İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/665 E. 2026/259 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/665
- Karar No
- 2026/259
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/665 Esas KARAR NO : 2026/259
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2022 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili 23/09/2022 havale tarihli dava dilekçesi ile, Davacı müvekkil ... A.Ş. ile davalı şirket ...A.Ş. arasında 25.12.2020 tarihli Temizlik (...), Teknik ve Güvenlik (...) olmak üzere üç ayrı Hizmet Sözleşmesi (Sözleşme) imza altına alındığını, İşbu sözleşmeler kapsamında, sözleşmelerin eklerinde sayılı davalı/borçlu ... bünyesindeki 50 farklı lokasyonda yer alan kampüslerde ihtiyaç duyulan temizlik, güvenlik-koruma ve düzenli teknik işletme hizmetlerinin sunulması işleri ve bu işlerde çalıştırılacak personellerin tüm işçilik alacakları müvekkil şirkete devredildiğini, hizmetin ifası sırasında, davacı müvekkil...'nin Temizlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında davalı...'dan toplamda 7.853.612,66 TL fatura alacağı doğduğunu, sözleşmenin davalı ... tarafından haksız feshi sonrası davacı müvekkil ...; bu toplam fatura alacağından, dava dışı ...'nin davalı ...'ya iade etmesi gereken tutarı ve her iki şirket bakımından (... ve ...) işçilik alacakları ödemeleri olmak üzere toplamda 1.635.056,65 TL'yi mahsup ettiğini ve akabinde faturalardan kalan bakiye 6.218.556,01 TL tutarındaki bedeli davalı ...'dan talep ettiğini, ancak mezkur tutarın talep edilmesine rağmen davalı ... tarafından ödenmediğini, bu sebeple davalı şirket aleyhine ... 30. İcra Müdürlüğü ... Sayılı Dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu bildirerek; öncelikle müvekkilinin alacaklarının tahsil kabiliyetinin olabilmesi açısından davalı şirketin mal varlığına alacak miktarları oranında ihtiyati haciz konulmasına, mahkeme aksi kanaatte olursa ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, bu talep de kabul görmez ise ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulüne, itirazın iptali ve takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili 14/11/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili Şirket ile davacı arasında 25.12.2020 tarihli “Temizlik Hizmet Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşmenin 9.1. maddesinde taraflardan birinin sözleşme ile yüklendiği edimlerini ifa etmemesi veya sözleşme ile kararlaştırılan şekil ve vasıfta ifa etmemesi üzerine karşı tarafın yazılı olarak ihtar göndermesi halinde sözleşmenin tek taraflı feshedilebileceğinin düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından ... 30 Noterliğinden keşide edilen ... yevmiye numaralı, ... tarihli ihtarnameyle, sözleşmeyi tek taraflı olarak haklı nedenle feshettiğini, davacı tarafından Müvekkili Şirkete 01.04.2021 tarihinden önce verilmiş herhangi bir hizmet bulunmadığını, hem ... 30 Noterliğinden keşide edilen ... yevmiye numaralı, ... tarihli ihtarnamede belirtilen gerekçelerle hem de paravan şirketler kurmak suretiyle davacı şirketin eski yetkilisi ve tek hissedarı ... Müvekkil Şirketin içini boşaltarak Müvekkil Şirketi zarara uğrattığını, davacı tarafından takibe ve davaya dayanak olarak gösterilen faturalara müvekkil tarafından noter kanalıyla itiraz edildiğini, faturaların içeriğinde belirtilen hizmetlerin davacı tarafından ifa edilmediğini, ... yevmiye numaralı ihtarnamede belirtilen hususların yanı sıra, uyuşmazlığa konu tarihlerde davacı şirket yetkilisi ve tek hissedarı olan ..., kurduğu paravan şirketler aracılığıyla müvekkil şirket yönetim kurulu üyeleri ile organize şekilde hareket ederek şirketin içerisini boşaltıp zarara uğrattıklarını, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesinin yanısıra ahde vefa ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle de sözleşme haklı nedenle feshedildiğini, davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin 23.10.2020 tarihinde merkezini “...” adresine taşıdıklarını, Müvekkil Şirketin ticaret sicil kayıtlarından görüleceği üzere 01.09.2020 tarihinde Müvekkil Şirketin adresinin de aynı olduğunu, 01.09.2020 tarihi ile 01.05.2021 tarihleri arasında davacının da kiracı olduğu işbu taşınmazın kirası Müvekkil tarafından ödendiğini, 25.12.2020 tarihli Sözleşmede yer almamasına, sözleşmenin 4.7. ve 4.11. sayılı maddelerine aykırı olmasına rağmen ve henüz sözleşme başlamadan önce 29.12.2020 tarihinde Müvekkil Şirket hesaplarından davacı hesabına, kıdem ve ihbar tazminatı adı altında 11.869.000,00 TL ödeme yaptırıldığını, ihtarnamede bahsedilen eylemlerin yanı sıra Müvekkil Şirket ayrıca aşağıda izah edileceği üzere, davacı Şirketin yetkilisi ve hissedarı ..., Müvekkil Şirketin eski yönetim kurulu üyeleriyle Müvekkili zarara uğrattığını, Müvekkilin ... A.Ş., Türkiye genelinde 100 şubesi bulunan “...” olarak bilinen saygın bir özel okullar zincirinin sahibi olduğunu, ... A.Ş. (Eski Unvan: ...Şirketi) 28 Kasım 2017 tarihinde kuruluş tarihindeki kurucu tek hissedarı “...Şirketi” olduğunu, Müvekkil şirketin, ...A.Ş. yönetiminde olduğu esnada 10.02.2020 tarihinde dava dışı şahıslardan ... Yönetim Kurulu Başkanı, ... ise yönetim kurulu üyesi olarak atanmışlar ve müvekkil şirketi müştereken temsile yetkili kılındıklarını, dava dışı... 30.04.2021 tarihine kadar, müvekkil şirketin yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi olarak görev yaptığını, keza ... de belirtilen dönemde yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi olarak görev yapmış ve 04.02.2022 tarihli karar ile görevi sona erdiğini, dava dışı ...ve ...’in yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi oldukları tarihler arasında Şirket’in taraf olduğu bir kısım ticari sözleşmelerde belirlenen mal ve hizmetlerin alınmamış olmasına rağmen ya da hizmet alınsa da olağana aykırı fahiş tutarlarda, üçüncü şahıslardan alınan mal ve hizmet faturalarının şirket muhasebesine ekseriyetle faturalar kaydedildiği, avans ödemesi adı altında üçüncü şahıs gerçek ve tüzel kişilere ödemeler yapıldığı tespit edilmiş, bu nedenle de yöneticiler hakkında görev dönemlerinde gerçekleştirdikleri işlemler için cezai ve hukuki süreçlerin başlatılmasına karar verildiğini, dava dışı ... ve ..., yeni şirket kurmak yahut, arkadaşları başta ...’un Şirketleri olmak üzere, 3. Kişiye yeni bir şirket kurdurmak suretiyle yahut mevcutta var olan şirketleri kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğini, dava dışı ..., Müvekkil Şirketin eski yönetim kurulu üyeleri dava dışı ... ve ...’in arkadaşı olup paravan şirketler kurmak suretiyle müvekkil şirketin için boşalttığını ve bu şekilde sebepsiz zenginleştiğini, işbu kapsamda, davacı ... A.Ş. Şirketi de dahil olmak üzere paravan şirketler kullanmak suretiyle ve haksız fiiller neticesinde müvekkil şirketten tahsil edilen bedeller ile sebepsiz zenginleşen ..., ... ve ... arasındaki organik bağın tespiti ile tüzel kişiliklerin aralanması talebiyle, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından dava ikame edildiğini, Müvekkil ...A.Ş, 2002 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumlarından biri olan ve toplamda 50’den fazla kampüsü ile ... yılında ... öğrenciye eğitim-öğretim hizmeti verdiğini, halihazırda eğitim faaliyetlerine devam eden “...”nın sahibi ve işleteni olduğunu, Müvekkili Şirketinin, Türkiye’nin birçok farklı ilinde 50’den fazla kampüste hizmet vermesi nedeniyle, kampüslerinde hizmet aldığı Şirketlerin de bu ölçekte çalışabilecek köklü Şirketler olduğunu, davacının ticaret sicil kayıtları incelendiğinde 27.08.2020 tarihinde, yani Müvekkil ile aralarındaki Sözleşme imzalanmadan yalnızca 4 ay önce, 100.000,00 TL sermayeyle kurulduğunu, davacının yalnızca iki adet ticaret sicil gazetesinin bulunduğunu, ikinci ticaret sicil gazetesi ise, 20.07.2022 tarihinde yayınlanan Şirketin ...’e devrine ilişkin gazete olduğunu, Müvekkil şirketin sözleşmeyi feshetmesinin nedenlerinden biri de davacı şirketin dürüstlük kuralına aykırı davranarak müvekkil şirketi zarara uğratıp içini boşalttığını, müvekkili tarafından haricen edinilen bilgiye göre müvekkilin davacıya yapmış olduğu ödemelerin, hemen akabinde üçüncü kişilerin hesaplarına havale edildiğini, Müvekkil Şirketin ticari ve cari kayıtlarına göre Müvekkil Şirketin davacıdan alacağının bulunduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, bu nedenlerle ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin tesis ettiği 23.09.2022 tarihli karara yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine, huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, hizmetin ifası sırasında, davacı müvekkili ...'nin Temizlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında davalı ...'dan toplamda 7.853.612,66 TL fatura alacağının doğduğu, sözleşmenin davalı ... tarafından haksız feshi sonrası davacı müvekkil ...; bu toplam fatura alacağından, dava dışı ...'nin davalı ..'ya iade etmesi gereken tutarı ve her iki şirket bakımından (... ve ...) işçilik alacakları ödemeleri olmak üzere toplamda 1.635.056,65 TL'yi mahsup ettiğini ve akabinde faturalardan kalan bakiye 6.218.556,01 TL tutarındaki bedeli davalı ...'dan ... 30.İcra Müdürlüğü...E.sayılı dosyası ile istenmiş ancak ... tarafından söz konusu takibe itiraz edilmiş ve dahi tarafımızca ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi ...E.sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edilmiş olup söz konusu dosyanın derdest olduğunu, bunlara ek olarak mahsup edilen tutar davacı ...'ye davalı ... tarafından ödenmemiş olup işbu bedel reeskont-avans faizi ile birlikte ... 36.İcra Müdürlüğü ...E.sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, öncelikle işbu davanın ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi ...E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, akabinde müvekkili alacaklarının tahsil kabiliyetinin olabilmesi açısından davalı ...'nın mal varlığına alacak miktarımız oranında ihtiyati haciz konulmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, bu talebimizin de kabul görmemesi halinde ise ihtiyati tedbir konulmasına, itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili 02/06/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, Müvekkil Şirket ile davacı arasında 25.12.2020 tarihli “Temizlik Hizmet Sözleşmesi” akdedildiğini, sözleşmenin 9.1. maddesinde taraflardan birinin sözleşme ile yüklendiği edimlerini ifa etmemesi veya sözleşme ile kararlaştırılan şekil ve vasıfta ifa etmemesi üzerine karşı tarafın yazılı olarak ihtar göndermesi halinde sözleşmenin tek taraflı feshedilebileceği düzenlendiğini, müvekkil şirket tarafından ... 30 Noterliğinden keşide edilen ... yevmiye numaralı, ... tarihli ihtarnameyle, sözleşmeyi tek taraflı olarak haklı nedenle feshedildiğini, ... 30 Noterliğinden keşide edilen ... yevmiye numaralı,... tarihli ihtarnamede belirtilen gerekçelerle hem de paravan şirketler kurmak suretiyle davacı şirketin eski yetkilisi ve tek hissedarı ... Müvekkil Şirketin içini boşaltarak Müvekkil Şirketi zarara uğrattığını, davaya konu sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacı tarafından takibe ve davaya dayanak olarak gösterilen faturalara müvekkil tarafından noter kanalıyla itiraz edildiğini, faturaların içeriğinde belirtilen hizmetlerin davacı tarafından ifa edilmediğini, ... yevmiye numaralı ihtarnamede belirtilen hususların yanı sıra, uyuşmazlığa konu tarihlerde davacı şirket yetkilisi ve tek hissedarı olan ..., kurduğu paravan şirketler aracılığıyla müvekkil şirket yönetim kurulu üyeleri ile organize şekilde hareket ederek şirketin içerisini boşaltıp zarara uğrattıklarını, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesinin yanısıra ahde vefa ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle de sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olup davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, ihtarnamede bahsedilen eylemlerin yanı sıra Müvekkil Şirketin ayrıca davacı Şirketin yetkilisi ve hissedarı ..., Müvekkil Şirketin eski yönetim kurulu üyeleriyle Müvekkili zarara uğrattığını, Müvekkili ...A.Ş., Türkiye genelinde 100 şubesi bulunan “...” olarak bilinen saygın bir özel okullar zincirinin sahibi olduğunu, ...A.Ş. (Eski Unvan: ... Şirketi) 28 Kasım 2017 tarihinde kuruluş tarihindeki kurucu tek hissedarı “... Şirketi” olduğunu, Müvekkil şirketin, ... A.Ş. yönetiminde olduğu esnada 10.02.2020 tarihinde dava dışı şahıslardan...Yönetim Kurulu Başkanı, ... ise yönetim kurulu üyesi olarak atandığını ve müvekkil şirketi müştereken temsile yetkili kılındıklarını, dava dışı ... 30.04.2021 tarihine kadar, müvekkil şirketin yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi olarak görev yaptığını, keza ... de belirtilen dönemde yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi olarak görev yaptığını ve 04.02.2022 tarihli karar ile görevi sona erdiğini, dava dışı ... ve ...’in yönetim kurulu üyesi ve müşterek imza yetkilisi oldukları tarihler arasında Şirket’in taraf olduğu bir kısım ticari sözleşmelerde belirlenen mal ve hizmetlerin alınmamış olmasına rağmen ya da hizmet alınsa da olağana aykırı fahiş tutarlarda, üçüncü şahıslardan alınan mal ve hizmet faturalarının şirket muhasebesine ekseriyetle faturalar kaydedildiği, avans ödemesi adı altında üçüncü şahıs gerçek ve tüzel kişilere ödemeler yapıldığı tespit edildiği, bu nedenle de yöneticiler hakkında görev dönemlerinde gerçekleştirdikleri işlemler için cezai ve hukuki süreçlerin başlatılmasına karar verildiğini, dava dışı...ve ..., işbu belirttiğimiz eylemlerini yeni şirket kurmak yahut, arkadaşları başta ...’un Şirketleri olmak üzere, 3. Kişiye yeni bir şirket kurdurmak suretiyle yahut mevcutta var olan şirketleri kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğini, Müvekkili ...A.Ş., 2002 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumlarından biri olan ve toplamda 50’den fazla kampüsü ile ... yılında ... öğrenciye eğitim-öğretim hizmeti vermiş olduğunu, halihazırda eğitim faaliyetlerine devam eden “...”nın sahibi ve işleteni olduğunu, Müvekkil Şirketin Türkiye’nin birçok farklı ilinde 50’den fazla kampüste hizmet vermesi nedeniyle, kampüslerinde hizmet aldığı Şirketler de bu ölçekte çalışabilecek köklü Şirketler olduğunu, davacının ticaret sicil kayıtları incelendiğinde 27.08.2020 tarihinde, yani Müvekkil ile aralarındaki Sözleşme imzalanmadan yalnızca 4 ay önce, 100.000,00 TL sermayeyle kurulduğunu, davacının yalnızca iki adet ticaret sicil gazetesi bulunduğunu, ikinci ticaret sicil gazetesi ise, 20.07.2022 tarihinde yayınlanan Şirketin ...’e devrine ilişkin gazete olduğunu, müvekkil şirketin ticari kayıtları, ticari defterleri ve cari kayıtları incelendiğinde, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere müvekkilin daha önce alacağına ve ödemelerine istinaden mahsup ettiği bedeli birleşen dosya üzerinden huzurdaki davaya konu ettiğini, birleşen dosyadan açılan davanın reddiyle beraber davacı hakkında kötüniyet tazminatına karar verilmesini, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenlerle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, esas dosya ve birleşen dosya bakımından huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, birleşen dosya olan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... e. sayılı dosyada kapsamında, ikrarına rağmen Müvekkilden talepte bulunan davacı hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunun 329. Maddesi ile İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince kötüniyet tazminatına karar verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafından takibe ve davaya dayanak olarak gösterilen faturalara müvekkil tarafından noter kanalıyla itiraz edildiğini, faturaların içeriğinde belirtilen hizmetlerin davacı tarafından ifa edilmediğini, uyuşmazlığa konu tarihlerde davacı şirket yetkilisi ve tek hissedarı olan ...'un, kurduğu paravan şirketler aracılığıyla müvekkil şirket yönetim kurulu üyeleri ile organize şekilde hareket ederek şirketin içerisini boşaltıp zarara uğrattığını, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesinin yanısıra ahde vefa ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırı hareket etmesi nedeniyle de sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin müvekkil şirketin içini boşaltmak için kurulmuş olan paravan şirketlerden yalnızca biri olduğunu, ticaret sicil kayıtlarından anlaşılacağı üzere, davacı şirketin yalnızca müvekkil şirketi zarara uğratmak ve içini boşaltmak amacıyla kurulduğunu, akabinde üçüncü bir kişiye devredildiğini, müvekkil tarafından haricen edinilen bilgiye göre müvekkilinin davacıya yapmış olduğu ödemelerin, hemen akabinde üçüncü kişilerin hesaplarına havale edildiğini, davacının müvekkil şirketten alacağı bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin ticari kayıtları, ticari defterleri ve cari kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere müvekkilinin daha önce alacağına ve ödemelerine istinaden mahsup ettiği bedeli birleşen dosya üzerinden huzurdaki davaya konu ettiğini, birleşen dosyadan açılan davanın reddiyle beraber davacı hakkında kötüniyet tazminatına karar verilmesini, İcra Ve İflas Kanunun 258. maddesi kapsamında alacağı ve haciz sebepleri hakkında mahkemeye gerekçe göstermek zorunda olduğunu, ayrıca, müvekkil tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin 50’den fazla kampüsü ile 2022/2023 yılında 27106 öğrenciye eğitim-öğretim hizmeti veren şirketi bulunduğundan mal kaçırma şüphesi bulunmadığını, bu nedenlerle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, esas dosya ve birleşen dosya bakımından huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, birleşen dosya olan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi... E. sayılı dosyada kapsamında, ikrarına rağmen Müvekkilden talepte bulunan davacı hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunun 329. Maddesi ile İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince kötüniyet tazminatına karar verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş olup, yapılan incelemesinde; asıl davada davacı ...Şirketi tarafından, asıl davada dosyamız davalısı...Şirketi aleyhine taraflar arasında imzalanan Temizlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında 6.218.556,01-TL fatura alacağı üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizce ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş olup, yapılan incelemesinde; asıl davada davacı... Şirketi tarafından, asıl davada dosyamız davalısı ... Şirketi aleyhine taraflar arasında imzalanan Temizlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında 1.635.056,65-TL fatura alacağı üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizin 02/02/2023 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları ile birlikte dosya incelenerek " taraflar arasındaki sözleşmede irdelenmek suretiyle davacının davalıya hangi tarihten itibaren hizmet verdiği, sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar ne kadar süre ile hizmet verildiği, fesih tarihine kadar verilen hizmetten kaynaklanan alacak olup olmadığı, varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğu " konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 06/11/2023 tarihli raporunda; davalı tarafından Temizlik Hizmet Sözleşmesinin 03.08.2021 tarihli İhtarname ile feshedildiği, bu feshin haklı olup olmadığını tespit açısından, ileri sürülen sebeplerin incelenmesi gerektiği, bu bağlamda yapılan incelemede, Temizlik Hizmet Sözleşmesi m.9.1'de, edim yükümlülüğü ifa edilmez ise karşı tarafın yazılı ihtar ile 10 iş günü süre vermesi, bu sürede ifa gerçekleşmezse en az 2 (iki) ay önceden ihbarda bulunarak sözleşmeyi feshedebileceği hükme bağlanmasına rağmen, davalı tarafın davacı tarafa bu süreyi verdiği ve feshi buna göre gerçekleştirdiğinin anlaşılamadığı; 03.08.2021 tarihli İhtarname'de haklı sebep olarak ileri sürülen diğer hallerin gerçekleştiğine dair dosya içerisinde yetkili makamların/kişilerin tespitleri “görülebildiği kadarıyla bulunmadığından, bunlara dair, kural olarak, bir değerlendirme yapılamadığı; mali inceleme ile, davacının davalıdan 03.12.2021 icra takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde 19.038.062,50 TL, esas dava tarihi olan 23.09.2022 tarih itibariyle ise 7.853.612,66 TL alacaklı olduğu, davacının 7.853.612,66 TL -6.218.556,01 TL—1.635.056,65 TL tutarı davalı lehine takip konusu yapmadığı, davacının ödeme emrindeki 6.218.556,01 TL ana para alacağına 764.797,20 TL %16,75 değişen oranlarda avans faizi talebinde bulunduğu, 08.03.2021 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak kabul ettiği, 08.03.2021 ile 03.12.2021 icra takip tarihi arasındaki gün sayısının 270 gün olduğu, bu tarihler arasındaki avans faiz oranının TCMB verilerine göre %16,75 olduğu, 6.218.556,01 TL X 270 X 16,75 / 36500-770.504,65 TL işlemiş faiz hesaplandığında davalı lehine 764.197,20 TL eksik işlemiş faiz hesaplandığının görülmekte olduğu, dava esas değerinin işlemiş faiz ile birlikte ki tutarı olan 6.218.556,01 TL * 764.797,20 TL> 6.983.353,21 TL olarak belirlendiği, Temizlik Hizmet Sözleşmesinin Ödeme başlıklı 4.17 maddesinin “aylık hizmet bedeli, karşılıklı mutabakat sonrasında ... tarafından her ayın sonunda fatura edilecek ve Müşteri tarafından aşağıda bilgileri bulunan ... banka hesabına 5 gün içinde ödenecektir.” Şeklinde olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturalarda başlangıçtaki faturalar üzerinde Ödeme Koşulu 5 gün yazmakta iken 22.04.2021 tarih ve... no.lu faturadan itibaren fatura üzerinde vade yer almadığı, ancak sözleşme hükümlerine göre ödeme vadesinin 5 gün kabul edildiğinde davacının icra ödeme emrinde talep ettiği ana para alacağı olan 6.218.556,01 TL tutarın cari hesap ilişkisi içinde en son faturalardan kaynaklı olduğunun kabulü gerektiği, (ilk ödemenin ya da mahsubun ilk faturadan itibaren düşüldüğünün kabulü ile) bu durumda takip öncesi işlemiş faiz tutarının 196.513,12 TL olabileceği, bu durumda davacının haklı görülmesi halinde dava esas değerinin 6.218.556,01 TL * 196.513,12 TL>6.415.059,13 TL olabileceği sonucuna varıldığını, davalı şirketin sunulan cari hesap ekstresine göre; 17.09.2021 tarihli son işleme göre davalı şirketin davacıdan 5.703.207,23 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın noter aracılığı ile iade ettiği faturaları cari hesap ekstresinde yer almadığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü. Mahkememizin 21/03/2024 tarihli celse ara kararı gereği, davacı ve davalının 1 Aralık 2020 tarihinden 19 Temmuz 2022 tarihleri arasındaki banka hesap dökümleri gönderildiğinde, asıl dosyadaki bilirkişi raporuna tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve birleşen dosyada taraf defter ve belgelerinin incelenip asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı taleplere ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 30/12/2024 tarihli ek raporunda, taraf vekillerinin 06.11.2023 tarihli Bilirkişi Raporuna olan itirazları yeni bir değerlendirme ve sonuca yol açmadığı, birleşen dosyaya ait taraf vekillerinin herhangi bir beyanı olmadığı, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı icra takip dosyasının dosyada bulunmadığı, kök rapordaki inceleme, tespit ve değerlendirmelerin aynı şekilde geçerli olduğu kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü. Mahkememizin 13/02/2025 tarihli celse ara kararı gereği, Alınan bilirkişi kök ve ek raporu hüküm vermeye el verişli bulunmadığından, yeni bir heyet oluşturularak, asıl ve birleşen davada davacının alacaklı olup olmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirketin içinin boşaltılıp, boşaltılmadığı, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının gerekip gerekmediği konusunda inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 23/03/2025 tarihli raporunda, asıl davada davacının ... 30.İcra Dairesi ...E sayılı dosyasında icra takibi talebi 6.218.556,01 TL olduğu, Birleşen davada davacının ... 36.İcra Dairesi ... E sayılı dosyasında icra takibi talebinin 1.635.056,65 TL olduğunu, ödeme emrinde ... 30.İcra Dairesi ...E sayılı dosyasından takibe konu alacak dışından kalan bakiye alacağın tahsil talebi olduğu, davalı kayıtlarında ise yukarıdaki davacı tarafça düzenlenmiş 24.699.830,56 TL tutarlı 67 adet faturanın yalnızca 10.816.729,41 TL tutarlı 20 adetinin kayıtlarına alındığı, davalının kabul etmediği faturaların 10.325.908,89 TL “si temizlik hizmet bedeli, 183.489,27 TL “sinin kıdem ihbar tazminatı faturası olduğu, kalan 3.373.702,99 TL “lik kısmının ise temizlik ve güvenlik hizmeti dışındaki muhtelif işler olduğu, davalı tarafça dava dilekçesinde yukarıda tablo haline getirilmiş faturalara ilişkin mail yazışmaları, fiyat teklifi, servis raporu vb evraklar listesini sunduğunun görüldüğünü, davalı tarafça 03.08.2021 tarihli ihtarnamede 01.06.2021 tarihi itibariyle temizlik ve güvenlik sözleşmesini ayrı ayrı fesh ettiklerinin yazılı olduğunu, ... nolu 31.07.2021 tarihli fatura içeriğinde temmuz ayı temizlik bedeli, ... tarihli faturada haziran ayı temizlik bedeli, ... nolu 31.08.2021 tarihli ağustos ayı hizmet bedeli yazmaktadır. Tablo olarak sunulu davacı tarafça düzenlenmiş davalının itiraz ettiği faturalardaki 13.883.101,15 TL tutarındaki 47 adet faturadaki hizmetin davacı tarafça ispatı halinde davacının davalıdan 7.853.612,66 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği aksi halde davalı kayıtlarında bulunan 5.703.207,23 TL tutarı kadar davalının alacaklı olduğu, davacı şirket ve davalı şirket kayıtlarında 29.12.2020 tarihinde davalı tarafçı imzalanmasından 4 gün sonra 6.208.089,92 TL eft yapıldığı her iki şirket kayıtlarında muhasebe kaydının yapıldığı, davacı tarafça ilk faturanın 28.02.2021 tarihli ... nolu fatura olduğu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde 29.12.2020 tarihli ödemeden sonra 28.02.2021 tarihinde davacıdan 3.297.338,42 TL alacaklı olunmasına rağmen 05.03.2021 tarihinde 2.836.623,90 TL, 23.03.2021 tarihinde 74.127,60 TL, 31.03.2021 tarihinde 2.750.000,00 TL davacıya ödemeler yapıldığının tespit edildiğini, ödemelerin toplam tutarı 11.868.841,42 TL olduğu, davacı şirketin mevcut adresi ... olup davalı şirkette 23.10.2020 tarihli 10188 sayılı ticaret sicil gazetesi ile ilan edildiği üzere 01.10.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile ...adresine taşındığı tespit edilmiştir. Kısa bir süre sonra 25.11.2020 tarihli 1010 sayılı ticaret sicil gazetesi ile ilan edildiği üzere 20.11.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacı ile aynı adresten taşındığı görülmektedir. 25.12.2020 taraflar arasında sözleşme imzalanmasından önce 01.10.2020-20.11.2020 tarihleri arasında aynı adreste faaliyette bulundukları, davacı şirketin kuruluş tarihinin 27.08.2020 tarihi olduğu, sermayesinin 100.000 TL olduğu, 20.07.2022 tarihine kadar ...'un tek yetkilisi olduğu, tescilin ... tarihli ... sayılı ticaret sicil gazetesi ile tescil olduğu, kira sözleşmesi başlangıç tarihi 01.09.2020 tarihinden 20.11.2020 tarihine kadar 3 aylık kira tutarı kadar 3 x 8500,00 TL ödeme yapılması gerekirken 9 x 8.500,00- 76.500,00 TL ödeme yapıldığı tespit edildiği, resmi olarak ticaret gazetesinde ilan edilmek suretiyle adresten taşındıktan sonra dahi kira borcu tahakkuk ettirerek kira ödemeleri yapıldığının görüldüğünü, Ticaret sicilde taşınma işlemi olmasına rağmen kayıtlarda kira tahakkuk işlemi yapılarak kiraya veren dava dışı ...'e borçlanılarak ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davalı şirketin içinin boşaltılması amacıyla eski Yönetim Kurulu üyeleri tarafından davacı şirketin bir paravan şirket olarak kurulmuş sayılabileceği, sayın mahkemenin de takdirinin bu yönde olması halinde dava konusu sözleşmelerin geçersiz sayılabileceği, davalının ticari defterlerinde yer aldığı ve mali tespitlerde işaret edildiği üzere davalının davacıdan 5.703.207,23 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü. Mahkememizin 29/05/2025 tarihli celse ara kararı gereği, Bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesi açısından bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 11/09/2025 tarihli ek raporunda, kök raporda bulunulan görüş ve kanaatte bir değişiklik olmadığını bildirdikleri görüldü. Davacının incelenen ticari defter kayıtlarında davalı adına düzenlenmiş 67 adet faturanın bulunduğu, fatura toplamının 24.669.830,56-TL olduğu, davalı tarafından davacıya avans olarak 6.208.089,92-TL'lik eft yapıldığı, 4.976.359,92-TL 'lik davacı adına davalı tarafından personel ödemesi yapıldığı, 1.016.56 -TL iade faturası, 2021 yılında 5.660.751,50-TL EFT olmak üzere toplamda 16.846.217,90-TL davalı ödemesinin fatura toplamından mahsup edilmesi sonucunda davacının cari muavin kaydında 7.853.612,66-TL alacaklı gözüktüğü, davalının ticari kayıtlarında ise, davacı tarafça düzenlenmiş 24.699.830,50-TL tutarlı 67 adet faturadan sadece 10.816.729,41-TL tutarlı olan 20 adet faturanın yazılı olduğu, davalının kendi ticari kayıtlarında davacıdan 5.703.207,23-TL alacaklı göründüğü, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın davalı kayıtlarında yer almayan 13.883.101,11-TL toplam bedelli 47 adet fatura ve 326.281,26-TL 'lik ödeme kaydından kaynaklandığı, davalı tarafından itiraz edilerek kayıtlarına almayan 31/05/2021 - 30/06/2021 - 31/07/2021 - 31/08/2021 tarihli olan toplam 10.325.908,89-TL faturaların temizlik hizmet bedeline ilişkin olduğu, 31/05/2021 - 29/07/2021- 31/08/2021 tarihli toplam 183.489,27-TL bedelli faturalarında kıdem ihbar tazminatına ilişkin olduğu, 3.373.702,99-TL'lik kısmının ise temizlik ve güvenlik hizmeti dışındaki muhtelif işlere ilişkin olarak düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından 03/08/2021 tarihli ihtarname ile 01/06/2021 tarihi itibariyle feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra 31/07/2021 tarihli Temmuz ayı temizlik bedeli , 30/06/2021 tarihli Haziran ayı temizlik bedeli, 31/08/2021 tarihli Ağustos ayı temizlik bedeline ilişkin faturaların davacı tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Davacı ile davalı arasında 25/12/2020 tarihinde temizlik hizmetleri sözleşmesi akdedilmiş, sözleşme süresi 01/01/2021 tarihinden 31/12/2025 tarihine kadar 60 gün önceden taraflardan biri akdin feshini ihbar etmediği takdir de, kendiliğinden birer yıl süre ile uzayacağı şeklinde belirlenmiştir. Sözleşmenin 9. Maddesinde, taraflardan birinin bu sözleşme ile yüklendiği edimlerini ifa etmemesi veya sözleşme ile kararlaştırılan şekil ve vasıfta ifa etmemesi üzerine karşı tarafın yazılı olarak ihtar göndereceği 10 iş günü süre vereceği ve bu süre sonuna kadar ihtarname konusu edimlerin yerine getirilmesinin isteneceği, süre sonunda ihtarname konusu sözleşme ile belirlenen edimler yerine getirilmez ise en az 2 ay önceden ihbarda bulunmak sureti ile sözleşmenin tek taraflı olarak her zaman fesih edilebileceği düzenleme konusu yapılmıştır. Davalı ... A.Ş. Tarafından ... 30. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ".. 01/01/2021 tarihli hizmet sözleşmesi akdedilmiş ise de, ... A.ş'nin sözleşme konusu işi yapmaya 01/04/2021 tarihinde başladığı,...A.ş'nin sahibi ve yetkilisi...'un ... A.Ş. 'de ki satın alma finans birimlerinden sorumlu kişiler ile ortak hareket edip, şirketleri lehine ağır neticeler doğuracak sözleşmeler akdedildiğini, 25/12/2020 tarihli sözleşmede yer almamasına rağmen hakedişler yapılmaksızın yüksek miktarlarda ödemeler yapıldığını, şirketin zarara uğratıldığını, ...A.ş'nin 01/09/2020 tarihinde iş yerini ...A.Ş.'ne kiralattığını, ...A.Ş.'nin de 23/10/2020 tarihinde merkez adresini bu adrese taşıdığını, ...A.Ş.'nin 25/11/2020 tarihinde bu adresten ayrıldığını, ancak bu işyerinin kiralarının 01/09/2020 ile 01/05/2021 tarihleri arasında ... A.Ş. Tarafından ödendiğini, tüm bu süreçlerin ...'un yakın ilişkide bulunduğu şirketler vasıtasıyla yerine getirildiğini, sözleşmede yer almamasına rağmen 11.869.000,00-TL tutarlı kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yaptırıldığını, ... A.ş'nin hileli davranışları ile akdedilen 25/12/2020 tarihli, sözleşmenin 01/06/2021 tarihi itibariyle feshedildiğinin .." bildirildiği görülmüştür. Davalı tarafından davacı şirketin hukuka aykırı davranışları ile birlikte davacı şirketin içini boşalttığı, davalı şirketi zarara uğrattığı iddiasında bulunulmuştur. ... Cumhuriyet Başsavcılığının...Soruşturma numaralı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemesinde; müşteki ...A.Ş.'nin , dosyamız davacısı ve davalısı şirketlerin yönetim kurulu üyeleri ...,..., ..., ..., ... hakkında serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından şikayette bulunduğu, yapılan soruşturma sonucunda, ".. Şikayet ile ilgili, tasarruf yetkilerinin kötüye kullanılması halinde tedbir talep edilebileceği gibi aynı kurul tarafından azil işleminin de gerçekleştirilebileceği ve tasarrufların muvazaalı olduğuna dair iddialara ilişkin de iptallerinin talep edilebileceği ve bu haliyle dilekçedeki tüm iddiaların hukuki uyuşmazlık mahiyetinde olduğu anlaşılmakla; Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheliler hakkında KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA, .." dair karar verildiği, kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür. ...Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemesinde, müşteki ... A.Ş.'nin , dosyamız davacısı ve davalısı şirketlerin yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ...hakkında mal varlığını aklamak suçundan şikayette bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucunda ".. Tüm deliller ışığında; şüpheliler açısından öncül suç olarak nitelendirilebilecek soruşturma veya kovuşturma dosyasının bulunmadığı, Şüphelilerin UYAP kayıtlarından; soruşturma konusu suçun öncül suçu olarak değerlendirilebilecek ve yeni delil ile tekrar başvurulan, nitelikli dolandırıcılık suçuna dair ...ve ... sayılı soruşturmalar hakkında da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu durumda öncül suç olarak yalnızca; sevk irsaliyelerinin sahteliği iddiasını içerir ... sayılı soruşturma ile mal bildiriminde bulunmama ve haksız kazanç temelli 3628 Sayılı Yasaya Muhalefet iddiasını içerir... sayılı soruşturmanın kaldığı, ... sayılı soruşturma konusu mal bildiriminde bulunmama suçunun dayanak öncül suç olarak suçtan mal varlığı edinme eylemine uygun ve elverişli olmadığı, haksız kazanç iddiasının ise ancak ... isimli şirkete satılan teknolojik ürünler açısından yapılabileceği zira diğer iddialar açısında mezkur raporda yeni bir tespit bulunmadığı, teknolojik ürünlere dair ayıp iddiasının ise hukuki ihtilaf arz ettiği, Özel belgede sahtecilik konulu soruşturmanın ise; karşılıklı olarak yürütülmüş gerçek bir ticarete dayandığı, iddianın yalnızca fazla ödeme olarak özetlenebileceği, bunun da sevk irsaliyeleri ile bir taraf tarafından çürütülmeye çalışılırken diğer dava tarafından ise ispat edilemeye çalışıldığı, nihayetinde konu hakkında ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı davasının yürütüldüğü, dayanak öncü suç olarak nitelenemeyecek bu olgunun da hukuki ihtilaf mahiyeti arz ettiği, İşbu soruşturma konusu suçun ortaya çıkabilmesi için; kendisinden mal varlığı değeri elde edilebilecek mahiyette olan öncül suç tespitinin şart olması, bununla beraber; bu öncül suç ile öncül suç faaliyetleri sonudunda elde edilen mal varlığı değeri arasındaki ilişkinin de (doğrudan veya dolaylı da olsa) net ölçütlerle belirlenmesinin ve objektif olarak ortaya konulmasının gerekmesi, bu bağlamda da somut olayda; şüpheliler hakkındaki iddiayı doğrular mahiyette somut ve kovuşturmaya dayanak yapılabilecek kuvvetli başkaca delil veya emare bulunmaması bir arada değerlendirilerek kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına .." dair karar verildiği, kararın da kesinleşmiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafından ... CBS'nin ...soruşturma numaralı dosyasında verilen takipsizlik kararının müvekkili şirketin paravan olarak kurulmadığını ispat ettiği iddiasında bulunulmuş ise de,...CBS'nin ...soruşturma numaralı dosyasının mal varlığı değerlerini aklama suçuna ilişkin olduğu, mahkememiz dosyasında ki yargılama ile ilişkili bulunmadığı, davalı tarafından ... CBS'ye yapılan ... Soruşturma numaralı dosyada da şirket yöneticilerinin tasarruf yetkilerini kötüye kullanmasına ilişkin şikayetlerin hukuki uyuşmazlık mahiyetinde olduğu gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiği, yine ... CBS'nin ...soruşturma numaralı dosyasında da nitelikli dolandırıcılık suçuna dair ... ve... sayılı soruşturmalar hakkında hukuki ihtilaf olması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerekçe gösterilerek müştekinin bu yöne ilişkin şikayetlerinin de değerlendirme dışı bırakıldığı anlaşıldığından ...CBS'nin ... soruşturma numaralı dosyasındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın mahkememiz açısından bağlayıcı olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı ...A.ş - ...adresinde 27/08/2020 tarihinde kurulmuş olup, tescilini de bu tarih itibariyle yaptırmıştır. Şirketin kurucu ortağı...'dur ve tek ortaklı şirketin yetkili temsilcisi de ... olarak atanmıştır. Davalı ... A.Ş. 'nin ticaret sicil özetinin yapılan incelemesinde, yönetim kurulu yetkililerinin 2020 -2021 tarihleri arasında ...,..., ... olduğu, 01/09/2020 tarihinde davalı şirketin ve davacı şirketin adreslerinin ... olduğu, aynı adreste faaliyet gösterdikleri 01/09/2020 tarihli dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesine göre bu adresteki işyerinin dava dışı ...'den aylık 8.500,00-TL'ye kiralandığı, davalının bu adresten 20/11/2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile taşındığı, 19/08/2020 tarihi ile 05/05/2021 tarihleri arasında aylık 8.500,00-TL 'den 76.500,00-TL kira bedeli ödediği, davalının 01/09/2020 tarihinden 20/11/2020 tarihine kadar 3 aylık kira parası ödemesi gerekirken 6 ay fazladan kira ödemesi yaptığı, ... Ticaret Odası Kayıtlarından yapılan incelemede, davacı şirketin tek ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ...'un birden fazla şirketin sahibi olduğu, bu şirketler de yönetim kurulu üyesi olduğu, dava dışı bu şirketlerin de davalı ve davacı ile aynı adreste faaliyet gösterdikleri ve bu şirketlerin de davalıya firmaları aracılığıyla hizmet verdikleri, taraflar arasındaki sözleşmenin 01/01/2021 tarihli olmasına rağmen 29/12/2020 tarihinde davalı tarafından sözleşme imzalanmadan 4 gün önce 6.208.089,92-TL'lik büyük miktarda bir EFT 'nin davacıya yapıldığı, davalının bu ödemeden sonra 28/02/2021 tarihinde davacıdan 3.297.338,42-TL alacaklı olmasına rağmen 05/03/2021 tarihinde 2.836.623,90-TL , 23/03/2021 tarihinde 74.127,60-TL, 31/03/2021 tarihinde 2.750.000,00-TL davacıya ödeme yapmasının sözleşmenin içeriği ile bağdaşmadığı, davalı şirketin eski yönetim kurulu üyeleri tarafından davacı şirketin paravan bir şirket olarak kurdurularak şirketin içinin bu şekilde boşaltıldığı, TBK'nun 36 , İİK'nun 280/1 maddesi uyarınca, hile ile yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğu, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında davacıdan 5.703.207,23-TL alacaklı gözüktüğü, davalının kayıtlarında yer almayan davacı tarafından düzenlenen 10.816.729,41-TL tutarlı fatura konusu hizmetin davacı tarafından yerine getirildiğinin de ispatlanamadığı, hüküm vermeye elverişli denetime açık 23/03/2025 tarihli kök ve 11/09/2025 tarihli ek bilirkişi raporundan anlaşıldığından, asıl ve birleşen davanın reddine, davacının kötü niyetli icra takibi yaptığı ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davanın reddine, davacı ve davalının tazminat taleplerinin reddine, Asıl davada; -Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 84.341,45-TL harç ile icra veznesine depo edilen 34.916,77-TL olmak üzere toplam 119.258,22-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 118.526,22-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından yapılan 110,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, -Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca 834.668,26 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Bakiye gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Birleşen davada; -Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 24.748,12-TL harç ile icra veznesine depo edilen 10.245,76--TL olmak üzere toplam 34.993,88-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 34.261,88-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca 304.881,22 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Bakiye gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır