İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/415 E. 2021/318 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/415
Karar No
2021/318
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/415 KARAR NO : 2021/318

DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/09/2019 KARAR TARİHİ : 20/05/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında süre gelen bir ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin davalıdan ... ve ... klima satın aldığını, siparişlerini verdiği malların bedeli tutarında çekleri malların tesliminden önce davalıya teslim ettiğini, ticari kayıtlardan bu durumun anlaşılacağını, davalının teslim ettiği malların bedeli olarak teslim edilen çek bedellerinin karşılıksız çıkması durumunda müvekkiline haber verdiğini, karşılıksız çeki iade ederek bunun yerine yeni bir çek ya da nakit ödeme şeklinde çözüm bulunduğunu, davalının karşılıksız çıktığını belirttiği iki adet çek için müvekkilince iki adet çeki iade etmesi istendiğini, , çeklerin bedeli toplamında yeni bir çekin davalıya verildiğini, davalının alacağını tahsil ettiğini, müvekkilinin davalıya ödenmemiş borcunun olmadığını, davalını iade edeceğini belirttiği iki çekten sadece bir tanesini iade ettiğini, diğer çeki hukuka aykırı olarak keşideciye teslim ettiğini, müvekkilinin çek bedelleri karşılığı çek teslim ettikten sonra cari hesap cari hesap kayıtlarında alacaklı gözüktüğü keşidecilere/cirantalara karşı yasal işlem başlatabilmek için bu iki çekin iadesini tekrardan istediğini, ... TL lik çekin iade edildiği halde, diğer çekin iade edilmediğini, daha sonra bu çekin davalı tarafından ...'ye teslim edildiğini öğrendiklerini, sonunda Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın itiraz ettiğini, davalı ile keşideci arasında da ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı tarafça keşideciye bu çekin hangi ticari anlamda verildiğini taraflarınca bilinmediğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve görev itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde itirazın iptali değil, itirazın kaldırılmasının talep edildiğini, görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğunu, icra takibi nedeniyle borçları olmadığından itiraz ettiklerini, takip konusu alacağın dayanağının cari hesap ilişkisi olarak gösterildiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 7.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra takip dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır. Dosyaya bakıldığında özetle; takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz üzerinden takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak, ... tarihli, ... TL tutarlı cari hesap olarak bildirildiği görülmektedir. 8.Davalı, davacının itirazın kaldırılmasını istediğini, bu nedenle icra mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek, görev itirazında bulunmuştur. 9.Yargıtay 12. HD'nin 2015/15845 E, 2015/29317 K sayılı benzer emsal ilamında da belirtildiği üzere; HMK.nun 33. maddesi gereğince hukuki tavsif hakime aittir. Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Kanunları resen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükelleftir (4.6.1958 ve 15/6 sayılı İBK). 10.Somut olayda; alacaklının, asliye ticaret mahkemesinde nisbi harç yatırmak suretiyle açtığı davada, borçlunun itirazının kaldırılmasını ve tazminata karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Öyleyse; alacaklının başvurusu, İİK'nun 67. maddesine dayalı bir itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası ise, anılan madde uyarınca, genel mahkemece, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuçlandırılmalıdır. Bir diğer ifade ile görevli mahkeme alacağın niteliğine ve miktarına göre asliye ticaret mahkemesidir. 11.Bu nedenle, görev dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir. 12.Mahkememizce deliller toplanmış, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiştir. 13.HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir. 14. ... tarihli bilirkişi ... tarafından hazırlanan, davalı defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, sahibi lehine delil olma vasfına sahip olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya ... TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında davacının bahsettiği ... olan ... ... TL bedelli çekin ... tarihli yevmiye kaydına göre davacıya iade edilmiş şekilde kayıtlı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına ... ile olan cari hesap hareketlerinin incelendiğini, dava konusu iade edilmeyen çek ile ilgili ... carisinde her hangi bir kayıt olmadığı, davalını ...'den ... hesapta ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, ...'ye ait olan davacı tarafından davalıya verilen ... ... TL bedelli çekin davacı tarafından geri alınmadığı iddiası olduğundan davalı tarafça çekin davacıya iade edildiğine dair yazılı bir evrak sunulması gerektiği eğer çekin davacıya iadesinin yapılmadığı tespit edilecek olursa davalı kayıtlarındaki davacı adına yapılan ... tarihli ... TL'lik çek iade kaydının geçersiz olacağı bu durumda da davalının davacıya olan borcunun (... TL+... TL) ... TL olacağı belirtilmiştir. 15.Talimat yolu ile aldırılan, ... havale tarihli, davacı defterlerinin incelenmesi sonucu, bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafça ibraz edilen ticari defterlerin açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, taraflar arasında ticaretin 2018 mali döneminde başladığı ve davalının ... -... hesabında takip edildiği, dosya içinde sunulu çek fotokobilerinin davacı yevmiye defterinin ... tarihli ... numaralı fişinde (... vadeli-... TL+... vadeli-... +... vadeli, ... TL+... vadeli-... +... vadeli ... TL+... vadeli ... TL) toplamda ... TL tutarında yeni müşteri çekini davalı tarafa verdiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ... TL avans alacağı hesaplandığı belirtilmiştir. 16.Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir. Bu husustaki açıklama ... tarihli duruşma tutanağına geçirilmiştir. 17.Raporlara karşı davalı vekili, itirazlarını/beyanlarını sunmuştur. 18.Davalının rapora itirazları yeniden rapor almayı veya ek rapor almayı kabule göre gerektirmemektedir. Ticari defterler arasındaki fark ispat yükü ve hukuki değerlendirmeye kabule ilişkin sonuçlar doğurur. 19.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında ticari/hukuki ilişkinin mevcut olduğu, davalı tarafça çekin davacıya iade edildiğine dair yazılı bir evrak sunulması gerektiği, böyle bir ispatın dosyada mevcut olmadığı, davalı defterlerinde bahsedilen çek kaydının olması karşısında ilgili çekin davalıya verildiği husususun ihtilaf dışı kaldığı, bu yöndeki ispat yükünün davalıya geçtiği, davalı defterinde ise ilgili çekin davacıya iade kaydının olduğu ancak bu kaydın davacı defterinde olmadığı, ticari defterlerin delil olma vasfı dikkate alınarak, davalı defterindeki bu kaydın davalı lehine delil olması için aynı yönde kaydın davacı defterinde de kayıtlı olması gerektiği, davacı defterinde böyle bir kaydın olmadığı, çekin iade hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, defter dayanağı başkaca bir belgenin de dosyaya sunulamadığı, her iki bilirkişi raporunda da davalının davacıya borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının defter kayıtları ile davalı defter kayıtlarının ... TL üzerinden birbirini doğruladığı, fazlaya ilişkin alacak talebi konusunda ise davacının iddiasını ispat edemediği, takip gereği davalının davacıya ... TL borçlu olduğunun anlaşıldığı, TBK m. 117 gereği; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinden dosyada takip öncesi davalının temerrüde düştüğüne dair bir bilgi ve belge olmadığından takipte istenen faiz isteminin ise yerinde olmadığı kanaatiyle; Davanın kısmen kabulü ile, davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen İptali ile takibin ... TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. 20.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 21.İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 22.Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. Öğreti, likit alacağı, miktarı belirli veya belirlenebilir olan ve bunun için tarafların anlaşmalarına veya böyle bir anlaşma olmazsa mahkeme kararına gerek olmayan alacak olarak tanımlamışlardır. Alacağın gerçek miktarını tayin için tarafların anlaşmasına veya mahkeme kararına ihtiyaç varsa itiraz haklıdır ve borçlu itirazın iptali davasını kaybetse bile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilemez. 23.Dosyaya baktığımızda; yukarıda anlatılan kanuni şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu, davacı lehine inkar tazminatı şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla; davacının inkar tazminatı talebi kabul edilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın Kısmen İptali ile takibin ... TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden, bu ücret yargılama giderlerinden olduğundan haklılık durumu da göz önüne alınarak; ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğniden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/415, K. 2021/318, T. 20.05.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-415-e-2021-318-k-9721a55fc31c