İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/325 E. 2021/326 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/325
Karar No
2021/326
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/325 KARAR NO : 2021/326

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/07/2019 KARAR TARİHİ : 26/05/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortasıın temin ettiği, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'in ... tarihinde ... plakalı araca takılı ... plakalı römorka arkadan çarpmak sureti ile çift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu kaza sonucu dava dışı ...'ın yaralandığını, kazanın davalının kullandığı aracın tam kusuru ile meydana geldiğini, bu kaza sonucu soruşturma olup olmadığının bilinmediğini, kazadan dolayı yaralanan mağdurun müvekkiline başvurduğunu, yapılan incelemelerde, kaza sebebiyle dişlerinin kırıldığının ve çekim,implant ile protez tedavisinin uygulanması gerektiğinin tespit edildiğini, müvekkil kurum tarafından görevlendirilen bağımsız ... eksper tarafından da bu hususun doğruluğunun teyit edildiğini belirtilen tedavi tutarının ... TL'sinin ... TL sinin mağdura ... tarihinde ödendiğini, davalı sigortalının aracını kullanan kaza sebebiyle vefat eden ...'in epilepsi hastası olduğu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından bu hastalığa istinaden %73 engelli raporunun bulunduğu ayrıca ulaşımda (yolcu olarak) ücretsiz refakatçi hakkı olduğunun anlaşıldığı, görüleceği üzere, davalı sigortalı aracı kullananın yolcu olarak dahi tek başına ulaşım yapmasının sakıncalı olduğunu, davalının ise su şahsı tek şoför olarak çalıştırdığını ve nihayetinde tek taraflı kazanın meydana geldiğini, müvekkili lehine rücu şartlarının oluştuğunu, icra takibi yaptıklarını, haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir, Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiştir. Dava, sigorta tarafından ödenen tazminatın rücuuna ilişkindir. ... ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyası uyap üzerinden, iş bu dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır. Aracın poliçe örneğini de içine alan hasar dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır. ... C. Başsavcılığına yazılan yazıya verilen cevapta, bir soruşturmanın mevcut olmadığı belirtilmiştir. Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının m. A.7 gereği Tazminati gerektiren olay; (a) bendi uyarınca "Sigorta ettirenin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin kasti bir hareketi veya agir kusuru sonucunda meydana gelmisse" ve "Tasitin, mevzuatin gerektirdigi teknik sartlara uygun olmamasindan, nitelikli soför ve hizmetli personeli olmadan sefere çikarilmasindan; güzergah mesafesini dikkate alarak yeteri kadar sürücü bulundurulmamasindan meydana gelmisse" sigorta ettirene rücu edilir. Dava dilekçesinde bahsedilen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden belgeler dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce dosya bir adet doktor, bir adet nitelikli hesaplama uzmanı, bir adet kusur konusunda uzman kişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Kusura ilişkin bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda özetle; ... plakalı aracın asli derecede ve tam kusurlu olduğu, ... ve ... plakalı aracın ve otobüste bulunan yolcuların kusurlarının olmadığı belirtilmiştir. İddia edilen hastalık gereği bilirkişi olarak seçilen nöroloji uzmanı ... tarafından hazırlanan ... tarihli raporda özetle; ... plakalı aracın sürücüsünün rahatsızlığı ve tanıları nedeni ile kesinlikle hususi, resmi veya ticari araç kullanamayacağı belirtilmiştir. Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda da bilirkişi terditli bir rapor sunmuştur ve takdiri mahkemeye bırakmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Mahkememizce aşamalarda, davanın niteliği ve iddianın ileri sürülüşü bakımından dosya bu sefer diş hekimi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Diş hekimi ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; tedavilerin kaza tarihi itibariyle hesaplanan bedellerinin ... TL olduğu, tedavileri yapan diş hekiminin uyguladığı ... TL ücretin uygun olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, hesaplamaya bir diyeceklerinin olmadığını, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini beyan etmiştir. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Somut itirazlar da kabule göre gelmemiştir. Yukarıda da bahsedildiği üzere; Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının m. A.7 gereği Tazminati gerektiren olay; (a) bendi uyarınca "Sigorta ettirenin veya eylemlerinden sorumlu oldugu kisilerin kasti bir hareketi veya agir kusuru sonucunda meydana gelmisse" ve "Tasitin, mevzuatin gerektirdigi teknik sartlara uygun olmamasindan, nitelikli soför ve hizmetli personeli olmadan sefere çikarilmasindan; güzergah mesafesini dikkate alarak yeteri kadar sürücü bulundurulmamasindan meydana gelmisse" sigorta ettirene rücu edilir. Genel olarak belirtmek gerekir ki; Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereğince ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup kasıt değildir. Bu sebeple %100 kusurlu bulunmak ağır kusurlu olunduğunu göstermez. Ancak somut olayda, ... plakalı araç tam kusurlu olmakla beraber, araç sürücüsünün rahatsızlığının olduğu, raporunun olduğu, ... plakalı aracın sürücüsünün rahatsızlığı ve tanıları nedeni ile kesinlikle hususi, resmi veya ticari araç kullanamayacağı bilirkişi raporu ile ortaya konulmuştur. ... plakalı aracın sürücüsü, sigorta ettirenin eyleminden sorumlu olduğu kişidir ve kabule göre eyleminden sorumlu olduğu kişinin ağır kusuru kazaya sebebiyet vermiştir. Sürücü, rahatsızlığından haberdardır. Kendisinin engelli kimlik kartı mevcuttur. Bu nedenle aracın, nitelikli soför ve hizmetli personeli olmadan sefere çıkarıldığı da anlaşılmıştır. Rücu şartları davacı için mevcuttur. Tüm dosya kapsamı, yerinde görülen, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda, ... plakalı aracın sürücüsünün, sigorta ettirenin eyleminden sorumlu olduğu kişi olması ve kabule göre eyleminden sorumlu olduğu kişinin ağır kusurunun kazaya sebebiyet vermesi, ... plakalı aracın tam kusurlu olmakla beraber, araç sürücüsünün rahatsızlığının olduğu, raporunun olduğu, ... plakalı aracın sürücüsünün rahatsızlığı ve tanıları nedeni ile kesinlikle hususi, resmi veya ticari araç kullanamayacağı bilirkişi raporu ile ortaya konulmuş olması karşısında davacı için rücu şartlarının mevcut olması, diş hekimi bilirkişinin de hesap raporunda davacının haklılığının tespit edilmesi hususları karşısında, taleple bağlılık ilkesi de düşünülerek, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA, 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir. 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/05/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/325, K. 2021/326, T. 26.05.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-325-e-2021-326-k-cf3e40ab5fd8