İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/401 E. 2026/283 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/401
- Karar No
- 2026/283
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/401 Esas KARAR NO : 2026/283 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/04/2017 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; kendisinin -------- adı altında iki işletmeyi işlettiğini; kendisi ile davalı arasında yazılı bir anlaşmanın bulunmadığını; ilk işletmesi olan--------- Şubesinin 2014 yılı Ekim ayında davacının belirlediği ekipler ile mimari proje ve tefrişat çalışmalarına başlanıldığını; --------- şubesinin 01.2015 tarihinde faaliyetine başladığını;-------- şubesinin Şubat 2015'te faaliyete başladığını; ticari ilişki boyunca davalının tüm taleplerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini; tüm proje, mimarlık, tefrişat vs işlerin bedellerine ilişkin faturaları davalının düzenlediğini; bu fatura bedellerinin eksiksiz olarak davalıya ödendiğini; işletmelerde kullanılan malzemelerin davacının belirlediği tedarikçilerden alındığı ve ödemelerin düzenli bir şekilde yapıldığını; davalının edim ve yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina ettiğini; bu konuda davalıyla çok sayıda yazışma yaptığını; davalının kendisine iş yerini devredebileceğini söylediğini; davalının kendisini zor durumda bırakmak ve devre zorlamak için 01.09.2016 tarihi itibariyle -------- sistemine geçileceğini, aksi takdirde Ağustos ayından itibaren günlük malzeme sevkiyatının yapılmayacağını bildirdiğini; davalının Ağustos ayından itibaren sevkiyatı sona erdirdiğini; bu nedenle kendisinin fiilen çalışma imkanının ortadan kalktığını; bu sürece ilişkin sayısız mail yazışmalarının bulunduğunu; -------- Noterliğinin 23.08.2016 tarih -------- yevmiye, -------- Noterliğinin 07.09.2016 tarihli ---------- yevmiye ve 17.11.2016 tarih ------------ yevmiye nolu ihtarlar ile davalı tarafından düzenlenen; --------- Noterliğinin 29.08.2016 tarihli --------- yevmiye ile 04.11.2016 tarihli --------- yevmiye nolu ihtarlarıyla da bu durumun sabit olduğunu; davalının sulh protokol örneğini de kendisine gönderdiğini; bu sulh protokol uyarınca iade alınacak ürünlerin tespitinin yapıldığını ve ürünlere uygulanacak amortisman oranının belirlendiğini; davalının personellerinin ----------- Şubesinde iade alınacak ürünlerin tespitini yaptığını; bu tespit çerçevesinde sökümü yapılan malzemelerin listesini 19.10.2016 tarihinde davalıya gönderilmesi; davalının çalışanlarının 22.10.2016 tarihinde iade edilecek ürünlerin teslime hazır olduğunu tespit edildiğini; davalıyla bilgisi dahilinde 25.02.2016 tarihinde amortisman indirimi yapılarak iade faturasının düzenlendiğini; davalının bu faturaları kabul etmediğini; ---------- şubesindeki malzemelerin söküldüğünü ve paketlendiğini; bu malzemeler için 148.463,28 TL alacaklı olduğunu; alacağı için ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas nolu dosyası ile takip başlattığını; davalının icra takibine itirazı ederek takibi durduğundan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; kendisinin 80'den fazla franchise şubesinin bulunduğunu; ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini; davacının iddialarını kabul etmediğini; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu; davacıyla kendisi arasında franchise ilişkisinin bulunduğunu; bu sözleşme kapsamında mimari proje tefrişatından ürün, marka, patent, endüstriyel tasarım, know-how ve konsept aktarımının yapıldığını; davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasındaki ticari ilişkin kapsamında fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Mahkememizin -------- esas 19/04/2017 tarihli tensip ara kararı uyarınca "davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; %20 teminat karşılığında borca yetecek ölçüde davalı malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına" karar verilmiştir. Mahkememizin --------- esas ---------- karar 12/10/2017 tarihli kararı ile; "davacının dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile karar kesinleştiğinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş olup, davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine dava dosyası ---------- kararı ile "davacı tarafın talebinin 556 Sayılı KHK'dan kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle ileri sürülmediği, fatura içerikleri dikkate alınarak ticari nitelikte uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmakla davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerekirken hatalı nitelendirme ile görevsizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne" karar verilerek görevsizlik kaldırıldığı ve yargılamaya Mahkememizin --------- esasına kaydı yapılarak devam olunmuştur. Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, icra dosyası, vergi dairesi kayıtları,-------- kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2 adet fatura için 148468,28 TL asıl alacak 1.025,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 149.488,29 TL alacağın tahsili için 10/06/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dava dosyası bilirkişi -------- ve ----------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 19/06/2020 tarihli kök rapor içeriğine göre; tarafların ticari defter kayıtlarına almadığı faturalar dışında, davalının davacıdan 32.841,95 TL alacaklı olduğu yönünde mutabık oldukları ve hesaplara alınmayan faturalar dışında davacının beyanı ile örtüştüğü, davacının, davalının lojistik firması olan --------- Ş.' den en son 31.08.2016 tarihinde mal alışı yaptığı, bu tarihten sonra mal alışı yapmadığı, cari hesap bakiyesinin sıfır (0) olduğu --------- Ş.' ye borcu olmadığı, dava dosyası münderecatındaki mübrez delillerin incelenmesi sonucunda davacının davalının markası olan --------- adı altında 31.08.2016 tarihinden sonra faaliyet göstermediği, davacının, davalı adına tanzim etmiş olduğu KDV dahil 148.394,97 TL tutarlarındaki faturaların incelenmesi sonucunda, davacının -------- be -------- Şubeleri için yaptırttığı ve davacıya fatura ettiği logolu üretim ve malzemeler ile satışa sunduğu elinde kalan emtiaları davalıya fatura etmiş olduğu, davacının iade faturalarını amortisman indirilerek tanzim edildiğinin beyan ettiği karşılaştırma sonucunda sabit olmayan oranlarda indirim yapılmış olduğu, davacının amortisman hesaplamasının hangi fiyat ve oranlar üzerinden yapıldığını izah etmesi davalının tanzim etmiş olduğu KDV dahil 1.180.302,18 TL tutarındaki faturalarda yer almayan ve/veya tespit edilemeyen iade faturalarında yer alan kalemlerin kaynağının belirtilmesi gerektiği, davalının, 11.05.2015-15.05.2016 tarihleri arası davalı tarafından tanzim edilen isim-logo- reklam faturalarını iade faturası ile iade ettiği, bu dönem arasında isim-logo-ilan bedeli ödenmediği, davalının da davacının iade faturalarına itiraz etmeyerek ticari defterlerine kaydettiği, taraflar arasında yazılı sözleşme olmamasından, davacının uzun bir süre royalty bedeli ödememesinden, davalının royalty bedeli için düzenlediği faturaların iade edilmesi üzerine bir işlem yapmamasından, davalının davacıya Mayıs 2016'ya kadar muafiyet tanıdığını ıspatlayacak bir belge veya delili sunmamış olmasından dolayı tarafların iradelerinin franchise bedelinin, ürün bedeli içerisinde ödenmesi yönünde ortaya çıktığının kabul edilebileceği, davalının fikri ve sınai hakları kapsamındaki malzemeleri ve dürüstlük kuralı uyarınca davacının tekrar kullanması mümkün olmayan malzemeleri iade almakla yükümlü olduğu, Mahkemenin sözleşmenin sona ermesinde her iki tarafın kusurlu olduğu sonucuna varması halinde ise, TBK m. 52 uyarınca iade kapsamındaki malzeme bedelinin davacı ve davalı arasında paylaştırılabileceği, Mahkemenin sözleşmenin sona ermesinde davacının kusurlu olduğu kanaatine varması halinde ise, bu takdirde dürüstlük kuralı uyarınca davacının franchise sözleşmesi kapsamında aldığı malzemelerin iadesini talep edemeyeceği yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/11/2020 tarihli ek rapor içeriğine göre; taraflar arasında yazılı sözleşme olmamasından, davacının uzun bir süre royalty bedeli ödememesinden, davalının royalty bedeli için düzenlediği faturaların iade edilmesi üzerine bir işlem yapmamasından dolayı, tarafların ticari defter kayıtlarına almadığı faturalar dışında, davalının davacıdan 32.841,95 TL alacaklı olduğu yönünde mutabık oldukları, davalının geriye doğru davacı tarafından iade faturası düzenlenen isim-logo-ilan bedelini (royalty bedeli) talep etmediği, ilgili dönemde isim-logo-ilan bedeli alınmaması yönünde tarafların örtülü bir kabulü olduğu dolayısı ile davacı ticari defter kayıtlarında yer almayan reklamasyon-ilan bedeli faturaların hesaba katılmaması gerektiği düşünüldüğünde sadece dava konusu iade faturalarının hesaba katılması ile davacının alacağının 115.913,02 TL olacağı, tarafların ilgili dönemde isim-logo-ilan bedeli alınmaması yönünde tarafların örtülü bir kabulü olduğu dolayısı ile davacı ticari defter kayıtlarında yer almayan reklamasyon-ilan bedeli faturaların hesaba katılmaması gerektiği sadece dava konusu iade faturalarının hesaba katılması ile davacının alacağının 115.913,02 TL olacağı yönündeki hesaplamaya göre 29,11.2016-23.12.2016 tarihleri arası yılık 010,50 Avans faizinin 800,28 TL toplam takip tutarının 116.713,30 TL olacağı, tarafların ticari defter kayıtlarına almadığı faturalar dışında, davalının davacıdan 32.841,95 TL alacaklı olduğu yönünde mutabık oldukları, davacı ticari defter kayıtlarında yer almayan reklamasyon-ilan bedeli faturalarının davalı tarafından talep edilebileceği düşünüldüğü takdirde dava konusu iade faturalarının da hesaba katılması ile davacının alacağının 97.800,76 TL olacağı, davacı ticari defter kayıtlarında yer almayan reklamasyon-ilan bedeli faturalarının davalı tarafından talep edilebileceği düşünüldüğü takdirde dava konusu iade faturalarının da hesaba katılması ile davacının alacağının 97.800,76 TL olacağı düşünüldüğünde, işlemiş avans faizinin 675,23 TL olmak üzere takip alacak toplamının 98.475,99 TL olacağı yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 17/08/2021 tarihli ikinci ek rapor içeriğine göre; 19/06/2020 ve 20/11/2020 tarihli rapordaki görüşlere katılmak suretiyle davacının 130.282,71 TL asıl alacak üzerinden 29.11.2016 ve 23.12.2016 tarihleri arası işlemiş faiz 899,49 TL olmak üzere toplam 131.182,20 TL takip konusu alacağı olacağı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinin sonuçları bakımından kök ve ek raporumuzdaki görüşlerimizi muhafaza ettiği yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2 adet fatura için 148468,28 TL asıl alacak 1.025,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 149.488,29 TL alacağın tahsili için 10/06/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının "----------" adı altında franchise şubelerinin bulunduğu, davacı ile davalı arasında franchise sözleşmesinin bulunduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde davalının davacıya franchise ilişkisi kapsamında verdiği malzemeleri iade alma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir franchise sözleşmesinin bulunmadığı, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığa franchise sözleşmesinin taraflara yüklediği asli edimlerin tartışılarak uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki ihtarnameler incelendiğinde; taraflar arasndaki uyuşmazlığın davalının davacıdan royalty bedeli talep etmesi ancak davacının bunu kabul ekmeyerek sözleşmeyi feshetmesi ve akabinde kendisine verilen malzemeleri iade etmek istemesinden kaynaklandığı, franchise sözleşmesinin franchise alana yüklediği asli edimlerden birinini franchise veren tarafından aktarılan ticari başarı sağlayan yöntemler karşılığında bir bedel veya ücret ödenmesi olduğu, tüm dosya kapsamından taraflar arasında Mayıs 2016'ya kadar royalty bedeli için muafiyet tanınması hususunda irade uyuşmasının bulunduğu, anlaşılmaktadır. Her ne kadar davaclı Mayıs 2016'dan sonra royalty bedeli alınması konusunda anlaşıldığını savunuyor ise de taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmamış olması, bir yıl boyunca bu ad altında bir ödeme yapılmamış olması, bu hususta anlaşıldığına ilişkin başkaca delil de sunulmamış olması dikkate alındığında bu idianın ispatlanamadığı tarafların iradelerinin franchise bedelinin ürün bedeli içerisinde ödenmesi yönünde anlaştıklarının kabulünün gerektiği, davalıya ait fikri sinai ürünleri izinsiz kullanılması nedeniyle başkaca davaların bulunduğu da dikkate alındığında davalının markası ve logosunu taşıyan ve davacı tarafından kullanılması mümkün olmadığı anlaşılan ürünleri iade almasının gerekli olduğu, tarafların ilgili dönemde isim-logo-ilan bedeli alınmaması yönünde tarafların örtülü bir kabulü olduğu dolayısı ile davacı ticari defter kayıtlarında yer almayan reklamasyon-ilan bedeli faturaların hesaba katılmaması gerektiği sadece dava konusu iade faturalarının hesaba katılması ile davacının alacağının 115.913,02 TL asıl alacak ve 800,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 116.713,30 TL talep edilebilir alacağı bulunduğu anlaşılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak miktarının tespiti ve kabulü yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmolunmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 115.913,02 TL asıl alacak 800,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 116.713,30 TL üzerinden devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirmiş olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 7.972,69-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.805,45-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.167,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 32.774,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 31,40-TL Başvuru Harcı, 1.805,45-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.836,85TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 5.200,00-TL Bilirkişi ücreti, 244,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.444,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.250,41-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan 12,50 TL posta masrafınını yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2,74 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 10- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2026