poroy/Tekinalp), s. 324; Teoman, s. 50; Aydoğan, s. 115;ayrıca bkz. Akdağ Güney, s. 146.) TTK'nın 396/4.maddesi gereği yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümlere de başvurabilir . Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden alınan rapor içeriklerine itibar olunmuş, tüm raporlar birlikte incelenip değerlendirilmiştir. Davalı ...' in eylemlerinin TTK madde 396'ya ve rekabet yasağına aykırılık teşkil edip etmediğinin tespiti açısından yapılan değerlendirmelerde; davalılardan ...'e ait dosyada mevcut SGK kayıtları incelendiğinde davacı şirketin tek yönetim kurulu üyesi olmadan önce ve yönetim kurulu üyeliği bittikten sonra diğer davalıda çalıştığının tespit edilmesi, davacı şirketin davalı şirketle yapmış olduğu sözleşme konusu işin tamamlanmasından sonra, 20.02.2019-02.03.2019 tarihleri arasında işçilerin iş akdini feshettiğini işçilere bildirmesi, davalı ... tarafından ... Tesisata alınacak işçilere yönelik maili bu tarihlerden sonraki bir tarih olan 25.03.2019 tarihinde atmış olması, davacı şirketin davalı ...'den sonra bir dönem tek yönetim kurulu üyesi olan şirket eski çalışanlarından ...' ın tanık sıfatıyla alınan beyanında, “... (Davacı) şirketinden ...'ye geçenler olduğunu ancak bir ayartma olduğunu düşünmediğini, Davacı şirketten kademe kademe 200 küsür kişinin işten çıktığını bunların ancak 30-40 kişisinin ...'ye geçtiğini” ifade etmesi, davalı ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/... esas, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/... esas, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/... esas sayılı dosyalarında açılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı beraat kararı verilmesi ve verilen beraat kararlarının istinaf incelemesi neticesinde kesinleşmesi ile...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... soruşturma, 2024/... karar sayılı sayılı takipsizlik kararı gerekçeleri birlikte değerlendirildiğinde, ana dava açısından 6102 Sayılı TTK ' nun 396. Maddesi ve haksız rekabet hükümlerine aykırılık uyarınca tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Yine taraflar arasındaki istisna sözleşmesi taslağındaki el yazısı notlarıyla ilgili alınan Grafolog Adli Tıp Uzmanı ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; taslak sözleşmedeki açık mavi-yeşil renk mürekkep tonundaki notların davacı şirketin dava dışı ortağı ...' nın el ürünü olduğunun tespit edilmesi karşısında, dava dışı ortağın sözleşmenin müzakerelerine katıldığı anlaşılmaktadır. Birleşen dava açısından yapılan değerlendirmede; birleşen davada davacı taraf, 20.04.2016 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağını talep etmektedir. Sözleşmenin 4. Maddesinde “ Söz konusu sabit birim fiyatlar; tüm İş süresince sabit kalacak, ancak iş bitiş süresinin 30 Temmuz 2018 tarihini aşması durumunda sözleşmenin TL bazındaki kalan işlerin birim fiyatları işçilik ve Genel-Gider-Kar kısımları 12 Aylık TEFE +TÜFE/2 endeksine göre revize edilecektir. Mücbir sebepler veya "... Tesisatın" ın takdirine dayalı olarak süre uzatımı verilmesi halleri dahil, 30 Temmuz 2018'e kadar hangi nam altında otursa olsun "..." herhangi bir fiyat farkı ödenmesi söz konusu olmayacaktır. Söz konusu sözleşme maddesi kapsamında 30.Temmuz.2018 tarihinden sonra yapılacak hakkedişlerin İşçilik + Genel-Gider Kar (TL) kısımları için 12 Aylık Tefe + Tüfe /2 oranında fiyat farkı uygulanacağı konusunda anlaşılmıştır." hükmü mevcuttur. Davacı taraf, "12 Aylık Tefe+ Tüfe /2” ifadesinin lafzi olarak yorumlanması gerektiğinden hareketle 30 Temmuz 2018'den sonraki hakedişlerde yapılacak artış oranının 12 Aylık Tefe oranı olan %25 ile 12 Aylık Tüfe oranı olan +15,85'yarısının toplanmasıyla %32,93 olarak hesaplanması gerektiğini iddia ederken; davalı taraf, sözleşme maddesiyle kastedilenin 12 aylık Tefe+Tüfe toplamının ikiye bölünmesi olduğunu ve hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğini savunmaktadır. Taraf vekillerince bu hususta uzman görüşleri sunulduğu görülmüştür. Mahkememizde oluşan nihai kanaate göre, sözleşme çerçevesinde yapılan işlerin teslimi ve kabulü sonrasında 4.maddenin 12 aylık Tefe+Tüfe toplamının 2'ye bölünmesi olarak uygulanması, teknik bilirkişinin, piyasa teammüllerinde Tefe/2 + Tüfe/2 yapıldığının genel bir uygulama olmaması yönündeki görüşü, yapılan işlerin kabul ve teslimlerinin bu prensibe göre yapılmış olması hususları göz önüne alınarak sözleşmenin 4.maddesinde tarafların gerçek iradesinin 30 Temmuz 2018 tarihinden sonra yapılacak hakediş ödemelerinin 12 Aylık Tefe+Tüfe toplamının 2'ye bölünmesine göre hesaplanması biçiminde oluştuğu düşünüldüğünden davacının davalılardan bir alacağı olmadığı sonucuna ulaşılmakla birleşen dava açısından da davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalılar vekillerince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; TTK'nın 60.maddesine göre, davaya hakkı olan tarafın dava açma hakkı, bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her halde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Haksız rekabet devam ettiği süreçe ise zaman aşımı süreleri işlemeyecektir. Dava konusu somut olayda, davalı ...'in görevinin 21.06.2019 tarihli sayılı genel kurul kararına kadar devam ettiği, bu halde davacı tarafın 21.06.2019 tarihli genel kurulda şirket kayıtlarına ancak ulaşıldığı yönündeki beyanı usule ve ticari hayatın işleyişine uygun görülmekle dava açılış tarihi olan 30.12.2019 tarihi itibariyle haksız rekabete dayalı olarak açılan dava açısından zamanaşımı süresinin dolmadığı gibi birleşen davadaki alacak talebi TBK md 146 uyarınca genel zamanaşımına tabi olduğundan birleşen dava açısından da davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı kanaatine varılmıştır. Mahkememiz asıl dava ve birleşen dava yönünden; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2019/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği dikkate alınarak davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2019/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği dikkate alınarak davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Gerek ana davanın gerekse birleşen davanın ayrı ayrı reddine, Ana dava açısından; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL Karar ve İlam Harcının, peşin yatırılan 170,78-TL ve ıslah harcı 16.906,72-TL toplamı olan 17.077,50-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 16.345,50.-TL harcın davacıya iadesine, -Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesi gereğince 156.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, -Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından yapılan 24.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 1.804,19.-TL posta masrafları olmak üzere toplam 25.804,19.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Mahkememiz Dosyası İle Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Karar Sayılı Dosyası açısından; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL Karar ve İlam Harcının, peşin yatırılan 8.880,31.-TL ve ıslah harcı 66.980,79.-TL toplamı olan 75.861,10-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 75.129,10.-TL harcın davacıya iadesine, -Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesi gereğince 546.538,20.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, -Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair, davalı ... ... A.Ş. vekillerinin ve diğer taraf vekillerinin yüzüne karşı (E duruşma ile katılım sağlanmakla) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Başkan ... ¸e-imzalıdır

Üye ... ¸e-imzalıdır

Üye ... ¸e-imzalıdır

Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/635, K. 2026/115, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-635-e-2026-115-k-37cc1546d097