İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/633 E. 2020/631 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/633
Karar No
2020/631
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/633 Esas KARAR NO : 2020/631 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 27/12/2019 KARAR TARİHİ : 19/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği 27/12/2019 tarihli dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette % 50 oranında pay sahibi olup diğer hissedarların dava dışı ... ve ... olduğunu, davacının hiç bir genel kurul toplantısına dahil edilmediğini, çağrılmadığını, yönetim ve şirket işleyişi ile ilgili olarak kendisine bu güne kadar hiç bir bilgi verilmediğini, dava konusu 06.09.2019 tarihli genel kurul toplantısının varlığından davacıya hiçbir bilgi verilmediği gibi toplantının yapılacağına dair davacıya tebligat da yapılmadığını, davacının genel kurul toplantısı yapıldığını taraflar arasında görülmekte olan İzmir ... ATM'nin...Esas sayılı ortaklıktan çıkarılma dava dosyasına sunulan genel kurul tutanağından henüz yeni öğrendiğini, davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunu, şirket toplantılarına katılmayacağı yönünde herhangi bir beyanı olmamasına rağmen hiçbir toplantıya çağırılmadığını, davacının genel kurul toplantısına çağrı hakkının olduğu bir dönemde toplantıya katılımı olmaksızın ve kendisine bir önerinin dahi gönderilmediği 06/09/2019 tarih... karar numaralı genel kurul kararlarının yokluğunun tespitinin talep edildiğini, yokluğun bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık hali olduğunu, bu aykırılığın işlemin unsurlarında eksikliğe yol açtığı ve yokluk ile sakat hale getirdiğini, limited şirketlerde genel kurulun nasıl toplanacağının TTK'nın 617. Maddesinde açık bir şekilde belirtildiğini, TTK ' nun 414/1 maddesinde ilan ve tebligatın düzenlendiğini ancak davacıya toplantıya ilişkin herhangi bir tebligat yapılmadığını, şirket genel kurulunun kurul halinde çalışan bir organ olduğunun gözardı edildiğini, davacının toplantılara ve kararlara dahil edilmediği ve neticeten gerçekleştirilen hukuka aykırılıklar zinciri ile kurucu unsurlardaki eksiklik sebebiyle şeklen dahi meydana gelmeyen yok hükmünde genel kurul kararları oluşturulduğunu, genel kurul tutanağının 5. Maddesinde şirket müdürünün ibra edildiğini, 6. Maddesinde davacı şirket ortağı ...'in şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, 7. Maddesinde ise şirket müdürüne her ay 7.500,00 TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, TTK'nın 436/2 maddesininin "şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişiler yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylarından doğan oy haklarını kullanamaz" hükmüne haiz olduğunu, davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan 5 numaralı kararda anılan yasa hükmüne aykırı olarak toplantı tarihi itibariyle şirket müdürü ortağın kendisi için oy kullandığını diğer ortağın yüzde 25 pay sahibi olması nedeniyle salt çoğunluk karar nisabının gerçekleşmediğini bu nedenle anılan kararın yoklukla malül olduğunun açık olduğunu, davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın limited şirketler açısından genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olması sebebiyle önemli kararlar arasında olduğunu ve TTK 621 uyarınca temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınması gerektiği kuralı açık olmakla dava konusu genel kurulun 6. Maddesinde davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın yoklukla malül olduğunu, bu sebeplerle 06/09/2019 tarihli ve ... karar numaralı genel kurul kararlarının tamamının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiklerini ancak mahkemece hukuka aykırılık halinin butlan olarak nitelendirilmesi halinde dava konusu genel kurul kararın batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiş , davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin 06/09/2019 tarihli ... karar sayılı genel kurul kararlarının tamamının yok hükmünde/ batıl olduğunun tespitine , davalı ... Tic. Ltd. Şti'n 06/09/2019 tarihli ... karar sayılı genel kurul kararlarının uygulanmasının yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği 24/02/2020 tarihli cevap dilekçesinde; 06/09/2019 tarihli genel kurul çağrısının 19/08/2019 tarih 9890 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacının evlenerek İzmir'e geldiğini ve İzmir'de ikamet ettiğini iddia ettiğini ancak davalı şirkete yaptığı bir bildiriminin bulunmadığını, davacının ikametgah adresi olarak bilinen tek adresinin ... Mahallesi ... Alsancak/ Konak İzmir olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete başkaca adres bildirimi yapılmadığından yeni adresine iadeli taahhütlü bildirim yapılamadığını, davacının şimdiye kadar gerek şirket gerekse müdürü ... aleyhine açtığı davalarda dava dilekçesinde ...r Mahallesi ... Alsancak/ Konak İzmir adresini bildirdiğini, yasanın bilinen adrese iadeli tahhütlü tebliği ön gördüğünden toplantı çağrısının usulsüz olmadığını, davacının genel kurul tutanağının 5. Maddesindeki şirket müdürü ibrasının TTK 436/2 maddesine göre şirket ortağının kendi ibrasında oy kullanamayacağı için diğer ortak ...'in %25 pay sahibi olması nedeniyle salt çoğunluk karar nisabının gerçekleşmediğini bu nedenle kararın yoklukla malul olduğunu iddia ettiğini, TTK'nun 374. Maddesi uyarınca kullanılması mümkün olmayan oyların hesaba katılamayacağını, nisabın yasak dışında kalan kullanılabilir oy sayısına göre belirlenebileceğini, ibra oylamasında oy hakkından yoksun olan kişilerin oy kullanmış olmasının tek başına kararın geçersizliği sonucu doğurmayacağını, kararın geçersiz kılınması için TTK'nun 374. Maddesine aykırı olarak kullanılan oyların kararın sonucunu etkilemiş olmasının gerektiğini, yönetim kurulu üyesi ...'e ait 125 paya ait oyun çıkarılması ile ...'e ait hazır bulunan 125 paya ait oy üzerinden değerlendirme yapılarak ibra kararının değerlendirilmesi gerektiğini, ...'e ait 125 paya karşılık gelen oylamaya katılan payların tamamı yönetim kurulunun ibrasında olumlu oy kullanmış olduğundan yönetim kurulu üyesi ...'in oylamaya katılmış olması halinde dahi ibra kararının yasaya uygun olarak alındığını, ibraya ilişkin alınan 5 nolu kararda kurul üyelerinin oy kullanması şeklinde ortaya çıkan kanuna aykırılığın kararın alınmasında hiç bir etkisinin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının genel kurul tutanağının 6. Maddesi gereğince ortaklıktan çıkarma kararının TTK 621 maddesi uyarınca yoklukla malul olduğunu iddia ettiğini, davalı şirket yönünden ortakların bir arada şirketi devam ettirme ihtimalinin kalmadığını, davacının ortağı olduğu şirketi ve yetkilisini aslı olmayan iddialarla suçladığını, davacının şirkete zarar vermeye uğraştığını, davacı ile ortak olarak şirketin devamının imkansız hale geldiğini, davacının şirketin feshi ve tasfiyesine yönelik iddialarının haklı olmadığını ancak yerleşik Yüksek Mahkeme kararlarına göre ortakların bir arada olamayacak duruma gelmelerinin feshi ve tasfiyeyi haklı kıldığını, bu itibarla şirketten çıkarma için gerekli genel kurul kararı alındığını, usulüne uygun davetiyeye rağmen davalının genel kurula her zaman olduğu gibi katılmadığını, davacının amacının çözüm üretmek ve şirketi idame ettirmek değil kaos ve kargaşa yaratarak şirket hisselerinin değerinin çok üzerinde diğer ortakların almasına zorlamak olduğunu, TTK'nun 640. Maddesindeki salt çoğunluğun %50 - %50 ortaklık yapısındaki limited şirketler için asla ifası mümkün olmayan bir durum olduğunu ancak bu tür çıkmaza girilen durumlarda katma değer yaratan şirketin tasfiyesi ya da zarara uğramasını önlemek bakımından kamu düzeni gözetilerek ortak sayısının salt çoğunluğunu da çıkarmak için gerekli ön şart için yeterli sayılması gerektiğini, burada TMK 1. Maddesi gereği gerekirse hukuk yaratmak suretiyle çözüme kavuşulması gerektiğini, davalının işletmenin devamı için davacının şirketteki payının piyasa koşulları ile belirlenebilecek gerçek değerini ödemeye hazır olduğunu, bu hususta İzmir ... ATM'nin... sayılı dosyası ile davacı aleyhine ortaklıktan çıkarma davası açıldığını, genel kurul toplantısında alınan ortaklıktan çıkarma kararının da bu anlamda geçerli olduğunu, ortaklıktan çıkarmaya yönelik genel kurul kararının usulüne uygun olarak alınmış olmasının başka şey bu kararın çıkarma davasında geçerli kabul edilip edilmemesinin başka şeyler olduğunu, ... sayılı kararların yok hükmünde olmadığını, bir an için toplantı çağrılarının usulsüz olduğu düşünülse dahi bu sebeple açılacak iptal davalarının toplantı tarihinden itibaren 3 ay içerisinde açılmasının gerektiği TTK 445 hükmünde yer alan 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu, öncelikle bu sebeple davanın reddinin gerektiğini belirtmiş ,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili mahkememize verdiği 18/03/2020 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 hisse ile ortağı olduğunu, davacının şirketi ızrar kastı ile hareket ettiğini, cevap dilekçesindeki savunmalara katıldıklarını, davacının... sayılı genel kurulda hibe alınmasına yönelik çalışma yapılması ve bu konuda proje geliştirilmesine ne için itiraz ettiği ve ne için bu kararın uygulanmasının önüne geçmeye çalıştığının akıl ve mantık ile açıklanacak bir durum olmadığını, davacının herhangi bir ticari şirket yönetmediğini, müdürlük yapmadığını, şarap üretimi konusunda bir tecrübesinin bulunmadığını, bu sebeple ...'in müdür seçilmesinin yerinde olduğunu, ...'e bağlanan ücretinde makul sayılması gerektiğini, davalı şirketin cevap dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere mahkememizin ... Esas sayılı davası ile birleşen mahkememizin ... sayılı dosyasında hatalı değerlendirilen kabul beyanı üzerinden verilmiş, şirket müdürünün azli konulu davanın İstinaf aşamasında olup henüz kesinleşmemiş iken sağda solda ne kadar banka var ise hırsla ve ızrar kastı ile kararı ibraz edip şirketin vergilerini dahi ödemeyemeyecek duruma gelmesine sebebiyet veren davacının eldeki davasının ve tedbir talebinin iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceğini, hakkın kötüye kullanımı sayılması gerektiğini, açtığı bütün davalarda adres satırında kendisinin bildirdiği adrese genel kurul çağrısı iadeli taahhütlü yollanmasına rağmen tebligatın eline geçmediği, adresinin başka olduğunu ileri süren birisine iyi niyetli denilemeyeceğini, davanın üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirtmiş, müvekkili ...'in davalı şirket yanında davaya katılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkememizin 19/11/2020 tarihli celsesinde ...'in feri müdahale talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı şirketin sicil dosyası ile dava konusu edilen 06/09/2019 tarih... sayılı genel kurul tutanakları celb edilmiş, davalı şirketin ortaklarının % 25 er hisse ile ... ve ... ve %50 hisse ile ... , şirketin temsilcisinin 08/02/2018-08/02/2028 tarih aralığı için ... olduğu, davalı şirketin 2018 yılı olağan genel kurulunun 06/09/2019 tarihinde yapıldığı, toplantıya şirket ortakları ... ve ... 'in katıldığı, davacının toplantıya katılmadığı, genel kurul toplantısının 4. Maddesinde " Şirket finansal tablolarının okunmasına geçildi. Finansal tablolar (bilanço ve kar zarar hesapları ) 2018 yılı için müzakere edildi ve oy birliğiyle tasdik edildi ve kabul edildi, 5. Maddesinde " Gündem gereğince şirket müdürünün ibra oylamasına geçildi, 2018 yılı için oylama yapıldı ve şirket müdürü 2018 yılı için ibra edildi, " 6. Maddesinde " Şirket ortağı ......'un şirkete zarar verici nitelikte davalar açarak şirketi zora sokması, şirketi asılsız suçlamalar ile resmi kurumlara şirkayet etmesi ve şirketin ticari itibarını zedelemesi ve şirkete zarar verici sair davranışları sebebiyle şirket ortaklığından çıkarılmasına oy birliğiyle karar verildi. " 7. Maddesinde " Gündem gereğince şirket müdürüne huzur hakkı ödemesi yapıldığı, bu hakkın şirket kayıtlarına alacak olarak işlendiği ancak ödemenin yapılmadığı tespit edildi. Şirket yetkilisi ...'e daha önce genel kurul kararı ile ödenmesine karar verilen aylık 5.000,00 TL ücretin fiilen ödemediği tespit edildi. Bu kere aylık ödenmesi kararlaştırılan ücret alacağının 7.500,00TL 'na arttırılmasına ve şirket hesapları müsait olması halinde her ay bordro ile kendisine ödenmesine oy birliğiyle karar verildi. " 8. Maddesinde " Gündemin son maddesi olarak dilek ve temenniler görüşüldü, bu arada ortaklardan ... ve ...'in önerisi ile yeterli oy çokluğuna sahip olarak gündeme Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Projesinin görüşülmesi talep edildi. Mevcut Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Projesinden yararlanmak üzere başvuru yapılmasına oy birliğiyle karar verildi. Buna göre 1 -İzmir İli Urla İlçesi ... Köyünde tapunun... pafta... parselinde faaliyette olan işletmemizde Bitkisel Ürünlerin İşlenmesi, Paketlenmesi, Depolanması (BÜİ ) kapsamında kapasite arttırımı, teknoloji yenileme ve / veya modernizasyonu için Üzüm İşleme Ve Değerleme Projesi için Tarım ve Orman Bakanlığı KKYDP 13. Etap programından hibe almak üzere proje başvurusunda bulunulmasına, ortaklık kurulmasına, hibe sözleşmesi imzalanmasına ve bu projenin gerçekleştirilmesine, 2- Proje yatırım bütçemizin hibeye esas tutar olan 1.250.000,00 TL yi aşması halinde artan kısmın kendi öz kaynaklarından ayni olarak karşılanmasına, 3-Proje uygulayacağımız arazinin icralı ve davalı olmadığına dair beyan ve taahhüdün ilgili resmi kuruma verilmesi, 4-Hibe desteklemesi için gerekli olan bütün evrak, belge ve dosyaları imza atmaya, taahhütte bulunmaya, dosya vermeye ve başvurmaya, ortaklık kurmaya, teminat vermeye, hibe sözleşmesi imzalamaya, ihaleler yapmaya ve uygulamaları gerçekleştirmeye , 4- Proje sonunda proje kapanış işlemlerini takip etmeye ve her türlü taahhütname ve belgeleri imzalayarak projeyi kapatmaya tek ve tam yetkili olmak üzere ... TC Kimlik numaralı şirket yetkilisi ...'e yetki verilmesine oy birliğiyle karar verildi." kararlarının alındığı, kararlara itiraz olmadığının tespit edildiğinin belirtildiği belirlenmiştir. Davacının genel kurul toplantısına davetiyle ilgili belge asıllarını sunmak üzere 03/09/2020 tarihli celsede davalı tarafa 2 haftalık süre verilmiş, davalı tarafça sunulan belgelerin incelemesinde; davacı tarafa gönderilen genel kurul toplantısına davet tutanağının davacının ... Bükreş Apart. Daire:3 Alsancak / İzmir adresine iadeli taahhütlü olarak gönderildiği, toplantının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 19/08/2019 tarih...ılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... nolu sayfasında yayınlandığı belirlenmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davalı şirketin 06/09/2019 tarihinde yapılan... karar numaralı genel kurul kararlarının yok hükmünde/ batıl olduğunun tespitine karar verilmesine yönelik olarak mahkememize dava açıldığı, davalı şirketin 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının 06/09/2019 günü yapıldığı, davacıya toplantıya davet tutanağının ... Bul. No ... Bükreş Apartmanı... Alsancak /İzmir adresine iadeli taahhütlü mektup yolu ile tebliğe çıkarıldığı ve tebligatın bila tebliğ iade edildiği , davacı adına dava konusu genel kuruldan önce yapılan genel kurullarda da toplantıya davete ilişkin tebligatların da aynı adrese çıkartıldığı ve söz konusu tebligatların da bila tebliğ iade edildiği , davacının dava dilekçesinde bildirilen adresi ile Mernis adresinin ...Eyüp Sultan / İstanbul adresi olduğu , davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamede vekil eden .... ...'un adresinin ise ...onusu genel kurul toplantısı ile ilgili ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 19/08/2019 tarih... sayılı ... nolu sayfasında yayınlandığı, genel kurula davet tutanağının davacının Mernis adresine çıkarılmadığı, bu sebeple genel kurula davetin usulüne uygun olmadığı ve davacının butlanı talep edilen genel kurul toplantısına katılmadığı, bu yüzden alınan kararlarda da herhangi bir muhalefet şerhinin söz konusu olmadığı, toplantı daveti usulsuz olduğundan davacının TTK 446/1-b maddesi gereğince muhalefet şerhi aranmaksızın genel kurul iptali davası açabileceği , çağrı usulsüzlüğünün müeyyidesinin iptal edilebilirlik olup davacı tarafça belirtilen usulsüzlüklerin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun ispatının gerektiği bunun yanında açılacak iptal davasının da TTK 445. Maddesince düzenlenen 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmasının gerektiği, genel kurul toplantısının 06/09/2019 tarihinde yapıldığı davanın ise 27/12/2019 tarihinde yani 3 aylık yasal hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığı, iptal talebinin bu gerekçe ile reddinin gerektiği , genel kurulda toplantısında alınan kararların herhangi bir hak düşürücü süre gözetilmeksizin butlanının talep edilebilmesi için TTK 447 gereğince alınan kararların pay sahiplerinin genel kurula katılma, asgari oy kullanma ve dava açma gibi kanunen vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran , pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketinin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması ilkesine aykırı nitelikte olması gerektiği , dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlardan 1-2-3-4-7 ve 8 nolu bendlerde alınan kararların TTK 447. Maddesi kapsamında kalmadığı, davacının şirketten çıkarılmasına yönelik alınan 6 nolu kararın ise TTK 447 maddesi kapsamında olduğu , ortağın şirketten çıkarılmasına yönelik genel kurur kararının TTK 621/1-h maddesi gereğince temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması şartı ile alınabileceği ancak dava konusu edilen genel kurulda söz konusu nitelikli çoğunluğun sağlanmadığı bu sebeple alınan 6 nolu kararın yok hükmünde olduğu , şirket müdürünün 2018 yılı için ibrasına yönelik alınan 5 nolu karar yönünden ibra ile ilgili TTK 436/2 . Maddesindeki hükmün emredici nitelikte olduğu bu sebeble hak düşürücü süre gözetilmeksizin söz konusu madde yönünden de mahkememizce inceleme ve değerlendirme yapılmasının gerektiği ,TTK’nın limited şirketlerin genel kurul kararlarına ilişkin 620. maddesinde kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararlarının , toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağının düzenlendiği ,şirket esas sözleşmesinde ve Kanun’da ibraya ilişkin kararlarda özel bir nisap öngörülmediği ,bu durumda ibraya ilişkin kararlarda da toplantıya katılanların salt çoğunlu ile karar alınmasının yeterli olduğu ,yine aynı Kanun’un genel kurulda oydan yoksunluğu düzenleyen 619. maddesi uyarınca şirket yönetimine katılmış bulunanların ibraya ilişkin kararlarda oy kullanamayacağının düzenlendiği , davalı şirketin 3 ortaklı olduğu, davacının % 50 hisseye, feri müdahil ...’in % 25 hisseye ve dava dışı ...’in % 25 hisseye sahip ortak olduğu, ...’in şirketin müdürü olduğu, uyuşmazlık konusu genel kurulda şirket sermayesinin % 50’sinin temsil edildiği ve kararların oy birliği ile alındığı, ibrada müdür olan ortağın oy yoksunu olduğu , bu sebeple müdür olan ortağın oyunun, nisabın bulunup bulunmadığı değerlendirilmesinde hesaba katılmayacağı , bu durumda müdür olan ortağın oyu hariç tutulduğunda % 25 hissenin salt çoğunluğu ile karar alınmasının gerekli olup somut olayda müdür sıfatı olmayan % 25 hisseye sahip ...’in olumlu oyu ile ibra için gerekli ve yeterli oy nisabının sağlandığının anlaşıldığı ve bu madde yönünden de davanın reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. ' nin 06/09/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 6 nolu davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun TESPİTİNE , Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE , 2-Alınması gerekli 10,00 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 12 davetiye bedeli 106,50 -TL yargılama giderinin red ve kabule göre 13,00 TL lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan 95,20 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av.... ile davalı şirket vekili Av. ... ile Feri talebinde bulunan Av. ...'nın yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2020

Başkan ... E imza Üye ... E imza Üye ... E imza Katip ... E imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/633, K. 2020/631, T. 19.11.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-633-e-2020-631-k-eaf5c304d64e