İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/2103 E. 2020/7805 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/2103
Karar No
2020/7805
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/290 KARAR NO : 2021/222 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/07/2019 KARAR TARİHİ : 07/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, saat: ... sıralarında ... mahallesi, ... caddesi ile ... caddesi kesişim kontrolsüz kavşakta müteveffa yönetimindeki ... plakalı normal yol durumuna göre seyir halinde iken sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile gündüz vakti, görüş alanının açık olduğu yolda, bahse konu kavşakta, kavşak katılımnda her iki yönde bulunan DUR işaret levhalarını ve hız kesicileri dikkate alarak durması, gelen trafiği kontrol ederek, geçiş halinde olan araçlara geçiş önceliği verip yolun müsait olduğu bir anda yola girmesi gerekirken; kontrolsüzce kavşağa giriş yaparak müteveffa ... yönetimindeki ... plakalı araca çarptığını ve kazaya sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden tedbirsiz ve özensizlikten oluşan kazada asli kusurlu bulunduğunu, kazaya sebebiyet veren ...'nun sevk ve idaresindeki ... adına kayıtlı aracın ... tarafından sigortalandığını, sigorta şirketinin maddi zarardan sorumlu olduğunu, vefat eden eşinin destekten yoksun kaldığını, davalı ... şirketine başvuruları sonucu, davalının ... TL ödemeyi kabul ettiğini ancak dava haklarından feragat etmelerinin istendiğini, teklif edilen miktarın ödenmesi gereken miktardan düşük olması nedeni ile teklifi kabul etmediklerini, müvekkilinin miras bırakanının tecrübe sahibi, iyi bir çevreye sahip, başarılı ve etkin, kendi beceri ve yeteneği ile ... fabrikası kurucusu, yöneticisi ve fiili çalışanı olduğunu, cenaze giderlerinden de sorumluluğunun olduğunu beyan ederek; ... TL maddi tazminat ve ... TL cenaze giderinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun ispat edildiği takdirde poliçe limiti ile ve sigortalının kusuru oranında olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin sigortalısının %75 kusurunun olduğunu, faiz başlangıç talebine ve türüne itirazlarının olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri istemine ilişkindir. 6.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.(T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi., 2015/12667 esas, 2016/217 karar, tar. 21/01/2016) 7.Dava haksız fiile dayanmakla; TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davada, ispat yükü davacıdadır. 8.Aşamalarda taraf delilleri toplanmış, davalı ... şirketine yazılan yazı sonucu, kaza ile ilgili belgeler dosya arasına girmiş, ... tarihli sigorta şirketi yazısında ... plakalı aracın hasarı için ... isimli kişiye ... TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir. 9.Dosya arasında mevcut, davalı şirketçe dosyaya gönderilen ... havale tarihli yazıda, ... tarihinde davacı vekili tarafından taraflarına başvurulduğu belirtilmiştir. 10.Olaya ilişkin Antalya ... Asliye Ceza mahkemesinde görülen .../... esas, .../... karar sayılı dosyaya bakıldığında; dosyada, ...'nun sanık olarak yer aldığı, davacının ceza yargılamasında yer almadığı, sanığın eyleminin belirlenmesi amacı ile ... tarihinde mahalinde keşif işlemi yapılmış, dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi ... raporunda sonuç olarak sürücü ...'nun trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak, kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların öne geçmesine imkan vermek zorundadır ile kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kurallarını ihlal ettiğinden asli kusurlu, sürücü müteveffa ...'ın ise kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken tepe üstlerine yaklaşırken, dönemçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmak zorundadırlar kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu belirtilmiş; Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda; meydana gelen kazada, sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşak bsaşında seyir yönüne hitaben "DUR" levhasına uyaarak durup ... Caddesi üzerinde seyir halinde bulunan kamyonete ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı kamyonet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın seve ve idaresindeki kamyonet ile emniyet kemersiz vaziyette meskun mahalde gündüz vakti seyrederken olay yeri kavşağa yaklaşımı sırasında hızını kavşak şartlarına göre ayarlamadığı, bu haliyle geldiği kavşakta kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayan otomobil ile önlemsizce çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 11.6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. HD., 2019/2909 E,2020/7805 K.) 12.Somut olaya bakıldığında; mahkememizce keşif icra edilmiştir. ... tarihli kusur bilirkişi raporunda özetle; olayda; ... plakalı araç sürücüsü ...'nun asli derecede kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ve maktul ...'ın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 13.Kusur raporuna itirazların değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor aldırılmış, ek raporda, kök rapordaki tespitler teyit edilmiştir. Kusur oranı belirlemeye ilişkin itiraz ise, yukarıdaki açıklamalar ve güncel yargı uygulaması göz önüne alınarak yerinde bulunmamıştır. 14.Ceza yargılamasındaki kusur raporları ile mahkememizce aldırılan kusur raporu arasında bir çelişki yoktur. Kusur raporuna yapılan itirazlar yerinde bulunmamıştır. 15.Kusuru belirleyen raporlar göz önüne alınarak, olayda, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ve maktul ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 16.Mahkememizce hesap bilirkişi raporu aldırılmıştır. 17. ... tarihli hesap raporunda özetle; meydana gelen olay sebebi ile ... tarihinde hayatını kaybeden ...'ın ölümü nedeni ile TRH-2010 kadın-erkek hayat tablosu ve aktüeryal yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda geride kalan hak sahibi davacı eş ...'ın zararının ... TL olduğu, PMF 1931 Hayat Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda geride kalan hak sahibi eşin zararının ... TL olduğu belirtilmiştir. 18.Hesap raporu taraflara tebliğe çıkarılmıştır. 19.Davacı vekili, ... tarihli dilekçesi ile değer artırım talebinde bulunmuştur ve dilekçe davalıya tebliğ edilmiştir. 20.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu, itirazların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. 21.Davacı vekili değer artırım dilekçesinde, artırımı, hesap raporundaki terditli hesaplamalardan PMF tablosuna göre olan hesaplamaya göre yaptığını beyan etmiştir. ... tarihli duruşmada da güncel Yargıtay ilamları göz önüne alındığında, TRH tablosu gereği yapılan hesaplama doğrultusunda, oluşan fark ile ilgili ek dava açma haklarının saklı olduğunu beyan etmiştir. 22.Gerçekten de Yargıtay 17. HD'nin 2020/6173 E,2021/3121 K. sayılı emsal ilamında; "...diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir...." denilmektedir. Bunun yanında, HMK'nun 26.maddesi gereğince Hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Değer artırım talebi PMF tablosu gereği hazırlanan rapor bölümüne göredir. 23.Tüm dosya kapsamı, ceza yargılamasında ve mahkememizce alınan kusur raporu gereği mahkememizce kabul edilen kusur durumları, hesap bilirkişisi raporu (PMF gereği hazırlanan) göz önüne alınarak; davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 24.Davacı taraf cenaze masrafı talebinde de bulunmuştur. 25.Yargıtay 17. HD'nin 2019/2103 E., 2020/7130 K. sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde cenaze giderlerinin de ölüm nedeniyle meydana gelen zararlardan olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle zarar sorumlusu, ölüm halinde yapılan cenaze giderlerinden de sorumludur. Cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar. Kural olarak, mahkemece, ilgili yerden (müftülük/belediye) ölüm nedeniyle yapılan cenaze ve defin giderlerinin ne kadar masrafla yapılacağı hususu sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 17. Hukuk dairesi., 2016/2414 esas, 2016/3412 karar sayılı ilam) Mahkememizce Antalya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar müdürlüğüne yazı yazılmış ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Hüküm duruşmasında davacı vekili, defnin ...da olduğunu da beyan etmiştir. Gelen yazı cevabına bakıldığında, genel itibariyle bir çok kalemin belediye tarafından ücretsiz yapıldığı anlaşılmaktadır. Ücretli kalemlere ilişkin ise (mezar alımı, hayır yaptırımı vb.) davacı tarafça bir iddia yoktur. Davacı taraf soyut olarak cenaze masrafı talep etmektedir. Mahkememizce şu hususta bilinmektedir ki; Cenaze giderleri için mutlaka belge sunulması gerekli değildir. Belge sunulmasa bile, geleneklere ve dinsel kurallara göre yapılan masrafların takdiren hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir. Herkesçe bilindiği gibi, ölüm nedeniyle yapılan masraflar için alınabilecek belgeler yok denecek kadar azdır. Çoğu ödemeler kayıt dışıdır. Daha çok geleneklere göre yapılan cenaze törenleri ile gömme sırasında ve sonrasında yapılan dinsel ödevlerin belgelenmesi neredeyse olanaksızdır. Bu tür zarar kalemlerinin borçlar kanunu çerçevesinde yargıç tarafından değerlendirilmesi ve uzman bilirkişinin de gelenekleri ve dinsel töreleri dikkate alarak günün koşullarına uygun bir hesap sonucunu ortaya koyması gerekir.(http://www.tazminathukuku.com) Davacı tarafça buna benzer ritüeller yapıldığına ilişkin bir iddia da mevcut olmadığından, cenaze giderlerine ilişkin talep bakımından ret kararı vermek gerekmiştir. 26. Davalı taraf müteveffanın emniyet kemeri takmadığını ve bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir. 27.Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD'nin 2019/374 E., 2019/1226 K sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; kural olarak; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Zarar görenin veya davacıların desteğinin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar; 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları). Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354). Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalının bu hususu savunma olarak ileri sürülmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre tazminattan indirim yapılmasını gerektirir. Müterafik kusurun belirlenmesi halinde usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı). 28.Dosyaya bakıldığında, kaza tespit tutanağında, "emniyet kemeri" ile ilgili bölümde, "kod 7" nin işaretlendiği, açıklamasının ise emniyet kemerinin "tespit edilemedi" belirlemesinin olduğu görülmektedir. Emniyet kemerinin takılı olmaması bölümü, "kod 2" dir ve bu bölüm işaretlenmemiştir. Ceza dosyasındaki kusur raporlarında, vefat edenin emniyet kemeri takmadığından bahsedilmektedir ama bu tespitin dayanağı ile ilgili bir belirleme yoktur. Araçtan fırlama olduğu raporlarda geçmektedir. Emniyet kemeri takmamak kusur oranına etki etmez ise de bu tespitin yapılması halinde müterafık kusur indirimi yapılmalıdır. Ceza dosyasında vefat edenin kusur oranı belirlenirken emniyet kemeri takıp takmaması etki etmemiştir. Mahkememiz kusur raporu, bu yönüyle uyum içindedir ve kusur durumu ceza yargılamasında üst mahkemece yerinde bulunmuştur. Hukuk mahkemesi cez ayargılamasındaki kusur oranı ile bağlı değildir. Dosyada vefat edenin emniyet kemeri takmadığını gösterir bir bilgi/belge yoktur. Bu nedenle, kabule göre, müterafık kusur indirimi yapılmamıştır. 29.Yargılama gideri ile ilgili belirtmek geerkir ki; Yerleşik yargı kararları gereği; yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 43. ve 44. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemez. Mahkememizce kabul edilen kusur oranı gereği davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporuna göre daha az miktara hükmedilmesinin sebebi TBK m. 43 ve 44 değildir. Kabul edilen kusur oranına göre indirim yapılmıştır. Bu nedenle, davalı lehine de yargılama gideri hükmedilmiştir. 30.Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar, kusur bilirkişi raporu doğrultusunda mahkememizce kabul edilen kusur oranı, hesap raporu, taleple bağlılık ilkesi göz önüne alındığında, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ İLE, ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının cenaze gideri talebinin REDDİNE, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL karar harcı ve aşamalarda yatan ... TL tamamlama harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan; ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/04/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/2103, K. 2020/7805, T. 01.10.2011, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-2103-e-2020-7805-k-262b72febdbc