İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/612 E. 2026/137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/612
Karar No
2026/137
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/612 Esas KARAR NO : 2026/137

.... DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 14/03/2012 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 KARAR Y. TARİHİ : 27/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili banka ile davalı ... ….Ltd.Şti arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, ancak davalı şirketin borçlarının ödemede temerrüde düşmesi nedeni ile borçlu şirkete ve kefillere ...Noterliğinin 13.04.2010 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek 84.457,04.-TL nin bir gün içinde ödenmesi, 13.04.20110 tarihi itibari ile nakde dönüşmemiş 479.215,44.-TL lik teminat mektuplarının iade edilmesi veya depo edilmesinin istenildiğini, borç ödenmeyince ... sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, ...sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, borçlular hakkında hacze gidilmiş ise de, hacze kabil mal varlığına rastlanılmadığını, bir kısmının adresten ayrıldığını, bir kısmının menkul malları haczedilmiş ise de üçüncü kişilerin istihkak davasından bulunduğunu, kefiller hakkında taşınmaz hacizlerinin yapıldığını, bu taşınmazların satışından müvekkilinin alacağını tahsil şansının bulunmadığını, diğer yandan ...sayılı dosyasından yapılan takibe ... ve kefillerin itiraz ettiklerini, ... E.sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, hal böyle iken ... nolu bağımsız bölümlerin davalı ...…Ltd.Şti adına kayıtlı iken 20.08.2009 tarihinde bu bağımsız bölümlerde adı geçen şirket borcu için ... lehine birinci derecede 1.500.000,00.-TL lik ipotek bulunduğu halde davalı ...’a devredildiğini, bu şahıs tarafında da 17.09.2009 tarihinde ...ne devredildiğini, devirlerin kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra yapıldığını, devirlerin kısa aralıklarla yapıldığını, ... ile ... adresinin aynı olduğunu beyanla ... nolu bağımsız bölümlerin davalı ...…Ltd.Şti adına kayıtlı iken 20.08.2009 tarihinde ... yevmiye no ile 1,2,3,4,5 nolu bağımsız bölümlerin her birinin 65.000 TL bedelle davalı ...'a, ... tarafından da 17.09.2009 tarihinde ...yevmiye no ile 1 bağımsız bölümün 330.000 TL, 2 nolu bağımsız bölümün 330.000 TL, 3 nolu bağımsız bölümün 330.000 TL, 4 nolu bağımsız bölümün 330.000 TL ve 5 nolu bağımsız bölümün 330.000 TL üzerinden davalı ... devrine ilişkin tasarrufların iptalin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekilini özetle; devirin gerçekleştiği tarihte borçlu şirketin aciz halinde bulunmadığını, davaya konu taşınmazların üzerlerindeki ipotekler ile devir alındığını, değerlerinin çok altında satın alındığı ve devir bedelleri arasında aşırı fark olduğuna ilişkin davacı iddialarının doğru olmadığını,dava dilekçesi ekinde yer alan senette belirtilen adresin gerçeği yansıtmadığını, İİK'nın 280. Maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini, borçlu şirketin davacı bankaya olan borcundan müvekkilce haberdar olunamayacağını uyuşmazlık konusu taşınmazların müvekkili tarafından üzerindeki 1.500.000 TL'lik ipotek ile devralınmış olması nedeniyle toplam bedelin piyasa koşullarında olağan bir değer olduğu ve devir işlemlerinde kötü niyet söz konusu olmayıp ızrar kastı bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili özetle; müvekkilinin davada davalı sıfatının bulunmadığını, müvekkili şirketin iptali talep edilen tasarrufa konu gayri menkulleri iyi niyetli olarak iktisap ettiğini, 5 adet gayrimenkulün dava dilekçesinde belirtildiği üzere 1.650.000,00.-TL karşılığında resmi tapu kayıtlarında malik olarak gözüken ... isimli şahıstan satın alındığını, gayrimenkullerin devir işlemi öncesinde tarafların 10.09.2009 tarihinde bir araya geldiğini ve taşınmazların 1.600.000,00.-TL ye müvekkiline satılacağı, tapu masraflarının müvekkili şirkete ait olduğu, satış öncesi ... 10.000,00.-TL kaporanın teslim edildiği, cayma halinde bedelin iade edileceği, bakiye 1.590.000,00.-TL nin tapu işlemleri sırasında nakden ...’a verileceği konusunda mutabakata vararak imza altına aldıklarını, bu sözleşmenin ardından müvekkili şirketin söz konusu gayrimenkuller üzerinde ... ipoteğinin olduğunu öğrendiğini, müvekkili şirket, ... ve ... arasında, gayrimenkullerin tapuda gerçekleştirilecek mülkiyet devri ile banka nezdinde tutulan 1.000.000,00.-TL nin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ipotek borcuna istinaden tahsil edileceği, devir işlemleri gerçekleşmez ise söz konusu bedelin müvekkili şirkete iade edileceği hususlarını düzenleyen taahhütname imzaladıklarını, taraflar arasında akdedilen özel sözleşme ve akabinde ... ile oluşturulan üçlü ilişkinin sonrasında müvekkili şirket tarafından tapu müdürlüğünde gerçekleştirilen devir işlemi sırasında ...isimli şahsa ...’a verilmek üzere 50.000,00.-TL nin nakden ödendiği, aynı gün ... Bakanlıklar Şubesinde hesabı bulunan ...’a ödenmesi talimatının verildiğini, talimatın bir gün sonra gerçekleştiğini, müvekkili şirketin davalı şirketin gayri menkulleri iktisap ederken tamamen iyi niyetli davrandığını, önemli bir kanıtının ise devir işlemini gerçekleştiren tarafları tanıştıran bir araya getiren anlaşmalarına aracılık eden ...nin yaptığı aracılığa karşılık 30.000,00.-TL ücret alması olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... …Ltd.Şti vekili ise, süresi içinde cevap dilekçesi sunmayarak, HMK'nun 128.maddesi gereğince, dava dilekçesinde dayanılan tüm iddiaları inkar ile yetinmiştir. Yargılamalar sırasında ise; davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı banka ile ile davalılardan ... İnş...Ltd.Şti arasında imzalanan 08.03.2007 tarihli 20.000.000 TL açılış limitli Genel Kredi Sözleşmesine göre, kredi sözleşmesine dayalı olarak ... sayılı dosyasından, 24.05.2010 tarihinde borçlu ... İnş...Ltd.Şti aleyhine 87.267.505,87.-TL alacak için ihtiyati haciz kararı alındığı, ...E.sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, takip sırasında borçlunun, borcu karşılayacak kadar mal varlığının bulunmadığına dair haciz tutanaklarının düzenlendiği anlaşılmıştır. Celp edilen tapu kayıtları ve akit tablolarının incelenmesinden; ... nolu taşınmazlar üzerinde ... lehine 1.500.000,00.-TL bedelli birinci derecede ipotek olduğu, bu hali ile ... İnş...Ltd.Şti.nce ...'a 20.08.2009 tarihinde her birinin 65.000,00.-TL bedelle devredildiği, bilahare ... tarafından 17.09.2009 tarihinde davalı ... ...Ltd.Şti.ne her bir taşınmazın 330.000,00.-TL bedel ile satılarak devredildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, tasarrufa konu taşınmazların, tasarruf tarihleri itibari ile değerlerinin tespiti amacı ile yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler İnşaat Mühendisi ....den ...'a devredildiği 20.08.2009 tarih itibari ile Zemin+1.bodrum kat 1 nolu depolu dükkan 320.000,00.-TL, 1.kat 2 nolu mesken 250.000,00.-TL, 2.kat 3 nolu mesken 260.000,00.-TL, 3.kat 4 nolu mesken 260.000,00 TL, 4.kat 5 nolu mesken 250.000,00.-TL olduğu, dava konusu taşınmazların ... tarafından ......Ltd.Ştine devredildiği 17.09.2009 tarihi itibari ile birinci devirden sonra çok kısa süre olması sebebi ile değerlerinin piyasa rayiçleri ve ... verileri dikkate alındığında değişmediği beyan edilmiştir. Sunulan rapora, taraf vekillerince itiraz edilmiş, Mahkememizce itirazların değerlendirilmesi ve devir tarihleri itibari ile ipotek ve ipotek miktarları dikkate alınmadan değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, bu konuların da değerlendirilmesi amacı ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti 18.03.2014 tarihli ek raporlarında özetle; dava konu taşınmazların ... İnş...Ltd:Şti.nce ...'da, ...'un da ......Ltd.Şti.ne devredildikleri tarihler olan 20.08.2009 ve 17.09.2009 tarihleri itibari ile toplam değerlerinin 1.340,00.-TL olduğu, taşınmazların üzerinde 1.500.000,00.-TL ipotek olduğu, satış bedellerinin ipoteği karşılamadığı beyan edilmiştir. ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; asıl davada davanın ... aleyhine itirazın iptali istemiyle, birleşen davada davanın ... tarafından ..., ... aleyhine alacak istemiyle açıldığı, asıl davanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine, birleşen davanın sözleşmenin kefili olduğu ileri sürülen davalılardan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, ... Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalıların ... sayılı icra takibine faiz ve ferilerine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin 4.140.082,96 TL işlemiş faiz, 207.004,14 TL %5 BSMV, 921,53 TL noter masrafı olmak üzere toplam 4.348.007,63 TL üzerinden ve itiraz edilmeyerek kesinleşen 84.232.457,04 TL asıl alacağa takip tarihinden işleyecek % 39 oranında temerrüt faizi uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; Islahta gözetilerek davanın kabulü ile 5.000.000,00 TL'nin 16/04/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek % 39 faiz ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, asıl davada istinaf kanun yoluna başvuran davacı ile davalılar vekilinin, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunda bulunmaları üzerine, ... Karar sayılı ilamı ile Asıl ve birleşen davada istinafa başvuran davacı vekili ile davalı ..., asıl davada ... ... ... vekili tarafından süresinde istinafa başvuruları üzerine asıl davada davacı ile davalılar vekilinin, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, birleşen davada davalı ...'nun istinaf başvurusunun HMK'nın 344. maddesi gereği yapılmamış sayılmasına, davalılar vekilinin, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, asıl davada davalılar vekillerinin temyiz kanun yoluna başvurusu üzerine, ...’nun temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ... kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiş, ...bozma ilamı doğrultusunda dosyanın gönderilmiş olduğu ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, birleşen davada davalı ...nun istinaf başvurusunun HMK'nın 344. maddesi gereği yapılmamış sayılmasına dair verilen karara ve yönelik asıl davada davalılar ... verilen 13.09.2024 tarihli ek kararın onanmasına kesin olarak karar verildiği ve ilamın 11/03/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık hukuki niteliği itibari ile; tasarrufun iptali talebinden ibarettir. Mahkememizin ..., sayılı ilamıyla davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine ... K, sayılı ilamıyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verildiği görülmüştür. ..., sayılı ilamında özetle; "Somut olayda, öncelikle üzerinde durulması gereken husus dava dayanağı takibin kesinleşmesidir. Dosya içeriğinden, takip konusu borç ile ilgili olarak borca itiraz edildiği, ... Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece itirazın iptali davasının sonucunun ve takibin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerekmektedir. Takibin kesinleştiğinin tesbiti halinde ise, dava konusu taşınmazların satışı işyeri niteliğinde olduğundan ve anılan maddede belirtilen devir koşullarının gerçekleştiği iddia ve ispat edilmediğinden davalı borçlu ile üçüncü kişi ... arasındaki tasarrufun iptali ile dördüncü kişi ...'nin kötü niyeti ispatlanmadığından ...'in taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki değeri üzerinden takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tazminattan sorumlu tutulmasına, aksi halde itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılarak reddi halinde davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." denilmiştir. Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili banka ile davalı ......Ltd.Şti arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesine istinaden, adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, ancak şirketin borçlarını ödemede temerrüde düştüğünü, borçlu ile kefillere ihtarname gönderilerek 84.232.457,04.-TL nin ödenmesi, nakde dönüşmemiş teminat mektuplarının iadesi ve depo edilmesinin istendiğini, ihtiyati haciz kararı alındığını, ... E.sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, hacze gidildiğinde, hacze kabil mal varlığına rastlanılmadığını, bir kısım adreste menkul malların haczedilmiş ise de, üçüncü kişiler tarafından istihkak iddiasında bulunduğunu, kefillerle ilgili hacizler yapıldığını, ancak bu taşınmazların satışından alacağın tahsil şansının bulunmadığını, ... nolu bağımsız bölümlerin davalı ... ...Ltd.Şti adına kayıtlı iken 20.08.2009 tarihinde ... lehine birinci derecede 1.500.000,00 TL ipotek bulunduğu halde davalı ...'a devredildiği, ...'un da 17.09.2009 tarihinde ......Ltd.Şti.ne devrettiğini, devirlerin kredi közleşmesinin imzalanmasından sonra yapıldığını, kısa aralıklarla yapıldığını beyanla, tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalılardan ... vekili, devrin gerçekleştiği tarihlerde borçlu şirketin aciz halinde olmadığını, taşınmazın üzerindeki ipotek ile devir alındığını, gerçek değeri üzerinden alındığını, davacı iddialarının doğru olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davalılardan ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, 5 adet gayrimenkulün 1.650.000,00.-TL bedel karşılığında ...'dan satın aldığını, müvekkili şirket, diğer davalı ... ve ipotek sahibi ... arasında taahhütname imzalandığını, bu taahhütname dikkate alınarak ödemeler yapıldığını, ayrıca satışa aracılık eden dava dışı şirkete 30.000,00.-TL ücret ödendiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, diğer davalılar vekili, yargılamalar sırasında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 277 vd. madderinde yer alan düzenlemeler karşısında tasarrufun iptali davası; “Borçlunun alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mal varlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen değerlerin tasarruftan zarar gören alacaklının alacağını elde etmesi amacıyla dava açarak tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlayan bir dava,” kısaca "borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak için yaptığı tasarruflarını, alacaklının alacağı ile sınırlı olarak hükümsüzleştirmeye yönelik bir dava" şeklinde tanımlanabilir. İptal davasının amacı bir alacağı ödememek için, mal varlığını azaltıcı veya artışını önleyici nitelikte, borçlu tarafından yapılan bir taraflı hukuki işlemler ve fiillerle, borçlunun amacını bilen veya bilmesi gereken kişilerle yaptığı tüm hukuki işlemleri, alacaklının alacağı ile sınırlı olarak hükümsüz sayarak işlem konusu mal veya hakkı hâlen borçluya aitmiş gibi, cebrî icra yolu ile alacaklının alacağını almasına olanak sağlamaktır (... 2012, s: 39, 40). Tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne tabidir. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Dolayısıyla tasarrufun iptali davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu nedenle tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu tasarrufun değerinden hangisi az ise o değer oluşturur. Tasarrufa konu edilenin gayrimenkul olması da bu bakımdan sonuca etkili değildir. (... Karar sayılı kararı) İptal davasına özgü dava şartları, davacının davalı borçluda gerçek bir alacağının bulunması, borçlu hakkında yapılan icra takibinin kesinleşmiş olması, iptal konusu tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış bir aciz belgesinin bulunmasıdır. Ne var ki, kesin veya geçici aciz belgesinin varlığı davanın ön koşulu ise de, bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra bile alınıp ibraz edilmesi yeterli olur. Yukarıda sayılan bu koşullardan alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması koşulunun irdelenmesi, somut olayın çözümünde önem taşımaktadır. Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Görüldüğü üzere, iptal davası hukuki niteliği itibariyle, dava konusu malın aynına ilişkin olmayıp, şahsi bir davadır. Bunun doğal sonucu olarak da, dava ve tasarrufa konu mal, devir alanın mal varlığından çıkartılarak borçlunun mal varlığına iade edilmez. Sadece alacaklıya malın bedelinden alacağını alma imkânı sağlar. Bu davada, Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde öngörüldüğü gibi borçlunun mevcudunu azaltmaya yönelik tasarrufları iptal ettirilerek, 283. maddesi hükmüne göre de, davanın konusu taşınmaz mal olduğu takdirde, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan bu taşınmazın haciz ve satışı istenebilir. Bir başka anlatımla bu dava alacaklıya borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı tasarrufla ilgili mal üzerinde alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere alacağın tahsilini sağlama yetkisini verir. Bu özelliklerin doğal sonucu olarak davanın görülebilirlik şartlarından birisi alacağın varlığı diğer söyleyişle tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması, bir diğeri de alacağın aciz vesikasına bağlanmış olmasıdır. Bu özelliği nedeniyle aciz nedenine dayalı tasarrufun iptali davasında davalı üçüncü kişi aciz belgesine dayanan alacağın gerçekte olmadığını iddia ve ispat edebilir. Zira dava şartlarından birisi de tasarrufta bulunan kişinin borçlu olması gereğidir. Eğer tasarrufta bulunanın alacaklıya gerçek bir borcu olmadığı iddia ediliyorsa, bu durumda tasarruf sahibinin öncelikle borçlu sıfatı çözümlenmelidir. Bu nedenledir ki, üçüncü kişi davalının, borcun gerçek olmadığı iddiası ve muvazaanın varlığı yönündeki savunmasının mahkemece öncelikle araştırılmasında zorunluluk vardır. Aksi takdirde, takip alacaklısıyla anlaşarak veya nasıl olsa kendisinin borca batık olması nedeniyle gerekli çabayı göstermeyerek icra takibine itiraz etmeyen, itiraz üzerine durması söz konusu olmayan kambiyo senetlerine dayalı takibe karşı menfi tespit davası açmayan takip borçlusunun bu davranışı karşısında borçludan mal edinen üçüncü kişilerin yargı eliyle zarara uğratılması söz konusu olur ki, bunun kabulüne olanak yoktur. Hatta tasarrufta bulunurken borçlu olmayan kötüniyetli kişilerin malvarlığındaki bir unsuru iyiniyetli üçüncü kişilere devrettikten sonra hileli işbirliği hâlinde olduğu kimselere eski tarihli borç senedi vererek elinden çıkardığı malları iptal davası yoluyla dolaylı olarak geri alması dahi imkân dahiline sokulabilir. Elbette ki bunlar kanunun amaçladığı durumlar değildir. Tasarrufun iptali davalarında alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlanırken bu alacaklının alacağının şeklen varlığının değil, gerçekliğinin amaçlandığını göz ardı etmemek gerekir. Bu özellikleri ... Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Sonuç olarak tasarrufun iptali davasının görülebilirlik şartlarından biri olan “alacağın varlığının gerçek olması” hususunun araştırılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281 ). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (... Karar sayılı ilamı). Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. Öte yandan, tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Aynı Yasanın 280/1.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği,aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında, somut olay bakımından yapılan değerlendirmede; davacı banka ile ile davalılardan ... İnş...Ltd.Şti arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesinin 08.03.2007 tarihli 20.000.000 TL açılış limitli Genel Kredi Sözleşmesine göre, kredi sözleşmesine dayalı olarak ... aleyhine 87.267.505,87.-TL alacak için ihtiyati haciz kararı alındığı, ... E.sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, takip sırasında borçlunun, borcu karşılayacak kadar mal varlığının bulunmadığına dair haciz tutanaklarının düzenlendiği tüm dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda, tasarrufun iptali davasının açılabilmesi için ön koşul olan takibin semeresiz kalması ve tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmesi koşullarının birlikte gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. ... bozma ilamı doğrultusunda tasarrufun iptali davasında ön koşul takibin kesinleşmesi olduğu için takip konusu borca ilişkin itiraz olunan ...sayılı dosyasındaki davanın sonucu eldeki dosyada bekletici mesele yapılmış; ...Esas, ... Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalıların ... sayılı icra takibine faiz ve ferilerine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin 4.140.082,96 TL işlemiş faiz, 207.004,14 TL %5 BSMV, 921,53 TL noter masrafı olmak üzere toplam 4.348.007,63 TL üzerinden ve itiraz edilmeyerek kesinleşen 84.232.457,04 TL asıl alacağa takip tarihinden işleyecek % 39 oranında temerrüt faizi uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktar üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine dair kararın 11/03/2025 tarihinde kesinleştiği, bu şekilde takibin kesinleştiğinin tesbit edildiğinden dava konusu taşınmazların satışı işyeri niteliğinde olduğundan ve anılan maddede belirtilen devir koşullarının gerçekleştiği iddia ve ispat edilmediğinden davalı borçlu ile üçüncü kişi ... arasındaki tasarrufun iptali gerekmiş; dördüncü kişi ...'nin kötü niyeti ispatlanmadığından davalı ... yönelik davanın reddine, davalı ...'in taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki değeri üzerinden takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tazminattan sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce, tasarrufa konu taşınmazların, tasarruf tarihleri itibari ile değerlerinin tespiti amacı ile yerinde keşif ile bilirkişi rapor ve ek rapor sonucunda, dava konusu taşınmazın davalılardan ... İnş...Ld.Şti.den ...'a devredildiği, dava konu taşınmazların ... İnş...Ltd:Şti.nce ...'da, ...'un da ....ne devredildikleri tarihler olan 20.08.2009 ve 17.09.2009 tarihleri itibari ile toplam değerlerinin 1.340,00.-TL olduğu, tasarrufun iptaline konu taşınmazların, davalı ... İnş...Ltd.Şti.nce davalı ...'a devredildiği 20.08.2009 tarihi itibari ile toplam değerlerinin 1.340.000,00.-TL olduğu, ... tarafından .....Ltd.Şti.ne devredildiği 17.09.2009 tarihi itibari ile de değerlerinin değişmeyeceği ve 1.340.000,00.-TL olduğu anlaşılmakla davalılar .... şirketine ve davalı ...’a yönelik davanın kabulü ile davalı ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... arasındaki tasarrufun iptali ile toplam 1.340.000,00 TL’nin (Zemin +1.bodrum kat 1 no’lu depolu dükkan: 320.000,00 TL, 1. Kat 2 no’lu mesken: 250.000,00 TL, 2. Kat 3 no’lu mesken 260.000,00 TL, 3. Kat 4 no’lu mesken 260.000,00 TL, 4. Kat 5 no’lu mesken 250.000,00 TL olmak üzere) 17/09/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. şirketi ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...’ne yönelik DAVANIN REDDİNE, 2-Davalılar .... şirketine ve davalı ...’a yönelik davanın kabulü ile davalı ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı ... arasındaki tasarrufun iptali ile toplam 1.340.000,00 TL’nin (Zemin +1.bodrum kat 1 no’lu depolu dükkan: 320.000,00 TL, 1. Kat 2 no’lu mesken: 250.000,00 TL, 2. Kat 3 no’lu mesken 260.000,00 TL, 3. Kat 4 no’lu mesken 260.000,00 TL, 4. Kat 5 no’lu mesken 250.000,00 TL olmak üzere) 17/09/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. şirketi ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine. 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 91.535,40-TL olduğundan peşin alınan 24.502,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 67.032,90-TL harcın davalı ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 205.600,00-TL vekalet ücretinin davalı ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı ... duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 49.600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 6-Davalı ... duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 249.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 3.452,40-TL (bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.342,38 TL ile davacı tarafından dava açılırken ödenen 24.502,50-TL peşin harç, 21,15 TL başvurma harcı, 3,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 26.869,33-TL'nin davalı ... İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ...'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 19/02/2026

Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/612, K. 2026/137, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-612-e-2026-137-k-8a751662620b